ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas No.:1963/57
Karar No.:1965/65
Karar günü:27/12/1965
Resmi Gazete tarih/sayı:6.2.1967/12520
İptaldâvasını açan : Adalet Partisi Cumhuriyet Senatosu ve Millet Meclisi Grupları.
İptaldâvasının konusu : 1632 sayılı Askerî Ceza Kanununun 23., 25., 26., 27., 28.,165. ve 183 üncü maddelerindeki katıksız hapse ilişkin hükümlerin TürkiyeCumhuriyeti Anayasa'sının 14 üncü maddesine (Dilekçede ve gerekçede 11 incimaddeden söz edilmekte ise de ereğin 14 üncü madde olduğu anlaşılmaktadır.)aykırı olduğu ileri sürülmüş ve Anayasa'nın 149 uncu ve geçici maddelerinedayanılarak iptalleri istenilmiştir.
I -İlk inceleme :
AnayasaMahkemesi içtüzüğünün 15 inci maddesi gereğince 4/3/1963 gününde yapılan ilkincelemede; iptal dâvasının Adalet Partisinin 22/1/1963 gününde birliktetoplanan Cumhuriyet Senatosu ve Millet Meclisi gruplarının 44 sayılı ve22/4/1962 günlü kanunun 25 inci maddesinin 2 nci bendine uygun kararınadayanılarak 21/2/1963 gününde yani yasada yazılı süre içinde açıldığı görülmüş;ancak dâva dilekçesinde imzaları bulunan Ali Nailî Erdem ve Cahid Okurer'inGrup Başkanı veya Başkanvekili olduklarını bildirir belgenin gönderilmemiş vegerekçenin açıklanmamış olduğu anlaşıldığından anılan 44 sayılı kanunun 26 ncımaddesinin 4 üncü fıkrası uyarınca eksiklerin iki ay içinde tamamlanması içindâvacıya tebligat yapılmasına; belge istenmesinde oybirliği ile; gerekçeninaçıklandırılmasında ise o günkü heyete katılan üyelerden ihsan Keçecioğlu,Celâlettin Kuralmen, Yekta Aytan, Hakkı Ketenoğlu ve Muhittin Gürün'ünmuhalefetleriyle ve oyçokluğu ile karar verilmiştir.
Dâvadilekçesinde imzası bulunanlardan Cahid Okurer'in Adalet Partisinin CumhuriyetSenatosu Grup Başkanı ve Ali Nailî Erdem'in yine Adalet Partisinin MilletMeclisi Grup Başkanvekili olduğunu belirten belgeler ve gerekçe 4/3/1963 günlükararda verilen süre içinde gönderilerek eksikler tamamlandığından Anayasa'nın149 uncu ve geçici 9 uncu ve 44 sayılı kanunun 21., 25 ve geçici 5 incimaddelerine uygun olarak açıldığı sonucuna varılan dâvanın esasının incelenmesi24/5/1963 gününde oybirliği ile kararlaştırılmıştır.
II-Esasın incelenmesi :
Dâvadilekçesi ve ekleri, esasa ilişkin rapor, Anayasa'ya aykırılığı ileri sürülenhükümler, dayanılan Anayasa hükmü, bunların gerekçeleri ve bunlarla ilgiliMeclis görüşme tutanakları okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
l-Dâva konusu hükümler :
1632sayılı Askerî Ceza Kanununun 23., 25., 26., 27., 28., 165. ve 183 üncümaddelerinin Dâvacının Anayasa'ya aykırılığını ileri sürdüğü hükümleri şöyledir:
"Kısahapis cezaları;
"Madde23- (4257 sayılı kanunla değişik) A) Kısa hapis cezaları üç türlüdür :
............................................"
3-Katıksız hapis,
C)Erat hakkında : (4/1/1961 günlü ve 211 sayılı kanunun 118 inci maddesiyle eratdeyimi erbaş ve er olarak değiştirilmiştir.)
1-Dört haftaya kadar göz hapsi;
2-Üç haftaya kadar katıksız hapis cezaları verilebilir.
....................................."
"Erathakkında oda ve katıksız hapis cezalarının mahiyeti ve icrası.
"Madde25- Erat :
2-Katıksız hapis cezasını hapis odasında tek basma geçirirler.
......................................"
"Katıksızhapsin icrası
"Madde26- Katıksız hapis, mahkûma bir katı minder ve gıda olarak yalnız su veistihkak miktarı esmek verilmek ve tütün ve saire verilmemek suretiyle tenfizolunur. Bu mahkûmiyetler hapsin dördüncü, sekizinci, on ikinci günleriylebundan sonra mahkûmiyet müddetince her üç günde bir kaldırılır."
"Katıksızhapsin değiştirilmesi
Madde27- Mahkûmun sıhhati katıksız hapse müsait değilse disiplin cezasının birderece daha hafifi tatbik olunur."
"Kısahapis cezalarının tatbiki şartları
"Madde28- l- Bu kanunda kısa hapis cezası gösterilen yerlerde failin rütbesine görecaiz olan kısa hapsin her nev'i hükmolunabilir.
.........................................."
"Disiplincezalarının nevileri
"Madde165- ..............................
B)Erbaşlar (Astsubaylar dâhil)hakkında :
...........................................
II-Katıksız hapis, üç haftaya kadar.
C)Onbaşılar ve erler hakkında :
2-Hapis cezaları :
..............................................
II-Katıksız hapis üç haftaya kadar."
"Cezanıninfazı sureti
"Madde183- Cezayı veren disiplin âmirleri zaruret halinde cezanın sonrayabırakılmasını veya fasıla ile infazını emredebilir.
Katıksızhapiste cezalının sıhhati bu cezaya uzun zaman dayanmasına müsait değilse vecezanın sonraya bırakılması veya fasıla ile icrası hizmet dolayısiyle caizgörülmezse oda hapsiyle değiştirilebilir. Her halde cezalının sıhhati birhekimden sorulur."
2-Dâvacının dayandığı Anayasa hükmü:
Dâvacınındayanak olarak ileri sürdüğü Türkiye Cumhuriyeti Anayasa'sının 14 üncümaddesinin konu ile ilgili üçüncü ve dördüncü fıkraları şöyledir :
"Kimseyeeziyet ve işkence yapılamaz.
İnsanhaysiyetiyle bağdaşmayan ceza konulamaz."
3-Konunun tartışılması :
Dâvacı,Askerî Ceza Kanununun 23., 25., 26., 27., 28., 165. ve 183 üncü maddelerindebütün ayrıntılarıyla açıklanan katıksız hapsin insan haysiyetiylebağdaşmıyacak, eziyet ve işkence niteliğinde bir ceza olduğunu; bu nedenle deAnayasa'ya aykırı bulunduğunu ileri sürmektedir.
AskerlikAnayasa'da yeri olan bir müessesedir. (Anayasa Madde 60) Bu müesseseyi kendiÖnem ve Özelliğinin getirdiği zorunluluklar ve sorunlarla birlikte kabul etmekgerekir. Nitekim aynı zamanda askerlik alanını da ilgilendiren kimi konularda,Anayasa, hizmetin gereklerini gözönünde bulundurarak ayrışık hükümler tanımakyoluna gitmiştir. 118., 125., 138. maddelerde olduğu gibi)
4/1/1961günlü ve 211 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu (Bilindiği üzereAnayasa'nın geçici 4 üncü madde üçüncü fıkrası hükmü uyarınca iptal veya itirazyoliyle bu kanunun Anayasa'ya aykırılığı ileri sürülemez.) askerliği, TürkVatanını, İstiklâl ve Cumhuriyetini korumak için harp sanatını öğrenmek veyapmak yükümü olarak tanımlar.
(211sayılı Kanun madde 2) Bu çok ağır görevin başarı ile yürütülmesi orantılıağırlıkta yolları ve tedbirleri gerektirir. Askerlik hizmetlerininyürütülüşünde en büyük etken ast -üst, maiyet âmir ilişkileridir. Ast; âmir veüstüne umumi adap ve askeri usullere uygun tam bir saygı göstermeye, âmirleremutlak surette itaete ve kanun ve nizamlarda gösterilen hallerde de üstlerinemutlak itaete mecburdur. (Aynı Kanun Madde 14). Âmir; maiyetine hürmet ve itimathisleri verir. Maiyetin ahlâki, ruhî ve bedeni hallerini sürekli nezaret vehimayesi altında bulundurur. Amirin maiyetine karşı daima bitaraflık vehakkaniyeti muhafazası esastır. (Aynı kanun Madde 17).
Ast-Üst, maiyet- âmir ilişkilerinin hizmetin gereklerine uygun bir seviyedetutulabilmesi ancak sağlam disiplinle mümkün olur. Esasen disiplin; kanunlara,nizamlara ve âmirlere mutlak bir itaat ve astın ve üstün hukukuna riayetdemektir. (Aynıkanun madde 13) Bir başka deyimle askerliğin temeli disiplindir.Böyle olduğu içindir ki disiplin korunması ve idamesi için özel kanunlarlacezai özel kanunlar ve nizamlarla idari tedbirler alınır. (Aynı kanun aynımadde) itaat hissini tehdit eden her türlü tezahürler, sözler, yazılar, fiil vehareketler cezai müeyyidelerle menolunur. (Aynı kanun madde 14)
Durumbu olunca askerliğe ilişkin cezalarda ve cezalandırmalarda elbette ki değişikyönler ve tutumlar bulunacaktır. Bunlar, askerlik gerçeklerinden tecritedilerek incelenirse hiç bir zaman isabetli bir değerlendirmeye varılamaz.
Katıksızhapis askerliğe özgü bir cezadır. Askerlik hizmetinin ve asker topluluğununbünyesindeki özelliklerin doğurduğu bir ihtiyacı karşılar. Askerî CezaKanununun konu ile ilgili hükümlerinin bir arada gözden geçirilmesi cezanınniteliğini bütün ayrıntılariyle ortaya çıkarmağa yetecektir.
Katıksızhapis kısa hapis cezalarının biri ve en ağırıdır. Mahkeme hükmü veya disiplinâmirinin buyruğu ile verilebilir. Erbaş ve erler bir de Askerî Ceza Kanununun164 üncü maddesinin B, C ve D fıkralarında yazılı kişiler hakkında uygulanır.Yukarı haddi yirmi bir gündür. Bu ceza hapis odasında tek başına geçirilir.Odanın kapısında nöbetçi vardır. Mahkûm katı bir minderde yatar. Kendisineyalnız su ve istihkak miktarı ekmek verilir. Tütün ve saireden yoksundur. Buyoksunluklar hapsin 4, 8, 12 nci günleri ve bundan sonra mahkûmiyet süresinceher üç günde bir kaldırılır. Mahkûmun sıhhati elverişsiz ise cezanın bir dereceda ha hafifi uygulanır. Ceza, disiplin amirince verildiği takdirde de yerinegetirilme şekli değişmemektedir. Âmir zaruret halinde cezanın sonrayabırakılmasını veya fasıla ile infazını emredebilir. Cezalının sıhhati bu cezayauzun zaman dayanmasına elverişli değilse ve cezanın sonraya bırakılması veyafasıla ile icrası hizmet dolayısiyle caiz görülemezse oda hapsiyledeğiştirilebilir. Her halde cezalının sıhhati bir hekimden sorulur. Katıksızhapis cezasını ancak yüzbaşı rütbesinde veya daha yukarı rütbelerdeki disiplinâmirleri verebilir. Yüzbaşının üç, binbaşının beş, yarbay ve albayın yedi,tuğgeneral ve tümgeneralin ondört güne kadar yetkileri vardır. Cezayı en yukarıhaddine kadar vermeğe sadece korgeneral, orgeneral, mareşal rütbeliler ve MillîSavunma Bakanı yetkilidir. Katıksız hapis cezası kadınlar hakkında uygulanamaz.(Askeri Ceza Kanunu : 23, 25, 26, 27, 165, 171, 174 ve 183 üncü maddeler).
Herceza, cezalıya bir acı getirir. Bu, daha çok bir takım yoksunluklarınsonucudur. Cezanın konulmasında ve uygulanmasında daima böyle bir erkek kendinihissettirir. Ancak acının mâkul, insani bir sınırı aşmaması, eziyet ve işkenceniteliğine varmaması şarttır. Bugün en ileri ülkelerde dahi henüz vazgeçilmesimümkün görülmeyen hapis cezasında mahkûmun en büyük yoksunluğu irade ve hareketserbestiliğini yitirmektir. Cezalı istediğini yapamaz; dilediğini, dilediğizaman yiyip içemez. Katıksız hapsin, alelade hapisten başlıca farkı üçer günlüksüreler için cezalının yiyeceğinin daha da sınırlanmış olmasından ibarettir.İçkiye alışık bir mahkûma cezaevinde içki verilmesi nasıl düşünülemezse sigaraiçenin de kısa süreler için tütünsüz bırakılmasının bir eziyet veya işkenceolarak görmek ceza kavramını pek hafife almak olur. "Katı minderdeyatmak" şartı cezaevlerinde yumuşak yatak bulundurmanın mûtat olmadığıgözönünde tutulursa, hiç de ayrı ve ağır bir kural olarak görünmeyecektir.
Öteyandan kanun, katıksız hapis cezasının getireceği acının aşırı bir dereceyibulmasını ve cezalandırma yetkisinin kötüye kullanılmasını önlemek için gerekliher tedbiri öngörmüş durumdadır. İlgilinin, aralarında bir takım hissîçatışmalar bulunması muhtemel, en yakın âmirlerine ceza verme yetkisitanınmamıştır. Yetki yüzbaşıdan başlamakta ve o da üç günden ibaretbulunmaktadır. Ceza ancak sıhhati elverişli olanlara verilebilir ve cezaevindedeğil hapis odasında çektirilir. Yoksunluk üç günden fazla sürmez. Cezalınınsıhhatinin elverişli olmadığı anlaşılınca ceza ya sonraya bırakılır; ya fasılaile çektirilir; yahut oda hapsiyle değiştirilir. Katıksız hapis hekim gözetimialtında çektirilen belki tek cezadır. Nihayet halkının büyük çoğunluğunun, neyazık ki başlıca gıdasını ekmek teşkil eden bir ülkede bir cezalının üç günyalnız bu gıda ile yetinmek zorunda bırakılmasını eziyet ve işkence saymakgerçekçi bir görüş ve anlayış olamaz. Ahlâkça çeşitli kimseleri içinde barındırmakzorunda bulunan asker ocağından, bir takım ağır askerlik hizmetlerindensıyrılabilmek için hapse girme yollarını arayacakların ve oda hapsini nimetsayacakların çıkabileceğini ve bu gibileri ancak katıksız hapsin yolagetirebileceğini de ayrıca gözönünde tutmak gerekir.
Katıksızhapsin insan haysiyetiyle bağdaşıp bağdaşamayacağı sorununa gelince : İnsanhaysiyeti kavramı, insanın ne durumda, hangi şartlar altında bulunursa bulunsunsırf insan oluşunun kazandırdığı değerin tanınmasını ve sayılmasını anlatır. Buöyle bir davranış çizgisidir ki ondan aşağı düşünce, yapılan muamele, insanı,insan olmaktan çıkarır. İnsan haysiyeti kavramını, toplumların kendi görenek vegeleneklerine ve topluluk kurallarına göre insanın, saygıya değer olabilmesiiçin onda bulunmasını zorunlu gördükleri niteliklerle karıştırmamak gereklidir.Bu kavramın gelişmesi ve yerleşmesi çok uzun bir zaman almış; parangabentlik,teşhir dayak gibi cezaların kaldırılması bu sayede mümkün olabilmiştir.Katıksız hapis "insan haysiyeti" kavramına göre Ölçüye vuruldukta:Cezaevinde değil bir odada sağlık şartları altında gizlice ve tek başınaçekilen, küçük düşürücü niteliği bulunmayan ve cezaevlerindeki olağan yeyipiçme disiplinin kısa süreler için biraz daha daraltılmasından ileri gitmeyenböyle bir cezanın insanın sırf insan olma değerinin hak ettiğinden daha aşağıbir davranış sayılamayacağgı kolayca kendini gösterir.
Özetlenecekolursa : Askerî Ceza Kanununun 23, 25, 26, 27, 28, 165. ve 183 üncümaddelerinde sözü edilen katıksız hapis cezası Anayasa'ya aykırı değildir. Bumaddelere yönetilen dâvanın reddi gerekir. Üyelerden Şemsettin Akçaoğlu, İhsanKeçecioğlu ve Salim Başol bu görüş'e, Muhittin Gürün de gerekçeyekatılmamışlardır.
III-SONUÇ :
AskerîCeza Kanununun 23, 25, 26, 27, 28, 165. ve 183 üncü maddelerinde sözü edilenkatıksız hapis cezası Anayasa'ya aykırı olmadığından bu maddelere yöneltilendâvanın reddine Üyelerden Şemsettin Akçaoğlu, İhsan Keçecioğlu ve SalimBaşol'un muhalefetîeriyle ve oyçokluğu ile 27/12/1965 gününde Anayasa'nın 149,152 ve geçici 9 uncu maddeleri gereğince karar verildi.
Başkan
Lütfi Akadlı
Üye
Cemalettin Kuralmen
Üye
Asım Erkan
Üye
Şemsettin Akçoğlu
Üye
İbrahim Senil
Üye
İhsan Keçecioğlu
Üye
Salim Başol
Üye
Celâlettin Kuralmen
Üye
Hakkı Ketenoğlu
Üye
Fazıl Uluocak
Üye
Sait Koçak
Üye
Avni Givda
Üye
Ahmet Akar
Üye
Muhittin Gürün
Üye
Lütfi Ömerbaş
MUHALEFETŞERHl
1632sayılı Askerî Ceza Kanununun 23, 25, 26, 27, 28, 165 ve 183 üncü maddelerindeyeralan (Katıksız hapis) cezasının Anayasa'nın 14 üncü maddesine aykırı olduğuileri sürülerek iptali istenmiş ve Mahkemece kararda açıklanan nedenlerle veçoğunlukla bu isteğin reddine karar verilmiştir.
Katıksızhapis cezasının infaz şekli yönünden Özellikleri :
Hükümlününtek başına bir odada bırakılarak katı minderde yatırılması, su ve istihkakmiktarı ekmekten başka bir şey verilmemesidir.
Hürriyetibağlayıcı niteliği olan hapis cezasının çektirilmesinde hükümlünün istediğigibi hareket etmesini Önleyici ve kısıtlayıcı bazı tedbirlerin alınması gereklive cezanın etkili olması bakımından da zorunludur. Ancak uygulamada, kişiyecismen eza ve ızdırap verecek bir sistemin kabulü cezanın en başta gelen ıslâhamaciyle bağdaşamaz.
İptalkonusu (Katıksız hapis) cezasının çektirilmesinde ise : Bu amaç dışındacezalının doğrudan doğruya sağlığı ile ilgili hükümlere yer verildiğigörülmektedir. İnsan sağlığının korunması için zamanında yeteri kadar kaloriyiihtiva eden gıdanın alınması tıbbın kabul ettiği bir gerçek olmasına rağmen"su ve istihkak miktarı ekmekten başka bir şey verilmeyen" kişininsağlığının bozulmayacağını İddia etmek güçtür. Uygulamanın hekim kontrolunatabi tutulmasını ve bu tedbirin aralıklı olarak yerine getirilmek suretiylehafifletilmesini öngören ve kanunda yer alan hükümler ve kararda açıklanandiğer nedenler, beyle bir ceza sisteminin kabulünü haklı göstermez.
Anayasa'nın33 üncü maddesindeki "ceza ve ceza tedbirlerini kanunla konulacağı"hükmünden kanun koyucunun her çeşit ceza koyabileceği anlamım çıkarmamalıdır.Kanun koyucu, ceza genel kurallarını ve Anayasa'nın teminatı altında bulunanbazı hakları gözönünde tutmak zorundadır.
Herkesinyaşama ve maddî ve manevî varlığını geliştirme hakkına ve kişi hürriyetinesahip olduğunu gösteren Anayasa'nın 14 üncü maddesinde : Kişi dokunulmazlığı vehürriyetinin hangi hallerde kayıtlanabileceği açıklanırken bizimde katıldığımızİnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin 5 inci ve İnsan Haklarını ve AnaHürriyetini Korumaya dair Sözleşmenin 3 üncü maddelerindeki esaslara uygunolarak "Kimseye eziyet ve işkence yapılamıyacağı ve insan haysiyetiylebağdaşmayan ceza konulamıyacağı" belirtilmiş bulunmaktadır.
Builkeler karşısında, Kanun Koyucunun dayak ve teşhir cezası koyması nasıl kiAnayasa'ya aykırı düşerse işkence derecesinde olmamakla beraber kişiye eziyetvermekten başka hiç bir sonuç doğurmayacak olan (Katıksız hapis) cezasınıkoymuş bulunması böylece Anayasa'ya aykırı düşmektedir.
Yukarıdaaçıklanan nedenlerle dâva konusu hükümlerin iptaline karar verilmesi gerektiğioyundayız.
Üye
Şemsettin Akçoğlu
Üye
İhsan Keçecioğlu
Üye
Şemsettin Akçoğlu
MUHALEFETŞERHİ
AdaletPartisi Cumhuriyet Senatosu ve Millet Meclisi Gruplarınca 1632 sayılı AskerîCeza Kanununun 23., 25., 26., 27., 28., 165 ve 183 üncü maddelerinde yer alan(Katıksız hapis) cezasının, Anayasa'nın 14 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncüfıkraları hükümlerine aykırı bulunması sebebiyle iptali istenilmiş ve AnayasaMahkemesince de, yukarıdaki kararla, itiraz yerinde görülmeyerek reddolunmuştur.
Ancakkararın, (Konunun tartışılması) başlıklı kısmında; Anayasa'nın 60 ıncımaddesine işaret olunarak, askerliğin Anayasa'da yeri olan bir müessesebulunduğundan ve bu müesseseyi kendi önem ve Özelliğinin getirdiği zorunluklarve sorunlarla birlikte kabul etmek gerekeceğinden bahisle mesleğin disiplinyönünden özellikle anlatılarak katıksız hapsin de askerliğe özgü bir cezaolduğu belirtilmekte ve :
(Durumbu olunca askerliğe ilişkin cezalarda ve cezalandırmalarda elbetteki değişikyönler ve tutumlar bulunacaktır. Bunlar, askerliğin gerçeklerinden tecritedilerek incelenirse hiç bir zaman isabetli bir değerlendirmeye varılamaz.)
Denilmeksuretiyle Anayasa'ya aykırılık iddiasına karşı, askerlik mesleğininözelliklerine dayanılarak hükmün Anayasa'ya uygunluğunun savunulduğu düşüncesiuyandırılmaktadır.
Halbuki,niteliği bakımından Anayasa'ya aykırı olan bir hükmün, askerlik mesleğininhayatî gereklerinden olsa bile, Anayasa'ya uygun sayılmasına imkân yoktur.Diğer deyimle, askerlik mesleğinin gerekleri, Anayasa'ya uygunluk bakımındanbir gerekçe teşkil edemez. Bu gibi hallerde, askerlik mesleğinin gereklerinihiç nazara almadan, mücerret hükmün kendisinin Anayasa kuralları karşısındaincelenmesi ve bu inceleme sonucuna göre karar verilmesi gerekir.
Nitekimyukarıdaki kararın müteakip kısmında da, doğru olarak, katıksız hapse dair olanhükmün kendisi incelenmiş ve cezanın niteliği ve çektirilme şekil ve şartlarıbakımından Anayasa'nın 14 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında yeralan : (Kimseye eziyet ve işkence yapılamaz, insan haysiyetiyle bağdaşmayanceza konulamaz.) kurallarına aykırı bir yönü bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Busonuca göre; iptali istenilen hükümdeki kayıt ve şartlarla çektirilen katıksızhapis cezasının Anayasa'ya aykırı bulunmadığı meydana çıkmış olduğundan, bucezanın asker kişiler veya asker olmayan kişiler hakkında uygulanması arasında,Anayasa hükümleri bakımından, bir fark görülmesine imkân olmadığı gibigerektiğinde Türk Ceza Kanununa bu neviden bir ceza hükmünün ilâve edilmesihalinde de Anayasa'ya aykırılık bahis konusu edilemez.
Busebeplerle katıksız hapis cezasının; sırf askerlik müessesesinde uygulanan birceza olması ve meslek zorunluklannın bir icabı bulunması sebebiyle Anayasa'yaaykırı görülmediği yolunda bir düşüncenin doğmasına sebep olabilecek söz konusuaçıklamaların kararda yer almasına muhalifim.
Üye
Muhittin Gürün