ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas No:1965/36
Karar No:1967/12
Karar Tarihi:18/5/1967
Resmi Gazete tarih/sayı:28.10.1967/12737
Davacı: Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi adına Başkanı, Alpaslan Türkeş.
Dâvanınkonusu : 648 sayılı Partiler Kanununun 29 uncu maddesi hükümlerinin iptaliistenilmiştir.
İLKİNCELEME :
AnayasaMahkemesi içtüzüğünün 15 inci maddesi gereğince 9/9/ 1965 gününde Başkan LûtfiAkadlı ve Üyelerden Asım Erkan, Şemsettin Akçoğlu, İbrahim Senil, İhsanKeçecioğlu, Şeref Hocaoğlu, Salim Baş-ol, Celâlettin Kuralmen, Hakkı Ketenoğlu,Fazıl Uluocak, Sait Koçak, Ahmet Akar, Muhittin Gürün, Lûtfi Ömerbaş ve EkremTüzemen'in katıldıkları toplantıda, dosyada eksiklik bulunmadığıanlaşıldığından işin esasının incelenmesine karar verilmekle düzenlenen raporiptali istenen kanun maddesi ve gerekçesi Anayasa'nın konu ile ilgili hükümlerive bunlara ilişkin tutanaklar okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü :
GEREKÇE:
DAVACIPARTİ DİLEKÇESİNDE :
"Bumaddenin tatbikatı olarak Yüksek Seçim Kurulu, partilerin 23-30 Temmuz 1965günleri içinde ön seçimde rey kullanacak seçmenlerin listesinin bildirilmesigerektiğine, aksi halde partilerin o ilde seçimlere katılamıyacaklarına kararvermiş bulunmaktadır. Partimizin pek çok illerde teşkilâtı bulunmasına vebazıları halen seçim kurullarında görevli bulunmasına rağmen iki gün içinde adıgeçen listelerin verilmeyişi sebebi ile 10 Ekim 1965 günü yapılacakmilletvekili seçimlerine katılmamaktadırlar. Artvin ilindeki teşkilâtımız bunatipik bir örnek teşkil eder.
l-Anayasa'nın 55 inci maddesinde yazılı seçme hürriyeti Kanunun bu maddesi ilezedelenmiştir. Seçimlerden 70 gün önce yapılacak bir işlemin yapılmaması sebebiile o ildeki partililer ve o partiye rey verecek vatandaşlar iradeleriniserbestçe ihzar etme imkânından yoksun bırakılmakta, diğer partilerinadaylarına rey vermek veya hiç rey kullanmamak yoluna itilmektedirler.
2-Kanunun bu maddesi, Anayasa'nın 55 inci maddesindeki seçilme hürriyetinikısıtlamıştır. Seçilme hakkı konulan kimselere, secimden. 70 gün önce önseçimseçmen listesi verilmemesi yüzünden o ilde seçime girme hakkı kapalıtutulmaktadır.
Ayrıca,bağımsız adaylara seçime girmek için müracaat suresi olarak daha geniş imkânverildiği halde, partili kimselerin bu imkânı çok dar ve memleket gerçeklerineaykırı bir şekilde kısa tutulmuştur. Kanunun tatbikatı için verilen bu kararlarseçilme eşitliğini ortadan kaldırmış bulunmaktadır.
YüksekSeçim Kurulu kararları ile uygulanmasında Kanunun adı geçen maddesi teşkilâtınaday seçme hakkını genel merkeze devredebileceği esasını da kabul etmemiştir.
3-Adı geçen Kanunun 29 uncu maddesi ile ihdas edilen (önseçim) müessesesiAnayasa'nın 55 inci maddesinin ikinci fıkrasında yazılı bulunan tek dereceligenel oy ilkesine de aykırı bulunmaktadır.
Gerçekten,önseçimle Türk seçmeni doğrudan doğruya iradesini iz hardan alıkonulmakta,önseçimde oy kullanmış seçmenlerin bir grubunun iradesine iştirak zorundabırakılmaktadır. Partilerin adaylarım tesbit eden bir nevi (Müntehibi evvel)lerin seçtikleri kimselere rey veren (Müntehibi sani) durumuna getirilmişbulunmaktadırlar." denilmektedir.
İptaliistenilen 648 sayılı Kanunun 29 uncu maddesi şöyledir :
"SiyasîPartilerin, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliği için yapılacak seçimlerdegösterecekleri adaylar, her seçim çevresinde, parti seçmen kütüğüne kayıtlıbulunan bütün parti üyelerinin katılabilecekleri bir "Ön Seçim" iletesbit edilir.
Buhusustaki esaslar, Cumhuriyet Senatosu Üyeleri ve Millet Vekilleri seçimlerikanunlarında belirtilir."
Hükümetçehazırlanan Siyasî Partiler Kanunu tasarısı ve iptali istenilen Kanun maddesihakkındaki gerekçede özetle :
"SiyasîPartilerin, millet iradesinin tecellisine vasıta oluşları seçimlerdeoynadıkları rol ve parlâmento bünyesine gönderdikleri temsilcilerle izahedilmek lâzımdır. Nitekim siyasî partiler bu sebeple, seçim hazırlığıkuruluşları olarak da tavsif edilmektedir. Partilerin seçimlerde rol oynamalarıve özellikle, parlâmentoya temsilci göndermek suretiyle yalnız, seçim sırasındadeğil, devamlı surette millet iradesinin oluşumunun başlıca vasıtasıbulunmaları, adaylık meselesinin tanzimini gerektirmektedir.
Demokratikbir Parti kuruluş ve işleyişinden bahsedebilmek için parti organlarının, partiüyelerinin hür iradesi ile işbaşına gelen ve belli süre vazife gören organlarolması asla yeterli değildir. Bunun kadar ve hatta bundan daha önemli olarak,siyasî partilerin seçmene arzedecekleri adayların, o partiye oy veren veya hiçdeğilse o partinin mensubu bulunanların arzı ve temayüllerine göre seçilmesi desağlanmalı ve teminat altına alınmalıdır.
Millîiradeye değer veren demokratik devletlerin hayatında, siyasî partilerin adaytesbiti işlemleri ve aday listelerinin düzenlenmesi meselesi, partiteşkilâtının veya parti lider kadrosunun inhisarından kurtarılmış ve adaytesbiti, partiye oy veren seçmenlerin veya hiç değilse bütün parti üyelerininhakkı sayılmıştır.
Listeusulünün ve nisbî temsili kabul eden seçim mevzuatımız, matbu listeler üzerindead çizme ve yazmayı tecviz etmediği için, parti adaylarının, demokratik yollatesbiti ve aday listelerinin tanzimi özel bir ö-nem taşımaktadır. Seçmenearzedilecek aday listesinin tanzimini, oligarşik heyetlere bırakmak, demokratikdüşünce ve inançla bağdaşan az. Bu itibarla çağdaş demokrasiler, particihazının veya mahdut lider ekibinin hâkimiyeti yerine, partiye oy verenseçmenlerin veya hiç değilse parti üyelerinin, parti adaylarının tesbitiameliyesine katılmalarını kabul etmiştir. Bütün parti üyelerinin iştirakinimümkün kılan bîr sistemin, parti organları veya yoklama kurulları sistemineüstünlüğü münakaşa edilemiyecek bir gerçektir." denmektedir.
MilletMeclisindeki görüşmeler sırasında, aday tesbiti işlerinin, par ti iç meselesiolarak kabul edilmesi lâzım geldiği önseçim sisteminin Anayasa'nın 55 incimaddesinde vazıh gizlilik ve tek dereceli seçim kurullarına aykırı düştüğü, buyoldaki işlemin, tek dereceli secim olmaktan uzak bulunduğu ileri sürülmüş bunakarşılık, önseçimle varılacak aday tesbitinin, Anayasa'nın 57 nci maddesinde yazılı"Partilerin faaliyetleri, demokrasi esaslarına uygun olarakdüzenlenir" ilkesine daha uygun düşeceği görüşleri ortaya atılmıştır.
Konuile ilgili Anayasa maddeleri :
Madde2- Türkiye Cumhuriyeti, insan haklarına ve başlangıçta belirtilen temelilkelere dayanan, millî, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk devletidir.
"Madde4- Egemenlik kayıtsız şartsız Türk milletinindir.
Milletbu egemenliği, Anayasa'nın koyduğu esaslara göre, yetkili organlar eli ilekullanır.
Egemenliğinkullanılması hiç bir surette belli bir kişiye, zümreye veya sınıfa bırakılamaz.Hiç kimse veya organ kaynağın Anayasa'dan almayan bir devlet yetkisikullanamaz."
"Madde11- Temel hak ve hürriyetler, Anayasa'nın sözüne ve ruhuna uygun olarak ancakKanunla sınırlanabilir.
Kanun,kamu yararı, genel ahlâk, kamu düzeni, sosyal adalet ve millî güvenlik gibisebeplerle de olsa bir hakkın ve hürriyetin özüne dokunamaz."
"Madde55- Vatandaşlar kanunda gösterilen şartlara uygun olarak seçme ve seçilmehakkına sahiptir.
Seçimler,serbest, eşit, gizli, tek dereceli genel oy, açık sayım ve döküm esaslarınagöre yapılır."
"Madde57/1- Siyasî partilerin tüzükleri, programlan ve faaliyetleri, insan hak vehürriyetlerine dayanan demokratik ve lâik Cumhuriyet ilkelerine ve devletinülkesi ve milleti ile bölünmezliği temel hükmüne uygun olmak zorundadır.Bunlara uymayan partiler temeli kapatılır."
Hükümlerinikoymuş bulunmaktadır.
Anayasa'nın2 nci maddesinde Türkiye Cumhuriyetinin, demokratik bir rejim olduğu, 4 üncümaddesinde, Egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait bulunduğu, 55 incimaddesinde ise, seçimlerin, hür ve serbest irade esaslarına göre düzenleneceğiaçıklanmıştır, O halde, her şeyden önce millî iradenin, her türlü etkiden uzak,hür ve serbest bir şekilde belli edilmen gerekir. Bu amaçla düzenlendiğigerekçelerin incelenmesinden anlaşılan ve iptali istenen dâva konusu 29 uncumadde, partiye mensup bütün seçmenlerin katılabileceği bir önseçim sisteminigetirmiştir. Liderler kadrosunun veya sınırlı sayıdaki delegelerin seçimi sistemininuygulanması halinde, seçmenlerle, seçilmek isteyenler, seçimi yapmış olanliderler kadrosunun veya delegelerin iradelerine bağlıdırlar. Böyle bir seçimleseçmen çoğunluğunun istek ve iradelerinin belirdiği çok şüpheli olduğu gibi,ortaya çıkan iradenin, etkisiz, hür ve serbest olduğu da iddia edilemez.Önseçim sisteminde partiye oy verebilecek bütün parti üyelerinin aday tesbitiişlemine katılmaları sağlandığından, partililer ve parti adına ortaya çıkmışbir irade söz konusu olacaktır, Bu suretle partiye yazılı olanlarınçoğunluğunun istek ve eğilimlerine uygun bir sonuç hasıl olacak ve hiç değilseyukarda belirtilen sakıncalar büyük ölçüde ortadan kalkmış bulunacaktır. Budurumda, 29 uncu maddenin, Anayasa'nın öngördüğü kişi hak ve hürriyetleriniortadan kaldırdığı veya zedelediği düşünülemez. Bu sistemin eskisinden çok dahademokratik olduğuda, başkaca açıklamayı gerektirmeyen bir gerçektir.
Seçimlerden70 gün önce yapılacak bir işlemin yapılmaması sebebiyle, seçimleregirilemiyeceği ve başka parti adaylarına oy vermek veya oy kullanamamakdurumuna düşüleceği iddiası da dayanaksızdır. Çünkü, iptali istenilen 29 uncumaddenin ikinci fıkrasında, "Bu husustaki esaslar, Cumhuriyet SenatosuÜyeleri ve millet vekili seçimi kanunlarında belirtilir." hükmü yer almıştır.Adı geçen kanunlarda, söz konusu esaslar düzenlenmediğinden seçimlerde iptaliistenen 29 uncu madde değil, ay kanununun geçici maddesinde gösterilen 30 uncumaddesi ile 32-50 nci maddeleri uygulanmıştır. Oysa bu maddelere yönetilmiş birdâva yoktur.
Bağımsızadaylar için önseçim söz konusu olmadığından bunlarla partiler arasında bireşitsizlik düşünülemez. Çünkü hukukî durumları farklıdır.
Tekdereceli oy ilkesi, seçmenlerin, yasama meclisi üyelerini, aracı olmadandoğrudan doğruya seçebilmeleri demektir. Yasama meclislerine seçim yapacakikinci kademe seçmen seçimi söz konusu olmadığına ve aday tesbiti işi, yasamameclislerine seçim yapmak demek bulunmadığına göre, dâva konusu 29 uncumaddenin, bu ilkeye değinen bir yönü yoktur.
Görülüyorki, önseçimi gerektiren ve iptali istenen 29 uncu maddenin Anayasa'nın 55 ncimaddesinin öngördüğü serbest, eşit gizli ve tek dereceli genel oy ilkeleri ileAnayasa'nın diğer herhangi bir maddesine aykırılığı yoktur. ve bu dâvanın reddigerekir.
SONUÇ:
Yukarıdaaçıklanan sebeplerle, 648 sayılı Partiler Kanununun 29 uncu maddesihükümlerinin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve dâvanın reddine 18/5/1967 günündeoybirliği ile karar verildi.
Başkan
İbrahim Senil
Başkanvekili
Lütfi Ömerbaş
Üye
İhsan Keçecioğlu
Üye
Salim Başol
Üye
Feyzullah Uslu
Üye
A. Şeref Hocaoğlu
Üye
Fazlı Öztan
Üye
Celâlettin Kuralmen
Üye
Fazıl Uluocak
Üye
Muhittin Taylan
Üye
İhsan Ecemiş
Üye
Recai seçkin
Üye
Halit Zarbun
Üye
Ziya Önel
Üye
Muhittin Gürün