ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas No:1963/311
Karar No:1965/12
Karar tarihi:4/3/1965
Resmi Gazete tarih/sayı:24.12.1965/12185
Dâvacı: Türkiye İşçi Partisi adına Genel Başkan Mehmet Ali Aybar
Dâvanınkonusu :
Milletlerarasıandlaşmaların yapılması, yürürlüğü ve yayınlanması ile bazı andlaşmalarınyapılması için Bakanlar Kuruluna yetki verilmesi hakkındaki 31/5/1963 günlü ve244 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları ile 3 üncümaddenin l numaralı bendinin üçüncü fıkrasının; aynı maddenin 2 numaralı bendinintamamının; aynı maddenin 3 numaralı bendinin birinci fıkrasının; 5 incimaddesinin son fıkrasının ve 6 ncı maddenin tamamının Anayasa'nın 3, 4/2, 4/3,11, 36, 65, 66, 97 ve 126 ncı maddeleri hükümlerine aykırı olduğundaniptallerine karar verilmesi istenilmiştir.
2nci maddenin üçüncü fıkrası :
"Milletlerarasıbir andlaşmaya dayanılarak Bakanlar Kurulunca yapılan uygulama andlaşmalarındanTürk Kanunlarına değişiklik getirmeyenleri onaylamak veya bunlara katılmakiçin; bunların konusu iktisadî, ticari veya teknik münasebetlerin dışında kalsaveya süresi bir yılı aşsa veya Devlet Maliyesi bakımından bir yüklenmeyigerektirse veya kişi hallerine veyahut Türk vatandaşlarının yabancımemleketlerdeki mülkiyet haklarına dokunsa dahi, onaylama veya katılmayı uygunbulmak Üzere kanun yapılması zorunluğu yoktur."
2nci maddenin 4 üncü fıkrası : .
"Kanununverdiği yetkiye dayanılarak Bakanlar Kurulunca yapılan iktisadi, ticarî, teknikveya idari anlaşmalardan Türk kanunlarına değişiklik getirmiyenleri onaylamakveya bunlara katılmak için; bunların süresi bir yılı aşsa veya Devlet Maliyesibakımından bir yüklemeyi gerektirse veya kişi hallerine veyahut Türkvatandaşlarının yabancı memleketlerdeki mülkiyet haklarına dokunsa dahi,onaylama veya katılmayı uygun bulmak üzere kanun yapılması zorunluğu yoktur."
3üncü maddenin 1 numaralı bendinin üçüncü fıkrası :
"2nci maddenin 2, 3, ve 4 üncü fıkraları gereğince bir milletlerarası andlaşmanınonaylanmasının veya buna katılmanın uygun bulunmasına dair bir kanunçıkarılması zorunluğu yoksa ve bu andlaşmanın onaylanması veya buna katılma birBakanlar Kurulu kararnamesiyle olursa, bu andlaşmanın onaylanmasının veya bunakatılmanın uygun bulunması hakkında kanun çıkarılamaz."
3üncü maddenin 2 numaralı bendi :
"Birmilletlerarası andlaşmanın veya Türkiye Cumhuriyetini bağlıyan birmilletlerarası andlaşmanın belli hükümlerinin Türkiye Cumhuriyeti bakımındanyürürlüğe girdiği; bir milletlerarası andlaşmanın uygulama alanının değiştiği,uygulanmasının durdurulduğu ve sona erdiği tarihler, bir bakanlar Kurulukararnamesiyle tesbit olunarak Resmî Gazete'de yayınlanır.
Birmilletlerarası andlaşma, yukarıdaki fıkrada söz konusu yürürlük tarihinintesbitine dair kararnamede belirtilen yürürlüğe giriş tarihinde kanun kuvvetinikazanır."
3üncü maddenin 3 numaralı bendinin birinci fıkrası :
"Milletlerarasıbir andlaşmaya dayanılarak Bakanlar Kurulunca yapılan teknik veya idarinitelikteki uygulama andlaşmalarından ve kanunun verdiği yetkiye dayanılarakBakanlar Kurulunca yapılıp 2 nci maddenin 2 nci fıkrasına göre Millet Meclisive Cumhuriyet Senatosunun bilgisine sunulanların dışında kalan teknik veyaidari andlaşmalardan iktisadi veya ticari nitelikte olmayan, Özel kişilerinhaklarını ilgilendirmeyen ve Türk kanunlarına değişiklik getirmiyenlerinyayınlanması zorunlu değildir. Bu fıkra gereğince yayınlanması zorunlu olmayanandlaşmalar hakkında l ve 2 numaralı bendler uyarınca çıkarılan kararnamelerinyayınlanması da zorunlu değildir."
5inci maddenin iptal konusu kısmı :
TürkiyeCumhuriyetine hibe, kredi veya sair suretlerle yardim sağlayan iki veya çoktaraflı andlaşmaları, iki veya çok taraflı teknik veya idari işbirliğiandlaşmalarını, iki veya çok taraflı borç ertelenmesi veya ticaretandlaşmalarını ve aynı nitelikteki modüsvivendileri 2 nci maddenin 4 üncüfıkrası gereğince onaylamaya veya bunlara katılmaya Bakanlar Kuruluyetkilidir."
6ncı madde :
"18Şubat 1952 tarihli ve 5886 sayılı kanunla onaylanmış olan Kuzey AtlantikAndlaşmasının gereği olarak bu andlaşmaya taraf olan devletlerle ve KuzeyAtlantik Andlaşması Teşkilâtı ile yapılan iki veya çok taraflı andlaşmaları, 2nci maddenin 4 üncü fıkrası gereğince onaylamaya veya bunlara katılmayaBakanlar Kurulu yetkilidir."
İNCELEME:
AnayasaMahkemesi içtüzüğünün 15 inci maddesi gereğince yapılan ilk incelemede dâvanınTürkiye İşçi Partisi içtüzüğünün 17 nci maddesine göre Partinin en yüksekmerkez organı olan Yönetim Komitesi tarafından verilen karara dayanılaraksüresinde açıldığı anlaşıldığı gibi Merkez Yönetim Komitesi kararının, PartiGenel Yönetim Kurulunun l Eylül 1963 günlü kararı ile onandığı ve dosyadaeksiklik bulunmadığı görülerek esasın incelenmesine üyelerden ŞemsettinAkçoğlu'nun dâva açmağa partinin en yüksek organı olan Büyük Kongrece yetkiverilmesi gerektiği yolundaki muhalefeti ile karar verilmiş olmakla, düzenlenenrapor okunduktan, ilgili kanun ve Anayasa hükümleri ve meclisler tutanaklarıincelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü :
GEREKÇE:
l -Anayasa'nın yabancı devletler ve milletlerarası kurullarla yapılacakandlaşmalara ilişkin 65 inci maddesi şöyledir :
"TürkiyeCumhuriyeti adına yabancı devletlerle ve milletlerarası kurullarla yapılacakandlaşmaların onaylanması, Türkiye Büyük Millet Meclisinin onaylamayı birkanunla uygun bulmasına bağlıdır.
İktisadi,ticari veya teknik münasebetleri düzenleyen ve süresi bir yılı aşmayanandlaşmalar, Devlet Maliyesi bakımından bir yüklenme gerektirmemek, kişihallerine ve Türklerin yabancı memleketlerdeki mülkiyet haklarına dokunmamakşartiyle, yayınlanma ile yürürlüğe konabilir. Bu takdirde, bu andlaşmalar,yayımlarından başlıyarak iki ay içinde Türkiye Büyük Millet Meclisininbilgisine sunulur.
Milletlerarasıbir andlaşmaya dayanan uygulama andlaşmaları ile kanunun verdiği yetkiyedayanılarak yapılan iktisadi, ticari, teknik veya idari anlaşmaların TürkiyeBüyük Millet Meclisince uygun bulunması zorunluğu yoktur. Ancak, bu fıkrayagöre yapılan iktisadi, ticari veya özel kişilerin haklarım ilgilendirenandlaşmalar yayınlanmadan yürürlüğe konulamaz.
TürkKanunlarına değişiklik getiren her türlü andlaşmalarm yapılmasında l inci fıkrahükmü uygulanır.
Usulünegöre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlarhakkında 149 ve 151 inci maddeler gereğince Anayasa Mahkemesinebaşvurulamaz."
Maddedehangi andlaşmalar için Türkiye Büyük Millet Meclisinin onaylamayı uygunbulmasının şart olduğu, hangilerinde bu yola başvurulmasına lüzum bulunmadığı;hangi andlaşmalarm yayınlanma ile ve hangilerinin buna lüzum olmaksızınyürürlüğe gireceği gösterilmiştir.
Anayasa'nın65 inci maddesinin birinci fıkrasına göre andlaşmalarm onaylanması T. B. M. M.sinin onaylamayı bir kanunla uygun bulmasına bağlıdır, ikinci ve üçüncüfıkralarda ise bu kuralın istisnaları gösterilmiştir. Bunlarda aşağıdagösterilenlerden ibarettir :
a)Uygulama andlaşmaları :
Maddeninüçüncü fıkrasına göre, milletlerarası bir andlaşmaya dayanan uygulamaandlaşmalarmın onaylanması için Türkiye Büyük Millet Meclisinin onaylamayıuygun görmesi zorunluğu yoktur.
b)İktisadî, ticarî veya teknik münasebetleri düzenleyen andlaşmalar :
Maddeninikinci fıkrası hükmüne göre doğrudan doğruya Bakanlar Kurulunca onaylanır.Büyük Millet Meclisinin onaylamayı uygun görmesi şartı, bu nitelikteandlaşmalardan süresi bir yılı geçenler, Devlet Maliyesine külfet yükleyenler,kişi hallerine dokunanlar, Türklerin yabancı memleketlerdeki mülkiyet haklarınadokunanlar için aranır.
c)Kanunun verdiği yetkiye dayanılarak yapılan andlaşmalar :
İktisadî,ticarî, teknik veya idarî nitelik taşıyan bu andlaşmalar da, maddenin üçüncüfıkrası hükmüne göre Büyük Millet Meclisinin uygun görmesi şartı aranmadanonaylanır.
2 -244 sayılı Kanunun iptal konusu olan 2 nci maddesinin üçüncü fıkrasında"Milletlerarası bir andlaşmaya dayanılarak Bakanlar Kurulunca yapılanuygulama andlaşmalarından Türk kanunlarına değişiklik getirmeyenler" elealınmış ve bunların onaylanması için kanun yapılması zorunluğu olmadığıgösterilmiştir.
Buuygulama andlaşmaları Anayasa'nın 65 inci maddesinin üçüncü fıkrasınınkapsamına girmektedir. 65 inci maddenin bu fıkrasında söz konusu uygulamaandlaşmalarmın süreleri, konulan ve başka nitelikleri bakımından bir ayırımyapılmaksızın bunların T. B. M. Meclisince uygun bulunmasının zorunlu olmadığıaçıklanmıştır. Anayasa koyucusu, uygulama andlaşmalarmın taşıdıkları hükümleregöre bir ayırım yaparak bazılarının onaylanması için yasama organının uygunbulmasını istemiş olsa idi, 65 inci maddenin ikinci fıkrasında yaptığı gibi bumaksadını belirtmiş olurdu. 65 inci maddenin ikici fıkrasındaki şartlarınüçüncü fıkrasının uygulanmasında da otomatikman geçerli olması gerektiğisöylenemez. Zira bu iki fıkra aynı konulara ilişkin değildir, ikinci fıkradaaçıktan yapılan andlaşmalar, üçüncü fıkrada ise yasama organının önceden uygunbulmuş olduğu bir andlaşmanın uygulanmasını sağhyan andlaşmalar öngörülmüştür.Böyle olduğu içindir ki Anayasa koyucusu bunların onaylanmalarını ayrı şartlarabağlanmıştır. Uygulama andlaşmalarında, istisnasız olarak yasama organınınuygun görmesinin şart olmaması, yürütme organının kanun konusu olan hükümleritaşıyan andlaşmayı onaylaması gibi sonuçlar doğurabilir. Ancak, bu ihtimalAnayasa'nın 65 inci maddesinin mutlak olan üçüncü fıkrasının sınırlıuygulanmasını ve onaylama organına verdiği yetkinin kısılmasını haklıgöstermez. Uygulama anlaşmalarında, sadece Anayasa'nın 65 inci maddesinindördüncü fıkrasında yazılı olan şart, yani Türk kanunlarına değişiklikgetirmemek şartı aranmalıdır. Bu nedenlerle, 244 sayılı Kanunun 2 ncimaddesinin üçüncü fıkrasında yer alan uygulama andlaşmalarının (Konusuiktisadi, ticari veya teknik olsa, süresi bir yılı aşsa, Devlet Maliyesibakımından yüklenmeyi gerektirse, kişi hallerine veya Türk vatandaşlarınınyabancı memleketlerdeki mülkiyet haklarına dokunsa dahi) T. B. M. Meclisinceuygun bulunması zorunlu olmadığına dair olan hüküm, Anayasa'ya aykırıgörülmemiştir.
3 -244 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin dördüncü fıkrasında kanuna dayanılarakyapılan andlaşmalar ele alınmış ve bunlarda da onaylama veya katılmayı uygunbulmak üzere kanun yapılması zorunluğu olmadığı belirtilmiştir. 2 numaralı benttedayanılan gerekçeler bu fıkra hakkında da varit olduğundan bu fıkranında Anayasa'ya aykırı olmadığı sonucuna varılmıştır.
4 -244 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin iptal konusu l numaralı bendinin üçüncüfıkrası, bir andlaşmanın onaylanması veya buna katılma için kanun çıkarılmasızorunluğu yoksa ve bu işlemler Bakanlar Kurulunun bir kararnamesiyle olursa buhususta kanun çıkarılamıyacağını göstermektedir.
BakanlarKuruluna onaylama yetkisini veren Anayasa'nın 65 inci maddesi hükmüdür.Bakanlar Kurulu - isterse - onaylamayı uygun bulan bir kanun çıkartmak yolunada başvurabilir. Fakat kanuna ihtiyaç duymayıp Anayasa'dan aldığı bu yetkisinikullanırsa bu tasarruf kanun hükmünde olduğundan ayrıca bir kanun çıkarılmasınayer kalmaması doğaldır. Yasama Meclisinin bu konuda girişeceği teşriî faaliyetyetki dışında kalır. Aksinin kabulü, Bakanlar Kurulunun Anayasa'ya göre Devletibağlıyan bir tasarrufunun Türkiye Büyük Millet Meclisince uygun görülmemesihalini de tecviz etmek gibi Anayasa'ya aykırı düşen ve milletlerarası itibarızedeleyen bir sonuç doğurur.
Davacıkanunun söz konusu üçüncü fıkrasında Anayasa'nın 97 nci maddesiyleCumhurbaşkanına tanınan (Milletlerarası andlaşmaları onaylama) ve (Yayınlama)yetkilerinin Bakanlar Kuruluna verilmediğini ve bazı andlaşmaları yayınlamasıyolunda gene Cumhurbaşkanına verilen bir görevin ihlâl edildiğini öne sürerekbu fıkrayı bu yönden de Anayasa'ya aykırı bulmaktadır.
Gerçekten,Anayasa'nın 97 nci maddesinin ikinci fıkrasında (Milletlerarası andlaşmalarıonaylamak ve yayınlamak) yetkileri Cumhurbaşkanına verilmiştir. Ancak, bu maddehükmünü tamamlayan 98 inci maddede de (Cumhurbaşkanının bütün kararları,Başbakan ve ilgili Bakanlarca imzalanır. Bu kararlardan Başbakan ile ilgiliBakan sorumludur.) hükmü yer almaktadır. Bu hal; aynı maddenin başındabelirtildiği gibi, (Cumhurbaşkanının, görevleriyle ilgili işlemlerinden sorumluolmaması) nın tabiî sonucudur. 244 sayılı Kanum, andlaşmaların onaylanmasıişine bütün Bakanların katılmalarını öngördüğünden bir Bakanlar Kurulukararnamesi düzenlenecek, bütün imzalar tamamlanınca Cumhurbaşkanının imzasınasunulacaktır.
Cumhurbaşkanınınbu kararnameyi imzalaması, yapılan andlaşmayı Anayasa'nın 97 nci maddesigereğince onaylamasından başka bir anlam taşımaz.
5 -Yayınlama konusuna gelince :
Anayasa'nın65 inci maddesinde, milletlerarası andlaşmaların, yayınlanmasını zorunlu kılangenel bir hüküm yoktur. Tersine, bu madde ile hangi andlaşmaların yayınlanmasıgerektiği açıklanmak suretiyle kanun koyucuya yayınlama hususunda istisnalaryapma hakkı tanınmıştır.
Böylece,244 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin 3 numaralı bendinin birinci fıkrasınınyayınlanmasını zorunlu görmediği andlaşmalar Anayasa'nın 65 inci maddesi ileyayınlanması emredilen andlaşmalann dışında kalmaktadır.
Yukarıda4 ve 5 inci bentlerdeki açıklamalara göre, davacının, 244 sayılı Kanunun 3 üncümaddesinin dâva konusu bentleri ve fıkraları için ileri sürdüğü iptalsebepleri, bu bent ve fıkra hükümlerinin Anayasa'nın 65 inci maddesine paralelnitelikte olmaları bakımından, yerinde değildir.
6 -244 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin iptali istenen ve kararın baştarafındayazılı olan kısmı, kanunun 2 nci maddesinin dördüncü fıkrasına atıf yapmakta,yani (Kanunun verdiği yetkiye dayanılarak yapılan andlaşmalar) arasına 5 incimaddede sözü edilen andlaşmaları da katmaktadır.
Anayasa'nın65 inci maddesinin üçüncü fıkrası hükmü, hükümeti bazı andlaşmalar yapmayayetkili kılacak kanunların kabulüne cevaz vermektedir. Bu kanunlar, herandlaşma için ayrı ayrı kabul edilebileceği gibi andlaşma sınırları belliedilmek suretiyle genel nitelikte de olabilir.
244sayılı Kanunun 5 inci maddesinin iptali istenen kısmında da, belli andlaşmalarçerçevesinde hükümete genel nitelikte yetki veren böyle bir hüküm yeralmaktadır, buna göre :
a)Türkiye Cumhuriyetine hibe, kredi veya sair suretlerle yardım sağlayan iki veyaçok taraflı andlaşmalar;
b)İki veya çok taraflı teknik veya idari işbirliği anlaşmaları;
c)İki veya çok taraflı borç ertelenmesi veya ticaret andlaşmaları;
d)İki veya çok taraflı modüsvivendiler;
e)Bakanlar Kurulunca onaylanabilir veya gene Bakanlar Kurulunca bunlarakatılınabilir.
Anayasanın65 inci maddesinin üçüncü fıkrası (Kanunun verdiği yetkiye dayanılarak yapılaniktisadi, ticari teknik veya idari andlaşmaların Türkiye Büyük MilletMeclisince uygun bulunması zorunluğu olmadığı) nı göstermesine ve 244 sayılıKanunun 5 inci maddesi de Hükümete bu nitelikteki andlaşmalar için yetki vermekamacını güttüğüne ve böylece Hükümetçe kullanılacak yetki, gücünü Anayasa'danaldığına göre dâvanın bu kısmı da yersizdir.
7 -244 sayılı Kanunun 6 ncı maddesi, 5886 sayılı Kanunla onaylanan Kuzey AtlantikAndlaşmasının gereği olarak yapılacak iki veya çok taraflı andlaşmalar için deHükümete yetki vermektedir.
244sayılı Kanun, Hür Dünyanın ve bu arada Türkiye'nin savunması bakımından önemitartışılmayacak kadar aşikâr olan Kuzey Atlantik Andlaşmasınm uygulanmasıkonusuna 6 ncı maddesinde ayrıca yer vermiş bulunmaktadır.
KuzeyAtlantik Andlaşmasına göre yapılacak andlaşmalar da uygulama andlaşmasıniteliğindedir. Bu uygulama andlaşmaları, teknik veya idari olabileceği gibiTürk Silâhlı Kuvvetleriyle ilgili konularıda kapsayabilir.
Bunlardan,teknik veya idari olanlar için yukarıda diğer hükümler dolayısiyle belirtildiğiüzere Anayasa'nın 65 inci maddesi uyarınca bir kanunla uygun görülme zorunluğuyoktur.
6ncı maddede de, 2 maddenin dördüncü fıkrasına yapılan atıf bu konuyukapsamaktadır. Anayasa'nın 66 ncı maddesinde Türkiye'nin taraf olduğumilletlerarası andlaşmaların gerektirdiği hallerde Türk Silâhlı Kuvvetlerineilişkin konularda Türkiye Büyük Millet Meclisinin izin vermesine lüzumbulunmadığı açıklandığına göre Kuzey Atlantik andlaşması çerçevesinde TürkSilâhlı Kuvvetleriyle ilgili olabilecek uygulama andlaşmaları için Bakanlar Kurulunayetki verilmesinde de Anayasaya aykırılık yoktur.
SONUÇ:
31/5/1963günlü ve 244 sayılı Kanunun :
a -2 nci maddesinin üçüncü fıkrası,
b -2 nci maddesinin dördüncü fıkrası,
c -3 üncü maddesinin l numaralı bendinin üçüncü fıkrası,
ç -3 üncü maddesinin 2 numaralı bendi,
d -3 üncü maddesinin 3 numaralı bendinin birinci fıkrası, hükümleriyle,
e -5 inci maddesinde yer alan "Türkiye Cumhuriyetine hibe kredi veya sairsuretlerle yardım sağlıyan iki veya çok taraflı andlaşmaları, iki veya çoktaraflı teknik veya idari işbirliği andlaşmalarını, iki veya çok taraflı borçertelenmesi veya ticaret andlaşmalarını ve aynı nitelikteki modüsvivendileri 2nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince onaylamaya veya bunlara katılmayaBakanlar Kurulu yetkilidir." şeklindeki hükmün ve
f -6 nci maddesi hükmünün
Anayasa'yaaykırı olmadığına ve dâvanın reddine; (ç) bendinde üyelerden İbrahim Senil'in(e) bendinde Celâlettin Kuralmen ve Muhittin Gürün'ün; (f) bendinde ŞerefHocaoğlu, Salim Başol, Celâlettin Kuralmen, Avni Givda ve Muhittin Gürün'ünmuhalefetleriyle ve oyçokluğu ile, diğer bentlerde oybirliği ile 4/3/1965gününde karar verildi.
Başkan
Lûtfi Akadlı
Üye
Cemalettin Köseoğlu
Üye
Asım Erkan
Üye
Şemsettin Akçoğlu
Üye
İbrahim Senil
Üye
İhsan Keçecioğlu
Üye
A.Şeref Hocaoğlu
Üye
Salim Başol
Üye
Celâlettin Kuralmen
Üye
Fazıl Uluocak
Üye
Avni Givda
Üye
Ahmet Akar
Üye
Muhittin Gürün
Üye
Lütfi Ömerbaş
Üye
Ekrem Tüzemen
MUHALEFETŞERHİ
Anayasa'nın97 nci maddesinin ikinci fıkrasında, Cumhurbaşkanının milletlerarasıandlaşmaları onaylıyacağı ve yayınlayacağı yazılardır. Bu hükümle,Cumhurbaşkanının şahsına, Devletin başı sıfatı ile özel bir görev ve yetkiverilmiştir. Bu açık ve kesin hüküm karşısında, Cumhurbaşkanının bu konudakitasarrufa ilişkin kararına, Bakanlar Kurulunun katılması söz konusu olmamakgerekir. Anayasa koyucusu bu katılmayı öngörmüş olsa idi bunu açıklayabilirdi.Şu halde uygulamanın, açıklandığı şekilde yapılması doğaldır. Anayasa'nın 98inci maddesi uyarınca, Cumhurbaşkanının görevleri ile ilgili işlemlerindensorumlu olmadığı halbuki andlaşmaların onaylanması ve yayınlanması tasarrufununbir sorumluluğa yol açabileceği ve bu sorumluluğun ancak bu tasarrufa katılmaile belli olacağı düşünülse bile gene sözü geçen 98 inci maddenin ikincifıkrasında denildiği gibi Başbakan ile her andlaşmanm niteliğine göre sadecebununla ilgili Bakanın bu tasarrufa katılmaları kabul edilebilir. Aksi haldebir andlaşma ile hiçbir ilgisi olmayan bir Bakan sorumlu durumuna düşürülmüşolur. Anayasa'nın 105 inci maddesinde ise her Bakanın kendi yetkisi içindekiişlerden (Genel siyasetin yürütülmesinden ayrıca) sorumlu olduğu yazılıdır. 244sayılı kanunda, onaylama ve yayınlama tasarrufunun, Bakanlar Kurulununkararnamesi ile yapılacağı yolunda yer alan hükmün Anayasa'nın yukarıdazikredilen maddelerine aykırı olduğu kanısındayım. Bu nedenlerle çoğunluğun bukonuya ilişkin kararına muhalifim.
Üye
İbrahim Senil
MUHALEFETŞERHİ
TürkiyeCumhuriyeti Anayasası (Madde 65/3) Kanunla önceden verilmiş yetkiye dayanılarakyapılanlardan ancak Türk kanunlarına değişiklik getirmeyen iktisadi, ticari,teknik veya idari andlaşmalar için T. B. M. M. nce uygun bulunmaları zorunluğunukoymamıştır.
244sayılı Kanunun 6 ncı maddesi bir takım andlaşmalar yapılmak Üzere kanunla yetkiverilmesi niteliğindedir. Ancak bu hükümde andlaşmalar (Aynı kanunun 5 incimaddesindeki tutumun tersine) smırlandırılmayarak genel ve mutlak deyimlerle yetinihnişve böylece Anayasa'nın çizdiği çerçeve aşılmıştır.
Bumaddede her ne kadar aynı kanunun 2 nci maddesinin 4 üncü fıkrasına birgönderme varsa da (Gereğince) deyiminin kullanılması yüzünden göndermenin yönüve kapsamı karanlık kalmaktadır.
Şuduruma göre 244 sayılı Kanunun Anayasa'ya aykırı olan 6 ncı maddesinin iptaligerektiği kanısı ile karara muhalifiz.
Üye
A. Şeref Hocaoğlu
Üye
Salim Başol
Üye
Avni Givda
MUHALEFETŞERHİ
l -244 sayılı Kanunun "5" inci maddesinin dâva konusu bulunan hükmüBakanlar Kurulunu (Türkiye Cumhuriyetine hibe, kredi veya sair suretlerleyardım sağlayan iki veya çok taraflı andlaşmaları, iki veya çok taraflı teknikveya idari işbirliği andlaşmalarını, iki veya çok taraflı borç ertelenmesiniveya ticaret andlaşmalarını veya aynı nitelikteki modüsviventileri 2 ncimaddenin 4 üncü fıkrası gereğince onaylamaya veya bunlara katılmağa) yetkilikılmaktadır. Anayasa'nın "5" inci maddesinin "3" üncüfıkrasında ise andlaşmaların onaylanmasını Türkiye Büyük Millet Meclisince birkanunla uygun bulunmasına bağlıyan kaidenin istisnalardan olarak(Milletlerarası bir andlaşmaya dayanan uygulama andlaşmaları ile kanununverdiği yetkiye dayanılarak yapılan iktisadî, ticarî, teknik veya idarîandlaşmaların, Türk kanunlarına değişiklik getirmedikleri takdirde, TürkiyeBüyük Millet Meclisince uygun bulunması zorunluğu olmadığı) bildirilmiştir.
Anayasa'nınbu fıkrasında sözü edilen (Yetki veren kanun) dan aynı fıkrada sayılanhususlarda Bakanlar Kuruluna, dâva konusu hükümde olduğu gibi, önceden genelsurette bu nevî andlaşmaları yapma yetkisi veren bir kanunun kasdedilmediği,burada öngörülen kanunun Türkiye Büyük Millet Meclisinin tesbit ettiği muayyenmevzuda Bakanlar Kuruluna teknik, idari, iktisadi veya ticari bir andlaşmayapmak selâhiyetini veren, bir kanun olduğu gerek metinden ve gerekseAnayasa'nın bu maddesine ilişkin gerekçede yapılan açıklamalardananlaşılmaktadır. Gerçekten bu açıklamalarda; bir kanunun evvelden verdiğiyetkiye dayanılarak bu kanunun tatbiki için idari veya teknik uygulamaanlaşmalarının teşriî organdan geçirilmeden yürürlüğe konulabileceği ve bununHükümetin evvelce teşriî organca tasvip edilmiş olan anlaşmaların verdiğiyetkiye dayanarak bu anlaşmaların tatbik edilebilmesini sağlamak için tatbikatanlaşmaları yapıp teşri organdan geçirmeden yürürlüğe koyabilmesi hususundakiesaslara tabi olduğu bildirilmekte ve bu yetki, Hükümetin tüzük veyönetmelikler çıkartma yetkisine benzetilmektedir. Her ne kadar Anayasa'nın bufıkrası, lâyihada teklif edilen şekli bilâhare değiştirilerek kabul edilmiş isede, bu değişikliğin "Anlaşma" deyimi yerine "Andlaşma"deyiminin kullanılmasından ve kanunun verdiği yetkiye dayanılarak yapılacakidari ve teknik andlaşmalara iktisadî ve ticarî andlaşmaların da ilâvesindenibaret bulunmuş ve gerekçenin esası mahfuz kalmıştır. Bu itibarla, ancakyukarıda açıklanan surette çıkarılmış bir kanuna dayanılarak yapılanandlaşmalar ile milletlerarası bîr andlaşmaya dayanarak yapılan uygulamaandlaşmalarının Türk Kanunlarına değişiklik getirmedikleri takdirde TürkiyeBüyük Millet Meclisince uygun bulunması zorunluğu bulunmamak iktiza eder.
Busebeple Anayasa'nın 65/3 üncü maddesine aykırı bulunan 244 sayılı Kanunun"5" inci maddesinde yer alan yukarıda yazılı hükmün iptali gerektiğireyindeyim.
2 -244 sayılı Kanunun "6" ncı maddesi Bakanlar Kuruluna (18 Şubat 1952tarihli ve 5886 sayılı Kanunla onaylanmış olan Kuzey Atlantik Andlaşmasmıngereği olarak bu andlaşmaya taraf olan iki veya çok taraflı andlaşmaları 2 ncimaddenin 4 üncü fıkrası gereğince onaylamağa veya bunlara katılmağa) yetkivermektedir.
Anayasa'nınyukarıda sözü geçen "65" inci maddesinin "3" üncüfıkrasında Bakanlar Kurulunun yetkisi iktisadi, ticari, teknik veya idariandlaşmalara münhasır olmak üzere sınırlanmıştır. Halbuki dâva konusu"6" ncı maddede yapılacak olan andlaşmaların sınırı, Anayasa'dagösterildiği şekilde çizilmemiş ve genel nitelikte yetki veren bir hüküm yeralmıştır. Bu sebeple de 244 sayılı Kanunun "6" ncı maddesinin iptaligerektiği kanısındayım.
Üye
Celâlettin Kuralmen
MUHALEFETŞERHİ
l -Kararın 6 numaralı fıkrası ile : 31/5/1963 günlü ve 244 sayılı Kanunun 5 incimaddesindeki;
(.........Türkiye Cumhuriyetine hibe, kredi veya sair suretlerle yardım sağlıyan iki veyaçok taraflı andlaşmaları iki veya çok taraflı teknik veya idari işbirliğiandlaşmalarını, iki veya çok taraflı borç ertelenmesi veya ticaretandlaşmalarını ve aynı nitelikteki modüsvivendileri 2 nci maddenin 4 üncüfıkrası gereğince onaylamaya veya bunlara katılmaya Bakanlar Kuruluyetkilidir.)
hükmününAnayasa'ya aykırı olmadığı kabul edilerek buna ilişkin iptal istemi reddedilmişbulunmaktadır.
Busonuca varılmak için dayanak yapılan hüküm, Anayasa'nın 65 inci maddesinin,aşağıda gösterilen, üçüncü fıkrasıdır.
(Madde: 65 - Üçüncü fıkra :
Milletlerarasıbir andlaşmaya dayanan uygulama andlaşmaları ile kanunun verdiği yetkiyedayanılarak yapılan iktisadi, ticari, teknik veya İdari andlaşmalann TürkiyeBüyük Millet Meclisince uygun bulunması zorunluğu yoktur; ancak, bu fıkrayagöre yapılan iktisadi, ticari, veya özel kişilerin haklarını ilgilendirenandlaşmalar yayımlanmadan yürürlüğe konulamaz.)
Kararda,244 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin metni yukarıda yazılı bulunan hükmü;Anayasa'nın 65 inci maddesinin söz konusu fıkrasında öngörülen bir (Yetkikanunu) niteliğinde sayılmakta ve bu sebeple de Anayasa'ya uygun olduğuneticesi çıkarılmaktadır.
Şuhalde ilk önce, dâva konusu olan hükmün, Anayasa'nın 65 inci maddesinin üçüncüfıkrasında öngörülmüş olan bir (Yetki kanunu) niteliğinde olup olmadığınıçözmek gerekmektedir.
Anayasa'nın65 inci maddesi; ilk fıkrası ile bu konudaki esas prensibi koymakta, ondansonraki fıkralarında da bu prensibin istisnalarını belirtmektedir.
Maddeninilk fıkrasındaki prensip şudur :
(TürkiyeCumhuriyeti adına yabancı devletlerle ve milletlerarası kurullarla yapılacakandlaşmaların onaylanması, Türkiye Büyük Millet Meclisinin onaylamayı bir kanunlauygun bulmasına bağlıdır.)
Buesasa göre, Türkiye Büyük Millet Meclisinin, bir kanunla onaylanmasını uygunbulmadığı hiç bir andlaşma yapılamaz.
Ancakmadde, milletlerarası münasebetlerin gerektirdiği zaruretler sebebiyle vezaruret derecesinin hudutları ile sınırlı kalmak üzere bazı istisnalar da kabuletmiştir, İşte 65 inci maddenin üçüncü fıkrası bu suretle kabul edilmiş biristisna hükmünden ibarettir.
Sözkonusu fıkra hükmünün Temsilciler Meclisi Anayasa Komisyonu tarafındanhazırlanan gerekçesi aynen şöyledir :
(Birkanunun evvelden verdiği yetkiye dayanılarak bu kanunun tatbiki için idari veyateknik uygulama andlaşmaları yapılması da aynı esaslara tabidir.) Yani bunlariçin de ayrıca Büyük Millet Meclisinden uygun bulma kanunu alınmasına zaruretyoktur. Tasarının Kurucu Mecliste müzakeresi sonucunda, fıkradaki idari veteknik andlaşnıalara, iktisadî, ticarî andlaşmalar da ilâve edilmişbulunmaktadır.
Buhükümlerden anlaşıldığına göre Anayasa koyucu, bir andlaşmanın uygun bulmakanunu çıkarılmaksızın Bakanlar Kurulu kararnamesiyle onaylanabilmesi için;ticari, iktisadi, teknik veya idarî bir konuya ilişkin olması ve daha önce buandlaşmayı yapabilmesi için Hükümete bir kanunla yetki verilmiş bulunması vesöz konusu andlaşmanm da bu yetkiyi veren kanunun tatbikîni sağlamak amacıylayapılmış olması, şartlarını koymuş bulunmaktadır.
Buistisnanın sebebi açıktır :
Zirabu gibi hallerde andlaşmanın konusu, daha Önce Büyük Millet Meclisinegetirilerek niteliği, hudut ve şümulü hakkında bilgi verilmiş ve böylece birandlaşma yapılması hususunda Meclisten yetki alınmış olacağı için bir deimzadan sonra tekrar getirtilerek Meclisin "uygun bulmasına"sunulmasında zaruret olmıyacağı düşünülmüştür.
Şuduruma göre bu istisna hükmünün; niteliği hudut ve şümulü belli olan konulardaandlaşma yapılmak üzere Hükümete bir kanunla yetki verilmiş olması hallerinihedef tuttuğu meydandadır.
Sözkonusu istina hükmünün bu mahiyeti, ilgili olduğu esas kaide ve prensibi dezedelememektedir. Zira asıl olan, (Müzakeresi nihayetlenen milletlerarasıandlaşrnaların, Bakanlar Kurulu kararı ile onaylanmasından önce Büyük MilletMeclisi tarafından bir kanunla uygun bulunması) dır. Bu itibarla müzakereyebaşlamadan evvel. Büyük Millet Meclisince umumî hatları incelenerek Hükümeteyetki verilen bir konuda yapılan andlaşmalarm müzakerelerininnihayetlenmesinden sonra kararname ile onaylanabilmesi için uygun bulmakanununa ihtiyaç görülmemesinde de; Meclisin muvafakatinin daha önce alınmışolması bakımından, esas prensibe aykırı bir cihet bulunmamaktadır.
Ancakbu istisna hükmünden faydalanabilmek için, yukarıda da belirtildiği üzere,konunun daha önce genel hatları ile Büyük Millet Meclisinin bilgisine sunularakböyle bir andlaşmaya girişmek üzere yetki alınmış olması gerekmektedir.
Aksidüşünce, Büyük Millet Meclisinin, yapılacak andlaşmaların konuları, Devleti neÖlçüde ve ne nitelikte bir yüküme sokacakları hususlarında, genel çizgileriitibariyle dahi, bir, bilgiye sahip olmadan, "Uygun bulma kanunu"konusundaki yetkisini, Hükümetlerin takdir ve tensiplerine bırakması sonucunudoğurur.
Halbuki65 inci maddenin üçüncü fıkrası hükmü, böyle bir yoruma cevaz verecek niteliktedeğildir.
Yukarıdaaçıklanan sebeplerle, 244 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin dâva konusu olanhükmünde olduğu gibi, Milletlerarası andlaşma konularının tamamına yakın birkısmım kapsıyacak şekilde ve hiç bir kayıt, şart ve sınır koymaksızın yürütmeorganına, andlaşmaları hem yapmak, hem de onaylamak yetkisinin verilmesinin,Anayasa'ya uygunluğu söz konusu edilemez.
Diğertaraftan, dâva konusu hükmün daha yakından incelenmesi halinde, burada sayılanandlaşrnaların, aslında iktisadi, ticari, teknik ve idari nitelikteandlasmalardan başka bir şey olmadıkları ve bu bakımdan Anayasa'nın 65 incimaddesinin 3 üncü fıkrasında yer alan esasların daha önceden bir kanunla yetkiverilmiş olması şartı hariç olmak üzere - değişik ifadelerle ve kısmenayrıntıları gösterilmek suretiyle buraya aynen aktarılmış bulundukları gerçeğiortaya çıkmaktadır.
HalbukiAnayasa koyucu, bu konularda yürütme organına sözü geçen hükümde olduğu gibitoptan bir yetki verilmesini mümkün görmüş olsaydı diğer bir deyimle,Anayasa'nın 65 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yazılı hükmün, olduğu gibi,bir yetki kanunu olarak kabul edilebileceğini düşünmüş bulunsa idi fıkrametnine (Kanunun verdiği bir yetkiye dayanılarak yapılan ...) kayıt ve şartınıkoymak suretiyle, aynı nitelikte fakat ayrıca düzenlenecek bir yetki kanunununkabul edilmesi gibi fuzulî bir usulü tesis etmez, doğrudan doğruya ve 244sayıılı kanunun 5 inci fıkrasının söz konusu hükmünde olduğu gibi:(Milletlerarası bir andlaşmaya dayanan uygulama andlaşmaları ile iktisadi,ticarî, teknik ve idari andlaşmaların Türkiye Büyük Millet Meclisince uygunbulunması zorunluğu yoktur.) şeklinde bir hüküm koymakla yetinmesi gerekirdi.
Dâvakonusu hükmü, bu bakımdan da Anayasa'nın 65 inci maddesinin üçüncü fıkrasındaöngörülen (Yetki Kanunu) olarak kabul etmek mümkün değildir.
Busebeplerle 244 sayılı Kanunun 5 inci maddesi hükmünün dâva konusu olan kısmı,Anayasa'nın 65 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları hükümlerine aykırıolduğundan iptali gerekmektedir.
2 -Kararın 7 numaralı fıkrasiyle, 244 sayılı Kanunun 6 nci maddesine ilişkin iptalistemi de yerinde görülmemiştir.
Kararınbu maddesine ait gerekçede, Özetle,
(KuzeyAtlantik Andlaşmasına göre yapılacak andlaşmaların da uygulama andlaşmasıniteliğinde olduğu, bunların teknik veya idari olabileceği gibi Türk SilâhlıKuvvetleriyle ilgili konuları da kapsayabileceği, teknik veya idari olanlariçin, Anayasa'nın 65 inci maddesi uyarınca bir kanunla uygun görülme zorunluğuolmadığı ve Anayasa'nın 66 ncı maddesinin de Türkiyenİn taraf olduğumilletlerarası andlaşmaların gerektirdiği hallerde Türk Silâhlı Kuvvetlerineilişkin konularda Türkiye Büyük Millet Meclisinden izin alınmasına lüzumolmadığına göre Kuzey Atlantik Andlaşması çerçevesinde Türk SilâhlıKuvvetleriyle ilgili uygulama andlaşmaları için Bakanlar Kuruluna yetkiverilmesinde de Anayasa'ya aykırı bir cihet bulunmadığı)
düşüncesininsavunulduğu görülmektedir.
Halbuki,244 Sayılı Kanunun, kararın baş tarafında metni aynen yazılı bulunan, 6 ncımaddesinin öngördüğü andlaşmalar, milletlerarası bir andlaşmaya dayananuygulama andlaşmaları niteliğinde değillerdir. Zira öyle olsa idi 244 SayılıKanunun 2 nci maddesinin üçüncü fıkrası hükmüyle Milletlerarası bir andlaşmayadayanarak yapılan her türlü uygulama andlaşmaları konusunda yürütme organınaverilmiş olan yetki, ihtiyacı karşılayacağından ayrıca böyle müstakil bir maddeşevkine lüzum ve mahal kalmazdı. Esasen dâva konusu maddenin Hükümettasarısındaki gerekçesi de bu ciheti açıkça ortaya koymaktadır.
Şuhalde bu maddenin öngördüğü andlaşmaların, NATO Andlaşmasına dayanılarakyapılacak uygulama andlaşmaları olmayıp, söz konusu andlaşmanın, ahvalininkişafına göre, gerektireceği ve fakat asıl andlaşmada derpiş edilmemiş olanyeni konular ve meseleler hakkında yapılacak andlaşmalar olduğundan şüpheedilmemesi icap etmektedir.
Diğertaraftan 244 Sayılı Kanunun dâva konusu olan 6 ncı maddesi ; bir savunmaandlaşması olması itibariyle askerî niteliği söz götürmeyen Kuzey AtlantikAndlaşrnasınm gereği olarak yapılacak andlaşmalar için Hükümete yetki vermekteve bu andlaşmaların münhasıran iktisadi, ticari, teknik veya idari nitelikteolacaklarına dair maddede her hangi bir kayıt ve şart bulunmadığı gibi aksine,mutlak bir ifade taşımakta olduğundan, bilhassa, askerî mevzular başta gelmeküzere her türlü konuyu kapsamı içerisine almaktadır.
Maddehükmünün, kararda ileri sürüldüğü üzere Teknik veya İdari Andlaşmalar yapmayada imkân vermekte olmasının, onun daha çok askerî nitelikte andlaşmalaryapılmasına müsaade ve imkân sağlayan bir hüküm olduğu niteliğini bertarafedemiyeceği tabiidir.
Bubakımdan, maddenin yürütme organına, askerî konularda da andlaşma yapmağa veuygun bulma kanununa lüzum olmaksızın onaylamağa yetki veren bir hüküm olarakdeğerlendirilmesi zorunluğu vardır.
Anayasa'nın65 inci maddesinin 3 üncü fıkrası ise, yukarıda da belirtildiği gibi sadecekanunun verdiği yetkiye dayanılarak yapılan iktisadi, ticari teknik ve idariandlaşmaları, uygun bulma kanununun alınması mecburiyetinden müstesna tutmuş,askerî andlaşmaları bu istisnaya dahil etmemiştir. Bu duruma göre, de askerînitelikteki andlaşmalar için uygun bulma kanunu alınmasının zaruri olduğuaşikârdır.
Kararda,Anayasa'nın 66 ncı maddesi dayanak yapılmak suretiyle açıklanan düşünceleregelince:
Anayasa'nın66 ncı maddesinin hükümleri; savaş ilânı, (Milletlerarası andlaşmaların veyamilletlerarası nezaket kurallarının gerektirip gerektirmediğine göre), TürkSilâhlı Kuvvetlerinin yabancı ülkelere gönderilmesi veya yabancı SilâhlıKuvvetlerin Türkiye'de bulunması gibi üç belli hale mühasır olup bu maddede,yukarıki kararda ileri sürüldüğü gibi, (Türkiye'nin taraf olduğu MilletlerarasıAndlaşmaların gerektirdiği hallerde Türk Silâhlı Kuvvetlerine ilişkin konularda- yapılacak andlaşmaların onaylanması için - Türkiye Büyük Millet Meclisininizin vermesine lüzum bulunmadığı) yolunda genel nitelikte açık veya kapalıherhangi bir kayıt ve işaret mevcut değildir.
Buitibarla Anayasa'nın 66 nci maddesinin; 244 Sayılı Kanunun, yürütme organınaNATO Andlaşmasının gereği sayılabilecek her konuda andlaşma yapma ve onaylamayetkisi veren, 6 ncı maddesine mesnet olarak gösterilmesi de mümkün değildir.
Neticeolarak, dâva edilen madde, NATO Andlaşmasının gereği olmak üzere yürütmeorganına, Büyük Millet Meclisinden uygun bulma kanunu almadan dilediği gibiandlaşma ve onaylamak yetkisi vermektedir. Yani bu madde hükmü ile yürütmeorganı; Büyük Millet Meclisinden, uygun bulma kanunu ile gerekli tasvibialmadan askerî nitelikte andlaşma yapmak ve onaylıyarak yürürlüğe koymakyetkisi kazanmaktadır ki böyle bir hükmün, Anayasa'nın 66 ncı maddesine uygunbir tarafı olmadığı gibi 65 inci maddesi hükümlerine aykırılığı da meydanda olduğundaniptali gerekmektedir.
Yukarıdaaçıklanan sebeplerle kararın bu kısımlarına muhalifim.
Üye
Muhittin Gürün