ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas No.:1963/358
Karar No.:1964/17
Karar tarihi:6/3/1964
Resmi Gazete tarih/sayı:2.6.1964/11717
İtirazdabulunan : Kozan Asliye Ceza Mahkemesi.
İtirazınkonusu : Seçimlerin temel hükümleri ve seçmen kütükleri hakkındaki 298 sayılıve 26/4/1961 günlü kanunun sandık kurulları üyelerinin seçimine ilişkin 23 üncümaddesi ile bu görevi sebepsiz terkedenler verilecek cezaları gösteren 136/2nci maddesinin 334 sayılı T.C. Anayasasının 11/2. ve 42/2. maddelerine aykırıolduğu kanısına varıldığından söz edilerek bu iki maddenin iptaline kararverilmesi isteminden ibarettir.
OLAY:
17/11/1963gününde yapılan seçimde 51 sayılı sandık kurulu üyelerinden ikisinin seçimebaşladıktan sonra kuruldaki görevlerinden, haklı bir sebep olmaksızın,ayrılmalarından ötürü 298 sayılı kanunun 136/2 nci maddesi uyarıncacezalandırılmaları için açılmış olan dâvanın Kozan Asliye Ceza Mahkemesindekiduruşmasında mahkemece, 298 sayılı kanunun 23 ve 136. maddelerinin Anayasa'nın11. ve 42. maddelerine aykırı olduğu kanısına varılarak bu maddelerin iptaliiçin Anayasa'nın 151 inci maddesi gereğince Anayasa Mahkemesine başvurulmasına 12/12/1963gününde karar verilmiştir.
KozanAsliye Ceza Mahkemesinin bu kararında ; "298 sayılı kanunun 23 üncümaddesi sandık kurulu üyelerinin tâyinine ilişkin ve 136 nci mdadesi de kurulüyeliklerine seçilenlerin icabet etmemeleri veya kurulu sebepsiz olarakterketmeleri halinde tecziyelerine mütedairdir. Demokratik nizamda fertlerhürriyet hakkı, mülkiyet hakkı, kişi güvenliği; düşünce, söz, yazı ve vicdanhürriyetleri gibi klâsik hürriyetlerle ailenin korunması, sağlık hakkı, çalışmahakkı, dinlenme hakkı gibi ekonomik ve sosyal haklar doğrudan doğruya insanınyaratılış itibariyle irade sahibi hür ve sorumlu tek gerçek varlık oluşundan,Devletin temel yapısı unsuru bulunuşundan dolayı tanınmıştır. Nitekim 334sayılı Anayasamızın 11/2. maddesinde de (Kanun, kamu yararı genel ahlâk, kamudüzeni, sosyal adalet ve millî güvenlik gibi sebeplerle de olsa, bir hakkın vehürriyetin özüne dokunamaz), diye bir hüküm vazedilerek yukarıda sayılan klâsikhürriyetlerle, ekonomik ve sosyal hakların özüne tecavüz edilemiyeceği esasıkabul edilmiştir. Hak ve hürriyetlerin özüne ancak Devletin varlığını tehlikeyesokan yaygın ve sel felâketi gibi fevkalâde ve özel sebeplerle geçici olarakdokunulabilir. Halbuki seçimler olağanüstü mahiyeti haiz ve fakat fevkalâde birhadise değildir. İlçe Seçim Kurulu Başkanına bir vatandaşın rızası hilâfınaseni sandık kurulu üyesi seçiyorum; îcabet etmediğin takdirde tecziye edilirsinmealindeki hükümler koyan bir kanun, vatandaşın temel hak ve hürriyetlerininözüne dokunur. Yine Anayasa'nın 42/2. maddesi angaryanın yasak olduğundanbahseder. Angarya mükellef olmadığı halde vatandaşa zorla iradesi harici bir işyaptırılması demek olduğundan 298 sayılı kanunla bu maddeye aykırı olarakhükküm sevkedilemiyeceği Anayasa'nın ruh ve maksadından anlaşılmaktadır. 298sayılı kanunun antidemokratik hüküm sevketmesinin bir sebebi de Anayasa'danevvel meriyete girmesidir. Her ferdin en başta gelen menfaati ve en önemlihakkı hiç şüphesiz kendi maddi ve manevi varlığını korumaktır. Bu bakımdantemel prensipler koyan ve Devletin varlığı ile bağlı bulunan Anayasa'ya aykırıhiçbir kanun olmıyacağı cihetle 298 sayılı kanunun Anayasa'nın 11. ve 42 ncimaddelerine aykırı bulunan 23, 136 nci maddelerinin iptali gerekeceği kanısınavarılmıştır". denilmektedir.
İNCELEME:
AnayasaMahkemesinin İçtüzüğün 15 inci maddesi gereğince 24/12.7 1963 gününde ilkinceleme için yapılan toplantısında dosyada bir eksiklik bulunmadığıanlaşıldığından işin esasının incelenmesine karar verilmiştir. Esasınincelenmesi için 6/3/1964 gününde yapılan toplantıda Kozan Asliye CezaMahkemesinin 12/12/1963 günlü kararı ve iptali istenen kanun maddeleri ileTemsilciler Meclisinin bu konuya ilişkin tutanakları ye gerekçesi, hazırlananrapor ve Anayasa'nın ilgili hükümleri ile gerekçeleri okunduktan sonra gereğigörüşülüp düşünüldü :
GEREKÇE:
Sözkonusu 26/Nisan/1961 günlü ve 298 sayılı kanunun Anayasa'ya aykırı olduğu ilerisürülen 23 üncü maddesi şöyledir :
"Madde23- Sandık Kurulu Üyeleri aşağıdaki şekilde belli olur:
İlçeSeçim Kurulu Başkanı; kendi tüzüklerine göre, ilk genel kurul toplantılarınıyapmış olup, o yer seçim çevresi ile birlikte en az 15 seçim çevresinde, 6aydanberi; il ve ilçe teşkilâtı kurmuş bulunan ve seçime katılan bütün siyasipartilere her sandık için, birer isim bildirmelerini tebliğ eder.
Siyasipartiler bu isimleri, 5 gün içinde, bildirmek zorundadırlar.
İlçeseçim kurulu önünde yapılacak ad çekme sonunda sıraya göre bunlardan, ilk üçüsandık kurulu asıl üyesi, diğerleri sırasiyle yedek üyesidirler.
Bundanbaşka, sandığın bulunduğu köy ve mahalle ihtiyar heyeti ve ihtiyar maclisi asılve yedek üyelerinden keza ad çekme ile iki kişi seçilir. Bu ad çekme sırasınagöre ilki asıl, diğeri yedek üyedir.
Adçekmenin yapılacağı gün, saat ve yer gazetelerle ve gazete olmayan yerlerdealışılmış araçlarla duyurulur. Bildirilen saatte ad çekme açık olarak, başkantarafından yapılır.
Adçekme gününün ilân edildiği ve ad çekmenin açık olarak yapıldığı bir tutanaklatesbit olunur.
Üyeliklerinbu şekilde doldurulması mümkün olmazsa, eksikler 19 uncu maddeye göretamamlanır".
Aynıkanunun 136 ncı maddesi ise :
"Madde136- Kurullara seçildiği halde haklı bir sebep olmaksızın vazifesi başınagelmiyenler 500 liradan 2500 liraya kadar ağır para cezası ile cezalandırılır.
Seçimbaşladıktan sonra kuruldaki görevlerini haklı bir sebep olmaksızın terkedenler, iki aydan 6 aya kadar hapis ve 500 liradan 2500 liraya kadar ağır paracezası ile cezalandırılır".
şeklindedir.
Görüşmesırasında üyelerden ibrahim Senil, Şeref Hocaoğlu, Salim Başol, CelâlettinKuralmen, Hakkı ketenoğlu, Muhittin Gürün ve Lûtfi Ömerbaş; C. Savcısınıniddianamesi, 298 sayılı kanunun 136/2 nci maddesine dayanmakta olduğundan veesasen sanıklar aynı kanunun 23 üncü maddesi gereğince sandık kurulu üyeliğine seçildektensonra görevlerini terk etmiş olduklarından dâvanın bu madde ile bağlantısıkalmadığını mahkemenin uygulamıyacağı işbu 23 üncü maddenin iptali hususunuitiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine getirmiyeceğini bu maddeye yöneltilenitirazın önceden reddi gerektiğini ileri sürmüşlerse de çoğunluk bu görüşüaşağıdaki sebeplerle benimsememiştir.
Sözkonusu 298 sayılı kanunun 136 ncı maddesi, 23 üncü madde hükümleri dairesindeseçilmiş oldukları sandık kurulu üyeliği görevini terk edenlericezalandırmaktır.
Sanıklarhakkında 136 ncı madde hükmünün uygulanabilmesi için mahkemece öncedensanıkların aynı kanunun 23 üncü maddesi gereğince ve usulüne uygun olaraksandık kurulu üyeliğine seçilmiş olup olmadıklarının araştırılması ve bu cihetbelli olduktan sonra görevlerini terk edip etmediklerinin tesbiti gereklidir.Kozan Asliye Ceza Mahkemesi, 23 üncü maddeyi gözönünde tutmadan 136 ncımaddenin uygulanmasına geçemiyeceğinden olay'in 23 üncü madde ile olanilintisini ve mahkemenin bu maddeyi uygulamak durumunda olduğunu kabul etmekgerekir.
Böylecemahkemenin, kararında değindiği 23 üncü maddenin iptali konusunu AnayasaMahkemesine getirmeye yetkili olduğuna çoğunlukla karar verilmiştir.
Anayasa'nınbu konuya ilişkin 11 ve 42 nci maddeleri de şöyledir :
"Madde11- Temel hak ve hüriyetler Anayasa'nın sözüne ve ruhuna uygun olarak ancakkanunla sınırlanabilir.
Kanun,kamu yararı, genel ahlâk, kamu düzeni, sosyal adalet ve millî güvenlik gibisebeplerle de olsa, bir hakkın ve hürriyetin özüne dokunamaz".
"Madde42- Çalışma herkesin hakkı ve ödevidir.
Devlet,Çalışanların insanca yaşaması ve çalışma hayatının kararlılık içinde gelişmesiiçin, sosyal, iktisidî ve malî tedbirlerle çalışanları korur ve çalışmayıdestekler; işsizliği önleyici tedbirleri alır.
Angaryayasaktır.
Memleketihtiyaçlarının zorunlu kıldığı alanlarda vatandaşlık ödevi niteliği olan bedenveya fikir çalışmalarının şekil ve şartları demokratik esaslara uygun olarakkonunla düzenlenir".
298sayılı kanunun iptali istenen 136 ncı maddesinin kinci fıkrası, aynı kanunun 23üncü maddesi gereğince sandık kurullarına seçilmiş olup da, seçim başladıktansonra görevlerini haklı bir sebep olmaksızın terk edenleri cezalandırmakta vebu suretle kendilerini mecburi çalışmaya tabi tutmaktadır.
Mahkeme,bu mecburi çalıştırmayı Anayasa'nın 42 nci maddesinin üçüncü fıkrası ileyasaklamış olan (Angarya" niteliğinde sayarak bunun Anayasa'yaaykırılığını ileri sürdüğüne göre önce angaryanın ve görülen hizmeti neolduğunu inceleyip belli etmek gerekir.
AngaryaTürk Hukuk Lügatinde ve Türk Ansiülopedisinde devletler Hukuku ve harb halibakımından açıklanmış özel hukukta da bir malın menfaatinden veya bir şahsınhizmetinden bedava istifade edilmesi şeklinde tarif edilmiştir. Bu niteliği ileangarya, ücreti ödenen mecburi çalıştırma kavramından tamamiyle ayrılmaktadır.Her ikisinde de çalışma mecburiyeti varsa da birinin karşılıksız diğerininkarşılıklı olması, bunların yekdiğerinden tamamiyle ayrı kavranılan kapsadığınıgöstermeğe kâfidir.
SeçimlerinTemel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri hakkındaki 298 sayılı Kanunun ödenecekücretler başlığı altındaki 182 nci maddesinde, seçim kurulu başkan veüyeleriyle bu kanun gereğince görevlendirileceklere ve bu işlerle çalışmasaatleri içinde veya dışınada çalıştılılacak memur ve hizmetlilere ücretverileceği açıklandığı ve ücret de verilmekte olduğu cihetle seçimsandıklarında mecburi çalışmaya tabi tutulan kimselerin bedavaçalıştırıldıklarını söz konusu olmıyacağından bu çalıştırmanın Anayasa'nın 42nci maddesi ile kesin olarak yasak edilen ve karşılıksız zorla çalıştırmaanlamını taşıan bir angarya olarak kabulü mümkün olümüz. Nitekim AnayasaTasarısında "kimse zorla çalıştılılamaz" cümlesi konulmuş ikensonradan bu cümlenin yerine "angarya yasaktır" fıkrasının konulmasıda mecburi çalıştırmanın aynı anlamı taşımadığı yolundaki düşünceyi destekler.Anayasa'nın 42 nci maddesinin 3 üncü fıkrasında, "angarya yasaktır"şeklinde kesin bir hüküm bulunmakla beraber, bunu takip eden son fıkrasında;memleket ihtiyaçlarının zorunlu kıldığı alanlarda vatandaşlık ödevi niteleğialan beden ve fikir çalışmalarının şekil ve şartlarının, demokratik esaslarauygun olarak kanunla düzenleneceğinin belirtilmesi Anayasa'nın angarya ilemecburi çalışma arasında bir ayrım yaptığını ve toplum hayatının zornlau kıldığıhallerde ber takım memleket hizmetlerinin yerine getirilmesinde vatandaşlarınyükümlü tutulmasının mümkün olduğunu göstermeye yeterlidir.
Tasarıda41 inci madde olarak yer almış olan Anayasa'nın 42 nci maddesinin gerekçesinde;birinci fıkra ile çalışma alanında genle prensibin konulduğu, bir taraftançalışmanın bir hak olduğu belirtilmekle devletin herkese iş bulmayı kendisinegörev edineceği, diğer taraftan da çalışmanın bir ödev olduğu gösterilmekşartıyla vatandaşın topluma karşı önemli bir ödevine işaret edilmiştir. Yinegerekçede; çalışmanın bir ödev olduğu yolundaki hükmün, bütün hizmetlerde birprensip olarak mecburi çalışmanın abulüne kadar gidemiyeceği ve fakat bazıyükümlerin bu hüküm dışında kalmasının toplum hayatının gereklerinden bulunduğuve bundan ve bundan ötürü de yalnız askerlik hizmetinin değil, icabındagençlerin kısa bir süre köy hiizmeti yapmaları vesaire gibi diğer bir takımmemleket hizmetlerinin kaçınılmaz ihtiyaçlara cevap verdiği oranda vatandaşlarayükletilebileceği ve bu gibi hallerin böyle bir istisnayı haklı kılacağıaçıklanmıştır.
Şuhalde, kişilerin beden ve fikir çalışmalarından yararlanabilmek için memleketihtiyaçlarının baskısı ve toplum hayatının zorunluğu karşısında hizmetin,önemli ve cebri çalışmayı gerekli kılan ödev niteliğini haiz olması halinde,bunun bir kanunla ve demokratik esaslara uygun olarak düzenlenmesine cevazbulunduğunu kabul etmek lâzımdır.
Nitekimbir kısım mallar kamulaştırma ve mal edinme yollarıyla sahibinin rızasınabakılmaksızın nasıl sağlanabiliyorsa bazı kamu hizmetlerinin de askerlikteolduğu gibi yüküm yoluyla sağlanabileceği, rıza ve muvafakatine bakılmaksızınDevletçe verilen hizmete kişilerin yükümlü sıfatiyle katılmaya zorunluolacakları bazı müelliflerce de benimsenmiştir.
Demokratikrejimi kabul etmiş olan memleketimizde, rejime varlık veren seçim işi, diğerhizmetlerden ayrı olarak önemli bir kamu hizmeti niteliğini gösterir. Özelliklebütün memlekette aynı günde ve aynı zaman da başlanıp bitirilmesi gereken seçimişinde hizmetin, bütün yurtta aynı günde ve düzen içinde aralıksız yapılmasızorunluğu karşısında, istisnai bir vatandaşlık hizmeti niteliğini taşıdığımeydandadır. Böyle bir hizmetin aksamasını önlemek için çalışmadan kaçınmanıncezalandırılması hizmetin niteliğinin zorunlu kıldığı bir sonuçtur.
Anayasa'nın42 nci maddesinin verdiği cevaza dayanılarak geçici bir zaman için yükletilenbu macburi çalışma kişilerin maddi ve manevi varlığının gelişmesi imkânlarınıyok edecek nitelikte olmadığı gibi, Anayasa'nın 11 inci maddesinde yazılı temelhak ve hürriyetlerin özüne de dokunmamaktadır. Bu bakımdan itirazın reddigerekir.
SONUÇ:
Yukarıdaaçıklanan sebeplerden ötürü Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütüklerihakkındaki 298 sayılı Kanunun 23 üncü maddesi ile 136 ncı maddesinin ikincifıkrasının Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın reddine oybirliği ile6/3/1964 gününde karar verildi.
Başkan
Sûnuhi Arsan
Başkan Vekili
Lütfi Akadlı
Üye
Rifat Göksu
Üye
İ. Hakkı Ülkmen
Üye
Şemsettin Akçoğlu
Üye
İbrahim Senil
Üye
İhsan Keçecioğlu
Üye
A. Şeref Hocaoğlu
Üye
Salim Başol
Üye
Celâlettin Kuralmen
Üye
Hakkı Ketenoğlu
Üye
Fazıl Uluocak
Üye
Muhittin Gürün
Üye
Lûtfi Ömerbaş
Üye
Ekrem Tüzemen