ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas No.:1964/32
Karar No.:1964/63
Karar tarihi:2/10/1964
Resmi Gazete tarih/sayı:18.12.1964/11885
İtirazdabulunan : Konya Birinci Sulh Hukuk Mahkemesi
İtirazınKonusu : 17/2/1926 tarihli ve 743 sayılı Türk Medenî Kanununun elektirik, gaz,su gibi şeylerin mecraları hakkındaki 653 üncü maddesinin Anayasa'nın 38 incimaddesine aykırı olduğu iddiasiyle iptali istenilmiştir.
Olay:
Konyasatış memurluğunca şüyuun giderilmesi yoluyla 6/12/1963 gününde davacılarasatılan arsa içinde, Konya Elektrik, Su ve Otobüs İşletmesine ait ve üzerindenyüksek gerilimli akım telleri geçen bir elektrik direğinin bulunduğu arsanınyeni sahipleri tarafından belediyeden alman ruhsata dayanılarak yapımabaşlanacağı sırada direk ve tellerin bina yapımına engel olduğunun görülmesiüzerine mal sahiplerince söz konusu elektrik direğinin kaldırılması suretiylemüdahalenin önlenmesine karar verilmesi için Konya Belediyesi aleyhine dâvaaçıldığı anlaşılmaktadır.
Dâvâlıbelediye savunmasında, elektrik santralını şehre bağlayan 15/KW. hk havaihattın bağlı olduğu direğin, 1929 yılında dilkildigini, hattınaçıktangeçtiğini, Medenî Kanunun 653 üncü maddesine göre bil hatta ait irtifakhakkının 1929 yılında teessüs ettiğini, o tarihte bu tesisler yapılırken mülksahiplerinin muvafakati alındığı gibi bu güne kadar da hiç bir mülk sahibininmuhalefette bulunmadığını ve bir an için taşınmaz mal sahibinin muvafakatialınmamış, irtifak hakkı doğmamış olsa bile, direğin ve tesisatın kaldırılmasıveya yerinin değitirilmesi mümkün olmadığından karşı tarafın direğinkaldırılması ve müdahalenin önlenmesi dâvasını açmaya hakkı olmayıp MedenîKanunun 669 uncu maddesinden yararlanarak karşılığını isteyebileceğini ilerisürmektedir.
Mahkemecesatış memurluğuna yazılan yazıya alınan karşılıkta, şüyuun giderilmesine dairolan mahkeme ilâmında taşınmaz mal üzerinde elektrik direğinin bulunduğunugösteren bir kayıt olmadığı gibi, değer ve durum tesbitinde de direğin belliedilmediği ve satış ilânında gösterilmediği, bunun satış sırasında dabelirtilmediği bildirilmekte, bilirkişi raporunda da, hattın söz konusu arsadankaldırılmasının mümkün olmadığı açıklandıktan sonra yapıma engel olunmasını,önlemek için direk ve hatta verilecek yeni şekiller hakkında (Örneğin arsadanyer altı kablosu geçirilmesi gibi) düşünceler ileri sürülmektedir.
Yukarıdaözetlenen durumu inceleyen mahkemece; 3/7/1964 gününde verilen kararda :
"....davacıların iktisap ettikleri gayrimenkul üzerinde normal olarak ruhsatınıaldıkları inşaatın yapılmasına maddeten imkân olmadığı anlaşılmaktadır.
Bunazamimeten Anayasa'nın 38 inci maddesinde ise tam bir mülkiyet hakkı kabuledilmiş bulunmakla bunun haricinde Medenî Kanunun 653 üncü maddesi mülkiyethakkını sahibinin rızası hilâfına takyit etmiş bulunduğu bariz bir şekildemeydana çıkmış olmakla...... Anayasa'nın 38 inci maddesnin mülkiyeti iktisapeden şahıslara tanıdığı haklar karşısında..... aykırılığı aşikâr olan MedenîKanunun 653 üncü maddesinin iptaline karar verilmesinin istenilmesine vedâvanın, Anayasa Mahkemesince bir karar verilinceye kadar bekletilmişine kararverilmiştir." denilmektedir.
İnceleme:
AnayasaMahkemesi İçtüzüğünün 15 inci maddesi uyarınca 14/7/1964 gününde yapılan ilkincelemede dosyada eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından işin esasınınincelenmesine oybirliği ile karar verilmiş olmakla dosyadaki bütün kâğıtlar,Anayasa'nın ve Medenî Kanunun ilgili maddeleri ve gerekçeleri, Büyük MilletMeclisi ve Temsilciler Meclisi tutanakları, hazırlanan rapor okunarak gereğigörüşülüp düşünüldü :
Gerekçe:
Mahkemeninitirazına dayanarak yaptığı Anayasa'nın (Kamulaştırma) kenar başlıklı 38 incimaddesinin birinci fıkrasında;
"Devletve kamu tüzel kişileri kamu yararının gerektirdiği hallerde, gerçekkarşılıklarını peşin ödemek şartiyle, özel mülkiyette bulunan taşınmazmalların, kanunda gösterilen esas ve usullere göre, tamamını veya bir kısmınıkamulaştırmaya veya bunlar üzerinde idari irtifaklar kurmağa yetkilidir."denilmekte ve geri kalan fıkralarında ise çiftçinin topraklandırılması,ormanların Devletleştirilmesi, yeni orman yetiştirilmesi ve iskân projeleriningerçekleştirilmesi amaçları ile kamulaştırılan toprak bedellerinin ödenmeşekilleri yukarıda yapılan açıklamalara göre, kaldırılması istenilen elektrikdireği, herhangi bir kamulaştırma sonucunda dikilmiş olmadığı gibi, özel birkanuna dayanan idari irtifaka da konu teşkil etmemektedir. Bu bakımdanmahkemece, direğin arsa üzerindeki varlığının hukuki dayanağı olarak kabuledildiği anlaşılan Medenî Kanunun 653 üncü maddesinin, Anayasa'nın kamulaştırmaveya idari irtifaklar hakkında hüküm koyan 38 inci maddesiyle herhangi birilgisi bulunmadığından bu maddeye aykırılığı da söz konusu edilemez.
Mahkemekararında, 653 üncü maddenin Anayasa'nın tam olarak tanıdığı mülkiyet hakkınıkayıtladığı gerekçesi ileri sürülmüş olduğuna ve Anayasa'nın da, mülkiyethakkını 36 ncı madde ile düzenlemiş bulunduğuna göre, mahkemenin asıldüşüncesinin ve itirazının bu maddeye dayandığı ve fakat kararın yazılışındaher nasılsa madde numarasının 36 ncı yerine 38 inci olarak gösterilmişbulunduğu düşünülebilir. Gerçekten Anayasa'nın 36 ncı maddesinde :
"Herkes,Mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyle,kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırıolamaz." denilmektedir.
Görülüyorki Anayasa, mülkiyet hakkını, kişinin temel hakları arasında saymış olmaklabirlikte bu hakkın kamu yararı amaciyle kanunla sınırlanabileceğini de kabuletmiştir. Şüphesiz bu sınırlamanın hakkın özünü zedeliyecek nitelikte olmamasıda Anayasa'nın 11 inci maddesi gereklerindendir.
Bunagöre herhangi bir kanun hükmünün yukarıda belirtilen Anayasa hükümlerine aykırıolması için mülkiyet hakkını sınırlaması ve bu sınırlamanın kamu yararına dayanmamasıveya kamu yararına dayansa bile mülkiyet hakkının özünü zedeleyecek nitelikteolması gerekmektedir.
MedenîKanunun 653 üncü maddesinin bu açıdan incelenmesi ise aşağıdaki sonucuvermektedir :
MedenîKanunun 653 üncü maddesinde :
"Elektrik,gaz, su gibi şeylerin mecraları hangi arz için tesis olunmuşlar ise onunharicinde bulunmuş olsa bile hilâfına bir hüküm olmadıkça onlar hangi sınaîteşebbüsün eseri iseler onun teferruatı ve sahibinin mülkü nazarı ile bakılır.Bu mecraları tesis hakkı, komşuluk münasebetlerine müteallik hükümler icabındanolmadığı takdirde irtifak hakkına müsteniden tesis edilmiş olmadıkça başkasınınarsasını aynî bir hakla takyit etmiş olmaz. Eğer mecra açıkta değilse irtifakhakkı, tapu siciline kayıt olunmakla tesis olunur; açıkta ise irtifak hakkımecranın yapılması ile teessüs etmiş olur." denilmektedir.
Maddehükmünden açıkça anlaşıldığı üzere mecra tesis haki, komşuluk münasebetlerineilişkin hükümler gereğinden ise o hükümlere uygun şekilde hareket olunacaktır.Bu hükümler ise Medenî Kanunun "Komşu hakkı" konusunu düzenleyen 661inci ve sonraki maddeleri arasında bulunan 668 inci ve 669 uncu maddelerindeyer almaktadır. Dâva bu maddelere dayanmadığına ve mahkemece de bunlardansözedilmeksizin sadece 653 üncü madenin Anayasa'ya aykırılığı ileri sürüldüğünegöre incelemenin, sözü geçen maddelere kadar götürülmesine yer görülmemiştir.
Eğermecra tesis hakkı, olayda olduğu gibi, komşuluk münasebetleıine ilişkinhükümler gereğinden bulunmuyorsa, usulüne uygun şekilde tesis edilmiş birirtifak bakına dayanmadıkça başkasının arsasını aynı bir hakla takyit etmişolmaz. İrtifak hakkının konusu, tesis şekli, hükümleri ise Medenî Kanunun 703üncü ve sonraki maddelerinde gösterilmiştir. Bu hükümlere göre irtifak hakkınınkazanılması kanunda aksine açıklık bulunmadıkça mülkiyet hakkındaki hükümlerebağlı olduğundan ve mülkiyet de genel olarak, rızaya dayanan bir akitlekazanılacağından bir taşınmaz mal üzerinde irtifak hakkı tesisi için ilk koşul,taşınmaz mal sahibinin rızasının alınmış olmasıdır.
Şuduruma göre 653 üncü maddenin öngördüğü komşuluk ilişkileri dışındaki mecratesis hakkı, taşınmaz mal malikinin rıza gösterdiği bir irtifak hakkınadayatılmak suretiyle hukuki bir değer kazanabilmektedir. Maddenin soncümlesindeki hüküm ise, rızaya dayanarak meydana gelmiş olan irtifak hakkınıngeçerliği bakımından ne gibi bir şekle bağlı tutulacağını gösteren ve böylecerızaya dayanılarak kurulmuş olan irtifak hakkının tesis şeklini belirten birhükümden ibarettir.
Görülüyorki 653 üncü madde, taşınmaz mal sahibinin rızası aranmaksızın mecra tesisinehak veren bir hükmü kapsamamakta ancak mecra tesis hakkının, yer sahibininrızası ile kurulmuş bir irtifak hakkına dayanması gerektiğini göstermektedir.
Buaçıklamadan, Medenî Kanunun 653 üncü maddesinde, mal sahibinin rızası hilâfınamülkiyet hakkını sınırlayan bir hüküm bulunmadığı anlaşıldığına göreAnayasa'nın 36 ncı ve 11 inci maddelerinde yer alan diğer unsurlardan, yanisınırlamanın kamu yararına dayanıp dayanmadığı veya dayansa bile mülkiyet hakkınınözünü zedeleyip zedelmediği konularından söz edilmesine de yer yoktur.
Şuduruma göre Medenî Kanunun 653 üncü maddesinde, kamu yararı düşüncesiyle veyabaşka suretle mülkiyet hakkında yapılmış herhangi bir sınırlama bulunmadığındanbu maddenin Anayasa'nın 36 ncı maddesine aykırılığı da söz konusu değildir.
Sonuç:
Yukarıdaaçıklanan sebeplerden ötürü Medenî Kanunun itiraz konusu 653 üncü maddesiAnayasa'ya aykırı olmadığından, itirazın reddine 2/10/1964 gününde oybirliğiile karar verildi.
Başkan Vekili
Lütfi Akadlı
Üye
Cemalettin Köseoğlu
Üye
Asım Erkmen
Üye
Rifat Göksu
Üye
Şemsettin Akçoğlu
Üye
İbrahim Senil
Üye
İhsan Keçecioğlu
Üye
A. Şeref Hocaoğlu
Üye
Salim Başol
Üye
Celâlettin Kuralmen
Üye
Hakkı Ketenoğlu
Üye
Ahmet Akar
Üye
Muhittin Gürün
Üye
Lûtfi Ömerbaş
Üye
Ekrem Tüzemen