ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 1963/82
Karar Sayısı : 1963/286
Karar Günü : 4.12.1963
İPTAL DAVASINI AÇAN: Adalet Partisi TürkiyeBüyük Millet Meclisi Grubu.
İPTAL DAVASININ KONUSU: 5434 Sayılı T.C. EmekliSandığı Kanununun 39. maddesinin Anayasaya aykırı bulunan (b) bendinin iptaliisteminden ibarettir.
İNCELEME: Anayasa Mahkemesi İçtüzüğünün 15. maddesigereğince yapılan ilk incelemede görülen eksiklerin verilen süre içindetamamlanması üzerine düzenlenen rapor okunduktan ve iptali istenen hükümleAnayasanın ilgili hükümleri incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
GEREKÇE:
1- Dâvacı, 5434 Sayılı Kanunun 39. maddesinin (b) bendininhâkimleri de kapsamına aldığını ve hâkimlerin de 65 yaşını doldurmadan emekliyeçıkarılmalarına elverişli bulunduğunu, bu sebeple Anayasanın 134. maddesineaykırı olduğunu ve iptali gerektiğini belirtmiştir.
5434 Sayılı Kanunun 39. maddesinin 6122, 6422 ve 7242 sayılıkanunlarla değiştirilen (b) bendinin ikinci fıkrasında (… Seçilmiş belediyereisleri ve vilâyetlerin daimî komisyon âzaları hariç olmak üzere 30 yılınıtamamlamış olanların) kurumlarınca lüzum görüldüğünde yaş kaydı aranmaksızınresen) emekliye çıkarılabileceği yolunda bir hüküm yer almaktadır. ilerisürülen iptal sebebine göre dâvacının Anayasaya aykırı gördüğü, fıkranın (Yaşhaddi aranmaksızın) kaydını kapsayan hükmü olabilir. Fakat dâva (b) bendinintümünün iptali isteğiyle açılmıştır.
2- Yukarıya alınan fıkra metninden anlaşılacağı gibi hükümdoğrudan doğruya hâkimleri hedef tutmuş değildir. Bu hükmün 5434 Sayılı Kanunatabi iştirakçilerden sadece hâkimlere uygulanması kaabil olsaydı Anayasanın133. ve 134. maddeleri karşısında, yürürlükte olup olmadığı, yürürlükte iseAnayasaya aykırı bulunup bulunmadığı incelenebilirdi. Fakat fıkranın, metindeyazılı olanlar dışında kalan bütün iştirakçilere uygulanması gereken genelhükmünün, Anayasanın yalnız hâkimleri ilgilendiren maddeleriylekarşılaştırılarak yürürlükte sayılıp sayılamıyacağı konusunda bir sonucavarılamıyacağı gibi Anayasaya aykırılığı yolunda bir sonuca da varılamaz. Zira,Anayasanın, ne dâvacı tarafından dayanılan 134. maddesinde, ne de diğermaddelerinde hâkimler dışında kalan memur ve hizmetlilerin 65 yaşınıdoldurmadan emekliye çıkarılmalarına engel bir hüküm yoktur ve iptali istenen(b) bendinin, diğer yönlerden Anayasaya aykırılığı da görülememiştir.
3- Böyle olmakla birlikte, iptali istenen (b) bendi hükmünün diğeriştirakçiler arasında hâkimleri de hedef tuttuğu meydandadır. Nitekim bâzıhâkimler, yaş kaydı aranmaksızın, bu bend gereğince emekliye çıkarılmışlardır.Bu duruma göre hükmün, yalnız hâkimler bakımından olsa dahi Anayasaya aykırıolup olmadığının inceleme konusu yapılması zorunludur.
Anayasanın 134. maddesinde (Hâkimler altmışbeş yaşını bitirinceyekadar hizmet görürler.) ve 133. maddesinde de (Hâkimler azlolunamaz. Kendileriistemedikçe, Anayasada gösterilen yaştan önce emekliye ayrılamaz.)denilmektedir.
İptali istenen (b) bendi hükmiyle Anayasanın yukarıda yazılıhükümlerinin karşılaştırılması mahkemeyi iki yönden inceleme yapmağazorlamıştır:
a) Anayasanın yürürlüğe girmesinden sonra hâkimlerin, 65 yaşınıbitirmeden, emekliye çıkarılmaları mümkün müdür; yani 39. maddenin (b) bendihükmünün hâkimler hakkında uygulama kabiliyeti kalmış mıdır?
b) Bugün de hâkimler hakkında uygulanacak durumda ise diğeriştirakçiler bakımından Anayasaya aykırı bir hüküm taşımadığı mahkemece kabuledildiğine ve yalnız hâkimler ve ait bir fıkra da ihtiva etmediğine göre (b)bendinin, Anayasanın 133. ve 134. maddelerine aykırı hükmü nasıl ayrılıp iptaledilebilecektir?
Başkan Sünuhi Arsan ile Üyelerden İbrahim Senil, Şeref Hocaoğlu,Ahmet Akar ve Muhittin Gürün, hâkimleri 65 yaşını bitirmeden resen emekliyesevketme yetkisini veren 39. maddenin (b) bendinin ikinci fıkrasının yalnız buanlamı taşıyan hükmünün;
Üyelerden Rifat Göksu’da, hâkimleri resen emekliye sevk yetkisinitaşıması bakımından, ikinci fıkranın tümünün iptaline karar verilmesidüşüncesinde bulunmuşlardır.
Birinci görüşe uygun karar verilmesi halinde 39. maddenin (b)bendinin hiçbir fıkrasını, ve ibaresine ilişilmeyecek; bu bent, olduğu gibiyürürlükte kalacaktır.
Anayasa ile ve 22.4.1962 gün ve 44 sayılı Kanunla Mahkememizeverilen yetki Anayasaya aykırı olan bir kanunu veya bir kanun hükmünü iptaletmektir. Kanun hükmüne dokunmaksızın, yalnız bâzı hallerde ve bâzı kimselerhakkında bir hükmün uygulanamıyacağını belirtmek, hükmü yorumlamak veya değiştirmekolur ki, bu çözümleme şekli, Mahkememizin görevi dışında kalır ve ancak yasamaorganınca fıkraya hâkimler hakkında bir istisna hükmü katılarak sağlanabilir.
İkinci görüşe gelince;
(b) bendinin ikinci fıkrasının tümünün iptali ve, yeni bir metinhazırlanması için, iptal hükmünün yürürlüğe gireceği günün kararda belirtilmesikanun tekniğine uygun düşmekle birlikte, dayanılacak gerekçe ile verilecekkarar arasında uygunluk sağlanamıyacaktır.
Gerçekten, kararın gerekçesinde, Anayasanın yalnız hâkimlere ait133. ve 134. maddelerine dayanılması zorunluğu vardır. halbuki bu gerekçeyleiptal edilecek hüküm, hâkimler dışında kalan iştirakçiler bakımından, Anayasayaaykırı değildir.
Dâva konusu hükmü, hâkimlik teminatını zedelemeyecek şekildedüzenlemek için iptal etmek ve, geçici de olsa, kanunda boşluk meydanagetirmek, gerek Anayasanın, gerekse 44 sayılı Kanunun amacına aykırı olur. BunaMahkememiz yetkili değildir.
4- Dâvanın açılmasındaki amaç, 5434 Sayılı Kanunun 39. maddesinin(b) bendi hükmünün hâkimler hakkında uygulanmasını ve hâkimlerin 65 yaşınıbitirmeden emekliye çıkarılmalarını önlemektir. Üyelerden bâzılarının yukarıdabelirtilen görüşleri de bu çevrede toplanmaktadır. Başka bir deyimle, hükmün,aslında Anayasaya aykırı bulunmadığında, ancak hâkimlere de uygulanmasınınmümkün bulunması halinde Anayasaya aykırı olacağında fikir birliği vardır.
Halbuki, hâkimlik teminatını gerçekleştirmeye çalışan Anayasa,birçok konular arasında yaş konusunu da ele almış; memurların yaş haddîhakkında hüküm koymadığı ve askerî hâkimlerin yaş haddinin belli edilmesinikanuna bıraktığı halde, hâkimlerin 65 yaşını bitirinceye kadar hizmetgöreceklerini 134. maddede, kendileri istemedikçe bu yaştan önce emekliyeayrılamıyacaklarını da 133. maddede bir kural halinde düzenlemiştir.
Anayasa hükümlerinin yasama, yürütme ve yargı organlariyle idaremakamlarını ve kişileri bağlayan temel hukuk kuralları olduğu Anayasanın 8.maddesinde öngörüldüğüne göre, hâkimlerin emeklilik işlerini de yürüten YüksekHâkimler Kurulunun, hâkim teminatına ilişkin olan Anayasa hükümleri karşısında,iptali istenen hükmü uygulamasına artık imkân kalmamıştır.
Hangi yönden bakılırsa bakılsın 5434 sayılı Kanunun 39. maddesinin(b) bendinin ikinci fıkrası hükmünün hâkimlere uygulanması mümkün değildir.Yani işbu dâva ile güdülen amaç Anayasanın yürürlüğe girdiği günde hasılolmuştur. Bu bakımlardan çoğunluk her iki görüşü de benimsememiştir.
SONUÇ: Yukarıda belirtilen sebeplerden ötürü 5434 Sayılı Kanunun 6122,6422 ve 7242 sayılı kanunlarla değişik 39. maddesinin (b) bendinin ikincifıkrasının, Anayasanın 133. ve 134. maddeleri karşısında, hâkimler hakkındauygulanmasına imkân olmadığından konusu bulunmayan dâvanın reddine BaşkanSünuhi Arsan, Üyelerden Rifak Göksu, İbrahim Senil, Şeref Hocaoğlu, Ahmet Akarve Muhittin Gürün’ün muhalefetleriyle ve oyçokluğu ile 4.12.1963 gününde kararverildi.
Başkan
Sünuhi ARSAN
Başkan Vekili
Lûtfi AKADLI
Üye
Rifat GÖKSU
Üye
İ. Hakkı ÜLKMEN
Üye
Şemsettin AKÇOĞLU
Üye
İbrahim SENİL
Üye
A.Şeref HOCAOĞLU
Üye
Salim BAŞOL
Üye
Celâlettin KURALMEN
Üye
Hakkı KETENOĞLU
Üye
Ekrem KORKUT
Üye
Ahmet AKAR
Üye
Muhittin GÜRÜN
M.şerhim eklidir.
Üye
Lûtfî ÖMERBAŞ
Üye
Ekrem TÜZEMEN
MUHALEFET ŞERHİ
5434 sayılı kanunun 39. maddesinin iptali istenen B bendinin 2.fıkrasına göre, burada yazılı istisnalar dışında kalan Emekli Sandığı ileilgili ve 30 hizmet yılını doldurmuş bütün iştirakçiler yaş haddi aranmaksızınkurumlarınca emekliye sevkedilebileceklerdir. Hâkimler de Emekli Sandığı ileilgili iştirakçi durumunda oldukları cihetle haklarında aynı hükmün uygulanmasımümkün ve kabildir.
Halbuki Anayasanın 133 ve 134. maddelerinde, hâkimlerinazlolunamıyacakları ve kendileri istemedikçe Anayasada gösterilen yaştan önceemekliye ayrılamıyacakları ve 65 yaşını bitirinceye kadar hizmet görecekleriyazılıdır. Bu esaslar karşısında hâkimlerin yaş haddini doldurmadan emekliyesevkedilmelerini hedef tutan ve iptal davasına konu olan 39. maddenin Bbendinin ikinci fıkrasının Anayasaya aykırılı zahirdir.
Bahis konusu B bendinin 2. fıkrasının, Anayasaya aykırı olupolmadığının incelenmesi için doğrudan doğruya hakimler hakkında sevkedilmesişart değildir, bütün iştirakçilerle beraber hâkimlerin emekliye sevki amacınıda gütmüş olması, işin Anayasaya aykırılığı yönünden incelenmesi için yeter birsebeptir.
Anayasa Mahkemesince verilen ve 14 ağustos 1963 günlü ve 11480sayılı resmî gazetede yayınlanan 25.5.1963 günlü ve 963/205-123 sayılı kararın3 numaralı bendinin A fıkrasında belirtilen ve diğer muhalefet şerhinde detemas ve izah edilen gerekçeler karşısında, “aynı konuda çıkan bir kanunun dahaönceki bir kanunu değiştireceği” yolundaki kaide, alelâde bir kanunun Anayasaile çelişmesi konusunda cari olamıyacağı cihetle iptali istenen hükmün sonradanyürürlüğe giren Anayasa hükümleriyle zımmen ortadan kaldırıldığı veya uygulamaniteliğini kaybettiği düşünülemez. Şu halde yürürlükte olması bakımındanuygulama niteliğini haiz bulunan 39. maddenin B bendinin ikinci fıkrasınıntamamının Anayasaya aykırılığı sebebiyle iptali gerekir. bu fıkranın, yaşhaddini doldurmadan Emekliye sevkedilmelerinin Anayasa ile teminat altınaalınmıyan alelumum iştirakçilere de şamil olması, hâkimlerin emekliyesevkedilmelerini de hedef tutması bakımından Anayasaya aykırılığından bahisleiptali cihetine gidilmesine mani teşkil etmez. Zira mahkememiz, Anayasanın 149.maddesine göre, kanunların belirli madde ve hükümlerinin Anayasaya aykırı olupolmadığını kontrol etmek durumunda olduğundan bütün iştirakçilere şamil olanfıkra üzerinde bir ayrım yaparak hâkimlerin emekliye sevkini hedef tutan manayamatuf bir iptal kararı vermek cihetine gidemez. Bu bakımdan hükmün mana vemefhum değil kendisinin iptali gerekir. Fıkranın tümünün iptali halinde hâkimlerinistisna edilmesi suretile yeni bir hükmün düzenlenmesi, Yasama Meclislerininyetkilerini kullanmaları suretile her zaman mümkündür.
Bu sebeplere binaen 5434 sayılı kanunun 39. maddesinin B bendinin2. fıkrasının Anayasaya aykırılığı sebebiyle iptali gerekirken bu hükmün tatbikkabiliyeti olmadığından bahisle dâvanın reddi cihetine gidilmesi yolundaverilen ekseriyet kararına muhalifim.
Üye
Rifat GÖKSU
MUHALEFET ŞERHİ
Bu Karar ile özetle;
(Anayasanın 134. maddesiyle hâkimlerin yaş hadleri 65 olaraktesbit edilmiş ve 133. maddesiyle de kendi istekleri olmadıkça bu yaştan önceemekliye ayrılamıyacakları hüküm altına alınmış ve şu suretle konu Anayasakuralları ile düzenlenmiştir.
Anayasa hükümlerinin yasama, yürütme ve yargı organlarıyle idaremakamlarını ve kişileri bağlayan temel kurallar olduğu Anayasanın 8. maddesindebelirtildiğine göre evvelce hâkimler hakkında da uygulanması imkânı bulunanTürkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun 39. maddesinin (b) fıkrasıhükmünün artık yukarıda yazılı Anayasa hükümleri karşısında hâkimler hakkındauygulanmasına imkân kalmamıştır.)
Gerekçesiyle, söz konusu 39. maddenin (b) fıkrası hükmünün iptaliiçin açılmış bulunan dâvanın reddi cihetine gidilmiştir.
Halbuki 14.8.1963 günlü ve 11480 sayılı Resmî Gazetede yayımlanmışbulunan 22.5.1963 günlü ve 1963/205-123 sayılı Anayasa Mahkemesi kararının IIInumaralı bendinin A fıkrasında açıklandığı üzere, Anayasa hükümleri üstün,bağlayıcı ve temel hukuk kurallarıdır. Hiçbir kanunun hiçbir hükmü bu kurallaraaykırı olamaz. Ancak (Sonraki bir kanunun, önceki bir kanunda bulunan aykırıhükümleri değiştirişi.) kaidesinin bu konuda da tatbiki ile Anayasahükümlerinin de, kendisinden evvelki bir kanunun aykırı hükümlerini doğrudandoğruya değiştirmek veya kaldırmak suretiyle onun yerine geçtiği düşünceninkabulü mümkün değildir. Bu konudaki aykırılığın giderilmesi veya evvelki hükmünbüsbütün yürürlükten kaldırılması için mutlaka ayrı bir eylem ve işlem gerekirki bu da ya yasama yolu ile yahut iptal müessesesinin işletilmesiyle olur.Bunun dışında hiç bir makam, kurul, kurum ve kişi, mevcut bir kanun hükmünü;Anayasaya aykırılığından veya konunun Anayasa ile ayrıca düzenlenmiş olduğundanbahisle ve Anayasanın 8. maddesini ileri sürerek yürürlükten kalkmış veyadeğiştirilmiş farzedemez ve uygulamada kusur gösteremez. bir an içinAnayasanın; (Yürürlüğe girdiği tarihte var olan kanunlardaki aykırı hükümlerinkendiliğinden kalkmış veya koyduğu hükümlerin onların yerine geçmişsayılacağı.) prensibini kabul etmiş olduğunu düşünmek mümkün bulunsa idi buçeşit hükümlerin iptali için ayrı bir yolun Anayasada gösterilmesi gerekmezdi.Filhakika Anayasanın geçici 9. maddesinde, Anayasa Mahkemesinin görevinebaşladığı tarihte yürürlükte olan kanunlar hakkında Anayasaya aykırılıkiddiasiyle iptal dâvası açılabilmesini sağlayacak özel bir hüküm konulmuş ve busuretle Anayasadaki kuralların, kendinden evvelki kanunlarda mevcut aykırıhükümleri kendiliğinden ve otomatik olarak ortadan kaldırmıyacağını veya onunyerine geçmiyeceğini yine Anayasamız bir sistem olarak kabul etmişbulunmaktadır.
Bu itibarla Anayasanın 133. ve 134. maddelerindeki hükümlerin,Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun 39. maddesinin hâkimler hakkındada uygulanması mümkün olan ve bir çok defalarda uygulanmış bulunan (b) fıkrasıhükmünü, hâkimler bakımından kaldırarak yerine geçmiş bulundukları ve bubakımdan Anayasanın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren söz konusu (b) fıkrasıhükmünün hâkimler hakkında uygulanma imkânı kalmadığı düşüncesine katılmakmümkün olamamıştır.
Bu sebeplerle bahis konusu (b) fıkrasının, hâkimler de dahil olmaküzere alelumum iştirakçilerin, kendi arzuları olmadan ve 65 yaşlarından önceemekliye sevkedilebilmeleri hususunda kurumlarına yetki veren ve halen deyürürlükte bulunan hükmünün sadece hâkimleri kapsamına alan anlamının,Anayasanın 133. ve 134. maddelerine aykırılığı aşikâr olduğundan, fıkrahükmünün yalnız bu anlamla sınırlı olmak üzere iptal olunmasına karar verilmesigerekir.
Bu yüzden karara muhalifiz.
Başkan
Sünuhi ARSAN
Üye
A. Şeref HOCAOĞLU
Üye
Muhittin GÜRÜN
Üye
İbrahim SENİL
Üye
Ahmet AKAR