ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas No:1963/130
Karar No.:1965/50
Karar tarihi:30/9/1965
Resmi Gazete tarih/sayı:31.1.1966/12214
Dâvacı: Adalet Partisi Cumhuriyet Senatosu ve Millet Meclisi Grupları.
Dâvanınkonusu : 2556 sayılı Hâkimler Kanununda yer alan, Hâkimlerin Özlük İşlerineilişkin hükümlerin, Anayasa'nın 144 üncü maddesine aykırı olduğundan iptaliistenilmiştir.
İNCELEME:
AnayasaMahkemesi İçtüzüğünün 15 inci maddesi uyarınca yapılan ilk incelemede :
Dilekçede:
1 -Adalet Partisi Cumhuriyet Senatosu ve Millet Meclisi Grupları adma imzalarıbulunan Cahit Okurer ve Ali Naili Erdem'in Grup Başkanı ve Başkanvekiliolduklarını gösteren belgelerin dosyada bulunmadığı,
2 -Gerekçe gösterilmediği,
Tesbitedildiğinden bu noksanları üç ay içinde tamamlaması için davacıya tebligatyapılması kararlaştırılmıştır. Yapılan tebligat üzerine istenen belgelerin gönderildiğive 13/5/1963 günlü yazıda da "Anayasa'nın 144 üncü maddesi Hâkimlerinbütün özlük işleri hakkında karar vermek yetkisini Yüksek Hâkimler Kurulunavermiş olduğundan Hâkimler Kanununun bu hususa mütedair bütün maddeleriAnayasa'ya aykırı görülmüştür." denildiği anlaşılmış ve bu sebeple de işinesasının incelenmesine 24/5/1963 gününde karar verilmiştir.
Esasınincelenmesi için yapılan görüşmede ise, davacının, iptal edilmesini istediğihükümlerin kanunun hangi maddelerinde yer aldığını bildirmediği, Hâkimlerinözlük işlerine ait hükümlerin iptalinin istendiği şeklinde genel bir deyimleyetindiği görülmüştür.
AnayasaMahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri hakındaki 22/4/1962 günlü ve 44sayılı Kanunun 26 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Anayasa'ya aykırılıkiddiasiyle iptal dâvasını açan, kanunların hangi hükümlerinin Anayasa'nın hangimaddelerine aykırı olduğunu açıklamak zorundadır.
Busebeple de iptali istenen hükümlerin Hâkimler Kanununun hangi maddelerindeyer aldığının 90 gün içinde bildirilmesi için davacıya yeniden tebligatyapılmasına üyelerden Şemsettin Akçoğlu, ihsan Keçecioğlu, Hakkı Ketenoğlu veAvni Givda'nın muhalefetleriyle karar verilmiş, Üyelerden Ahmet Akar veMuhittin Gürün tebligatın, 44 sayılı kanunun 26 ncı maddesinin öngördüğü şekildışında, sadece konunun aydınlatılması için tamamlayıcı izahat istenmesimaksadiyle yapılmasının uygun olacağını ve karara bu düşünce ile katıldıklarınıbelirtmişlerdir.
İşbu karar gereğince, iptali istenen hükümlerin neden ibaret bulunduğunun vebunların kanunun hangi maddelerinde yer aldığının 90 gün içinde bildirilmesiiçin davacıya tebligat yapıldığı halde, davacının bu güne değin noksanıtamamlamadığı anlaşılmıştır.
Davacıtarafından, herne kadar, ilk önce yapılan tebligata süresi içinde bir cevapverilmiş ve bunun üzerine de işin esasının incelenmesi karar altına alınmış isede; yapılan incelemede verilen cevabın 44 sayılı kanunun 26 ncı maddesininikinci fıkrasında belirtilen ve tebligat yapılmasına ilişkin ilk, kararda yeralan hususları kapsamadığı anlaşılmış ve noksanı tamamlaması için davacıyayeniden tebligat yapılması 44 sayılı kanunun 26 ncı maddesinin ikincifıkrasının maksadına uygun görülmüştür.
Aynımaddenin dördüncü fıkrasında yer alan hükümler, ikinci fıkrada öngörülen ve davacıtarafından yerine getirilmesinde zorunluk bulunan hususları sağlayıcı birnitelik taşımakta ve maddenin beşinci fıkrasında da noksanlarıntamamlanmamasının müeyyidesi gösterilmiş bulunmaktadır.
AnayasaMahkemesinin ilk önce yapılan tebligata verilen cevap üzerine esasınincelenmesine karar verilmiş olması, bu görüşünde, herne suretle olursa olsun,direnmesini gerektirmez.
44sayılı Kanunda da direnmeyi gerektiren bir hüküm yoktur.
Mahkeme,incelemenin bir safhasında, davacının, iptalini istediği kanun hükümleriniaçıklamadığını görmüş ve bunun tamamlanması gereğini tesbit etmiş davacı iseverdiği 13/5/1963 günlü cevapta Anayasa Mahkemesinin noksan gördüğü hususutamamlayıcı hiç bir açıklamada bulunmaksızın, ilk dilekçedeki genel deyimitekrarlamakla yetinmiştir. Cevabın yeterli olmadığının Anayasa Mahkemesininsonraki oturumunda tesbit edilmesi 26 ncı maddenin ikinci fıkrası hükmününartık ihmal edilebileceği düşüncesine yer veremiyeceği gibi ilk ara kararındakigörüşe uygun olarak 26 ncı maddenin ikinci fıkrası gereğince yerine getirilmesiiçin davacıya yeni bir imkân tanımak ta 44 sayılı kanun hükümlerine aykırıdüşmez...
AnayasaMahkemesi, 44 sayılı Kanunun 28 inci maddesi uyarınca, dâvadaki istemlebağlıdır; ancak aynı maddenin ikinci fıkrasında belirtilen şartların varlığıhalinde istemle bağlı kalmaksızın, başka hükümleri de iptal edebilir.
Olaydaise davacı, yukarıda belirtildiği gibi "Hâkimlerin özlük işleriyle ilgilihükümler" demekle yetinmiş, bunların neler olduğunu açıklamamıştır.
AnayasaMahkemesinin Hâkimlerin özlük işleriyle ilgili göreceği hükümler, davacınınkasdettiği hükümlerden başka olanları da kapsayabileceği gibi, o hükümlerintümünün de kapsamayabilir. Bu durumda Anayasa Mahkemesinin dâva ile bağlıkalmasını öngören kanun hükmü sağlanmamış olur.
Bütünbu düşüncelerden 44 sayılı Kanunun 26 ncı maddesinin dördüncü fıkrasında yeralan ve dilekçenin kayıt tarihinden itibaren on gün içinde ikinci ve üçüncüfıkralarda gösterilen hususları kapsayıp kapsamadığının inceleneceğine ilişkinbulunan hüküm, bu incelemenin on gün geçtikten sonra artık yapılamıyacağınaveya zamanında görülemiyen ve hüküm verilinceye kadar devam eden incelemeninsonraki bir safhasında görülen ve giderilmesi, tamamlattırılması kanunlaemredilen esaslı bir noksanın tamamlattırılmasına engel olacak niteliktedeğildir.
Araişlemleri, doğru sonuca varmayı zorlaştırıcı değil kolaylaştırıcı vasıtaniteliğini taşır. Sınırı ve kapsamı açıkça belli olmayan bir dâvanın görülüphükme bağlanması ise usul hükümlerinin bu niteliği ile bağdaşamaz.
İlkinceleme sırasında tesbit edilen noksanı gereği gibi tamamlamadığı anlaşılandavacıya işin esasının incelenmesi sırasında noksanı gereği gibi tamamlamasıiçin yeniden tebligat yapıldığı halde davacının verilen süre içinde bu noksanıtamamlamadığı anlaşıldığından 44 sayılı Kanunun 26 ncı maddesi uyarınca dâvanınaçılmamış sayılmasına karar verilmek gerekir.
SONUÇ:
Yukarıdagösterilen sebepten ötürü dâvanın açılmamış sayılmasına Üyelerden Asım Erkan,Şemsettin Akçoğlu, İhsan Keçecioğlu, Celâlettin Kuralmen, Hakkı Ketenoğlu,Ahmet Akar ve Muhittin Gürün'ün muhalefetleriyle ve oyçokluği ile 30/9/1965gününde karar verildi.
Başkan
Lûtfi Akadlı
Üye
Cemalettin Köseoğlu
Üye
Asım Erkan
Üye
Şemsettin Akçoğlu
Üye
İbrahim Senil
Üye
İhsan Keçecioğlu
Üye
A. Şeref Hocaoğlu
Üye
Salim Başol
Üye
Celâlettin Kuralmen
Üye
Hakkı Ketenoğlu
Üye
Fazıl Uluocak
Üye
Ahmet Akar
Üye
Muhittin Gürün
Üye
Lütfi Ömerbaş
Üye
Ekrem Tüzemen
MUHALEFETŞERHİ
AnayasaMahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri hakındaki 44 sayılı Kanunun 26 ncımaddesinin son fıkrası hükmünün uygulanabilmesi; bu fıkrada belirtildiği üzereaynı maddenin 4 üncü fıkrası uyarınca, dilekçenin kayıt tarihinden itibaren 10gün içinde yapılacak incelemede ilgiliye verilen mehil içerisinde noksanlarıntamamlanmamış olması halinde mümkündür.
Dosyadanedinilen bilgilere göre;
Sözügeçen 26 ncı maddenin 4 üncü fıkrası ve buna ilişkin Anayasa Mahkemesiİçtüzüğünün 15 inci maddesi uyarınca yapılan incelemede Dilekçede gerekçegösterilmemesi eksik sayılmış ve tamamlattırılması için davacıya mehil verilmişve davacı da (Anayasa'nın 144 üncü maddesi, hâkimlerin bütün Özlük işlerihakkında karar vermek yetkisini Yüksek Hâkimler Kuruluna vermiş olduğundanHâkimler Kanununun bu hususa mütedair bütün maddelerinin Anayasa'ya aykırıolduğunu gerekçe olarak süresinde bildirmiş ve bu suretle noksanın tamamlandığıkabul edilerek esasın incelenmesine 24/5/1963 tarihinde oybirliği ile kararverilmiştir. Bu itibarla esasın incelenmesi sırasında bu konunun tekrar elealınarak gösterilen gerekçenin yetersizliğinden bahisle davacıya ikinci birmehlin verilmesi ve süresinde istenilen hususun yerine getirilmemesi sebebiyledâvanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi yerinde görülmemiştir.
Kaldıki;hâkimlerin özlük işleri Anayasa'nın 144 üncü madesinde açık anlamınıbulmaktadır. Davacı da hâkimlerin bütün Özlük işlerine karar vermek yetkisiniYüksek Hâkimler Kuruluna tanıyan Anayasa'nın bu madesine aykırı düşen HâkimlerKanunu hükümlerinin iptalini istediğine göre, bu hükümlerin Hâkimler Kanunununhangi madelerinde yer aldığının tesbiti mümkün bulunduğundan davacının ayrıcamadde numaralarım göstermemiş olmasının esasın incelenmesine engel olamıyacağımeydandadır.
Busebeplerle karara muhalifiz.
Üye
Asım Erkan
Üye
Şemsettin Akçoğlu
Üye
İhsan Keçecioğlu
Üye
Celâlettin Kuralmen
Üye
Hakkı Ketenoğlu
Üye
Ahmet Akar
Üye
Muhittin Gürün