ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas No:1963/35
Karar No:1967/17
Karar tarihi:2/6/1967
Resmi Gazete tarih/sayı:27.12.1967/12787
İtirazdabulunan : Danıştay 8. Dairesi
İtirazınkonusu : 8 Mart 1950 günlü ve 5590 sayılı Kanunun 59. maddesinin (a) bendininAnayasa'nın 122. maddesinin ikinci fıkrasına aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
OLAY:
CeyhanTicaret Borsası Yönetim Kurulu ve Borsa Meclisi Başkanları adına vekilleritarafından Danıştay 8. Dairesine açılan dâvada; Ticaret Bakanlığının CeyhanTicaret Borsası Yönetim Kurulu ile Borsa Meclisinin feshine ilişkin kararının,Anayasa'nın 122. maddesine aykırı olan bir kanun hükmüne dayandığı veorganların feshi dahi işten el çektirme niteliği taşıdığı, oysa ki, 5590 sayılıKanunun organların işten el çektirilmesine yetki veren 75. maddesinin AnayasaMahkemesince iptaline karar verildiği ve bu kararın Resmî Gazetede yayınlandığıileri sürülerek sözü edilen Bakanlık kararının iptaline ve yürütmenindurdurulmasına karar verilmesi istenmiştir.
İlkİnceleme :
AnayasaMahkemesi İçtüzüğünün 15. maddesi gereğince 9/1/1967 gününde yapılan ilkincelemede dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine kararverilmiştir.
Esasınincelenmesi :
Esasailişkin rapor Danıştay 8. Dairesinin gerekçeli kararı ve ekleri iptali istenenhükümle Anayasa'nın ilgili maddesi incelenerek, gereği görüşülüp düşünüldü :
İtirazkonusu kanun hükmü :
5590sayılı ve 8 Mart 1950 günlü Kanunun 59. maddesinin (a) bendi şöyledir :
"Ekonomive Ticaret Bakanlığı, çalışmalarını meslekî ahlâk ve memleketin genelmenfaatleri ile ahenkli olarak yürütmeyen veya görevlerini mevzuata göreyapmayan borsa uzuvlarını feshe karar verebilir."
DayanılanAnayasa maddesi :
"Madde122- Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları kanunla meydana getirilir veorganları kendileri tarafından ve kendi üyeleri arasından seçilir.
İdareseçilmiş organları, bir yargı mercii kararma dayanmaksızın" geçici veyasürekli olarak görevinden uzaklaştıramaz.
Meslekkuruluşlarının tüzükleri, yönetim ve işleyişleri, demokratik esaslara aykırıolamaz."
Daireitiraz konusu hükmün bu maddenin ikinci fıkrasına aykırı olduğu görüşündedir.
Esasınincelenmesine geçilmeden önce itirazın kapsamı tartışma konusu olmuştur.
Anayasa'nın151. maddesinde "Bir dâvaya bakmakta olan mahkeme uygulanacak bir Kanununhükümlerini Anayasa'ya aykırı görürse veya taraflardan birinin ileri sürdüğüaykırılık iddiasının ciddî olduğu kanısına varırsa Anayasa Mahkemesinin bukonuda vereceği karara kadar dâvayı geri bırakır." hükmü yer almış,Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri hakkındaki 44 sayılıKanunun 27. maddesinde de Anayasa'nın anılan hükmünden başka, AnayasaMahkemesine gönderilecek karar ve diğer kâğıtların nitelikleri belirtilmiştir.
İtirazkonusu (a) bendinde seçilmiş uzuvlardan söz edilmektedir. Ticaret borsalarınınorganları, meslek komitesi, borsa meclisi ve yönetim kuruludur. (5590 sayılıKanunun madde 39) (a) bendinde uzuvlar deyiminin kullanılmış olması 5590 sayılıKanunun 39. maddesinde zaten belirtilmiş olan borsa organlarının adlarınınlüzumsuz yere tekrarlanmaması zorunluğundan ileri geldiği için uzuvlardeyiminin kapsamına, yönetim kurulu ve borsa meclisi ile birlikte meslekkomitesi de girmektedir, îptal dâvası Ceyhan Ticaret Borsası Meclisi ileYönetim Kurulunun feshi üzerine adı geçen meclis ve yönetim kurulu başkanlarıtarafından açılmış bulunduğundan Danıştay 8. Dairesi, itiraz konusu hükmü,sadece bu organların feshedilmiş olmaları nedeni ile uygulamak durumundadır.Organlar arasında yer alan meslek komitesinin feshi hakkında verilmiş bir idarîkarar ve bu yönden açılmış bir iptal dâvası bulunmadığından Danıştay'ca itirazkonusu hükmün tümünün uygulanması söz konusu olamaz. Görüşmeler sonucundabeliren bu sonuca göre, itiraz konusu hükmün, feshedilmiş olan bu iki organlasınırlı olarak incelenmesine üyelerden Şeref Hocaoğlu, Fazıl Uluocak, MuhittinTaylan, İhsan Ecemiş ve Recai Seçkin'in Dairenin, dâva konusu hükmün tümünüincelemek durumunda bulunduğu ve bu nedenle incelemenin sınırlandırılmamasıgerektiği yolundaki karşı oyları ile ve oyçokluğu ile karar verilmiştir.
8Mart 1950 günlü ve 5590 sayılı Kanunun 1-31. maddeleri Ticaret ve SanayiOdalarına, 32-60. maddeleri Ticaret Borsalarına, 61-73. maddeleri "TicaretOdaları" "Sanayi Odaları" ve "Ticaret Borsaları"Birliğine 74 ve onu izleyen maddeleri de ortak hükümlerle son hükümlere ilişkinbulunmaktadır.
Ticaretborsalarının, kanunda yazılı esaslar dairesinde, borsaya dahil maddelerin alımve satımı ve fiyatlarının tesbit ve ilânı işleriyle meşgul olmak üzere kurulantüzel kişiliğe sahip kamu kurumlan ve uzuvlarının da meslek komiteleri, borsameclisleri ve yönetim kurulları olduğu, meslek komitelerinin meslekguruplarınca borsa meclislerinin her meslek kurulunca, yönetim kurullarının dameclislerin kendi üyeleri arasından seçilecek belli sayıdaki kişilerden meydanageleceği ve kanunda gösterilen süre içinde görevde kalacakları anılan kanunun32., 39., 40., 42. ve 44. maddelerinde belirtilmiştir. Bu hükümlerle Kanununticaret ve sanayi odaları ile ilgili hükümlerinin ve ortak hükümlerin birlikteincelenmesinden, gerek ticaret borsalarının gerekse ticaret ve sanayiodalarının Anayasa'nın 122. maddesinin kapsamına giren kamu kurumuniteliğindeki meslek kuruluşlarından olduğu ortaya çıkmaktadır
TemsilcilerMeclisi Anayasa Komisyonunca hazırlanan raporun Anayasa'nın 122. maddesi ileilgili gerekçesinde "Bu madde, çeşitli meslekî faaliyetlerinin kanuntarafından kamu hizmeti düşüncesi ile birer kamu tüzel kişisi olarakteşkilâtlandırılması halinde, bu gibi kamu kurumu niteliğindeki meslekîkuruluşların kendi işlerini yerinden idare esasına göre görebilmelerini veseçilmiş organlarının da teminata bağlanmasını sağlamak için mahalli idarelerhakkındaki hükümlere muvazi bir surette sevkedilmiştir." denilmektedir.
Borsameclisi ile yönetim kurulunun bir meslek kuruluşu olan ticaret borsalarınınseçilmiş organlarından olduğu gözönünde tutulunca, bu organların Anayasa'nın122. maddesinin ikinci fıkrası ile tanınan teminattan yararlanmaları gerekir.Oysa ki, itiraz konusu hükümle, Ticaret Bakanlığına bir yargı mercii kararınadayanmaksızın borsa organlarını feshetme yetkisi verilmiştir. Feshetmenin veyagörevden uzaklaştırmanın aynı hukukî sonuca vardığında ise şüphe yoktur. Ohalde, 8 Mart 1950 günlü ve 5590 sayılı Kanunun 59. maddesinin (a) bendenin,borsa meclisi ve yönetim kurullarının feshine yetki veren hükmü Anayasa'nın 122maddesinin ikinci fıkrasına aykırılığı nedeni ile iptal edilmelidir.
AynıKanunun, oda meclislerinin Ticaret Bakanlığınca feshedilebileceğini gösteren30. maddesinin ikinci fıkrası ile 75. maddesine 6233 sayılı Kanunla eklenenisten el çektirme hükmünün iptali için Adalet Partisi Türkiye Büyük MilletMeclisi Gurubunca acılan dâva, Mahkememizce incelenmiş ve sonuçta anılankanunun 30. maddesinin (b) bendinin ikinci fıkrası ile 75. maddesine 6233sayılı Kanunla eklenen isten el çektirmeye ilişkin hükmün iptaline kararverilmiştir. (Anayasa Mahkemesinin Resmî Gazetenin 17/10/1963 günlü ve 11533sayılı nüshasında yayınlanan 12/7/1963 günlü esas : 1963/117, karar : 1963/191sayılı kararı.)
Buradaitiraz konusu hükmün tümü bakımından Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve YargılamaUsullerine ilişkin 44 sayılı Kanunun 28. maddesinin ikinci fıkrası hükmününuygulanma yeri olup olmadığı da görüşülmüştür. Anılan maddenin ikincifıkrasında "ancak, eğer müracaat kanun veya içtüzüğün sadece belirli maddeve hükümleri aleyhinde yapılmış olup da, bu belirli madde veya hükümleriniptali "kanun veya İçtüzüğün diğer bazı hükümlerinin veya tamamınınuygulanmaması sonucunu doğuruyorsa Anayasa Mahkemesi, keyfiyeti gerekçesindebelirtmek şartiyle, kanun veya içtüzüğün bahis konusu diğer hükümlerinin veyatümünün iptaline karar verebilir." denilmiştir,
Buhükme göre bir kanun veya içtüzüğün iptal veya itiraz konusu olmayan bir maddeveya hükmünün iptaline karar verilebilmesi Anayasa Mahkemesine belirli birmadde ve hükümler aleyhinde yapılmış olan müracaat üzerine verilen iptal karanile uygulama olanağını yitirmiş olduğunun gerçekleşmesine bağlıdır. Halbukiitirazın kapsamı dışında kalan meslek komitesinin feshine yetki veren hükmünBorsa Meclisi ile Yönetim Kurulunun feshine yetki veren hükmün iptali halindede uygulama olanağı vardır. Bu nedenle 28 inci maddenin ikinci fıkrasınınolayda uygulama yeri bulunmadığı çoğunlukla kabul edilmiştir. Üyelerden FazılUluocak ve Recai Seçkin bu görüşe katılmamışlardır.
SONUÇ:
l-5590 sayılı Kanunun 59. maddesinin (a) bendinin borsa meclisi ve yönetimkurulunun feshi için Bakanlığa yetki vermesi ile sınırlı olarak iptaline oybirliğiile;
2-44 sayılı Kanununun 28. maddesinin olayda meslek komiteleri ile ilgili hükümyönünden uygulanması gerekmediğine üyelerden Fazıl Uluocak ve Recai Seçkin'inbendin, meslek komiteleri ile ilgisi bakımından da 44 sayılı Kanunun 28.maddesinden yararlanılarak iptal edilmesi gerektiği yolundaki karşı oyları ileve oyçokluğu ile 2/6/1967 gününde karar verildi.
Başkanvekili
Lütfi Ömerbaş
Üye
İhsan Keçecioğlu
Üye
Salim Başol
Üye
Feyzullah Uslu
Üye
A. Şeref Hocaoğlu
Üye
Fazlı Öztan
Üye
Celâlettin Kuralmen
Üye
Fazıl Uluocak
Üye
Avni Givda
Üye
Muhittin Taylan
Üye
İhsan Ecemiş
Üye
Recai Seçkin
Üye
Ahmet Akar
Üye
Halit Zarbun
Üye
Muhittin Gürün
KARŞIOY YAZISI
1-Danıştay Sekizinci Dairesi, 5590 sayılı Kanunun 59. maddesinin dâvada uygulamakzorunda bulunduğu "a" bendinin Anayasa'nın 122 nci maddesineaykırılığı nedeni ile tümünün iptali gerektiği kanısındadır.
İtirazkonusu "a" bendi şöyledir :
"Ekonomive Ticaret Bakanlığı çalışmalarını meslekî ahlâk ve memleketin genelmenfaatleri ile ahenkli olarak yürütmeyen veya görevlerini mevzuata göreyapmayan borsa uzuvlarını feshe karar verebilir.
Anayasa'nın152. ve Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri hakkındaki 44sayılı Kanunim 27. maddelerinde, bir dâvaya bakmakta olan mahkeme, uygulanacakbir kanunun hükümlerini, Anayasa'ya aykırı görürse veya taraflardan birininileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddî olduğu kanısına varırsa, AnayasaMahkemesinin, bu konuda vereceği karara kadar dâvayı geri bırakırdenilmektedir.
Danıştay'aborsaların meslek kuruluşlarından olan yönetim kurulu ile borsa meclisininfeshi dolayısiyle dâva açılmıştır. Ancak, itiraz konusu "a" bendinde"uzuvlardan" söz edilmiş ve meslek komiteler; ile ilgili ayrı birhüküm sevkedilmemiştir. Borsaların bütün meslek kuruluşları "uzuvlar"deyiminin kapsamına girdiğinden daire, bendin tümünü uygulamak durumundadır.
2- AnayasaMahkemesine sadece belli makam ve kuruluşlar tarafından iptal dâvası açılmasıyetkisinin tanınması kanunların Anayasaya uygunluğunun denetimi için yeterligörülmediğinden Anayasa'ya aykırılığın mahkemelerce de ileri sürülebileceğiAnayasa'da yer alınış ve böylece Anayasa'ya aykırı hükümlerin olabildiği kadariptalini sağlamak ereği hedef tutulmuştur. Bu olayda uygulama yeri olmamaklaberaber Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri hakkındaki Yasa'nın28. maddesinin ikinci fıkrası da bu ereğe ulaşmak için konulmuştur. Dâvadauygulanması gereken bir bütün teşkil eden bir kanun hükmünün dâvanın konusunagöre bölünerek bir kısmının inceleme dışı bırakılması iptal kararına rağmen ohükmün yine yürürlükte kalmasına yol açacaktır. Böyle bir sonucun kanunlarınAnayasa'ya uygunluğunun denetimi ile güdülen amaca aykırılığı meydandadır.
Bunedenlerle çoğunluğun itirazın kapsamının sınırlandırılmasına ilişkin görüşünekarşıyım.
Üye
Muhittin Taylan
SayınMuhittin Taylan'ın E: 66/35, K:67/17 sayılı dâvaya ilişkin, yukarıdaki kaşı oyyazısında açıklanan gerekçeyle çoğunluğun buna aykırı görüşüne karşıyız.
Üye
A. Şeref Hocaoğlu
Üye
İhsan Ecemiş
KARŞIOYYAZISI
1-Sayın Muhittin Taylan'ın karşı oy yazısında belirtilen nedenlerden ötürüDanıştay 8. Dairesinin açılmış dâvada uygulamak zorunda olduğu hüküm, itirazkonusu hükmün tümüdür ve buna aykırı olan çoğnuluk görüşü Anayasa'ya uygunlukdenetimi için Mahkemelere Anayasa'ya yetki tanınmasıyla güdülen ereğe açıkçaaykırıdır.
2-44 sayılı ve 22/4/1962 günlü Kuruluş Yasasının 28. maddesinin 2. fıkrasınınanlamı, bir hükmün iptali üzerine Anayasa'ya aykırı olduğu ortaya çıkan veiptal edilen hükme bağlı bulunan öbür hükümlerin dahi (Dava veya itiraz konusuolmadıkları halde), iptal edilebilecekleridir. Çünkü Anayasa'ya uygunlukdenetiminin ereği, Anayasa'ya aykırı hükümlerin gecikme olmaksızın kaldırılmasıile bunların uygulanması yüzünden doğacak zararların önlenmesidir. Bu ereğe,ancak, burada benimsenen anlam ile erişebilir yoksa, çoğunluğun kabul ettiğigibi, iptal edilen hüküm yüzünden artık eylemli olarak uygulamaz duruma girmişhükümlerin iptal edilmiş olmasının veya olmamasının Anayasa'ya uygunlukdemetimi bakımından her hangi bir sonucu söz konusu edilemez; çünkü bunlarıneylemli olarak uygulama alanı yoktur ki her hangi bir yurttaşın veya DevletinAnayasa'ya yakırı hüküm yüzünden zarara girmesi düşünülebilsin.
SONUÇ:
Yukarıdayazılı nedenlerden çoğunluk kararının mahkemece uygulanan hükmün,sınırlandırılmasına ilişkin bölümü ile Kuruluş Yasası'nın 28. maddesi uygulanıpitiraz konusu hükmün tümünün iptaline yer olmadığna ilişkin bölümüne karışıyız.
Üye
Fazıl Ulucoak
Üye
Recai Seçkin