ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas No.:1963/59
Karar No.:1963/225
Karar tarihi:20/9/1963
Resmi gazete tarih/sayı:19.10.1963/11535
Davacı: Adalet Partisi Türkiye Büyük Millet Meclisi Grupu.
Dâvanınkonusu : Memurin Muhakematı hakkındaki 4 Şubat 1329 günlü kanunu muvakkatinVali ve Bakanlara tutuklama yetkisi veren 16 ncı maddesinin, Anayasanın 30 uncumaddesine aykırı bulunması sebebiyle iptali istenilmiştir.
İNCELEME:
AnayasaMahkemesi İçtüzüğünün 15 inci maddesi gereğince yapılan ilk incelemede, dâvadilekçesinde imzaları bulunanlardan Cahit Okurer ve Ali Nailî Erdem'in GrupBaşkan ve Başkan vekili olduklarını belirten belgelerin dosyada bulunmadığıgörüldüğünden; tâyin edilen süre içinde bu eksikler tamamlanmış olmakladüzenlenen rapor, dâva ile ilgili kanun ve Anayasa hükümleri gözden geçirilerekgereği görüşülüp düşünüldü :
GEREKÇE:
l- 4Şubat 1329 tarihli Kanunu Muvakkatin 16 ncı maddesi hükmüne göre (Tahkik memurlarınıntahkikatı veya tahkikatı iptidaiye evrakının Meclisi İdarelerce tetkikatıesnasında delâili kâfiye mevcut olur ve lüzum görülürse o memur alelusulkefalete raptolunur. Bu suretle kefalet ita edemiyenlerin veyahut cürmü cinayetnevinden görülenlerin, tahkik memurlarının talebi veya Meclisi İdarelerinkararı üzerine mahallin en büyük mülkiye memuru ve devairi merkeziyememurlarından ise mensup olduğu nazır tarafından tasdik edilecek tevkifmüzekkeresiyle muvakkaten tevkifleri caizdir).
MülkiyeAmirleriyle Bakanların - ağır cezalı suçlarda doğrudan doğruya, diğer suçlardada kefalet verilmemesi halinde - Sanıkların tutuklanmasına kararverebilecekleri hakkındaki hükmün, Anayasa'nın bu haki yalnız Hâkime tanıyan14. ve 30 uncu maddeleri hükümlerine aykırılığı meydandadır.
2-İptali istenen maddenin, sanık memurların kefelete bağlanmasına dair hükmüAnayasa'nın herhangi bir maddesine açıkça aykırılık arzetmemekle beraber sonucututuklamaya varan bu hükmün de maddenin tutuklamaya ilişkin hükmünün iptalihalinde dayanağı kalmayacağı ve işlemez hale geleceği açıktır.
Busebeplerle maddenin tümünün iptali gerekir.
Sonuç:
MemurinMuhakematı hakkındaki 4 Şubat 1329 günlü Kanunu Muvakkatin 16 ncı maddesininiptaline Üyelerden Rıfat Göksu ve Hakkı Ketenoğlu'nun maddenin yalnıztutuklamaya ilişkin hükmünün iptaliyle yetinilmesi yolundaki muhalefetleriyleve oyçokluğu ile 20/9/1963 gününde karar verildi.
Başkan
Sünuhi Arsan
Üye
Osman Yeten
Üye
Rifat Göksu
Üye
İ. Hakkı Ülkmen
Üye
Lütfi Akadlı
Üye
Şemsettin Akçoğlu
Üye
İbrahim Senil
Üye
İhsan Keçecioğlu
Üye
Salim Başol
Üye
Celâlettin Kuralmen
Üye
Hakkı Ketenoğlu
Üye
Fazıl Uluocak
Üye
Ekrem Korkut
Üye
Lûtfi Ömerbaş
Üye
Ekrem Tüzemen
MUHALEFETŞERHİ
Anayasa'nın14 üncü maddesi, kişi dokunulmazlığı ve hürriyetinin kanunun açıkça gösterdiğihallerde usulüne göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça kayıtlanamıyacağından ve30 uncu maddesi de, suçluluğu hakkında kuvvetli belirti bulunan kimselerinancak hâkim kararı ile tutuklanabileceğinden bahistir. Bu maddelerleAnayasa'nın teminat altına aldığı husus, kişi güvenliği ve kişidokunulmazlığıdır. Yani hürriyeti sınırlayıcı bir kararın ancak hâkimtarafından verileceği esasıdır. Böyle olunca, Memurin Muhakemâtı Kanunu'nun 16ncı maddesinin Anayasaya aykırılık arzeden kısmı, en büyük mülkiye memuruna vevekile tutuklama kararını tasdik yetkisini veren hükümdür. Sanık memurunkefalete bağlanması keyfiyetinin ise, Anayasa'nın açıkladığı kişi güvenliğinive kişi dokunulmazlığını kayıtlayıcı nitelikte bulunmadığından Anayasayaaykırılığı bahis konusu olmıyacağına göre kefalete ilişkin hükmün iptalicihetine gidilemez. Kaldı ki; kefalet, sanık yararına kanunda yer almış birteminat müessesesidir. Zira, tutuklamanın amacına kefaletle varılması mümkünolan hallerde sanığın ne tutukluluğunu ve nede hâkim huzuruna şevkine lüzum vemahal kalmaz. Esasen tutuklama hâkimin takdirine bağlı olduğuna göre kefaletinne müeyyidesi ve nede sonucudur. Nitekim kefalet vermiyen bir sanığın yine dehâkim tarafından salıverilmesi kabildir. Muhakeme Hukuku gayesiyle sanığındurumunu emniyet altına almak için kefalet müessesesinin gerektirdiği takdirdemüstakilen işletilmesi mümkün ve hatta faydalıdır. (Tevkif kararının en büyükmülkiye memuru veya vekil tarafından tasdik edilmesi) yolundaki hükmün iptaledilmesi, 44 sayılı Kanunun 28 inci madesinin son fıkrasında yazılı olduğu gibikefalet müessesesinin uygulanmasını ve işletilmesini imkânsız bırakan bir sonuçda doğurmaz.
Busebeplere binaen mahkemece iptal hükmünün 16 ncı maddenin sadece (Tevkifkararının en büyük mülkiye memuru veya vekil tarafından tasdik edileceği)yolundaki kısmına hasredilmesi gerekeceği cihetle maddenin tamamına teşmilisuretiyle verilen ekseriyet kararına muhalifiz.
Üye
Rifat Göksu
Üye
Hakkı Ketenoğlu