ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
E. No.:1967/11
K. No.:1968/7
Karar tarihi:13.2.1968
Resmi Gazete tarih/sayı:14.9.1968/13001
İtirazyoluna başvuran : Çivril Tapulama Mahkemesi.
İtirazınkonusu : Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 429 uncu maddesinin son fıkrasıhükmünün, Anayasa'nın 7. 31./2., 132/1. ve 139/1. maddelerine aykırı olduğuileri sürülerek iptali istenilmiştir.
I-OLAY: Çivril Tapulama Mahkemesi, tapulama tespitine itiraza ilişkin olarakverdiği 30.4.1964 günlü ve 1964/69 sayılı "Direnme" kararının,Yargıtay Hukuk Genel Kurutunun 29.12.1966 günlü ve esas No: 7/212; karar No:340 sayılı ilâmıyle bozulması üzerine hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun,Yargıtay Genel Kurulu kararına uyma zorunluğunu koyan, 429. maddesinin sonfıkrasının, Anayasa'nın 7., 31/2., 132/1. ve 139/1. maddelerine aykırıbulunduğu kanısına vararak, Anayasa Mahkemesinde yapılacak inceleme sonucunakadar dosyanın bekletilmesine 22.2.1967 gününde karar vermiştir.
III-İlk İnceleme :
AnayasaMahkemesi içtüzüğünün 15. maddesi gereğince 3/3/1967 gününde yapılan ilkincelemede mahkemenin 22/4/1962 günlü ve 44 sayılı kanunun 27 nci maddesiuyarınca gerekli belgeleri gönderdiği ve dosyada eksiklik bulunmadığıgörüldüğünden işin esasının incelenmesine oybirliği ile karar verilmiştir.
IV-Esasın incelenmesi:
İtirazınesasına ilişkin rapor, mahkemenin 22/2/1967 günlü ve 1967/147 sayılı yazısı veekleri, Anayasa'ya aykırılığı ileri sürülen hüküm, dayanılan Anayasa hükümleri,bunların gerekçeleri ve bunlarla ilgili Meclis görüşme tutanakları okunduktansonra gereği görüşülüp düşünüldü :
İtirazkonusu hüküm : '
HukukUsulü Muhakemeleri Kanunu'nun 429. maddesinin son fıkrası şöyledir:"Heyeti Umumiyeden sadır olan karara ittiba mecburidir."
Mahkemenindayandığı Anayasa hükümleri:
Mahkemeningerekçesine dayanak yaptığı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 7., 31/2., 132/1ve 139/1. maddeleri aşağıya alınmıştır.
"Madde7- Yargı yetkisi, Türk Milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılır."
"Madde31 ...............
Hiçbirmahkeme, görev ve yetkisi içindeki dâvaya bakmaktan kaçınamaz.
"Madde132- Hâkimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasa'ya, kanuna, hukuka vevicdanî kanaatlarına göre hüküm verirler.
................................."
"Madde139- Yargıtay, adliye mahkemelerince verilen karar ve hükümlerin son inceleme merciidir.Kanunda gösterilen belli dâvalara da ilk ve son derece mahkemesi olarak bakar.
..........................................."
İtirazkonusu hüküm, direnme kararının bozulmasına ilişkin Yargıtay Genel Kurulukararına, mahkemenin uyması zorunluğunu koymaktadır. Gerek bozma kararındanönceki ve gerekse sonraki evrede yargı yetkisini dâvaya bakan bağımsız mahkemekullanacaktır. Bu nedenle ortada Anayasa'nın, tam bir genel ve ilkel yetkiolan, yargı yetkisinin Türk Milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılacağınıbelirten 7. maddesine aykırı bir durum yoktur.
Mahkemenindayandığı, Anayasa'nın 31. maddesinin ikinci fıkrasının ereği herhangi birmahkemenin önüne getirilen bir uyuşmazlığı, bunu çözümleyecek bir kanununbulunmaması gerekçesiyle reddedememesi ve bunun sonucu olarak da hak aramahürriyetinin teminata bağlanmasıdır. Bir uyuşmazlığın çözümlenmesindedayanılacak bir kanun hükmünün bulunmadığı yolundaki iddiayı dâvaya bakmaktankaçınmaya neden olarak kabul etmeyen Anayasa'nın, direnme kararının YargıtayGenel Kurulu tarafından bozulması özerine dâvaya bakmaktan kaçınmayı kabuledemeyeceği, tartışma konusu yapılamıyacak kadar açıktır. Bu duruma göre itirazkonusu hüküm, Anayasa'nın 31. maddesinin ikinci fıkrasına aykırı değildir.
Anayasa'nın132. maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, hâkimlerin görevlerindebağımsızlığın öngörür ve herhangi bir organ, makam, merci veya kişinin yargıyetkisinin kullanılmasında hâkimlerin işlerine karışmamasını ve onlar üzerindeherhangi bir biçimde etkili olmamasını kesin olarak buyurur. Anayasa'nın koymuşolduğu bu esaslar, mutlak olup kanunlarla istisnalar kabulüne elverişlideğildir.
Mahkemesöz konusu hükmün, Anayasa'nın bu maddesine aykırı olarak mahkemelerinbağımsızlığını zedelediğini ileri sürmektedir. Bu görüşün doğru olup olmadığınıanlamak için Yargıtay'ın nitelikleri ve görevi ve bundan başka Anayasa'nın 132.maddesinin sözü edilen hükümlerinin kanun yollarını yasaklayıp yasaklamadığıyönü üzerinde durulmak gerektir.
Anayasa'nın139. maddesinin birinci fıkrası hükmü şöyledir: "Yargıtay, AdliyeMahkemelerince verilen karar ve hükümlerin son inceleme merciidir."
Hâkimlerde her insan gibi yanılabilirler, usul ve kanuna aykırı olarak kararverebilirler veya verdikleri kararlar taraflar için doyurucu olmayabilir. Budurum, mahkeme kararlarına karşı mahkemenin kendisine veya başka bir mahkemeyebaşvurarak bu kararların yeniden incelettirilmesi, bunlardan yanlış olanlarınbozulması, doğru olanların da doğru olduklarının belirtilmesi ve bunun sonucuolarak doğru kararlar üzerindeki yanlışlık kuşkusunun ortadan kaldırılmasızorunluğunu doğurmaktadır. Yargıtay, her şeyden önce, bu zorunluğu karşılamakereği ile ve özel kanunla kurulmuştur. Anayasa'da bu niteliğini belirterekYargıtay'ı Anayasa kurumlan arasına almıştır. Bundan başka Yargıtay, ülkedeiçtihat birliğini de gerçekleştirmektedir; zira, hâkimlerin belli olaylardauyguladıkları kanunları ve öbür hukuk kurallarını kendi kanılarına göre başkabaşka biçimde yorumlanmaları mümkün olduğundan, mahkemelerden, benzeriolaylarda verilecek kararlar arasında çelişmeler olabilmekte ve bu çelişmelerAnayasa'nın 12. maddesiyle tanınan kanun önünde eşitlik ilkesini zedelemekte vebundan dolayı içtihatlar arasında birlik sağlanması da zorunlu bulunmaktadır.
Yargıtay'ın,gerek alt mahkemelerin verdikleri kararları denetleme görevini, gerekse hukukkurallarının yorumlanmasında birliği gerçekleştirme görevini, yapabilmesi için,verdiği kararların mahkemeleri bağlayıcı kararlar olması gerekir. Gerçekten,Yargıtay kararlarına bağlayıcı nitelik tanınmayacak olursa, Yargıtay görüşününbenimsenmesi, mahkemelerin iradesine bağlı kalacak ve Yargıtay'ın durumu,danışma yoluyla karar veren bir yer olmaktan ileri gitmiyecektir. Oysa kiAnayasa'nın az yukarıda sözü edilen 139. maddesinin birinci fıkrası uyarıncaYargıtay, Adliye Mahkemelerinden verilmiş kararların ve hükümlerin son incelemeyeridir. Başka deyimle, bu kararlan ve hükümleri inceleyerek denetleyerek vehüküm uygulamalarında görüş birliğin! gerçekleştirecek bîr yüksek mahkemedir;bir danışma yeri değildir.
Kaldıki Anayasa'nın 132. maddesi, kanun yollarına başvurmayı ve bir hâkim kararının,başka bir hâkim veya mahkemece incelenmesini engelleyici bir hüküm de koymuşdeğildir. Bu maddenin öngördüğü bağımsızlığın ereği, herhangi bir işi veyadâvayı tek bir hâkime veya tek bir mahkemeye gördürüp yalnızca o hâkim veya omahkemenin kanısına göre hükme bağlatmak olmayıp, yargı işlerinin dışarıdangelecek etkilerden uzak ve yalnız hukukî ölçülere göre değerlendirilip hükmebağlanmasını sağlamaktır. Buna göre bir hâkim kararının, başka bir hâkimtarafından denetlenmesi, bu maddenin kapsamı dışındadır. Bu bakımdan, verilenkararların veya hükümlerin, Anayasa'ya, kanuna ve hukuka uygunluğunu güvenlikaltına almak üzere bir işin., veya dâvanın, başka bîr hâkim veya mahkemeyeincelettirilmesini ve o hâkim veya mahkeme kararının ilk hâkim veya mahkemeiçin bağlayıcı olmasını öngören, bir kanun hükmü, Anayasa'nın sözü edilenmaddesindeki bağımsızlık ilkesine ayları sayılamaz; belki bu maddenin, hâkimleriAnayasa'ya kanuna ve hukuka uygun karar ve hüküm vermekle ödevli kılankuralının gerçekten uygulanmasına yönelen bir tedbir niteliğini gösterir. Böylebir kanun hükmü, ayrıca Anayasa'nın mahkemelerin kuruluş ve işleyişleriyle,yargılama usullerinin kanunla belli edileceğini bildiren 136. maddesine dayananbir hüküm dahi sayılabilir.
İtirazkonusu usul hükmü, Yargıtay'ın Anayasa'ca gösterilmiş olan görevini yapabilmesiiçin zorunlu bir tedbiri kapsadığından ve Anayasa'nın 132. maddesinde birmahkeme hükmünün veya kararının başka bir mahkemece İncelenip yanlışbulunduğunda bozulmasını ve bozma kararının ilk hükmü veya karan vermiş bulunanmahkeme için bağlayıcı olmasını engelleyen bir yönü bulunmadığından,Anayasa'nın bu maddesine de aykırı değildir.
Yukardaaçıklanan nedenlerle itirazın reddi gerekir.
SONUÇ:
HukukUsulü Muhakemeleri Kanunu'nün 429. maddesinin son fıkrası Anayasa'ya aykırıolmadığından itirazın reddine, 13/2/1968 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Başkan
İbrahim Senil
Başkanvekili
Lütfi Ömerbaş
Üye
İhsan Keçecioğlu
Üye
Salim Başol
Üye
Feyzullah Uslu
Üye
A. Şeref Hocaoğlu
Üye
Fazlı Öztan
Üye
Celâlettin Kuralmen
Üye
Hakkı Ketenoğlu
Üye
Sait Koçak
Üye
İhsan Ecemiş
Üye
Recai Seçkin
Üye
Ahmet Akar
Üye
Halit Zarbun
Üye
Muhittin Gürün