ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas No.:1965/41
Karar No.:1965/66
Karar günü:27/12/1965
Resmi Gazete tarih/sayı:6.2.1967/12520
İtirazyoluna başvuran : 15 inci Kolordu Komutanlığı Askerî Mahkemesi.
İtirazınkonusu : Askerî Ceza Kanununun 117 nci maddesinin 2 sayılı bendinin TürkiyeCumhuriyeti Anayasa'sının 14 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarıhükümlerine aykırı bulunduğu kanısı ile ve Anayasa'nın 151 inci maddesinedayanılarak Mahkememize başvurulmuştur.
I.OLAY :
Astamüessir fiilde bulunma suçundan Askerî Ceza Kanununun 117 nci maddesinin lsayılı bendine göre cezalandırılması yolundaki 15 inci Kolordu KomutanlığıAskerî Savcılığının iddianamesi ile bu kolordu askerî mahkemesine verilensanığın, yargılanması sonunda, askerî savcı, aynı maddenin 2 sayılı bendigereğince cezalandırılmasını istemiş; ancak sanık 4/1/1961 günlü ve 211 sayılıTürk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu hükümleri uyarınca erbaş sayıldığıiçin katıksız hapisle cezalandırılması gerekeceğini; oysa bu cezanın Anayasa'yaaykırı bulunduğunu ve Önce bu Konuda bir karar verilmesi lüzumunu ilerisürmüştür.
Mahkeme,bu iddianın ciddiliği ve Askeri Ceza Kanununun 117 nci maddesinin 2 sayılıbendindeki katıksız hapis cezasını Anayasa'nın 14 üncü maddesinin üçüncü vedördüncü fıkralarına aykırılığı kanısına varmış bulunduğundan AnayasaMahkemesinde yapılacak inceleme sonucuna kadar dâvanın geri bırakılmasına11/10/1965 gününde karar vermiştir.
III.İtiraz konusu hüküm :
AskerîCeza Kanununun, 117 nci maddesi şöyledir :
"Madunamüessir fiiller yapanların cezası,
"Madde117- l- Madununu kasten itip kakan, döven, veya sair suretlerle cismen ezaverecek veya sıhhatini bozacak hallerde bulunan veyahut tazip maksadiylemadunun hizmetini lüzumsuz yere güçleştiren veya onun diğer askerler tarafındantazîp edilmesine veya suimuamelede bulunmasına müsamaha eden âmir veya mafevkiki seneye kadar bapsolunur.
2-Az vahim hallerde kısa hapis ve erat hakkında katıksız hapis verilir."
(4/1/1961günlü 211 sayılı Kanunun 118 inci maddesiyle erat deyimi erbaş ve er olarakdeğiştirilmiştir)
IV-Mahkemenin dayandığı Anayasa hükmü :
Mahkemenin,gerekçesine dayanak yaptığı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 14 üncü maddesininson iki fıkrası şöyledir :
"Kimseyeeziyet ve işkence yapılamaz.
İnsanhaysiyetiyle bağdaşmıyan ceza konulamaz."
V-İlk inceleme:
AnayasaMahkemesi içtüzüğünün 15 inci maddesi gereğince 2/11/1965 gününde yapılan ilkincelemede itirazın Anayasa'nın 151. ve 22/4/1962 günlü ve 44 sayılı Kanunun 27nci maddelerine uygun olduğu ve dosyada eksik bulunmadığı görüldüğünden işinesasının incelenmesine oybirliği ile karar verilmiştir.
VI-Esasın incelenmesi :
İtirazınesasına ilişkin rapor, 15. Kolordu Komutanlığı Askerî Mahkemesi AskerîSavcılığının 19/10/1965 günlü ve 1965/490-170 sayılı yazısına bağlı kâğıtlar,Anayasaya aykırılığı ileri sürülen hüküm, Anayasanın konuya ilişkin hükmü vebunlarla ilgili gerekçe ve Meclis görüşme tutanakları okunduktan sonra gereğigörüşülüp düşünüldü.
Askerlik,Anayasa'da yeri olan bir müessesedir. (Anayasa Madde 60) Bu müesseseyi kendiÖnem ve özelliğinin getirdiği zorunluklar ve sorunlarla birlikte kabul etmekgerekir. Nitekim aynı zamanda askerlik alanını da ilgilendiren kimi konularda,Anayasa, hizmetin gereklerin gözönünde bulundurarak ayrışık hükümler tanımakyoluna girmiştir. (118., 125., 138. maddelerde olduğu gibi)
4/1/1961günlü ve 211 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri iç Hizmet Kanunu; (Bilindiği üzereAnayasa'nın geçici 4 üncü madde üçüncü fıkrası hükmü uyarınca iptal veya itirazyoliyle bu kanunun Anayasa'ya aykırılığı ileri sürülemez.) Askerliği, Türkvatanını, istiklâl ve Cumhuriyetini korumak için harp sanatını öğrenmek veyapmak yükümü olarak tanımlar. (211 sayılı Kanun Madde 2) Bu çok ağır görevinbasan ile yürütülmesi orantılı ağırlıkla yolları ve tedbirleri gerektirir.Askerlik hizmetlerinin yürütülüşünde en büyük etken ast üst, maiyet âmirilişkileridir. Ast; âmir ve üstüne umumi adap ve askerî usullerle uygun tam birsaygı göstermeye, amirlere mutlak surette itaate ve kanun ve nizamlardagösterilen hallerde de üstlerine mutlak itaate mecburdur. (Aynı kanun madde14.) Amir; maiyetine hürmet ve itimat hisleri verir. Maiyetin ahlâki, ruhi vebedeni hallerini sürekli nezaret ve himayesi altında bulundurur. Âmirinmaiyetine karşı daima bitaraflık ve hakkaniyeti muhafazası esastır. (Aynı KanunMadde 17).
AstÜst, maiyet âmir ilişkilerinin hizmetin gereklerine uygun bir sevayedetutabilmesi ancak sağlam disiplinle mümkün olur. Esasen disiplin; kanunlara,nizamlara ve âmirlere mutlak bir itaat ve astın ve üstün hukukuna riayetdemektir. (Aynı kanun Madde 13) Bir başka deyimle askerliğin temelidisiplindir. Böyle olduğu içindir ki disiplinin korunması ve idamesi için özelkanunlarla cezaî, Özel kanunlar ve nizamlarla idari tedbirler alınır; (AynıKanun aynı madde) itaat hissini tehdit eden her türlü tezahürler, sözler, fiilve hareketler cezai müeyyidelerle men olunur. (Aynı Kanun madde 14)
Durumbu olunca askerliğe ilişkin cezalarda ve cezalandırmalarda elbette ki değişikyönler ve tutumlar bulunacaktır. Bunlar, askerlik gerçeklerinden tecritedilerek incelenirse hiç bir zaman isabetli bir değerlendirmeye varılamaz.
Katıksızhapis askerliğe özgü bir cezadır. Askerlik hizmetini ve asker topluluğununbünyesindeki özelliklerin doğurduğu bir ihtiyacı karşılar. Askerî CezaKanununun konu ile ilgili hükümlerinin bir arada gözden geçirilmesi cezanınniteliğini bütün ayrıntılariyle ortaya çıkarmağa yetecektir.
Katıksızhapis, kısa hapis cezalarının biri ve en ağırıdır. Mahkeme hükmü veya disiplinâmirinin buyruğu ile verilebilir. Erbaş ve erler, bir de Askerî Ceza Kanununun164 üncü maddesinin B. C ve D fıkralarında yazılı kişiler hakkında uygulanır. Yukarıhaddi yirmi bir gündür. Bu ceza hapis odasında tek başına geçirilir. Odanınkapısında nöbetçi vardır. Mahkûm katı bir minderde yatar. Kendisine yalnız suve istihkak miktarı ekmek verilir. Tütün vesaireden yoksundur. Bu yoksunluklarhapsin 4., 8., 12. günleri ve bundan sonra mahkûmiyet süresince her üç gündebir kaldırılır. Mahkûmun sıhhati elverişsiz ise cezanın bir derece daha hafifiuygulanır. Ceza, disiplin amirince verildiği takdirde de yerine getirme şeklideğişmemektedir. Âmir, zaruret halinde, cezanın sonraya bırakılmasını veyafasıla ile infazını emredebilir. Cezalının sıhhati bu cezaya uzun zamandayanmasına elverişli değilse ve cezanın sonraya bırakılması veya fasıla ileicrası hizmet dolayısiyle caiz görülmezse oda hapsiyle değiştirilebilir. Herhalde cezalının sıhhati bir hekimden sorulur. Katıksız hapis cezanın ancakyüzbaşı rütbesinde veya daha yukan rütbelerdeki disiplin âmirleri verebilir.Yüzbaşının üç, binbaşının beş, yarbay ve albayın yedi, tuğgeneral vetümgeneralin ondört güne kadar yetkileri vardır. Cezayı en yukarı haddine kadarvermeğe sadece korgeneral, orgeneral mareşal rütbeliler ve Milli Savunma Bakanıyetkilidir. Katıksız hapis cezası kadınlar hakkında uygulanamaz. (Askerî CezaKanunu 23., 25., 26., 27., 165., 171., 174.. 183 üncü maddeler).
Herceza, cezalıya bir acı getirir. Bu, daha çok bir takım yoksunluklarınsonucudur. Cezanın konulmasında ve uygulanmasında daima böyle bir erkek kendinihissettirir. Ancak acının makul, insanî bir sınırı aşmaması; eziyet ve işkenceniteliğine varmaması şarttır. Bugün en ileri ülkelerde dahi henüz vazgeçilmesimümkün görülemeyen hapis cezasında mahkûmun en büyük yoksunluğu irade vehareket şerbetliğini yitirmektir. Cezalı istediğini yapamaz; dilediğini,dilediği zaman yiyip içemez. Katıksız hapsin alelade hapisten başlıca farkı,üçer günlük süreler için cezalının yiyeceğinin daha da sınırlanmış olmasındanibarettir. İçkiye alışık bir mahkûma cezaevinde içki verilmesi nasıldüşünülemezse sigara içenin de kısa süreler içinde tütünsüz bırakılmasını bireziyet veya eskence olarak görmek ceza kavramını pek hafife almak olur"Katı minderde yatmak" şartı, cezaevlerinde yumuşak yatakbulundurmanın murat olmadığı gözönünde tutulursa, hiç de ayrı ve ağır bir kuralolarak görünmeyecektir.
Öteyandan kanun, katıksız hapis cezasının getireceği acının aşın bir dereceyibulmasını ve cezalandırma yetkisinin kötüye kullanılmasını Önlemek için gerekliher tedbiri öngörmüş durumdadır, ilgilinin aralarında bir takım hissiçatışmaların bulunması muhtemel, en yakın âmirlerine ceza verme yetkisitanınmamıştır. Yetki Yüzbaşıdan başlamakta ve o da üç günden ibaretbulunmaktadır. Ceza ancak sıhhati elverişli olanlara verilebilir ve cezaevindedeğil hapis odasında çektirilir. Yoksunluk üç günden fazla sürmez. Cezalınınsıhhatinin elverişli olmadığı anlaşılınca cezaya sonraya bırakılır ya fasılaile çektirilir yahut oda hapsiyle değiştirilir. Katıksız hapis hekim gözetimialtında çektirilen belki tek cezadır. Nihayet halkının büyük çoğunluğununbaşlıca gıdasını ekmek teşkil eden bir ülkede bir cezalının üç gün yalnız bugıda ile yetinmek zorunda bırakılmasını eziyet ve işkence saymak gerçekçi birgörünüş ve anlayış olamaz. Ahlâkça çeşitli kimseleri içinde barındırmak zorundabulunan asker ocağından, bir takım ağır askerlik hizmetlerinden sıyılabilmekiçin hapse girme yollarını arayacakların ve oda hapsini nimet sayacaklarınçıkabileceğini ve bu gibileri ancak katıksız hapsin yola getirebileceğini deayrıca gözönünde tutmak gerekir.
Katıksızhapsin insan haysiyeti ile badaşıp bağdaşmıyacağı sorununa gelince, İnsanHaysiyeti kavramı, insanın ne durumda, hangi şartlar altında bulunursa bulunsunsırf insan oluşunun kazandırdığı değerin tanınmasını ve sayılmasını anlatır. Buöyle bir davranış çizgisidir ki ondan aşağı düşülünce yapılan muamele insanı,insan olmaktan çıkarır, insan haysiyeti kavramını, toplumların, kendi görenekve geleneklerine ve topluluk kurallarına göre, insanın saygıya değer olabilmesiiçin onda bulunmasını zorunlu gördükleri niteliklerle karıştırmamak gereklidir.Bu kavramın gelişmesi ve yerleşmesi çok uzun bir zaman almış; prangabentlik,teşhir, dayak gibi cezaların kaldırılması bu sayede mümkün olabilmiştir.Katıksız hapis "insan haysiyeti" kavramına göre ölçüye vuruldukta :Cezaevinde değil bir odada sağlık şartları altında gizlice ve tek başınaçekilen, küçük düşürücü niteliği bulunmayan ve cezaevlerindeki olağan yeyipiçme disiplininin kısa süreler için biraz daha daratılmasından ileri gitmeyenböyle bir cezanın insanın sırf insan olma değerinin hak ettiğinden daha aşağıbir davranış sayılamıyacağı kolayca kendini gösterir.
Özetlenecekolursa : Askeri Ceza Kanununun 117 nci maddesinin 2 sayılı bendi Anayasa'yaaykırı değildir, itirazın reddi gerekir. Üyelerden Şemsettin Akçoğlu, İhsanKeçecioğlu ve Salim Başol bu görüşe, Muhittin Gürün'de gerekçeyekatılmamışlardır.
VII.Sonuç :
AskerîCeza Kanununun 117 nci maddesinin 2 sayılı bendinde ki katıksız hapse ilişkinhüküm Anayasa'ya aykırı olmadığından itirazın reddine, Üyelerden ŞemsettinAkçoğlu, İhsan Keçecioğlu ve Salim Başol'un muhalefetleriyle ve oyçokluğu ile27/12/1965 gününde Anayasa'nın 151 ve 152 nci maddeleri gereğince kararverildi.
Başkan
Lütfi Akadlı
Üye
Celalettin Köseoğlu
Üye
Asım Erkan
Üye
Şemsettin Akçoğlu
Üye
İbrahim Senil
Üye
İhsan Keçecioğlu
Üye
Salim Başol
Üye
Celalettin Kuralmen
Üye
Hakkı Ketenoğlu
Üye
Fazıl Uluocak
Üye
Sait Koçak
Üye
Avni Givda
Üye
Ahmet Akar
Üye
Muhittin Gürün
Üye
Lütfi Ömerbaş
MUHALEFETŞERHİ
AskerîCeza Kanununun 117 nci maddesinin 2 sayılı bendinde yer alan katıksız hapseilişkin hükmün, Mahkememizin 27/12/1965 günlü ve esas 1963/57 karar 1965/65sayılı kararındaki muhalefet şerhinde gösterdiğimiz nedenlerle Anayasa'nın 14üncü maddesine aykırı olduğundan iptali gerektiği oyundayız.
Üye
Şemsettin Akçoğlu
Üye
İhsan Keçecioğlu
Üye
Salim Başol
MUHALEFETŞERHİ
15inci Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesince, Askeri Ceza Kanununun 117 ncimaddesinin 2 sayılı bendindeki (Katıksız hapis) cezasının Anayasa'nın 14 üncümaddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları hükümlerine aykırı bulunması sebebiyleiptali istenilmiş ve Anayasa Mahkemesince de, yukarıdaki kararla, itirazyerinde görülmeyerek reddolunmuştur.
Ancakkararın, (Esasın incelenmesi) başlıklı kısmında; Anayasa'nın 60 ıncı maddesineişaret olunarak, askerliğin Anayasa'da yeri olan bir müessese bulunduğundan vebu müesseseyi kendi önem ve özelliğinin getirdiği zorunluklar ve sorunlarlabirlikle kabul etmek gerekeceğinden bahisle mesleğin disiplin yönündenözellikleri anlatılarak katıksız hapsin de askerliğe özgü bir ceza olduğubelirtilmekte ve :
(Durumbu olunca askerliğe ilişkin cezalarda ve cezalandırmalarda elbetteki değişikyönler ve tutumlar bulunacaktır. Bunlar, askerliğin gerçeklerinden tecridedilerek incelenirse hiç bir zaman isabetli bir değerlendirmeye varılamaz.)
denilmeksuretiyle Anayasa'ya aykırılık iddiasına karşı, askerlik mesleğininözelliklerine dayanılarak hükmün Anayasa'ya uygunluğunun savunulduğudüşüncesini uyandırmaktadır,
Halbuki,niteliği bakımından Anayasa'ya aykırı olan bir hükmün, askerlik mesleğininhayati gereklerinden olsa bile, Anayasa'ya uygun sayılmasına imkân yoktur.Diğer bir deyimle, askerlik mesleğinin gerekleri, Anayasa'ya uygunlukbakımından bir gerekçe teşkil edemez. Bu gibi hallerde, askerlik mesleğiningereklerini hiç nazara almadan, mücerret hükmün kendisinin Anayasa kurallarıkarşısında incelenmesi ve bu inceleme sonucuna göre karar verilmesi gerekir.
Nitekimyukarıdaki kararın müteakip kısmında da, doğru olarak, katıksız hapse dair olanhükmün kendisi incelenmiş ve cezanın niteliği ve çektirilme şekil ve şartlarıbakımından Anayasa'nın 14 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında yeralan : (Kimseye eziyet ve işkence yapılamaz, insan haysiyetiyle bağdaşmayanceza konulamaz.) kurallarına aykırı bir yönü bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Busonuca göre; iptali istenilen hükümdeki kayıt ve şartlarla çektirilen katıksızhapis cezasının Anayasa'ya aykırı bulunmadığı meydana çıkmış olduğundan, bucezanın asker kişiler veya asker olmayan kişiler hakkında uygulanması arasında,Anayasa hükümleri bakımından, b!r fark görülmesine imkân olmadığı gibigerektiğinde Türk Ceza Kanununa bu neviden bir ceza hükmünün ilâve edilmesihalinde de Anayasa 'ya aykırılık bahis konusu edilemez.
Busebeplerle katıksız hapis cezasının; sırf askerlik müessesesinde uygulanan birceza olması ve meslek zorunluklarının bir icabı bulunması sebebiyle Anayasa'yaaykırı görülmediği yolunda bir düşüncenin doğmasına sebep olabilecek söz konusuaçıklamaların kararda yer almasına muhalifim.
Üye
Muhittin Gürün