ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas No:1963/170
Karar No:1963/178
Karar tarihi:5/7/1963
Resmi Gazete tarih/sayı:4.11.1963/11546
Davacı: Türkiye İşçi Partisi
Dâvanınkonusu : 5680 sayılı Basın Kanununun 31 inci maddesinin ve ayrıca diğer bazıkanunların bir kısım hükümlerinin Anayasaya aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
İnceleme;
AnayasaMahkemesi İçtüzüğünün 15 inci maddesi gereğince 11/3/1963 gününde yapılan ilkinceleme sonunda :
a)Türkiye Büyük Millet Meclisinde Temsilcisi bulunan Türkiye İşçi Partisi GenelYönetim Kurulunun; Anayasaya aykırı kanunlar hakkında Anayasa Mahkemesindeiptal dâvası açılması, dâvaların konularının tâyini ve gerekli işlemlerin yapılmasıiçin Merkez Yönetim Komitesine tam yetki verilmesini kararlaştırdığı, MerkezYönetim Komitesinin açılacak dâva konularını tesbit ederek Parti GenelBaşkanına dâvaların açılması, takip ve intacı hususlarında tam yetki verdiği vedâvanın bu yetki üzerine Parti Genel Başkanı Mehmet Ali Aybar tarafındanaçıldığı, Türkiye İşçi Partisi Tüzüğünün 17 nci maddesine göre Partinin enyüksek merkez organının da Merkez Yönetim Komitesi olduğu anlaşıldığından iptaldâvasının açılmasına bu Organ tarafından karar verilmiş olmasının 22/4/1962 günve 44 sayılı kanunun 25 inci maddesinin l numaralı bendine uygun olduğuna,Üyelerden İsmail Hakkı Ülkmen, İbrahim Senil, Celâlettin Kuralmen ve MuhittinGürün'ün dâva açma kararının, (Parti Tüzüğünün 15 inci maddesi uyarınca Partininen yüksek merkez organı olan Genel Yönetim Kurulunca) ve Üyelerden ŞemsettinAkçoğlu'nun (Partinin en yüksek organı olan Büyük Kongrece) verilmesi gerektiğiyolundaki muhalefetleriyle ve oyçokluğu ile;
b)Muhtelif kanunlarda yer alan hükümlerin iptalinin bir dilekçede istenilmesi,dâvaların çözümlenmesini güçleştireceğinden her kanuna ilişkin madde veyamaddeler için örnekler çıkarılmak suretiyle ayrı birer dosya teşkili iledâvaların ayrılmasına ve dosyada başkaca eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla esasınİncelenmesine oybirliği ile;
Kararverilmiştir.
Busuretle 5680 sayılı Basın Kanununun 31 inci maddesinin Anayasa'nın 17., 20.,21., 22., 24 üncü maddelerine aykırı olduğundan iptali isteminden ibaret olanişbu dâvaya ilişkin rapor, dâva dilekçesi ve ekleri kağıtlar ve iptaliistenilen kanun maddesi, Anayasa'nın ilgili maddeleri, bu maddeleringerekçeleri ile Temsilciler Meclisi Görüşme tutanakları okunduktan sonra gereğigörüşülüp düşünüldü :
Gerekçe: 5680 sayılı Basın Kanununun iptali istenilen 31 inci maddesi aynen şöyledir:
Madde31- Yabancı memleketlerde çıkan basılmış eserlerin Türkiye'ye sokulması veyadağıtılması Bakanlar Kurulu Kararı ile men olunabilir.
Bugibi basılmış eserlerin, Bakanlar Kurulundan acele karar alınmak üzere,içişleri Bakanlığınca karardan evvel dağıtılmaları men olunabileceği gibi,dağıtılmış olanlar da toplattırılabilir.
Menedilmiş olmasına rağmen bunları Türkiye'ye bilerek sokanlar, dağıtanlar veya bugibi eserleri kısmen veya tamamen iktibas ederek yayınlar 3 aydan l yıla kadarhapis ve 500 liradan 5000 liraya kadar ağır para cezası ile cezalandırılırlar.)
Dâvadilekçesinde bu konuda üzerinde durulması gereken önemli noktanın; yabancımemleketlerde çıkan hangi çeşit ve hangi konudaki eserlerin Türkiye'yesokulmasının ve dağıtılmasının Bakanlar Kurulu karariyle yasaklanabileceğiningösterilmemiş olması ve İçişleri Bakanının yetkisi bakımından da bir sarahatbulunmaması olduğu belirtildikten sonra Bakanlar Kuruluna ve İçişleri Bakanınatanınan bu yetkilerin,
a)Anayasa'nın 17 nci maddesine aykırı olduğu, zira bu maddeye göre herkeshaberleşme hürriyetine sahip olduğundan ve yabancı memlekette basılmış bireserin Türkiye'ye getirilmesi de bu hürriyetin bir gereği bulunduğundanBakanlar Kurulu Kararı veya içişleri Bakanının tasarrufu ile basılı bir eserinTürkiye'ye girmesinin yasaklanmasının bu hürriyeti açıkça ihlâl etmekte olduğu,
b)Anayasa'nın 20 ve 21 inci maddelerinde de aykırı olduğu, zira bu maddelerin,düşünce ve fikirlerini yayma hürriyetini herkes kayıtsız ve şartsız tanımış veaynı hürriyeti bilmeye sanat yönünden de mutlak olarak kabul etmiş bulunduğu,bu hürriyetlerin neticesi olarak da bir çalışma mahsulünün yurda sokulmasındaBakanlar Kurulu ve içişleri Bakanının yetkisinin hudutsuz olmaması icap ettiğihalde yabancı memleketlerde basılmış eserlerin Türkiye'ye sokulması vedağıtılmasında hiç bir ayırım yapılmaksızın mutlak olarak Bakanlar Kurulunayetki tanınmış olmasının bu hürriyetleri ihlâl ettiği.
c)Basın Kanununun, Hükümete, her nevi yayınların Türkiye'ye sokulmasınınyasaklanması yetkisini, sınırsız bir surette veren 31 inci maddesi hükmünün,basının hür olduğunu belirtip sansür yasaklayan Ana yasanın 22 nci maddesinin linci fıkrası hükmünü zedelediği ve Anayasa'nın 22 nci maddesinin 3 üncü fıkrasıhükmü karşısında dışarıdan gelecek yayınların, yurt içindeki yayınların bağlıbulunduğu kayıtlarla sınırlanmaları tabii olduğu halde, Basın Kanununun 31 incimaddesi ile Bakanlar Kuruluna ve içişleri Bakanlığına, hiç bir hukuki esasabağlı olmaksızın, Anayasa'nın 22 nci maddesinin 3 üncü fıkrası hükmü dışındabir sınırlama yetkisi tanımasının Anayasa'nın sözü geçen 22 nci maddesi ve yinekitap ve broşürlerin yayımının izne bağlı tutulamıyacağını ve sansüredilemiyeceğîni belirten 24 üncü maddesi hükümlerine aykırı bulunduğu ;
ç)Basın Kanununun 31 inci maddesinin son fıkrasında yer alan müeyyidelerinAnayasa'nın yukarıda belirtilen 17., 20., 21., 22 ve 24 üncü maddelerikarşısında hiç bir hukuki mesnedi bulunmadığı, Türkiye' de yayınlanan bireserin veya tercümesinin, Anayasa'nın 22 nci maddesine göre ancak kanunlarınaçıkça gösterdiği suçlardan dolayı toplanmasına karar verilebildiği haldedışarıdan gelecek bir eserin, Bakanlar Kurulu tarafından yurda sokulmasınınyasaklanması veya toplattırılması için, konusunun ceza kanunlarına göre suçsayılmasına ihtiyaç olmadığı, konusu yürürlükteki ceza hükümlerine göre suçolmıyan ve Anayasa'nın 22 nci maddesine göre de toplatma kararı verilemeyecekolan bir eserden dolayı yurda sokan ve dağıtan şahsa ceza verilmekte olduğu vebu sebeplerle bu maddede yer alan müeyyidelerin de yukarıda açıklanan Anayasahükümlerine aykırı bulunduğu.
İzahve iddia edilmektedir.
Önce,davacı tarafından dayanılan Anayasa maddelerinin hiç birisinde yabancımemleketlerde basılan eserlerin yurda sokulmaları konusu ile ilgili açık veyakapalı herhangi bir hükmün mevcut olmadığını belirtmekte fayda vardır.
Zirayabancı memlekette basılmış gazete, kitap ve sair herhangi bir eserinTürkiye'ye gönderilmesi veya getirtilmesi işinin Anayasa'nın 17 nci maddesininhedef tuttuğu (Haberleşme hürriyeti) ile bir ilgisi mevcut değildir. Çünkü birgazete veya kitabın bir şahsa gönderilmesi veya getirtilmesi işi bir haberleşmedeğildir.
YineAnayasa'nın 22 nci maddesinde Türkiye sınırları içinde basılan ve yayınlananeserlerle ilgili hükümleri kapsadığından yabancı memleketlerde basılan veyayılan eserleri bu maddenin çevresi içerisinde görmekte isabet yoktur.
Anayasa'nın24 üncü maddesi dolayısiyle Temsilciler Meclisinde yapılan görüşmelerin dekonumuzu aydınlatması bakımından önemi vardır.
Gerçektenbu görüşmeler sırasında bir Temsilcinin, özet olarak (Türkiye'de mevcutmevzuata göre Bakanlar Kurulunun, zararlı saydığı yabancı kitap, dergi vealelumum yabancı yayın yurda sokulmamasma karar verebildiğini, bu maddede yani24 üncü maddede ve daha evvelki maddelerde, zararlı görülen yabancı yayınhakkında bir kayda rastlanmadığını, halbuki propagandanın modern dünyada genişkitleler bakımından fevkalâde tesirli bir silâh olduğunu, bir takım felsefîtelâkkileri ve hayat görüşlerini memleketimiz bakımından zararlı gördüğümüziçin, bunları gaye bilen siyasî partilerin kurulmasına müsaade etmezkenbunların propaganda yapmalarına imkân verecek bir kapının nasıl açıktutulabileceğini, bu sebeplere Bakanlar Kurulunun millî menfaatlermülâhazasiyle yabancı bazı neşriyatı yurda sokmamaya karar verme yetkisininnasıl saklı tutulduğunu) sorması üzerine Anayasa Komisyonu sözcüsü aynen (...arkadaşımız, yabancı memleketlerin yayınları üzerinde durdular ve bunlarınyurda girmesine mani olamıyacak mıyız' dediler. Madde hükmü Türkiye'de çıkacakyayınlarla ilgilidir. Yurt dışındaki yayınları iligili hükümleri, Yüksek Heyetiniztamamen kanuna bıraktı. Bunların Türkiye'ye girmesi her zaman men edilebilir.)yolundaki cevap vermiş ve bu açıklama üzerine madde oylanmıştır. (TemsilcilerMeclisi Tutanaklar Dergisi Cilt:3 Sahife : 206-210)
GörülüyorkiAnayasamız bir prensip olarak, yabancı memleketlerde basılan ve yayınlananeserlerle ilgili olarak (Temel Haklar ve Ödevler) arasında bir hüküm koymamış,bu konunun düzenlenmesini kanuna ve kanun koyucunun takdirine bırakmıştır.
Anayasa'nınbu prensibi karşısında kanun koyucu, yabancı memleketlerde basılan gazete,dergi, kitap ve benzeri eserlerin yurdumuza ne suretle ve hangi şartlar altındasokulabileceğini tâyin ederken ve bu hususta gerekli gördüğü yasakları koyarkenAnayasa'nın temel hak ve hürriyetlerle ilgili hükümlerini gözönünde bulundurmakmecburiyetin de olmadığı gibi Anayasa'nın II inci maddesinde yazılı bulunantemel hakların ve hürriyetlerin özünü kanuna karşı dahi muhafaza edenkayıtlarla da bağlı değildir.
Buitibarla Anayasa'nın temel hak ve hürriyetler arasına almadığı (Yabancıyayınların yurda sokulması) konusuna ilişkin bir hükmün temel haklara vehürriyetlere aykırı bulunduğu yolundaki iddiada isabet yoktur.
Busebeplerle Anayasa'nın 20 nci ve 21 nci maddelerini de konu ile ilgili görmekmümkün değildir.
Kaldıki,bir an için, Anayasa'nın (Düşünce) ve (Bilim, Sanat) hürriyetleri hakkındaki 20nci ve 21 inci maddelerinin konu ile ilgili bulunduğunu ve bu sebeple yabancımemleketlerde basılan eserlerin yurda sokulması işinin bu maddelerin veAnayasa'nın 11 inci maddesinin ışığı altında incelenmesi ve bu husustakonulacak hükümlerin 20 nci ve 21 inci maddelerdeki hürriyetlerin özünedokunmaması gerektiğini düşünelim;
5680sayılı Basın Kanununun 31 inci maddesi iddia edildiği gibi idareye kayıtsız veşartsız yani keyfiliğe kadar gidebilecek olan bir yetki vermiş değildir. Her nekadar madde metninde (Men) ve (Toplatma) konusunda idareye verilmiş bulunanyetkinin, bir sınırı yok gibi görülmekte ise de; bir hukuk rejiminde idare,kanunların maksadına ve amacına göre onları uygulamakla görevli olup hiç birzaman bu maksat ve amaç dışına çıkamaz. Yani idarenin yetkisi, kanunlarınmaksat ve amaçları ile sınırlıdır. Kanunların maksat ve amaçları isegerekçelerinde gösterilir ve meclislerde geçen görüşmelerle belli olur.
5680sayılı Basın Kanununun 31 inci maddesinde (kanun tasarısında 35) gerekçesindemaddenin maksadı ve amacı şöylece belirtilmektedir:
(Tesiriseri ve sahası geniş olan basın ve yayın faaliyetinin düzenlenmesi işinin Millîsınırlar içindeki basın ve yayına hasredilmesi şüphesiz kâfi bir tedbir olarakmütalâa edilemez. Zira yabancı illerdeki her nevi faaliyetlerde basın ve yayınvasıtalarından faydalanarak kolaylıkla başka illere intikal ve nüfuzedebilmektedirler. Dışarıdaki muzır ve yıkıcı faaliyetlerin yurda intikalininmühim bir vasıtası olan bu gibi neşriyat hakkında uyanık bulunmak, tedbirleralmak suretiyle savunma imkânlarını sağlamak icap eder. İşte bu zaruret veihtiyaca uyularak, yabancı memleketlerde çıkan, basılmış eserlerin Türkiye'yesokulması veya dağıtılması Bakanlar Kurulundan acele karar alınmak kaydiyleiçişleri Bakanlığınca karardan evvel de toplattırılabileceği gibi dağıtılmalarıda men olunabilecektir.)
Görülüyorki Bakanlar Kurulunun yetkisi iddia edildiği gibi sınırsız olmayıp dışardakimuzır ve yıkıcı faaliyetlerin yurda intikaline vasıta olacak nitelikteki basınamahsus ve münhasır olup, bu maksat ve amaç ile sınırlıdır.
Muzırve yıkıcı yayınların yurda sokulmasını önlemek için idareye verilmiş olan biryetkinin de Anayasa'nın 20 nci ve 21 inci maddelerinde yazılı hürriyetlerinözüne dokunmadığı aşikârdır. Bu bakımdan da söz konusu 31 inci madde,Anayasa'nın 20 nci ve 22 nci maddelerine aykırı değildir.
Öteyandan 5680 sayılı Basın Kanununun 31 inci maddesinin Bakanlar Kuruluna böylebir yetki vermiş olmasında, Anayasa'nın, yasama yetkisinin devrini yasaklıyan 5inci maddesine ilişkin bir yönde bulunmamaktadır. Zira Bakanlar Kurulunun buyetkiye dayanarak vereceği kararlar, objektif kaideler koyan tanzimitasarruflardan olmayıp belli bir veya bir kaç eserin yurda sokulmasınıyasaklıyan veya toplattırılmasını öngören idari tasarruflardan ibarettir.
Busebeplerle 5680 sayılı Basın Kanununun 31 inci maddesi Anayasa'ya aykırıdeğildir ve dâvanın reddi gerekir.
Sonuç:5680 sayılı kanunun 31 inci maddesinin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve dâvanınreddine, Başkan Sünuhi Arsan, Üyelerden Rifat Göksu, İsmail Hakkı Ülkmen, LûtfiAkadlı, Şemsettin Akçoğlu, İbrahim Senil ve İhsan Keçecioğlu'nunmuhalefetleriyle ve oyçokluğu ile 5/7/1963 gününde karar verildi.
Başkan
Sünuhi Arsan
Başkanvekili
Tevfik Gerçeker
Üye
Rifat Göksu
Üye
İ. Hakkı Ülkmen
Üye
Lütfi Akadlı
Üye
Şemsettin Akçoğlu
Üye
İbrahim Senil
Üye
İhsan Keçecioğlu
Üye
Salim Başol
Üye
Celâlettin Kuralmen
Üye
Hakkı Ketenoğlu
Üye
Fazıl Uluocak
Üye
Salim Başol
Üye
Muhittin Gürün
Üye
Lütfi Ömerbaş
MUHALEFETŞERHİ
Türkiyeİşçi Partisi, 5680 sayılı Basın Kanununun 31 inci maddesinin, Anayasa'nın 17.,20., 22., ve 24 üncü maddelerine aykırı olduğunu ileri sürerek, iptalinekarar verilmesini istemiştir.
Bumaddelerden, Basın hürriyetinden bahseden 22 nci maddenin TemsilcilerMeclisinde görüşülmesi sırasında, .sorulan bir sual üzerine Anaysa KomisyonuSözcüsü, maddenin Türkiye'de çıkacak yayınlarla ilgili olduğunu, yurt dışındakiyayınlarla ilgili hükümlerin tamamen kanuna bırakıldığını bunların Türkiye'yegirmesinin her zaman menedilebileceğini beyan etmiştir.
Bubeyandan, yabancı yayınlar konusunun Anayasa dışında bırakıldığı ancak bukonunun, Kanun koyucu tarafından düzenlenmesi gerektiği anlaşılmaktadır. KanunKoyucu, Yeni Anayasa'dan önce, 5680 sayılı Basın Kanununun 31 inci maddesindedış yayınlar hakkında hükümler koymuştur. Maddenin birinci fıkrasında, yabancımemleketlerde çıkan basılmış eserlerin Türkiye'ye sokulmasının veyadağıtılmasının Bakanlar Kurulu Kararı ile men olunabileceği Öngörülmüştür.
Bufıkrada, yasaklamanın ne gibi sebeplerle hangi eserler hakkında uygulanacağıaçıklanmamış, böylece Bakanlar Kuruluna sınırsız, mutlak bir yetki verilmiştir.Bu yetki çok geniş bir şekilde kullanılmağa elverişlidir. Gerçi, maddeningerekçesinde, dışardaki "muzır ve yıkıcı, faaliyetlerin yurda intikalininÖnlenmek istendiği belirtilmiş ise de metnin itlâkı karşısında bu gerekçeninBakanlar Kurulunu ne dereceye kadar bağlayacağı düşünülmeğe muhtaç bir meseleolmakla beraber "muzır ve yıkıcı" tabirleri de çok müphem ve elâstikiolduğundan tatbikata ışık tutabilecek ve aşırı yasaklamaları önleyecek niteliktesayılamaz. Kanun Koyucu, yabancı yayınların Türkiye'ye sokulması hususunusınırlamak üzere bir kanun konusu olarak ele aldığına göre, kendisinin, bu,konuyu etraflı bir şekilde düzenlemesi, zararlı sonuçlar doğurabilecek uygulamaihtimal ve imkânlarını önlemesi ve bunun için de yasaklamanın şartlarını vesebeplerini açıkça göstermesi zorunlu olduğu kanısındayız. Söz konusu kanunhükmü, yürürlükteki şekli ile, yasama organına ait olan yetkinin yürütmeorganına devrini tazammun etmekte ve bu itibarla Anayasa'nın 5 inci maddesineaykırı bulunmaktadır.
Bundanbaşka, Anayasa'nın 21 inci maddesinde, herkes bilim ve sanatı serbestçe öğrenmeve öğretme, açıklama, yayma ve bu alanlarda her türlü araştırma hakkına sahipolduğu yazılıdır. Öğrenmenin ve araştırmanın en önemli kaynaklarından birisi deyabancı yayınlardır. Bu bakımdan yabancı yayınların, özellikle toplumumuz içinönemi ve faydası çok büyüktür. Bu faydanın yanı başında, gene toplumumuz içinzararlı yönleri de olabilir. Bu itibarla yabancı yayınların kontrola tabi tutulmasızaruridir. Ancak Basın Kanununun 31 inci maddesinin yürütme organına verdiğigeniş yetkinin maksat dışında kullanılması halinde bundan, Öğrenme ve araştırmayapma hakkının lüzumsuz yere sınırlanmış olacağını kabul etmek gerekir. Bu haktemel haklardandır. Gene Anayasa'mızın 11. maddesi temel hak ve hürriyetlerin,Anayasa'nın sözüne ve ruhuna uygun olarak ancak kanunla sınırlanabileceğiniesasını koymuştur. Yabancı yayınların yurda sokulmasının yasaklanması, birtemel hak olan öğrenme ve araştırma yapma hakkının da sınırlanması sonucunudoğurduğuna göre bu yasaklamanın kanunla yapılması ve sınırlama niteliğinitaşıması için de sebeplerinin ve şartlarının kanunda gösterilmesi lâzımdır. Busuretle kanuna konacak belli esaslarla hem kişilerin öğrenme ve araştırma yapmahakları hemde toplumun muzır ve yıkıcı yayınlardan korunması açık ve dengelibir şekilde sağlanmış olacaktır. Halbuki kanun koyucu yabancı yayınların yurdasokulmasını ve dağıtılmasını menetmek yetkisini Bakanlar Kuruluna vermekleyetinmiştir. Bu durum; Anayaşa'nın 11 inci maddesine uygun bir sınırlamasayılamaz. Söz konusu 31 inci maddenin birinci fıkrası hükmü, bu bakımdanAnayasa'nın 11 inci maddesine de aykırıdır. Bu sebeplerle çoğunluk kararınamuhalifiz.
Başkan
Sünuhi Arsan
Üye
Rifat Göksu
Üye
İ. Hakkı Ülkmen
Üye
Lütfi Akadlı
Üye
İbrahim Senil
Üye
Şemsettin Akçoğlu
Üye
İhsan Keçecioğlu