ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 1963/9
Karar Sayısı : 1963/31
Karar Günü : 18.2.1963
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN MAHKEME:Göynük Sulh CezaMahkemesi
İTİRAZIN KONUSU:6831 Sayılı Orman Kanununungeçici 1 inci maddesinin Anayasa’ya aykırı olduğundan bahisle iptali istemindenibarettir.
Göynük Sulh Ceza Mahkemesi 29.12.1962 günlü kararında, ormandavalarında Orman İşletme Müdürlüklerinin müdahil safatiyle bulunduklarını, buMüdürlüklerin Tarım Bakanlığına bağlı olduklarını, 6831 sayılı Orman Kanununun geçici1 inci maddesinde ise bir yerin orman olup olmadığının Tarım Bakanlığıncabelirtileceğinin yazılı olduğunu, bu durumda Tarım Bakanlığının bilirkişilikyaptığını, böylece Orman İdaresinin aynı davada bazan davacı ve bazan damüdahil ve bilirkişi sıfatiyle hareket ettiğini, ayni zamanda bu halinmahkemenin takdir hakkını ortadan kaldırdığını, bu sebeplerle sözü edilengeçici 1 inci maddenin Anayasa’nın 132 nci maddesine aykırı bulunduğunu,belirterek bu maddenin iptalini istemiştir.
İNCELEME: Anayasa Mahkemesinin, İçtüzüğün 15 ncimaddesi uyarınca 21.1.1963 gününde ilk inceleme için yapılan toplantısında,dosyada bir eksiklik bulunmadığı görülerek işin esasının incelenmesine kararverilmiştir. Esasın incelenmesi için 28.2.1963 günü yapılan toplantıda GöynükSulh Ceza Mahkemesinin 29.12.1962 günlü kararı ile ekleri, Türkiye Büyük MilletMeclisinin, konu ile ilgili kanunlara ilişkin tutanakları ve düzenlenen raporokunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Daha önce, 6831 sayılı Orman Kanununun geçici 1 inci maddesinin,Anayasa’nın 132 nci maddesi hükmüne aykırı olduğu kanısına varıldığı, ÇineGezici Arazi Kadastrosu Mahkemesi tarafından, itiraz yolu ile, AnayasaMahkemesine bildirilmiş ve Anayasa Mahkemesince de, işbu maddenin Anayasa’nın132 nci maddesi hükmüne aykırı bulunmadığına ve itirazın reddine 26.12.1962gününde 1962/211-1962/121 sayılı ile karar verilmiş bulunmaktadır.
Bahse konu geçici 1 inci maddenin Anayasa’nın 132 nci maddesineaykırı olduğu yolundaki itirazın evvelce Anayasa Mahkemesi tarafındanreddedilmiş olması, sonradan yapılmış olan işbu itirazın, 132 nci maddeye matufkısmının esas yönünden incelenerek yeniden karara bağlanmasına engelolmayacağına, çoğunlukla karar verildikten sonra, ortada evvelce varılansonuçta değişiklik yapılmasını gerektiren bir hal ve şart bulunmadığından, 6831sayılı Orman Kanununun geçici 1 inci maddesinin, Anayasa’nın 132 nci maddesineaykırı olduğu yolundaki Mahkemenin düşüncesi yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda belirtilen sebeplerden ötürü 6831 sayılı Orman Kanununungeçici 1 inci maddesinin, Anayasa’nın 132 nci maddesine aykırı bulunmadığına veitirazın reddine bir kısım üyelerin esasa ve bir kısmının da gerekçeye karşımuhalefetleri ile ve oyçokluğu ile 18.2.1963 gününde karar verildi.
Başkan
Sünuhi ARSAN
Başkan Vekili
Tevfik GERÇEKER
Üye
Rifat GÖKSU
Üye
İsmail Hakkı ÜLKMEN
Üye
Lûtfi AKADLI
Üye
Şemsettin AKÇOĞLU
Üye
İbrahim SENİL
Üye
Salim BAŞOL
Üye
Celâlettin KURALMEN
Üye
Yekta AYTAN
Üye
Ekrem KORKUT
Üye
Ahmet AKAR
Üye
Muhittin GÜRÜN
Usul ve gerekçesine muhalifim.
Üye
Lûtfî ÖMERBAŞ
Üye
Ekrem TÜZEMEN
MUHALEFET ŞERHİ
Yukarıda numaraları yazılı kararda, 6.3.1963 tarihli ve 11348sayılı Resmî Gazetede yayınlanan 26.12.1962 tarihli ve 1962/211 E. 1962/121 K.Sayılı kararın gerekçesine dayanılmaktadır.
Bu gerekçeye göre (Ziraat Bakanlığının belirtmesi) idarî bir kararda sayılabilir, bir bilirkişi kanaatı mahiyetinde de görülebilir.
İdarî karar telakki edilirse aleyhine dava yolu açıktır: iptalettirilmesi mümkündür.
Bir bilirkişi kanaati mahiyetinde görülürse mahkeme bununlayetinmeyip yeni deliller toplamakta serbesttir.
Her iki halde de Bakanlığın belirtmesi mahkemeleri bağlamaz.Binnetice, 6831 sayılı Orman Kanununun geçici birinci maddesinin Anayasanın 132nci maddesine aykırılığı hakkındaki itiraz yersizdir.
Bu gerekçeye ve karara, aşağıda yazılı sebeplerden dolayı,muhalifim:
1- 6831 sayılı kanunun geçici birinci maddesi gereğince (bir yerinorman sayılıp sayılmayacağının Ziraat Bakanlığınca belirtilmesi) idarî birkararsa bu madde hükmü anayasanın 32 nci maddesi hükmüne aykırıdır.
Zira -karardaki kabul şekline göre- bu karar aleyhine idarî davaaçılır da bu dava reddolunur ve idarî karar bu suretle kesinleşirse mahkeme bu(belirtme)ye uygun şekilde karar vermek mevkiindekalacakları.
Halbuki, bir yerin orman olup olmadığı hususundaki bir ihtilâfınhal mercii adlî mahkemelerdir. Açılacak olan idarî dâva vesilesiyle Danıştay,adlî kazanın görevine giren bir ihtilâfı tetkik etmiş ve vereceği karar mahkemeyibağlamış olacağı için fertler, Anayasanın 32 nci maddesi hükmüne aykırı olarak,tabiî hâkiminden, başka bir mercie müracat zorunda bırakılmış sayılmakicabeder.
Ziraat Bakanlığının, bir yerin orman sayılması lâzım geldiğinedair kararı, aleyhine idarî dava açılmamak suretiyle kesinleşirse mahkeme bukesinleşen karara uygun şekilde davayı halletmek zorunda bulunduğuna göreverilecek kararı Bakanlık telkin etmiş olmaktadır, ki geçici birinci madde, buanlayışa göre de, anayasanın 132 nci maddesi hükmüne aykırı düşer.
2- Ziraat bakanlığının belirtmesi bir bilirkişi mütaleasısayılacaksa, geçici birinci madde hükmü anayasanın 7 nci maddesine aykırıdır.Zira, Mahkemeleri tabii yargılama yollarından ayıran, usul kanunlarınauymayacak şekilde tahkikata zorlayan bir kanun hükmü mahkemenin bağımsızlığınıihlâl eder.
3- Ziraat Bakanlığının, 6831 sayılı Kanunun geçici birinci maddesigereğince yaptığı (belirtme), kanaatimizce, ne bir idarî karardır, ne de birbilirkişi mütaleasıdır. Filhakika:
a) İdari kararların en mümeyyiz vasfı (resen kaabili icra)oluşudur. Bu vasıfta olmayan idarî tasarruflar, Danıştayda bir iptal davasınakonu olamaz.
(Resen icrası kaabil karar) hiçbir merciin tasvip ve tasdikına ihtiyaçgöstermeyen nihai karar demektir. Halbuki, hâdisemizde, Ziraat Bakanlığı birkarar vermemekte, mahkemenin bir sorununu cevaplandırmaktadır. Bu cevaba-muhtevası itibariyle- karar denilse bile (kendiliğinden icra) kaabiliyetiolmayıp mahkemenin buna uygun bir karar vermesi lâzımdır. Böyle, bir mahkemecebenimsenip tasvip edilmeye muhtaç bir tasarrufun idarî karar sayılması ve iptaldavasına konu teşkil etmesi, İdare Hukuku esaslarına göre, mümkün değildir.
b) Ziraat Bakanlığının Mahkemeye gönderdiği cevaba bir bilirkişimütaleası olarak da bakılamaz.
Bilirkişilerin ne suretle ve kimlerden seçileceği usulkanunlariyle belirtilmiştir. Hukuk davalarında bilirkişileri taraflar ve-ittifak edemezlerse- hâkim seçer. Ceza davalarında bu hak doğrudan doğruyahâkimindir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 276 ncı ve Ceza MuhakemeleriUsulü Kanununun 66 ncı maddelerinde Hükûmet tarafından müntahap ehlivukuf(resmî ehlihibre) varsa bilirkişilerin bunlar arasından seçilmesi gerekeceğinedair hükümler vardır. Ancak, bu hükümlerle adlî tabiplerin, Adlî Tıp Müessesesive Yüksek Sağlık Şûrası gibi resmî ekspertiz müesseselerinin kastedildiğineşüphe yoktur.
Kendilerine ayrılmış sahada tamamen idarî vazife gören UmumMüdürlükler ve Bakanlıklar gibi resmî dairelerin bu konuda görevlendirilmelerive hele orman davalarında taraf olan Orman Umum Müdürlüğünün bağlı bulunduğuZiraat Bakanlığına ve bu davalarda bilirkişilik yaptırılması asla hatıragelemez. Çünki, hâkimlerin (kendisine ait olan veyahut doğrudan doğruya veyadolayisiyle alâkadar olduğu davalara bakamayacağı) hakkında Hukuk UsulüMuhakemeleri Kanununun 28 nci maddesinde yeralan 1 numaralı bent hükmü, aynikanunun 277 nci maddesi gereğince bilirkişiler hakkında da aynen uygulanır.Gerek hâkim gerekse bilirkişi bu konuda kat’i bir memnuiyet hükmiyle karşıkarşıya bulunduğuna nazaran Kanun koyan, orman davalarında Ziraat Bakanlığınabilirkişilik görevi yüklemeyi düşünmüş olamaz.
Suçtan zarar gören kimseyi bilirkişilikten meneden CezaMuhakemeleri Usulü Kanununun 21 ve 57 nci maddeleri hükümleri karşısında aynimülâhazalar ceza mahkemelerinde bakılan orman davaları için de aynen varittir.
4- Ziraat Bakanlığının yazısı lâzimülicra bir idarî karar veya birbilirkişi mütaleası olamayacağına göre bir başka mana ve maksat taşıması gerekir.
Mahkemeler, umumiyetle, kendilerini Ziraat Bakanlığının (belirtme)si ile mukayyet görmekte, kararlarını Bakanlık cevabında yeralan (belirtme) yeygun olarak vermektedirler. bu tatbikat, 29.5.1957 tarihli ve 9/1 sayılıtevhidi içtihat karariyle de desteklenmiş bulunmaktadır.
Bakanlık yazısı -yukarıda izah edilen sebeplerle- bir idarî kararsayılamayacağına; kanun vazıının, hukuk davalarında taraf ve ceza davalarında damağdur mevkiinde bulunan Ziraat Bakanlığına kanunen memnu olduğu bir(bilirkişilik) görevi vermesi düşünülemeyeceğine ve hassaten, usul kanunlarınagöre hâkimin nezaret ve mürakabesi altında yapılmayan tekkikat (bilirkişitetkikatı) sayılamayacağına ve nihayet, hatıra başkabir ihtimal de gelmediğinegöre Bakanlık (Belirtme) sinin, tatbikatta kabul edilen mana ve maksadıtaşıdığını kabul zaruridir. Bu haliyle Bakanlık cevabı, verecekleri kararımahkemelere telkin eden bir mahiyet taşımaktadır. Manası ve maksadı itibariyleAnayasanın 132 nci maddesi hükmüne aykırı hüküm taşıyan 6831 sayılı Kanunungeçici birinci maddesi hükmünün iptaline karar verilmesi gerekir.
Üye
Şemsettin AKÇOĞLU
MUHALEFET ŞERHİ
Mahkememizin 26.12.1962 gün ve Esas 1962/211, Karar 1962/121sayılı kararındaki muhalefet şerhinde gösterdiğim sebeplerle 6831 sayılıkanunun geçici 1 inci maddesinin Anayasa’ya aykırı olduğu sonucuna vardığındansözü geçen maddenin iptali reyindeyim.
Üye
Celâlettin KURALMEN
MUHALEFET ŞERHİ
Aynı konuya ait Mahkememizin 26.12.1962 tarih ve 211/121 sayılıkararı altındaki muhalefet şerhinde izah olunan sebeplere göre 6831 sayılıkanunun geçici 1 inci maddesinin iptali reyindeyim.
Üye
Osman YETEN
MUHALEFET ŞERHİ
Mahkememizin 26.12.1962 tarih ve 211/121 sayılı kararındakimuhalefet şerhinde gösterdiğim sebeplerle kararın gerekçesine muhalifim,
Üye
Salim BAŞOL
MUHALEFET ŞERHİ
1- 6831 sayılı Orman Kanununun geçici 1 nci maddesinin 132 ncimaddesi yönünden Anayasa’ya aykırı olmadığı, daha önce Çine Gezici AraziKadastro Mahkemesince yapılmış olan itiraz üzerine Anayasa Mahkemesinin26.12.1962 tarihli ve 1962/211-1962/121 sayılı kararı ile kabul edilmiş olduğucihetle Göynük Sulh Ceza Mahkemesince bahse konu kanun hükmünün keza 132 ncimaddesi yönünden Anayasa’ya aykırı bulunduğundan bahsile yapılmış olan buitirazın yeniden incelenerek esası hakkında yeni bir karar verilmesine mahalbulunmamakta, sadece bu durum izah olunarak (yeni bir karar verilmesine yerolmadığına) karar verilmesi gerekmektedir.
Halbuki Mahkememiz bu kararı ile, itirazı, Anayasa’nın 132 ncimaddesi bakımından inceleyerek esası hakkında yeniden hüküm vermişbulunmaktadır.
Bahçe Sulh Ceza Mahkemesince aynı kanun hükmü hakkında yapılmışolan itiraz üzerine Anayasa Mahkemesince verilmiş bulunan 26.12.1962 tarihli ve1962/223-1962/122 sayılı karara ait muhalefet şerhinde, bu konu ile ilgiliolarak, açıkladığım sebeplere binaen karara muhalifim.
2- 6 Mart/1963 tarihli ve 11348 sayılı Resmî Gazetede yayınlanmışbulunan Anayasa Mahkemesinin 26.12.1962 tarihli ve 1962/211-1962/121 sayılıkararında yazılı muhalefet şerhinde belirttiğim sebeplere dayanarak, Anayasa’yaaykırılık bulunmadığı yolundaki sonucuna katıldığım bu kararın gerekçesine demuhalifim.
Üye
Muhittin GÜRÜN