ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas No.:1964/50
Karar No.:1965/14
Karar tarihi:10/3/1965
Resmi Gazete tarih/sayı:25.6.1965/12032
İtirazeden : Birinci Ordu Komutanlığı Askerî Mahkemesi
İtirazınkonusu : 25/10/1963 günlü ve 353 sayılı Askerî Mahkemeler Kuruluşu ve YargılamaUsulü Kanununun 11 inci maddesinin B bendinin Anayasa'nın 138/2, 32 ncimaddelerine aykırı olduğu ileri sürülerek iptali istenmiştir.
Olay: Asker olmayan bir kişinin, inzibat devriyesinin görevine müdahale ile tehditve mukavemette bulunduğu ileri sürülerek Türk Ceza Kanunun 258/1 inci maddesiuyarınca cezalandırılması için 15/8/ 1963 tarihinde Askerî Ceza MahkemeleriUsulü Kanununun 3 üncü maddesine dayanılarak kamu dâvası açılmıştır.
BirinciOrdu Komutanlığı Askerî Mahkemesinde yapılan yargılama sırasında mehkemeceözetle "Savaş ve sıkıyönetim halleri dışında asker olmayan kişinin askerî mahkemedeyargılanması için Anayasa'nın 138/2. fıkrasına göre suçun özel kanunda yazılıolması, askerî suç olması gibi iki şartın bulunması gerekir. 353 sayılı kanunun11 inci maddesinin B fıkrasında yazılı suçları işleyen asker olmayan kişilerhakkında özel kanun olan askerî ceza kanununda bir hüküm olmadığından Türk CezaKanunu hükümleri uygulanacaktır, askerî suç sayılamaz. Dâva, o tarihteyürürlükte olan Askerî Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 3 üncü maddesinedayanılarak açılmış ise de: Bugün için mahkemenin uygulayacağı hüküm, görevibelli eden 353 sayılı kanunun 11 inci maddesinin B bendidir. Asker olmayankişilerin bu fıkrada yazılı fiillerden dolayı yargılanmalarının askerîmahkemelere tabi tutulmasının Aanyasa'nın 138/2. ve 32 nci maddelerine aykırıolduğu kanısına varıldığından bahisle bu konuda gereken karar verilmek üzeredâva dosyası örneğinin Anayasa Mahkemesine ve bu sebeple duruşmanın geribırakılmasına" 10/11/1964 gününde karar verilmiştir.
İnceleme: Anayasa Mahkemesi İçtüzüğünün 15 inci maddesi uyarınca 22/12/1964 günündeyapılan ilk incelemede; dosyada eksiklik görülmediğinden esasın incelenmesinekarar verilmiş olmakla mahkemenin gerekçeli kararı, düzenlenen rapor, itirazkonusu kanun hükmü üe Anayasa'nın ilgili maddeleri ve gerekçeleri ve Meclisgörüşme tutanakları okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü :
Birdâvaya bakmakta olan mahkemenin ancak o dâva sebebiyle uygulanacak kanunhükümlerini Anayasa'ya aykırı görürse itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesinebaşvuracağı 22/4/1962 günlü ve 44 sayılı Kanunun 27 nci maddesinde açıklanmışbulunduğundan Önce mahkemenin başvurmaya yetkili olup olmadığı konusuincelenmiştir.
Dâvao zaman yürürlükte bulunan Askerî Ceza Mahkemeleri Usulü Kanununun 3 üncümaddesine dayanılarak açılmış olmakla beraber görev yönünün mahkemeceduruşmanın her hal ve derecesinde doğrudan doğruya nazara alınması gerektiğinegöre iptali istenen ve görevi belli eden bendin bugün için mahkemeninuygulayacağı bir hüküm olduğunda şüphe bulunmadığı gibi suçun niteliği bakımındansözü edilen bendin kapsamı dışında bulunması takdirinde dahi mahkemenin bubende dayanarak görevsizlik kararı verebileceği gözönünde tutularak başvurmanınAnayasa'nın 151 inci ve sözü edilen 44 sayılı Kanunun 27 nci maddesine uygunbulunduğu çoğunlukla kararlaştırılmış ve Üyelerden Salim Başol bu görüşekatılmamış dâvanın yetki yönünden reddi gerekeceği oyunda bulunmuştur.
25/10/1963gününde kabul edilen 353 sayılı Kanunun 11 inci maddesi şöyledir :
"Madde11 - Askerî mahkemeler, asker olmayan kişilerin aşağıda yazılı suçlarınailişkin dâvalara bakarlar :
A)Askerî Ceza Kanununun 55,56, 57, 58, 59, 63, 64, 81, 93, 94, 95, 100, 101, 102nci maddeleriyle 148 inci maddesinin (B) fıkrasında yazılı suçlar,
B)Askerî mahallerde veya 1110 sayılı Kanunda yazılı l inci askerî yasak bölgeleriçinde veya nöbet yerlerinde veyahut karakollarda askerlik ödevleriniyaptıkları sırada veya yaptıkları bu ödevlerden dolayı asker kişilere ve buyerlerde görevlendirilen devriyelere ve inzibatlara fiilen taarruz edenler veyaşovenler veya hakaret edenler veyahut askerlik görevlerine ilişkin işleriyapmaya veya yapmamaya şorlamak için haklarında, şiddet ve tehdide başvuranlar,
C)Diğer kanunlar ile askerî mahkemlerde yargılanmaları öngörülenler."
İtirazınkonusu bu maddenin yalnız (B) bendidir.
Anayasa'nın32 nci, 138 inci maddeleri de şöyledir :
"Madde32 - Hiç kimse, tabiî hâkiminden başka bir merci önüne çıkarılamaz.
Birkimseyi tabiî hâkiminden başka bir merci önüne çıkarma sonucunu doğuran yargıyetkisine sahip olağanüstü merciler kurulamaz."
"Madde138 - Askerî yargı, askerî mahkemeler ve disiplin mahkemeleri tarafındanyürütülür. Bu mahkemeler asker kişilerin askerî olan suçları ile bunların askerkişiler aleyhine veya askerî mahallerde yahut askerlik hizmet ve görevleriyleilgili olarak işledikleri suçlara ait dâvalara bakmakla görevlidirler.
Askerîmahkemeler, asker olmayan kişileri, ancak özel kanunda belirtilen askerîsuçlarından dolayı yargılarlar.
Askerimahkemelerin, savaş ve sıkıyönetim hallerinde hangi suçlar ve hangi kişilerbakımından yetkili olduğu kanunla gösterilir.
Askerîmahkemelerde üyelerin çoğunluğunun hâkimin niteliğine sahip olması şarttır.
Askerîyargı organlarının kuruluşu, işleyişi askerî hâkimlerin özlük işleri,mahkemelerin bağımsızlığı, hâkimlik teminatı ve askerlik hizmetinin gereklerinegöre özel kanunla düzenlenir."
Gerekçe: 334 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasa'nın askerî yargı başlığını taşıyan 138inci maddesi; askerî yargının, askerî mahkemeler ve disiplin mahkemeleritarafından yürütüleceğini belirttikten sonra askerî mahkemelerin görevini belliederken savaş veya sıkıyönetim halleriyle barış zamanını birbirinden ayrıtutmuş savaş veya sıkıyönetim hallerinde bu mahkemenin görevlerinin kanunlabelli edilmesini öngörmüş ve barış zamanında ise görevlerini kesinlikle bellietmiştir. Bu konuda asker kişilerle asker olmayan kişileri ayrı ayrı gözönünealarak maddenin ikinci fıkrasında "asker olmayan kişilerin, ancak özelkanunda belirtilen askerî suçlarından dolayı askerî mahkemedeyargılanacakları" esasını koymuştur.
Bunagöre maddenin 3 üncü fıkrasındaki haller (Savaş veya sıkıyönetim) dışında askerolmayan kişinin, askerî mahkemede yargılanması için kendisine isnat olunansuçun özel kanunda belirtilmiş askerî suçlardan bulunması gerekir.
İptaliistenen 353 sayılı kanunun 11 inci maddesinin (B) bendi hükmünde ise, bu bentteyazılı fiilleri işleyen asker olmayan kişilerin yargılanmalarında, askerîmahkeme görevlendirilmiştir. Bu takdirde askerî mahkeme askerî ceza kanununudeğil Türk Ceza Kanununu uygulayacaktır. Çünkü; genel ceza kanununa göre Özelbir kanun sayılan Askerî Ceza Kanununda sözü edilen bentte yazılı asker olmayankişilerin işlediği suçlara ait ceza hükümleri yer almamıştır. Hal böyle oluncaortada özel kanunda belirtilen askerî bir suç vardır denemez.
Üyelerdenbir kısmı; iptal konusu bentte, asker olmayan kişilerin askerî mahkemedeyargılanmasını gerektiren suçların niteliklerinin ve işlendikleri yerbakımından özelliklerinin açıkça belirtilmiş bulunmasiyle Anayasa'nın 138/2fıkrasının amacı yerine getirilmiş olduğundan aykırılığın söz konusuolamayacağı görüşünde bulunmuşlardır. Çoğunluk bendin yalnız görevi belli edenhükmü kapsamakta olduğu ve ceza hükmü getirmediği gerekçesiyle bu görüşekatılmamıştır.
İtirazeden mahkeme, sebebini açıklamamakla beraber bu bendin Anayasa'nın tabii yargıyolu başlığını taşıyan 32 nci maddesine de aykırı olduğu kanısında bulunmuştur.
Bumaddenin amacı, Anayasa Komisyonu raporunda denildiği gibi, herkesin kanunungenel olarak koyduğu görev ve yetki esaslariyle belli olan hâkim önündeyargılanmasını sağlamaktır. Kuruluşları, görev ve yetkileri genel olarakkanunla belli edilmiş bulunan Askerî Mahkemeler olağan mahkemelerdir. Bubakımdan ortada 32 nci maddeye aykırı bir durum yoktur. Ancak, sebepleriyukarıda açıklandığı üzere 353 sayılı kanunun 11 inci maddesinin itiraz konusu(B) bendi hükmünün, Anayasa'nın 138 İnci maddesi'nin 2 nci fıkrasına açıkçaaykırı olduğundan, iptali gerekir.
Sonuç: 25/10/1963 günlü ve 353 sayılı Askerî Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama UsulüKanununun 11 inci maddesinin (B) bendinin Anayasa'nın 138 inci madesinin 2 ncifıkrasına aykırı olduğundan iptaline üyelerden Avni Givda ve Ahmet Akar'ınmuhalefetleriyle ve oyçokluğuyla 10/3/1965 gününde karar verildi.
Başkan
Lütfi Akadlı
Üye
Cemalettin Köseoğlu
Üye
Asım Erkan
Üye
Rifat Göksu
Üye
Şemsettin Akçoğlu
Üye
İbrahim Senil
Üye
İhsan Keçecioğlu
Üye
A. Şeref Hocaoğlu
Üye
Salim Başol
Üye
Celalattin Kuralmen
Üye
Fazıl Uluocak
Üye
Avni Givda
Üye
Ahmet Akar
Üye
Muhittin Gürün
Üye
Lütfi Ömerbaş
MUHALEFETŞERHİ
TürkiyeCumhuriyeti Anayasası, askerî mahkemelerin asker olmayan kişileri ancak özelkanunda belirtilen askerî suçlarından dolayı yargılayabileceği kuralınıkoymştur. (Madde 138/2) bir suça askerlik niteliğini kanun kazandırır. Bukanunun mutlaka askerî Ceza Kanunu olacağı yolunda hukuki bir zorunluk yoktur.Örneğin 353 sayılı Askerî Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanunu gibibir yasa da bir hükmü ile bir suça bu niteliği verebilir. Öte yandan askerîmahkemelerin hangi suçlara ilişkin dâvalara bakacağının ve bu arada askerolmayan kişileri hangi hallerde yargılayacağının belirtme yeri pek tabiidir kiAskerî Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanununun göreve ilişkinhükümleridir.
353sayılı kanunun 11 inci maddesinin B bendi kanun koyucunun askeri saydığı bazısuçları eylem, eylemin askerî ödevle ilişkisi, işlendiği yer ve alenine işlenenkimselerin niteliği gibi Özellikler bakımından tam ve açık olaraktanımlamıştır.
Busuçlar şunlardır :
A)Askerî mahallerde;
B)Birinci askerî yasak bölgelerde;
C)Nöbet yerlerinde ;
D)Karakollarda.
a)Askerlik ödevlerini yaptıkları sırada ;
b)Yaptıkları askerî Ödevlerden dolayı.
A)Asker kişilere ;
B)Bu yerlerde görevlendirilen devriyelere ve inzibatlara.
1 -Fiilen taarruz etmek;
2 -Sövmek;
3 -Hakaret etmek ;
4 -Askerlik görevlerine ilişkin işleri yapmağa veya yapmamağa zorlamak içinhaklarında şiddet ve tehdide başvurmak.
Böylesineayrıntılı ve kesin bir tanımlama bir de ceza belirtilmek suretiyle tamanlaşılmamışsa bunun nedeni hükmü açıklayan yasanın ceza değil bir usul kanunuolması, esasen bu suçların ceza kanunlarında yerleri bulunması ve kanunkoyucunun zımnî bir atfı yeterli görmesidir. Şu duruma göre 353 sayılı kanunun11 inci maddesinin b bendi Anayasa'nın 138 inci maddesinin 2 inci fıkrasına aykırıdeğildir. Kanun koyucu bu hükmün ereğine uygun davranmıştır, itiraz yoluylayapılan başvurmanın reddi gerekir.
Bunedenlerle iptal kararına muhalifiz.
Üye
Avni Givda
Üye
Ahmet Akan