ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı:1967/39
Karar Sayısı:1968/41
Karar Günü:10/10/1968
Resmi Gazete tarih/sayı:31.5.1969/13211
İptaldavasını açan : Cumhuriyet Senatosunun kırk bir üyesi.
İptaldavasının konusu : 10/8/1967 günlü ve 12670 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan926 sayılı 27/7/1967 günlü Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun 34.maddesinin ve 121. maddesinin (e) bendinin Anayasa'nın ruhuna ve 110 maddesineve Anayasa Mahkemesinin 14/4/1966 günlü ve 1963/67-1966/19 sayılı kararınaaykırı olduğu ileri sürülmüş ve yine Anayasa'nın 149. ve 150. maddelerinedayanılarak iptalleri istenilmiştir.
1.İlk inceleme:
AnayasaMahkemesi İçtüzüğünün 15. maddesi gereğince 16/11/1967 gününde yapılan ilkinceleme toplantısında dava dilekçesinin Anayasa Mahkemesi GenelSekreterliğince 31/10/1967 gününde kaleme havale edildiği; dava dilekçesindeCumhuriyet Senatosu üyelerinden kırk bir kişinin adlarının ve imzalarınınbulunduğu; bu sayının Anayasa'nın 149. maddesinde ve 22/4/1962 günlü ve 44sayılı kanunun 21. maddesinin ikinci fıkrasının 5 sayılı bendinde öngörülenyeter sayıyı geçtiği ve dosyada eksiklik olmadığı görülmüş ve Anayasa'nın 149.ve 150. ve 44 sayılı kanunun 21., 22., 25. ve 26. maddelerine uygun olarakaçıldığı anlamlan davanın esasının incelenmesine oybirliği ile kararverilmiştir.
El.Metinler ve özetler :
1.Dava konusu hükümler:
926sayılı Türk Silâhlı Kuvvetler Personel Kanununun dava konusu 34. maddesi ve121. maddesinin (e) bendi şöyledir:
"Subaylığanasp ve terfi onayı
Madde34- Subaylığa nasp ve terfiler Millî Savunma Bakanı (Jandarma Subayları içinİçişleri Bakanı) ile Başbakanın imzalayacakları ve Cumhurbaşkanınınonaylıyacağı kararname ile yapılır.
Subaylarınve astsubayların atanmaları,
Madde121- Subay ve astsubayların atanmaları:
........................................
e)Millî Savunma Bakanlığı karargâhı ile doğrudan doğruya bu Bakanlığa bağlıkuruluşlarda görevlendirilecek astsubay ve subayların atanmaları; Millî SavunmaBakanlığınca, bunlardan kararname ile yapılması gereken subay, general veamirallerin atanmaları Millî Savunma Bakanının inhası i!e Başbakanınimzalayacağı ve Cumhurbaşkanının onaylıyacağı kararname ile yapılır. Bupersonelin başka göreve atanmaları, Millî Savunma Bakanının muvafakati üzerine(a), (b), (c) ve (d) bendleri hükümlerine göre yapılır.
2.Davacının dayandığı Anayasa hükmü :
Anayasa'nın.davacının davasına dayanak yaptığı 110. maddesi şöyledir:
"Madde110- Başkomutanlık, Türkiye Büyük Millet Meclisinin manevî varlığından ayrılmazve Cumhurbaşkanı tarafından temsil olunur.
Millîgüvenliğin sağlanmasından ve Silâhlı Kuvvetlerin savaşa hazırlanmasından,Türkiye Büyük Millet Meclisine karşı, Bakanlar Kurulu sorumludur.
GenelKurmay Başkanı, Silâhlı Kuvvetlerin komutanıdır.
GenelkurmayBaşkanı, Bakanlar Kurulunun teklifi üzerine, Cumhurbaşkanlığınca atanır; görevve yetkileri kanunla düzenlenir. Genelkurmay Başkanı, bu görev ve yetkilerindendolayı Başbakana karşı sorumludur."
III.Esasın incelenmesi:
Davanınesasına ilişkin rapor, dava dilekçesi, 926 sayılı kanunun Anayasa'ya aykırılığıileri sürülen 34. ve 121/e maddeleri ve öteki ilgili hükümleri, Anayasa'nınkonuya ilişkin ilkeleri, bunlarla ilgili gerekçeler ve meclislerin görüşmetutanakları ve öteki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü :
1-926 sayılı kanunun 34. maddesi :
926sayılı kanunun 34. maddesi subaylığa nasbin ve terfilerin Millî Savunma Bakanıile Başbakanın imzalıyacakları ve Cumhurbaşkanının onaylıyacağı kararnamelerleyapılması kuralını koymaktadır. Hükümde 121. maddedeki tutumun aksine, naspveya terfileri öngörülen personelin çalıştırılma yerleri bakımından herhangibir fark gözetilmemiş, yanlız Jandarma Subaylarında kararname düzenlemeyetkisi, içişleri Bakanına bırakılmıştır.
211sayılı ve 4 Ocak 1961 günlü Türk Silâhlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanununun 1.maddesi Türk Silâhlı Kuvvetlerini "Kara (Jandarma dahil), Deniz ve HavaKuvvetleri subay, askerî memur, astsubay, erbaş ve erleri ile askerîöğrencilerden teşekkül eden ve seferde ihtiyatlarla ikmal edilen, kadro vekuruluşlarla teşkilâtı gösterilen silâhlı Devlet kuvveti" olarak tanımlar.
Anayasa'nın110. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarına göre Silâhlı Kuvvetlerin komutanıGenelkurmay Başkanıdır ve Genelkurmay Başkanı, görev ve yetkilerinden dolayıBaşbakana karşı sorumludur. Böyle olunca da Genelkurmay Başkanlığının,görevlerini bir bakan adına veya bakanlığın bir dairesi gibi değil, kendi adınave Başbakana karşı sorumlu olarak yürütmesi gerekmektedir. Bu ilke veGenelkurmay Başkanlığının, Milli Savunma Bakanlığının bir dairesi olamayacağıhususu daha önce Anayasa Mahkemesinin 14/4/1966 günlü ve 1963/67- 1966/19sayılı iptal karariyle de hükme bağlanmıştır. (13/7/1966 günlü ve 12347 sayılıResmî Gazete Anayasa Mahkemesi Kararlar Dergisi Sayı: 4, Sayfa: 105, 107 ve 110).
SilâhlıKuvvetler Komutanlığının, Millî Savunma Bakanlığının görev ve yetki alanıdışında kalan başlı başına bir kuruluş oluşundan ve Silâhlı KuvvetlerKomutanının yeni Genelkurmay Başkanının Başbakana sorum bağı ile bağlıbulunuşundan çıkan sonuçların başında, Silâhlı Kuvvetlerde görev alacakpersonelin subaylığa nasplarında ve subayların da terfilerinde Millî SavunmaBakanlığının değil Genelkurmay Başkanlığının birinci derecede söz sahibiolduğunun kabulü gelir. 34. maddede öngörülen düzen Genelkurmay Başkanlığınınyetkilerine müdahale anlamındadır ve bu başkanlığı Millî Savunma Bakanlığına vekısmen de İçişleri Bakanlığına bağlı bir daire durumuna düşürür. Böyle birtutumu ise Anayasa'nın 110. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarının açıkhükümleri ile bağdaştırmak mümkün değildir.
Şuduruma göre 926 sayılı Kanunun, Anayasa'ya aykırılığı ortada olan 34.maddesinin iptali gerekir. Üyelerden Hakkı Ketenoğlu ve Muhittin Taylan bugörüşe katılmamışlardır.
2.926 sayılı kanunun 121. maddesinin (e) bendi :
926sayılı kanunun 121. maddesinin (e) bendi Millî Savunma Bakanlığına SilâhlıKuvvetlerdeki herhangi bir astsubay, subay, general ve amiral Silâhlı KuvvetlerKomutanlığının muvafakatim almaksızın yeni bir göreve atamak ve kendikarargâhında veya kuruluşlarında çalıştırmak yetkisini tanımaktadır. Bunakarşılık, yine aynı hüküm uyarınca, Genelkurmay Başkanlığı kendi komutası vesorumu altındaki kuruluşlardan alınıp Millî Savunma Bakanlığı karargâhına veyakuruluşlarına atanmış kimseleri, Millî Savunma Bakanının muvafakati olmadıkça,Silâhlı Kuvvetler içinde bir göreve atayamamaktadır.
Buhükmün, bir bölüm atamalar konusunda. Millî Savunma Bakanlığına GenelkurmayBaşkanlığının üstünde bir merci niteliği verdiği ve Genelkurmay BaşkanlığınıMillî Savunma Bakanlığına bağlı bir daire durumuna düşürdüğü ortadadır. Böylebir tutumun yukarıda açıklanan nedenlerle, Anayasa'nın 110. maddesiylebağdaştırılmaması bir yana, Silâhlı Kuvvetlerin yetiştirilmesinde, savaşgücünün korunmasıda, disiplinde ve komuta zincirinde meydana getirmesi muhtemelaksaklıklar yüzünden kaynağını Anayasa'dan alan bir görevin, Silâhlı KuvvetlerKomutanlığı görevinin, gereği gibi yürütülmesinin olumsuzca etkileyeceğindenhaklı olarak endişe edilebilir.
Şuduruma göre 926 sayılı 110. maddesinin Anayasa'ya aykırılığı ortada olan (e)bendinin iptali gerekir. Üyelerden Hakkı Ketenoğlu ve Muhittin Taylan bu görüşekatılmamışlardır.
3.44 sayılı kanunun 28. maddesinin uygulanmasına yer olup olmadığı :
ÜyelerdenRecai Seçkin 121. maddenin (e) bendi iptal edildiğine göre 44 sayılı kanunun28. maddesinin son fıkrası uyarınca maddenin öteki bentlerinin de iptalgerekeceğini ileri sürmüştür.
44sayılı kanunun 28. maddesinin son fıkrası ile öngörülen yol şudur:
AnayasaMahkemesine bir kanunun veya İçtüzüğün sadece belirli madde veya hükümlerialeyhinde başvurulmuş olup da, bu belirli madde veya hükümlerin iptali kanununveya içtüzüğün öteki kimi hükümlerinin veya tümünün uygulanamaması sonucunudoğuruyorsa, Anayasa Mahkemesi, durumu gerekçesinde belirtmek şartıyla kanununveya İçtüzüğün söz konusu öteki hükümlerinin veya tümünün iptaline kararverebilir.
926sayılı kanunun 121. maddesi subayların ve astsubayların atanmaları işleminidüzenlemektedir. Bu madde hükümlerine göre :
Astsubaylarınve asteğmenden albay rütbesine kadar (Albay dahil) subayların atanmaları :Kuvvet komutanlarının teklifi üzerine Millî Savunma Bakanınca (a bendi)
Generalve Amirallerin atanmaları; Kuvvet komutanlarının lüzum göstermesi ve GenelkurmayBaşkanının teklifi üzerine Millî Savunma Bakanının inhası Başbakanınimzalayacağı ve Cumhurbaşkanının onaylayacağı kararname ile (c bendi)
Kuvvetkomutanları ve Genelkurmay ikinci Başkanı general ve amirallerin atanmaları;Genelkurmay Başkanının teklifi, Millî Savunma Bakanının inhası, Başbakanınimzalayacağı ve Cumhurbaşkanının onaylayacağı kararname ile (c bendi)
Askerîhâkimlerin ve Jandarma subay ve astsubaylarının atanmaları, özel kanunlarıgereğince (d bendi)
Yapılır.
Açıkçagörülüyor ki 121. maddenin yukarda sıralanan a, b, c ve d bentleri hükümleri,aynı maddenin (e) bendinin iptal edilmesi yüzünden, uygulanma yetenekleriniyitirecek nitelikte değildir. 44 sayılı kanunun 28. maddesinden yararlanılarakbu hükümlerin iptallerine gidilmesi düşünülemez. Demek ki olayda, 28. maddeninuygulanma yeri yoktur. Bu nedenle çoğunluk Recai Seçkin'in görüşünübenimsememiştir.
4.İptal kararının yürürlük tarihi:
926sayılı kanunun 34. maddesinin ve 121. maddesinin (e) bendinin iptali subaylarınnasp ve terfileri ve Millî Savunma Bakanlığı karargâhında ve kuruluşlarındagörevlendirilecek astsubay ve subayların atanmaları konusunda bir boşlukmeydana getirecektir. Bu boşluk hizmet aksatabilecek niteliktedir. Durumungetireceği sakıncaları önlemek üzere Anayasa'nın 152. maddesinin ikinci fıkrasıve 44 sayılı kanunun 50. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları uyarınca 7Nisan 1969 gününün iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarih olarak kabulü uygungörülmüştür.
ÜyelerdenAvni Givda ve Ahmet Akar şimdiye kadar çeşitli kararlarda iptal hükümlerininyürürlük tarihleri ileriye bırakıldığı halde uygulamalarda bunun bir yararınıngörülmediğini; sözgelimi 5398 sayılı Millî Savunma Bakanlığının Kuruluş veGörevlerine dair Kanunun esas hükümlerinin tümünün 14/4/1966 günlü ve1963/67-1966/19 sayılı kararla iptal edildiğini ve iptal hükmünün yürürlüktarihi için 7/10/1966 gününün kararlaştırılmasına rağmen hala iptal hükmiyleortaya çıkan boşluğu dolduracak bir yasama işleminde bulunulmadığını ilerisürerek çoğunluğun görüşüne katılmamışlardır.
IV.Sonuç :
1-926 sayılı kanunun 34. maddesi ve 121. maddesinin (e) bendi Anayasa'ya aykırıolduğundan bu hükümlerin iptaline üyelerden Hakkı Ketenoğlu ve MuhittinTaylan'ın karşı oylariyle ve oyçokluğu ile;
2-Aynı kanunun 121. maddesinin öteki bentleri hakkında 44 sayılı kanunun 28.maddesinin uygulanmasına yer olmadığına üyelerden Recai Seçkin'in karşı oyu ileve oyçokluğuyla;
3-İptal kararının 44 sayılı kanunun 50. maddesi uyarınca 7 Nisan 1969 gününde yürürlüğegirmesine üyelerden Avni Givda ve Ahmet Akar'ın karşı oylariyle ve oyçokluğuile.
10/10/1968gününde Anayasa'nın 147., 149., 150 ve 152. maddeleri gereğince karar verildi.
Başkanvekili
Lütfi Ömerbaş
Üye
İhsan Keçecioğlu
Üye
Salim Başol
Üye
A. Şeref Hocaoğlu
Üye
Fazlı Öztan
Üye
Celalettin Kuralmen
Üye
Hakkı Ketenoğlu
Üye
Sait Koçak
Üye
Avni Givda
Üye
Muhittin Taylan
Üye
İhsan Ecemiş
Üye
Recai Seçkin
Üye
Ahmet Akar
Üye
Halit Zarbun
Üye
Muhittin Gürün
KARŞIOY YAZISI
926sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun 34. maddesiyle 121.maddesinin e bendinin Anayasa'nın 110. maddesine aykırı olduğu görüşüneaşağıdaki nedenlerle karşıyız :
Milligüvenliğin sağlanmasından ve silâhlı kuvvetlerin savaşa hazırlanmasındanTürkiye Büyük Millet Meclisine karşı, Bakanlar Kurulu sorumludur. "Anayasa110/2"
GenelkurmayBaşkanı, Silâhlı Kuvvetlerin Komutanıdır. "Anayasa 110/3"
YukarıdakiAnayasa hükümlerine göre millî güvenliğin sağlanması silâhlı kuvvetlerin savaşahazırlanması görevleri bir icra ve yürütme görevidir. Yürütmenin sorumlu organıise Bakanlar Kurulu ve ondan sonra da "kendi yetkisi içindeki işlerden veemri altındakilerin eylem ve işlemlerinden" ayrıca ilgili bakandır"Anayasa 105"
Millîgüvenliğin sağlanması ve silâhlı kuvvetlerin savaşa hazırlanması görevleri, çokgeniş ve Genelkurmay Başkanına bırakılmış olan ise bu görevler arasında sadece"komuta" görevidir. Çünkü savaşa hazırlanma askerin eğitilmesi kadarDevletin ekonomik, sosyal ve eğitim alanlarında, Bayındırlık ve Ulaştırmaişlerinde de günün teknik ve moral gereklerine uygun bir hazırlığı gerektirir,Bu yönleriyle savaşa hazırlık topyekûn bir Devlet faaliyetidir demek mümkündür.
Anayasa'nın110. maddesinin 4. fıkrasıyla Genelkurmay Başkanı .Bakanlar Kurulunun Başkamolan Başbakan'a karşı sorumlu tutulmuş ve böylece komuta görevine önemverilmekle beraber icra organı içindeki yeri gösterilmiştir. Komuta zincirininen başında bulunan Genelkurmay Başkanının sorumluluğu ve atanması Anayasa iledüzenlenmiş iken komuta zincirine giren diğer subay ve generallerin sorumlulukve atanmaları hakkında Anayasa'da herhangi bir hüküm öngörülmemiştir.
Böyleolunca Genelkurmay Başkanından gayri olan subay ve komutanların tayin venasplarının düzenlenmesi ve personel işlerinin yürütülmesi eylemleri tamamenyasalara bırakılmıştır. Kaldı ki 926 sayılı kanunun diğer maddelerinde komutamakamlarına tayinde ve onların terlilerinde Genelkurmay Başkanına görevverilmiş ve bütün subayların tayin ve terfileri, objektif esaslara bağlanmış,meslekî organların takdirlerine terk edilerek yürütmenin mutlak takdiriönlenmiştir.
Anayasamızagöre Cumhuriyetin temel kuruluşları arasında yer alan Bakanlar Kurulu, millîgüvenliğin sağlanmasından ve silâhlı kuvvetlerin savaşa hazırlanmasındanTürkiye Büyük Millet Meclisine karşı sorumlu olunca "Anayasa 110/2"bu organa yükletilen görevleri yerine getirebilmesi için gerekli yetkilerintanınması da zorunludur, idare hukuku esasları ve Anayasa'nın serbest bıraktığıdüzenleyici yasalarla bu yetkiler belirtilmiş ve belirtilecektir,
İptaliistenen hükümler de düzenleyici olan bu hükümler arasındadır.
MillîSavunma Bakanlığı, Anayasa ile Bakanlar Kuruluna verilmiş bulunan millî savunmahizmetlerinin yürütülmesinde uzman bir bakanlıktır. Devlet işlerinin diğerbölümlerinin aynı şekilde başka uzman Bakanlıklarca yürütüldüğü gibi.
BakanlarKuruluna verilmiş olan kamu hizmetlerinin uzman bakanlıklarca yürütüldüğü birAnayasa ve idare hukuku gerçeğidir.
Kamuhukuku alanındaki bu yeri dolayısiyle Millî Savunma Bakanlığına subayların naspve terfi işlemlerinin genel yönetiminin verilmesinde ve bu yolda düzenlenenkararnamelerin imzalamasında Anayasa'ya aykırılık bulunmamaktadır.
121.maddenin E bendi, Millî Savunma Bakanlığı karargâh ve kuruluşlarına tayindebakanı serbest bırakmakta ve Genelkurmay Başkanının onayını öngörmemektedir.Yukarıda belirtilen nedenlerle ve özellikle ordunun savaşa hazırlanmasındanuzman bir bakan olan Millî Savunma Bakanının sorumlu bulunduğu hizmete en uygunpersoneli seçebilmesi gereğiyle bu hüküm de Anayasa'ya aykırı düşmemektedir.Sorumlu bulunduğu işi en iyi yürütecek subaylarla çalışmak kendisinisorumluluktan kurtaracağı gibi Silâhlı Kuvvetlerin başarılı olarak savaşahazırlanmasını da sağlayacaktır. 121. maddenin e bendi, Millî SavunmaBakanlığına verilmiş kamu hizmetinin memleket gerçeklerine uygun biçimde ve eniyi elemanlarla gerçekleştirilmesi ereğine uygundur. Silâhlı KuvvetlerKomutanının emrindeki onbinlerce subaydan birkaç tanesinin yine SilâhlıKuvvetlerin hazırlanması işinde çalıştırılması için doğrudan doğruya MillîSavunma Bakanlığınca tayinleri Genelkurmay Başkanının komuta görevini aksatmaz.Bu nedenlerle 121. maddenin E bendinin de Anayasa'ya aykırı bulunmadığıkanısındayız.
Üye
Hakkı Ketenoğlu
Üye
Muhittin Taylan
KARŞIOY YAZISI
1-a) Bence Anayasa'nın 110. maddesi, Genel Kurmay Başkanını Türk Ordusununkomutanı olarak göstermekle subayların özlük işlerinde onun söz sahibi olmasınıöngörmüştür. Silâhlı Kuvvetlerin Komutanlığı görevi, zorunlu olarak subaylarınözlük işlerinde Başkanın söz sahibi olması durumunu da kapsar. Subaylarınsubaylığa alınmaları ve rütbeye yükselmelerindeki bekleme süresi demek olan(nasp) işlemi ile subayların aylıkça veya rütbece yükseltilmeleri işlemleridahi onların özlük işlerindendir. Ve bu işlemler, subayların belli bir göreveatanmaları işlemi ölçüsünde Ordu bakımından önemlidir. Bu denli önemi bulunanişlemin, nesnel bir takım kuralların uygulanması sonucunda yapılmış olduklarıve hiç bir idari takdire yer bırakmadıkları gerekçesiyle Genel Kurmay Başkanlığındangeçirilmeksizin yapılması, Genel Kurmay Başkanının Ordunun Komutanı olduğuyollu Anayasa ilkesi ile bağdaştırılmaz ve bu bakımdan 34. madde hükmüAnayasa'ya aykırıdır.
b)Bundan önceki 14/4/1966 günlü, 63/67, 66/19 sayılı Karara ilişkin karşı yazımdada belirttiğim üzere Anayasa Mahkemesi Kararlar Dergisi, Sayı: 4, Sayfa: 11;119 ve 13/7/1966 günlü Resmî Gazete) Genel Kurmay'ın Millî Savunma'ya bağlıolmasından ve bu işlemlere Millî Savunma Bakanının dahi karışmasındanAnayasa'nın 110. maddesine aykırılık yoktur. Ancak Millî Savunma Bakanı ileGenel Kurmay Başkanı arasında görüş aykırılığı varsa Anayasanın 110. maddesiuyarınca, durumun Başkanca doğrudan doğruya Başbakana duyurulması ve Başbakanınkesin kararına göre işlem yapılması gerektiğinden bunu bildiren bir hüküm bukonuda da konulmalıdır,
34.maddede böyle bir hüküm bulunmadığı için dahi bu madde, Anayasa'nın 110.maddesine aykırıdır.
2)121/e deki hüküm, Genel Kurmay Başkanının bu tür atanmalarda söz sahibiolmasını önlediği için, sözü edilen Başkanın Ordunun Komutanı olduğu yolluAnayasa ilkesi ile bağdaşamaz. Anayasa'ya aykırıdır. Bu hüküm ayrıca MillîSavunma Bakanı ile Genel Kurmay Başkanı arasındaki uyuşmazlıkta Başbakanınhakemliği öngörülmüş olmaması nedeniyle dahi Anayasa'ya aykırıdır.
3)Anayasa Mahkemesi Kuruluş Yasa'sının 28. maddesinin hükmü, yalnızca, davaedilen bir hükmün iptali sonucunda uygulama yeri kalmayan öbür hükümlerin,yasalarda boş yere durmasını önlemek üzere, konulmuş değildir. Bu kuralınkonulması ile güdülen erek, mahkemece iptal edilen bir hükmün dayandığı iptalgerekçesine göre Anayasa'ya aykırılığı ortaya çıkan ve iptal edilen hükümlebağlantılı bulunan öbür hükümlerin dahi iptali ile Anayasa, düzenine uygun birdüzenin gerçekleşmesini olabildiğince sağlamaktır. Buna göre, Askerî PersonelYasa'sının 12f. maddesinin E bendinin iptali üzerine o .maddenin aynı nedenleiptali gereken öbür hükümleri bulunup bulunmadığı İncelenerek bir sonucavarılmak; Kuruluş Yasa'sının sözü geçen 28. maddesinin gereği iken bu maddehükmü dar bir biçimde yorumlanarak bu olayda uygulanmamıştır. Oysa, buradabenimsenen yorum, bir yandan Anayasa Mahkemesinin bir Mahkeme olarak bir işekendiliğinden el atamaması ilkesine, öte yandan da Anayasa'ya uygunlukdenetiminin Anayasa'ya aykırı hükümleri hukuk düzeninden ayıklamak üzerekonulmuş olduğu gerçeğine uygun düşmektedir.
SONUÇ:
1)İptal kararının yukarıki 1., 2. bentlerde yazılı nedenlere dayanması gerektiğidüşüncesindeyim ve çoğunluğun gerekçesine karsıyım,
2)Yukarıda 3. bentte yazılı nedenlerden ötürü, Kuruluş Yasa'sının 28. maddesininuygulanmamış olmasına karşıyım.
Üye
Recai Seçkin