ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas No.:1966/15
Karar No.:1966/33
Karar tarihi:20/9/1966
Resmi Gazete tarih/sayı:9.5.1967/12593
İtirazdabulunan: Mahmudiye İcra Tetkik Mercii.
İtirazınkonusu: Ziraat Odaları ve Ziraat Odaları Birliği hakkındaki 15/5/1957 günlü ve6964 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinde yer alan (ilâmlar gibi infaz olunur)hükmünün, Anayasa'nın 114/1 inci maddesine aykırı bulunduğu kanısına varan icratetkik hâkimi, bu konuda bir karar verilmesini istemektedir.
Olay: Mahmudiye Ziraat Odasına izafetle başkanı tarafından Yunusemre ÖğretmenOkuluna izafetle müdürü aleyhine 2700 lira üye ve giriş aidatının tahsilitalebiyle icra takibi yapılmış ve icra emri gönderilmiştir.
Okulmüdürü : Yapılan takibin yolsuz olduğunu, kendilerinin Ziraat Odalarına üyeolmak mecburiyetinde bulunmadıklarını ileri sürerek icra emrine itirazetmiştir.
İcraTetkik Mercii, 6964 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinin, oda meclisi kararlarınailâm niteliği tanıdığı ve bu hükümle mahkemelerin yargı yetkisinin kısıtlandığınedenlerine dayanarak bu hükmün Anayasa'nın 114/1. inci maddesine aykırılığınıbelirtmektedir.
6964sayılı Kanunun 36 ncı maddesi hükmü şöyledir. "Giriş ücretleri ile yıllıkaidat ve zamlar ve katileşen para cezalarının tahsiline ait odalarca verilenkararlar, icra dairelerince ilâmlar gibi infaz olunur." Anayasa'nın 114üncü maddesinin birinci fıkrasında da "İdarenin hiçbir eylem ve işlemi,hiçbir halde, yargı mercilerinin denetimi dışında bırakılamaz." hükmübulunmaktadır.
BaşkanLûtfi Âkadlı, Üyelerden : Rifat Göksu, Asım Erkan, Şemsettin Akçoğlu, İbrahimSenil, İhsan Keçecioğlu, A. Şeref Hocaoğlu, Salim Başol, Celâlettin Kuralmen,Sait Koçak, Muhittin Taylan, Recai Seçkin, Ahmet Akar, Muhittin Gürün ve LûtfiÖmerbeş'ın katıldığı 23/5/1966 günlü toplantıda Anayasa Mahkemesi İçüzüğü'nün15 inci maddesi gereğince ilk inceleme yapılmış ve Ön sorun olarak, icra tetkikmercii hâkimlerinin Anayasa Mahkemesine itirazda bulunup bulunamıyacaklarıkonusu ele alınmıştır.
ÜyelerdenAsım Erkan ve A. Şeref Hocaoğlu, ortada, Anayasa'nın 151. ve 22/4/1962 günlü ve44 sayılı Kanunun 27 nci maddeleri uyarınca bakılmakta olan bir dâvabulunmadığı gibi, icra tetkik mercii hâkimlerinin, Anayasa'nın 151 incimaddesinde yazılı (Mahkeme) niteliğinde olmadıkları sebeplerine dayanarakitirazın reddi gerektiğini ileri sürmüşlerse de çoğunluk, aşağıda açıklanacaknedenlerle bu görüşe katılmamış ve icra tetkik mercii hâkiminin itirazdabulunmaya yetkili olduğunu kabul etmiş ancak, hâkimin kararında, itiraz konusu36 ncı madde hükmünün Anayasa'nın hangi hüküm ve ilkelerine aykırı olduğugerekçesiyle belirtilmemiş bulunduğundan bu eksiğin tamamlanması için dosyanıngeri gönderilmesine, üyelerden İhsan Keçecioğlu'nun (kararda gerekçe bulunduğu)yolundaki muhalefetiyle ve oyçokluğu ile karar verilmiştir.
İcraTetkik Merciinin, Anayasa'ya aykırılığın yukarıda yazılı nedene dayandığıhakkındaki yazısının alınmasından ve böylece eksikliğin tamamlanmasından sonradüzenlenen rapor ve konu ile ilgili hükümler okunduktan sonra gereği görüşülüpdüşünüldü:
I-Yetki sorunu :
Anayasa'nın151. inci maddesinde "Bir dâvaya bakmakta olan mahkeme, uygulanacak birkanunun hükümlerini Anayasa'ya aykırı görürse veya taraflardan birinin ilerisürdüğü aykırılık iddiasının ciddî olduğu kanısına varırsa, AnayasaMahkemesinin bu konuda vereceği karara kadar dâvayı geri bırakır." hükmüyer almış ve ...44 sayılı Kanunun 27 nci maddesinde de aynı hükümtekrarlanmıştır.
İtirazyolu ile Anayasa Mahkemesine başvuran icra tetkik merciinin itiraza yetkiliolup olmadığının belli edilmesi için :
İcratetkik merciinin mahkeme olup olmadığı, mahkeme ise, bakmakta olduğu birdâvanın bulunup bulunmadığı, böyle bir dâva varsa, Anayasa'ya aykırı gördüğühükmü bu dâvada uygulayıp uygulayamıyacağı konularının araştırılması gerekir.
l-Mahkeme terimi; yargı hakkının kullanılması için kurulmuş görev ve yetkileribelli mercileri ifade eder. O mahkemeye atanan hâkim veya hâkimler heyetitarafından bu görev ve yetki sınırı içinde yargı hakkı kullanılır.
Ancak,gerek usul kanunlarında gerekse diğer kanunlarda (Hâkim) ve (Mahkeme)deyimlerinin çoğu zaman aynı anlamda kullanıldıkları görülmektedir.
Örneğin: Hukuk Usulü Mahkemeleri Kanununun 7 nci maddesinde (Sulh Mahkemesi), 8 incimaddesinde (Sulh hâkimleri) denilmiştir.
Aynıkanunun 96 ncı maddesinde teminatın mahkemece takdir edileceği, 99 uncumaddesinde hâkim tarafından belli edilen süre içinde teminat verilmemesinden negibi sonuçlar doğacağı gösterilmiştir.
Kanunumedeninin 31 inci maddesinde "Gaibin Türkiye'deki son ikametgâhıhâkimi", 518 inci maddesinde "Müteveffanın son ikametgâhıMahkemesi", 574 üncü maddesinde "Sulh Hâkimi", 576 ncımaddesinde "Mahkeme" deyimleri eş anlamda kullanılmıştır.
Yargıtayilâmlarının çoğunda toplu mahkemeler (Mahkeme), tek hakimli mahkemeler(Hâkimlik) diye adlandırılmaktadır.
Anayasadakiduruma gelince :
7nci maddeye göre "Yargı yetkisi, Türk milleti adına bağımsız mahkemelercekullanılır.
16ncı maddede "Usulüne göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça", 17 ncimaddede "Hâkim tarafından kanuna uygun olarak verilmiş bir kararolmadıkça", 32 nci maddede (Tabiî hâkim) denilerek hâkim deyimikullanılmıştır.
31inci maddede "Herkes ... yargı mercileri önünde Dâvacı veya dâvâlı olarakiddia ve savunma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindekidâvaya bakmaktan kaçınamaz," hükmünde (Yargı mercii) ve (Mahkeme)deyimleri eş anlamdadır.
Anayasanın151. ve 44 sayılı kanunun 27 nci maddelerinde yer alan "Bir dâvayabakmakta olan mahkeme" ibaresini bir dâvaya bakmakta olan, hâkimniteliğinde kişilerden kurulu yargı yetkisine sahip merci) seklinde anlamak,hukuk dilimize ve Anayasa'nın yukarıda yazılı hükümlerine uygun düşer;
İcrave İflâs Kanununun 3870 sayılı Kanunla değişik 4 üncü maddesine göre icratetkik mercii, mahkeme reisi veya hâkimi ve bulunan yerler de icra hâkimleriile muavinleri yahut da bu görev, kendilerine verilen hâkimlerdir.
Geneaynı maddede bu mercilerin, icra ve iflâs dairelerinin muamelelerine karşıyapılan şikâyetlerle itirazları tetkik ederek karara bağlayacaklarıgösterilmiştir.
Mahkememizin1965/2-57 sayılı ve 26/10/1965 günlü kararında da belirtildiği üzere, icrahâkimleri, kendilerine sunulan şikâyet ve itirazları, belli usule uyarakyargılamakta ve objektif hukuk kurallarını bu şikâyet ve itirazlara uygulamaksuretiyle kesin hükme bağlamaktadırlar. Bu fonksiyonu gören icra tetkikmercilerinin mahkeme olarak kabul edilmeleri gerekir.
2-Olayda borçlu okulun müdürü tarafından verilen itiraz dilekçesinde okulun, ziraatodasına üye olmak mecburiyetinde bulunmadığı ileri sürülmüştür.
Buitirazın kabulü halinde okul, borçlu olmaktan çıkacak, Ziraat Odasının, girişücreti ve aidattan dolayı okulu takip etmesine imkân kalmayacaktır. İtirazınkaldırılması halinde ise okul, hem takip edilen alacağı hem de bundan sonratahakkuk edecek aidatı ödemek zorunda kalacaktır. Böyle bir uyuşmazlık, ancak,yargı yetkisine sahip bir merci tarafından çözümlenebilir. Bu gibiuyuşmazlıkların hukukî deyimi de dâvadır.
Şuhalde, Mahmudiye icra Tetkik Mercii, Anayasa'nın 151. ve 44 sayılı Kanunun 27nci maddelerine uygun olarak bakmakta olduğu bir dâva dolayısiyle, AnayasaMahkemesine başvurabilir.
3-İlâmların icrası yolu ile yapılan takiplerde borçluya ancak, borcunzamanaşımına uğradığı, imhal veya itfa edildiği sebeplerine dayanarak itirazdabulunmak ve icranın geri bırakılmasını istemek hakkı tanınmıştır. Halbukiolayda borçlunun itirazı, bu nedenlerden birine değil, okulun, 6964 sayılıkanuna göre ziraat odasına üye olarak kaydedilemiyeceği nedenine dayanmaktadır.
6964sayılı Kanunun 36 ncı maddesi, giriş ücreti ve aidatın tahsili hakkındakiziraat odası kararının ilâmlar gibi infaz olunacağına dair bir hükümtaşımasaydı icra tetkik mercii yapılan itirazı inceleyebilecekti. Halbuki icratetkik mercii iptalini istediği hükmü uygulamak suretiyle söz konusu itirazıret etmek durumundadır. Bu itibarla bu hükmün tetkik merciince uygulanacağımeydandadır.
II-Esasa gelince :
l-6964 sayılı Kanunun giriş ücretlerine ve yıllık aidata ilişkin hükümlerine göre:
4üncü maddede yazılı hükmî şahıslar, işletme ve müesseseler asıl azalıkbeyannamesi vermeye mecburdurlar (Mad. 5).
Kaydamüteallik itirazlar, nizamnamede yazılı usule göre, oda idare heyetlerincekarara bağlanır, îdare heyeti kararına karşı oda meclisine itiraz olunabilir.Meclisin, itiraz üzerine vereceği karar katidir (Mad. 5).
Azakaydedilmek için beyanname vermeye mecbur olanlar nizamnamede yazılı müddetiçinde bu mecburiyeti yerine getirmedikleri takdirde odalar tarafından resenkaydedilirler (Madde 35).
Resenyapılacak kayıtlarını durumlarına uygun bulmayanlar oda meclisine itirazedebilirler.
Nizamnamedegösterilecek usullere göre tesbit edilecek dereceler üzerinden, odalara ilkkaydedileceklerden alınacak giriş ücretleriyle yıllık aidat miktarı idareheyetlerince teklif ve meclislerce tasdik edilecek tarifelerle tesbit olunur.
Odalarakayıtlı olmadığı anlaşılanlara, içinde bulunulan yıl hariç olmak üzere, geçmişüç yıldan evvelki yıllar için aidat tahakkuk ettirilemez.
Tahakkukyılını takip eden yılın başından itibaren beş yıl içinde tahsil edilemeyen girişücretleri ve aidat müruruzamana uğrar (Mad, 20).
Girişücretleriyle yıllık aidat ve zamlar ve katileşen para cezalarının tahsillerineait odalarca verilen kararlar, icra dairelerince, ilâmlar gibi infaz olunur(Madde 36).
Görülüyorki, odaların aza kaydına, beyanname vermeyenlerin resen kaydedilmelerine azanınderecelendirilmesine dair kararları hakkında ilgililere itiraz hakkıtanınmıştır. Bu itirazlar son derece oda meclislerince karara bağlanmaktadır.Meclislerin kesin kararları aleyhine, Da-nıştaya başvurma hakkı da açıkolduğuna göre bir kimsenin üye kaydedilmesi işlemi, Danıştaym kazaîmurakabesine tabidir.
Diğertaraftan, oda meclislerince tasdik edilecek tarifelere karşı da Danyıştayaitiraz yolu her zaman açıktır.
Böylece,borçlu ve borç miktarı bakımından ortada icra tetkik merciinin inceleyeceği birkonunun var olduğu, düşünülemez.
2-6964 sayılı Kanunun 20 nci maddesinde yazılı zamanaşımına ilişkin hükümleredayanan itirazların ise, İcra ve İflâs Kanununun 6/3/1965 günlü ve 538 sayılıkanunla değişik 33 üncü maddesi hükmüne göre icra tetkik merciince incelenmesimümkündür.
3-6964 sayılı Kanunun 36 ncı maddesi, Ziraat Odalarınca verilecek tahsile aitkararların ilâm niteliğinde olduğunu değil ilâmlar gibi infaz olunacağınıgöstermekte ve infaz usulüne ait bir kaide koymaktadır. Aynı kural, İcra veİflâs Kanununun 38 inci maddesinde sayılan başka belgeler hakkında dauygulanmakta olup Ziraat Odalarınca verilen bu gibi kararların bu yolda birinfaz usulüne bağlanması, yukarıda izah edildiği gibi, ilgililerin dâva veitiraz haklarını önlemediğinden icra tetkik merciinin itirazı yerinde değildir.
Karar: 6964 sayılı kanunun 36 ncı maddesnde yer alan ve itirazın konusu olan, girişücretleriyle yıllık aidatın tahsiline ait odalarca verilen kararların icradairelerince ilâmlar gibi infaz olunacağına ilişkin bulunan hükmün Anayasa'yaaykırı olmadığına ve itirazın reddine 20/9/1966 gününde oybirliğiyle kararverildi.
Başkan
İbrahim Senil
Üye
Şemsettin Akçoğlu
Üye
İhsan Keçecioğlu
Üye
A. Şeref Hocaoğlu
Üye
Salim Başol
üye
Celâlettin Kuralmen
Üye
Hakkı Ketenoğlu
Üye
Fazıl Uluocak
Üye
Sait Koçak
Üye
Avni Givda
Üye
Muhittin Taylan
Üye
Recai Seçkin
Üye
Ahmet Akar
Üye
Muhittin Gürün
Üye
Lütfi Ömerbaş
MUHALEFETŞERHİ
Hadise,şikâyet yoluyla değil, itiraz üzerine icra tetkik merciine intikal etmiştir. Busebeple, Şikâyet üzerine yapılan işlemin yargılama olduğu) nun gerekçede yeralmasına mahal yoktur. Bu konunun, şikâyetle ilgili bir işte Mahkememizebaşvurulması halinde tartışılması, icra tetkik merciinin bu işde de (Mahkeme)sayılıp sayılamıyacağının tayini gerekir.
Bukonunun münakaşası icra tetkik merciinin Mahkememize yaptığı itirazla ilgilibir sonuç vermeyeceğinden, sadece, (Şikâyeti inceleme) görevinin (İtirazı inceleme)göreviyle bir arada gerekçeye alınmasına muhalifim.
Üye
Şemsettin Akçoğlu