ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas No.:1963/141
Karar No.:1964/50
Karar tarihi:23/6/1964
Resmi Gazete tarih/sayı:5.10.1964/11829
Davacı: Cumhuriyet Halk Partisi T. B. M. M. Grupu
Dâvanınkonusu : Orman Kanununa bazı hükümler eklenmesine ve bu kanunun birincimaddesinde değişiklik yapılmasına dair 9/7/1945 tarihli ve 4785 sayılı kanunun3. ve 4 üncü maddelerinin Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı hükümlerininiptali istenilmiştir.
Dâvanınsebebi : Davacı, kamulaştırmada gerçek karşılığın ödenmesi hakkında Anayasa'nın38 inci maddesinde hüküm bulunduğu halde 4785 sayılı kanunun 3. ve 4 üncümaddelerinde, arazi vergisine matrah olan değerin yer aldığını; böylecemaddelerin Anayasaya aykırı hükümler taşıdığını ileri sürmekte ve dâvasını busebebe dayatmaktadır.
İptaliistenen hükümler : 4785 sayılı kanun, l inci maddesiyle - 2 nci maddede yazılıolanlar dışında kalan - gerçek veya tüzel özel kişilere, vakıflara ve köy,belediye, özel idare kamu tüzel kişiliklerine ilişkin bütün ormanlarındevletleştirildiğini ve hiçbir işlem bildirime lüzum olmaksızın Devletegeçtiğini göstermekte ve aşağıda yazılı 3. ve 4 üncü maddeleriyle de buormanların ve içindeki yapı ve tesislerin karşılıklarının ne suretleödeneceğini belirtmektedir.
Madde3- Devletleştirilen ormanların karşılığı 2901 sayılı kanun gereğincebelirtilmiş arazi vergisine matrah olan değerdir. Şu kadarki, bu karşılıkhiçbir zaman aynı ormanın 1936 Bütçe yılı arazi vergisine matrah olan değerininiki katını geçemez. 1923 yılından sonra her ne suretle olursa olsun Hazinecesatılmış veya tefviz olunmuş ormanlarda devletleştirme karşılığı, tefviz veyasatış bedelidir. Ancak bu karşılık ormanın 1936 Bütçe Yılı Arazi Vergisinematrah olan değerinden aşağı olamaz. :
Devletleştirilenormanın 1936 Bütçe Yılı Arazi Vergisine matrah tutulan değeri yoksa bu değer,Arazi Vergisi Kanunu'nun yetkilendirdiği komisyonlar tarafından ormanın 1331yılı rayicine göre takdir edilecek de gerinin altı katı alınmak suretiylebelirtilir. 2901 sayılı kanun gereğince belirtilmiş değeri bulunmıyanormanlarda ise bu değer o çevre içerisinde 2901 sayılı kanuna göre yapılangenel yazımın tarihi gözönünde tutularak aynı kanun hükümleri gereğince AraziVergisi Kanunu'nun yetkilendirdiği komisyonlarca belli edilir. Böylece ermanınbirinci fıkra hükümleri dairesinde, devletleştirme karşılığı taayyün eder.
Butakdirde yetkili komisyonlar engeç üç ay içinde karar vermek zorundadır. Busüre içerisinde özürsüz olarak ödevini yapmayan komisyonların başkan ve üyelerihakkında kanunu gereğince kovuşturma yapılır. Yetkili komisyonlar çalışmahalinde değillerse ilgili makamlar tarafından derhal bu komisyonlartoplanılarak yukarıda gösterilen ödevler yaptırılır. Hazine ve ilgililerin 3692sayılı kanun hükümleri dairesinde itiraz hakları saklıdır.
Madde4- Bu kanunun yürürlüğe girmesi tarihinden başlıyarak altı ay içinde ormanlarınbağlı bulundukları Devlet Orman İşletmesi müdürlüklerinden yazı ile sahipleriistedikleri takdirde devletleştirilen ormanlardaki yapı ve tesislerini ormanidaresi satın almak zorundadır. Bu yapı ve tesislerin satın alma karşılığınaesas 1936 Bütçe Yılı Bina Vergisine matrah olan safi iratlarının on katıdır.Yapı ve tesislerin 1936 Bütçe Yılı Bina Vergisine matrah olan safi iradıbulunmadığı takdirde belirtilecek miktar beklenilmeksizin yapı ve tesislereorman idaresince el konmakla beraber bu irat 1837 sayılı Bina VergisiKanunu'nun yetkilendirdiği komisyonlar tarafından çevresi içerisindeki en yakınbenzeri yapı ve tesisler gözönünde tutularak belli edilir. Belli edilen iratusulen kesinleştikten sonra on katı satın alma karşılığı olur. Komisyonkararlarına karşı Hazine ve mülk sahibinin 3692 sayılı kanun hükümleridairesinde itiraz hakları saklıdır.
İnceleme: Anayasa Mahkemesi içtüzüğünün 15 inci maddesi gereğince yapılan ilkincelemede, dosyada bulunması gereken bir belgenin yapılan tebligat üzerinedavacı tarafından gönderildiği anlaşıldıktan sonra düzenlenen rapor, konu ileilgili kanun hükümleri, Büyük Millet Meclisi ve Temsilciler Meclisi tutanaklarıincelenerek gereği görüşülüp düşünüldü :
l-Anayasa'nın 38 inci maddesi, Devletin ve kamu tüzel kişilerinin kamu yararınıngerektirdiği hallerde veya çiftçinin topraklandırılması, ormanlarındevletleştirilmesi, yeni orman yetiştirilmesi ve iskân projeleriningerçekleştirilmesi amaçlariyle, gerçek karşılıkları peşin ödenmek şartıyle,özel mülkiyette bulunan taşınmaz malların tamamını veya bir kısmımkamulaştırmaya yetkili bulunduğunu göstermektedir.
4785sayılı kanuna dayanılarak yapılan ve devletleştirme amacına dayanankamulaştırmalarda da Anayasa'nın, 38 inci maddesi uyarınca, gerçek karşılığınödenmesi gerekir. Halbuki, 4785 sayılı kanunun 3 üncü maddesinin birincifıkrasında (Gerçek karşılık) yerine 2901 sayılı kanun gereğince arazi vergisinematrah olan değer kabul edilmiş ve bu değerin de 1936 Bütçe Yılı AraziVergisine matrah olan değerin iki katını geçemeyeceği belirtilmiştir.
Maddenindiğer hükümleri de 1936 değerinin belli olmaması halinde bu değerin ve 2901sayılı kanun gereğince belirtilmiş bir değeri bulunmayan ormanların değerininnasıl bulunacağını göstermekte ve birinci fıkra hükmünü tamamlamaktadır.
Vergikanunlarına göre belli edilen mülk değerlerinin, mükellefin kanunî itirazhaklarını zamanında kullandığı ve biçilen değerin o günkü duruma göre yerindebulunduğu kabul edilse bile aradan geçen zamanda, bu değerde mükellef veyavergi idaresi leh ve aleyhinde değişiklikler olabilir. Bunun içindir kiAnayasa, vergiye matrah olan değer yerine (Gerçek karşılık) la kamulaştırmayapılmasını öngörmüştür.
Kamulaştırmazorunlu bir satış olduğuna göre mülk sahibi bunu önliyecek durumda değilse demalının, o günkü gerçek değerini istemek hakkına sahiptir. Anayasa'nın 38 incimaddesi de bu hakkı korumaktadır.
4785sayılı kanunun 3 üncü maddesinin tümü, yukarıdaki sebeplerle, Anayasa'nın 38inci maddesi hükmüne açıkça aykırıdır.
2-4785 sayılı kanunun 4 üncü maddesinde kamulaştırmadan söz edilmemiş sadece"Bu kanunun yürürlüğe girmesi tarihinden başlıyarak altı ay içindeormanların bağlı bulundukları Devlet Orman işletmesi Müdürlüklerinden yazı ilesahipleri istedikleri takdirde devletleştirilen ormanlardaki yapı vetesislerini orman idaresi satın almak zorundadır" hükmü konulduktan sonrabu yapı ve tesislerin karşılığının (1936 Bütçe Yılı Bina Vergisine matrah olansafi iratların on katı olduğu) belirtilmiştir. Maddenin diğer hükümleri de,belli olmayan 1936 iratlarının ne suretle bulunacağını göstermektedir.
Ancak,maddede sözü edilen satışın, bir kamulaştırma niteliği taşıdığıanlaşılmaktadır.
Gerçekten:
a)Bir taşınmaz mal üzerindeki yapı ve tesisler o gayrimenkulun (Mütemmimcüzüleri) dir. Devlet, bir ormanı devletleştirmek amacıyla kamulaştırınca, bumütemmim cüzülere de malik olmuştur. O halde, kamulaştırmada bunlarkendiliğinden dahildir. Ormanın gerçek karşılığı, üzerindeki yapı ve tesislerlebirlikte belli edilmek gerekir.
Bazıtesislerin taşınır mal niteliğinde oluşu da bu sonucu değiştirmez.
b) 4üncü madde, gerçekte yapı ve tesislerin kamulaştırma dışında bırakılmasıamacını değil, yapı ve tesislerini söküp götürmek isteyenlere bu imkânısağlamak amacını gütmektedir.
Nitekim,6831 sayılı kanunla yürürlükten kaldırılmış bulunan 3116 sayılı Orman Kanununun14 üncü maddesi de aynı maksatla düzenlenmiştir: (Devlet ormanlarının ağaçlıveyahut ormandan açılmış çıplak yerlerindeki yaylak, kışlak otlak ve sulamagibi hernevi haklarla binalar ve hızarlar ve hernevi mallar istimlak olunabilirveya bunlar mukabilinde bunların sahiplerine rızalariyle değerince arazi veemlâk verilebilir.
Binalarve hızarlar gibi mallarını söküp götürmek isteyenlere müsaade olunur.)
Farklışekillerde kaleme alınmış iseler de her iki kanunda da, sahipleri tarafındankaldırılmak istenmediği takdirde yapı ve tesislerin Devlete geçmesi esasınınkabul edildiği açıktır.
c)Devletleştirilen ormandaki bina ve tesislerden eski malikin yararlanması,bunların yerlerinde kullanılması yolu ile değil, sökülüp satılması veya başkayerde kullanılması yolu ile sağlanabilir. Kendisine daha uygun bir yararlanmaşekli bulamayan malikin yapı ve tesislerin Devletçe satınalınmasını istemesibunların da ormanla birlikte kamulaştırılmasına rıza gösterildiğini anlatır.
d)Kamulaştırma parası, malikin mülkiyet hakkını tam olarak karşılamalıdır.Kamulaştırılan yerlerdeki (Mütemmim cüzülerin) - kamu hizmetine yararlı olmabile - kamulaştırmaya dâhil oluşu bu esasa dayanır. Malı üzerindeki yapı vetesisleri söküp götürmek gibi, malik yararına alınmış kanuni bir tedbir onunzararına yorumlanamaz. Bu sebeple gerçek karşılığı ödenmeksizin bu yapı vetesislerin Devlete geçmesi kabul edilemez.
Nitekim,kısmî kamulaştırmalarda, geri kalan taşınmaz maldan yararlanamıyacağı kanısınavaran malike o kısmın da kamulaştırılmasını istemek hakkını tanıyan 6830 sayılıkanunun 12 nci maddesinin son fıkrası hükmünde maliki zarardan korumak amacınıgütmektedir.
Kısacakamulaştırma, malike zarar vermiyecek şekilde uygulamak gerekir.
e)Satış, iki tarafın arzuları ve serbest iradeleriyle meydana gelen bir akittir.Bir tarafın malını elden çıkarmak diğer tarafında bunu almak zorunluğundakalması gibi irade serbestliğini ortadan kaldıran hallerde bir satış akdi sözkonusu olamaz. Malikin istediği üzerine, bina ve tesislerin Devlete geçmesinisağlayan işlem 6830 sayılı kanunun 12 nci maddesinde yazılı işlemin aynıdır. Buişlemdeki kamulaştırma niteliği, yapı ve tesislerin devletçe satın alınmasızorunluğundan çıkmaktadır.
Bütünbu sebeplerle, 4 üncü maddenin, yapı ve tesislerin karşılığını 1936 Bütçe YılıBina Vergisine matrah olan safi iratları esas olarak düzenliyen hükümleriAnayasa'nın, gerçek karşılık esasını kabul eden 38 inci maddesine aykırıolduğundan iptali gerekmektedir.
3-Üyelerden bazıları, kanunda bir boşluk kalacağını, yeni bir hüküm getirilmesiiçin yasama organına zaman bırakılmasını ve bu sebeple, iptal hükmününyürürlüğe gireceği günün kararda gösterilmesini ileri sürmüşlerse de çoğunlukbu görüşe katılmamıştır. Çünkü kamulaştırmada aslolan istimlâk Kanunuhükümlerinin uygulanmasıdır. 4785 sayılı Kanunun kapsamına girenkamulaştırmalarda bu kanundaki özel hükümlerin uygulanması, 6830 sayılı kanunun35 inci maddesindeki istisna hükmünün sonucudur. Dâva konusu hükümler iptaledilince istimlâk Kanunundaki genel hükümler orman kamulaştırmalarında dauygulanacaktır.
Sonuç:
1-4785 sayılı kanunun 3 üncü maddesinin tümünün ve 4 üncü maddesinin ikincicümlesinden başlayan ve yapı ve tesislerin karşılığını, 1936 Bütçe Yılı BinaVergisine matrah olan safi iratları esas alarak düzenleyen hükümlerininiptaline oybirliğiyle;
2-İptal hükmünün yürürlüğe gireceği günün ayrıca belli edilmesine yer olmadığınaüyelerden ihsan Keçecioğlu, Hakkı Ketenoğlu, Ahmet Akar, Muhittin Gürün veEkrem Tüzemen'in muhalefetleriyle ve oyçokluğu ile;
23/6/1964gününde karar verildi.
Başkan Vekili
Lütfi Akadlı
Üye
Rifat Göksu
Üye
İ. Hakkı Ülkmen
Üye
Şemsettin Akçoğlu
Üye
İbrahim Senil
Üye
İhsan Keçecioğlu
Üye
A. Şeref Hocaoğlu
Üye
Salim Başol
Üye
Celâlettin Kuralmen
Üye
Hakkı Ketenoğlu
Üye
Fazıl Uluocak
Üye
Ahmet Akar
Üye
Muhittin Gürün
Üye
Lûtfi Ömerbaş
Üye
Ekrem Tüzemen
MUHALEFETŞERHİ
6830sayılı İstimlâk Kanunu 31/8/1956 tarihinde kabul edilerek 8/9/1956 tarih ve9402 sayılı Resmî Gazete'de nesir ve ilân olunmuş ve neşri tarihinden bir aysonra yürürlüğe girmiştir. Orman Kanununa bazı hükümler eklenmesine ve bukanunun birinci maddesinde değişiklik yapılmasına dair 4785 sayılı kanun ise9/7/1945 gününde kabul olunmuş ve 13/7/1945 tarih ve 6056 sayılı ResmîGazete'de neşir ve ilân olunarak aynı günde yürürlüğe girmiştir. Bu dagösteriyor ki 6830 sayılı kanun 4785 sayılı kanundan 11 sene kadar sonraki birtarihte uygulanmaya başlanmıştır. 4785 sayılı kanunun birinci maddesi ile bukanunun yürürlüğe girdiği tarihte var olan gerçek veya tüzel kişilere,vakıflara ve köy, belediye, özel idare kamu tüzel kişiliklerine ilişkin bütünormanlar bu kanun gereğince devletleştirilmiştir. Bu da gösteriyor ki 6830sayılı İstimlâk Kanunu yürürlüğe girdiği zaman artık kamulaştırılması sözkonusu olacak bir orman yoktur. Bundan başka, aynı kanunun birinci maddesi birtefrik yapmaksızın âmme hükmi şahısları ile müesseseleri tarafından umumimenfaatler için lüzumlu işlere tahsis edilmek üzere hususî şahıslara aitgayrimenkullerin ve kaynakların kamulaştırılmasının bu kanunun hükümlerine tabiolduğunu açıklamakta ise de (Kaldırılan kanunlar) kenar başlıklı 35 incimaddesinin l inci fıkrasında kaldırılan kanunlar gösterildikten sonra 2 ncifıkrasında da 4753 sayılı çiftçiyi Topraklandırma Kanunu, Orman Kanunu ilealâkalı 4785, 5658 sayılı kanunlar 6326 sayılı Petrol kanunu, İstanbul KapalıÇarşının tamir ve İhyası Hakındaki 6538 sayılı kanun, 6541 sayılı Baraj İnşaatıDolayisiyle Sular Altında Kalacak Kasaba, Köy ve Arazi Hakkındaki Kanun, GebzeYangınından, Lüleburgaz ve İncedede Su Baskınından zarar görenlere yapılacakyardım hakkındaki Kanun ve nihayet Aydın,Balıkesir, Bilecik, Edirne, Eskişehir,Kırklareli, Konya ve Denizli vilâyetlerinde 955-56 yılında tabiî afetlerdenzarar görenlere yapılacak yardım hakkındaki 6746 sayılı kanunların hükümlerininmahfuz olduğunu yazmaktadır. Bu da gösteriyorki kamulaştırma konusunda 6830sayılı İstimlak Kanunundan başka diğer bir çok kanunlarda da hükümlermevcuttur, Yine istimlâk Kanununun kamulaştırılan gayrimenkullere ve kaynaklarakıymet takdir edecek komisyonların seçilmesini gösteren 10 uncu maddesinde bukomisyonlara bir yüksek orman mühendisinin veya orman memurunun da alınacağınadair bir hüküm yoktur. Ayrıca kamulaştırılan gayrimenkullere ve kaynaklarakıymet takdiri komisyonunun takdir ettiği kıymete yapılan itiraz üzerine bunuinceleyen Asliye Hukuk Mahkemesinin seçeceği bilirkişileri gösteren 15 incimaddesinde de bu bilirkişiler arasında mutlaka bir yüksek orman mühendisininveya orman memurunun bulunması gerektiğini gösterir bir hüküm de yoktur. Bütünbunların sebebi 6830 sayılı İstimlâk Kanununun Büyük Millet Meclisince kabuledildiği tarihten çok önce bütün ormanlar devletleştirilmiş olduğundankamulaştırılacak ve dolayısiyle kıymeti takdir edilecek bir ormanınbulunmamasıdır. Devletleştirilmiş ormanlarla ilgili olarak vakıflar, bazı özelkişiler tarafından değere itiraz dâvalarının açılmış ve bunların halen dahimahkemelerde görülmekte olduğunu nazara alınarak Anayasa Mahkemesince 4785sayılı kanunun 3 üncü maddesinin tümünün, 4 üncü maddesinin de 2 nci cümledenbaşlayan bir kısım hükümlerinin iptaline karar verildiğine göre mahkemeler dâvakonusu ormanların değerlerini seçecekleri bilirkişilere takdir ettirecektir. Budeğerlerin gerçek değer olduğunun kabul edilebilmesi için de bu bilirkişilerinyüksek orman mühendisi veya orman memurları ve orman değerleri hakında sözsöylemeye yetkili diğer şahıslar arasından seçilmesi gerekir. Bu da iptalinekarar verilen hükümler yerine Büyük Millet Meclisince yeni hükümlerkonulmasiyle mümkün olabilir. Bunun sağlanması için de mahkememizin 23/6/1964gün ve E : 1963/141, K: 1964/50 sayılı kararının 9 Temmuz 1961 tarih ve 334sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 152 nci maddesinin 2 nci fıkrası ileAnayasa Mahkemesinin Kuruluş ve Yargılama Usulleri Hakkındaki 22/4/1962 tarihve 44 sayılı kanunun 50 inci maddesinin 2 nci fıkrası gereğince kararın altı aysonra yürürlüğe girmesinin kabulü isabetli olur. Çoğunluğun kararma bu bakımdanmuhalifiz.
Üye
İhsan Keçecioğlu
Üye
Ekrem Tüzemen
MUHALEFETŞERHİ
4785sayılı kanunun, Orman kamulaştırma bedellerinin belirtilmesine ilişkin bulunan3 üncü maddesinin tümünün ve 4 üncü maddesinin sadece bu karara konu teşkileden hükmünün iptali halinde, henüz ödenmemiş bulunan kamulaştırma bedellerininmiktarının tesbiti için dayanılacak her hangi bir hüküm ortada kalmamaktadır.
Herne kadar kararda bu iptal neticesinde 6830 sayılı istimlâk Kanununun genelhükümlerinin orman kamulaştırma bedelleri hakkında da uygulanması gerekeceğikabul edilmekte ise de bu düşünceye katılmak mümkün olamamaktadır. Zira 6830sayılı İstimlâk Kanununun 1 inci maddesine (Âmme hükmî şahısları ilemüesseseleri tarafından umumî menfaatler için lüzumlu işlere tahsis edilmeküzere hususi şahıslara ait gayrimenkullerin ve kaynakların istimlâki ile hususişahıslar lehine mahsus kanunlarına müsteniden yapılacak istimlâkler bu kanunhükümlerine tabidir.) denilmek suretiyle kanunun kapsamı belirtilmiş, 3 üncümaddede istimlâk şartları gösterilmiş, diğer maddelerinde de istimlâkinusulleri tâyin olunmuştur. Bu hükümlerin incelenmesi de göstermektedir ki OrmanKanununa ek olan 4785 sayılı kanunun; konusu, maksadı ve ormanlarınkamulaştırılmasında uyguladığı usuller bakımından 6830 sayılı istimlâk Kanunuile herhangi bir ilgisi olmayıp onun kapsamının tamamen dışında bulunmaktadır.
Esasen6830 sayılı kanunun 35 inci maddesinde 4785 sayılı kanun hükümlerinin, tümolarak saklı tutulduğu da açıkça gösterilmektedir. Ancak bu hükümden, karardaileri sürüldüğü üzere (4785 sayılı kanunun kapsamına giren kamulaştırmalarda bukanundaki özel hükümlerin uygulanması, 6830 sayılı kanunun 35 inci maddesindekiistisna hükmünün sonucudur. Mânasını çıkarmak doğru değildir. Zira 6830 sayılıistimlâk Kanunu; o tarihte yürürlükte bulunan Anayasa'nın 74 üncü maddesinin,kamulaştırmalarda değer pahanın peşin ödenmesini emreden ilk fıkrasından, 4785sayılı kanun ise aynı maddenin, devletleştirilecek ormanların kamulaştırmabedellerinin miktarının, değer paha ve peşin ödeme şartı koymaksızın, kanunlatâyin olunabileceğine cevaz veren ikinci fıkrasından kuvvet almaktadırlar.
Görülüyorki bu kanunların kabul edildikleri tarihte yürürlükte bulunan Anayasa hükümleribu iki kanunun konusunu birbirinden tamamen farklı olarak ele almış bulunmaktave kanunların bünyelerinde görülen esaslı ayrılıklar da bundan ilerigelmektedir.
Burayakadar yapılan açıklamadan anlaşılacağı üzere 4785 sayılı kanunun 3 üncümaddesiyle 4 üncü maddesinin bir kısım hükümlerinin iptali neticesinde, 4785sayılı kanuna göre kamulaştırılmış bulunan ormanların kamulaştırma bedellerihakkında 6830 sayılı istimlâk Kanununun genel hükümlerinin uygulanması mümkünolmadığından, bu boşluğun giderilmesi ve bu husuta gerekli hükümlerinçıkarılması için kanun koyucuya bir mühlet ve imkân verilmek üzere, iptalkararımızın, Anayasa 'nın 152 ve 44 sayılı kanunun 50 inci maddesi gereğince 6ay sonra yürürlüğe gireceğinin karar metninde belirtilmesinin uygun olacağıdüşünülmektedir.
Busebeplerle karara muhalifiz.
Üye
Hakkı Ketenoğlu
Üye
Ahmet Akar
Üye
Muhittin Gürün