ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas sayısı:1967/6
Karar sayısı:1968/9
Karar günü:27/2/1968
Resmi Gazete tarih/sayı:18.9.1968/13004
İptaldâvasını açan : Türkiye İşçi Partisi Millet Meclisi Gurubu.
İptaldâvasının konusu : Millet Meclisi Başkanlık Divanının kuruluşuna dair MilletMeclisince ikinci dönemin ikinci toplantı yılı başında (2 Kasım 1966 günlüikinci birleşiminde) alınan kararın bir İçtüzük hükmü tedvini niteliğindebulunduğu ve Anayasa'nın 8., 84. ve 85. maddelerine aykırı olduğu ilerisürülmüş ve yine Anayasa'nın 149. ve 150. maddelerine dayanılarak iptaliistenilmiştir.
I.İLK İNCELEME:
l-Dâvada belge eksikliği:
AnayasaMahkemesi İçtüzüğünün 15. maddesi gereğince 9/2/1967 gününde yapılan Başkanİbrahim Senil, Üye Şemsettin Akçoğlu, İhsan Keçecioğlu, Salim Başol, FeyzullahUslu, A. Şeref Hocaoğlu, Fazlı Öztan, Celâlettin Kuralmen, Sait Koçak, MuhittinTaylan, İhsan Ecemiş, Recai Seçkin, Ahmet Akar, Muhittin Gürün ve LûtfiÖmerbaş'ın katıldıkları ilk inceleme toplantısında dâva dilekçesinin AnayasaMahkemesi Genel Sekreterliğince 28/1/1967 gününde kaleme havale edildiği; ancakTürkiye İşçi Partisi Millet Meclisi Gurubu adına dâvayı açan ve Türkiye İşçiPartisi Millet Meclisi Gurubu Başkan Vekilleri oldukları anlaşılan Hakkı Selekve Rıza Kuas'a grupça dâva açma yetkisi verildiğini gösterir karar örneğinindâva dilekçesine eklenmemiş olduğu görülmüş ve önce bu eksiğin tamamlatılmasısöz konusu edilmiştir. Bunun üzerine üyelerden Şemsettin Akçoğlu ilk önce görevsorununun incelenmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Eldekidâvanın usulünce açılmış bulunduğu anlaşılmadan böyle bir dâva dolayısiylegörev konusunun incelenmesine geçilmesinin ve iptali istenen Millet Meclisikararının bir iptal dâvasına konu olup olamayacağı sorununun çözümlenmesinegidilmesinin mümkün bulunmadığı meydandadır. Bu nedenle her şeyden önce dâvayıaçanların dâva açmağa yetkili bulunup bulunmadıklarının belli edilmesibakımından grup kararı eksiğinin bir ay içinde tamamlanması için 22/4/1962günlü ve 44 sayılı Kanunun 26. maddesi uyarınca partinin Millet Meclisi GrubuBaşkanlığına tebligat yapılmasına üyelerden Şemsettin Akçoğlu'nun karşı oyuylave oyçokluğu ile karar verilmiştir.
2.Eksiğin tamamlanması:
9/2/1967günlü karar gereği süresi içinde yerine getirilmiş ve Anayasa MahkemesineAnkara 9. Noterliğinin 3955 sayılı şerhi ile onanlı bir belge gönderilmiştir.Belge Türkiye İşçi Partisi T.B.M.M. 2. dönem 2 toplantı yılı karar defterinin2. sayfasında yazılı 8/11/1966 günlü ve 3 sayılı kararın örneğidir. Belgeyegöre Türkiye İşçi Partisinin Millet Meclisinde bulunan 14 ve CumhuriyetSenatosunda bulunan 1 üyesinden on dördü 8/11/1966 günlü toplantıya katilmiş veMillet Meclisinin 1/11/1966 ve 2/11/1966 günlü ve Başkanlık Divanınınkuruluşuna ilişkin kararları aleyhine iptal dâvası açılmasına oybirliği ilekarar vermişlerdir. Bu karar ve dâvanın açılışı, 44 sayılı Kanunun 25.maddesinin 2 sayılı bendi hükmüne uygundur.
3.Sözlü açıklama:
Dosyadaeksiklik kalmadığı anlaşıldıktan sonra dâva konusu Millet Meclisi kararınınİçtüzük niteliğini taşıyıp taşımadığı sorununun ele alınması gerekli görülmüş;ancak davacı sözlü açıklama isteminde bulunmuş olduğundan Başkanvekilİ LûtfiÖmerbaş, Üye ihsan Keçecioğlu Salim Başol, Feyzullah Uslu, A. Şeref Hocaoğlu,Fazlı Öztan, Celâlettin Kuralmen, Fazıl Uluocak, Avni Givda Muhittin Taylan,İhsan Ecemiş, Recai Seçkin, Ahmet Akar, Halit Zarbun, ve Muhittin Gürün'ünkatıldıkları 2/6/1967 günlü toplantıda 44 sayılı Kanunun 29. maddesi uyarıncadavacıya çağrı kâğıdı çıkarılmasına ve dâva henüz İlk inceleme devresindebulunduğundan sözlü açıklamanın, iptali istenilen Millet Meclisi kararınıniçtüzük niteliğinde olduğu yolundaki iddia ile sınırlı tutulmasına, oyçokluğuile karar verilmiştir.
BaşkanVekili Lûtfi Ömerbaş, üyelerden Fazlı Öztan, Celâlettin Kuralmen, FazılUluocak, Avni Givda, İhsan Ecemiş, ve Ahmet Akar sözlü açıklamayı gerekligösterecek bir durum bulunmadığını ve yine üyelerden Feyzullah Uslu, FazlıÖztan, Celâlettin Kuralmen, Fazıl Uluocak, Muhittin Taylan ve Recai Seçkinsözlü açıklamanın sınırlandırılmaması gerektiğini ileri sürerek bu kararamuhalif kalmışlardır.
Sözlüaçıklama 29/6/1967 günlü oturumda dinlenmiştir.
4.2/11/1966 günlü Millet Meclisi kararının niteliği:
2/11/1966günlü Millet Meclisi kararının Millet Meclisi İçtüzüğü niteliğinde bulunupbulunmadığı ve esasın incelenmesine geçilip geçilmemesi Başkan İbrahim Senil,Üye Şemsettin Akçoğlu, İhsan Keçecioğlu, Salim Başol, Fazlı Öztan, CelâlettinKuralmen, Hakkı Ketenoğlu, Fazıl Uluocak, Avni Givda, Muhittin Taylan, İhsanEcemiş, Ahmet Akar, Halit Zarbun, Ziya Önel ve Muhittin Gürün'ün katıldıkları10/7/1967 günlü toplantıda görüşülmüş ve karara bağlanmıştır.
Dâvakonusu Millet Meclisi kararı Millet Meclisi Başkanlık Divanında bir başkanlık,bir başkanvekilliği, bir idareci üyelik ve dört kâtipliğin Adalet Partisine,bir başkanvekilliği, bir idareci üyelik ve iki kâtipliğin Cumhuriyet HalkPartisine, bir baskanvekilliğinin Millet Partisine ve bir idareci üyeliğin YeniTürkiye Partisine verilmesi hakkındadır (2. dönem 2 toplantı yılı: 2/11/1966günlü 2. birleşim-Millet Meclisi Tutanak Dergisi Cilt 9. Sahife : 29).
TürkiyeCumhuriyeti Anayasa'sının hükümleri arasında Türkiye Büyük Millet Meclisinin vemeclislerin çalışmalarını kendi yaptıkları içtüzüklerin hükümlerine göreyürütmeleri ilkesi de yer almaktadır. (Madde 85) bir meclisin başkanlıkdivanının kuruluşunu ve İş görüşünü o meclisin çalışma alanı dışında, meclis faaliyetlerindenayrı nitelikte bir düzen olarak düşünmek mümkün değildir. Başkanlık Divanınınkuruluşu ve işleyişi, divanın meclisin çalışmalarını yönetmesi dolayısiyle,meclis faaliyetlerinin en başında gelir. Böyle olduğu için de BaşkanlıkDivanına ilişkin sorunların çözümlenme yeri İçtüzük ve divanın bağlı olacağıdüzenin tespiti bir İçtüzük konusudur. Nitekim Anayasa'nın geçici 3. maddesindeyeni Anayasa'ya göre kurulan Türkiye Büyük Millet Meclisinin, ve CumhuriyetSenatosunun toplantı ve çalışmaları için, kendi içtüzükleri yapılıncaya kadarhükümlerinin uygulanacağı belirtilen ve o nedenle de yeni İçtüzüğü henüzyapılmadığından Millet Meclisi toplantı ve çalışmalarında uygulanan TürkiyeBüyük Millet Meclisinin 27 Ekim 1957 tarihinden önceki İçtüzüğünde de BaşkanlıkDivanının kuruluşuna, seçilişine ve görevlerine ilişkin maddeler vardır.(Madde: 3-7 ve 198-211)
MilletMeclisinin dâva konusu 2/11/1966 günlü kararı, yukarıda görüldüğü üzere,Başkanlık Divanının, Adalet Cumhuriyet Halk, Millet ve Yeni Türkiye Partilerimensubu milletvekilleri arasından seçilmesini hükme bağlamakta ve bupartilerden her birine düşen divan görevlerinin sayısını ve niteliğini bellietmektedir. Kararın şu durumuyla, yalnızca içtüzük kapsamına girebilen birkonuyu düzenlediğinde şüphe yoktur. Hattâ karar yürürlükteki İçtüzüğünBaşkanlık Divanının görevlilerini ve bunların sayılarını açıklayan 5. maddesinedokunmamakla birlikte 6. maddedeki sınırlamasız seçim hükmüne karşılık seçimi,belirli partilere belirli görev yerleri tahsis etmek suretiyle, sınırlı birşekle sokmakta ve böylece 6. maddeyi değiştiren bir nitelik almaktadır.
2/11/1966günlü kararın konu ve erek bakımından bir içtüzük sorununu düzenlediğini ve buyönden de İçtüzük hükmü niteliğinde bulunduğunu böylece belirttikten sonra,kararın alınmasında, içtüzüğün değiştirilmesine ilişkin usule uyulmaması gibibir durumun, bu niteliğe bir etkisi olup olamıyacağı üzerinde durulmasıgerekir.
Anayasa,yasama meclisleri içtüzüklerinin yapılması ve değiştirilmesi için belirli bir yolkoymuş değildir. Buna karşılık 27 Ekim 1957 tarihinden önce yürürlükte bulunanve Millet Meclisi toplantı ve çalışmalarında uygulanmasına devam edilen TürkiyeBüyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 232. maddesinde İçtüzüğün değiştirilmesine,bir yahut daha çok maddesinin yürürlükten kaldırılmasına veya buna bir veyadaha çok madde eklenmesine ilişkin tekliflerin önce Anayasa Komisyonundainceleneceği ve sonra kanunların görüşülmesi usulüne göre Mecliste görüşülüpsonuçlandırılacağı; ancak konu üzerinde tek görüşme yapılacağı ve kararınkanunlar gibi ilâna tâbi olmadığı yazılıdır.
Dâvakonusu kararın önceden yapılmış bîr komisyon incelemesi ve incelemeyi sonucabağlayan mazbata olmaksızın, 2/11/1966 günlü oturumda Başkanın oya sunduğuteklif üzerine alındığı bilinmektedir. (Millet Meclisi Tutanak Dergisi; cilt 9.sayfa 29). Daha önce 1/11/1966 günlü birleşimde Başkanlık Divanının seçilmesineilişkin görüşmelerin sonunda bir milletvekili "Millet Meclisi BaşkanlıkDivanının Anayasa'nın 84. maddesine göre oran gözönünde tutularak tespit ettiğiA.P. 7, C.H.P. 4, M.P. 1, Y.T.P. 1 şeklindeki görüşünü Genel Kurulun kararabağlaması; Başkanlık Divanı adedinin 15 veya 17 ye çıkarılması konusu ileDivanda görev bölüşülmesi hususunun parti grup temsilcileriyle yapılacak toplantıyatehirine karar verilmesi" yolundaki teklifinin birinci bölümü aynen;ikinci bölümü Başkanın oylamaya giderken açıkladığı gibi, "görevyerlerinin tespiti ve Riyaset Divanı adedinin artırılması konusunda ilerisürülen teklifleri görüşmek üzere Meclisin yarın saat 15 e taliki"şeklinde kabul edilmiştir. (Millet Meclisi Tutanak Dergisi cilt 9. sayfa 25,26). 2/11/1966 gününde ise, görüşmelerin başlama, Başkanın görev yerlerinintaksimi konusunda Divana yalnız Türkiye İşçi Partisinin bir önerge verdiğini;Önergede Adalet Partisine 6 yer ayrıldığını; konu Meclisçe karara bağlandığıiçin önergeyi işleme koymayacağını; görev yerlerinin tespiti hakkında başkacabir teklif de bulunmadığını" söyliyerek 2/11/1966 günlü karara konuteklifi ileri sürmüştür.
(MilletMeclisi Tutanak Dergisi-Cilt 9, sayfa 29).
Görülüyorki 2/11/1966 günlü kararın İçtüzük değişikliklerinin bağlı bulunduğu usulbakımından başlıca eksiği, daha önce komisyondan geçirilmemiş olmasıdır.
Ancakkararın, çözümlediği konunun, alınmasındaki ereğin ve gördüğü işin açık vekesin delâleti karşısında şekil eksikliğinin bu yasama, belgesininitelendirmede etkisi olabileceği düşünülemez. Kararın, dayanıklık ettiğiuygulama ile İçtüzüğün Başkanlık Divanına ilişkin hükümlerini değiştirdiğindeşüphe yoktur ve şu durum dahi ona İçtüzük hükmü niteliğini kazandırmayayeterlidir. Kaldı ki, aksine bir görüşün çeşitli içtüzük konularının tek tekkararlarla hükme bağlanması ve böylece Anayasa denetiminden kaçınılması yolundabir eğilimi teşvik etmesi her zaman için ihtimal içindedir. Anayasa'da bunitelikte bir gediğin bulunabileceğini düşünmek ise, Anayasa koyucunun ereğineaykırı bir tutum olur.
Yukarıdanberiaçıklanan nedenlerle 2/11/1966 günlü Millet Meclisi kararının İçtüzük hükmüniteliğinde bulunduğuna; Anayasa Mahkemesi, Türkiye Büyük Millet Meclisiiçtüzüklerinin Anayasa'ya uygunluğunu da denetlemede görevli ve yetkiliolduğundan ve dosyada eksiklik bulunmadığından Anayasa'nın 149. ve 150. ve 44sayılı Kanunun 21., 22., 25., ve 26. maddelerine uygun bulunan dâvanın esasınınincelenmesine 10/7/1967 gününde oyçokluğu ile karar verilmiştir. Üyelerdenİhsan Keçecioğlu, Celâlettin Kuralmen, Hakkı Ketenoğlu, Avni Givda, İhsanEcemiş, Ahmet Akar ve Halit Zarbun bu karara muhalif kalmışlardır.
II.ESASIN İNCELENMESİ :
Dâvanınesasına ilişkin rapor, dâva dilekçesi ve ekleri, sözlü açıklama tutanağı,Anayasa'ya aykırılığı ileri sürülen İçtüzük hükmü niteliğindeki Millet Meclisikararı, 1/11/1966 ve 2/11/1966 günlü birleşimlere ilişkin Millet MeclisiTutanak Dergileri, davacının dâvasına dayanarak yaptığı Anayasa maddeleri vebunlarla ilgili gerekçeler ve Meclis görüşme tutanakları okunduktan sonragereği görüşülüp düşünüldü :
1.Davacının dayandığı Anayasa hükümleri: Davacının dayandığı Anayasa hükümlerişunlardır: (Madde 8- Kanunlar Anayasa'ya aykırı olamaz.
Anayasahükümleri, yasama, yürütme ve yargı organlarını, İdare makamlarını ve kişileribağlayan temel hukuk kurallarıdır.
(Madde84- Meclislerin Başkanlık Divanları, o meclisteki siyasî parti gruplarınınkuvvetleri ölçüsünde Divana katılmalarını sağlayacak şekilde kurulur.
............................
............................
.........................."
(Madde85- Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Meclisler, çalışmalarını, kendi yaptıklarıiçtüzüklerin hükümlerine göre yürütürler.
İçtüzükhükümleri, siyasî parti gruplarının, Meclislerin bütün faaliyetlerinekuvvetleri oranında katılmalarını sağlayacak yolda düzenlenir. Siyasî partigrupları en az on üyeden meydana gelir.
.................................)
2.Davacının gerekçesi ve sözlü açıklaması özeti :
Davacınıngerekçesi ve sözlü açıklaması özeti şöyledir ;
BaşkanlıkDivanı seçiminde Türkiye Büyük Millet Meclisinin, 27 Ekim 1957 gününden önceyürürlükte olan İçtüzüğü hükümleri uygulanmaktadır. Bu uygulama Anayasa'nın 84.ve 85. maddeleri hükmü dairesinde yürütülmek gerekir. 84. madde Meclistekisiyasî parti gruplarının - kuvvetleri oranı ne olursa olsun - Başkanlık Divanındaen az birer üye ile temsilini âmirdir. Maddenin cümle kuruluşundan, başka anlamçıkarılamaz. Anayasa'nın 83. maddesinde ise Mecliste grupları olan siyasîpartilerin. Meclisin bütün faaliyetlerine katılmaları öngörülmüştür. BaşkanlıkDivanı çalışmalarının Meclis faaliyetleri arasında bulunduğu ise aşikârdır,
KurucuMeclisin 19/1/1961 günlü 48. birleşiminin 2. oturumunda komisyon sözcüsü:"Biz bütün siyasî parti gruplarının Başkanlık Divanına iştirak etmelerisayesinde tarafsızlığın temin edileceğini düşündük" ve "İçtüzüklereistikamet verilmesi bakımından da bunların Anayasa'ya konulmasında zaruretgördük. Şimdiye kadar bütün siyasî partilerin iştirak ettiği bir BaşkanlıkDivanı bizde yoktur. İlk defa böyle bir Başkanlık Divanını bu Anayasa ilegetirmekteyiz" demiş ve bu açıklamadan sonra madde bugünkü şekil ile kabuledilmiştir.
Bugünekadarki uygulamalar da komisyon sözcüsünün açıklamasına uymaktadır. MilletMeclisinin birinci döneminin dört toplantı yılının her birinde kurulanDivanlarda bütün gruplara, kuvvetleri oranına bakılmaksızın, en az bir üye iletemsil edilmek imkânı sağlanmış; ikinci dönemin 1. toplantı yılında da aynı yolizlenmiştir. İkinci dönemin 2. toplantı yılında ise bu uygulama geçerli birgerekçeye dayanılmaksızın terk edilmiş ve Mecliste beş siyasî parti grububulunduğu halde Divan üyelikleri dört grup arasında paylaşılmıştır.
2Kasım 1966 günlü 2. birleşimde alınan kararla yeni bir statü kurulmakta; bu dabir içtüzük hükmünün tedvini vasıf ve mahiyetini taşımaktadır. Geçici olarakyürürlükte bulunan İçtüzük, Anayasa'nın birçok hükümleri ile çelişmehalindedir. Bunlar İçtüzüğün 232. maddesi esasları dairesinde halledilmekgerekirken Meclis kararları ile işin yürütülmesine gidilmektedir. Esasen Meclisöteden beri İçtüzüğü değiştirme yoluna her zaman başvurmakta değildir. Belirlikonularda Meclisin aldığı kararlar, İçtüzüğün altına dipnotları halindekonularak bunlar İçtüzük hükümleri gibi muamele görmüşlerdir. Dâva konusu kararda bu niteliktedir; İçtüzük yapılıncaya kadar uygulanacaktır. İçtüzüğün nezaman yapılacağı ise kestirilemez. 1961 yılından bu yana, halâçıkarılamamıştır. Şu durumda dâva konusu karar da İçtüzüğün dipnotlarınageçerek İçtüzük hükmü gibi işlem görecektir. İşe bakmak şu nedenle, AnayasaMahkemesinin görev ve yetkisi içinde bulunmaktadır. Anayasa'ya aykırı olanMillet Meclisi kararının iptali gerekir.
3.Millet Meclisinin 1/11/1966 ve 2/11/1966 günlü kararlarının birbirleriyle olanilişkisi:
Türkiyeİşçi Partisi Millet Meclisi Grubunun 8/11/1966 günlü kararında, Millet Meclisinin1/11/1966 ve 2/11/1966 günlü iki kararı aleyhine iptal dâvası açılmasından sözedilmekte ise de dâva dilekçesinde açıkça yalnız 2/11/1966 günlü kararın iptaliistenilmiştir. Şu duruma göre her iki kararın nitelikleri ve birbirleriyle olanilişkileri üzerinde durulması yerinde olacaktır.
1/11/1966günü, Millet Meclisi Başkanlık Divanının, 7 Adalet Partili, 4 Cumhuriyet HalkPartili, birer de Millet Partili ve Yeni Türkiye Partili üyeden kurulmasıkarara bağlanmıştır. Karar her partiye düşen görev yerlerini açıklamadığı içineksiktir ve uygulanma yeteneğinden yoksundur. 2/11/1966 gününde ise birbaşkanlık, bir başkan vekilliği, bir idareci üyelik, dört kâtiplik olmak üzereyedi üyeliğin Adalet Partisine, bir başkan vekilliği, bir idareci üyelik, ikikâtiplik olmak üzere dört üyeliğin Cumhuriyet Halk Partisine, bir başkanvekilliğinin Millet Partisine bir idareci üyeliğin Yeni Türkiye Partisineverilmesi karar altına alınmış ve ondan sonradır ki Divan üyelerinin seçiminegeçilebilmiştir. 2/11/1966 günlü karar, ilk kararın eksiğini tamamlamaklabirlikte o kararda partilere ayrılan Divan üyeliği sayılarını tekrarlamaksuretiyle birinciden ayrı, başlı başına bir karar olma niteliğini kazanmıştır.Başkanlık Divanı sorununu, kesin ve sonuçlandırıcı olarak çözümleyen de bukarardır. Şu haliyle ikinci kararın tek başına bir dâva konusu olabileceğindeve böyle bir dâvada birinci kararın değil, ikincisinin iptalinin istenmesininereğe daha uygun düşeceğinde şüphe yoktur. Bu duruma göre dâvanın yalnız2/11/1966 günlü Millet Meclisi kararına karşı açılmış bulunmasında sonucaetkili bir nitelik olmamak gerekir.
4.2/11/1966 günlü Millet Meclisi kararının tartışılması:
Anayasa'nın84. maddesinin ilk fıkrasında, Meclislerin Başkanlık Divanlarının Meclistekisiyasî parti gruplarının kuvvetleri ölçüsünde Divana katılmalarını sağlıyacakşekilde kurulacağı yazılıdır. Bu, bir meclisteki bütün siyasî parti gruplarınıno meclisin başkanlık divanına katılacakları, ancak katılmanın her grubun kendikuvveti ölçüsünde olacağı, Divan kuruluşunun böyle bir katılmayı sağlayacakbiçimde ayarlanacağı demektir. Hüküm metninde bu anlaşıldığı gibi maddeningerekçesi ve komisyon sözcüsünün Temsilciler Meclisindeki açıklamaları da bugörüşü ayrıca, kuşkuya ve duraksamaya yer bırakmaksızın destekleyecekniteliktedir. [Temsilciler Meclisi, Tutanak Dergisi Cilt: 3, Sayfa : 458).
Öteyandan yine Anayasa'nın 85. maddesi, meclislerin çalışmalarını kendi yaptıklarıiçtüzüklerin hükümlerine göre yürütmelerini, içtüzük hükümlerinin ise, siyasîparti gruplarının meclislerin bütün faaliyetlerine kuvvetleri oranındakatılmalarını sağlayacak yolda düzenlenmesini buyurmaktadır. Bu demektir ki,İçtüzüğün Başkanlık Divanına ilişkin hükümleri, 84. madde uyarınca bütün siyasîparti gruplarının Divanına katılmalarına ve katılmanın, her grubun kuvvetiölçüsünde olmasına elverişli bulunacak; böyle bir düzeni engelleyici hiçbirnitelik taşımayacaktır. Oysa Başkanlık Divanının kuruluşunu düzenleyen2/11/1966 günü Millet Meclisi kararı ile beş siyasî parti grubundan yalnızdördünün Divana katılması ve bir parti grubunun Divan dışında bırakılmasıöngörülmüş; böylece ancak kuvvetleri elverişli olan grupların BaşkanlıkDivanına girebileceği gibi Anayasa'nın 84. maddesi hükmüyle uyuşamayacak vebağdaşamayacak bir yoruma ve tutuma gidilmiştir.
Yukarıdada denildiği üzere, Millet Meclisinin İçtüzüğü henüz yapılmadığı için Meclisçalışmalarında Anayasa'nın geçici 3. maddesi uyarınca Türkiye Büyük MilletMeclisinin 27 Ekim 1957 gününden önce yürürlükte olan İçtüzüğü hükümleri uygulanmaktadır.Bu İçtüzüğün 27 Nisan 1933 te değiştirilmiş 5. maddesine göre Başkanlık Divanıbir başkan, üç başkan vekili, altı kâtip ve üç İdare âmiri olmak üzere on üçkişiden kuruludur. Başkanlık Divanı üyeliklerinin, Anayasa'nın geçici 3.maddesi gereğince uygulanmasına devam edilen İçtüzükte böylece tespit edilmişbulunduğu ve bu sayının da bütün parti gruplarının Divana katılmalarınaelverişli olmadığı yolunda bir gerekçenin ileri sürülmesi ve kabule değergörülmesi mümkün değildir. Bu imkânsızlığın neden ileri geldiğiniaçıklayabilmek için burada Anayasa'nın geçici 3. maddesi üzerinde durmakgerekir.
Sözkonusu maddede yeni Anayasa'ya göre kurulan Türkiye Büyük Millet Meclisinin,Millet Meclisinin ve Cumhuriyet Senatosunun toplantı ve çalışmaları, için kendiiçtüzükleri yapılıncaya kadar, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 27 Ekim 1957tarihinden önce yürürlükte olan içtüzüğü hükümlerinin uygulanacağı yazılıdır.Yeni içtüzükler yapılıncaya kadar meclislerin çalışmalardan kalmamaları içinverilen bu olanağın, İçtüzüğün Anayasa ile bağdaşmayan hükümleriyle birlikteharfi harfine uygulanacağı anlamında değerlendirilip genişletilmesidüşünülemez. İçtüzük hükümleri, ancak Anayasa kuralları ile sınırlı olarak ve okurallara uyarlıkları oranında bir uygulama yeri bulabilir. İçtüzükteöngörülmemiş, Anayasa'nın getirdiği yeniliklere ilişkin konularda veyaİçtüzüğün Anayasa ile çelişen hükümlerinde Anayasa'ya uyar bir uygulama yolununtutulması gereklidir. Aksine bir görüş İçtüzüğü Anayasa'ya eşit, hattâ Anayasa'danüstün tutmak olur. Böyle bir görüşün sakatlığı ise tartışılmayacak kadarortadadır. Öte yandan bu görüş, çıkarılması bir "üreye bağlanmamış olanyeni içtüzüğe uzun bir zaman el sürülmemesi ve Anayasa kurullarının devamlıolarak ihmal edilmesi gibi bir tutumun hoşgörü ile karşılanması sonucunu dadoğurur ki tartışma konusu görüşe katılmaya bu nedenle de imkân yoktur.
Esasenİçtüzük konusunda şimdiye kadar ki uygulamalar, hep içtüzüğün öngörmediği veyaAnayasa ile çelişmeye düştüğü hususlarda Anayasa'ya uygun bir yön izlemiştir.Söz gelimi; İçtüzüğün 4. maddesinde Başkanlık Divanının görevinin bir toplantıyılı için olduğu yazılıdır. Bu hükme göre Millet Meclisi Başkanının da bir yıliçin seçilmesi gerekir. Oysa Anayasa'nın 84. maddesinin ikinci fıkrası, Başkanıniki yıl için seçilmesini buyurmuştur. Uygulamada Başkan 1 değil 2 yi! içinseçilmektedir. Bu çeşit uygulamaların daha bir çok örneklerini vermekmümkündür. Başkan seçiminde Anayasa'nın 84. maddesinin ikinci fıkrasınauyulurken, Divanın kuruluşunda, aynı maddenin 1. fıkra hükmünün gözönündebulundurulmaması, ortaya çelişmeli bir uygulama çıkarır ki bunun savunabilirbir yanı yoktur.
Yukarıdanberi açıklananlardan anlaşılacağı üzere, İçtüzüğün Başkanlık Divanını 13kişiden kuran hükmü (Madde 5) değişmez bir kural olarak kabul edilemez. MilletMeclisindeki bütün siyasî parti gruplarının - en zayıf güçte olan da dahil -Başkanlık Divanına katılmalarının sağlanması başka bir yoldan mümkün olamıyorsabu sayının değiştirilmesi tabiî ve zorunlu olur. Bu görüşe karşı ileride MilletMeclisinde siyasî parti gruplarının sayısının çok artabileceği ve BaşkanlıkDivanının fazla kalabalıklaşacağı, bunun da uygulamalarda güçlüklerdoğurabileceği yollu bir İtiraz ileri sürülebilir.
1961yılından beri görülenler, yakın bir gelecekte siyasî parti grupları sayısınınBaşkanlık Divanının fazla kalabalıklaşmasını gerektirecek şekilde artacağıtahminini haklı çıkaracak nitelikte değildir. Esasen Başkanlık Divanıüyeliklerinin sadece sayı üzerinden değil, görevlerin önem ve etki derecelerinegöre değerlendirilerek siyasî partilerin güçleri ölçüsünde dağıtılması gereklibulunduğundan, hangi durumda olursa olsun, Divanın aşırı şekildekalabalıklaşacağı düşünülemez. Öte yandan Başkanlık. Divanına bütün siyasîparti gruplarının katılmasını sağlamak üzere yapılacak bir düzenlemenin,Divandaki çoğunluğun iktidar partisinin elinden çıkmasına yol açabileceğiihtimali, üzerinde uzun uzadıya durabilecek bir sorun değildir. Çünkü,Başkanlık Divanında herhangi bir partinin mutlak söz sahibi olması değil,divanın tarafsızlık içinde çalışması ve tarafsızlığını koruyabilecek birbünyede olması kuraldır. Anayasa koyucu, bu konuda ne düşündüğünü ve ne erekgüttüğünü 84. maddenin ikinci ve üçüncü fıkralariyle açığa vurmuştur. BaşkanlıkDivanında herhangi bir partinin çoğunluğu elinde tutamaması, Anayasa koyucununereğine çok daha uygun düşecektir.
MilletMeclisi Başkanlık Divanının bünyesinin, Anayasa'nın buyruğuna göre ayarlanıpdüzenlenmesi, belki ortaya başka güçlükler ve sakıncalar da çıkaracaktır. Ancakbunlar ne kadar çeşitli ne kadar ağır olursa olsun, önlenmeleri için bir yolbulunabileceği gibi, bulunmasa dahi böyle bir durumun siyasî parti gruplarınınAnayasa ile tanınmış haklarından yoksun edilmelerini hiçbir zaman haklıkılamıyacağı apaçıktır.
Özetlenecekolursa: İçtüzük hükmü niteliğindeki 2/11/1966 günlü Millet Meclisi kararı,Millet Meclisindeki siyasî parti gruplarının hepsinin, Başkanlık Divanınakatılmalarını ve katılmanın grupların kuvvetleri ölçüsünde olmasınıengellemektedir. Bu yüzden karar, Anayasa'nın 84. maddesine aykırıdır; iptaligerekir.
ÜyelerdenHakkı Ketenoğlu ve Halİt Zarbun bu görüşe katılmamışlardır.
5-1/11/1966 günlü Millet Meclisi kararının durumu:
Birbaşkanlık, bir başkan vekilliği, bir idareci üyelik, dört kâtiplik olmak üzereBaşkanlık Divanının yedi üyeliğinin Adalet Partisine; bir başkan vekilliği, biridareci üyelik, iki kâtiplik olmak üzere dört üyeliğin Cumhuriyet HalkPartisine, bir başkan vekilliğinin Millet Partisine, bir İdareci üyeliğin YeniTürkiye Partisine verilmesine ilişkin 2/11/1966 günlü Millet Meclisi kararıiptal edilince, yukarıdaki açıklamalara göre yine bir içtüzük hükmü niteliğindebulunduğu meydanda olan, Başkanlık Divanının 7 Adalet Partili, 4 CumhuriyetHalk Partili, bir Millet Partili ve bir Yeni Türkiye Partili üyeden kurulmasıhakkındaki 1/11/1966 günlü Millet Meclisi kararının uygulanamaması sonucudoğacaktır. 44 sayılı Kanun 28. maddesinin ikinci fıkrası böyle bir durumdaİkinci hükmün de iptaline yetki vermektedir. Şu hale göre 1/11/1966 günlüMillet Meclisi kararının da iptali gereklidir.
ÜyelerdenHakkı Ketenoğlu ve Halit Zarbun bu görüşe katılmamışlardır.
III.SONUÇ:
1-Millet Meclisi Başkanlık Divanına Meclisteki siyasî parti gruplarının hepsininkatılmalarını ve bu katılmanın grupların kuvvetleri ölçüsünde olmasınıengelleyen ve içtüzük hükmü niteliğinde bulunan 2/11/1966 günlü Millet Meclisikararının, Anayasa'nın 84. maddesine aykırı olduğundan, iptaline;
2-2/11/1966 günlü kararın iptal edilmesi karşısında uygulama olanağı kalmayan veiçtüzük hükmü niteliğinde bulunan 1/11/1966 günlü Millet Meclisi kararının da44. sayılı Kanunun 28. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İptaline;
Heriki bentte de üyelerden Hakkı Ketenoğlu ve Halit Zarbun'un karşı oylarıyla veoyçokluğu ile 27/2/1968 gününde Anayasa'nın 149., 150. ve 152. maddelerigereğince karar verildi.
Başkan
İbrahim Senil
Başkanvekili
Lütfi Ömerbaş
Üye
İhsan Keçecioğlu
Üye
Salim Başol
Üye
Feyzullah Uslu
Üye
Fazlı Öztan
Üye
Celâlettin Kuralmen
Üye
Hakkı Ketenoğlu
Üye
Fazıl Uluocak
Üye
Sait Koçak
Üye
Avni Givda
Üye
Muhittin Taylan
Üye
Recai Seçkin
Üye
Halit Zarbun
Üye
Muhittin Gürün
KARŞIOY
I-İçtüzüğün 232 nci maddesinde öngörülen usule başvurmadan bir içtüzük konusunuçözümlemiş olsa dahi, Millet Meclisi kararlarının ve bu arada 2/11/1966 tarihliolup Başkanlık Divanındaki görevlerin, dört parti grubuna ayrılan üyelikleredağıtılmasına ilişkin kararın, içtüzük niteliğinde olamıyacağı yolundaki sayınAvni Givda'nın karşı oy yazısının ikinci kısmına katılmaktayız.
II-Anayasa'nın 84 üncü maddesi hükümleri gereğince her parti grubunun BaşkanlıkDivanına katılmaları ve bu katılmanın grupların güçleri oranında olmasıgerekeceği görüşündeyiz.
III-İşçi Partisi grubunun 1966-1967 Başkanlık Divanına katılmasını önliyen karar,1/1/1966 tarihli ve bir sayılı karardır. Böyleyken sadece, bu kararla divanakatılmaları kararlaştırılan grupların belirli miktardaki üyelerine, BaşkanlıkDivanında hangi görevlerin verileceğini tespit eden ve bu itibarla dâva ileilgisi bulunmayan iki sayılı karar aleyhine dâva açılmış ve bu kararda iseAnayasa'nın 84 üncü maddesiyle diğer maddelerine bir aykırılık bulunmamışolduğu için iptal kararına katılmamış bulunmaktayız.
Şöyleki:
27/1/1967tarihli dâva dilekçesinde aşağıdaki yazıları bulmaktayız; (Dâva konusu : 2Kasım 1966 gününde Millet Meclisinin Başkanlık Divanının teşkiline dair verilenkararı.
Olay: Millet Meclisi ikinci döneminin ikinci toplantı yılı başında [2 Kasım 1966günkü 2. birleşimde), Anayasa'nın 84 ve 85 maddeleri hükmüne aykırı olarakalınan bir kararla partimiz grupu, Millet Meclisi Başkanlık Divanının teşkilineiştirakten alıkonulmuştur.)
Dilekçeninson kısmında ise (... Başkanlık divanı üyelikleri "Mecliste beş siyasîparti grubu bulunduğu halde" 4 grup arasında paylaşılmış, grupumuzaBaşkanlık Divanında yer verilmemiştir.
2Kasım 1966 günlü 2 nci birleşimde alınan kararla yeni bir statü kurulmakta, bustatü de bir içtüzük hükmü tedvini vasıf ve mahiyetini taşımakta, bu itibarlada dâvamıza konu olan ihtilâfın halli mahkememizin görev ve yetkisi dahilindebulunmaktadır) denilmiştir.
Dilekçeninyukardaki kısımlarına göre dâvanın sebebi, İşçi Partisi grupuna 1966-1967Başkanlık Divanında yer verilmemiş olması ve divan üyeliklerinin MilletMeclisinde bulunan beş gruptan diğer dördü arasında paylaşılmasıdır. Bu karar,bir sayılı ve 1/11/1966 tarihli iken iptali istenilen karar ise 2 Kasım 1966gününde verilmiş bulunan ve 1 sayılı kararla partilere tahsis olunmuşüyeliklerin görevlerini belirten 2 sayılı karardır.
2Kasım 1966 tarihli kararın değil de 1 Kasım 1966 tarihli olup dâva dışındakalmış bulunan kararın, Başkanlık Divanındaki üyeliklerin İşçi Partisi dışındadiğer dört partiye tahsisini tespit ettiğini ve binnetice görüşümüzüngereklerini arzedebilmek için Millet Meclisi Tutanak Dergisinin sahifelerinegöz atmayı zorunlu bulmaktayız:
Tutanağınbeşinci sabitesinde Meclis Başkanı: (Millet Partisi, Yeni Türkiye Partisi veTürkiye İşçi Partisi, Anayasa'nın 84. maddesinde ifade edilen hükmü; her grupunbehemehal bir üyeyle Riyaset Divanında temsili, ondan sonra geriye kalankısımların bir oranla gruplar arasında tevziî lâzım gelir tezinisavunmuşlardır.
AdaletPartisi ve Cumhuriyet Halk Partisi grupları da, grupların kuvvetleri oranındadivana katılmalarını sağlıyacak şekilde kurulur hükmünü, kuvvetleri oranındakatılma temin edilmelidir, Anayasa'nın mânası budur, şeklinde ifade etmişlerdir)dedikten sonra (...... Telifkâr bir yol olduğuna kani olduğumuz bir şekilolarak şimdi Yüksek Heyetinize
Başkanlığıngörüşü olarak arzedeceğiz. Nihai karar Yüce Meclisindir. Karar verildiktensonra sayın gruplar kendilerine düşen yerler için namzetlerini gösterirler veondan sonra seçimlere geçeriz. Başkanlığın bu telifkâr görüşü şudur:
AdaletPartisi bir Başkan, bir Başkan Vekili, bir İdareci Üye ve dört Kâtiplikle cemanyedi üyeliktir;
C.H.P.si bir Başkanvekili, bir İdareci Üye, iki Kâtiplik ile ceman dört üyeliktir.
M.P.si bir Üyelikle, Y.T.P. si bir Üyelikle, M.P. si bir Başkan Vekilliği Y.T.P. sibir İdareci Üyelikle temsil edilecektir.) Demiş ve 20 sayfa tutan görüşmelerdensonra 25 inci sahifede Başkan, üç önerge vardır ve bunlardan ikisi RiyasetDivanının ne yolda teşekkül etmesi lâzım geldiği hususunda değil, görüşmelerintehirini teklif eden önergelerdir, diyerek Coşkun Kırca ve Muhittin Güven'inimzalarını taşıyan önergeleri okuttuktan sonra (... Muhterem arkadaşlar bu ikiönergeden bir tanesi umumî mahiyettedir. Başkanlık Divanındaki gereknisbetlerin, yani adedi nisbetlerin, gerekse görev yerlerinin ne suretle elealınacağı hususu gruplar arasında bir görüşme yapıldıktan sonra Meclisin oyunasunulsun denmektedir. Bu önerge Sayın Coşkun Kırca tarafından... verilmiştir.
İkinciönergede ise, adet olarak gösterilen hususlar Meclis kararına bağlansın, görevyerlerinin değişikliği, görev yerlerinin tevzii veyahutta ilerdeki içtüzüktadilâtında riyaset divanı adedinin 15 e veya 17 ye çıkarılması konusundamüzakere yapılsın denilmektedir...
...Şimdi, birinci önergeyi yani yarına, gerek adet ve gerekse diğer görevyerlerinin görüşülmesi için gruplararası bir toplantı yapılmasını teklif edenve Millet Meclisi toplantısının da yarın saat 15 e talikini istiyen SayınKırca'nın önergesini oyunuza sunuyorum... kabul edilmemiştir.
Şimdiikinci önerge; bu ikinci önergede adet olarak A.P. si 7, C.H.P. si 4 M.P. 1 veY.T.P. si 1 üyelikle temsilini, adet yönünden esas alan hususun; ondan sonrakigörev yerlerinin tesbiti veya Risayet Divanı adedinin artırılması konusundaileri sürülen teklifleri görüşmek üzere yine yarın saat 15.00 e Meclisintalikini istiyen ikinci önergeyi oyunuza sunuyorum... kabul edilmiştir) demişolduğunu görüyoruz. Kabul edilen takrir şudur: "Sayın Başkanlığa,
1-Millet Meclîsi Başkanlık Divanının, Anayasa'nın 84 üncü maddesine göre orangözönünde tutularak tespit ettiği A.P. 7, C.H.P. 4, M.P. 1, Y.T.P. 1 şeklindekigörüşünün umumî heyetin kararma bağlanmasına,
2-Başkanlık Divanının taşıdığı ağır yük gözönünde tutularak içtüzüğün (5)maddesindeki" (13) adedinin (15) veya (17) ye iblâğı,
Konusuyla,Meclis Riyaset Divanının bu meselenin halli için muvakkat kuruluşu hakkındakivazife taksimi hususunun parti grup temsilcileriyle yapılacak toplantıyatehirine karar verilmesini arzederim.
A.P.Grup Başkan V. Muhittin Güven, İstanbul
1Kasımda bu önergenin kabulüyle verilmiş olan karar aşağıdaki 3 esasadeğinmişti.
a)1966 Başkanlık Divanına, Meclisteki beş parti grubundan dördünün katılacağınıve İşçi Partisi Grubunun, bunlar arasında bulunmadığını ve İçtüzüğün 5.maddesindeki 13 üyeliğin 4 partiye verilmiş bulunduğunu,
b) 3gruptan her birinin divanda kaçar üye ile temsil edileceklerini, kesin olarakkararlaştırılmakta;
c)Gruplara ayrılan belirli sayıdaki üyeliklere, Divanın hangi görevlerininverileceğinin, gruplar arasındaki görüşmeden sonra 2 Kasım oturumundakararlaştırılacağını açıklamaktadır.
2Kasım 1966 tutanağının 29 sahifesinde, oturumu açan Başkan [Muhteremarkadaşlarım, dün Yüce Meclisimiz Riyaset Divanının sureti teşkili hakkında7.4.1.1 esasını karar olarak tespit etmişti. Bu gün grup temsilcileri ilegörüşme yapılmıştır. Riyaset Divanındaki görev yerlerinin nasıl taksimedileceği hususunda Riyaset Dîvanına sadece bir önerge gelmiştir. Bu da sayınT.İ.P. tarafından verilmiştir. Bu önerge A.P. sine 6 üyelik hesap edilerekgörev yerleri taksimi yapılmıştır. Meclisiniz bu hususu karara bağladığı içinbu önerge hakkında ayrıca muamele yapmıyoruz. Bunun dışında Başkanlığa,Başkanlık Divanının görev yerlerinin nasıl tespit edileceğine dair hiç birteklif intikal etmemiştir.
Busebeple Başkanlığın dün Yüce Heyetinize sunduğu şekil, oylarınıza sunulacaktır.Yani bir başkan, 1 başkanvekilliği, bir idareci üyelik, 4 kâtiplik, A.P. sine;bir başkanvekilliği, bir idareci üyelik, iki kâtiplik C.H.P. sine; birbaşkanvekilliği M.P. sine; 1 idareci üyelik Y.T.P sine verilecektir, şeklindekiteklifi oyunuza sunuyorum... kabul edilmiştir.
Şimdibu esasa göre gruplar kendilerine isabet eden görev yerleri hakkındakinamzetlerini Başkanlığa lütfen versinler.)
Yukardakitutanak münderecatı çok açıktır. Divanda hangi parti gruplarının yer alacağı veher grupun kaçar üye ile Divana katılacağı hususunu kesin olarak bir sayılıkararla, katılacak 4. grup üyelerine, Divanın hangi vazifelerinin verildiği de2 sayılı kararla tespit edilmektedir. Böylece İşçi Partisini BaşkanlıkDivanında temsil edilmekten alıkoyan karar, l sayılı karardır ve Anayasa'nın 84üncü ve 85 inci maddelerine aykırı bulunan kararda budur.
Herne kadar Mahkememiz kararının gerekçesinde (Millet Meclisinin dâva konusu2.11.1966 tarihli karar yukarda görüldüğü üzere, Başkanlık Divanının Adalet,C.H...M. ve Y.T. Partileri mensubu milletvekilleri arasında seçilmesini hükmebağlamakta ve bu partilerden her birine düşen Divan görevlerinin sayısının veniteliğini belli etmektedir. Kararın şu durumu ile, yalnızca İçtüzük kapsamınagirebilen bir konuyu düzenlediğinde şüphe yoktur...) Denmekte isede kararınİçtüzük niteliğinde olduğunu belirtmek için gösterilen bu gerekçedeki BaşkanlıkDivanının, 4 parti grupu milletvekillikleri arasından seçilmesini ve herbirinedüşen üye sayısını, 2 sayılı kararın tespit ettiği görüşüne katılmak, yukarıyadercedilen Millet Meclisi tutanağına göre mümkün değildir. Çünkü Meclisteki 5parti grubundan, İşçi Partisi hariç diğer 4 parti grubu üyeleriyle BaşkanlıkDivanının kurulacağını ve her partinin, 7.4.1.1 üyelikle Divana katılacağınıtespit eden karar, 1 sayılı karardır. 2 sayılı olan karar değil.
Mahkememizkararının 1 ve 2 sayılı Millet Meclisi kararlarının birbirleriyle olan ilişkisikısmında :
(1.11.1966günü, Millet Meclisi Başkanlık Divanının, 7 Adalet Partili, 4 Cumhuriyet HalkPartili, birer de Millet Partili ve Yeni Türkiye Partili üyeden kurulmasıkarara bağlanmıştır. Karar her partiye düşen görev yerlerini açıklamadığı içineksiktir. Ve uygulama yeteneğinden yoksundur. 2.11.1966 gününde ise birbaşkanlık, bir başkanvekilliği, bir idareci üyelik, 4 kâtiplik olmak üzere 7Üyeliğin Adalet Partisine, 1 başkanvekilliği, 1 idareci üyelik, 2 kâtiplikolmak üzere 4 üyeliğin C.H. Partisine, 1 başkanvekilliğinin M. Partisine, 1idareci üyeliğin Y.T. Partisine verilmesi karar altına alınmış ve ondansonradır ki Divan üyelerinin seçimine geçilebilmiştir. 2.11.1966 günlü karar, ilkkararın eksiğini tamamlamakla birlikte o kararda partilere ayrılan Divanüyeliği sayılarını tekrarlamak suretiyle birinciden ayrı, başlı başına birkarar olma niteliğini kazanmıştır. Başkanlık Divanı sorununun kesin vesonuçlandırıcı olarak çözümleyende bu karardır. Şu haliyle ikinci kararın tekbaşına bir dâva konusu olabileceğinde ve böyle bir dâvada birinci kararındeğil, ikincisinin iptalinin istenmesinin ereğe daha uygun düşeceğinde şüpheyoktur. Bu duruma göre dâvanın yalnız 2.11.1966 günlü Millet Meclisi kararınakarşı açılmış bulunmasında sonuca etkili bir nitelik olmamak gerekir.)görüşleri belirtilmiştir.
Bilinenbir gerçektir ki adlî veya idarî işlem ve dâvaların bir çok sorunları, ayrıayrı kararlarla sonuca erdirilebilir ve erdirilmektedir. Hattâ bu sorunlar ayrızamanlarda ayrı kararlarla da çözümlenebilir. 1966 Başkanlık Divanının, 1sayılı ve 1.11.1966 tarihli kararla 2 sorunu çözümlenmiştir. Bunlar BaşkanlıkDivanına hangi parti gruplarının katılacağı veya katılmıyacağı ve Divanakatılan her parti grubunun kaç üye ile katılacağı sorunlarıdır.
2.11.1966tarihli 2 sayılı karar yukarıda da belirtildiği gibi sadece 4 partiden herbirine verilen üyeliklerin hangi vazifelerle tavzif edileceğini belirten birkarardır. Birînci karara esas olan önerge yukarıda yazıldığı gibi 2 maddehalindedir. 1 inci maddesinde 4 partiye 13 üyeliğin 7.4.1.1 şeklinde tahsisininUmumî Heyetçe karara bağlanmasını ve 2 inci maddesinde de İçtüzük tadilâtı veRiyaset Divanının muvakkat kuruluşuna alt vazife taksimi için parti grupçularıtemsilcileri ile yapılacak toplantı için bu hususun tehirini tazammunetmektedir. Kabul edilen bu önerge dahi Divanın 4 parti grubu üyelerindenteşekkül edeceği ve bu gruplardan kaçar üyelikle kurulacağı hususu kesin olarakbir sayılı kararla çözümlenmiş ve 2 inci karara vazife taksimi hususukalmıştır.
Birbiriile ilgili oldukları için ikinci kararda birinci kararla tespit edilenüyeliklere hangi vazifelerin verileceğinden bahsederken 1 inci kararla gruplaratahsis edilen üyelik adedi mahfuz kalmak şartıyle bu sayıdaki üyeliklerdenkaçının kâtiplik ve Reis Vekilliği veya İdare amirliği görevlerini alacaklarıyazılırken rakamlardan da bahsedilecektir. Kararımızın, sadece bu rakamlardanbahsedilmesinin 2 nci karara başlıbaşına bir nitelik kazandırdığı yolundakigörüşüne katılmak çok zordur. Yukarıda da belirtildiği gibi Divan üyeliklerisorunu 3 aşamalıdır. Her üçünün çözümlenmesiyle sorun müsbet sonuca ulaşmışolacaktır. Bu yönleriyle sorunlardan ikisini çözümleyen birinci karar eksikolduğu gibi birisini çözümleyen, ikinci kararda eksiktir. İkinci kararla seçimegeçilebilmek imkânı kazanılmıştır diye bütün değerin ikinci kararda olduğunukabul etmekte, mantıkça büyük zorluk vardır.
2.11.1966tarihli oturumunda Meclis Başkanının (Muhterem arkadaşlarım, dün YüceMeclisiniz Riyaset Divanının sureti teşkili hakkında 7.4.1.1 esasım kararolarak tespit etmişti...) demesi ve yine aynı oturumda Adalet Partisine ayrılan7 üyeliğin 6 ya indirilerek İşçi Partisinin de Divana katılmasına ilişkinönerge dolayısiyle Başkanın (... Meclisiniz bu hususu karara bağladığı için buönerge hakkında ayrıca muamele yapmıyoruz...) şeklinde durumu açıklamasıkarşısında muhalefet ve muvafakati ile Millet Meclisinin ses çıkarmamaksuretiyle bu beyanları tasvip etmesi de 1 sayılı kararın ne ölçüde kesinolduğunu ve 2 sayılı kararla, münderecatının tekrarlanmadığını tereddüde yerbırakmıyacak bir şekilde ortaya koymaktadır. Buna rağmen aksine yorum yapılmasısuretiyle 2 sayılı kararın dâvaya esas olabileceğinin kabulünü uygunbulmamaktayız. Bu yönlerden ve dâva dilekçesinde gösterilen dâva sebebi veolayı dolayısiyle açılacak dâvanın bir sayılı karar aleyhine açılması gerektiğive 2 sayılı kararın, dâva sebep ve olayına göre dâva konusu olamıyacağı ve olsabile 1 sayılı kararla Divana katılmaları kararlaştırılan partilere ayrılansayıda ki üyelere sadece görev taynini yapan işbu kararın Anayasa'ya aykırıolmadığı kanısındayız.
4- 1sayılı kararın iptalini de isabetli bulmamaktayız. İşçi Partisi grubu bu kararaleyhine dâva açılmasını kararlaştırdığı halde dâva yalnız 2 sayılı kararaleyhine açılmıştır. 1 sayılı kararın 2 sayılı karardan tamamen ayrı sorunlarıçözümlediği ve bunun kesin olduğu, yukarıda belirtilmiştir. 2 sayılı karar ileyapılan vazife taksimi, uygun görülmese dahi 1 sayılı Karar varlığını muhafazaedecektir.
Kaldıki, kararımızın gerekçesinde öne sürülen, 2 nci kararda Divana katılacak grupüyeleri sayılarının tekrar edilmesi ve Divan sorununun bu kararla çözümlenmişbulunması dolayısiyle 2 sayılı kararın başlı başına bir karar olma niteliğinikazandırdığı keyfiyeti, 2 sayılı kararın 1 sayılı kararı tadil ettiğini kabulegötürebilir. Ve böylece içtüzük niteliğinde olan 1 sayılı kararın ortadankalkmış bulunması gerekir. Yok olan bir kararın iptaline ise lüzum yoktur.
Herşekliyle 1 sayılı Kararın iptalini de Anayasa ve hukuka uygun görmemekteolduğumuzdan bu kararın iptaline de karşıyız.
Bunedenlerle 44 sayılı Kanunun 28 inci maddesi delaletiyle iptal edilmiş olan 1sayılı kararın iptali hususuna da katılamamaktayız.
Üye
Hakkı Ketenoğlu
Üye
Halit Zarbun
MUHALEFETŞERHİ
I.Anayasa'nın 148. maddesinin 2. fıkrasında Anayasa Mahkemesinin, Yüce Divansıfatiyie baktığı dâvalar dışındaki işleri dosya üzerinde inceleyeceği; ancakgerekli gördüğü hallerde sözlü açıklamalarını dinlemek üzere ilgilileriçağıracağı yazılıdır.
Eldekiişte davacı, konu üzerinde, söylenebilecek ne varsa, dâva dilekçesinde hepsinibelirtmiştir. Sözlü bir açıklamanın dâvayı daha çok aydınlatabileceğidüşünülemez. Bu yola gidilmesi gereksizdir; işin uzamasından ve vakit kaybındanbaşka sonuç vermeyecektir.
II.Yasama Meclisleri İçtüzüklerinin belli başlı vasıflarından biri de kapsamlarınagiren kanunları geçici değil sürekli olarak düzenlemeleridir. Bunlaraistikrarlı bir uygulama olanağının sağlanması daima gözönünde ve ön alandatutulur. Onun içindir ki içtüzüklerin değiştirilmeleri, bunlara yeni hükümlereklenmesi veya kimi hükümlerinin kaldırılması bir takım usullere ve kurallarabağlanmıştır. (Millet Meclisince uygulanmakta bulunan İçtüzüğün 232. maddesindeaçıklandığı gibi.)
İncelemekonusu 2.11.1966 günlü Millet Meclisi kararı 2. dönemin 2. toplantı yılıbaşında Başkanlık Divanı üyeliklerinin siyasî parti grupları arasındapaylaşılmasının geçici olarak öngören bir belgedir. Her zaman ve kolaylıkladeğişmesi olanak içindedir. Nitekim, davacının da açıkladığı üzere, 1. toplantıyılı başında aynı konuda alınan karar bundan farklı bulunmakta idi.
Biryasama Meclisi kararının yalnızca İçtüzük alanına girmesi muhtemel bir konuyudüzenlemekte oluşu ona İçtüzük hükmü niteliğini kazandırmağa yetmez. O kararıniçtüzük düzenlemesindeki usule uygun olarak hazırlanıp çıkarılmış bulunması vehele, yukarıda işaret edildiği gibi, bünyesinde sürekli bir uygulama olanağınıtaşıması şarttır. 2.11.1966 günlü kararın böyle bir niteliği yoktur.
Biryasama meclisinin, İçtüzük alanına giren konuları geçici kararlarla düzenlemesidoğru olmayabilir. Ancak Anayasa Mahkemesinin bu sorun üzerinde bir sözüolmamak gerekir.
Özetlenecekolursa : 2.11.1966 günlü Millet Meclisi kararı İçtüzük hükmü niteliğindedeğildir. İşin incelenmesi Anayasa Mahkemesinin görevi dışında kalmaktadır.
SONUÇ:
1967/6sayılı dâvanın incelenmesi sırasında verilen 2.6.1967 ve 10.7.1967 günlükararlara bu nedenlerle karşıyım.
Üye
Avni Givda
SayınAvni Givda'nın karşı oy yazısında sözlü açıklama dışında kalan ve dâva konusuMillet Meclisi kararının bir İçtüzük hükmü niteliğinde olmadığı cihetleesasının incelenerek karara bağlanmasının Anayasa Mahkemesinin görevi dışındaolduğuna ilişkin bulunan görüşüne katılıyorum.
Üye
İhsan Keçecioğlu
SayınAvni Givda'nın muhalefet şerhinde açıklanan düşüncelere tamamen katılıyorum.
Üye
Celâlettin Kuralmen
MUHALEFETŞERHİ
İptalolunan hükümlerin derhal ortadan kaldırılmasında kamu düzenini bozabilecek birmahzur olmadığı ve iptal hükmünün yürürlüğe girmesinin geri bıraktırılmasınıgerektiren başka bir halde bulunmadığı kanısındayım. Bu sebeple Anayasa'yaaykırılığı sabit olan mali bir yükümün 7.10.1968 gününe kadar devamettirilmesini ve bunun sonucu olarakta yükümlü bulunanların kanuni tazyikleremaruz kalmalarına müsaade edilmesini caiz görmemekteyiz. Kararın iptal hükmününgeri bırakılmasına ilişkin kısmına muhalifim.
Üye
Celâlettin Kuralmen