ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas No:1964/30
Karar No:1965/33
Karar tarihi:18/5/1965
Resmi gazete tarih/sayı:10.3.1966/12247
Davacı: Türkiye İşçi Partisi
Dâvanınkonusu : İktisadi Devlet Teşekkülleriyle müesseseleri ve iştirakler hakkındaki12/3/1964 tarihli ve 440 sayılı kanunun 32 inci maddesinin birinci fıkrasınıniptaline karar verilmesi isteminden ibarettir.
İNCELEME:
AnayasaMahkemesi İçtüzüğünün 15 inci maddesi gereğince yapılan ilk incelemede görüleneksiklerin, verilen süre içinde tamamlanması üzerine dâvanın esasınınincelenmesine karar verilmekle, düzenlenen rapor, 440 sayılı kanun ileAnayasa'nın ilgili hükümleri ve bunlara ait Millet Meclisi ve CumhuriyetSenatosu tutanakları okunduktan sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:
GEREKÇE:
440sayılı kanunun 32 inci maddesinin iptali istenilen birinci fıkrası hükmüşöyledir :
"Teşekküllerinyönetim kurulu başkan ve üyeleriyle müesseselerin yönetim komitesi başkan veüyeleri ve kadroya dahil her çeşit idarî ve teknik personeli başka hiç bir işlemeşgul olamazlar, ücretsiz de olsa sürekli veya geçici hiç bir hizmet kabuledemezler."
Davacı,fıkradaki (iş) ve (hizmet) deyimleri içine (Siyasi partilere girme ve bupartilerde çalışma) nın da girdiği kanaatiyle bu hükmün Anayasa'nın 119 uncumaddesiyle konulan yasağı genişlettiğini; kamu iktisadi teşebbüslerinde çalışanbütün personeli 119 uncu maddede yazılı yönetim ve denetim işlerinde çalışanlargibi siyasi partilere girmekten yasakladığını ileri sürmekte ve sonuç olarak440 sayılı kanunun 32 nci maddesinin birinci fıkrası hükmünün, Anayasa'nın 8,10, 29, 46 ve 119 uncu maddelerine aykırı bulunduğunu iddia etmektedir.
Halbuki:
l -440 sayılı kanunun 32 nci maddesinin, iptali istenilen ve metni yukarıyaalınmış bulunan birinci fıkrası; orada yazılı olanların, sadece başka bir işlemeşgul olmalarını ve her hangi bir hizmet kabul etmelerini yasaklamakta olupbunun dışında derneklere ve siyasi partilere girmelerini önleyici hiç bir hükümtaşımamaktadır. Zira bir derneğe ve siyasi partiye üye olmanın söz konusu 32nci maddenin öngördüğü nitelikte (Bir işle meşgul olmak) veya (Bir hizmet kabuletmek) demek olmadığı meydandadır.
EsasenAnayasa'nın 139 uncu maddesi, kamu iktisadi teşebbüsleri mensuplarındankimlerin siyasi partilere üye olamıyacaklarını, ayrıca belirtmiş olduğuna görebu maddede gösterilenler dışında kalanların siyasi partilere üye olmaları herhangi bir kayda tabi tutulmamış bulunmaktadır.
440sayılı kanunun 32 nci maddesinin dâva konusu olan birinci fıkrası da, dernekveya siyasi partilere üye olmak hususunda engelleyici herhangi bir hükmükapsamadığına göre bu kanuna tabi teşekkül ve müesseselerin mensuplarındanAnayasa'nın 119 uncu maddesinde sayılanlar dışında kalanların, derneklere veyasiyasi partilere üye olarak girmeleri ve münhasıran (Üye) sıfatiyle gerekenişlemleri yapmaları tabiî bulunmaktadır. Zira bu ölçüler içerisindekifaaliyetlerin, 440 sayılı kanunun 32 nci maddesinin birinci fıkrasındaöngörülen (Bir işle meşgul olma) veya (Bir hizmet kabul etme) niteliğindesayılmaları mümkün değildir.
Davacıparti tarafından; 32 nci maddenin birinci fıkrası hükmü ile bu faaliyetlerinde, (Bir işle meşgul olma) veya (Bir hizmet kabul etme) niteliğinde sayılmışolduğu açıklanırken; söz konusu maddenin istisna hükümleri arasındaki beşincifıkrasında, derneklere ve siyasi partilere girmenin ve orada çalışmanın dabirinci fıkradaki memnuiyet hükmünden hariç tutulmamış olmasının, bu düşünceyebir delil olmak üzere ileri sürüldüğü görülmektedir.
Birkuralın istisnası, aslında o kuralın kapsamına girdiği halde, özelliğindenÖtürü kural dışında tutulması gereken haller için söz konusu olabilir. Busebeple 32 nci maddenin birinci fıkrası ile konulan hükmün istisnalarınıaslında (Bir iş) veya (Hizmet) niteliğinde olmaları itibariyle, buradakikuralın kapsamına girdikleri halde taşıdıkları Özelliklerden ötürü bu hükmündışında bırakılmaları gereken faaliyetler teşkil eder. Nitekim 32 nci maddeninbirinci fıkrasındaki hükmün istisnalarını teşkil eden ve dört ayrı fıkrahalinde toplanmış bulunan faaliyetler, aslında (Bir iş) veya (Hizmet)niteliğinde oldukları halde, kanun koyucu tarafından, sırf özellikleri gözönünealınmak suretiyle birinci fıkradaki yasak dışında bırakılmaları uygun görülmüşolanlardır.
Halbukidavacı tarafından söz konusu edilen (Bir dernek veya siyasi partiye girme veüye olarak orada çalışma) durumu, aslında, 32 nci maddenin birinci fıkrasınınkapsamına giren (Bir işle meşgul olma) veya (Hizmet kabul etme) niteliğindeolmadığından bunların, bahse konu 32 nci maddenin, birinci fıkrasındaki yasakhükmünün istisnalarının gösteren fıkraları arasında ve özellikle beşincifırkasında yer almamış olması tabiî olup bu durumdan, davacı partinin belirtiğiyönde bir anlamın çıkarılması mümkün değildir.
Dâvadilekçesinde yer alan (Dernek veya partide çalışma) deyimi ile, derneğin veyasiyasi partinin yürütme organlarında veya bürolarında ve çeşitli partihizmetlerinde yönetici veya başka suretlerle görev almak kasdedilmekte ise buhallerin, (Bir işle meşgul olma) veya (Bir hizmet kabul etme) nitelikleriaşikâr olduğundan 440 sayılı kanunun 32 nci maddesinin dâva konusu birincifıkrasındaki nıemnuiyetin kapsamına girdiklerinden şüphe edilemez.
Ancakbu hallerin yasaklanmasının Anayasa'ya aykırı olduğunu iddia etmek de mümkündeğildir. Zira Anayasa'nın 56 nci maddesi vatandaşların siyasî partilere girmeve çıkma hakkına sahip olduklarından söz etmektedir. Bu hakkın istisnası dayukarıda denildiği üzere, Anayasa'nın 119 uncu maddesinde yer almakta ve kimlerinsiyasi partilere üye olamıyacakları belirtilmiş bulunmaktadır.
Görülüyorki Anayasa temel hak olarak, siyasi parti kurmayı veya kurulu siyasi partileregirip çıkmayı kabul etmiştir. Keza Anayasa'nın 29 uncu maddesi, derneklerkonusunda da bu nitelikte bir hüküm koymuştur.
Anayasa'da,bunların dışında; vatandaşların dernek veya siyasi partilerin idarekademelerinde, bürolarında ve çeşitli hizmetlerinde yönetici ve hizmetli olarakveya başka suretlerle görev alabilecekleri konusunda temel hak niteliğindekibir hükme yer verilmemiştir. Bu duruma göre, kanun koyucunun, kamu yararımaksadiyle ve kamu hizmetinin gereği olmak üzere bu alanda düzenlemeleryapabilmesi imkânı mevcut bulunmak tadır.
440sayılı kanunun 32 nci maddesinin dâva edilen birinci fıkrası da, iktisadiDevlet teşekkül ve müesseselerinde görev alanlardan Anayasa'nın 119 uncumaddesinde sayılanlar dışında bulunanların, dernek ve siyasi partilerde, üyeolmak ve sadece üye sıfatiyle gereken işleri yapabilmek dışında, yönetici,hizmetli veya başka şekillerle görev almak suretiyle (Bir işle meşgul olma veyahizmet kabul etme) durumuna düşmelerini; mensup oldukları teşekkül vemüesseselerdeki hizmetlerinden gereği gibi faydalanmağa engel teşkil edeceği vehizmet bakımından sakıncalı olacağı düşüncesiyle yasaklanmış olup bunun da,yukarıda belirtildiği üzere, Anayasa'ya aykırı bir yönü bulunmamaktadır.
Öteyandan, dâva dilekçesinde, bu hükmün, Anayasa'nın 46 ncı maddesinin ikincifıkrasında yer alan (İşçi niteliği taşımayan kamu hizmeti görevlilerinin bualandaki hakları kanunla düzenlenir) hükmüne de aykırı bulunduğu ilerisürülmektedir.
Bunoktadaki iddianın açıklığa kavuşabilmesi için Anayasa'nın 46 nci madesininbirinci ve ikinci fıkralarının birlikte ele alınması gerekmektedir.
Sözkonusu 46 ncı maddenin birinci ve ikinci fıkralarında :
"Madde46 - Çalışanlar ve iş verenler, önceden izin almaksızın, sendikalar ve sendikabirlikleri kurma, bunlara serbestçe üye olma ve üyelikten ayrılma hakkınasahiptirler.
İşçiniteliği taşımıyan kamu hizmeti görevlilerinin bu alandaki hakları kanunladüzenlenir........................."
denilmektedir.
Maddedenaçıkça görüldüğü üzere, işçi niteliği taşımayan kamu hizmeti görevlilerininsendika ve sendika birlikleri kurmak ve bunlara girip çıkmak konusundakihaklarının özel bir kanunla düzenlenmesi gerekmektedir. Halbuki 440 sayılıkanun ve onun dâva konusu olan hükmü; Anayasa'nın 46 ncı maddesinde öngörülen;işçi niteliğini taşımayan kamu hizmeti görevlilerinin sendika ve sendikabirlikleri kurma konusundaki haklarını düzenleyen bir hüküm olmadığı cihetle bumaddeye aykırılığı da söz konusu olamıyacağından, davacının bu noktayı hedeftutan düşüncesi de yerinde bulunmamaktadır,
Busebeplerle 440 sayılı kanunun 32. nci maddesinin birinci fıkrası hükmünün,Anayasa'nın 29, 46, 119 uncu maddelerine aykırı bir yönü görülmemekte vedolayısiyle Anayasa'nın 8 ve 10 uncu maddelerine aykırılığı da söz konusubulunmamaktadır.
SONUÇ:
12/3/1964günlü ve 440 sayılı kanunun 32 nci maddesinin birinci fıkrası hükmününAnayasa'ya aykırı olmadığına ve dâvanın reddine 18/5/1965 gününde üyelerdenŞemsettin Akçoğlu, İbrahim Senil ve Lûtfi Ömerbaş'ın gerekçedekimuhalefetleriyle ve esasta oybirliği ile karar verildi.
Başkan
Lûtfi Akadlı
Üye
Cemalettin Köseoğlu
Üye
Asım Erkan
Üye
Rifat Göksu
Üye
Şemsettin Akçoğlu
Üye
İbrahim Senil
Üye
İhsan Keçecioğlu
Üye
A. Şeref Hocaoğlu
Üye
Salim Başol
Üye
Cemâlettin Kuralmen
Üye
Fazıl Uluocak
Üye
Sait Koçak
Üye
Muhittin Gürün
Üye
Lûtfi Ömerbaş
Üye
Ekrem Tüzemen
MUHALEFETŞERHİ
1-Davacı, siyasi partilere girme ve bu yerlerde görev almanın, 440 sayılı kanunun32 nci maddesinin beşinci fıkrasındaki istisnalar içinde gösterilmediğiniböylece bu siyasi hakların aynı maddenin birinci fıkrasiyle yasaklanmışbulunduğunu gerekçe olarak ileri sürmekte, fakat maddenin beşinci fıkrasınıdâva konusu yapmayarak birinci fıkranın iptalini istemektedir.
Birmadde veya fıkradaki hüküm eksikliğinin iptal sebebi olamıyacağı bir yanabırakılsa bile, davacı (Siyasi partilere girme ve çalışma) nın İstisnalar içinealınmamış olması dolayısiyle 32 nci maddenin beşinci fıkrası hükmünün iptaliniistemiş olmadığından, bu yönden bir incelemeye dâva konusu müsait değildir.
2 -İktisadi Devlet teşekküllerinde çalışanları başka (İş) ve (Hizmet) kabulündenmenetmek asıl hizmeti aksatmamak düşüncesine dayanır.
Bukimselerin, çalışma saatleri dışında aynı neviden işler, hakemlik bilirkişilikgörevleri yapıp yapamayacakları yasama meclislerindeki görüşmeler sırasında sözkonusu olmuş ve sözcüler tarafından açıklamalar yapılmıştır. Başka hangiişlerin (İş) ve (Hizmet) kapsamına girmeyeceği bu fıkranın uygulamasiyle ilgiliolup - ihtilâf halinde - kaza mercilerince takdir olunabilir.
Başka(İş) ve (Hizmet) i yasaklayan hükmün, umumiyetle, Anayasaya aykırılığı iddiaolunmadığına ve bu yasağın hangi (İş) ve (Hizmet) leri kapsadığını yorumlamakmahkememizin görevi dışında bulunduğuna göre, siyasi partilere girme ve bupartilerde hizmet kabul etmenin Anayasa'ya uygun olup olmadığı konusunun, 32nci maddenin birinci fıkrasının manalandınlması suretiyle, incelenmesi mümkündeğildir.
Kaldıki, siyasi partilere kimlerin girebilecekleri ve görev kabul edebileceklerikimlere bu hakların tanınmayacağı siyasi partiler için çıkarılacak kanunda yeralacak hükümler olduğundan 440 sayılı kanunun bu bakımdan yorumlanmasınagirişmek de yerinde sayılmaz.
Dâvanınbu sebeplerle reddi gerektiğinden gerekçeye muhalifim.
Üye
Şemsettin Akçoğlu
MUHALEFETŞERHi
Dâvacı,iktisadi Devlet teşekkülleri ile Müesseseleri ve iştirakler hakkındaki12/3/1964 günlü ve 440 sayılı kanunun 32 nci maddesinin birinci fıkrasının, bukuruluşlarda çalışan bütün personelin siyasi partilere, derneklere vesendikalara girmelerini yasakladığını, bu sebeple de fıkranın Anayasa'ya aykırıbulunduğunu ve iptali gerektiğini ileri sürmüştür.
"Teşekküllerinyönetim kurulu başkan ve üyeleri ile müesseselerin yön tim komitesi başkan veüyeleri ve kadroya dahil her çeşit idari ve, teknik personeli başka hiç birişle meşgul olamazlar, ücretsiz de olsa sürekli veya geçici hiç bir hizmetkabul edemezler." şeklindeki dâva konusu fıkranın siyasi partileri, dernekve sendikaları hedef tutan bir yönü yoktur. Bu fıkrayı kapsayan 32 nci maddeiktisadi Devlet teşekkülleri ile müesseseleri ve iştirakler mensuplarının bağlıolacakları statüyü belli etmek amacını gütmektedir. Davacının bu madde ile veözellikle maddenin birinci fıkrasında yer alan ....... başka hiç bir işlemeşgul olamazlar, ücretsiz de olsa sürekli veya geçici bir hizmet kabuledemezler." hükmü ile siyasi partilere, derneklere ve sendikalara girmearasında bir orantı kurarak iptal isteminde bulunması yersizdir.
Kaldıki, siyasi partilere girme veya girmeyi yasaklama hususlarının dâva edilen hükmükapsayan 440 sayılı kanunun düzenlemek istediği konularla uzaktan veya yakındanbir ilgisi yoktur. Bu konulara ancak siyasi partiler için çıkarılacak kanundayer verilmek gerekir.
Dâvakonusu fıkra hükmünün, iktisadi Devlet teşekkülleri ile müesseseler veiştirakler personelinin siyasi partilere, derneklere ve sendikalara girmekonularını da düzenlemiş gibi yorumlanmasına ve kararın o yolda bir gerekçeyebağlanmasına yukarıda belirtilen nedenlerden ötürü muhalifiz.
Üye
İbrahim Senil
Üye
Lûtfi Ömerbaş