ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas No.:1963/137
Karar No.:1963/226
Karar tarihi:20/9/1963
Resmi Gazete tarih/sayı:19.11.1963/11559
Davacı: Cumhuriyet Halk Partisi Türkiye Büyük Millet Meclisi Grupu.
Davanınkonusu : 5590 sayılı, "Ticaret ve Sanayi Odaları", TicaretOdaları", Sanayi Odaları", Ticaret Borsaları" ve Sanayi Odalarıve Ticaret Borsaları Birliği kanununun 30 uncu maddesinin B/2 işaretlibendindeki Oda Meclislerinin Ticaret Bakanlığınca feshedilebileceğine ilişkinhükmün Anayasa'nın 122 nci maddesine; 74 üncü maddesindeki "Mecliskararlarının aleyhine idari ve kazai mercilere başvurulamıyacağına" dairhükmün Anayasa'nın yargı denetiminden bahseden 114 üncü maddesine ve aynıkanunun 75 inci maddesine 6233 sayılı kanunla eklenen fıkradaki, TicaretBakanlığı tarafından işten el çektirme yetkisinin, Anayasa'nın kamuniteliğindeki meslek kuruluşlarından bahseden 122 nci maddesine ve yine aynıkanunun 77 nci maddesindeki 100 liraya kadar para cezaları aleyhine idari vekazai mercilere müracaat edilemiyeceğini belirten hükmün, Anayasa'nın memurteminatından bahseden 118 inci maddesine; aykırı olduğu bildirilerek sözü gecenmaddelerdeki Anayasaya aykırı hükümlerin iptaline karar verilmesi istenmiştir.
İnceleme: Anayasa Mahkemesi İçtüzüğünün 15 inci maddesi uyarınca 8/3/1963 günündeyapılan ilk incelemede, Cumhuriyet Halk Partisi Türkiye Büyük Millet MeclisiGrupu Genel Kurulunun 14/2/1963 gününde ve 57 nci birleşiminde verdiği karardadâva konusu kanun hükümlerinin iptali için dâva açılması belirtilmiş bu karardasözü geçen önerge ve eklerinin, Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve YargılamaUsulleri hakkındaki 22/4/1962 günlü ve 44 sayılı kanunun 26 ncı maddesininüçüncü fıkrası gereğince verilmediği görülmüş olmakla bu belgelerin 15 güniçinde gönderilmesi için tebligat yapılmasına ve bu eksiklik dışındabaşvurmanın, Anayasa'nın 149 uncu ve sözü geçen 44 sayılı kanunun 25 inci ve 26ncı maddelerine uygun olduğuna oybirliği ile karar verilmiş, yapılan tebligatüzerine istenen belgelerin süresi içinde Mahkemeye sunulduğu anlaşıldığından15/4/1963 günlü toplantıda işin esasının incelenmesi kararlaştırılmıştır.Bundan sonra düzenlenen rapor, 5590 sayılı kanunun gerekçesi, Ticaret Komisyonumazbatası, Meclis görüşmelerine ilişkin tutanak, Anayasa'nın konu ile ilgilihükümleri, Temsilciler Meclisi Anayasa Komisyonu raporu ve görüşme tutanaklarıokunarak gereği görüşülüp düşünüldü :
Gerekçe: İptali istenen maddelerden 30., 74., ve 75 inci maddelerin açılan diğerdâvalar üzerinde Mahkememizce 12/7/1963 gününde verilen 191 ve 190 sayılıkararlar ile iptal edildiği anlaşılmış, bu itibarla bu maddeler hakkındayeniden karar verilmesine yer olmadığından inceleme 77 nci maddeyehasredilmiştir.
Sözügeçen 77 nci madde aşağıya aynen alınmıştır ;
(Madde77 : Odalar veya borsalarca, mevzuata uygun olarak alınan kararlara riayetetmiyenlere ve Ticaret Kanununa göre tescil ve ilânı gereken değişiklikleribildirmiyenlere yönetim kurullarının teklifi ve meclislerin karariyle 25liradan 200 liraya kadar ve tekerrürü halinde 200 liradan 1000 liraya kadarpara cezası verilir. 100 liraya kadar olan para cezaları kesindir. Bu miktardanaşağı ceza için idari ve kazai mercilere başvurulamaz. Bu miktardan yukarı olanpara cezalarına karşı, kararın bildirilmesi tarihinden başlıyarak 15 güniçinde, ilgili oda ve borsanın bulunduğu yerdeki ticaret mahkemesine itirazolunabilir. Mahkeme kararı kesindir.)
İptaliistenen hüküm, maddenin üçüncü cümlesinde yer alan(Bu miktardan aşağı ceza içinidari ve kazai mercilere başvurulamaz) hükmü olup davacı, bu hükmün Anayasa'nın118 inci maddesine aykırı olduğunu öne sürmektedir.
Anayasa'nın118 inci maddesi şöyledir : (Memurlar ve kamu kurumu niteliğindeki meslekteşekkülleri mensupları hakında yapılacak disiplin kovuşturmalarında,isnadolunan hususun ilgiliye açıkça ve yazılı olarak bildirilmesi, yazılısavunmasının istenmesi ve savunma için belli bir süre tanınması şarttır.
Buesaslara uyulmadıkça disiplin cezası verilemez.
Disiplinkararları, yargı mercilerinin denetimi dışında bırakılamaz.
Askerkişiler hakkındaki hükümler saklıdır.)
5590sayılı kanunun l inci maddesinde odaların, 32 nci maddesinde de borsaların,tüzel kişiliğe sahip kamu kurumları oldukları açıklanmıştır. Bu nitelikleridolayısiyle, odalar ve borsalar Anayasa'nın 118 inci maddesinde bahsedilenmeslekî teşekküllerdendir. Bu teşekküllerin meclisleri tarafından, sözü geçen77 nci maddeye dayanılarak verilen para cezalarına ilişkin kararlara gelince,bunların da Anayasa'nın 118 inci maddesinin kapsamına girmeleri için, disiplinkararları niteliğinde olmaları gerekir.
Odalarve borsalar tarafından verilen disiplin cezaları, kanunun 74 üncü maddesindegösterilmiştir. Bunlar da ihtar, tevbih ve oda ve borsadan çıkarma cezalarındanibarettir. Para cezaları ise 77 nci maddede yer almıştır. Ancak, paracezalarının niteliklerini belli etmek için bu tedvin şekli ile yetinilmiyerekbunların ne maksatla kanunda öngörüldüğünü araştırmak doğru olur.
77nci maddeden anlaşıldığı üzere para cezaları, odalar ve borsalarca mevzuatauygun olarak alınan kararlara riayet edilmesini ve Ticaret Kanununa göre tescilve ilânı gereken değişikliklerin bildirilmesini sağlamak için öngörülmüşmüeyyidelerdir.
Kanunkoyucu, bu müeyyidenin meslek teşekkülleri mensupları üzerinde uyarıcı biretkisi olacağını ve teşekküllerin gördükleri kamu hizmetini, gerektiğinde bumüeyyideye başvurarak yürütebileceklerini düşünmüştür. Bu amacına göre paracezasının, meslekî teşekküllerin faaliyetlerini ve mensuplarının bu faaliyetleilgili hareketlerini bir düzene bağlamayı hedef tutan bir disiplin tedbiriniteliğini taşıdığı meydandadır bu cezanın meslek teşekkülleri mensuplarınauygulanmasına dair olan oda ve borsa meclisleri kararları da Anayasa'nın 118inci maddesinde söz konusu olan disiplin kararlarındandır. Anayasa'nın aynımaddesinin üçüncü fıkrasında, bu disiplin kararlarının yargı mercilerinindenetimi dışında bırakılamıyacağı yazılıdır. Şu halde, 5590 sayılı kanunun 77nci maddesinde yer alan (Bu miktardan aşağı ceza için idari ve kazai mercilerebaşvurulamaz) ibaresindeki (Kazai mercilere başvurulamaz) hükmü, Anayasa'nın118 inci maddesine aykırıdır. Bu hükmün bu sebeple iptali gerekir.
Yukarıdayazılı ibarede idari mercilere de başvurma yolu kapatılmış olup davacınınistemi bu hükmün dahi iptalini içine almaktadır. Kanun koyucu, haklarında paracezası kararı verilenlerin vesayet makamına veya başka herhangi bir idarimakama itiraz etmelerini de önlemek istemiştir. Anayasa'nın 118 inci maddesindeidari makamlara başvurma yolunun kapatılamıyacağına dair bir hüküm yoktur.Böyle olunca kanun koyucunun bu yolu kapayabileceği ve bu yasama tasarrufununAnayasa'ya aykırı sayılamıyacağı aşikârdır. Bu itibarla dâvanın, idarimercilere başvurulmasını önleyen hükme ilişkin kısmının reddi gerekir.
ÜyelerdenŞemsettin Akçoğlu, İbrahim Senil, Hakkı Ketenoğlu ve Ekrem Tüzemen, kanunun 77nci maddesinin dördüncü cümlesinde yer alan (Bu miktardan yukarı olan)ibaresinin de 22/4/1962 günlü ve 44 sayılı kanunun 28 inci maddesi yolu ileiptali gerektiği oyunda bulunmuşlar ise de bu ibarenin iptali hakkında biristem bulunmadığı ve iptal edilen hüküm, söz konusu ibarenin uygulanmamasısonucunu doğurmadığı cihetle, bu ibarenin iptaline yer olmadığına adları geçenüyelerin muhalefetleri ile ve oyçokluğu ile karar verilmiştir.
SONUÇ:
1-5590 sayılı kanunun iptali istenilen 30., 74., ve 75 inci maddeleri,Mahkememizce 12/7/1963 gününde verilen 191 ve 109 sayılı kararlarla İptaledilmiş ve bu madelere ilişkin dâvanın konusu kalmamış olduğundan bu maddelerhakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına oybirliği ile;
2-Aynı kanunun 77 nci maddesinde yer alan (Bu miktardan aşağı ceza için idari vekazai mercilere başvurulamaz) ibaresindeki (Kazai mercilere başvurulamaz)hükmünün, Anayasa'nın 118 inci maddesine aykırı bulunduğundan iptaline; esastaoybirliği ve (gerekçede Şemsettin Akçoğlu, Celâlettin Kuralmen veİhsan Keçecioğlu'nun muhalefetleriyle ve oyçokluğu ile;
3)Dâvanın idari mercie başvurulamıyacağı hükmünün de iptalini kapsayan kısmınınreddine oybirliği ile;
4)Aynı maddede yer alan (Bu miktardan yukarı olan) ibaresinin 44 sayılı kanunun28 inci maddesi yolu ile iptaline yer olmadığına üyelerden Şemsettin Akçoğlu,İbrahim Senil, Hakkı Ketenoğlu ve Ekrem Tüzemen'in muhalefetleri ile veoyçokluğu ile;
20/9/1963gününde karar verildi.
Başkan
Sünuhi Arsan
Üye
Osman Yeten
Üye
Rifat Göksu
Üye
İ. Hakkı Ülkmen
Üye
Lütfi Akadlı
Üye
Şemsettin Akçoğlu
Üye
İbrahim Senil
Üye
İhsan Keçecioğlu
Üye
Salim Başol
Üye
Celâlettin Kuralmen
Üye
Hakkı Ketenoğlu
Üye
Fazıl Uluocak
Üye
Ekrem Korkut
Üye
Lütfi Ömerbaş
Üye
Ekrem Tüzemen
MUHALEFETŞERHİ
5590sayılı kanunun VI numaralı bölümünde yer alan para cezaları ile ilgili 77 ncimaddesinin ikinci ve üçüncü cümlelerinde (Yüz liraya kadar olan para cezalarıkesindir. Bu miktardan aşağı ceza için idari ve kazai mercilere başvurulamaz)diye yazılıdır. Aynı maddenin dördüncü cümlesinde ise (Bu miktardan yukarı olanpara cezalarına karşı, kararın bildirilmesi tarihinden başlıyarak 15 güniçinde, ilgili oda ve borsanın bulunduğu yerdeki ticaret mahkemesince itirazolunabilir) denilmektedir.
100liradan aşağı cezalara karşı kazai mercilere başvurulmasını önleyen hükmünAnayasa'nın 118 inci maddesine aykırı olduğu sonucuna varılarak bunun iptalineoybirliği ile karar verilmiştir. 77 nci maddenin dâva konusu dışında kalandördüncü cümlesinin baştarafındaki (Bu miktardan yukarı olan) kelimeleri deiptal edildiği takdirde yalnız 100 liradan yukarı para cezalarına karşı değildaha az para cezalarına karşı da yetkili ticaret mahkemesinin Kuruluş veYargılama Usulleri hakkındaki 22/4/1962 tarih ve 44 sayılı Kanununun 28 incimaddesinin lâfzına göre değil gayesine uygun şekilde tefsiri konusu (Bumiktardan aşağı ceza için idari ve kazai mercilere başvurulmaz) ibaresindeki(Kazai mercilere başvurulamaz) kelimeleri ile birlikte maddenin dördüncü cümlesininbaşındaki (Bu miktardan yukarı olan) kelimelerin de iptaline karar verilmesinemüsaittir. Dâvanın buna göre karara bağlanması hem kanunlara, hem de davacınınisteğine daha uygun olur. Kararın sonuç kısmının 4 numaralı bendine bu sebeplemuhalifim.
Üye
Ekrem Tüzemen
MUHALEFETŞERHİ
İptaliistenen 5590 sayılı kanunun 77 inci maddesindeki "100 liraya kadar paracezaları kesindir. Bu miktardan aşağı ceza için idari ve kazai mercilerebaşvurulamaz" hükmünün incelenmesinde : Çoğunluk; bu maddedeki paracezasının disiplin cezası niteliğinde olduğunu kabul ederek yargı yolunabaşvurmayı önleyen hükmü bu sebeple Anayasa'nın 118 inci maddesine aykırıgörmüştür.
Kanunagöre, maddedeki para cezası odalar ve borsalarca mevzuata uygun olarak alınankararlara riayet etmeyenlere ve Ticaret Kanununa göre tescil ve ilânı gerekendeğişiklikleri bildirmeyenlere yönetim kurullarının teklif ve meclislerinkararları ile uygulanacaktır.
Disiplincezaları ise; kanunun 74 üncü madesinde ayrıca gösterilmiştir. Bunlar da(ihtar, tevbih, oda ve borsadan çıkarma) cezalarından ibarettir. Şayet, bu paracezası disiplin niteliğinde bir ceza olsa idi 77 nci maddede değil, 74 üncümaddede yer alırdı. Bu itibarla; idarece riayeti mecburi kararlarınuygulanmasını temin amacı ile konmuş bir müeyyideden ibaret ve idari bir tasarruflauygulanması mümkün olan 100 liradan aşağı ceza için yargı yoluna başvurmayıÖnleyen bu hüküm, idarenin hiç bir eylem ve işleminin yargı mercilerinindenetimi dışında bırakılamıyacağına dair olan Anayasa'nın 114 üncü maddesineaykırı olduğundan iptal kararının bu maddeye dayanması gerektiği düşüncesi ileçoğunluk görüşüne muhalifiz.
Üye
Şemsettin Akçoğlu
Üye
İhsan Keçecioğlu
Üye
Celalettin Kuralmen
MUHALEFETŞERHİ
5590sayılı kanunun 77 nci maddesi, 100 liraya kadar olan para cezaları için kazamercilerine müracaatı önlemiş ve 100 liradan yukarı olan para cezaları aleyhineadlî kazaya ve ticaret mahkemesine itiraz edilmesi esasını koymuştur.
100liraya kadar olan para cezaları aleyhine kaza mercilerine müracaatın önlenmesi,Anayasa'mızın 118 inci maddesine aykırı düştüğünden maddenin bu baptaki hükmüişbu kararla kaldırılmışsa da ticaret mahkemesine itiraz olunabilecek olan paracezaları miktarı 100 liranın üstünde olduğundan 100 liraya kadar olan paracezalarını müteallik kararlar aleyhine idari kazaya müracat zarureti doğmuştur.
5590sayılı kanun, hükümlerine istinaden verilen bütün ceza ve kararlar aleyhineticaret mahkemelerine müracaat esasını kabul etmekle tabi olduğu prensibiaçıkça belirtmiş ve yüz liraya kadar para cezalarına müteallik kararlaraleyhine idari kazaya müracaat edilmesi, bu sebeple kanun koyucunun maksadınaaykırılık arzetmiştir.
Ayrıca100 liraya kadar olan para cezaları kararları aleyhine, miktarın daha az vecezanın hafif olmasına rağmen Danıştay Kanununun idari dâva için koyduğu 90günlük dâva müddeti işleyecek ve daha yüksek olan para cezaları için ise 5590sayılı kanunun 77 nci maddesinde yazılı 15 günlük itiraz müddeti hüküm ifadeedecektir.
Buayrılık ve uyuşmazlığa sebep 77 nci maddenin dördüncü cümlesi başındaki (Bumiktardan yukarı olan para cezalarına karşı...) ibaresinin mevcudiyetidir. Buda mahkememizin bu kararı ile vâkı 77 nci madde hükmünün iptalinden ilerigelmiştir.
44sayılı Mahkememizin Yargılama Usulü Kanununun 28 inci maddesinin ikincifıkrasındaki (...belirli madde veya hükümlerinin iptali kanun veya içtüzüğündiğer bazı hükümlerinin veya tamamının uygulanmaması sonucunu doğuruyorsaAnayasa Mahkemesi, keyfiyeti gerekçesinde belirtmek şartiyle, kanun veyaiçtüzüğün bahis konusu diğer hükümlerinin iptaline karar verebilir. Esasınadayanılarak 77. maddenin iptal edilen hükmü ile birlikte ve ona taban (bumiktardan yukarı olan ibaresinin taşıdığı istisnai hükmün de iptaligerekmektedir. Böylece para cezalarının miktar sebebiyle ayrı, ayrı kazaiitiraz mercilerine ve itiraz müddetlerine tabi tutulması sonucunu doğuran iptalkararımız, kanun koyucunun maksadına ve 5590 sayılı kanuna hâkim olan itirazmercii esasına uydurulmuş ve müddetler ayrılığı da önlenmiş olurdu. Buitibarla, (Bu miktardan yukarı olan) ibaresinin, uygulama yeri kalmadığınıkabul ederek bu ibareyi de iptal etmek, 44 sayılı kanunun 28 inci maddesindegözetilen maksada uygun olacağı düşüncesindeyiz.
Sadecebu yönden karara muhalifiz.
Üye
İbrahim Senil
Üye
Hakkı Ketenoğlu
Üye
Şemsettin Akçoğlu