ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas sayısı:1963/66
Karar sayısı:1965/67
Karar günü:28/12/1965
Resmi Gazete tarih/sayı:19.4.1966/12278
İptaldâvasını açan : Adalet Partisi Cumhuriyet Senatosu ve Millet MeclisiGrupları.
İptaldâvasının konusu : 6830 sayılı İstimlâk Kanununun l inci maddesindeki (Hususişahıslar lehine yapılacak istimlâk) ile ilgili hükmün Türkiye CumhuriyetiAnayasa'sının 38 inci maddesine aykırı olduğu ileri sürülmüş ve Anayasa'nın149. ve geçici 9 uncu maddelerine dayanılarak iptali istenilmiştir.
İLKİNCELEME :
AnayasaMahkemesi İçtüzüğünün 15 inci maddesi gereğince 4/3/ 1963 gününde yapılan ilkincelemede iptal dâvasının Adalet Partisinin 22/1/İ963 gününde birliktetoplanan Cumhuriyet Senatosu ve Millet Meclisi Gruplarının 44 sayılı ve22/4/1962 günlü Kanunun 25 inci maddesinin 2 numaralı bendine uygun kararınadayanılarak 21/2/1963 gününde yani yasada yazılı süre içinde açıldığı görülmüş;ancak dâva dilekçesinde imzaları bulunan Ali Naili Erdem ve Cahit Okurer'inGrup Başkanı veya Başkan Vekili olduklarını bildirir belgenin gönderilmemiş vegerekçenin açıklanmamış olduğu anlaşıldığından anılan 44 sayılı Kanunun 26 ncımaddesinin dördüncü fıkrası uyarınca eksiklerin iki ay içinde tamamlanması içindavacıya teligat yapılmasına oybirliği ile karar verilmiştir.
Dâvadilekçesinde imzası bulunanlardan Cahit Okurer'in Adalet Partisinin CumhuriyetSenatosu Grup Başkanı ve Ali Naili Erdem'in yine Adalet Partisinin MilletMeclisi Grup Başkan Vekili olduğunu belirten belgeler ve gerekçe 4/3/1963 günlükararda verilen süre içinde gönderilerek eksikler tamamlandığından Anayasa'nın149. ve geçici 9. ve 44 sayılı Kanunun 21., 25, ve geçici 5 inci maddelerineuygun olarak açıldığı sonucuna varılan dâvanın esasının incelenmesi 24/5/1963gününde kararlaştırılmıştır.
ESASINİNCELENMESİ:
Dâvadilekçesi ve ekleri, esasa ilişkin rapor; Anayasa'ya aykırılığı ileri sürülenhüküm, dayanılan Anayasa maddesi, bunların gerekçeleri ve bunlarla ilgiliMeclis görüşme tutanakları okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü :
1 -Dâva konusu hüküm : 6830 sayılı istimlâk Kanununun dâva konusu hükme yer verenl inci maddesi şöyledir :
"Ammehükmü şahısları ile müesseseleri tarafından umumi men faatler için lüzumluişlere tahsis edilmek üzere hususi şahıslara ait gay-rimenkullerin vekaynakların istimlâki ile hususi şahıslar lehine mahsus kanunlarına müstenidenyapılacak istimlâkler bu kanun hükümlerine tabidir."
2 -Davacının dayandığı Anayasa hükmü : Davacının dayanak olarak ileri sürdüğü TürkiyeCumhuriyeti Anayasasının 38 inci maddesinin konu ile ilgili birinci fıkrasışöyledir :
"Devletve kamu tüzel kişileri, kamu yararının gerektirdiği hallerde, gerçekkarşılıklarını peşin ödemek şartiyle, özel mülkiyette bulunan taşınmazmalların, kanunda gösterilen esas ve usullere göre, tamamını veya bir kısmınıkamulaştırmaya veya bunlar üzerinde idari irtifaklar kurmaya yetkilidir."
3 -Dâvanın gerekçesi ve gerekçenin tartışılması :
DavacıAnayasa'nın 38 inci maddesine göre ancak Devlet ve kamu tüzel kişileri lehineve kamu yararına kamulaştırma yapılabileceğini; buna karşılık dâva konusuhükümde özel kişiler yararına yapılacak kamulaştırmadan da söz edildiğini veböylece aykırılığın doğduğunu ileri sürmektedir.
Anayasa'nın38 inci maddesi, mülkiyet hakkına ilişkin genel kuralın bir istisnası olankamulaştırmanın hangi durumlarda yapılabileceğini açıklamış ancak nasılyapılacağını kanuna bırakmıştır. 6830 sayılı Kanun, kamulaştırmanın nasılyapılacağını göstermektedir. Çeşitli kamulaştırmalarda bir usul birliğinevarılmasını gerçekleştirmek üzere çıkarılmış, böyle olduğu için, kapsamıbelirten l inci maddede özel kişiler yararına yapılacak kamulaştırmalara da yerverilmiştir.
Dâvakonusu hüküm, özel kişiler yararına kamulaştırma yapılabilmesini sağlayan birkural koymuş değildir. Bu hüküm, yalnızca özel kanunlarda böyle bir yetkininbulunması halinde ne yolda işlem yürütüleceğini göstermektedir.
Maddedeki"Hususi şahıslar lehine mahsus kanunlarına müsteniden yapılacakistimlâkler" deyimi bu konuda herhangi bir tereddüde yer bırakmıyacakaçıklık ve kesinliktedir. Özel kanunu yetki vermiyorsa, özel kişiler yararınadâva konusu hükme dayanılarak kamulaştırmaya gidilmesi düşünülemiyeceği gibi buhüküm bulunmasa, yahut kaldırılmış veya iptal edilmiş olsa dahi özel kanununverdiği kamulaştırma yetkisi yürürlükte kaldıkça kamulaştırma hükmününişleyeceğinde şüphe yoktur.
Şuduruma göre özel kişiler yararına kamulaştırma yapılabilmesinde Anayasa'yaaykırılık bulunup bulunmadığının incelenme yeri, dâva konusu hüküm değil, ancakböyle bir kamulaştırmaya yetki veren özel kanunlardır. Dâva, bu türlü yasalarhakkında açılmış olmadığından yalnızca özel kişiler yararına, özel kanunlarınadayanılarak yapılacak kamulaştırmaların 6830 sayılı Kanundaki usul ve esaslarabağlı tutulması durumunun Anayasa'ya aykırı bulunup bulunmadığının incelenmesiile yetinilmesi gerekir. Üyelerden İbrahim Senil, Hakkı Ketenoğlu ve MuhittinTaylan bu görüşe katılmamışlardır.
Anayasa'nın38 inci maddesi kamulaştırma esas ve usullerinin kanunlarda göstereceğiniaçıklamaktadır. Dâva konusu hüküm de özel kişiler lehine mahsus kanunlarınadayanılarak yapılacak kamulaştırmalarda 6830 sayılı İstimlâk Kanununda yazılıesas ve usullerin uygulanacağını belirtmekte bulunmuştur. Böyle olunca hükmünAnayasa'ya aykırılığı düşünülemez. Dâvanın reddi gerekir.
4 -SONUÇ :
6830sayılı İstimlâk Kanununun l inci maddesindeki (Hususi şahıslar lehine mahsuskanunlarına müsteniden yapılacak istimlâkler" ile ilgili hüküm Anayasa'yaaykırı bulunmadığından dâvanın reddine Üyelerden İbrahim Senil, Hakkı Ketenoğluve Muhittin Taylan'ın gerekçede muhalefetleriyle ve oyçokluğu ile 28/12/1965gününde Anayasa'nın 149., 152. ve geçici 9 uncu maddeleri gereğince kararverildi.
Başkan
Lûtfi Akadlı
Başkanvekili
Rifat Göksu
Üye
Asım Erkan
Üye
Şemsettin Akçoğlu
Üye
İbrahim Senil
Üye
İhsan Keçecioğlu
Üye
Celâlettin Kuralmen
Üye
Hakkı Ketenoğlu
Üye
Fazıl Uluocak
Üye
Sait Koçak
Üye
Avni Givda
Üye
Muhittin Taylan
Üye
Ahmet Akar
Üye
Muhittin Gürün
Üye
Lütfi Ömerbaş
MUHALEFETŞERHİ
6830sayılı istimlâk Kanununun yürürlüğe girmesinden önce kamulaştırma konusundaçeşitli kanunlar yürürlükte bulunmakta ve bunların her birinde ayrı hükümleryer almakta idi. Bu anormal ve sakıncalı duruma son vermek için, Kanun koyucu,İstimlâk hükümlerinin bir kanunda toplanmasını uygun görmüş ve 6830 sayılıKanunu kabul etmiştir. Bu kanun, istimlâk müessesesinin ana kanunudur. Kanununl inci maddesi iki kısımdan ibaret olup, birincisinde âmme hükmü şahısları vemüesseseleri tarafından umumi menfaat için hususi şahıslara aitgayrimenkullerin ve kaynakların istimlâki, ikincisinde ise hususi şahıslarlehine yapılacak istimlâkler öngörülmüş ve her iki istimlâkin bu kanunhükümlerine tabi oldukları açıklanmıştır.
İkincikısımdaki hüküm, özel kişiler lehine de istimlâk yapılabileceği, ancak bunun,mahsus kanunlarında hüküm bulunmasına bağlı olduğu anlamım taşımaktadır. Başkabir deyimle, özel kişiler lehine istimlâk yapılabileceği ilkesini, maddeninikinci kısmındaki bu hüküm koymaktadır. Nasıl ki, maddenin birinci kısmında da,âmme hükmü şahısları için istimlâk yapılabileceği hükmü yer almıştır. İstimlâkKanunu bir ana kanun olduğu için özel kişiler lehine istimlâk yapılıpyapılamıyacağı sorununu da çözümlemesi doğaldır. Maddenin ikinci kısmında buistimlâkın yapılabileceği ifade edilmiş, buna karşılık hangi özel kişiler içinistimlâk yapılması lüzumunun hasıl olacağı peşinen bilinemiyeceğinden yalnız bucihetin belli edilmesi mahsus kanunlarına bırakılmıştır. İstimlâk kanunu Özelkişiler lehine istimlâke cevaz vermese idi; mahsus kanunlarına buna dair hükümkonulamıyacağı kabul edilmelidir. Bunun aksi kabul edilirse, her mahsus kanunvesilesiyle bu konu tartışmalara yol açabilir, çeşitli hal şekillerinebağlanabilir ve bundan hizmet müteessir olur. Kanun koyucu bu ihtimalleriortadan kaldırmak için özel kişiler lehine istimlâk yapılabileceği ilkesiniistimlâk Kanununun birinci maddesinde hükme bağlamıştır. Öte yandan, mahsuskanunla özel bir kişi lehine istimlâk yapılması Öngörülse dahi, bu hükmünAnayasa'ya aykırı olup olmadığı artık incelenemez. Zira, bu hüküm incelenir veiptal edilirse İstimlâk Kanununun aynı nitelikteki bir hükmünün yürürlüktekalması gibi garip bir durum meydana gelir. Böyle bir duruma da yer kalmamakiçin İstimlâk Kanununun söz konusu hükmünün ilkeli koyan bir yasama tasarrufuolduğunu kabul etmek ve bunu Anayasa yönünden İncelemek zorunludur.
Bunedenlerle iptali istenilen hükmün Anayasa'ya aykırı olup olmadığınınincelenmesi gerektiği kanısında olduğumuzdan bu inceleme yapılmadan, kararda yazılıgerekçelerle dâvanın reddi yolundaki çoğunluk kararma muhalifiz.
Üye
İbrahim Senil
Üye
Hakkı Ketenoğlu
Üye
Muhittin Taylan