ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas No.:1963/193
Karar No.:1964/9
Karar tarihi:29/1/1964
Resmi Gazete tarih/sayı:11.6.1964/11725
Dâvacı: Türkiye İşçi Partisi
İptaldâvasının konusu :
Türkiyeİşçi Partisi tarafından 28/2/1963 gününde verilen dâva dilekçesinin 16 ncısahifesinde 1/3/1926 günlü ve 765 sayılı Türk Ceza Kanunun değişik 143 üncümaddesinin Anayasa'nın 11 nci ve 29 uncu maddelerine, 17 nci sahifesinde deyine 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 312 nci maddesinin Anayasa'nın 11, 19, 20ve 21 inci maddelerine aykırı olduğu ileri sürülerek iptallerine kararverilmesi istenilmiştir.
İlkinceleme :
AnayasaMahkemesi İçtüzüğünün 15 inci maddesi uyarınca 11/3/1963 günü yapılan ilkincelemede :
1-Türkiye İşçi Partisi Merkez Yönetim Komitesinin, Parti Tüzüğünün 17 ncimaddesinde belirtildiği veçhile, Partinin en yüksek merkez organı olduğuanlaşıldığından bu organın iptal dâvası açılması konusunda karar vermişolmasının 22/4/1962 gün ve 44 sayılı kanunun 25 inci maddesinin l numaralıbendine uygun olduğuna Üyelerden ismail Hakkı Ülkmen, İbrahim Senil, CelâlettinKuralmen ve Muhittin Gürün'ün dâva açma kararının Parti Tüzüğünün 15 incimaddesi uyarınca Partinin en yüksek merkez organı bulunan Genel YönetimKurulunca ve Şemsettin Akçoğlu'nun da Partinin en yüksek organı olan BüyükKongrece verilmesi gerektiği yolundaki muhalefetleri ile ve oyçokluğu ile,
2-Dâva dilekçesinde muhtelif kanunlarla ilgili maddelerin iptalinin istenilmişolması, dâvaların çözümlenmesini güçleştireceğinden her kanuna ilişkin maddeveya maddeler için örnekler çıkarılmak suretiyle ayrı birer dosyadüzenlenmesine ve dâvaların böylece ayrılmasına oybirliği ile,
3-Dosyada eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından işin esasının incelenmesineoybirliği ile,
Kararverilmiştir. Esasın incelemesi :
1-1/3/1926 gün ve 765 sayılı Türk Ceza Kanununun iptali istenilen değişik 143üncü maddesinin Anayasa'ya aykırı olmadığına 28/17 1964 gün 1963/128- 1964/8sayı ile karar verildiğinden ve ortada bu görüşten dönülmesini gerektiren birdurum da bulunmadığından Başkan Sünuhi Arsan ve Üyelerden Rifat Göksu, İsmailHakkı Ülkmeıı, Şemsettin Akçoğlu, İbrahim Senil, İhsan Keçecioğlu ve A. ŞerefHocaoğlu'nun muhalefetlerine karşı bu madde hakkındaki dâvanın reddi gerektiğiüyelerin çoğunluğu tarafından savunulmuştur.
2- l/3/1926 gün ve 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 312 nci maddesine ilişkin dâvayagelince :
765sayılı Türk Ceza Kanununun 312 nci maddesinin birinci fıkrasında ayrı ayrı üçfiil suç olarak kabul edilmektedir. Bunlar :
a)Kanunun cürüm saydığı bir fiili açıkça övmek veya iyi gördüğünü söylemek,
b)Halkı Kanuna itaatsizliğe tahrik etmek.
c)Cemiyetin muhtelif sınıflarını umumun emniyeti için tehlikeli bir tarzda kin veadavete tahrik etmektir.
Dâvadilekçesinin bu madde ile ilgili sahifeleri dikkatle okunduğu zaman davacıTürkiye İşçi Partisinin, maddede suç unsurlarının seçik ve ayrık olarakbelirtilmediğini, keyfi uygulamaya yer verecek ve bilimsel araştırmalarıengelleyecek nitelikte bulunduğunu, maddenin bu sebeble iptali gerektiğiniileri sürdüğü görülmekte isede; aynı sahifenin üs kısımlarında sadece bumaddedeki (Cemiyetin muhtelif sınıflrınnı umumun emniyeti için tehlikeli birtarzda kin ve adavete tahrik etmek) fiili üzerinde durulmakta ve bu fiilin suçsayılmasının Anayasa'ya aykırı bulunduğu açıklanmaktadır. Maddenin suç saydığıdiğer fiiller hakkında her hangi bir iddia ve istekte bulunulmamaktadır.
Budurumu gözönünde tutan çoğunluk görüşmelerin yalnız (Cemiyetin muhtelif sınıflarınıumumun emniyeti için tehlikeli bir tarzda kin ve adavete tahrik etmek) cürmüüzerinde yapılmasını uygun görmüştür. Üyelerden Şemsettin Akçoğlu, A. ŞerefHocaoğlu, Celâlettin Kuralmen ve Muhittin Gürün ise maddenin tümünün iptaliistenildiğinden görüşmelerin ona göre yapılması gerektiğini söyleyerek çoğunlukkararına katılmamışlardır.
1/3/1926gün ve 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 312 nci maddesinin birinci fıkrasıyukarıda belirtildiği gibi cemiyetin muhtelif sınıflarını umumun emniyeti içintehlikeli bir tarzda kin ve adavete tahrik; suç saymakta ve cezalandırmaktadır.
9/7/1961tarih ve 334 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasa'sında böyle bir fiilin suçsayılmasını engelliyen her hangi bir hüküm yoktur. Dâvanın haklı olduğunugöstermek için dayanılan Anayasa maddeleri de hiçbir suretle davacı partiye hakvermemektedir. Davacı partinin suç unsurlarının seçik ve ayrık olarakbelirtilmediği, keyfi uygulamaya yer verecek ve bilimsel araştırmalarıengelliyecek nitelikte bulunduğu ve bu bakımdan Anayasa'ya aykırı olduğuyolundaki iddiasının aksine (Cemiyetin muhtelif sınıflarını umumun emniyetiiçin tehlikeli bir tarzda kin ve adavete tahrik ......) den ibaret olan suçunsurları 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 312 nci maddesinde açık bir şekildebelli edilmiştir. Bu maddenin Anayasa'nın teminat altına aldığı temel haklarıortadan kaldırdığı yolundaki iddia yersizdir. Cemiyetin muhtelif sınıflarınıumumun emniyeti için tehlikeli bir tarzda kin ve adavete tahrike müsaade etmek,vatandaşlar arasında huzur ve ahengin bozulmasını istemek olur ve böyle birdüşünceye hiçbir yönden yer verilemez. Anayasa'yı hazırlayanlar cemiyetinmuhtelif sınıflarını, umumun emniyeti için, tehlikeli bir tarzda kin ve adavetetahrik etmeyi değil; yurtta güven ve düzenin bozulmasına yer verilmemesiniistemişlerdir. Nitekim Anayasa'nın başında yer alan ve metnine dâhil olduğu 156ncı maddesinde belirtileri "başlangıç" dan da Anayasa koyucusunun bugörüşten yana olduğu açıkça anlaşılmaktadır.
Bütünbu açıklamalar gösteriyorki, cemiyetin muhtelif sınıflarını umumun emniyetiiçin tehlikeli bir tarzda kin ve adavete tahrike müsaade etmeye Anayasa'nınhiçbir hükmü elverişli değildir. Bu bakımdan da 765 sayılı Türk Ceza Kanununun312 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan ve (veyahut cemiyetin muhtelifsınıflarını umumun emniyeti için tehlikeli bir tarzda kin ve adavete tahrik) isuç sayan hükmü Anayasa'ya aykırı olmadığından buna ilişkin iptal isteğininreddi gerekir.
SONUÇ:
1-765 sayılı Türk Ceza Kanununun değişik 143 üncü maddesine yöneltilen dâvanınyukarıda l numaralı bentte yazılı sebepten ötürü reddine Başkan Sünuhi Arsan veÜyelerden Rifat Göksu, İsmail Hakkı Ülkmen, Şemsettin Akçoğlu, İbrahim Senil,İhsan Keçecioğlu ve A. Şeref Hocaoğlu'nun muhalefetleriyle ve oy çokluğu ile;
2-765 sayılı Türk Ceza Kanununun 312 nci maddesinde yer alan (veyahut cemiyetinmuhtelif sınıflarını umumun emniyeti için tehlikeli bir tarzda kin ve adavetetahrik)i suç sayan hükme ilişkin dâvanın yukarıda 2 numaralı bentte yazılısebeplerden ötürü reddine oybirliği ile;
29/1/1964gününde karar verildi.
Başkan
Sûnuhi Arsan
Üye
Rifat Göksu
Üye
İsmail Hakkı Ülkmen
Üye
Şemsettin Akçoğlu
Üye
İbrahim Senil
Üye
İhsan Keçecioğlu
Üye
A. Şeref Hocaoğlu
Üye
Salim Başol
Üye
Celâlettin Kuralmen
Üye
Hakkı Ketenoğlu
Üye
Fazıl Uluocak
Üye
Avni Givda
Üye
Muhittin Gürün
Üye
Lûtfi Ömerbaş
Üye
Ekrem Tüzemen
MUHALEFETŞERHİ
17/4/1964günlü ve 11685 sayılı Resmî Gazete'de yayınlanan Mahkememizin 28/1/1964 gün veesas 1963/128 ve K/1964/8 sayılı kararı altındaki müşterek muhalefet şerhindeaçıklanan sebeplere danayarak Türk Ceza Kanununun değişik 143 üncü maddesininAnayasa'nın 29 ve 11 inci maddelerine aykırı olduğundan iptali gerektiği kanısıile çoğunluk kararına muhalifiz.
Başkan
Sünuhi Arsan
Üye
Rifat Göksu
Üye
İhsan Keçecioğlu
Üye
İbrahim Senil
Üye
A. Şeref Hocaoğlu
MUHALEFETŞERHİ
1-Dâva, Türkiye İşçi Partisinin 44 sayılı kanunun 25 inci maddesinin birincifıkrasının l sayılı bendinde gösterilen yetkili organı tarafından açılmamıştır.
Bukanaati doğuran sebepler 29/4/1963 tarihli ve E : 1963/190 K : 1963/100 sayılıkararda münderiç muhalefet şerhinin birinci maddesinde açıklanmıştır.
2-Türk Ceza Kanununun değişik 143 üncü maddesinin Anayasa'nın 29 uncu maddesihükmüne aykırı olduğuna dair görüş ve düşüncelerim esas 1963/128-Karar 1964/8sayılı karar altındaki muhalefet şerhimde açıklanmıştır.
Busebeplere binaen dâvanın kabulüne ve Türk Ceza Kanununun değişik 143 üncümaddesinin Anayasa'ya aykırı olmadığına dair çoğunluk kararına muhalifim.
Üye
İ. Hakkı Ülkmen
MUHALEFETŞERHİ
l-Dâvada, Türk Ceza Kanununun 312 nci maddesinin iptali istenmiştir. Tetkikatın,davacının isteğine göre bu maddenin tümü üzerinde yapılması gerekir. İlerisürülen gerekçeye dayanılarak maddenin bazı hükümleri inceleme dışındabırakılamaz.
22/4/1962tarihli ve 44 sayılı kanunun 28 inci maddesi gereğince mahkememiz ileri sürülengerekçelerle değil istekle bağlı kalmak kaydiyle başka gerekçelerle de kararverebilecektir.
Davacınındayandığı gerekçelere göre dâvanın sınırının daraltılması hakkındaki düşünceyeiştirak etmiyorum.
2-Türk Ceza Kanununun değişik 143 üncü maddesi hükmü 17/4/1964 tarihli ve 11685sayılı Resmî Gazete'de yayınlanan 27/1/1964 tarihli ve esas 1963/128, karar1964/8 sayılı karar altındaki müşterek muhalefet şerhinde yazılı sebeplerleAnayasa'ya aykırı olduğundan kararın l numaralı bendine muhalifim.
Üye
Şemsettin Akçoğlu
MUHALEFETŞERHİ
1-İl İdaresi Kanununun bazı maddelerinin Anayasa'ya aykırılığı iddiasiyle açılmışbulunan bir dâva üzerine Anayasa Mahkemesince verilerek 2/8/1963 günlü ve 11470sayılı Resmî Gazete'de yayınlanmış bulunan 20/5/1963 günlü ve 1963/115-174sayılı karara ait muhalefet şerhinin l numaralı fıkrasında belirtildiği gibi budâva da, Türkiye İşçi Partisinin dâva açmağa kanunen yetkili olan en yüksekmerkez organı tarafından açılmamış olduğundan reddi gerekmektedir.
2-765 sayılı Türk Ceza Kanununun 143 üncü maddesinin Anayasa'ya aykırı olmadığı,daha önce, Anayasa Mahkemesinin 28/1/1964 günlü ve 1963/128-1964/8 sayılıkararı ile tesbit edilmiş olduğundan kesin olan bu karar karşısında konununyeni baştan incelenerek istemin esası hakkında yeniden karar verilmesineAnayasa'nın 152 nci maddesinin son fıkrası müsaade etmemektedir.
Buhususta daha geniş bir açıklama, Anayasa Mahkemesinin 10/3/ 1964 günlü ve 11652sayılı Resmî Gazete'de yayınlanmış bulunan 25/10/ 1963 günlü 1963/148 - 256sayılı kararına ait muhalefet şerhinde yapılmıştır. Bu sebeplerle kararın bukısmında uygulanan usule muhalifiz,
3-Mahkememiz, bu dâvanın Türk Ceza Kanununun 312 nci maddesi ile ilgili olankısmını; maddedeki (Cemiyetin muhtelif sınıflarını umumun emniyeti içintehlikeli bir tarzda kin ve adavete tahrik etmek) suçunu belirten hükmüne karşıaçılmış sayarak incelemenin sadece bu hükme yöneltilmesine ve maddenin diğerhükümlerinin inceleme dışında bırakılmasına karar vermiş bulunmaktadır.
Halbukiİşçi Partisi tarafından çeşitli kanunların ve bu arada Türk Ceza kanunununbahse konu hükümlerinin iptali için bir tek dilekçe ile açılmış bulunan dâvanınesas dosyasındaki kâğıtlardan, mahkememizce dâva açmağa yetkili sayılmış olanİşçi Partisi Merkez Yönetim Komitesinin 14/2/1963 günlü ve 69 sayılı kararında,Anayasa'ya aykırı olmaları sebebiyle haklarında iptal dâvası açılmasına kararverilen hükümler meyanında 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 312 nci maddesi,herhangi bir sınırlama yapılmamış olarak mutlak bir surette yazılıbulunmaktadır.
Keza,28/2/1963 gününde Anayasa Mahkemesi Kalemine kaydettirilmiş bulunan dâvadilekçesinin baş tarafında (İstek konusu) satırbaşlığı altındaki kısımda yineherhangi bir kayıt konulmaksızın, 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 312 ncimaddesinin Anayasa'ya aykırılığı sebebiyle iptali istenildiğinin yazılı olduğugörülmektedir.
Herne kadar dâva dilekçesinin bu madde ile ilgili bulunan açıklama kısmında, yanidâvanın sırf bu maddeye ait bulunan gerekçesinde 312 nci maddede yer alan suçunsurlarından (...... cemiyetin muhtelif sınıflarını umumun emniyeti içintehlikeli bir tarzda kin ve adavete tahrik eyleyen kimse) şeklinde yazılı olansuç unsurunun Anayasa'nın 11, 19, 20 ve 21 inci maddelerine aykırı olduğu iddiave izah edilmekte ise de bu izahatın sonu (Anayasa'mızın yukarıda sözü geçenmaddeleriyle çelişme halinde olan T. C. K. nun 312 nci maddesinin iptaligerekmektedir), suretinde nihayetlenmektedir.
Busuretle açılmış olan dâvanın Mahkememizce yapılan ilk incelemesinde; dâvadilekçesindeki iptal isteminde ve gerekçesinde herhangi bir eksiklikgörülmeyerek olduğu gibi kabul edilmiştir.
Dâvanınesası hakkındaki bu kararımızda ise, dâva dilekçesindeki, maddenin tüm olarakiptalinden ibaret olan, esas istem bir tarafa bırakılarak iptal talebiningerekçesinde belirtilen bir kısım hüküm, esas istem olarak kabul edilmekte vebu sınır içerisinde kalınmak suretiyle inceleme yapılması uygun görülmüşbulunmaktadır.
HalbukiAnayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri hakkındaki 44 sayılıkanunun 28 inci maddesi, Mahkememizi; açılan iptal dâvasında istem ile bağlıtuttuğu halde davacı tarafından ileri sürülen gerekçeye dayanmayazorlamamaktadır.
Buduruma göre, dâvanın çözümünde mahkememize düşen görev, iptali istenilen 312 ncimaddenin tümünü, Anayasa hükümleri karşısında incelemeden geçirerek gereklikararı vermekten ibaret bulunmaktadır.
Mahkememizise dilekçenin gerekçesini esas istem sayarak incelemeyi sadece gerekçedebelirtilen noktaya hasretmekle dâvanın konusunu, dâva dilekçesindeki açık istekhilâfına daraltmış bulunmaktadır.
Busebeplerle incelemenin, söz konusu 312 nci maddenin tümü üzerinde yapılmayarakbu maddede yer alan "cemiyetin muhtelif sınıflarını umumun emniyeti içintehlikeli bir tarzda kin ve adavete tahrik etmek" hükmüne hasredilmesidoğru değildir.
Yukarıdakiyazılı sebeplerle karara muhalifiz.
Üye
A. Şeref Hocaoğlu
Üye
Muhittin Gürün
l ve3 ncü fıkralara iştirak etmekteyim
Üye
Celâlettin Kuralmen