ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas No:1966-26
Karar No:1966-47
Karar tarihi:27/12/1966
Resmi Gazete tarih/sayı:10.7.1967/12643
İtirazdabulunan: Derinkuyu Asliye Ceza Mahkemesi
İtirazınkonusu: 7188 sayılı Kanunun, C. Savcılarının yokluklarında veya bu görevinboşalmasında bunlara ait görevin mahkeme başkâtiplerine gördürülmesine imkânveren hükmünün, Anayasa'ya aykırı bulunduğu yolunda sanıklar müdafii tarafındanileri sürülen iddianın mahkemece ciddî olduğu kanısına varılarak, iptaliistenmiştir.
İlkinceleme : Anayasa Mahkemesi İçtüzüğünün 15 inci maddesi uyarınca 8/11/1966gününde yapılan ilk incelemede :
1-Dosyada eksiklik bulunmadığına ve işin esasının incelenmesine, Başkan İbrahimSenil, Üyelerden Şeref Hocaoğlu, Hakkı Ketenoğlu, Avni Givda ve MuhittinGürün'ün, Mahkemenin Anayasa'ya aykırılık görüşünü, Anayasa hükümleribakımından açıkça belirtmediği ve bu hususun tamamlanması gerektiği yolundakikarşı oylarıyla ve oyçokluğu ile:
2-Mahkemenin, itiraz konusu maddeyi, bakmakta olduğu dâvada uygulayıpuygulamıyacağı konusunun da işin esasıyla birlikte incelenmesine oybirliğiyle,karar verilmiş olmakla dosyadaki kâğıtlar, iptal konusu kanun maddesi,Anayasa'nın ilgili maddeleri ve gerekçeleri hazırlanan rapor okunarak gereğigörüşülüp düşünüldü :
Olay: Derinkuyu Asliye Ceza Mahkemesinde yapılmakta olan duruşmada C. Savcısınınyetkili olarak Nevşehir C. Savcı Yardımcılığına gönderilmiş olması nedeni ile,kanunî vekili Derinkuyu Mahkemesi Başkâtibinin iddia makamına alınması üzerinesanıklar müdafiince savcıların yokluklarında veya bu görevin boşalmasındabaşkâtiplere verilen yetkinin Anayasa'ya aykırı olduğu ileri sürülmüş,mahkemece de, Anayasa Mahkemesince 7188 sayılı Kanunun l inci maddesininmahkeme başkâtiplerinin sorgu hâkimlerine vekâlet etmesini Öngören Kanunhükmünün iptal edilmiş olması gözönünde tutularak aynı kanunun aynı maddesininbaşkâtiplerin C. Savcılarına vekâlet etmelerine yetki veren hükmü yönünden deiptali gerektiği kanısına varılarak dosyanın Anayasa Mahkemesine gönderilmesineve dâvanın geri bırakılmasına 19/9/1966 gününde karar verildiği görülmüştür,
Yukarıdageçtiği veçhile mahkemenin, iptal konusu maddeyi, bakmakta olduğu dâvadauygulayıp uygulamayacağı konusunun, işin esasiyle birlikte incelenmesine kararverilmişti.
Mehakiminteşkilâtına ait ahkâmı muaddil 469 sayılı Kanunun 5 inci maddesine 981 sayılıKanunla eklenen fıkranın tadili hakkındaki 12/1/1959 gün ve 7188 sayılı Kanununiptali istenen l inci maddesi şöyledir :
"Maddel- Mehakimin teşkilâtına ait ahkâmı muaddil 469 sayılı Kanunun 5 inci maddesine981 sayılı Kanunun l inci maddesiyle eklenen fıkra aşağıdaki şekilde tadilolunmuştur :
Müddeiumumive sorgu hâkiminin gaybubiyetinde veya bu vazifelerin inhilâlinde, reis veyahâkimin tensibi ile bunlardan birine ait vazifeleri mahkeme başkâtibi umumîhükümler dairesinde vekâlet maaşı almak suretiyle görür"
DerinkuyuAsliye Ceza Mahkemesi, C. Savcısının yetkili olarak Nevşehir C. SavcıYardımcılığına gönderilmesi üzerine, duruşmada yerine, kanunî vekili DerinkuyuMahkemesi Başkâtibini almıştır.
22/4/1962günlü ve 44 sayılı kanunun Anayasa'nın 151 inci maddesine muvazi hükümlertaşıyan 27 nci maddesinde "bir dâvaya bakmakta olan mahkeme :
1- odâva sebebiyle uygulanacak kanun hükümlerini Anayasa'ya aykırı görürse, buyoldaki gerekçeli kararı; veya
2-Taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısınavarırsa, tarafların bu konudaki iddia ve savunmalarını ve kendisini bu kanıyagötüren görüşünü açıklayan kararı,
Dosyamuhtevasının mahkemece bu konu ile ilgili görülen tasdikli suretiyle birlikteAnayasa Mahkemesi Başkanlığına gönderir." denilmektedir.
İtirazkonusu 7188 sayılı kanunun l inci maddesi hükmü, bir usul hükmüdür. Mahkeme, C.Savcısının yokluğu nedeniyle, bu hükme dayanarak mahkeme başkâtibini duruşmanın5 inci ve Anayasa'ya aykırılık iddiasının ileri sürüldüğü 6 ncı oturumunaalmıştır. Yetki veren bu hüküm olmasa başkâtibe, savcılık görevi gördürülmez.Sözü geçen 27 nci maddede "O dâva sebebiyle uygulanacak kanunhükümleri" denilmektedir. Olayda uygulama durumu eylemli olarakgerçekleşmiştir.
Bunagöre, mahkemenin, itiraz konusu hükmü bakmakta olduğu davada uygulayacağı veAnayasa Mahkemesine başvurmaya yetkili olduğu oybirliğiyle kararlaştırılmıştır.
İtirazınesasına gelince : Sanıklar müdafii Anayasa'ya aykırılık iddiasında : (iddiamakamında, Anayasa'ya göre muayyen bir kültür ve yüksek okuldan mezun olmuş,staj görüp usulüne göre ilgili merciler tarafından tayin edilmiş kimselerinbulunması lâzım gelir (...) Savcılık makamının önemi vardır.(...) iddiamakamının hâkim sınıfından olan kimseler tarafından temsil edilmesi icap eder.Başkâtiplere savcıların yokluğunda verilen yetki Anayasa'ya aykırıdır.)denmektedir.
Bunlaragöre sanıklar müdafii savcıları, hâkimlere benzetmekte dir. Bu iddiaya uyanAnayasa hükümleri 132, 133 ve 134 üncü maddelerdir.
132nci madde mahkemelerin bağımsızlığı, 133 üncü madde hâkimlik teminatı ve 134üncü maddede hâkimlik mesleki hakkındadır.
Mahkemenin,sanıklar müdafii tarafından ileri sürülen Anayasa'ya aykırılık iddiasının ciddiolduğu kanısına vardıran gerekçesi de : (Sanıklar müdafii tarafından hâkimsınıfında olmayan mahkeme başkâtibinin iddia makamım temsilen duruşmadabulunamayacağı ve bu husustaki kanun hükmünün Anayasa'ya aykırı bulunduğu iddiaedilmiş olması mahkemece de Anayasa Mahkemesinin 28/9/1965 tarih ve esas1963/100, karar 1965/48 sayılı kararıyla 7188 sayılı Kanunun l inci maddesindebahsi geçen mahkeme başkâtibinin sorgu hâkimine vekâlet edemiyeceği hususuneticelendirilmiş ve maddenin bu hükmü iptal edilmiş olup C. Savcılarınamahkeme başkâtiplerinin vekâlet etmelerinin Anayasa'ya aykırı olup olmayacağıhususunda bir karar verilmemiş bulunduğu anlaşılmış ve mahkemece de başkâtiplerinC. Savcısını temsilen duruşmada bulunun esas hakkında iddia ve istektebulunmalarını kapsayan 7188 sayılı Kanunun bu kısmı da Anayasa'ya aykırı olduğukanaati tahassul etmekle" şeklindedir.
Bunagöre mahkemenin, Anayasa'ya aykırılık konusunda müdafiin iddiasını ve AnayasaMahkemesinin yukarıda günü ve sayısı geçen kararını benimsendiğinin ve okararda gösterilen Anayasa maddelerine dayandığının kabulü gerekir. O karardageçen maddeler Anayasa'nın 14, 15, 16 ve 30 uncu maddeleridir. 14 üncü madde kişidokunulmazlığı, 15 inci madde özel hayatın korunması ve özel hayatın gizliliği,16 ncı madde konut dokunulmazlığı ve 30 uncu madde de kişi güvenliği konularınıdüzenlemekte ve bu konularda hâkimlere tanınan yetkileri hükme bağlamaktadır.
Şuhalde Anayasa'nın 14, 15, 16, 30, 132, 133 ve 134 üncü maddeleriyle itirazkonusu hükmün bağlantısı "hâkimlik" terimine "savcılık"teriminin dahil bulunup bulunmadığı sorununun çözümlenmesine bağlıdır.
Anayasamızhâkimlik ve savcılık mesleklerine "yargı" bölümünde, fakat ayrı ayrımaddelerde yer vermiştir. Görevleri ve hukukî durumları bakımından bu ikimüessese arasında önemli ayrılıklar vardır.
Anayasa'nın137 nci maddesinin birinci fıkrası hükmünden temitatını alan savcılar, gerekAnayasa da, gerek 45 sayılı Yüksek Hâkimler Kurulu Kanununda kullanılan"hâkim" terimi içerisine dahil değillerdir. Anayasanın 7 ve 132 ncimaddelerine göre bağımsızlık, hâkimler ve mahkemeler içindir. Halbuki C.Savcısı hâkim değildir.
Ohalde açıklanan bu esaslara göre "hâkim" terimi içerisine"savcı" terimi dahil olmayınca hâkimlik mesleki ile ilgiliAnayasa'nın 132, 133 ve 134 üncü ve kişi hakları ve ödevleri konularındahâkimlere yetki tanıyan Anayasa'nın 14, 15, 16 ve 30 uncu maddelerininkonumuzla bir ilgisinin bulunmadığının kabulü gerekir.
İtirazkonusu 7188 sayılı Kanunun l inci maddesinin sorgu hâkimlerine, mahkemebaşkâtiplerinin vekâlet etmesine yetki veren kısmı mahkememizin yukarıda günüve sayısı geçen kararıyla iptal edilmişti. O kararda "dâvanınçözümlenebilmesi için üzerinde durulması gereken konular sorgu hâkimlerinekanunla verilen görevlerin nelerden ibaret olduğu ve bunların mahkemebaşkâtiplerine gördürülmesinin Anayasa'ya aykırı olup olmadığıdır."denilmiştir. Mahkeme başkâtipleri hâkim niteliğini taşımadığından Anayasa'nın14., 15., 16 ve 30 uncu maddelerinde hâkimlere tanınan yetkileri kullanmasınısağlayan 7188 sayılı Kanunun l inci maddesinin sorgu hâkimlerine ilişkin hükmüAnayasa'nın bu maddelerine aykırı görüldüğünden iptaline karar verilmişti.
Ancak,Anayasa'da C. Savcısının yapacağı işler hâkimlerde olduğu gibi sınırlı olarakgösterilmemiştir. Dâvanın çözümlenebilmesi için görev yoluna başvurmakgörevlerin, Anayasa'ca sınırlı olarak tesbit edilmiş olması halinde mümkünolabilir. O halde sorunun çözümlenmesi için bu kez, sorgu hâkimlerine ilişkinkarardaki gibi görevi esas alan çözüm yoluna gidilmemesi ve dâva kendi bünyesiiçerisinde ele alınarak bir sonuca varılması gerekecektir.
Dâva,C. Savcılarına teminat sağlayan Anayasa'nın 137 nci maddesi açısından çözümlenmelidir.
Anayasa'nın137 nci maddesi şöyledir :
"Madde137- Kanun, C. Savcılarının ve kanun sözcülerinin özlük işlerinde vegörevlerini yapmalarında teminat sağlayıcı hükümler koyar.
C.Başsavcısı, Başkanun Sözcüsü ve Askerî Yargıtay Başsavcısı, Yüksek MahkemelerHâkimleri hakkındaki hükümlere tabidir."
Anayasa'nınbu maddesinin birinci fıkrasıyla savcılık, teminatlı bir müessese durumunagetirilmiştir. Savcıların teminatıyla ilgili bu fıkranın gerekçesinde "Bumadde ile savcıların teminat sağlayıcı bir statüye sahip kılınmaları esasıtanzim edilmiştir. Yargı görevinin yerine getirilmesinde lüzumlu bulunan buesasa son anayasalarda farklı olarak yer verdiği görülmektedir.) deniliyor.(Temsilciler Meclisi Tutanak Dergisi Cilt. 2, S. Sayısı 35, Sahife 47)
C.Savcılarının teminat sağlayıcı bir düzene sahip kılınmaları, kamu dâvası açmak,açmamak, her karardan önce düşüncelerine başvurulmak ve kanun yollarına gitmekgibi görevlerinin açık olan önemi gereğidir.
Halbuki,mahkeme başkâtiplerinin hiçbir teminatı yoktur. C. Savcılarına vekâletetmelerini uygun görecek olan hâkim veya mahkeme başkanı kendilerininamiridirler. Böylece teminatlı olan C. Savcısına teminatlı olmayan başkâtibinvekâlet etmesine yetki veren itiraz konusu hüküm, Anayasa'nın 137/1 inci maddesiyleaçık bir çelişme halindedir.
Bunedenlerle itiraz konusu hükmün iptali gerekir.
SONUÇ:
1-7188 sayılı kanunun C. Savcılarının yokluklarında veya bu görevin boşalmasındasavcılara ait görevin mahkeme başkâtiplerine gördürülmesine imkân verenhükmünün Anayasa'nın 137 nci maddesine aykırı olduğundan iptaline oybirliğiyle,
2-İptal kararının Anayasa'nın 152 ve 44 sayılı kanunun 50 nci maddeleri uyarınca25 Haziran 1967 gününde yürürlüğe girmesine Üyelerden Şemsettin Akçoğlu'nunmuhalefetiyle ve oyçokluğu ile, 27/12/1966 gününde karar verildi.
Başkan
İbrahim Senil
Üye
Şemsettin Akçoğlu
Üye
İhsan Keçecioğlu
Üye
Salim Başol
Üye
Feyzullah Uslu
Üye
A. Şeref Hocaoğlu
Üye
Fazlı Öztan
Üye
Celâlettin Kuralmen
Üye
Sait Koçak
Üye
Muhittin Taylan
Üye
İhsan Ecemiş
Üye
Recai Seçkin
Üye
Ahmet Akar
Üye
Muhittin Gürün
Üye
Lütfi Ömerbaş
MUHALEFETŞERHİ
7188sayılı Kanunun l inci maddesinin, mahkeme başkâtiplerinin savcılara vekilliketmesine cevaz veren hükmünün, Anayasa'nın hangi maddelerine aykırı bulunduğu,ne bu yolda itirazda bulunan sanık müdafii ne de, bu iddianın ciddî olduğukanısına varan Derinkuyu Asliye Ceza Mahkemesince belirtilmiştir. İleri sürülenhusus, söz konusu hükmün (Anayasa'ya aykırı olduğunu) şeklinde genelnitelikteki bir iddiadan ibarettir. Bu yoldaki mücerret bir iddianın konuya hiçbir aydınlık getirmediği ve bu bakımdan 44 sayılı Kanunun 27 nci maddesinde öngörülen "gerekçeli karar" veya "ciddi olduğu kanısını verecekbir iddia" niteliğini taşımadığı meydandadır.
DerinkuyuAsliye Ceza Mahkemesi kararında, daha önceki bir Anayasa Mahkemesi kararındanbahsedilmiş olması da bu hususa etkili sayılamaz. Zira sözü geçen karar,mahkeme başkâtiplerinin sorgu hâkimlerine vekillik etmesi hakkında olupsavcılarla hiç bir suretle ilgili değildir. Nitekim Mahkememiz de yukarıkikararında, konuyu sözü edilen evvelki karar ile ilgilenmeksizin tamamen ayrıbir açıdan inceleyerek sonuca varabilmek zorunda kalmıştır.
Busebeplerle, işin esasının incelenmesine geçilmeden önce, dosyanın ilgilimahkemeye geri çevrilerek, Anayasa'ya aykırılık düşüncesinin veya sanıkmüdafiinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ne bakımdan ciddi olduğu kanısınavarıldığının açıklattırılrnası gerekirdi.
Buyüzden kararın bu konuya ilişkin kısmına muhalifim.
Üye
Muhittin Gürün