ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas No.:1964/38
Karar No.:1965/59
Karar tarihi:16/11/1965
Resmi Gazete tarih/sayı:12.1.1966/12200
Davacı: Cumhuriyet Senatosu 32 üyesi adına tabii üye Haydar Tunçkanat
Dâvanınkonusu : 17/7/1964 günlü ve 509 sayılı Tapulama Kanunu, Cumhuriyet SenatosundaAnayasa'nın 86 ncı maddesine aykırı olarak kabul edildiğinden usul bakımındankanunun tümünün ve aynı kanunun 32 nci maddesinin (c) bendi, 33 üncü maddesininikinci ve sonraki fıkraları, 34., 44., 52., 53., 92., 97. ve geçici 3 üncümaddeleri, Anayasa'nın 5., 11., 36., 37., 53. ve 152 nci maddeleri hükümlerineaykırı olduğundan kanunun bu maddelerinin iptaline karar verilmesiistenilmiştir.
İnceleme:Anayasa Mahkemesinin İçtüzüğünün 15 inci maddesi uyarınca, 15/9/1964 günündeyapılan ilk incelemede, dosyada eksiklik bulunmadığı ve başvurmanın,Anayasa'nın 149 uncu ve Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usullerihakkındaki 22/4/1962 günlü ve 44 sayılı Kanunun 21., 25. ve 26 ncı maddelerineuygun olduğu anlaşıldığından dâvanın esasının incelenmesine karar verilmesiüzerine düzenlenen rapor, dâva dilekçesi, Tapulama Kanunu ile Anayasa'nın konuile ilgili maddeleri, komisyon raporları ve Meclis görüşme tutanakları okunduktansonra gereği görüşülüp düşünüldü :
Gerekçe: Dâva dilekçesinde, gerek usul (Şekil) ve gerek esas hakkındaki iptalnedenleri açıklanmıştır. Görüşmede, ilk önce şekle ilişkin istemin ele alınmasıuygun görülmüştür. Zira kanunun, sekil noksanlığı yüzünden tümü iptal edilirse,hukuk düzeni içinde varlığı kalmayacağından taşıdığı hükümlerin Anayasa'yaaykırı olup olmadığını araştırmağa yer kalmayacaktır.
Dâvacınınkanunun kabul şekline ilişkin gerekçesi şöyledir :
(Usulbakımından :
Anayasa'nın86 ncı maddesi
a)Her Meclisin üye tamsayısının salt çoğunluğu ile toplanacağını,
b)Anayasa'da başkaca bir kayıt gösterilmemişse toplantıya katılanların saltçoğunluğu ile karar verileceğini tesbit etmiş bulunmaktadır.
Anayasa'nıntesbit ettiği bu şekil ve usule aykırı haraket ve karar şekli, Anayasa'yaaykırıdır. İptal talebinde bulunulan kanun tasarısının görüşülmesi sırasında,İçtüzük hükümlerine uygun olarak beş üye ekseriyet olmadığını beyanla ayağakalkmış ve Başkanlık ta talebin Tüzüğe uygun olduğunu ve yoklama yapacağınıbeyan etmiştir. Bu arada açık oylama talebi de mevcuttu. Başkan ekseriyetolmadığını bildiren beş üyenin isteğine uyarak yoklama yaptırmıştır. Fakatbaşlamış bulunan ve son üyenin ismi okunmakla tekemmül eden ekseriyet var veyayok işlemi için Başkanlık hiç bir tebliğde bulunmadan ve Başkanlıkça o andatesbit edilmiş olan Ekseriyet yokluğuna" rağmen Başkanlık açık oylamaişlemine geçmiştir. Anayasa'nın 86 ncı maddesinin tesbit ettiği ekseriyetinmevcut olmamasına rağmen, görüşme devam etmiş ve karar alınmıştır.
Görüşmeve karardan sonra Başkan yoklama sonucunu bildirerek ekseriyetin olmadığınıaçıklamıştır. Kanun tasarısı Anayasa'nın 86 no maddesine aykırı olarakgörüşülmüş ve karara bağlanmıştır.
Birinciaçık oylamada ekseriyet olmadığını 115 inci birleşimde oy verenlerin kabul veredlerin çoğunluğuna göre karar alınacağı ayrıca ekseriyet aranmadığıBaşkanlıkça bildirilmiş ve bu bildiri üzerine de itiraz yolu görüşmelerdensonra, Başkanlık ekseriyet aranmadan oylama yapılacağını ifade etmiş ve bunagöre işlem yapmıştır. Eski İçtüzüğün 141. maddesi son fıkrası "ikinci defarey verenlerin adedi ne olursa olsun netice muteberdir." hükmünü taşırdı.Eski Anayasa, şekil ve usule ait âmir ve düzenleyici hükmü taşımıyordu. Busebeple içtüzük, görüşüme ve karar için usul tanzim edebilmiş idi. CumhuriyetSenatosu İçtüzüğü Anayasa'nın 86 ncı madesinin sarahati ve konuyu şeklebağlaması karşısında, eski içtüzüğün 144 üncü rnadesinin son fıkrasınınbünyesine bir müessese olarak alamazdı ve almamıştır. Bu yolda bir hükümolsaydı Anayasa'ya aykırı olcaktı. Anayasa'nın 86 ncı maddesi görüşme ve kararşeklini bir usule bağlamış bulunmaktadır. Birinci yahut bunu takip edengörüşmeler için farklı usul düşünmemiş ve göstermemiştir. Başkanlık Divânıseçimlerinde, Yüksek Hâkimler Kurulu üyeleri ve Anayasa Mahkemesi üyeleriseçimlerinde ilk ve sonraki oylamalarda farklı usulü tesbit gibi kanun tasarıve teklifleri için farklı bir şekil göstermemiş ve istememiştir. Buna aykırıolarak yapılan oylamada Anayasa'nın 86 ncı maddesine aykırıdır. Anayasa'nın 86ncı maddesi kanunların görüşülmesini belli bir sistem içinde derpiş etmiştir.Ve bu bir Anayasa hükmüdür. 86 ncı madde Anayasa'da yer aldığına ve bir prensiptesis ettiğine göre, 86 ncı, maddeye aykırı hareket ve oylamaya gitmek,Anayasa'ya aykırı olduğundan kanunun usul bakımından, tümünün iptali talepedilmektedir.)
Başkahukuki tasarruflarda olduğu gibi, kanunların yapılışında da şekil noksanlılarıbulunabilir. Yürürlükten kaldırılan 1924 günlü Teşkilâtı Esasiye Kanununda,kanunların yargı mercilerince denetlenebileceği öngörülmemişti. Bununlabirlikte, doktrinde, bu konu tartışılmış ve şekil yönünden de, bazı noktalardagörüş ayrılıkları bir yana bırakılırsa, bu denetlemenin yapılması gerektiğindeilini adamları birleşmişlerdir.
YürürlüktekiAnayasa, bu konuyu ele almış ve kanunların yargı denetimine bağlı tutulmasını147 nci maddesinde kabul etmiştir. Bu maddede, Anayasa Mahkemesinin, kanunlarınve Türkiye B. M. Meclisi içtüzüklerinin Anayasa'ya uygunluğunu denetleyeceği açıklanmıştır.Mutlak olan bu hüküm, kanunların gerek şekli ve gerek esas bakımlarındanAnayasa'ya uygunluğunun Mahkememizce denetlenmesini kapsamaktadır. Sözü geçen147 nci maddenin Temsilciler Meclisinde görüşülmesi şırasında şekil yönüüzerinde de durulmuş, ve bir üye Yasama Meclisleri dışnda, bir organın herhangibir kanunun Anayasa'ya sırf şekil bakımından uygunluğunu denetlemesinin sözkonusu olamayacağı, sadece esas ve muhteva bakımından Anayasa'ya uygun olupolmadığını araştıracağı görüsünü savunmuş, fakat, Anayasa Komisyonu sözcüsüverdiği cevapta, bir kanun şekil itibariyle sakat ise, yani kanununyapılmasında uyulması gereken şekiller bakımından gerekli şartlar mevcutdeğilse o kanunun bu takdirde dahi Anayasa'ya aykırı olduğunu, ölü doğmuş, hattadoğmamış bir kanunun Anayasa'ya aykırılığı sorununu Anayasa Mahkemesinininceleyeceği kanısında olduklarını söylemiştir. Komisyon adına yapılan veaksine bir görüş ileri sürmemekle Meclis tarafından da benimsendiği anlaşılanbu açıklama sözü geçen 147 nci maddenin mutlak olan hükmüne uygundur. MilletMeclisi Anayasa Komisyonu da, 22/ 4/1962 günlü ve 44 sayılı kanuna ilişkinraporunda, aynı kanıya varmış ve "kanunların Anayasa'ya uygunluğunun şekilbakımından murakabesinin, Anayasa Mahkemesi dahil, her mahkemenin ilkelyetkilerinden olduğunu" belirtmiştir.
Şuhalde, Mahkememiz, davacının şekle ilişkin iddiasını incelemeğe ve bu yöndenbir karar vermeğe yetkilidir.
Davacıkanunun oylanmasında Anayasa'ya ve Cumhuriyet Senatosu İçtüzüğüne aykırılıkbulunduğunu öne sürmektedir. Buna göre konu, Anayasa'nın 85 İnci maddesininbirinci fıkrası ve 86 nc maddesi ile ilgili bulunmaktadır.
Bufıkra ve madde şöyledir :
"Madde85 - Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Meclisler, çalışmalarını, kendi yaptıklarıiçtüzüklerin hükümlerine göre yürütürler."
"Madde86 - Her Meclis, üye tam sayısının salt çoğunluğuyla toplanır ve Anayasa'dabaşkaca hüküm yoksa, toplantıya katılanların salt çoğunluğu ile kararverir."
85inci maddenin birinci fıkrasına göre Meclislerin çalışmalarının içtüzükhükümlerine uygun olarak yürütülmesi, Anayasa'nın bir emri gereğidir. Böyleolunca kanunların Mahkememizce denetlenmesinde, içtüzük hükümleri de gözönündetutulmalıdır.
İçtüzükhükümleri, genellikle, şekle ait kurallardır. Burada hatıra gelen soru, birkanun yapılırken İçtüzüklerin herhangi bir hükmüne aykırılığın, iptal nedenisayılıp sayılmayacağıdır. Bu hükümler içerisinde, Yasama Meclislerince verilenbir kararın sıhhati üzerinde etkili olabilecek nitelik taşıyanlar bulunduğugibi, bu derecede önemli olmayanlar da vardır. Birinci kategoriye girenlereaykırılığın iptal nedeni teşkil edeceği, buna karşılık öteki şekil kurallarınariayetsizliğin iptali gerektirmeyeceği kabul edilmelidir. Anayasa'dagösterilmeyen ve yalnız İçtüzüklerde bulunan şekil kuralları arasında buayırımı yapmak, Anayasa'nın maksadına uygun düşer. Zira İçtüzüklerdeki şekilkurallarına aşırı bağlılık, yasama meclislerinin çalışmalarını lüzumsuz yereaksatır. Doktrinde de bu yolda bir ayırımı destekleyen görüşler vardır. MilletMeclisi Anayasa Komisyonu 44 sayılı kanuna ait raporunda, yasama meclislerinin,kanunun görüşülmesinde ve kabulünde İçtüzük hükümlerine uyup uymadıklarınıkontrol bakımından mahkemelerin ihtiyatlı ve ölçülü davranmaları lüzumlu olduğuve Anayasa'nın koyduğu şekil şartlarından Farklı olarak İçtüzüklerindeki şekilşartlarının hepsinin mutlak butlanı gerektirmediği belirtilmiştir. Komisyonunbu kanısı, Anayasa'nın maksadı ve bilimsel görüşler ile bağdaşmaktadır.
İçtüzükhükümlerine aykırı düşen işlemlerden hangilerinin iptal nedeni sayılacağı,uygulanacak İçtüzük hükmünün Önemine ve niteliğine göre çözümlenecek ve dâvaveya itiraz vukuunda, Mahkememizce takdir edilecek bir konudur.
Anayasa'nın86 ncı maddesine gelince; bu maddenin taşıdığı hüküm, Yasama Meclislerinintoplanma ve karar verme yeter sayısını belli etmekte ve bu bakımdan şekleilişkin bulunmaktadır. Bu şekil kuralına, Anasaya'da yer aldığından, uyulmasızorunludur. Bu kurala uyulmadan çıkarılan bir kanun, Anayasa'ya aykırı olur.
Buradaüzerinde durulması gereken husus 86 ncı maddenin anlamıdır. Temsilciler MeclisiAnayasa Komisyonu raporunda ve görüşme tutanaklarında, bu konuda herhangi biraçıklama yoktur. Zaten metin de tereddüde yer bırakmayacak derecede açıktır.Maddenin yazılışına göre, her mecliste, karar verilebilmesi için toplantıdabulunması gereken üye sayısı toplantı için aranan yeter sayının aynıdır. Yaniüye tam sayısının salt çoğunluğudur. Hüküm mutlak olduğundan gerek ilk ve gereksonraki oylamalarda uygulanmalıdır. Maddeden bunun dışında bir anlamçıkarılamaz ve örneğin ikinci oylamada, bir mecliste hazır bulunan üyelerinsayısı, üye tam sayısının salt çoğunluğundan az olsa da karar verilebileceğiyolunda bir yorum yapılamaz.
Şimdiyukarıki açıklamaların ışığı altında, şekil iddiasının incelenmesinegeçilebilir.
TapulamaKanununu daha önce, yasama meclislerince kabul edilmiş fakat bir dahagörüşülmek üzere Cumhurbaşkanı tarafından geri gönderilmiştir. Bunun üzerineMillet Meclisince yeniden yapılan görüşmeler sonunda kabul edilen şekli ileCumhuriyet Senatosuna verilmiştir. Görüşme tutanaklarına göre tasarınınCumhuriyet Senatosunda oylanması, özetle, şu şekilde cereyan etmiştir :
Tasarınıngörüşülmesi tamamlandıktan sonra, 88 inci birleşimde 15 üye, tasarının tümününaçık oya konulmasını teklif ettiklerinden açık oylamaya başvurulmuş 70 üyeninoylamaya katıldığı, 56 kabul 10 red, 4 çekimser oy verildiği görülmüştür. Budurum karşısında başkan, yeter sayı bulunmadığından, ikinci kez oylamayasunulacağını söylemiş ve iki üyenin geçmiş uygulamalar uyarınca yetersayıbulunduğunun kabulü gerektiğini savunmaları üzerine, senelerden beri uygulanagelen usulü tatbik etmek zorunda olduğunu ve yetersayı olmadığından ertesigünkü toplantıda yeniden oylayacağını, o zaman ne olursa olsun kabuledileceğini bildirmiştir. 89 uncu birleşiminin öğleden sonraki oturumundaBaşkan "Tapulama Kanunu tasarısının oylamasına geçiyoruz." demiş,oyların konulacağı zarflar dağıtılmıştır. Bundan sonra başka konulardagörüşmeler olmuş ve bu arada beş üye ayağa kalkarak yeter sayı bulunmadığınıÖne sürdüklerinden yoklama yapılmıştır. Başkan yoklama sonucunu bildirmedentasarının oylanmasına başlıyoruz demiş ve Vehbi Ersü'den itibaren adlar okunmaksuretiyle oylar toplanmıştır. Oylama işlemi bitince Başkan sonucu aynen şöylebildirmiştir : "Oya 86 üye iştirak etmiştir. 57 kabul, 23 red, 6 çekimser,l boş, binaenaleyh ikinci oylama olduğu için nisap aranmıyacak, Kanun 57 oylakabul edilmiştir. Efendim yoklama esnasında, yani bundan 15-20 dakika evvel 76mevcut tesbit edilmiş ise de halen ekseriyetin olduğu görülmektedir. İtirazvarsa tekrar yoklama yaptırayım."
Bubeyana karşı bir itiraz olmamıştır.
Başkan,böylece, yoklamada 76 üyenin bulunduğunu oylama sonucunu bildirdikten sonraaçıklamış, ancak "halen ekseriyetin olduğu görülmektedir." Sözleriile ne kastettiğini izah etmemiştir.
CumhuriyetSenatosu İçtüzüğünün 108 inci maddesinin 8 numaralı bendinde, kâtiplerce tesbitedilen sonucun, Başkan tarafından oturumda Genel Kurula bildirileceğiyazılıdır. Şu halde Başkanın, durumu tesbit eden bu beyanını esas olarak almakve itiraz vaki olup da aksi sabit olmadıkça hüküm ifade ettiğini kabul etmekgerekir. Olayda da açık oylamanın, Anayasa'nın 86 ncı maddesine uygun olupolmadığı Başkanın bu beyanına göre belli edilmelidir. Cumhuriyet Senatosununüye tam sayısı 185 dir. Böyle olunca, yukarıda, Anayasa'nın 86 ncı maddesininanlamı izah edilirken belirtilen nedenlerle, oylamanın sözü geçen maddeye uygunsayılabilmesi için oylamaya, yeter sayı olan 93 üyenin katılmış olmasıgerekirdi Oysa oylamaya sadece 86 üyenin katıldığı Başkanın beyanındananlaşılmaktadır. Bu durum karşısında, kanunun Cumhuriyet Senatosunda kabulühakkındaki kararın, Anayasa'nın 86 ncı madesine aykırı olarak verildiğisonucuna varılmaktadır.
Anayasa'nın86 ncı maddesi hükmü, İçtüzüğünün 112 nci maddesinde de (Birinci fıkra) vardırve bu madde de Anayasa'nın 86 ncı maddesi gibi anlaşılmalıdır. Nitekim, çtüzüktasarısının 103 üncü maddesinin (Bu günkü 112 nci madde) son fıkrasında"ikinci defa oy verenlerin sayısı ne olursa olsun netice muteberdir."hükmü konulmuş iken İçtüzük Komisyonu tasarıyı geri alarak yeniden gözdengeçirdiğinde, gerekçe göstermeden, bu fıkrayı kaldırmış ve Cumhuriyet Senatosutarafından da böylece kabul edilmiştir. Bu değişiklik ikinci oylama için ayrıbir sistemin düşünülmediğini ortaya koymaktadır. Olayda oturumları yönetenBaşkan, sözü geçen 112 nci madde hükmünü yalnız ilk oylamada bu anlama göreuygulamış, ikinci oylamada ise, İçtüzükte aksine bir hüküm bulunmadığından,senelerden beri yürütülen taamül uyarınca, oylamanın yapıldığı toplantıdabulunan üye sayısı ne olursa olsun oylamanın muteber olduğu kanısında bulunmuşve oylama sonucunu bu görüşe uygun olarak değerlendirmiştir. Oysa 112 nci maddemutlak olduğundan bütün oylamalarda, üye tam sayısının salt çoğunluğununaranması zorunludur. Şu halde, ikinci oylamada 112 nci madde hükmüneuyulmayarak eski taamüle göre işlem yapılması bu madeye ve dolayısiyle Anayasa'nın85 inci madesinin birinci fıkrasına aykırıdır. Sözü geçen 112 nci madde,Anayasa'nın 86 ncı madesinde yer alan bir şekil kuralı koyduğundan bu kuralaaykırılık, iptal nedeni teşkil eder.
CumhuriyetSenatosunun 89 uncu birleşimine ait tutanağın 567 nci sayfasının, oyakatılmayanlar sütununda adları yazılı yedi üyeden birinin, adları tesbitedilemeyen dört arkadaşı ile birlikte ayağa kalkarak yoklama isteğindebulunduğu, bir başka üyenin, oyların zarflara konulmasını teklif ettiği vebeşinin oylamadan evvel ve oyların tasnifi esnasında söz alıp konuştukları,tutanak kayıtlarında görülmektedir. Bu üyelerin oylamanın yapıldığı toplantıdabulundukları kabul edilerek hesaba katılmaları halinde yeter sayı doksan üçevarır. Fakat bu üyelerin, oyların verilmesi sırasında toplantıda bulunduklarıkesinlikle sabit değildir. Oylar verilirken geçici bir süre için de olsatoplantıyı terketmiş olabilirler Kaldı ki, bu üyelerin oylama boyuncatoplantıda hazır bulundukları farzedilse dahi, açık oylamaya katılmadıklarından,yeter sayıya giremezler.
GerçektenCumhuriyet Senatosu İçtüzüğünün "açık oya başvurma şekli"kenarbaşlığını taşıyan 108 inci maddesinin 6 numaralı bendinde "kararın,lehte ve aleyhte bulunanların adedine göre belli olduğu, çekimserlerin adedininoy üzerinde tesir icra etmediği ve fakat sadece yeter sayıya dahil oldukları,iptal edilmiş oy pusulalarının, çekimser oyu sayılarak yeter sayıya dahiloldukları" açıklanmıştır. İçtüzük böylece, yalnız oy verenlerin yeter sayıhesabına katılmalarını öngörmektedir İçtüzüğün bu hükümlerine göre, oylamasırasında toplantıda fiilen bulunsalar bile, ov vermiyenlerin yeter sayıyakatılmaları mümkün değildir. Eğer aksi düşünülmüş olsa idi, karar verme yetersayısının tesbiti gibi Meclis çalışmalarının önemli bir safhasına ilişkin olanbu hususun İçtüzükte açıkça belli edilmesi gerekirdi.
Böylece,509 sayılı Tapulama Kanununun Cumhuriyet Senatosunda görüşülmesi sonundayapılan oylama sırasında toplanma yeter sayısının var olmadığı ve böylecekanunun, Anayasa'nın ve İçtüzüğün öngördüğü şekillere riayet edilmeksizinçıkarıldığı, Başkanın tebliğini ve diğer görüşme safhalarını tesbit edentutanaklar münderecatından anlaşılmakta ve bu sebeple Anayasa'nın 85 inci ve 86nci maddelerine aykırı bulunan kanunun tümünün iptali gerekmektedir.
Kanununtümü iptal edildiğine göre davacının esasa ilişkin iddiaları üzerinde ayrıcadurmağa yer kalmamış bulunmaktadır,
Sonuç: l - 509 sayılı Tapulama Kanununun iptaline, üyelerden Asım Erkan veCelâlettin Kuralmen'in esasta ve Şemsettin Akçoğlu'nun gerekçede muhalefetleriile ve oyçokluğu ile;
2 -Anayasa'nın 152 nci ve 44 sayılı Kanunun 50 nci maddeleri uyarınca iptalhükmünün 12 Mayıs 1966 gününde yürürlüğe girmesine oybirliği ile
16/11/1965gününde karar verildi.
Başkan
Lûtfi Akadlı
Başkanvekili
Rifat Göksu
Üye
Asım Erkan
Üye
Şemsettin Akçoğlu
Üye
İbrahim Senil
Üye
İhsan Keçecioğlu
Üye
A. Şeref Hocaoğlu
Üye
Salim Başol
Üye
Celâlettin Kuralmen
Üye
Hakkı Ketenoğlu
Üye
Fazıl Uluocak
Üye
Sait Koçak
Üye
Ahmet Akar
Üye
Muhittin Gürün
Üye
Lütfi Ömerbaş
MUHALEFETŞERHİ
TapulamaKanunu tasarısının yasama meclislerinde geçirdiği inceleme ve görüşme safhaları:
5602sayılı Tapulama Kanununun 22 Mart 1950 gününden itibaren başlayıp 10 yıldanfazla devam eden tatbikatında görülüp tesbit edilen noksanları tamamlamaksuretiyle hazırlanan yeni tapulama kanunu tasarısı, Millet Meclisinde veCumhuriyet Senatosunda kabul edildikten sonra yayınlanmak üzere Cumhurbaşkanınasunulmuştu.
Cumhurbaşkanı,Anayasa'nın 93 üncü maddesinin verdiği yetkiye dayanarak bir kere dahagörüşülmek üzere 13 Şubat 1964 gününde Millet Meclisine göndermiştir.
MilletMeclisinde görüşülerek bir kelimesi dahi değiştirilmeksizin eski metin aynen30/6/1964 gününde kabul edilip 1/7/1964 gününde Cumhuriyet Senatosunagönderilmiştir.
MilletMeclisi Geçici Komisyonunun 30/4/1964 günlü raporunda Veto yazısı özetlenipcevaplandırılmış ve Tapulama Kanununun kabulünü gerektiren sebepler açık açıkizah edilmiştir.
CumhuriyetSenatosunun Geçici Komisyonunca da Millet Meclisi Geçici Komisyonunun raporundaaçıklanan görüşlere aynen iştirak edildiği belirtilerek bu kanun tasarısınınmemleket ihtiyaçları bakımından tapulamanın biran evvel neticelendirilmesi içinöncelik ve ivedilikle ve gündemde bulunan bütün işlere takdimen görüşülmesinekarar verilmiş ve düzenlenen 9/7/1964 günlü raporla birlikte tasarı Başkanlığasunulmuştur.
CumhuriyetSenatosunun Geçici Komisyonunda ve Genel Kurulunda da değişiklik yapılmaksızıneski metnin müzakeresi tamamlanmış Millet Meclisinde kabul olunan metninmaddeleri Başkan tarafından oya sunulmuş ve kabul olunmuştur.
MilletMeclisinde kabul olunan metinde, Senatoca değişiklik yapılmayan hallerdeSenatoda oylamanın önemi kalmaz.
Anayasa'nın92 nci maddesinin üçüncü fıkrasında aynen (Millet Meclisinde kabul olunanmetin. Cumhuriyet Senatosunca değişiklik yapılmadan kabul edilirse bu metinkanunlaşır.) denmiştir.
Aynımaddenin 10 uncu fıkrasında da aynen (Cumhuriyet Senatosu kendisine gönderilenbir metni, Millet Meclisi komisyonlarında ve Genel Kurulundaki görüşme süresiniaşmayan bir süre içinde karara bağlar, bu süre üç ayı geçemez ve ivedilikhallerinde 15 günden, ivedi olmayan hallerde bir aydan kısa olamaz. Bu süreleriçinde karara bağlanmayan metinler, Cumhuriyet Senatosunca, Millet Meclisindengelen şekliyle kabul edilmiş sayılır. Bu fıkrada belirtilen süreler Meclislerintatili devamınca işlemez.) denmiştir.
Sözügeçen metnin tamamı vâki teklif üzerine açık oylamaya tabi tutulmuş, birincioylamada çoğunluk bulunmadığından dolayı oylama ertesi güne bırakılmıştır.
Anayasa'nın86 ncı maddesi uyarınca Meclisler, üye tam sayısının salt çoğunluğu iletoplanır. Ve toplantıya katılanların salt çoğunluğu ile karar verir.
CumhuriyetSenatosunun üye tam sayısı 184 olup salt çoğunluk 93 dür.
17/7/1964gününde yapılan müteakip birleşimde Başkan çoğunluğun bulunduğunu beyan ederekoturumu açmıştır.
Oyzarfları dağıtılmak suretiyle açık oylama yapılmış tasnif sonunda 57 kabul, 23red, 6 çekimser ve l boş olmak üzere 87 Senatörün oya katıldığı anlaşılmış veBaşkan 57 oyla kanunun kabul edildiğini bildirmiştir.
Oyzarfları toplandığı zaman Başkan, oya iştirak etmeyen varmı' diye bir sualsormuş ve oylama işleminin bittiğini bildirmiştir.
Başkanınbu yolda sual sorması, salonda bulunup toplantıya katıldığı halde oyunukullanmayan Senatörün bulunabileceğine delâlet etmektedir.
Nitekim,salonda bulundukları konuşma yapmış olmaları veya önerge vermiş bulunmalarıgibi maddi vakıalarla sabit olan 7 Senatörün isimleri oya katılmayanlarınisimleri meyamna yazılmış olduğu tutanak münderecatından anlaşılmaktadır.
Oylarınıkullanmayan bu 7 Senatörün salonda bulunması salt çoğunluk nisabını teminetmiştir. Kabul oyunun sayısına nazaran bu 7 oy ne olursa olsun sonucu değiştirmez.
Açıkoylamalarda başkanın (Oyunu kullanmayanlar lütfen kullansınlar. Oyunukullanmayan arkadaşımız varmı' "yok" oylama muamelesi bitmiştir.)dediği tutanağın bir çok yerlerinde görülmüştür.
İçtüzüğünün110 uncu maddesi aynen (ittihaz edilmediği takdirde, hademe tarafındankutuların dolaştırılması suretiyle de açık oylama yapılabilir.) denmiştir.
Dağıtılanzarfı alan Senatör o zarfı hademenin dolaştırdığı kutuya atmamak suretiyleoyunu kullanmaktan vazgeçebilir. Tasniften önce, kimlerin oyunu kullandığı vekimlerin kullanmadığı Başkanlık Divanınca bilinemez ve bu husus kontroledilemez.
Salondabulunduğu yukarıda belirtilen vakıalarla sabit olan 7 Senatörün oyunukullanmadığından dolayı salonda bulunmadıklarını farz olunmasında isabetyoktur.
Oylamayabaşlandıktan sonra yoklama istenmiş, Başkan tasnifin neticesini bildirdiktensonra aynen (Efendim yoklama esnasında yani bundan 15 - 20 dakika evvelyetmişaltı mevcut tesbit edilmiş ise de halen Ekseriyetin olduğu görülmektedir.İtiraz varsa tekrar yoklama yaptırayım.) demiş. (Yok yok sesleri) duyulmuşyoklamadan vazgeçilmiştir.
Sözügeçen oylamanın tasnifi yapılırken tatil için müteaddit önergeler verilmiş,tatil hakkında konuşmalar olmuş, son önerge kabul edilerek l Kasım'a kadartatil edilmesine karar verilmiştir.
Bumaddi vakıada birleşimin başından sonuna kadar salonda salt çoğunluğunbulunduğuna delâlet etmektedir.
Başkan,çoğunluk var diye oturumu açmış, son tatil önergesinin kabulü ile l Kasım 1964günü saat 15 de toplanılmak üzere birleşimi kapatmıştır.
184üyesi bulunan Meclisin, saatlerce süren oturumu esnasında kısa sürelerle dışarıçıkma içeri girmelerin vuku bulacağı tabiidir. Bu giriş ve çıkışlarla saltçoğunluk nisabının bozulduğu bahis konusu olamaz.
Herne kadar Başkan, açık oylama sonucunu genel kurula bildirirken aynen (Oya 86üye iştirak etmiştir. 57 kabul, 23 red, 6 çekimser, l boş Binaenaleyh ikincioylama olduğu için nisap aranmayarak kanun 57 oyla kabul edilmiştir.) demiş isede kendisini ve salonda bulunup da oya katılmayan 7 Senatörü hesaba katmayıpsadece oyunu kullananların toplamına bakarak nisabın bulunmadığını beyan etmekyanlıştır.
CumhuriyetSenatosunun Ocak - 1964 tarihinden itibaren uygulanmakta olan iç tüzüğünün buhusustaki hükümlerinin Anayasa'nın 86 ncı maddesi hükmüne uygun olarak tanzimedildiğini, kaçıncı oylama olursa olsun salt çoğunluk aranacağını, yorgunluğuntesiriyle unutarak 40 yıldan beri uygulanan eski İçtüzük hükmüne göre beyandabulunmuş olan Başkanın bu yoldaki beyanının yanlış olduğu tutanağın sair münderacatiylesabit olmuştur.
Başkanınbu yanlış sözüne dayanılarak oylamanın, Anayasa'nın 86 ncı maddesineaykırı olduğunun kabulü ve Tapulama Kanununun tamamının iptali isabetsizdir. Busebeplere binaen çoğunluğun iptal kararına muhalifim.
Üye
Asım Erkan
MUHALEFETŞERHİ
509sayılı Kanuna ait tasan Cumhuriyet Senatosunda oylandığı sırada toplantıdayeter sayı bulunmadığı ve oylamaya da yeter sayıda üyenin katılmadığı; busebeple kanunun, Anayasa'nın 85 ve 86 ncı maddelerinin Öngördüğü şekillereriayet edilmeksizin çıkarıldığı kısımlarında çoğunlukla beraberim.
Ancak,yeter sayıda üyenin katılmadığı bir toplantıda oylama yapılamıyacağı gibi-toplantıda yeter sayı bulunsa bile-oylamaya iştirak edenlerin yeter sayıdaolmayışının meydana çıkması, varılan sonucun hukuken yok sayılmasınıgerektirir. Çünkü elde edilen sonuç - şekle aykırı olmakla kalmayıp -yetersizlikle de malûldür.
İncelemeninsadece şekil noksanına değil yetkisizliğe de yöneltilmesi ve kararın buna göretesisi gerektiği kanaatiyle muhalifim.
Üye
Şemsettin Akçoğlu
MUHALEFETŞERHİ
Anayasa'nın"86" ncı maddesinde "Her meclis, üye tam sayısının saltçoğunluğuyla toplanır ve Anayasa'da başkaca hüküm yoksa, toplantıyakatılanların salt çoğunluğuyla karar verir." denilmektedir. C. Senatosuİçtüzüğünün "112" nci maddesi de "C. Senatosu, üye tam sayısınınsalt çoğunluğuyla toplanır ve Anayasa'da başkaca hüküm yoksa, toplantıyakatılanların salt çoğunluğuyla karar verir." demek suretiyle aynı esasıtekrar etmiştir. Şu halde C. Senatosu, üye tam sayısı "185" olduğunagöre en aşağı "93" üye ile toplanabilir, karar yeter sayısı datoplantıya katılmış olanların salt çoğunluğu olarak kabul edilenden en aşağı 47olmak lâzım gelir.
İptalitalep olunan Tapulama Kanununun C. Senatosunda kabul edildiği "89"ncu birleşimin öğleden sonraki oturumunda oylama safhası bitince Başkan sonucubildirirken "Oya" "86" üye iştirak etmiştir. "57"kabul, "23" red, "6" çekimser, "l" boş, ikinciyoklama olduğu için nisap aranmayacaktır. Kanun "57" oyla kabuledilmiştir." demiş ve arkasından da "Efendim, yoklama esnasında yanibundan 15-20 dakika evvel "76" mevcut tesbit, edilmiş ise de halenekseriyetin olduğu görülmektedir. İtiraz varsa tekrar yoklama yaptırayım"sözlerini ilâve etmiştir. Bu beyana karşı bir itiraz olmamıştır. Esasen"86" oy verilmiş olması da evvelce tesbit edilmiş olduğu bildirilenmevcut miktarın hilafını tesbit etmiştir. Ay rica tutanak kayıtlarınıntetkikinden de, oya katılmamış olanlar arasında gösterilen üyelerden birinin,adları tesbit edilmiyen dört arkadaşı ile birlikte ayağa kalkıp yoklama istediği,bir başkasının oyların zafrlara konulmasını teklif ettiği ve diğer beşininoylamadan evvel ve oyların tasnifi sırasında söz alıp konuştuklarıanlaşılmaktadır. Böylece oya katılmamış olduğu gösterilen üyelerden yedisinintoplantıya iştirak etmiş olduğu tutanak münderecatı ile sabit bulunmaktadır.Başkan tarafından oya iştirak ettiği bildirilen "86" kişiye bu"7" üye de eklenince mezkûr toplantıya, Anayasa'nın ve İçtüzüğüntalep ettiği en aşağı toplantı yeter sayısı olan "93" üyenin katılmışolduğu tahakkuk etmektedir. Nitekim, oylama sonucunu bildiren Başkanın"Halen ekseriyet olduğu görülmektedir. İtiraz varsa tekrar yoklamayaptırayım." demesi ve buna karşı bir itiraz yapılmamış olması da bununbir delilidir. Yedi üyenin oya iştirak etmemiş olmaları ise, hiç bir suretlebunların toplantı yeter sayısına ithal edilmemeleri için bir sebep olamaz.Cumhuriyet Senatosunun bu konudaki düşünüşü de, "58" inci birleşimineait tutanakta kayıtlı genel kurulca tasvip edilmiş olan Başkanlık Divanının benzeribir oylamada itiraz üzerine vermiş olduğu 6/4/1964 tarihli bir kararıngerekçesinde şöyle açıklanmıştır :
ÜyelerinGenel Kurul salonunda daima mevcudiyetleri ve bütün oylamalara iştirakleriayrıca mecburi kılınmamıştır. Birleşimin açılmasını imza sonucundan önce takdiredebilen Başkanlık Divanı görüşmeler sırasında yeter sayısının muhafaza edilipedilmediğini de takdir eder, Anayasa'mız, "86" nci madde ile birleşimiçin tesbit ettiği "Üye tam sayısının salt çoğunluğu" ibare şekliyerine "Toplantıya katılanların salt çoğunluğu" terimini ve şeklinitesbit etmesi önemli bir pay taşıyan bir husustur. Toplantıya katılan üyeler,oylamaya iştirak etsin veya etmesin Genel Kurulda mevcut olan üyelerdir. GenelKurulda mevcut olan ve mevcudiyetleri açık oy Önergesi, konuşmalar ve diğerhallerde açıkça görülen üyeleri yok farzetmek hukuki mesnetten ve haklılıktanmahrum bir görüş ve iddia olur. Toplantıya katılanların sayısı yeter sayıyıbuluyorsa, oya iştiraki mecburi olmayan üye herhangi bir sebeple oyunukullanmıyorsa bu üyeleri nazara almamak yerinde ve doğru olamaz.)
Çoğunlukise, Cumhuriyet Senatosu İçtüzüğünün "108" inci maddesinin"6" nci bendinde; kararın lehte ve aleyhte bulunanların adedine görebelli olacağını, çekimserlerin adedinin oy üzerinde tesir etmiyece-ğinin vefakat sadece yeter sayıya dahil bulunacağının açıklanmış olmasından, İçtüzüğünsadece oy verenlerin yeter sayı hesabına katılmalarını öngördüğü neticesiniçıkarmaktadır. Halbuki bu madde "Açık oya başvurma" kenar başlığınıtaşımaktadır. Verilecek oyların şekli, kıymeti ile açık oyun ne suretleyapılacağını göstermektedir. Yoksa; İçtüzük toplantıda hazır oldukları halde oykullanmamış olanlar hakkında bir hüküm sevk etmiş değildir. Bu maddeden,toplantıya katıldığı halde oy kullanmamış olanların "Toplantıya katılmamışsayılacakları" yolunda bir mâna çıkarmaya imkân yoktur. Çünkü; İçtüzüğünsözü geçen 108 inci maddesinin "7" nci bendinde; kâtipler tarafındanleh ve aleyhte bulunanların, çekimserlerin miktarı ve iptal edilmiş oy pusulasıvarsa bunların adedinin ve ayrıca da mevcut üye adedinin ve yeter sayı olupolmadığının tesbit edileceği bildirilmiş, fakat oya iştirak etmeyen mevcutüyelerin yeter sayıya ithal olunamıyacağına dair bir kayıt konulmamıştır. Diğertaraftan Anayasa'nın 86 nci maddesinin "Toplantıya katılanlar"şeklindeki sarih ifadesi de bu maddeden çoğunluğun kabul ettiği şekilde birmâna çıkarmaya manidir. Bu açık hüküm, İçtüzüğün bazı hükümlerinin aksi yöndetefsirine gidilmek suretiyle ihlâl edilemez. "Toplantıya katılanlar"tabiri, oya iştirak etsin veya etmesin toplantıda hazır bulundukları tutanakile anlaşılanlardır. Anayasa'da oya iştirak eden, etmeyen diye bir tefrikolmadığından İçtüzükde bu mutlak ve âmir hüküm hilâfına mânalandırılamaz.Nitekim, Meclis Başkanları da kanunen oya iştirak edemezler fakat toplantıyeter sayısına dahildirler.
Bumütâlâanın aksini terviç, yukarıda açıklandığı üzere Anayasa' nın 86 ncımaddesine aykırı olacağı gibi Yasama Meclislerinin çalışmalarını lüzumsuz yereaksatmaktan başka bir fayda da tevlit edemez. Çoğunluk gerekçesinde işaretolunduğu veçhile, Millet Meclisi Anayasa Komisyonunun raporunda da "YasamaMeclislerinin Kanun görüşmelerinde ve kabulünde Anayasa'nın koyduğu şekil veşartlardan farklı olan lçtüzüklerdeki şekil ve şartların hepsinin mutlak butlangerektirmiyeceği" belirtilmiştir. Komisyonun bu kanısı, Anayasa'nınmaksadı ve ilmî görüşlerle de bağdaşmaktadır. Gerçekten; boş çıkan,iptal edilen ve hatta çekimser bir oy ile hiç verilmemiş olan bir oy arasındabir kanunun kabulu konusunda netice bakımından bir fark mülâhaza etmeye imkânyoktur.
Buitibarla, Tapulama Kanununun C. Senatosunda kabul olunduğu oturumun Anayasanın86. maddesinin sarih ifadesine uygun şekilde Senato üye tam sayısının saltçoğunluğu teşkil eden 93 üye ile toplandığı ve Kanunun da toplantıyakatılanların salt çoğunluğunu aşan oy miktarı ile kabul edilmiş bulunduğuaçıklandığı üzere oturum tutanağı ile subuta ermektedir. Binaenaleh kanununkabulünde Anayasa'nın 86 ncı maddesine bir aykırılık mevcut değildir.
Oylamada,Anayasa'nın "86" ncı maddesine böylece uygunsuzluk bulunmadığıanlaşıldığı gibi C. Senatosu içtüzüğü hükümlerine başkaca bir muhalefet detesbit edilememiştir. Binnetice; Anayasa'nın 85 inci maddesine aykırılık da sözkonusu olamaz.
Busebeplerle, iptali dâva olunan 509 saylıı Tapulama Kanununun C. Senatosutarafından kabulü şeklinde Anayasa hükümlerine aykırılık bulunmadığı kanısındaolduğumdan sözü geçen kanunun bu yönden iptaline dair çoğunluk kararmamuhalifim.
Üye
Celâlettin Kuralmen