ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas No.:1963/164
Karar No.:1964/65
Karar tarihi:20/10/1964
Resmi Gazete tarih/sayı:19.12.1964/11886
Davacı: C. Halk Partisi Türkiye Büyük Millet Meclisi Grupu.
İptaldâvasının konusu : C. Halk Partisi Büyük Millet Meclisi Grupu tarafından22/2/1963 gününde verilen dilekçede; 8 Nisan 1340 tarih ve 469 sayılı kanuna 2Mart 1927 tarih ve 981 sayılı kanunla eklenen maddede "Müddeiumumi vemüstantıkın gaybubetinde reis veya hâkimin tensibi ile bunlardan birine aitvazifeleri mahkeme başkâtibi görebilir." denilmekte ve hâkim sınıfındanolmayan mahkeme başkâtiplerine yargı yetkisi tanıyan bu hükmün Anayasa'nın 134üncü maddesiyle diğer hükümlerine aykırı bulunmakta olduğu ileri sürülerek buhükmün iptaline karar verilmesi istenmektedir.
İnceleme:
AnayasaMahkemesi İçtüzüğünün 15 inci maddesi uyarınca yapılan ilk incelemede; C. HalkPartisi Türkiye Büyük Millet Meclisi Grupunun 14/2/1963 gününde ve 57 ncibirleşiminde verdiği kararda, dâva konusu kanun hükümlerinin iptali için dâvaaçılacağı belirtilmemiş olduğundan işbu kararda sözü geçen önerge ve eklerininonanlı örneklerinin on beş gün içinde gönderilmesi için tebligat yapılmasınadair verilen karar üzerine istenilen belgelerin süresi içinde gönderildiğianlaşılmakla esasın incelenmesine 15/4/1963 gününde karar verilerek düzenlenenrapor, iptali istenen kanun hükümleri ve Anayasa'nın konu ile ilgili maddeleriokunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü :
MehâkimiŞeriyenin İlgasına ve Mehâkimin Teşkilâtına ait Ahkâmı Muaddil 8 Nisan 1340tarihli ve 469 sayılı Kanunun 5 inci maddesine 2 Mart 1927 günlü ve 981 sayılı kanunlaeklenen fıkrada aynen "Müddeiumumi ve müstantıkın gaybubetinde reis veyahâkimin tensibi ile bunlardan birine ait vazifeleri mahkeme başkâtibigörebilir." denilmektedir. Dâva konusu olan ve iptali istenen fıkra hükmüdâvanın açılmasından önce 12/1/1959 günlü ve 7188 sayılı kanunla değiştirilmişolduğundan konusu bulunmayan dâvanın reddi gerekir.
Sonuç:
Yukarıdaaçıklanan sebepten ötürü dâvanın reddine üyelerden İsmail Hakkı Dikmen ve EkremTüzemen'in muhalefetleriyle ve oyçokluğu ile 20/10/1964 gününde karar verildi.
Başkan
Lütfi Akadlı
Üye
Cemalettin Köseoğlu
Üye
Asım Erkan
Üye
Rifat Göksu
Üye
İ. Hakkı Ülkmen
Üye
Şemsettin Akçoğlu
Üye
İbrahim Senil
Üye
İhsan Keçecioğlu
Üye
A. Şeref Hocaoğlu
Üye
Salim Başol
Üye
Celâlettin Kuralmen
Üye
Ahmet Akar
Üye
Muhittin Gürün
Üye
Lûtfi Ömerbaş
Üye
Ekrem Tüzemen
MUHALEFETŞERHİ
Mehakimişer'iyenin ilgası ile mehakim teşkilâtına ait ahkâmı muaddil 8 Nisan 1340tarihli ve 469 sayılı kanunun 5 inci maddesine 2 Mart 1927 tarih ve 981 sayılıkanunla eklenen fıkrada aynen :
"Müddeiumumive müstantikın gaybubetinde reis veya hâkimin tensibi ile bunlardan birine aitvazifeleri mahkeme başkâtibi görebilir." denilmektedir.
Yine469 numaralı 5 inci maddesine 981 sayılı kanunla eklenen fıkranın tadilihakkındaki 12 Ocak 1959 tarih ve 7188 sayılı kanunun birinci fıkrası iseşöyledir :
"Mehakiminteşkilâtına ait ahkâmı muaddil 469 sayılı kanunun 5 inci maddesine 981 sayılıkanunun birinci maddesi ile eklenen fıkra aşağıdaki şekilde tadil edilmiştir.
"Müddeiumumive sorgu hâkiminin gaybubetinde veya bu vazifelerin inhilâlinde reis veyahâkimin tensibi ile bunlardan birine ait vazifeleri mahkeme başkâtibi umumihükümler daresinde vekâlet maaşı almak suretiyle görür."
Görülüyorki469 sayılı kanunun 5 inci maddesine 981 sayılı kanunla eklenen fıkra ile bufıkranın 7188 sayılı kanunla değiştirilen şekli arasında mühim bir fark yoktur.7188 sayılı kanun daha ziyade müstantik veya savcıya vekâlet edecek olanbaşkâtibe vekâlet maaşı verilmesini sağlamak amacı ile kabul edilmiştir. Bukanunun gerekçesinde bu cihet açıklanmıştır. Ek fıkra gerek tadilden önceki,gerekse tadilden sonraki şekliyle bazı hallerde başkâtibin sorgu hâkimine veCumhuriyet Savcısına vekâlet etmesini kabul etmektedir. Bu durum karşısındadavacı Partinin ek maddenin Anayasa'ya aykırılığı iddiasiyle açtığı iptaldâvasının incelenerek karara bağlanmasına bir engel yoktur. Bu partinin dâvayıaçarken ek maddenin 7188 sayılı kanunla değiştirilmiş bulunduğunun farkındaolmayarak dâva dilekçesinde ek fıkranın 981 sayılı kanunla kabul edilen şeklinialmış olması dâvanın reddi için haklı bir sebep olamaz. Çoğunluğun kararına busebeple muhalifiz.
Üye
İ. Hakkı Ülkmen
Üye
Ekrem Tüzemen