ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas No:1963/90
Karar No.:1963/172
Karar tarihi:28/6/1963
Resmi Gazete tarih/sayı:1.10.1963/11519
Davacı: Adalet Partisi Türkiye Büyük Millet Meclisi Gurupu.
Dâvanınkonusu : 2556 sayılı Hâkimler Kanunun Adalet Bakanına hâkimler üzerinde nezarethakkı tanıyan 83 üncü maddesi Anayasa'nın 144 üncü maddesinin son fıkrasınaaykırı görülerek sözü edilen kanun hükmünün iptaline karar verilmesiistenilmiştir.
İNCELEME:
AnayasaMahkemesi içtüzüğünün 15 inci maddesi gereğince 4/3/1963 gününde yapılan ilkincelemede, dilekçede Adalet Partisi Büyük Millet Meclisi Gurupu adına imzasıbulunan Ali Nailî Erdem ve Cahit Okurer'in Gurup Başkanı veya Başkan Vekiliolduklarına dair onanlı belgenin, 15 gün içinde gönderilmesi için tebligatyapılmasına dair verilen karar üzerine, tebligata uyularak, istenilenbelgelerin süresi içinde verildiği anlaşılmakla 15/4/1963 günlü toplantıda işinesasının incelenmesine karar verildiği cihetle düzenlenen rapor okunduktan veAnayasa ile 45 sayılı kanunun bu konuya ilişkin maddeleriyle iptali istenenhüküm ve bunlarla ilgili Meclis Görüşme tutanakları incelendikten sonra gereğigörüşülüp düşünüldü :
GEREKÇE:
2556sayılı Hâkimler Kanunun İptali istenen 83 üncü maddesi "Adliye Vekilibütün hâkimler üzerinde nezaret hakkını haizdir. Adliye Vekili herhangi birhâkimi kendisine isnat olunan fiiller hakkında cevap vermek üzere nezdineçağırabilir. Hâkim, tâyin olunan müddet içinde gelmeğe mecburdur." şeklindedir,
2556sayılı Kanun Tasarısının Hükümet Gerekçesinde, nezaret hakkının mahiyeti veşümulü hakında bir açıklama yapılmamakla beraber, Adalet Komisyonu raporunda,bütün hâkimler üzerinde Adalet Bakanının nezaret hakkını haiz olduğunun esasolarak kabul edildiği ve bu yetkinin hâkimlerin bağımsızlığına dokunurnitelikte olmadığı ve ancak bir hâkim hakkında muttali olacağı isnatlara dairkendisinden cevap almak üzere nezdine çağırabilmesi ve hâkimin de gelmeğemecbur olması maddede tavzih edilmek suretiyle kabul olunan nezaret hakkınınmahiyeti ve şümul derecesinin tâyin edildiği açıklanmaktadır.
Türkhukuk lûgatına göre :
(Nezaret),(Murakabe) denetleme kelimesinin karşılığıdır. Hâkimlerin bahis konusu 83 üncümadde ile Adalet Bakanının etki alanı içine alındığında şüphe yoktur. Halbuki,Anayasa'nın 3 üncü bölmünün "Yargı" haslığı altında yer alan genelhükümler, mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esasını sağlamak içinkonulmuştur. Bu hükümlerin, Anayasa'nın hâkimleri her türlü etkiden uzaktutmak, görevlerini Anayasa'ya kanunlara hukuk kurallarına ve vicdanîkanaatlerine göre yapmalarını sağlamak amacını güttüğü meydandadır.
Anayasa'nın132 nci ve 133 üncü maddelerinde, hâkimlerin görevlerinde bağımsız oldukları,Anayasa'ya, kanuna, hukuka ve vicdanî kanaatlerine göre hüküm verecekleri, hiçbir makam, merci veya kişinin yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere vehâkimlere emir ve talimat veremiyeceği, genelge gönderemiyeceği, tavsiye vetelkinde bulunamıyacağı, hâkimlerin azlolunamıyacaklar, kendileri istemedikçeAnayasa'da gösterilen yaşdan önce emekliye sevkedilemiyecekleri açıklanmaklaberaber 134 üncü maddesinde hâkimlerin niteliklerinin ve atanmalarınının,hakları ve ödevlerinin, aylık ve ödeneklerinin, meslekte ilerlemeleri,görevlerinin veya görev yerlerinin geçici veya sürekli olarakdeğiştirilmesinin, haklarında disiplin kovuşturması açılmasının, görevler ileilgili suçlardan dolayı soruşturma yapılmasına ve yargılanmalarına kararverilmesinin, meslekten çıkarılmayı gerektiren suçluluk veya yetersizlikhalleri ve diğer özlük işlerinin, mahkemelerin bağımsızlığı esasına görekanunla düzenleneceği açıklanmıştır.
Anayasa'nınyargı yetkisine ve hâkimlere ilişkin maddeleri gözönünde tutularak düzenlenmişolan ve Yüksek Hâkimler Kurulunun fiilen işe başlamasiyle tamamı yürürlüğegirmiş bulunan 45 sayılı Yüksek Hâkimler Kurulu Kanunu ile Hâkimler Kanunununhâkimlerin denetimi ve özlük işlerine ilişkin, hükümleri değiştirilmiş veAdalet Bakanlığına verilen yetkiler kaldırılarak bu hususta yeni esaslarkonulmuştur.
YüksekHâkimler Kurulunun görevlerini tâyin eden 45 sayılı kanunun 2 nci maddesinde,hâkimlerin bütün özlük işleri hakkında karar verme yetkisi Yüksek HâkimlerKuruluna verilmiş ve hâkimlerin denetiminin, Yüksek Hâkimler Kuruluncagörevlendirilecek üst dereceli hâkim eliyle yapılacağı, hâkimlerle hâkimyardımcılarının görevlerinden doğan veya görevleri sırasında İşlediklerisuçları veya sıfat vo görevleri icaplarına uymıyan hal ve eylemlerinin ihbar veşikâyet edilmesi veya cereyan eden işlemlerden bunların öğrenilmesi halindeilgili hâkim veya hâkim yardımcısı hakkında soruşturma yapılıp yapılmamasınınYüksek Hâkimler Kurulunca takdir edileceği aynı kanunun 42 nci ve 43 üncümaddelerinde açıklanmıştır.
Anayasa'nın144 üncü maddesinin üçüncü fıkrası ile 45 sayılı Yüksek Hâkimler KuruluKanununun 47 nci maddesinde yer alan Adalet Bakanının gerekli gördüğü hallerdebir hâkim hakkında disiplin kovuşturması açılması için Yüksek Hâkimler Kurulunabaşvurabileceği yolundaki hüküm, sadece hâdiseyi yetkili merciine intikalettirme imkânını vermek maksadiyle sevkedilmiş olduğundan bunun hâkimlerüzerinde bir denetim ve nezaret hakkının kullanılması anlamına gelmiyeceğişüphesizdir. Nitekim, 45 sayılı kanunun Adalet Komisyonu raporunda bu konuyuait olarak "Adalet Bakanının sadece kendisine ulaşan kanuna aykırıdavranış iddiasının şekline göre gerekli gördüğü hallerde bir hâkim hakkındadisiplin işlemi yapılması için Yüksek Hâkimler Kuruluna başvurabilmesi, Bakanaverilmiş bir görev mahiyetinden ziyade adlî cihazla olan yakın münasebetleridolayısiyle muttali olduğu takıp mevzuu hususlar hakkında Yüksek HâkimlerKurulunun dikkatini çekmekten ibarettir. Bu müracaat tasarının gerekçesindebelirtildiği gibi Bakanın hâkimler üzerinde mevcut bir nezaret ve murakabeyetkisinin neticesi değildir" denilmektedir.
Buhükümlerden anlaşılmaktadır ki, Anayasa esaslarına uygun olarak düzenlenen 45sayılı kanunla Adalet Bakanının, hâkimlerin denetimine ve özlük işlerineilişkin bütün yetkileri alınarak hâkimlik teminatı ve mahkemelerin bağımsızlığıkuralına göre teşekkül eden Yüksek Hâkimler Kuruluna verilmiştir. Bu durumagöre Adalet Bakanının hâkimleri etki alanı içine alacak herhangi bir yetkiyesahip bulunduğu düşünülemez.
Aynıkonulara ait sonradan yürürlüğe giren kanunlardaki hükümlerle daha öncekikanunlarda mevcut hükümlerin birbirine uygun olmaması halinde sonradan konulanhükümlerin eski hükümleri kaldıracağı hukukun bir kuralıdır. Kaldı ki, 45sayılı kanunun 103 üncü maddesinde "Hâkimler Kanununun ve diğer kanunlarınbu kanuna uymıyan hükümleri kaldırılmıştır" denilmektedir.
HâkimlerKanununun iptali istenen 83 üncü maddesi 45 sayılı kanunun getirdiği yenihükümlere aykırı bulunması karşısında artık uygulanmasına imkân kalmamış ve bumadde 45 sayılı kanunun 103 üncü maddesinin "Hâkimler Kanununun ve diğerkanunların bu kanuna uymayan hükümleri kaldırılmıştır" yolundaki açıkhükmü ile ortadan kalkmış bulunduğundan konusu bulunmayan iptal dâvasının reddigerekir.
Sonuç:
İptaliistenen 2556 sayılı Hâkimler Kanununun 83 üncü maddesi, işbu dâvanınaçılmasından önce yürürlüğe giren 45 sayılı Yüksek Hakimler Kurulu Kanununungetirdiği yeni hükümlere aykırı bulunması sebebiyle aynı kanunun 103 üncümaddesiyle kaldırılmış olduğundan, konusu bulunmıyan dâvanın reddine 28/6/1963gününde oybirliği ile karar verildi.
Başkan
Sünuhi Arsan
Başkanvekili
Tevfik Gerçeker
Üye
Rifat Göksu
Üye
İ. Hakkı Ülkmen
Üye
Lütfi Akadlı
Üye
Şemsettin Akçoğlu
Üye
İbrahim Senil
Üye
İhsan Keçecioğlu
Üye
Salim Başol
Üye
Celâlettin Kuralmen
Üye
Hakkı Ketenoğlu
Üye
Ahmet Akar
Üye
Muhittin Gürün
Üye
Lütfi Ömerbaş
Üye
Ekrem Tüzemen