ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas No.:1965/2
Karar No.:1965/24
Karar tarihi:5/4/1965
Resmi Gazete tarih/sayı:14.1.1966/12202
İtirazeden : Akdeniz Bölge Komutanlığı Askeri Mahkemesi iskenderun.
İtirazınkonusu : Jandarma Erat Kanununun bazı maddelerinin değiştirilmesine ve bu Kanunayeniden bazı hükümler ilâvesine dair 3949 sayıh Kanunun, temditli eratın izinalmadıkça evlenemiyeceklerine ilişkin 5 inci maddesinin, Anayasa'nın 10 uncu ve35 inci maddelerine aykırı olduğundan iptaline karar verilmesi istenmiştir.
Olay:
3949sayılı kanunun 5 inci maddesi gereğince jandarma uzatmalı onbaşı olup Tarsus -Yenice Bucak jandarma karakolunda görevli bulunan sanığın evlenmesinin izinebağlı olduğu halde 8/3/1964 günün de izinsiz evlenmesinden ötürü Askeri CezaKanunun 147 nci maddesi gereğince cezalandırılması için açılmış olan dâvanınAkdeniz Bölge Komutanlığı Askeri Mahkemesinde yapılan duruşmasında :
(Jandarmauzatmalı onbaşısı sanığın evlenmek için 3949 sayılı Kanunun 5 inci maddesigereğince izin istihsal etmek mecburiyeti olduğundan 15/1/1964 tarihli dilekçeile Komutanlığa müracaat ettiği; Komutanlıkça gereken müsaade hakkında tebligatvâki olmadan kız ailesinin baskısı ile 8/3/1964 tarihinde evlenme akdini icraettirdiği, evlenme ile ilgili müsaadenin ise jandarma Genel Komutanlığının7/4/1964 tarihli emri ile çıktığı ve 25/4/1964 tarihinde sanığa tebliğ edildiğitesbit edilmiştir.
3949sayılı Kanunun 5 inci maddesi ile jandarmada müstahdem bulunan temditli eratınve gedikli erbaşların izin almadıkça evlenmeleri yasaklanmıştır. Sanık jandarmauzatmalı onbaşı olup bu Kanunun 5 inci maddesinin temditli erat tabiri içinegiren askeri bir şahıstır. Askerî Ceza Kanununun 147 nci maddesi, izin almasıgereken askerî şahıslardan izinsiz evleneceklere verilecek cezayı tayinetmektedir. Evlenme, şahısların kişiliğine bağlı haklardandır. Aile hayatıinsan için tabiî ve manevi bir ihtiyaç olduğu kadar cemiyet için de birzarurettir. Millet adı verilen büyük insan toplulukları aile hücrelerindenkurulmuştur.
T.C.Anayasa'sı, herkesin kişiliğine bağlı dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez,temel hak ve hürriyetlere sahip olduğunu, Devletin, kişinin temel hak vehürriyetlerinin fert huzuru, sosyal adalet ve hukuk devleti ilkeleri ilebağdaşamıyacak surette sınırlayan siyasî, iktisadi ve sosyal bütün engellerikaldıracağını, insan varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlayacağını10 uncu maddesinde koymuş bulunmaktadır. Ayrıca ailenin değerini ve korunmasını35 inci madde açıkça göstermektedir. Evlilik müessesesinin izinle kurulması,izin verilmezse evlenemiyeceği neticesini çıkarır. Bu husus ise gerek kişininevlenme hususundaki münhasıran şahsa bağlı haklarından birine, gerekse ailemüessesesinin kurulmasına yapılan müdahale ve kayıtlama olarak tezahür eder.
Kişininhaklarına fert huzuru, sosyal adalet ve hukuk devleti ilkeleri ilebağdaşamıyacak hiç bir müdahaleyi kabul etmeyen, hatta mevcut engellerinkaldırılmasını öngören Anayasa'nın 10 uncu maddesi ve evlilik müessesesininTürk toplumunun temeli olduğunu, bu müessesenin korunması için gereklitedbirlerin alınmasını açıkça beyan eden 35 inci madde hükümlerine, temditlieratın izinsiz evlenemiyeceği hükmünü koyan 3949 sayılı Kanunun 5 inci maddeninaskerî savcılığın Anayasa'ya açıkça aykırı bulunduğu yolundaki iddiasının,ciddi olduğu kanısına varılmış olduğundan anılan kanun hükmünün iptaline veduruşmanın bu sebeple geri bırakılmasına) karar verilmiştir.
İnceleme:
AnayasaMahkemesi İçtüzüğünün 15 inci maddesi gereğince yapılan ilk incelemede görülennoksanların tamamlanması için dosyanın askerî mahkemeye geri çevrilmesine17/11/1964 gününde karar verilmiş ve askerî mahkemece noksanlar tamamlanmaksuretiyle 44 sayılı Kanunun 27 inci maddesine uygun şekilde mahkememize yenidenbaşvurulduğu görülmüş olmakla esasın incelenmesi için 5/4/1965 gününde yapılantoplantıda iptali istenen kanun maddesi, ilgili Anayasa maddeleri vegerekçeleri, hazırlanan rapor okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü :
İptaliistenen "Jandarma Erat Kanununun" bazı maddelerinin değiştirilmesineve bu kanuna yeniden bazı hükümler ilâvesine dair 3949 numaralı" Kanunun 5inci maddesi şöyledir :
"Madde5 - Jandarmada müstahdem bulunan temditti erat ile gedikli erbaşlar izinalmadıkça evlenemezler. Bu erat hakkında 3663 sayılı kanun hükümleri tatbikolunmaz."
5753sayılı Kanunun l inci maddesi ile kaldırılmış bulunan Ordu MensuplarınınEvlenmelerine dair 3663 numaralı Kanunun birinci maddesi de şöyledir :
(Maddel - Muvazzaf subaylar üsteğmen rütbesinde en az bir sene bulunmadıkça ve askerîmemurlar yirmibeş yaşını ikmal etmedikçe ve Kara, Deniz ve Hava gediklierbaşları başçavuş olmadıkça evlenemezler.
İhtiyatsubaylığından askerî memurluğa intisap edenler bu maddede yazılı kayıttanmüstesnadır.)
5802numaralı Astsubay Kanununun 32 nci maddesi de 1861 sayılı Jandarma Efradı Kanunuile ek ve Tadillerinin bu kanuna aykırı hükümlerini yürürlükten kaldırmış veböylece 1861 sayılı Kanunla ilgili bulunan 3949 sayılı kanunun 5 incimaddesinin jandarma gedikli erbaşlarının evlenmek için izin almalarını zorunlukılan hükmü kaldırılmış ve sadece temditli erat hakkındaki hükmü yürürlüktekalmıştır.
İptaliistenen 5 inci madde, temditli eratın (Uzatmalı erlerin) evlenmesini tamamenyasaklamamış, bazı sosyal ve ekonomik nedenlerle evlenmelerini izin almalarınabağlamıştır. Nitekim olayda sanık jandarma uzatmalı onbaşı da evlenmekistediğini 15/1/1964 gününde Komutanlığa bildirerek anılan 5 inci maddegereğince izin istemiş fakat, kız ailesinin baskısı altında izin çıkmasınıbeklemeden 8/3/1964 gününde evlenme aktini yaptırmış daha sonra 7/4/1964gününde verilen izin de 25/4/1964 gününde kendisine bildirilmiştir.
Gördüğühizmetin Özelliği bakımından jandarma erlerinin, gerek kendilerinin, gereksekarılarının doğduğu bölgelerde istihdamları sakıncalıdır. Bu bölgeler dışındabir karakolda çalışan bir er karısını geçindirmekte güçlük çekebilir. Busebeplerle de jandarma uzatmalı eratının evlenmelerinin izine bağlanmasıgerekli görüldüğü anlaşılmaktadır.
Askerlikmükellefiyeti jandarmada er olarak yapıldıktan sonra kazanılan "temditlierat" durumu bir kamu hizmetlisi durumu, görülen hizmetin de bir"kamu hizmeti" olduğu meydandadır. Kamu hizmetleri, gerek toplumgerekse yüklenilen hizmetin şartları bakımından sade bir vatandaştan ayrıyükümlere ve kısıntılara bağlı tutulabilirler. Bu gibi kamu hizmetlerini kabuletmek veya hizmette devam etmek kişinin kendi isteğine bağlı olduğundan Öncedenbildiği bu kabil kısıtlamaları kabul etmiş sayılmak gerekir, Kamu hizmetiningereği gibi yerine getirilmesi için kayıtlayıcı hükümler koymak hukukkurallarına uygundur.
İzinalmadan evlenmenin, Medeni Kanunun evlenmeye dair hükümlerine ve evliliğinmeşruluğuna dokunan bir yönü yoktur.
Herhangibir kamu hizmetlisi evlenmek için izin almak zorunda bulunmadığı halde birjandarma uzatmalı erinin izin almağa zorlanmasının eşitlik ilkesine aykırıolacağı da hatıra gelebilir. Halbuki Anayasa'nın 12 nci madesinde :"Herkes dil, ırk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din ve mezhepayırımı gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.
Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz" denilmektedir.Konumuzun yani jandarma uzatmalı eratının evlenmelerinin izne bağlıtutulmasının ise Anayasa'nın 12 nci maddesinde belirtilen eşitlik ilkesi ileilgisi olmadığı aşikârdır.
Öteyandan alilenin korunmasını öngören Anayasa'nin 35 inci maddesi şöyledir :
(Madde35 - Aile Türk toplumunun temelidir. Devlet ve diğer kamu tüzel kişileri,ailenin, ananın ve çocuğun korunması için gerekli tedbirleri alır ve teşkilâtıkurar.)
İzinsizevlenmenin doğuracağı sakıncalar, kurulacak aileye zarar verebileceğine göreaslında izin koşulu aileyi koruyucu bir nitelik de taşımaktadır. Söz konusuizin koşulunun itirazda ileri sürülen Anayasa'nın gerek l0 uncu, gerek 35 incimaddelerine aykırı bir yönü yoktur.
İtirazınreddi gerekir.
Sonuç:
JandarmaErat Kanununun bazı maddelerinin değiştirilmesine ve bu kanuna yeniden bazıhükümler ilâvesine dair Kanunun 5 inci maddesinde yer alan ve jandarmadamüstahdem bulunan temditli eratın izin almadıkça evlenemiyeceklerine ilişkinolan hükmün Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itizarın reddine. Başkan LûtfiAkadlı, Üyelerden Rifat Göksu, Şemsettin Akçoğlu, İbrahim Senil ve LûtfiÖmerbaş'ın muhalefetleriyle ve oyçokluğu ile 5/4/1965 gününde karar verildi.
Başkan
Lûtfi Akadlı
Üye
Cemalettin Köseoğlu
Üye
Asım Erkan
Üye
Rifat Göksu
Üye
Şemsettin Akçoğlu
Üye
İbrahim Senil
Üye
A. Şeref Hocaoğlu
Üye
Salim Başol
Üye
Celâlettin Kuralmen
Üye
Hakkı Ketenoğlu
Üye
Sait Koçak
Üye
Ahmet Akar
Üye
Muhittin Gürün
Üye
Lûtfi Ömerbaş
Üye
Ekrem Tüzemen
MUHALEFETŞERHİ
AileTürk toplumunun temelidir.
Builke, Anayasa'nın 35 inci maddesinde ve temel hak ve hürriyetler arasında yeralmış bulunmaktadır.
Aile,evlenme ile meydana gelir ve toplum bu sosyal olayla varlığını devam ettirir.Toplumun temeli aile olunca, bunun kaynağı olan evlenmenin de kişinin temel hakve hürriyetlerinden biri olduğunu kabul etmek gerekir.
Anayasa'nın11 inci maddesi, uyarınca temel hak ve hürriyetler, Anayasa'nın sözüne veruhuna uygun olarak ancak kanunla sınırlanabilir ve kamu yararı, genel ahlâkdüzeni ve millî güvenlik gibi sebeplerle de olsa kanun bir hakkın ve hürriyetinözüne dokunamaz.
İptaliistenilen kanun hükmü, jandarmada müstahdem uzatmalı eratın evlenmelerini, izinalmalarına bağlı tutmaktadır. Jandarma uzatmalı eratından gayri asker kişilerinevlenmeleri konusunda konulmuş olan kayıtlamalar, kanunlarda yapılandeğişiklerle kaldırıldığı halde, bu erata ilişkin olanı saklı tutulmuştur.
Evlenmeninizne bağlanması, bir sınırlamadır. Evlenme hakkı temel hak ve hürriyetlerdenolduğuna göre, sınırlamasının önemli nedenlere dayanması ve kanunda, izininhangi hallerde verileceğinin veya verilmeyeceğinin anahatları ile belirtilmesive izni vermeğe yetkili makamın gösterilmesi zorunludur.
İptaliistenilen hükümde ise izin verip vermemek tamamen idarenin takdirinebırakılmıştır. Bu durumda, sınırlama kanunla yapılmış sayılamaz.
Çoğunlukkararında dayanılan gerçekler de sınırlamayı haklı gösterecek nitelikte vekuvvette değildir.
Gerçekten,jandarma uzatmalı eratının evlenmelerinde hizmet bakımından sakınca varsa, izinalmadan evlenenlerin cezalandırılmaları ile yetinilmeyerek hizmette debırakılmamaları ve daha önce evlenmiş olanların bu hizmete alınmamalarıgerekirdi. Kanunda ise idareyi bu yolda işlem yapmaya zorlayan bir hükümyoktur. Şu halde evlilik, hizmet yönünden bir sakınca değildir. Karakoldaçalışan erin karısını geçindirmekte güçlük çekebileceği düşüncesi de bir ihtimaldenibarettir ve bu ihtimal, evlenmekte serbest olan öteki asker kişiler için devarittir. Uzatmalı eratın, hizmeti, kendi istekleriyle ve izin almadanevlenemeyeceklerini bilerek kabul etmiş olmaları da bu sınırlamayı Anayasayönünden haklı gösteremez. Zira gene Anayasa'nın 10 uncu maddesi uyarınca temelhak ve hürriyetlerden vazgeçilemez ve kişinin rızası olsa dahi bunlaradokunulamaz. Uzatmalı eratın izinsiz evlenmeleri aileye zarar verebileceğindenizin koşulunun aileyi koruyucu nitelik taşıdığı ve olaydaki sınırlamanın,ailenin korunmasına ilişkin olan Anayasa'nın 35 inci maddesine uygun olduğu dasavunulamaz. İptali istenen hükümle, aile korunmamakta, aksine, kurulmasıengellenmektedir. Aileyi korumak, hem kurulmasını kolaylaştırmak hem de kurulduktansonra devam etmesini geliştirmesini sağlayacak sosyal tedbirleri almakla mümkünolur. 35 inci maddede gözetilen amaç budur.
İşhakkın özü yönünden incelendikte, bir kişinin evlenmesini izne bağlı tutmanın,bu temel hakkın özüne dokunan bir sınırlama niteliği taşındığı sonucunavarılır. Zira bir haktan faydalanan kişinin, bunu, dilediği zaman serbestçekullanabilmesi doğaldır. Evlenmesi izin almasına bağlı olur ve bu izin verilmezise bu imkân ortadan kalkmakta ve böylece hakkın özüne dokunulmuş olmaktadır.Olayda bu durumun, uzatmalı hizmet süresine münhasır olması bu sonucudeğiştirmez.
Şuhalde iptali istenen hüküm, Anayasa'nın 11 inci ve 35 inci maddelerine aykırıolduğundan, iptali gerekir.
Bunedenlerle çoğunluk kararına muhalifiz.
Başkan
Lûtfi Akadlı
Üye
Rifat Göksu
Üye
Şemsettin Akçoğlu
Üye
İbrahim Senil
Üye
Lûtfi Ömerbaş