ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas No:1965/39
Karar No:1965/56
Karar tarihi:26/10/1965
Resmi Gazete tarih/sayı:31.12.1965/12191
Dâvacı:Türkiye İşçi Partisi adına Genel Başkan Mehmet Ali Aybar
Dâvanınkonusu: Davacı 14/10/1965 günlü dilekçesinde 648 sayılı Siyasi PartilerKanununun tümünün ve özellikle l, 2, 5, 6, 7, 8, 10, ilâ 16, 17, 25, 29, 71,74, 89, 91, 100, 106; 111 inci ve 112 nci maddelerinin Anayasa'nın başlangıcınave 54-57 nci maddeleri hükümlerine aykırı olduğunu ileri sürerek iptaline kararverilmesini istemiştir.
AnayasaMahkemesinin, İçtüzüğün 15 inci maddesi uyarınca 26/10/1965 gününde ilkinceleme için yaptığı toplantısında; işin niteliği bakımından başka günebırakılmasına lüzum görülmeyerek incelemeye devam edilmesine oybirliği ilekarar verildikten sonra dilekçe ve rapor okundu. Gereği görüşülüp düşünüldü :
İptaliistenilen hükümleri kapsayan 648 sayılı kanun 16/7/1965 gününde yayımlanmış,dâva ise 14/10/1965 gününde açılmıştır. Anayasa' nın 150 nci ve AnayasaMahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri hakkındaki 22/4/1962 gün ve 44sayılı Kanunun 22 nci maddelerinde Anayasa Mahkemesinde doğrudan doğruya iptal dâvasıaçma hakkının, iptali istenen kanunun veya İçtüzüğün Resmî Gazete'deyayımlanmasından başlayarak doksan gün sonra düşeceği yazılıdır. Bundan doksangünlük sürenin tesbitinde Resmî Gazete'de yayımlanma gününün de hesabakatılacağı şüpheye yer vermeyecek şekilde kesin olarak anlaşılmaktadır. Kanununmutlak deyimle doksan günlük süre içine aldığı yayım gününü; bir günün 24 saatolduğu esası üzerinden hareket ederek hesap dışı bırakmağa yer verilemez.
Yukarıdaaçıklanan tarihlere ve Anayasa hükümüne göre, dâva konusu kanunun ResmîGazete'de yayımlanmasından başlayan 90 günlük dâva açma süresi bir güngeçirildikten sonra 91 inci günü açılmış olan dâvanın reddi gerekir.
Budurum karşısında sonuca etkisi olmayan davacının dâva açmağa yetkili bulunupbulunmadığı konusunun incelenmesine yer yoktur.
Sonuç: Yukarıda gösterilen sebeplerden Ötürü :
1 -Davacının dâva açmağa yetkili bulunup bulunmadığı konusunun araştırılmasına yerbulunmadığına üyelerden Rifat Göksu, Şemsettin Akçoğlu, Şeref Hocaoğlu,Celâlettin Kuralmen ve Lûtfi Ömerbaş'ın dâvacının,dâva açmağa yetkili olupolmadığı konusunun daha Önce çözümlenmesi gerektiği yolundaki muhalefetleriyleve oyçoklu ile,
2 -İptal dâvasının süresinde açılmamış olması yönünden reddine üyelerden HakkıKetenoğlu'nun muhalefeti ile ve oyçokluğu ile,
26/10/1965gününde karar verildi.
Başkan
Lûtfi Akadlı
Başkanvekili
Rifat Göksu
Üye
Cemalettin Köseoğlu
Üye
Asım Erkan
Üye
Şemsettin Akçoğlu
Üye
İbrahim Senil
Üye
İhsan Keçecioğlu
Üye
A. Şeref Hocaoğlu
Üye
Salim Başol
Üye
Celâlettin Kuralmen
Üye
Hakkı Ketenoğlu
Üye
Sait Koçak
Üye
Ahmet Akar
Üye
Muhittin Gürün
Üye
Lütfi Ömerbaş
MUHALEFETŞERHİ
Anayasa'nın149 uncu maddesi ile 44 sayılı kanunun 21 inci maddesinin 2 ve 3 üncüfıkralarına göre bir siyasi partinin iptal dâvası açabilmesi için, sonmilletvekili genel seçimlerinde muteber oy sayısının en az yüzde onunu almışolması veya iptal dâvasının açıldığı tarihte Büyük Millet Meclisinde temsilcisibulunması gerekmektedir.
Mahkememiztoplantısında, son milletvekili seçimleri 10/10/1965 tarihindeyapıldığına göre dâvanın açıldığı 14 Ekim 1965 tarihinde, davacı Türkiye İşçiPartisinin Türkiye Büyük Millet Meclisinde temsilcisi var sayılıpsayılamıyacağı ve dolayısı ile dâva açmağa yetkili olup olmadığı hususunun mu,yoksa dâvanın süre aşımına uğrayıp uğramadığı noktasının mı daha öncekonuşulması gerekeceği görüşüldükten sonra davacının dâva açmağa yetkili olupolmadığı hususunun müzakere ve tâyinine girişilmeden Önce süre aşımı bakımındanincelenmesine çoğunlukla karar verilmiştir.
Süreaşımının bir sükutu hak müddeti olduğundan şüphe yoktur. Hakkı düşüren birsürenin ise dâva hakkının doğmasından itibaren başlıyacağı kanun icabıdır. Şuhalde dâva hakkı doğduktan ve yetkililer tarafından dâva açıldığı kabuledildikten sonra ancak bu hakkın 90 gün lük kanuni süre içinde kullanılıpkullanılmadığının aranıp incelenmesi bahis konusu olur. Bu sebeple dâvada süreaşımı noktasının yetki hususundan önce incelenerek karara bağlanması hukuka veusule uygun düşmez.
AnayasaMahkemesi İçtüzüğünün (İptal dâvalarında ve itiraz yoluyla bakılacak işlerdeusul) başlığı altındaki 15 inci maddesinde, dilekçelerin mahkemenin görevinegiren bir konu ile ilgili olup olmadığı veya ehliyetli kişiler tarafından,yahut süresinde verilip verilmediği hususlarının önceden inceleneceğinin sıraile belirtilmiş olması da bu görüşümüzü teyit eder.
NitekimAnayasa Mahkemesinin esas 1964/22 ve karar 1964/54 sayılı ve 3/7/1964 tarihlikararında, dâvada yetki meselesi önceden ele alınarak görüşülmüş ve davacınındâva açmağa yetkili olduğuna karar verildikten sonra müddetinde açılıpaçılmadığı konusuna geçilerek dâvanın 90 günlük müddet geçtikten sonra açıldığıanlaşıldığından bahisle reddine karar verilmiştir.
Konununhukuka uygun ve müstakar bir prensibe bağlanması gerektiği meydandadır.
Bunedenlerden ötürü kararın, süre aşımının yetki meselesinden önce incelenmesinedair olan kısmına muhalifiz.
Başkanvekili
Rifat Göksu
Üye
Celâlettin Kuralmen
MUHALEFETŞERHİ
1 -Türkiye İşçi Partisinin, son milletvekili seçiminden evvel, yasamameclislerinde temsilcisi bulunmadığı bilinmektedir.
Buparti, ancak 10/10/1965 gününde yapılan seçimle Millet Meclisinde temsiledilebilmiştir.
22/4/1962günlü ve 44 sayılı Kanunun 21 inci madesinin 2 nci ve 3 üncü bentlerinde,siyasi partilerden (Son milletvekili genel seçimlerinde muteber oy sayısının enaz yüzde onunu alanlar) ile (Türkiye Büyük Millet Meclisinde temsilcisibulunanlar) ın iptal dâvası açmaya yetkili oldukları gösterilmiştir.
Dâvanınaçıldığı 14/10/1965 tarihinde Türkiye İşçi Partisinin dâva ehliyeti olupolmadığının, seçimden sonraki durumuna göre, tâyini ve bunun için de bir siyasipartinin Millet Meclisinde temsil edilip edilmediğinin :
-Oylama gününe göre mi,
-Milletvekili seçilenlerin tutanaklarını aldıkları güne göre mi,
-Seçim sonuçlarının Yüksek Seçim Kurulunca ilân edildiği güne göre mi,
-Millet Meclisinin ilk toplantısını yaptığı güne göre mi tesbiti gerektiğininincelenmesi zaruridir.
Mahkemeninçoğunluğu, dâvanın süresinden sonra açıldığı inceleme raporundananlaşıldığından, davacının ehliyeti meselesinin incelenmesine mahalgörmemiştir.
2 -Mahkememizde görülecek olan bir iptal dâvasının varlığı, iptal konusununmahkemenin görevi içinde olması, dâvanın, Anayasa'da ve 44 sayılı Kanundasayılan gerçek ve tüzel kişiler tarafından açılmış bulunması halinde kabuledilebilir. Görev dışı açılan bir dâva da, yetkisiz kimseler tarafından açılandâva da -hiçbir incelemeye girişilmeden- reddedilmek gerekir.
Dâvadasüre aşımı olup olmadığı, dâvanın usulü dairesinde açılıp açılmadığıhususlarının ve nihayet esasının incelenmesi, (Görev) ve (Ehliyet) bahislerindeyapılacak incelemenin müsbet sonuca bağlanmasiyle mümkündür. Anayasa Mahkemesiİçtüzüğünün 15 inci maddesiyle kabul edilen usul de budur.
Busebeplerle, kararın l inci bendine muhalifiz.
Üye
A. Şeref Hocaoğlu
Üye
Şemsettin Akçoğlu
MUHALEFETŞERHİ
Müddetinbaşlangıcını göstermek için 150 ve 22 nci maddelere dere edilen (......yayınlanmasından başlayarak ......) ibaresi tereddüdün kaynağıdır. Fakat aynımaddelerde (...... 90 gün sonra düşer) kaydı ile maddede vuzuh sağlamış vekanun koyucu kasdini belirtmiştir (90 gün sonra) kaydı yayın tarihinden ayrı 90günün geçmesi şartını kapsamaktadır. Aksi takdirde maddenin (Dâva hakkı,yayınlanmasından başlayarak 90 günde açılmazsa düşer) şeklinde kaleme alınmasılâzım gelirdi. Nitekim Alman Anayasa'sının 93 üncü maddesinde Anayasa'yaaykırılık itirazının bir ay içinde yapılacağı ifade olunarak bu şık terciholunmuştur. (90 gün sonra) şartı müddetin tamam olması için eksiksiz olarak 24er saatlik tam 90 gün geçmesinin icap ettiğini açıkça belirtmektedir. Aksi taktirdemeçhul olan yayın saati mesai saatinin başında ise birinci gün 15, sonlarındaise 7 veya 8 saat olur ki bu saatleri gün saymaya imkân yoktur. Kesirler daimakesirdir. Onları çoğunluk kararında olduğu gibi tam saymağa ne matematik, nemantık ve ne de hukuk kaideleri müsaittir. Rüşt yaşı 18 olduğuna göre 17 sene11 ay 29 gün yaşamış olan gence reşit demek mümkün olmadığı gibi...
Anayasa'nın150 ve Kuruluş Kanununun 22 nci maddelerinin gerekçe ve müzakerelerinde bunoktaya ışık tutacak izahata rastlanmamıştır. Sadece 22 nci maddedeki müddetelüzum yoktur, "Dâvanın açılmasında âmme menfaati görüldüğüne göre herzaman açılabilmesi faydalı olacaktır." şeklinde bir itiraz öne sürülmesiüzerine komisyon sözcüsü Nurettin Ardıçoğlu (Adlî hayatımızda 90 günlükmüddetin bulunduğunu ve Danıştay Kanunundaki misaline bakarak burada da kabuledildiğini) bildirmiştir. Danıştay Kanununun 32 nci maddesindeki müddet (..,...dâva açma müddeti, muamele ve karara ittilâ tarihinden itibaren 90 gündür.)şeklinde ifade edilmiş ve buna rağmen tatbikatta muamele ve ittilâ tarihihesaba katılmayarak daha 90 günün geçmesi görüşü hâkim olmuştur. Bir kısımDanıştay müntesipleri tahkikata mesnet olarak hüküm bulunmayan hallerde hukukusulünün tatbik edileceğine dair Danıştay Kanununda sarahat bulunmasınıgostermektelerse de (...... muamele ve karara ittilâ tarihinden itibaren 90gündür) hükmü sarih ve bu itibarla Hukuk Usulü Kanununa başvurmağa lüzumyoktur. Tatbikat, olsa olsa karar ve ittilâ tarihinin müddete dâhilolmayacağına dair bütün kanunlarda kendini göstermiş olan hukuki esasadayanmaktadır.
Komisyonsözcüsü tarafından Danıştay Kanunundaki dâva açma mehlinin esas alındığıaçıklandığına nazaran bu müddetin malûm olan tatbikatı ile kabul edilmişolduğunu benimsemek daha uygun olurdu. Danıştay Kanununun (...... ittilâtarihinden itibaren 90 gündür) formülü yerine 150 ve 22 nci maddelerde (Yayıngününden başlayarak 90 gün sonra düşer) şeklinde maksadın ifade edilmesi yayıngününün hesaba katılmaması icap ettiğini açıklamak gayesine matuftur. Yukarıdada yazıldığı gibi (Sonra kelimesi başlangıç kabul edilen bir tarih veya sınıraihtiyaç gösterir ki bu tarih ve sınırın müddet ve hudutlandırılan şeye dâhiîolmadığını açıklar. Vuzuh olan yerde de ayrıca Hukuk Usulünün 161, Vergi Usulünün18, Ceza Usulünün 39 uncu maddelerinde olduğu gibi hususi bir hükümle tavziheihtiyaç bulunamaz.
İstanbulÜniversitesi Anayasa Hukuku Doçenti Sayın Dr. Orhan Aldıkaçtı'da AnayasaHukukumuzda son gelişmeler) adlı kitabının 225 sahifesinde (İptal dâvası kanunve içtüzüğün Resmî Gazetede yayınlanmasından sonra 90 gün içinde açılır)demekle aynı anlayışa varmıştır.
Sonuçolarak dâva yayın gününden sonraki 90 gün içinde açılmış bulunduğundan kabul
edilmesireyindeyim.
Üye
Hakkı Ketenoğlu