ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas No:1963/145
Karar No:1967/20
Karar tarihi:27/6/1967
Resmi Gazete tarih/sayı:15.11.1967/12751
Davacı: Cumhuriyet Halk Partisi Millet Meclisi Grubu
Dâvanınkonusu : Abana İlçe Merkezinin Abana'dan kaldırılıp Bozkurt'a nakline ilişkin21/12/1953 günlü ve 6203 sayılı Kanun hükümlerinin iptali istemidir.
B)İlk inceleme işlemleri :
I.C. H. P. Türkiye Büyük Millet Meclisi Grubu Genel Kurulunun 14/2/1963 günündeve 57 nci birleşiminde verdiği kararda, dâva konusu kanun hükümlerinin iptaliiçin dâva açılacağı belirtilmemiş olduğundan, bu kararda sözü edilen önerge veeklerinin onanlı örneklerinin, onbeş gün içinde, gönderilmesi için tebligatyapılmasına ilişkin 8/3/1963 günlü karar üzerine süresi içinde, istenenbelgeler gönderilmiş ve böylece eksikliğin tamamlanmış olduğu anlaşıldığındanişin, esasının incelenmesine 15/4/1963 gününde, Başkan Sünuhi Arsan, BaşkanVekili Tevfik Gerçeker, Üye Osman Yeten, Rifat Göksu, İsmail Hakkı Ülkmen,Lütfl Akadlı, Şemsettin Akçoğlu, İhsan Keçecioğlu, Salim Başol, CelâlettinKuralmen, Hakkı Ketenoğlu, Ahmet Akar, Muhittin Gürün, Lütfi Ömerbaş, ve EkremTüzemen'den kurulu toplantıda oybirliği ile karar verilmiştir
II.Esasa ilişkin rapor düzenlendikten sonra yapılan incelemede, C. H.P. TürkiyeBüyük Millet Meclisi Grubu Genel Kurulunun 14/2/1963 günlü 57 nci oturumundaİstanbul Milletvekili Reşit Ülker tarafından verilen ve iptal dâvası açılacakkanunlarla ilgili bulunan önerge ile buna ekli listenin asıllarının 44 sayılıKanunun 26 ncı maddesinin 4 üncü ve 5 inci fıkraları uyarınca 30 gün içindegönderilmesinin davacıdan istenmesine 17/5/1963 gününde oybirliği ile kararverilmiş, bu belgelerin asıllarının, süresi içinde gönderilmesi üzerine13/12/1966 gününde Başkan İbrahim Senil, Üye Şemsettin Akçoğlu, İhsanKeçecioğlu, Salim Başol, Feyzullah Uslu, A. Şeref Hocaoğlu, Fazlı Öztan,Celâlettin Kuralmen, Sait Koçak, Muhittin Taylan, İhsan Ecemiş, Recai Seçkin,Ahmet Akar, Muhittin Gürün ve Lütfi Ömerbaş'ın katılmalarıyla yapılantoplantıda:
1.(Aşağıda açıklanacak nedenlerden dolayı) iptal konusu 6203 sayılı Kanunun,Anayasa'ya aykırılığı yönünden incelenmesi gerektiğinden üyelerden ŞerefHocaoğlu, Celâlettin Kuralmen ve Muhittin Gürün'ün, Anayasa'nın 152 nci vegeçici 9 uncu maddeleri hükümleri karşısında olayda Anayasa'ya aykırılıkhalinin, incelenmesine yer olmadığı yolundaki karşı oyları ile ve oyçokluğuile,
2.Abana'nın ilçe olduğu l Ağustos 1945 günü ile köy haline getirildiği 21/12/1953günü arasında yapılmış olan milletvekili, belediye ve il genel meclisiseçimlerinde Pazaryeri (Bozkurt) ile Abana merkezinden siyasî parti üyelerineverilen oy sayıları sonuçlarının,
3.Abana ilçe merkezinin Pazaryerine (Bozkurt'a) nakli konusunda Kastamonu İlİdare Kurulu ile İl Genel Meclisince verilen kararlar örneklerinin.
4.6203 sayılı Kanun teklifi dolayısıyla Millet Meclisi İçişleri Komisyonunun18/7/1953 günlü ve E. 2/451 K. 86 sayılı raporunda sözü geçen üç kişilikKurulca düzenlenen rapor örneğinin raporu düzenleyenlerin adlarının vepartilerinin açıklanması suretiyle ilgili mercilerden istenmesine, Başkanİbrahim Senil, üyelerden Şemsettin Akçoğlu ve İhsan Keçecioğlu'nun bu yönlerinaraştırılmasına yer olmadığı yolundaki karşı oyları ile ve oyçokluğu ile kararverilmiştir.
Hukukîsonuçları sürüp gitmekte bulunan ve herhangi bir kanun ile kaldırılmış olmayanbir kanun hükmü, yürürlükte demektir. İlçe merkezinin Abana'dan Bozkurt'ataşınmasına ilişkin dâva konusu kanun hükümleri herhangi bir kanun ilekaldırılmış olmadığı gibi merkezin bugün dahi Bozkurt olması bakımından buhükümler sürüp gitmektedir. Buna göre, bu kanunun Anayasa'nın geçici 9 uncumaddesi uyarınca Anayasa Mahkemesinin göreve başladığı tarihte yürürlükteolduğunun kabulü gerekir ve böylece Anayasaya aykırılık yönünün incelenmesi,sözü edilen geçici 9 uncu madde hükmü ile Anayasa'nın 152 nci maddesineuygundur. Gerçekten, yürürlükte bulunan bir hüküm, ancak Anayasa Mahkemesinceiptal edilmesi veya bunu kaldıran bir kanunun yürürlüğe girmesi sonucundayürürlükte olmaktan çıkar, başka deyimle, ortadan kalkar.
C)İptali istenilen hükme ilişkin gerekçe açıklama, yasama görüşmeleri iletoplanan bilgiler :
1-Abana Bucağı 25/6/1945 günlü ve 4769 sayılı Kanunla kurulmuştur. Bu Kanunla,Abana ile birlikte yeniden dokuz ilçe kurulması öngörülmektedir. Bunungerekçesinde, Abana için özet olarak, şunlar yazılmıştır : Abana ve Çatalzeytinbucaklarının bağlı oldukları İnebolu ile aralarında yol ulaşımı yoktur. Bubucakların, ilce merkezi İnebolu'ya 30 - 60 Km. uzakta olması ve kara yolubulunmaması yüzünden köylü, ilçe merkezine ancak deniz yolu ile binbir zorluğa(katlanarak gitmekte ve günlerce köyünden ve işinden uzaklaşmaktadır. Buradailce kurulması halinde, hem turizm, hem de ekonomi bakımlarından, gelişmedesteklenmiş ve köylünün Hükümetle olan işlerini çabuk görmesi kolaylığısağlanmış ve halk geçimini kendi gölgesinden elde ederek dışarıya gitmekzorundan kurtarılmış olacak ve özellikle önemli bir ihraç maddesi olan patates,fındık ürünlerinin üretimi artırılacaktır. İdare işlerinde gerçekleşecekkolaylıkları da hesaba katılınca, merkezi Abana olmak ve bu adla anılmak üzerebir ilce kurulması zorunlu görülmüştür. (T.B. M.M. Tutanak Dergisi Dönem VIIToplantı 2 Cilt 18, S, Sayısı 139.).
BüyükMillet Meclisi içişleri ve Bütçe Komisyonlarına Abana konusunda herhangi birgörüş ileri sürülmediği gibi, Genel Kurul görüşmelerinde de Abana'ya ilişkinbir söz geçmemiş ve böylece kanun kabul edilmiştir.
2-Abana'yı üçe merkezi olmaktan çıkaran iptal konusu 21/12/ 1953 günlü ve 6203sayılı Kanunun l inci maddesi şöyledir : (Madde-1 4769 sayılı Kanunun birincimaddesine bağlı bir sayılı cetvelde adları yazılı dokuz kazadan Kastamonu iliAbana Kaza merkezi, adı geçen Kanunun diğer maddelerinde ve cetvellerindeyazılı hak ve şartlarla Pazaryeri-Bozkurt kasabasına ve (Bozkurt) Kazası adıile nakledilmiştir.)
3-Kastamonu milletvekillerince teklif edilen bu kanunun gerekçeleri özet olarakşudur :
a.4769 sayılı Kanunun tasarının komisyanlarda ve Meclis Genel Kurulundagörüşülmesi sırasında yetmiş iki köyü bulunan bir bölgeye ilçe merkeziolabilecek özellikte başka bir yer üzerinde hiç durulmamış, kanun koyucu,Abana'nın ilçe merkezi olması teklifini, bölgenin özelliklerini bilen tarafsızbir kimseden dinliyemediği için, olduğu gibi kabul etmiştir.
b.Abana'da oturanların Yüksek Meclis katında sürekli kovuşturmaları ve "Aynızamanda siyasî kanaat muhafazakârlığı vaadi ile 1945 yılında istihsal ettiği bunetice" de bölge ahalî ve köylüsünün yüz yılık dertlerini karşılamakkonusunda ne ölçüde aldanıldığını ve merkez olarak Abana'nın seçilmesinde nebüyük bir yanlışlık olduğu bugün ispat edilmiştir.
c.Bu bölgenin ilce merkezi olmaya hak (kazanmış yeri, Pazaryeri denilen BozkurtKasabasıdır ve iktisadî içtimaî ve coğrafi yönlerden açıkça üstün birdurumdadır :
aa)Bölgenin iktisat ve ticaret merkezi Abana değil, Bozkurttur. Bozkurt veAbana'da bulunan dükkan ve tesisler, ticarî durumu gerçeklikle anlatacakönemdedir. Abana'daki seksenüç dükkana karşı Bozkurt'ta ikiyüzsekiz dükkânvardır. Motorla işleyen dört sandalye fabrikası da bu sayılara eklenebilir.
Bozkurt,merkezi durumdan ötürü, çevrenin ve hatta komşu ilçelerin pek çok değerverdikleri eski bir pazara maliktir ki bu yön, Pazaryeri adından daanlaşılabilir. Her Ağustos'ta kurulan ünlü panayırı, İstanbul ve Anakara gibiyerlerden alıcı çekecek değerdedir Buna karşılık, Abana pazarı ve panayırı,Bozkurt'unkiler karşısında, pek sönük kalır ve bir uydu gibidir.
Bozkurt- Devrekani - Kastamonu yolu, Bazkurt ticaretine yeni bir yön kazandırmıştır veböylece Bozkurt'tan mal gönderme işleri, Abana'daki türlü zorluklar karşısında,güney yönüne çevrilmiştir.
bb)Sosyal ve kültürel bakımdan Bozkurt, Abana'dan daha elverişlidir. Halk okuyupyazmaya karşı çok heyecanlı ve eğilimli olup burada hiç bir suç işlenmez; 2255nüfuslu Bozkurt'ta yirmi yıldanberi ne tek bir bekçi vardır, ne de Devletjandarma karakolu açılmasına gerek görülmüştür.
Bozkurt'taokul cami, sağlık merkezî yaptırma gibi dernekler vardır. Elektrik Projeleriuygulanmaya konmuştur. Abana'nın 779 kişisine karşılık Bozkurt'ta 2255 kişi;180 evine karşılık Bozkurt'ta 412 ev 83 dükkâna karşılık Bozkurt'ta 208 dükkânve 335 seçmenine karşılık Bozkur'ta 937 seçmen bulunduğu gibi 16 bin liralıkBelediye bütçesine karşılık Bozkurt Belediyesinin 28 bin liralık bütçesivardır.
cc)Bozkurt, Ezine çayı vadisinin en geniş yerinde genişlemeye elverişli bir yerdurumunda, Abana ise bu vadinin denize varan deltasında, yer yer biriken kumladenizden gerileyen bir merkezdir.
çç)Alış veriş için Bozkurt pazarına inen köylüler, Hükümet ve adalet işleri için,Abana'ya giderler. Bütün işlerini Bozkurt'ta bitiren köylü için yalnız resmiişleri görmek üzere Abana'ya gidiş geliş ise, ağır bir yük demektir ve altı km.olan bu uzaklık, köylüler üzerinde gereksiz bir etki yaratmaktadır. Yetmişikiköyü bulunan Abana ilçesinin yirmiüç köyü kurulmak üzere bulunan Çatalzeytinilcesine verileceğine göre, geri kalan kırkdokuz köyden otuz sekizi % 80oranındaki köy halkı ilce merkezi olarak kendilerine daha elverişli buludanBozkurt'u istemekte ve bu dileklerini tutanaklarla ve bizim aracılığımızlaMeclise ulaştırmış bulunmaktadır.
Limanve yapılmış isgele gibi hiç bir tesisi bulunmayan Abana merkezi ile köylününhiç bir ilgisi yoktur ve burası güneye doğru yapılan il yolu ile öneminibüsbütün yitirmiştir.
BozkurtBelediyesi, onbir odalı bir binayı Hükümet konağı olarak düzenlenmiş veHazineye devretmeye hazır bulunmuştur.
dd)Sonuç olarak, Abana merkez olma olanaklarından büsbütün yoksun vegeliştirilmesi Devlet için çok büyük yüklere bağlı, sönük ve küçük birkasabadır. Buna karşılık, bu bölgeye yıllardan beri sosyal ve ticarîbakımlardan merkezlik eden Bozkurt ise, "Siyasî endişelere kurban edilerekhakları reddolunmuş büyük bir kasaba hüviyetindedir." (T.B.M.M. TutanakDergisi, Dönem IX. C. 26, S. Sayısı 21).
4-Bu teklif, Büyük Millet Meclisi içişleri ve Bütçe komisyonlarındangeçirilmiştir, içişleri Komisyonu, kendi içinden ve iktidar partisimilletvekillerinden seçtiği üç kişilik bir kurulu, başka deyimle, bir altkomisyonu yerine göndererek inceleme yaptırmış ve onun kendisine verdiği raporadayanarak ve Pazaryeri nüfusunun daha fazla ve oranın daha gelişmiş durumdaolduğu ve ileride de gelişmeye daha elverişli bulunduğu Kastamonu ile karadanbağlantısı olduğu halbuki, Abana'mın ulaşıma elverişli; olmadığı ve iskeleyapımına dahi elverişsiz bulunduğu için iskelenin başka yerde kurulmasınınkararlaştırıldığı, halkın iktisadî ilişkilerinin Pazaryeri ile olduğu vePazaryerinin daha ortada olmakla birlikte ilçenin kırktan fazla köyündeoturanların da Merkezin Pazaryerine taşınmasını istedikleri gerekçelerinedayanan 18/7/1953 günlü bir raporla, teklifi kabul etmiş, içişleri Komisyonunundüzenlediği bu rapora, karşı oy vermiş bulunan beş milletvekili, Abana'nıngüneye doğru ve Pazaryerinin ise kuzeye doğru gelişmekte olduğunun raporda belirtildiğineve aradaki mesafenin ancak iki kilometre bulunduğuna göre gelecekteki gelişmebeklenilerek şimdiki durumun değiştirilmemesinin uygun olacağı kanısınıaçıklamışlardır. Karşı oyda bulunanlardan bir milletvekili de, öbürlerinin azönce anılan görüşlerine katılmakla birlikte, Abana halkının C.H.P. li oluşunedeniyle ilce merkezinin değiştirilmesi işine girişilmiş ve bu yönünKomisyonda apaçık tartışılmış bulunması karşısında, yalnızca böyle bir görüşünvarlığının ilçe merkezinin olduğu gibi bırakılmasını gerektireceğini dahi,karşı oy yazısında, belirtmiştir.
BütçeKomisyonu ise İçişleri Komisyonunun gerekçesini benimseyerek öncelik veivedilikle görüşülmesi dileği ile teklifi kabul etmiştir.
Teklifin,öncelik ve ivedilikle görüşülmesine Genel Kurulca karar verilmiş ve bu kararuygulanmıştır.
5-Genel kurul görüşmeleri sırasında, muhalif milletvekilleri değişiklik içinileri sürülen gerekçelerin doğru olmadığını, bu teklifin siyasî nedenedayandığını ve yersiz olduğunu ileri sürmüşler, iktidar parti sine bağlımilletvekilleri ise işin iyice incelenmiş bulunduğunu ve sadece objektifnedenlerle bu değişikliğin yapmak istendiğini ileri sürmüşlerdir. Muhalifleriçinde, teklifte bulunan milletvekillerinin ortaya attıkları sayıların doğruolmadığını ve içişleri Komisyonundaki görüşmeler sırasında Bozkurt'un iktidarpartisine oy verdiği için merkezin değiştirtmek istendiğinin açıkçasöylendiğini dahi ileri süren olmuştur. Yine bu görüşmeler sırasında 1945 teAbana'nın ilçe merkezi yanılmasının o zamanki iktidarın siyasî emellerinikorumak düşüncesine dayandığı dahi ortaya atılmıştır. (T.B.M.M. .TutanakDergisi, C. 26-21/12/1953 - S. 331-344)
6-İktidar Partisinden üç milletvekilince yerinde yapılan inceleme sonunda Milletmeclisi İçişleri Komisyonuna verilen ve bu komisyonun 18/7/1953 günlü raporunadayanak olan raporda teklif sahiplerinin tekliflerinde ileri sürdükleri sayılarüzerinde bir düşünce yürütülmemiş, yalnızca bir kaç sayı anılmış ve genelsözlerle anlatılan bir gerekçe yazılmış ve sonuç olarak (Abana Cenuba.,Pazaryeri Şimale doğru inkişaf etmek zaruretinde bulunduklarından günün birindeve yakın seneler zarfında yekdiğerleri ile birleşecek olan bu iki kasabanındemokrasinin temeli olan "Ekseriyetin arzusuna uymak" pirensibineriayet ile kaza merkezinin Abana'dan Pazaryeri'ne naklinde ekseriyetinarzusunun yerine getirilmesi gibi içtimai iki yerin ve belediyeninbirleşmesinde olduğu üzere iktisadi, ticari faydalar ve tabii şartlara uymakgibi zaruretlerin icabına da uyulacağı kanaatiyle ... arz olunur) denilmiştir.
7-İçişleri Bakanlığının merkez değiştirilmesi konusundaki sorusu üzerine durumuinceleyen Kastamonu İl yönetim Kurulunun 12/12/1952 gün ve 795 sayılıkararında; Pazaryeri ile Abana merkezi arasında 2700 metre mesafe bulunup bununönemli bir kasımının her iki tarafa ait olmak üzere meskûn bulunduğu, Pazaryeri2225 kişi ve 366 evden, Abana 1446 kişi ve 435 evden ibaret ise de 22/6/1949tarihinde yılmaz, Sınarcık ve Bahçe köyleri ile birleşerek Mart 1952 tarihindeBelediye örgütü kurulmuş olan Pazaryeri'nin altı dere ve üstü dağ olmasıbakamından gelişme alanının ancak Abana'ya doğru olduğu, Abana ilçe merkezininize kıyıda, vapurların uğradığı bir iskele olmakla beraber doğuya, batıya vegüneye elverişli gelişme alanlarına da malik olması bakımından üstün tutulacakbir durumda bulunduğu ve aynı zamanda güzel manzaralı ve plajı bulunmasıdolayısıyle turistik bir yer olabilecek durumda olduğu, Pazaryeri'nin doğu,batı ve güneyinde gelişme alanları bulunmaması yüzünden ileride genişlediğineAbana ile birleşmesinin coğrafi ve iktisadi bir zorunluk olduğu, Abana'dahükümet binası, ilk ve orta okul, dispanser, Jandarma, cezaevi, tekel ve P.T.T.daireleri gibi bina ve kurumlar bulunduktan başka, imar planı yapılmış olupbasınçlı su tesisleri ihale edilmiş bu tesislerin boş kalacağı, Pazaryeri'ndebunları içine alacak bir alan dahi bulunamıyacağı ileri sürülerek Abana'nınsiyasi, idari, iktisadi ve coğrafi bakımdan ilçe merkezi olmasının zorunlubulunup merkezin değiştirilmesi için akla yatkın hiçbir neden olmadığıbelirtilmiştir.
Kastamonuİl Genel Meclisinin Mülkiye Komisyonunun 25/12/1952 günlü raporunda az önceanılan İl Yönetim Kurulu raporunda belirtilen gerekçeler benimsenerek Abana'nınmerkez olarak kalmasının zorunlu bulunduğuna oy birliğiyle karar verilmiş ve İlGenel Meclisinin 30/12/ 1952 günlü toplantısında bu rapor, oy çokluğu ile,olduğu gibi kabul edilmiştir.
8-1945 ten 1953 e değin yapılan seçimlerde pazaryeri'nin ve Abana 'nın hangipartilere oy vermiş bulundukları yolunda yapılan soruşturma sonucunda : 17 Ekim1948 de yapılan milletvekili ara seçimine yalnızca C.H.P. nin katıldığı veadayın Abana merkezinden 706, Pazaryeri merkezinden ise 112 oy almış bulunduğu,3 Eylül 1950 deki Abana Belediye seçimine C.H.P. ve M.P. katıldığı seçimde C.H.P.adayının 253 oy aldığı, M.P. adayına ise oy çıkmamış bulunduğu, 16 Eylül 1951tarihinde yapılan milletvekili ara seçiminde Pazaryeri'nde M.P. adayının 9, C.H. P adayının 7, D. P. adayının 568 oy aldıkları, Abana merkezinde ise MilletPartisi adayının 18, D. P. adayının 32, C.H.P. adayının ise 216 oy aldıkları,20 Ocak 1952 de yapılan Pazaryeri - Bozkurt Belediye seçimine- C.H.P. ninkatılmadığı, D. P. adaylarının 508 oy almış oldukları, M. P. adayına oyçıkmadığı anlaşılmıştır. Bu dönemde yapılan öbür seçimlere ilişken bir bilgiveya belge elde edilememiştir.
Ç)Esasın incelenmesi ve kararın gerekçeleri :
İstenilenbilgilerin toplanması ve belgelerin gönderilmesî üzerine düzenlenen ek raporlaesasa ilişkin rapor ve dosyadaki bütün kâğıtlar incelendi, gereği görüşülüpdüşünüldü :
İlkönce şunu hatırlatalımki, Anayasa'nın geçici 9 uncu maddesinin ikincifıkrasında eski kanunlar için açılacak iptal dâvalarının şimdiki Anayasa'yaaykırılık nedeni ile açılacağı ilkesi benimsenmiştir. Bu bakımdan 1953 yılındakabul edilmiş bulunan dâva konusu kanunun Anayasa'ya uygunluk veya aykırılıkyönünün şimdiki Anayasa'ya göre belli edilmesi zorunludur.
l-Merkezî idarenin kuruluşuna ilişkin ilkeleri gösteren Anayasa'nın 115 incimaddesinin l ve 2 nci fıkralarında şöyle denmektedir :
"Türkiye,merkezi idare kuruluşu bakımından coğrafya durumuna, iktisadî şartlara ve kamuhizmetlerinin gereklerine göre, illere; iller de diğer kademeli bölümlereayrılır.
İllerinidaresi yetki genişliği esasına dayanır."
Buhükme göre, Türkiye'nin gerek illere ayrılmasında, gerekse illerin öbürkademeli bölümlere ve bu arada ilçelere ayrılmasında gözönünde tutulacak olanölçü, coğrafya durumu, iktisadî koşullarla kamu hizmetlerinin gerekleridir.İdarî kademelere bölünmede bu anılan ölçülerin gözönünde tutulması ilkesi, bukademelerin merkezlerinin belli edilmesinde de öncelikle uygulanır : Çünkü, ilveya ilçenin veya diğer bir kademenin merkezi demek, oranın işlerinintoplandığı en önemli bir yer demektir. Bu bakımdan bir idarî bölümünmerkezinin, coğrafya durumu, iktisadî koşullar ve kamu hizmetleriningereklerine göre en uygun bir yerde bulunması Anayasa buyruğu olduğu gibi, birmerkezin değiştirilmesinde dahi yeni merkezin coğrafya durumu, iktisadîkoşullar ve kamu hizmetlerinin gereklerine göre eskisinden daha üstün bir yerniteliğini taşıması da, yine Anayasa buyruğudur. Demek ki, merkezdeğiştirmelerinde yeni merkezin eski merkeze göre coğrafya durumu, iktisadîkoşullar ve kamu hizmetlerinin gerekleri bakımından daha üstün olduğu açıkçaanlaşılmadıkça, böyle bir değiştirme Anayasa'ya uygun sayılamaz. .
a)Dâva konusu hükmü teklif edenlerin gerekçeleri (C/3 de açıklandığı üzere),Abana'nın coğrafya durumu, iktisadî koşullar ve kamu hizmetlerinin görülmesibakımından Bozkurt'tan çok aşağı bir durumda bulunduğu ve ilçe içindekiköylerin çoğunluğunun kendilerine gönderdiklerini bildirdikleri tutanaklarlamerkezin Bozkurt'a kaldırılmasını istemiş olmalarının da halk iradesinin saygıgösterilmesi gerekli bir ortaya çıkışı olduğu düşüncelerine dayanmaktadır.Büyük Millet Meclisi içişleri Komisyonunun raporuna (C/4) temel olan üç kişilikalt komisyonun raporunda ise (C/6), bu düşünceler özellikle sonuç bakımındanbenimsenmiştir. Buna karşılık, Kastamonu İl Yönetim Kurulu ve halkın usulünceseçilmiş temsilcilerinden meydana gelen îl Genel Meclisi, kanunu teklifedenlerin ve kabul edenlerin görüşlerine aykırı olarak Bozkurt'un üstün durumdaolmadığını ve her iki yerin de az bir süre sonra birleşeceğini ve aralarındaiki kilometre kadar bir uzaklık bulunduğunu bildirmişlerdir. (C/7),Unutulmamalıdır ki, gerekli Yönetim Kurulu gerekse İl Genel Meclisi, 5442sayılı ve 10/6/1949 günlü İl İdaresi Kanununun 2 nci maddesinin D bendininkesin hükmü uyarınca, ilce merkezinin değiştirilmesi konusunda, düşüncelerininalınması zorunlu bulunan kumlardır. İl Yönetim Kurulunun kararı ile İl GenelMeclisinin kararını incelemiş bulunduğu anlaşılan Türkiye Büyük Millet Meclisiiçişleri Komisyonunda kurulan ve yerinde inceleme yapmış olan alt komisyonteklifi vanan milletvekillerinin iki merkezin sosyal ve iktisadî durumlarımbelirtmek amacıyla ileri sürdükleri sayılarla İl Yönetim Kurulu kararına ve İlGenel Meclisi kararına dayanak olan sayılar arasındaki başkalıkları gözönündetutarak kesin sayılara dayanan bir takım gerçekler ileri sürmesi ve böylece İlYönetim Kurulu ile İl Genel Meclisi kararlarını çürüterek durumu iyiceaydınlatması gerekirken, her nedense bu yola gitmemiş ve genel bir takımsözlerle görüşünü desteklemeyi daha uygun bulmuştur: özellikle Bozkurt'undoğuya ve batıya ve güneye doğru gelişmesine dağların engel olduğu. Abana'nınturizm bakımından gelişmekte bulunduğu yollu gerekçeler üzerinde de hiçdurmamış ve her iki kasabanın birbirine doğru gelişmekte bulunduğunu vearalarındaki açıklığın yakında kapanacağını gözönünde tuttuğu ve raporun sonbölümüne yazdığı halde bu durumu değişikliğin yapılmaması yolunda değil,değişikliği haklı gösteren bir etken olarak değerlendirmiştir. Yine, bu afiKomisyon, halkoyu bakımından hiç bir hukukî değeri olmayan ve köylülertarafından düzenlendiği bildirilen bîr takım tutanakları demokrasigereklerinden sayarak düşüncesine esas tuttuğu halde halkın kanun hükümlerinceseçilmiş temsilcisi bulunan İl Genel Meclisinin vardığı sonucu hiçe saymıştırve yine olayda tarafsız durumda bulunan il memurlarından meydana gelen İlYönetim Kurulu kararım neden dolayı benimsemediğini göstermek gereğini dahiduymamıştır. Her hangi bir konuda doğru sonuca varabilmek için son sözüsöyleyecek durumda bulunanların, kendi görüşlerine karşıt olan düşüncelerinhepsini ele alarak neden ötürü benimsemediklerini, gerçeği olabildiğince nesnelkanıtlarla (Objektif delillerle) yansıtarak, açıklamaları zorunludur. Burada bumantık kuralım gerek Alt Komisyon, gerekse İçişleri Komisyonu, hiçesaymışlardır. Büyük Millet Meclisi Genel Kurulundaki görüşmeler dahi. bu durumudeğiştirmiş değildir; görüşmeler sırasında, teklifte bulunanların dayandıklarısayıların gerçeğe uygun bulunmadıkları dahi ortaya atılmış ve buincelemelerdeki eksiklik büsbütün belirgin bir duruma girmiştir.
Bütünbunlar Bozkurt'un Abana'ya göre üstün durumda olduğu iyice tesbit edilmeksizinMillet Meclisince merkez değiştirilmeye ilişkin hükmün kabul edildiğinigöstermektedir. Dosyada bulunan belgelerde ve özellikle tarafsız memurlardankurulu olan İl Yönetim Kurulunun raporunda (C/7) anılan sayılar ve verilenbilgiler karşısında merkezin Bozkurt'a kaldırılmasını gerekli saydıracakbelirgin bir üstünlük görülememektedir. Demek ki, Anayasa'nın aradığı koşullargerçekleşmeksizin dâva konusu hüküm, Meclisçe kabul edilmiştir; bu bakımdanAnayasanın 115.inci maddesinin l inci fıkrası hükmüne aykırıdır ve iptaledilmelidir.
b)1945 te Abana'nın ilçe merkezi yapılmasının haksız olduğu, dâva konusu kanunailişkin teklifin gerekçesinde ileri sürülmüş (C/3-C/ dd) ve buna kanıt olmaküzere, o zamanki iktidarın kendi yararına oy sağlamak amacını güttüğübildirilmiştir. 1945 yılında C.H.P. tek parti olarak iktidarda bulunmakta idive karşısında hiç bir parti yoktu. Gerçekten, biri iktidar, öbürü, muhalefetolmak üzere iki partinin varlığı, ancak Ocak 1946 da Demokrat Partininkurulmasiyle başlamaktadır. Abana ilçesinin kuruluş hazırlıklarının çok öncedenbaşlamış olması, işin gereğidir. Buna göre daha 1944 yılında ileride ikinci birparti kurulacağını ve Abana'nın çoğunluğunun o partiye eğilim göstereceğini, ozamanki iktidarın iki yıl önceden kestirmiş ve kendi yararına tedbir almayoluna gitmiş bulunduğu ortaya atılmaktadır ki bu iddia akla yatkın görülemez;kaldı ki 1953 teki duruma göre bile Bozkurt'un Abana'ya üstünlüğü kesinlikle anlaşılamamaktadır.Halbuki Bozkurt 1949 da komşu iki köyle birleştirilmiş ve böylece 1953 te, 1945tekinden daha geniş bir duruma getirilmiştir.
2-Anayasa'nın "Seçme ve Seçilme Hakkı" başlıklı 55 inci maddesinde :"Vatandaşlar kanunda gösterilen şartlara uygun olarak, seçme ve seçilmehakkına sahiptir.
Seçimler,serbest, eşit, gizli, tek dereceli genel oy, açık sayım ve döküm esaslarınagöre yapılır" denilmektedir. Buna göre seçimlerin serbestliğini doğrudandoğruya veya dolayısiyle bozmaya elverişli bulunan veya bozmak amacı ilekonulmuş olan bütün hükümler, Anayasa'ya aykırı niteliktedir. Yukarıda (l de)açıklandığı üzere Anayasa'nın idarî bölümlere ilişkin 115 inci maddesi hükmüneayları olarak iptal konusu kanun, kabul edilmiş bulunmaktadır. Daha önce (C/8de) açıklandığı gibi, bir takım seçimlerde Abana'lıların C.H.P. ye veBozkurt'ların ise iktidar partisi olan D.P. ye oy verdikleri anlaşılmaktadır.Ortada ilce merkezinin değiştirilmesi için Anayasa'ya uygun bir nedenbulunmamasına ve Büyük Millet Meclisi görüşmeleri sırasında bu kanunun yalnızcaAbana'lıları siyasî eğilimlerinden, daha açıkçası, seçimlerde C.H.P. ni tutankimseler olmalarından dolayı cezalandırmak için tekli' edildiğinin ilerisürülmüş bulunmasına ve bir takım seçimlerde Abana'lıların sürekli olarakC.H.P. yi benimsediklerinin sabit bulunmasına göre dâva konusu hükmün kabulüile seçimlerde yurttaşların serbestçe oy kullanmalarının sınırlandırılması vesonraki seçimler bakımından onların etki altında bırakılması yoluna gidildiğiveya böyle bir yol tutulmadığı düşünülse bile, bu hüküm yüzünden yurttaşlarüzerinde bir korkunun seçim propagandası sırasında ortaya sürülebileceksöylentilerle pek kolaylıkla yaratılabileceği ve seçim serbestliğininrahatlıkla etkileyebileceği anlaşılmaktadır. Buna göre dâva konusu hükümAnayasa'nın 55 inci maddesine de aykırıdır ve bu bakımdan dahi iptaledilmelidir.
3-Anayasa'nın "Cumhuriyetin nitelikleri" başlıklı 2 nci maddesinde,"Türkiye Cumhuriyeti, insan haklarına ve başlangıçta belirtilen temelilkelere dayanan, millî, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk devletidir."denilmektedir. Hukuk devletinin tanımına giren bir çok unsurlardan birisi de,kamu yararı düşüncesi olmaksızın, başka deyimle, yalnızca özel çıkarlar içinveya yalnızca belli partilerin veya kişilerin yararına olarak herhangi biryasanın kabul edilmiyeceğidir. Buna göre çıkarılması için kamu yararıbulunmayan bir kanun, Anayasa'nın 2 nci maddesi hükmüne aykırı nitelikte olurve dâva açıldığında iptali gerekir. Yukarıda (l ve 2 nci bentte) açıklandığıüzere, dâva konusu kanun idari bölümlere ayırmada veya bu bölümlerin merkeziniseçme yahut değiştirmede kamu yararının ölçüsünü bildiren Anayasa'nın 115 incimaddesi hükmüne aykırıdır ve aynı zamanda Anayasa'nın 55 inci maddesiningüvenlik altına almak istediği seçim serbestliği ilkesine dahi aykırıniteliktedir. Demek ki bu kanunun konulusu kamu yararı düşüncesine değil, bunundışında kalan düşüncelere dayanmaktadır. O halde bu hüküm, Anayasa'nın 2 ncimaddesindeki hukuk devleti ilkesine aykırı olması dolayısiyle de iptaledilmelidir.
4-Dâva konusu kanunun temeli olan l inci madde hükmünün iptali karşısında bununyürütülmesine ve yürürlük gününe ilişkin bulunan öbür iki maddesinin dahiiptali gerekmiştir.
SONUÇ:
1.Abana İlçe merkezinin Bozkurt- Pazaryeri kasabasına nakli hakkında 21/12/1953günlü ve 6203 sayılı kanunun tümünün Anayasa'nın 2, 55 ve 115 inci maddelerineaykırı olduğundan iptaline,
2.İptal hükmünün Anayasa'nın 152 ve 44 sayılı Kanunun 50 inci maddeleri uyarınca25/12/1967 gününde yürürlüğe girmesine 27/6/1967 gününde oybirliği ile kararverildi.
Başkan
İbrahim Senil
Başkanvekili
Lütfi Ömerbaş
Üye
İhsan Keçecioğlu
Üye
Salim Başol
Üye
Fazlı Öztan
Üye
Celâlettin Kuralmen
Üye
Hakkı Ketenoğlu
Üye
Fazıl Uluocak
Üye
Muhittin Taylan
Üye
İhsan Ecemiş
Üye
Recai seçkin
Üye
Ahmet Akar
Üye
Halit Zarbun
Üye
Ziya Önel
Üye
Muhittin Gürün
MUHALEFETŞERHİ
Budosya ile açılmış bulunan iptal dâvası, Abana tice merkezinin Bozkurt'a naklinisağlayan 21/12/1953 günlü ve 6203 sayılı Kanunun iptalini hedef tutmaktadır.
Sözkonusu kanun, 2 nci maddesi hükmü gereğince, Resmî Gazete ile neşredildiği29/12/1953 gününde yürürlüğe girmiş ve aynı günde hükümlerini yerine getirerekAbana'yı ilce merkezi olmaktan çıkartarak köy hâline indirmiş ve Bozkurt'u dailçe merkezi yapmıştır. Bu suretle söz konusu kanun, hükmünü o tarihte ve birdefada yürütmüş ve etkisini tamamlamıştır. Artık bu gün için bu kanunadayanılarak yeni bir işlem yapılması veya yeni bir hukukî sonuç verecek bîrharekete girişilmesi mümkün değildir. Filvaki sözü geçen kanun halen deyürürlükte bulunmaktadır. Ancak bu kanunun hukukî etkisi, yeni olaylara uygulanarakyeni hukukî sonuçlar meydana getirecek nitelikte olmayıp vaktiyle tamamlanmışolan bir işlemin, yani Abana İlçesinin adının Bozkurt olarak değiştirilmiş veilce merkezinin de Bozkurt'a nakledilmiş olmasının kanuni mesnedi olmaktanibaret bulunmaktadır.
Anayasa'nıngeçici 9 uncu maddesi, Anayasa'dan evvelki kanunlar hakkında iptal dâvasıaçılabilmeğini, Anayasa Mahkemesinin görevine başladığı tarihte yürürlükteolmaları şartına bağlanmıştır. Bundan maksadın, Anayasa Mahkemesinin görevebaşladığı tarihten sonra, herhangi bir kanunun Anayasa kurallarına aykırınitelikte sonuç verecek uygulamalarına imkân vermemek olduğu aşikardır. Dahaaçık bir deyimle, Anayasa'dan sonra herhangi bir hükmün bir olayda uygulanmasısüretile Anayasa kurallarına aykırı bir sonucun ortaya çıkmasını önlemek veAnayasa'ya aykırı nitelikteki hükümlerin uygulanması kapılarını kapatmakmaksadiyle geçici 9 uncu maddenin kabul edildiği meydandadır. Bunaenaleyhgeçici 9 uncu maddedeki "Anayasa Mahkemesinin görevine başladığı tarihteyürürlükte olan herhangi bir kanun" ifadesindeki (Yürürlükte olan)terimini bu maksat içinde yorumlamak gerekir.
Busebeplerle Anayasa Mahkemesinin göreve başladığı tarihten önce açık veya kapalıolarak yürürlükten kaldırılmış bulunan kanunlar hakkında iptal dâvasıaçılamıyacağı gibi, vaktiyle tesis ve ikmal ettiği bir hukukî durumun dayanağıolmağa devam etmekten başka hiç bir hukukî etkisi ve Anayasa'dan sonra meydanagelecek yeni bir olaya uygulanarak yeni bir hukukî sonuç doğurma istidadıkalmamış olan ve bu nitelikleri ile Anayasa kurallariyle çelişecek biruygulamaya meydan verme durumunda olmayan kanunların da, iptal dâvasına konuyapılmaması gerekir.
Diğertaraftan böyle bir kanunu, iptal dâvasına konu yapmakta hukukî yarar da yoktur.Zira bu nitelikteki bir kanunun, meselâ dâva konusu olan 6203 sayılı Kanunun,Anayasa'ya aykırı olduğu yukarıki kararda açıklanmış bulunan yönlerdekietkilerini o tarihte yapmış olup artık bugünkü şartlar içinde o etkileridevam ettirmesi söz konusu bile değildir. Bu bakımdan böyle bir kanunun iptaledilmesi ile herhangi bir sonuç alınması ve hukukî herhangi bir yararsağlanması mümkün değildir.
Kaldıki Anayasa'dan önce etkisini yapmış ve bitirmiş bulunan bu gibi kanunlarhakkında açılan iptal dâvalarına bakılması Anayasa'nın 152 ve AnayasaMahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri hakkındaki 22/4/1962 günlü ve 44sayılı Kanunun 50 inci maddesi hükümlerine de uygun değildir. Zira bumaddelerde iptal kararlarının geriye yürümeyeceği açıkça yazılıdır. Halbuki,yukarıda açıklanan nitelikte olan, dâva konusu kanun hakkındaki isteminincelenmesi sonucunda verilecek karar, 29/12/1953 tarihinde bütün neticeleriylehükmünü yürüterek bir ilce merkezini köy ve diğer bir mahalli ilce merkezihaline getirmiş olan bir kanunu iptal etmek suretiyle, on dört yıl önce olmuş -bitmiş bir olaya etki yapacak ve bu iki mahalli on dört yıl önceki durumlarınaiade etme sonucunu, ister istemez, doğuracaktır. Anayasa Mahkemesinin; sadeceönüne getirilen kanunu incelemekle görevli olup kararının meydana getireceğisonuçla ilgilenmekle yükümlü bulunmadığı düşüncesi yerinde değildir. ZiraAnayasa'nın ve kanunun yukarıda yazılı bulunan hükümlerinin, AnayasaMahkemesini de bağlayacağı tabiidir. Bu sebeple, verilecek karar, niteliğiitibariyle kendiliğinden geriye yürüme zorunluğunu doğuruyorsa Mahkememiz bunitelikte bir karar vermemeli ve bu yolda sonuçlanacak bir incelemeye degirişememelidir. Aksi taktirde kanunların Anayasaya uygunluğunun denetiminiyapmakla görevli olan Anayasa Mahkemesi, Anayasa'ya uygun olmayan bir kararverme durumuna düşer.
Konuyailişkin başkaca düşüncelerimiz, 5/6/1964 günlü ve 11720 sayılı Resmî Gazete'deyayınlanmış bulunan 20/3/1964 günlü ve 1964/2 - 23 sayılı Anayasa Mahkemesikararma ait muhalefet şerhinde açıklanmıştır.
Sonuçolarak; dâvanın, esastan incelenmesine geçilmeden önce, yukarıki nedenlerlereddolunması gerektiği kanısındayız.
Üye
A. Şeref Hocaoğlu
Üye
Celâlettin Kuralmen
Üye
Muhittin Gürün