ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas No.:1963/152
Karar No.:1964/66
Karar tarihi:3/11/1964
Resmi Gazete tarih/sayı:17.3.1965/11955
Davacı: C. H. Partisi T. B. M. Meclisi Grupu
Dâvakonusu : 3530 sayılı Beden Terbiyesi Kanununun 4 üncü maddesindeki"Gençler için kulüplere girmek ve boş zamanlarında beden terbiyesine devametmek mecburidir." şeklindeki hükümle, 13 üncü maddesinde yer alan"Gençlerin beden terbiyesi ve sporu, bu kanun ile kurulacak ve bu kanunhükümlerine intibak ettirilecek kulüpler ve gruplar vasıtasıylayaptırılır." yolundaki hükmün Anayasa'nın 21. ve 29 uncu maddelerineaykırı olduğu ileri sürülerek iptallerine karar verilmesi istenilmiştir.
İNCELEME:
AnayasaMahkemesi İçtüzüğünün 15 inci maddesi uyarınca 8/3/ 1963 tarihinde yapılan ilekincelemede dosyada görülen bazı eksikliklerin 15 gün içinde tamamlanmasınakarar verilmiştir. Bu eksikliklerin verilen süre içinde tamamlandığıanlaşılmakla işin esasının incelenmesine 12/4/1963 günlü oturumda kararverilmesi üzerine hazırlanan rapor, iptali istenen kanun ve ilgili Anayasahükümleri ile gerekçeleri ve bu hususa ilişkin T. B. M. Meclisi ve TemsilcilerMeclisi tutanak zabıtları okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı,iptali istenen hükümlerin Anayasa'nın 21. ve 29 uncu maddelerine aykırıbulunduğunu ileri sürmekle yetinmiş ve başkaca açıklama yapmamıştır.
İptalistemi, 3530 sayılı kanunun 4 üncü maddesindeki "Gençler için kulüpleregirmek ve boş zamanlarında beden terbiyesine devam etmek mecburidir." ve13 üncü maddesindeki "Gençlerin beden terbiyesi ve sporu bu kanun ilekurulacak ve bu kanun hükümlerine intibak ettirilecek olan kulüpler ve gruplarvasıtasıyla yaptırılır." şeklindeki hükümlere ilişkin olduğundan öncehükümleri kapsayan maddelerin gözden geçirilmesi gerekir,
3530sayılı Beden Terbiyesi Kanununun 4. ve 13 üncü maddeleri şöyledir :
"Madde4- Gençler için kulüplere girmek ve boş zamanlarında beden terbiyesine devametmek mecburidir. Hangi yaştaki vatandaşların ne kadar müddetle ve hangimevsimlerde spor mükellefiyeti altında bulunacakları ve ne gibi devair vemüesseselerde beden hareketlerinin tatbiki lâzım geleceği icra Vekilleri Heyetincetâyin olunur."
"Madde13- Gençlerin beden terbiyesi ve sporu bu kanun ile kurulacak ve bu kanunhükümlerine intibak ettirilecek olan kulüpler ve gruplar vasıtasıylayaptırılır.
Mektepve kışla dışında 50 ve daha çok beden terbiyesi mükellefiyeti çağında yurttaşbulunan köy, kasaba, şehir ve münferit mahallerde kulüp, elliden az yerlerdespor grupları kurulur.
BedenTerbiyesi mükellefiyeti çağında yurttaş sayısı 500 den fazla olan kasaba veşehirlerde her kulübe 500 den fazla ve 200 den noksan düşmemek şartı ile kasabave şehir kulüpleri tesis olunabilir.
Bukulüplerin ve grupların imkân ve lüzumuna göre tesisi ve kulüplerin bu kanunhükümlerine göre tevhidi, tefriki ve feshi Genel Direktörülüğün göstereceğilüzum üzerine icra Vekilleri Heyetince kararlaştırılır."
4üncü maddedeki hükme göre gençlerin kulüplere girmeleri ve boş zamanlarındabeden eğitimi yapmaları mecburidir. Bu durumda gençlerin istekleri söz konusuolmayıp, bir yükümlülük ve zorunluluk sistemi içinde beden eğitimi yapmalarıesastır.
13 üncümaddenin iptal istemine konu teşkil eden ilk fıkrası da, gençlerin zorunlu halesokulan beden eğitimi ve sporunun bu kanun ile kurulacak ve bu kanunhükümlerine intibak ettirilecek olan kulüpler ve gruplar vasıtasıylayaptırılacağını belirtmektedir.
3530sayılı Kanun Tasarısının söz konusu hükümleri, Garp memleketlerinin, kuşaklarıniyileştirilmesini ve yurttaşların üstün nitelikte yetiştirilmesini, yurtsavunmasının ve ekonomik kalkınmanın en önemli etkeni saydıklarından spor vebeden eğitimine çok önem verdikleri ve spor işlerinin yürütülmesini yalnızDevlet hizmetleri arasına almakla yetinmeyip, ona Devlet mekanizması içindemillî eğitim ve sağlık işleri gibi yer verdikleri ve spordaki geriliğimizi kısabir zamanda gidermek için bu alanda kuvvetli otorite ve disiplin kurmakihtiyacında olduğumuz gerekçesine dayanılarak kabul edilmiştir.
Dâvayadayanak gösterilen Anayasa'nın 21. ve 29 uncu maddeleri şöyledir :
"Madde21- Herkes bilim ve sanatı serbestçe öğrenme ve öğretme, açıklama yayma ve bualanda her türlü araştırma hakkına sahiptir,
Eğitimve öğretim, Devletin gözetim ve denetimi altında serbesttir.
Özelokulların bağlı olduğu esaslar, Devlet okulları ile erişilmek istenen seviyeyeuygun olarak kanunla düzenlenir.
Çağdaşbilim ve eğitim esaslarına aykırı eğitim ve öğretim yerleri açılamaz."
"Madde29- Herkes, önceden izin almaksızın dernek kurma hakkına sahiptir. Bu hak,ancak kamu düzenini veya genel ahlâkı korumak için kanunlasınırlanabilir."
Gençlerin,beden eğitimi ile ve sporla zorunlu ve yükümlü tutulmaları esasının Anayasanınhangi hükümleri ile çeliştiğini anlayabilmek için önce bu faaliyetin nasıl birnitelik taşıdığını belli etmek gerekir.
Bilimve fikir eğtiminin yanı sıra insan hayatında önemli bir yer alan ve vücuduçalıştırmak arzusundan doğan beden eğitiminin ve sporun geliştirilmesinineğitim ve öğretim yolları ile sağlanabileceği şüphesizdir. Ancak bu faaliyetine Anayasanın 42 nci maddesinde yazılı memleket ihtiyaçlarının zorunlu kıldığıalanlarda vatandaşlık ödevi niteliğini alan beden veya fikir çalışmaları ve nede 60 ıncı maddesinde yer alan vatandaşın yurt savunmasına katılması şeklindekibir askerlik yükümü olarak nitelendirmeye yer yoktur. Hal böyle olunca bedeneğitimini ve sporu ancak Anayasanın 21 inci maddesinde yer alan bir eğitim veöğretim niteliğini taşıyan bir faaliyet olarak kabul etmek gerekir.
3530sayılı kanunun l inci maddesinde, yurttaşın fizik ve moral kabiliyetlerininulusal ve devrimci amaçlara göre gelişimini sağlayan oyun, jimlastik ve sporhareketlerini yürütmek için Başvekâlete bağlı bir (Beden Terbiyesi GenelDirektörlüğü) kurulduğunun açıklanması da bu fizik ve moral kabiliyetlerineğitim ve öğretim yoluyla geliştirmek istendiğinin açık bir ifadesidir. Eğitimve öğrenim kelimelerinin "bilgileri intikal ettirme, bir şahsı, bir çocuğufizik, ahlâk ve fikir bakımlarından yetiştirmenin sanatı anlamını taşıması dabu düşünceyi desteklemektedir.
Şuhale göre 3530 sayılı kanunun iptali istenen 4. ve 13 üncü maddelerindekihükümleri, önce Anayasa'nın teminatı altında bulunan kişi hürriyeti ilkeleriyleve sonra da Anayasa'nın 21 inci maddesi ve özellikle bu maddenin ikinci fıkraaçısından inceleyerek bir sonuca varmak yerinde olur.
Herne kadar dâva dilekçesinde, iptali istenen hükümlerin Anayasa'nın 29 uncumaddesine de aykırı olduğuna değinilmekte ise de bu ınadde, herkesin öncedenizin almaksızın dernek kurma hakkına sahip olduğundan ve bu hakkın hangihallerde sınırlanabileceğinden söz etmektedir. İptal dâvasına konu olan 4. ve13 üncü maddelerde yazılı kulüp ve gruplar ise, Cemiyetler Kanununun öngördüğütüzel kişiliğe sahip bir kuruluş olmayıp gençlerin spor yapma yükümünü,zorunluluğunu yerine getirmelerini sağlamaya yarayan ve Beden Terbiyesi UmumMüdürlüğü içinde kanunla vücut birer kuruluş olduklarından dâva konusuhükümlerin Anayasa'nın derneklerle ilgili 29 uncu maddesi ile bir ilişkisibulunduğu kabul edilemez.
Anayasa'nın(Temel haklar ve ödevler) başlığı altındaki 10 uncu maddesinde, herkesin,kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez temel hak ve hürriyetlerine sahipolduğu, Devletin kişinin temel hak ve hürriyetlerini fert hürriyetlere sahipolduğu, Devletin kişinin temel hak ve hürriyetlerini fert te sınırlayansiyasal, ekonomik ve sosyal bütün engelleri kaldıracağı; insanın maddi vemanevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlayacağı ve 11 incimaddesinde de, temel hak ve hürriyetlerin Anayasa'nın sözüne ve ruhuna uygunolarak ancak kanunla sınırlanabileceği ve kanunun kamu yararı, genel ahlâk vesosyal adalet ve millî güvenlik gibi sebeplerle de olsa bir hakkın vehürriyetin özüne dokunamıyacağı açıklanmıştır.
Anayasa,hürriyetler rejimi plânlarında kişi haklarını ve ödevlerini en başta ele almışbulunmaktadır. Bu konu ile ilgili Anayasa Komisyonu gerekçesinde; özetle;"Kişi haklarının, Anayasa tarihimizde uzun bir gelişmenin ulaştığı birmerhalenin ifadesi olduğu, tasarıda genel mahiyeti ile kişi haklarının iktidarısınırlayıcı bir demokratik prensip olarak yer aldığı, siyasi iktidarın sınırıolarak kişi hak ve hürriyetlerinin kendi sınırlarını belli etmesinin, kanunkoyucunun takdirine mutlak olarak bırakılmadığı, kanun koyucunun, hürriyetleritanziminin sınırı esas itibariyle Anayasanın kendisi tâyin ettiği, Anayasanınbir yandan geniş bir kişi hak ve hürriyetini tanzim ederken, bir yandan dakanun koyucunun bunları hangi ahvalde, hangi düşünce ile ne ölçüdesımrlayabileceğine işaret ettiği ve nihayet bu sınırlamanın, her halükârdahürriyet ve hakkın özünü tehlikeye sokacak noktaya kadar gidemiyeceği.)açıklanmıştır.
"Herkeskişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vezgeçilmez temel hak vehürriyetlere sahiptir." demek suretiyle kişilerin temel hak vehürriyetlerini teminat altına alan Anayasanın 10 uncu maddesinin birincifıkrasının gerekçesinde de, özet olarak "Genel haklar bölümünde yer alanbu ilk maddenin birinci fıkrasında bu hakların müşterek vasıflarınınbelirtildiğine, doktrin münakaşalarına yer bırakmamak için eski Anayasamızdaolduğu gibi bu hakların tabii hukuka dayandığının ifade edilmediğine, fakatonların siyasi iktidarın arzu ve takdirine göre yok edilmiyecek haklardanolduğunun kesin surette belirtildiğine." değinilmektedir.
Şuhale göre Anayasa, kişinin temel hak ve hürriyetlerini ana kurallarla kesinsurette düzenledikten sonra, kanun koyucunun bunları hangi ahvalde ve hangidüşüncelerle ve ne ölçüde sınırlayabileceğini ayrık bir şekilde yine kendisibelli etmiş ve ancak bu sınırlamanın bir hakkın ve hürriyetin özünedokunamıyacağını da kesinlikle açıklamıştır.
Buhak ve hürriyetlerin kanun koyucu tarafından sınırlanmasında gözönündetutulacak gaye olarak kaydedilen hususlar yerine göre yine Anayasadabelirtildiği ve ayrık bir nitelik arzedecek olan bu kayıtların ancak mevridinemünhasır olması gerekeceği cihetle kanun koyucunun herhangi bir konuyudüzenlerken bu esaslara bağlı kalması gerekeceği tabiidir.
Anayasa,teminatı altında aldığı, kişi hak ve hürriyeti ilkelerini genel hükümlerbölümünde ana kural ve ayrıntılarla birlikte böylece belirtmekle yetinmeyerekeğitim ve öğretim konusunu ayrıca ele almış ve 21 inci maddesi ile açık vekesin esaslar koymak suretiyle düzenlemiştir.
Anayasanın(Bilim ve sanat hürriyeti) kenar başlığı altındaki söz konusu 21 incimaddesinin birinci fıkrasında, herkesin bilim ve sanatı serbestçe öğrenme veöğretme, açıklama yayma ve bu alanlarda her türlü araştırma hakkına sahipolduğu belirtildikten sonra, ikinci fıkrasında, Eğitim ve öğretim, Devletingözetim ve denetimi altında serbesttir." denilmektedir. Görülüyor ki bumaddede eğitim ve öğretim hürriyetinin herhangi bir düşünce ve nedenle sınırlanabileceğinedair diğer temel hak ve hürriyetlerde olduğu gibi kanun koyucuya yetki verenbir hüküm yer almamıştır. Eğitim ve öğretim Devletin gözetim ve denetimialtında yapılması ise bir sınırlama değildir. Herkes eğitim ve öğretim yapıpyapmamakta serbest olacak, ancak bu eğitim öğretim alanı kanunladüzenlenecektir. Kanun koyucunun, bu gözetim ve denetim esaslarını düzenlerken,Anayasa ilkelerine bağlı kalarak eğitim ve öğretim serbestliğini bozacakherhangi bir hüküm getirmekten kaçınacağı doğaldır.
Şuhalde kişilerin, bir eğitim ve öğrenim konusu niteliğinde olan beden terbiyesive spor yapmalarını yüküm ve zorunluk esasına bağlı tutmamak, bunu kendiisteklerine bırakmak gerekir.
NitekimAnayasanın 50 nci maddesinde; ilk öğrenimin, kız ve erkek bütün vatandaşlariçin mecburi olduğunun ve Devletin okullarında parasız olarak yapılacağınınaçıklanması, 21 inci maddedeki eğitim ve öğretiminin genel olarak serbestolduğu yolundaki ana kuralın bir ayrıntısını teşkil etmektedir.
Eğitimve öğrenim zorunluğu, ancak ilk öğrenim için söz konusu olduğuna göre, bunundışındaki eğitim ve öğrenimi kişilerin yapıp yapmamakta serbest olduklarıesasını bozan sınırlayıcı bir hükmün kanunlarda yer alması Anayasaya aykırıdüşer.
Kuvvetlibir fikir terbiyesinin sağlam vücudda bulunacağı gerçeği karşısında,yurttaşların beden ve fikir bakımından üstün vasıflı insanlar olarakyetiştirilmesi için memleketimizde spor ve beden eğitimine çok önem verilmesiyerinde olur. Ancak, bütün hukuki düzenin Anayasa düzenine uygun olması gerektiğinegöre hangi sebep ve gerekçelere dayanırsa dayansın Anayasa düzeni içindeAnayasaya aykırı bir kanun hükmünün yürürlükte kalmasına yer verilmez.
Busebepler karşısında 3530 sayılı kanunun 4 üncü maddesinde yeralan ve iptaliistenen "Gençler için kulüplere girmek ve boş zamanlarında bedenterbiyesine devam etmek mecburidir." şeklindeki hükmün, Anayasanın 21 incimaddesinin ikinci fıkrasına ve yine Anayasanın teminatı altındaki kişihürriyetleri ilkelerine aykırı olduğundan iptali gerekir.
4üncü maddenin diğer hükümleri, beden eğitimi ve spor yapmayı zorunlu kılan veiptal edilen hükmün uygulama yer, şekil ve zamanının icra Vekilleri Heyetincebilli edileceğine ilişkindir. 4 üncü maddenin, "Gençler için kulüpleregirmek ve boş zamanlarında beden terbiyesine devam etmek mecburidir."şeklindeki hükmünün iptal edilmesi, dâva dışında kalan ve zorunluk esasınadayanılarak getirilen diğer hükümlerin uygulanmaması sonucunu doğurmuşbulunmaktadır.
Herne kadar dâva sadece iptal edilen belirli hüküm aleyhine açılmış ise de AnayasaMahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri hakkındaki 44 sayılı Kanunun 28inci maddesinin son fıkrasında, "Eğer müracaat kanun veya içtüzüğün sadecebelirli madde veya hükümleri aleyhine yapılmış olursa, bu belirli madde veyahükümlerin iptali kanun veya içtüzüğün bazı hükümlerinin veya tamamınınuygulanmaması sonucunu doğuruyorsa, Anayasa Mahkemesi keyfiyeti gerekçesindebelirtmek şartı ile, kanun veya içtüzüğün bahis konusu diğer hükümlerinin veyatümünün iptaline karar verebilir." denilmekte olmasına göre bu fıkrauyarınca 3530 sayılı kanunun söz konusu 4 üncü maddesinin uygulanma yerikalmayan diğer hükümlerinin de iptal edilmesi gerekir.
3530sayılı kanunun 13 üncü maddesinin iptali istenen birinci fıkrası"Gençlerin beden terbiyesi ve sporu bu kanunla kurulacak ve bu kanunhükümlerine intibak ettirilecek olan kulüpler ve gruplar vasıtasıylayaptırılır." şeklindedir.
Görülüyorki; 13 üncü maddenin birinci fıkrası, 4 üncü madde ile konulan bedenterbiyesine devam etmek ve spor yapmak zorunluluğunun uygulanmasına ilişkinesasları kapsamaktadır.
Böyleolunca 3530 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının Anayasa'nın 21inci maddesinin ikinci fıkrasına ve kişi hak ve hürriyetleri ilkelerine aykırıolduğu hakkında yukarıda belirtilen nedenler 13 üncü maddenin birinci fıkrasıiçin de var olduğundan bu fıkranın da Anayasa'ya aykırı bulunduğundan iptaligerekir.
3530sayılı Kanunun 13 üncü maddesinin iptali gereken birinici fıkrası dışında kalandiğer fıkraları, gençlerin beden terbiyesi yükümünü ve zorunluğunu yerinegetirmelerini sağlamak amacı ile konulmuş olduğundan ve 13 üncü maddeninzorunluk esasına dayanan birinci fıkrasının Anayasa'ya aykırılığı dolaysiyleiptali cihetine gidilmesi, bu maddenin dâva dışında kalan diğer fıkralarınınuygulanmaması sonucunu doğuracağından bu fıkraların da 44 sayılı Kanunun 28inci maddesinin son fıkrası uyarınca iptali gerekir.
Sonuç:
1-3530 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinde yer alan "Gençler için kulüpleregirmek ve boş zamanlarında beden terbiyesine devam etmek mecburidir."seklindeki hükmün, Anayasa'nın 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına veAnayasa'nın teminatı altında bulunan kişi hürriyeti ilkesine aykırı olduğundaniptaline ve bu iptal kararı aynı maddenin, dâva dışında kalan diğerhükümlerinin uygulanmaması sonucunu doğurmuş olduğundan 44 sayılı Kanunun 28inci maddesinin son fıkrası uyarınca işbu hükümlerin de iptaline oybirliği ile;
2-Aynı Kanunun 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının, l sayılı bentte belirtilensebeplerden ötürü iptaline üyelerden Asım Erkan, Şemsettin Akçoğlu, İhsanKeçecioğlu, Salim Başol ve Muhittin Gürün' ün muhalefetleriyle ve oyçokluğuile;
Vebu iptal kararı, dâva dışında kalan diğer fıkraların uygulanmaması sonucunudoğurmuş olduğundan 44 sayılı Kanunun 28 inci maddesinin son fıkrası uyarıncaişbu fıkraların da iptaline üyelerden Asım Erkan, Şemsettin Akçoğlu, İhsanKeçecioğlu ve Salim Başol'un bu fıkraların ve Muhittin Gürün'ün de sadece sonfıkranın iptali gerekmiyeceği yolundaki muhalefetleriyle ve oyçokluğu ile;
3/11/1964tarihinde karar verildi.
Başkan
Lütfi Akadlı
Üye
Cemalettin Köseoğlu
Üye
Asım Erkan
Üye
Rifat Göksu
Üye
İ. Hakkı Ülkmen
Üye
Şemsettin Akçoğlu
Üye
İbrahim Senil
Üye
İhsan Keçecioğlu
Üye
A. Şeref Hocaoğlu
Üye
Salim Başol
Üye
Celâlettin Kuralmen
Üye
Ahmet Akar
Üye
Muhittin Gürün
Üye
Lûtfi Ömerbaş
Üye
Ekrem Tüzemen
MUHALEFETŞERHİ
3530sayılı Beden Terbiyesi Kanununun, gençleri kulüplere girmeğe ve boşzamanlarında beden terbiyesine devam etmeye mecbur tutan 4 üncü maddesinin dâvakonusu ilk fıkrası, Anayasa'nın 21 inci maddesinin 2 nci fıkrası hükmüne aykırıolduğundan dolayı, maddenin geri kalan kısmının da uygulanmaması gerektiği için44 sayılı Kanunun 28 inci maddesi uyarınca iptaline karar verilmiştir.
Sözügeçen Kanunun 13 üncü maddesinin dâva konusu olan (Gençlerin beden terbiyesi vesporu bu kanun ile kurulacak ve bu kanun hükümlerine intibak ettirilecek olankulüpler ve gruplar vasıtasiyle yaptırılır) diye yazılı bulunan ilk fıkrasıisteyen gencin bulunduğu mahalde açılan kulüp veya grupda beden terbiyesi vespor yapabileceğini kapsamakta, zorlayıcı bir hükmü ihtiva etmemekte bulunduğucihetle Anayasa'nın herhangi bir hükmüne aykırılığı bahis konusu olamaz. 13üncü maddenin dâva dışında kalan kısmı başlıbaşına uygulanacak nitelikte olup44 sayılı kanunun 28 inci maddesine dayanılarak iptalini gerektiren bir zaruretbulunmamaktadır. Bu sebeplere binaen kararın 13 üncü maddeye taallûk edenkısmına muhalifim.
Üye
Asım Erkan
3530sayılı Beden Terbiyesi Kanununun 4 üncü maddesi ile 13 üncü maddesi arasındakiirtibat aşikârdır. Ancak, 4 üncü maddede yer alan ve belli yaştaki vatandaşlariçin (Kulüplere girerek boş zamanlarında beden terbiyesine devam etmek)mecburiyetini koyan hükmün iptal edilmiş olması, aynı gerekçelerle, 13 üncümaddenin iptalini de gerektirmez.
Bazıkulüpler ve gruplar kurulmuşsa bunlardan - bir mecburiyet altında olmayarak -isteyen gençlerin istifade etmesi ve bundan sonra da, gene isteklilerinistifadesi için, Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğünce yeni kulüpler ve gruplarkurulması Anayasa'nın 21 inci maddesinde yer alan (Eğitim ve öğretim, Devletingözetimi ve denetimi altında serbesttir) hükmüne hiç de aykırı düşmez. Tersine,13 üncü maddenin de iptal edilmiş olması Devletin, kurulmuş ve kurulacakkulüpler veya gruplar vasıtasiyle beden eğitimini teşvik, tanzim ve murakebegibi görev ve yetkilerini ihlâl eder. Bu sebeplerle, kararın 2 nci bendinemuhalifiz.
Üye
Salim Başol
Üye
İhsan Keçecioğlu
Üye
Şemsettin Akçoğlu
MUHALEFETŞERHİ
l-Yukarıki karada, 3530 sayılı Beden Terbiyesi Kanununun 13 üncü maddesininbirinci fıkrası hükmü; (4 üncü madde ile konulan beden terbiyesine devam etmekve spor yapmak zorunluğunun uygulanmasına ilişkin esasları kapsadığı)gerekçesiyle iptal edilmiş bulunmaktadır.
Halbuki3530 sayılı Kanunun, beden terbiyesi mükellefiyetini kuran 4 üncü maddesi hükmübu kararımızla iptal edilmiş olduğuna göre artık ortada uygulanacak birmükellefiyet ve binnetice (Zorunluluk hali) kalmıyacağından sözü geçen kanunun13 üncü maddesinin ilk fıkrası hükmü de, kurulmuş veya kurulacak kulüpler degençlerin kendi arzulariyle spor yapmalarına imkân verecek bir niteliktaşımakta ve bu hüviyetiyle madde hükmü Anayasa'ya aykırı olmadıktan başkamemleket yararına da uygun bulunmaktadır.
Busebeple 13 üncü maddenin birinci fıkrası hükmünün iptal edilmesi mümkündeğildir.
2-3530 sayılı kanunun 13 üncü maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarının hükümleri;beden terbiyesi mükellefiyeti esasına, dayandığına ve bu kararımızla kanunun 4üncü maddesinin iptal edilmiş olması da beden terbiyesi mükellefiyetinikaldırmış bulunduğuna göre artık 13 üncü maddenin söz konusu fıkralarınınuygulanmasına imkân kalmamıştır.
Budurum karşısında 44 sayılı kanunun 28 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmüne dayanılarak13 üncü maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarının hükümlerinin iptal edilmesidoğrudur.
Ancak13 üncü maddenin son fıkrasında yer alan ve gençlerin kendi arzuları ile sporyapmalarına imkân verecek tesislerden ibaret bulunan, Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğünceevvelce kurulmuş veya yeniden kurulacak olan, kulüp ve grupların (Kurulmasına,birleştirilmesine, ayrılmasına ve dağıtılmasına) yetki veren hükmün, bedenterbiyesi mükellefiyeti ile bir ilgisi kalmadığına ve bu kararımızla 3530sayılı kanunun 4 üncü maddesinin tamamının veya 13 üncü maddenin ilk fıkrasıhükümlerinin iptal edilmiş olmaları da; söz konusu son fıkra hükmününuygulanmaması sonucunu doğurmadığına göre, 44 sayılı kanunun 28 inci maddesininikinci fıkrası hükmüne dayanılarak 13 üncü maddenin son fıkrası hükmünün iptaledilmesi mümkün değildir.
Kararabu yönlerden muhalifim.
Üye
Muhittin Gürün