ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas No.:1963/166
Karar No.:1964/76
Karar tarihi:22/12/1964
Resmi Gazete tarih/sayı:28.4.1965/11985
Davacı: Cumhuriyet Halk Partisi Türkiye Büyük Millet Meclisi Grupu
Dâvanınkonusu : (1932 senesinden itibaren tıp fakültesinden neşet edecek tabiplerinmecburi hizmetlerinin lağvı ve Leylî Tıp Talebe Yurduna alınan tıp talebesinintabi olacağı mecburiyetler) hakkındaki 2000 sayılı Kanunun 3 üncü maddesininikinci fıkrasında yer alan ve Anayasa'ya aykırı bulunan hükmün iptaliisteğinden ibarettir.
İNCELEME:
AnayasaMahkemesi içtüzüğünün 15 inci maddesi gereğince yapılan ilk incelemede görüleneksikliğin, davacıya tamamlattırılmasından, esasa dair hazırlanan rapor, ilgilikanun ve Anayasa hükümleriyle gerekçeleri ve görüşme tutanakları okunduktansonra gereği görüşülüp düşünüldü :
l-2000 sayılı Kanunun dâva ile ilgili hükümleri şöyledir :
"Madde2- mecburi hizmeti taahhütle masarifi Devletçe deruhte edilerek Leylî TıpTalebe Yurduna kabul edilmiş olan talebeler, herhangi bir tıp fakültesindentabip olarak neş'etlerinde talebe yurdunda geçirmiş bulundukları zamanın (Tatilzamanları dahi dâhil) iki sülüsü kadar bir müddetle Sıhhat ve İçtimai MuavenetVekâletinin lüzum göreceği mahallerde hizmet ifasına mecburdurlar. Ancak bukabil talebenin yurtta geçirmiş bulundukları zaman ne olursa olsun mecburihizmet müddeti bir seneden az olamaz ..."
"Madde3- İkinci maddedeki hizmetleri kabul etmiyenler veya kabul edip de muayyenmüddeti bitirmeden terkedenler yurtta kendileri için sarfedilen paranın ikimislini ödemeye mecburdur.
Buparayı tamamen vermekten imtina eyliyenler üç aydan bir seneye kadar hapiscezasiyle mahkûm edilir ve para ayrıca alınır.
Birincifıkradaki mecburiyeti ifa etmiyen tabipler mezkûr fıkrada yazılı parayıtamamiyle ödemedikçe resmî ve hususî hiç bir daire ve müessesede istihdamolunamıyacakları gibi serbest tababet icrasından da memnudurlar.
Yukarıkifıkrada yazılı suretle menedilen tabipleri bu memnuiyeti bilerek gerek tabipsıfatiyle ve gerekse başka bir unvan altında sıhhi işlerde istihdam eden hakikiveya hükmi şahıslar bin liradan aşağı olmamak üzere ağır para cezasiylecezalandırılırlar.
LeylîTıp Talebe Yurdunda bir seneden az bir müddet kalmış olan talebeden Yurduterkedenler Yurtta kaldıkları müddet için kendilerine sarf edilen parayıödemeye mecburdurlar."
Buhükümlerden anlaşılmaktadır ki kanunun amacı, önce Tıp Fakültesini bitirenlerinhepsine uygulanan karşılıksız (Mecburi hizmet) i kaldırıp, ancak Leylî TıpTalebe Yurdunda barınarak öğrenimlerini bitirenleri yapılan giderlere karşılıkbelli bir süreyle lüzum görülecek yerlerde çalıştırmaktadır. Bu hizmetinyapılması da, Leylî Tıp Talebe Yurdunda kalmak isteyenlerden bir yüklenmesenedi almak suretiyle sağlanacaktır. Bu yüklenmeye karşılık, verilen hizmetkabul edilmez veya kabul edilip te süre bitmeden önce bırakılırsa yapılangiderler iki kat alınacak, bu giderleri vermiyenler üç aydan bir yıla kadarhapis cezasiyle cezalandırılacakdır. Davacının Anayasa'y a aykırı gördüğü,kanunun 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan bu hapis hükmüdür.
2-Yurdun bir çok yerlerinde hekim olmadığı, yalnız isteme bırakılırsa-özelliklemahrumiyet bölgelerinde - hekim İhtiyacının kolay kolay sağlanamıyacağıdüşünülünce kanunun, kamu yararına olduğundan şüphe edilemez.
Anayasa'nın11 inci maddesindeki genel hükme göre, kişinin hakları ve hürriyetleri kamuyararına sınırlanabilir.
GeneAnayasa'nın 33 üncü maddesine göre bir eylem, ancak kanunla, suç sayılabilir.Cezalar da ancak kanunla konulur.
Konu,yalnız bu hükümler açısından incelenirse, 2000 sayılı kanunun 3 üncümaddesindeki hapis hükmünün Anayasa'ya aykırı olmadığı sonucuna varılabilir.Zira, kamu yararına kabul edilen bir kanun, belli bir eylemi suç saymış vecezasını da göstermiştir.
Fakat,aşağıda açıklanacak nedenlerden Ötürü çoğunluk, bu düşünüşün, Anayasa'nın genelesaslarına ve Özüne uygun düşmiyeceği kanısına varmıştır.
3-2000 sayılı kanunun 3 üncü maddesindeki hapis hükmü, Tıp Talebe Yurdundaokuyanları, lüzum görülecek yerlerde belli süreyle hizmet görmeye zorlamak içinkabul edilmiş değildir. Hizmete zorluyan müeyyide, bu maddenin baş tarafındaki(Tazminat) dır. Tıp Talebe Yurdunda barınıp öğrenimini bitirenler, yüklendiklerihizmetten kaçınırlarsa kendilerine yapılan giderlerin iki katı tutarında birtazminat ödemek zorundadırlar. Yani yüklenilen hizmetin yerine getirilmesi(Ceza şartı) gibi hukukî bir müeyyideyle sağlanmak istenmiştir.
Kişilerinbiribirleriyle ve Devletle olan özel hukuk ilişkilerinde uygulanan bu cezaşartına ek olarak maddede bir de hapis müeyyidesine yer verilseydi yani hüküm(Zorunlu hizmeti kabul etmiyenler veya kabul edip de süresinden öncebırakanlar, kendilerine yapılan giderleri iki kat ödemekle beraber üç aydan birseneye kadar hapis cezasına mahkûm edilirler) şeklinde olsaydı, Kanun Koyucununböyle bir ceza tedbiri almasına Anayasa'ya uygunluk bulunup bulunmadığıinceleme konusu yapılabilirdi. İşaret edildiği gibi, ceza müeyyidesi zorunlu hizmetisağlamak için konulmadığından, ortada böyle bir incelemeyi gerektirir durumyoktur.
4-Maddeden açıkça anlaşıldığı gibi; öğrenimlerini bitirenler, zorunlu hizmetikabul edip bitirmezlerse, kendilerine yapılan gideri, iki kat ödeyeceklerdir.Bu para ödenirse zorunlu hizmet yükümü düşmektedir.
Hapiscezası, parayı ödemiyenlere verilecek ve bu ceza çekilmekle de borç düşmüşolmıyacaktır.
Ohalde hapis cezası, zorunlu hizmeti değil, paranın ödenmesini sağlamak içinkonulmuştur. Hal böyle olunca, kanunun kamu yararı amacı bakımındanincelenmesine lüzum kalmamakta, sadece kanun koyucunun, Devlet alacağınınalınmasını sağlamak gibi bir nedene dayanarak böyle bir tedbiri alıpalamıyacağının araştırılması gerekmektedir.
Kuralolarak Devlet, özel hukuk ilişkilerinde özel hukuk hükümlerine bağlıdır. Buhükümler de, Devlete, kişilerden ayrı bir üstünlük tanımaz.
2000sayılı kanun tasarısında da bu kurala uyulmuş; hizmet yükümü, ceza şartımüeyyidesiyle sağlanmak istenmişken, önce Bütçe Komisyonunca tasarıya (Mecburihizmet yapmayanları ve giderleri de ödemiyenleri istihdam edenler) hakkındabazı hükümler eklenmiş; görüşme sırasında madde bir milletvekilinin teklifiüzerine - Adalet Komisyonuna gönderilmiş ve bu Komisyonca da maddeye iptaliistenen hapis hükmü konulmuştur.
Komisyonungerekçesinde "mecburi hizmeti kabul etmekle beraber parayı da vermiyenlerhakkında yalnız icrayı sanat edememek ve resmî ve hususî müesseselerde istihdamolunmamak keyfiyetinin kâfi bir müeyyide olmadığı kanaatinde bulunan Encümen,yurda girerken taahhüt ettiği hizmeti ifa etmiyen ve parasını da ödemiyenlerinbu hareketinin üç aydan bir seneye kadar hapsi müstelzim bir suç sayılmasıciddi ve tahziri bir tedbir olacağını mülahaza ederek, maddeye bu husus ikincibir fıkra olarak ilâve edilmiştir.
Busuretle bir ceza konmasının diğer bir sebebi de Hükümet hesabına yurtta kendisiiçin çok masraf ihtiyar edilmiş olan bir talebenin mektepten çıktıktan sonrataahhüdünü ifa etmemek vaziyeti daha ağır bir müeyyidenin konmasını istilzamedeceği pek tabiidir." denilmektedir.
5-Ceza tedbirleri, kamunun huzur ve sükûnunu, güvenini, düzenini bozaneylemlerin, savsaklamaların müeyyideleridir. Yapılan giderlerin ödenmemesi gibibir hareket, borç ne kadar büyük olursa olsun, toplumu rahatsız etmez; kamu düzeninibozmaz, o kadar ki, Devletin kamu kanunlarından doğan ve kamu hizmetlerininkarşılığı olan vergi, resim, harç gibi alacaklarının alınmasında bile hapishükmünün uygulanması düşünülmemiştir. Hal böyle olunca, özel hukukilişkilerinden doğan bir alacak hakkında borçlunun hapis ile cezalandırılmasınanasıl yer verilebilir'
Devletimiz,Anayasa'nın 2 nci maddesinde ifade edildiği gibi, bir hukuk Devletidir.Kanunlarımızın, Anayasa'nın açık hükümlerinden önce hukukun, bilinen ve bütünuygar memleketlerde kabul edilen, prensiplerine uygun olması şarttır.
Özelhukuk ilişkilerinde uygulanacak hükümleri bir yana bırakarak Devletin özelhukuk alanına giren alacağına üstünlük tanıyan bu kanun hükmü, hukukprensiplerine aykırı düştüğü gibi Devletin, diğer bütün borçları ile, Leylî TıpTalebe Yurdunda kendilerine yapılan giderlerden ötürü borçlu olanlar arasındaaçık eşitsizlik doğurmakta ve Borçlar Kanunu, İcra ve iflâs Kanunu, Ceza KanunuÂmme Alacaklarının Tahsili hakkındaki Kanun gibi ana kuralları kapsayan hükümleriile de bağdaşmamaktadır.
Bunedenlerle çoğunluk 2000 sayılı kanunun 3 üncü maddesinde yer alan (Bu parayıtamamen vermekten imtina eyleyenler üç aydan bir seneye kadar hapis cezasiylemahkûm edilir) hükmünü Anayasa'nın ruhuna ve amacına ve 2., 10 ve 12 ncimaddelerine aykırı bulunmaktadır.
6-Bu hükmü takip eden" ve para ayrıca alınır" hükmüne gelince:
Davacının,iptalini istemediği bu hüküm, 3 üncü maddenin, yine dâva dışında kalan, birincifıkrası hükmü ile aynı niteliktedir. Bu bakımdan, yani uygulanmasına devamolunacak bir hükme paralel olması yönünden "ve para ayrıca alınır"şeklindeki hükmün de 44 sayılı kanunun 28 inci maddesi yoluyla iptal edilmesigerekeceğini savunan düşünce çoğunluk tarafından kabul edilmemiştir.
SONUÇ: l- 2000 sayılı kanunun 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan ve parayıödemiyenlerin hapis cezasiyle mahkûmiyetlerine ilişkin bulunan hükmün,Anayasa'ya aykırı bulunduğundan, iptaline Başkan Lûtfi Akadlı ve üyelerdenRifat Göksu, İbrahim Senil, Celâlettin Kuralmen, Hakkı Ketenoğlu ve AhmetAkarın muhalefetleriyle ve oyçokluğuyla;
2-Aynı fıkradaki "ve para ayrıca alınır." hükmü hakkında 44 sayılıkanunun 28 inci maddesinin ikinci fıkrasının uygulanmasına yer olmadığınaÜyelerden Şemsettin Akçoğlu, Şeref Hocaoğlu ve Fazıl Uluocak'ınmuhalefetleriyle ve oyçokluğuyla;
22/12/1964gününde karar verildi.
Başkan
Lütfi Akadlı
Üye
Cemalettin Köseoğlu
Üye
Asım Erkan
Üye
Rifat Göksu
Üye
İ. Hakkı Ülkmen
Üye
Şemssettin Akçoğlu
Üye
İbrahim Senil
Üye
İhsan Keçecioğlu
Üye
A. Şeref Hocaoğlu
Üye
Celâlettin Kuralmen
Üye
Hakkı Ketenoğlu
Üye
Fazıl Uluocak
Üye
Ahmet Akar
Üye
Lûtfi Ömerbaş
Üye
Ekrem Tüzemen
MUHALEFETŞERHİ
Sağlıkhizmeti, Devletin en önemli sosyal hizmetlerinden biridir. Anayasa'nın 49 uncumaddesinde, Devletin, herkesin beden ve ruh sağlığı içinde yaşayabilmesini vetıbbi bakım görmesini sağlamakla ödevli olduğu yazılıdır. Bu hüküm uyarınca,kanun koyucu, sağlık hizmeti konusunda tedbirler almak yükümündedir. 2000sayılı kanun, daha önce kabul edilmiş olmakla birlikte, Anayasa karsısında,sağlık konusunda alınmış tedbirlerden sayılmalıdır.
Devlet,bu kanunla, sağlık hizmetini yürütebilmek için, masraflarım deruhte ederek tıpdoktoru yetiştirmeyi ve buna karşılık kendilerini belli sürelerle mecburihizmete tabi tutmayı uygun görmüştür. Kanun koyucu, ilgililerin, mecburihizmeti yapmamaları halinde gözetilen amacın gerçekleşemiyeceğini de düşünmüşve kanunun 3 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkralarındaki müeyyidelerikoymuştur.
Bufıkralar hükümlerine göre, mecburi hizmetten kaçınanlar, kendileri içinsarfedilen paranın iki mislini ödeyecekler, bu parayı tamamen vermeyenler hapiscezası ile mahkûm edilecekler ve para kendilerinden ayrıca alınacaktır.Çoğunluk, parayı vermeyenlerin hapis cezası ile mahkûm edilmelerinin Anayasa'yaaykırı olduğu kanısına varmış ve buna ilişkin hükmün iptaline karar vermiştir.
Anayasa'nın33 üncü maddesi gereğince suçları ve cezaları kanun belli eder.
Sağlıkhizmetini yürütmekle görevli olan kanun koyucu, bu konuda aldığı tedbiriaksatacak davranışlarda bulunanlar hakkında ceza müeyyidesi koymayı lüzumlu vekamu yararına uygun görmüş bulunmaktadır. Bu ceza belli durumda bulunanlarauygulanacağına göre Devletin diğer borçluları ile eşitliği bozan bir yönüolmadığı gibi hukuk devleti ilkesine de aykırı düşmemektedir.
Busebeplerle kanunun 3 üncü maddesinde yer alan, hapis cezasına ilişkin hükmünAnayasa'ya aykırı olmadığı kanısı ile bu hükmün iptali hakkındaki çoğunlukkararına muhalifiz.
Başkan
Lûtfi Akadlı
Üye
Rifat Göksu
Üye
İbrahim Senil
Üye
Hakkı Ketenoğlu
Üye
Celalettin Kuralmen
Üye
Ahmet Akar
MUHALEFETŞERHİ
2000sayılı kanunun 3 üncü maddesindeki, asıl hüküm birinci fıkrada yer almış;(Hizmet kabul etmiyenlerin veya edip de muayyen müddeti bitirmedenterkedenlerin yurtta kendileri için sarfedilen paranın iki mislini ödemeyemecbur oldukları) bu fıkrada gösterilmiştir.
Maddeninikinci fıkrası bu hükmün cezai müeyyidesinden ibaret olup kararımızla iptaledilmiştir.
Bufıkranın devamındaki (ve para ayrıca alınır) hükmü (Hapisle mahkûmiyetinalacağı düşürmeyeceğini) belirtmek kasdiyle sevkedilıniştir ki hapis hükmüiptal edilince bu da tatbiksiz kalacaktır.
44sayılı kanunun 28 inci maddesi gereğince, tatbik kabiliyeti kalmayan bu hükmünde iptali gerekir.
Kararın2 nci bendine bu sebeple muhalifiz.
Üye
Fazıl Uluocak
Üye
A. Şeref Hocaoğlu
Üye
Şemsettin Akçoğlu