ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 1963/62
Karar Sayısı : 1963/169
Karar Günü : 26/6/1963
DAVACI : Adalet Partisi Türkiye Büyük MilletMeclisi Gurubu.
DAVANIN KONUSU : 1631 sayılı Askeri MuhakemeUsulü Kanununun 206. maddesinin 4 numaralı bendiyle 211. maddesinin Anayasanın 31.maddesine aykırı olduğu ileri sürülmüş-tür.
İNCELEME : Anayasa Mahkemesi İçtüzüğünün 15. maddesi uyarınca yapılan ilkincelemede:
1- Dilekçede Adalet Partisi Büyük Millet Meclisi Gurubu adınaimzası bulunan Ali Naili Erdem ve Cahit Okurer’in Gurup Başkanı veya BaşkanVekili olduklarına dair onanlı belgenin 15 gün içinde gönderilmesi içintebligat yapılması oybirliği ile;
2- Dilekçenin yeterli gerekçeyi kapsadığı Üyelerden Rifat Göksu,İsmail Hakkı Ülkmen, Fazıl Uluocak ve Ekrem Tüzemen’in muhalefetleriyle veoyçokluğu ile;
Kararlaştırıldıktan sonra, istenen belgelerin süresi içindeMahkemeye gönderildiği ve dosyada başka bir eksiklik bulunmadığı ve başvurmanınAnayasanın 149. ve Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama UsulleriHakkındaki 44 sayılı Kanunun 21.,22.,25. ve 26. maddelerine uygun olduğuanlaşıldığından esasın incelenmesine dair 15.4.1963 gününde verilen kararüzerine dava dilekçesi ve ekleri, düzenlenen rapor, iptali istenen kanun maddeleriile Anayasanın ilgili hükümleri ve Anayasa Komisyonu Raporunun konuyla ilgilikısmı okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
1631 sayılı Askeri Muhakeme Usulü Kanununun 206. maddesi aynenşöyledir:
Madde 206-1- Gerek maznun ve gerek âmiri adli tarafından müdafiolarak aşağıdaki zatlar tayin edilebilir:
A- Muvazzaf zabitler;
B- Askeri adli hâkimler, askeri mahkemelerde staj yapan hukuk mezunları;
C-Askeri memurlar;
D- Mütekait ve ihtiyat zabitleri;
E- Barolarda mukayyet avukatlar;
2- A,B,C fıkralarındaki zatlar müdafaayı deruhte etmek içinmafevklerinin muvafakatlarını almağa mecburdurlar.
3-Mahkemelere resen tayin edilecek müdafiler, askeri adliyeidaresi ve amiri adliler tarafından barolarla muhabere olunarak temin edilir.Bunlar hizmetten kaçınamazlar.
4- Dava olunan fiil, sahtekârlık, hırsızlık, emniyeti suiistimal,yağma, tahrip cürümlerinden biri olduğu veya askeri sırlarla ve hükümetinemniyetiyle alâkadar bulunduğu takdirde maznun âmiri adlinin muvafakat edeceğiavukat veya dava vekilini müdafi tayin eder.
1631 sayılı Askeri Muhakeme Usulü Kanunun 211. maddesi de aynenşöyledir:
Madde 211- Seferberlikte, 204. ve 205. maddeler hükümlerineahvalin müsaadesi nisbetinde riayet edilir. 206. maddede yazılı evsafı haizolmayanlar dahi müdafi tayin olunabilir.
İptali istenen 206. maddenin 4 numaralı bendi; Cumhuriyet HalkPartisi Türkiye Büyük Millet Meclisi Gurubu adına açılan Mahkememizin 1963/197esas sayısında kayıtlı davada verilen 26.6.1963 gününde 166 sayılı kararla veaynı kanunun 211. maddesinin 204. ve 205. maddelerine atıfta bulan hükümleriise yine Cumhuriyet Halk Partisi Türkiye Büyük Millet Meclisi Gurubu adınaaçılan 1963/143 esas sayılı davada 26.6.1963 gün ve 167 sayılı kararla iptal veyalnız bu maddenin 206. maddeye atıfta bulunan hükmüne ilişkin iptal istemi reddedilmişolduğu anlaşıldığından bu konuda yapılan görüşme sonunda:
İptal edilen hükümlerin yeniden incelenmesine yer olmadığıoybirliği ile; ancak; bir istemin daha önce reddedilmiş olmasının aynı işinyeniden incelenip karara bağlanmasına engel olmadığı Üyelerden MuhittinGürün’ün muhalefetiyle ve oyçokluğu ile kararlaştırılmış ve şu suretleinceleme: 211. maddenin iptal edilmeyen ve 206. maddeye atıfta bulunan (Seferberlikte, 206. maddede yazılı evsafı haiz olmıyanların dahi müdafi tayinolunabileceğini) kapsayan hükmüne hasredilmiştir.
Metni yukarıya çıkarılan 206. maddenin A.B,C,D,E fıkralarındakimlerin müdafi tayin olunabileceği gösterilmiştir.
Seferberlik zamanında 206. maddede yazılı evsafı haiz olmayanlarınmüdafi tayin edilebilmesini sağlayan 211. maddenin inceleme konusu olan hükmü;müdafi tayini hususunda seferberlik zamanında daha geniş imkân verdiğine ve buhal 206. maddede yazılı evsafı haiz olanların müdafi tayin edilebilmelerini deengellemediğine göre savunma hakkını sınırlayıcı nitelikte değildir. Bubakımdan hak arama başlığını taşıyan Anayasanın 31. maddesiyle teminat altınaalınan (Herkes meşru bütün vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargımercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma hakkına sahiptir.)hükmüne aykırı bir tarafı bulunmamıştır. Bu sebeple istemin reddi gerekir.
SONUÇ : Yukarıda yazılı sebeplere dayanarak;
1-1631 sayılı Kanunun 206. maddesinin 4 numaralı bendi, 1963/167sayılı davada 26.6.1963 gününde verilen kararla iptal edilmiş olduğundan bu hükümlereilişkin istem hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına, oybirliği ile;
2- a) Aynı kanunun 211. maddesinin 204. ve 205. maddelerine atıftabulunan hükümleri, 1963/143 sayılı davada 26.6.1963 gününde verilen kararlaiptal edilmiş olduğundan bu hükümlere ilişkin istem hakkında yeniden kararverilmesine yer olmadığına, oybirliği ile,
b) Aynı maddenin 206. maddeye atıfta bulunan hükmünün Anayasayaaykırı olmadığına ve bu hükme ilişkin davanın reddine oybirliği ile;
26.6.1963 gününde karar verildi.
Başkan
Sünuhi ARSAN
Başkan Vekili
Tevfik GERÇEKER
Üye
Osman YETEN
Üye
İsmail Hakkı ÜLKMEN
Üye
Lûtfî AKADLI
Üye
Şemsettin AKÇOĞLU
Üye
İhsan KEÇECİOĞLU
Üye
Salim BAŞOL
Üye
Celâlettin KURALMEN
Üye
Hakkı KETENOĞLU
Üye
Ekrem KORKUT
Üye
Ahmet AKAR
Üye
Muhittin GÜRÜN
Şerhi eklidir.
Üye
Lûtfi ÖMERBAŞ
Üye
Ekrem TÜZEMEN
-MUHALEFET ŞERHİ-
1631 Sayılı Askeri Muhakeme Usulü Kanununun 211. maddesinin (206.Maddede yazılı evsafı haiz olmıyanlar dahi müdafi tayin olunabilir.) Şeklindekison fıkrası hükmünün Anayasaya aykırı olmadığı, diğer bir dâva dolayısiyleAnayasa Mahkemesinin 26.6.1963 günlü ve 1963/143-1963/167 sayılı kararı ilekabul edilmiş olduğundan mezkur maddenin tümünün Anayasaya aykırılığından bahisleaçılmış olan bu dâva sebebiyle bahse konu son fıkra hükmünün Anayasakarşısındaki durumunun yeniden incelenerek esas hakkında yeni bir kararverilmesine mahal bulunmamakta, sadece durum izah olunarak (Yeni bir kararverilmesine yer olmadığına) karar verilmesi gerekmektedir.
Halbuki Mahkememiz bu kararı ile dâvanın, hakkında evvelce kararverilmiş olan söz konusu fıkra ile ilgili kısmını esas bakımından inceleyerekyeniden karar vermiş bulunmaktadır.
Anayasa Mahkemesinin, 30 Nisan 1963 günlü ve 11394 sayılı resmi gazetedeyayınlanmış bulunan 26.12.1962 günlü ve 1962/223-1962/122 sayılı, takip edilenusul bakımından benzeri olan, kararına ait muhalefet şerhinde açıkladığısebeplere binaen bu kararda uygulanan usule muhalifim.
Üye
Muhittin GÜRÜN