ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 1968/18
Karar Sayısı : 1968/15
Karar Tarihi:6/Mayıs/1968
İPTAL DÂVASINI AÇAN: Cumhuriyet Senatosunun 34üyesi
İPTAL DÂVASININ KONUSU : 23.3.1968 günlü ve12856 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan (Seçimlerle ilgili kanunların bazımaddelerinin yürürlükten kaldırılması ve 306 sayılı Milletvekili Seçimi Kanunabazı maddeler eklenmesi) hakkındaki 20.3.1968 günlü ve 1036 sayılı kanununAnayasa’nın 84. 85.ve 147. maddeleri ile bundan sonra gelen maddeleri hükümlerive seçme ve seçilme hakları karşısında Anayasa’ya aykırı olduğu ileri sürülmüşve yine Anayasa’nın 149. ve 150. maddelerine dayanılarak iptali istenilmiştir.
1- İLK İNCELEME :
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğünün 15. maddesi gereğince 15.4.1968gününde yapılan ilk inceleme toplantısında dâva dilekçesinin Anayasa MahkemesiGenel Sekreterliğince 10.4.1968 gününde kaleme havale edildiği; dâvadilekçesinde Cumhuriyet Senatosu üyelerinden otuz dört kişinin adlarının veimzalarının bulunduğu; bu sayının Anayasa’nın 149. maddesinde ve 22.4.1962günlü kanunun 21. maddesinin ikinci fıkrasının 5 sayılı bendinde öngörülenyeter sayıyı geçtiği, dosyada eksiklik bulunmadığı ancak 44 sayılı kanunun 25. maddesininson fıkrası uyarınca, kendisine tebligat yapılacak üyenin dilekçede açıkçagösterilmediği, yalnız senato üyeleri arasında imzası bulunanlardan birisininayrıca dilekçenin altını da imza etmiş olduğu görülmüştür.
15.4.1968 gününde Başkan İbrahim Senil, Başkan Vekili Lütfi Ömerbaş,üye İhsan Keçecioğlu, Salim Başol, Fazlı Öztan, Celâlettin Kuralmen, HakkıKetenoğlu, Fazıl Uluocak, Avni Givda, Muhittin Taylan, İhsan Ecemiş, RecaiSeçkin, Ahmet Akar, Ziya Önel ve Muhittin Gürün’ün katılmalarıyle kurulmuş olanAnayasa Mahkemesinin çoğunluğu, dâvacılardan bir Cumhuriyet Senatosu üyesininayrıca dâva dilekçesinin altını da imza etmiş bulunması durumunu, kendisininMahkemece tebligat yapılacak üye olarak kabul edilmesine yeterli görmüştür.
Görüşmeler sonunda Anayasa’nın 149. ve 150. ve 44 sayılı kanunun21., 22. ve 26. maddelerine uygun bulunduğu sonucuna varılan dâvanın esasınınincelenmesine oybirliğiyle ve dâvayı açan Cumhuriyet Senatosu üyeleri arasındaimzası bulunanlardan birisinin ayrıca dilekçenin altını da imza etmiş olmasınınonun mahkemece kendisine tebligat yapılacak üye olarak kabulüne yeterlibulunduğuna, üyelerden İhsan Keçecioğlu, Celâlettin Kuralmen, Hakkı Ketenoğlu,Fazıl Uluocak, Avni Givda, Muhittin Taylan ve Recai Seçkin’in 44 sayılı kanunun25. maddesinin son fıkrası uyarınca, kendisine tebligat yapılacak üyenindilekçede açıkça gösterilmesi gerektiği yolundaki karşı oylarıyle ve oyçokluğuile karar verilmiştir.
Dâvanın incelenmesine ilişkin gündemlerin düzenlenmesinde işinivediliği dolayısıyle, Anayasa Mahkemesi İçtüzüğünün 33. maddesinin birinci veikinci fıkralarının ikinci hükümlerine göre işlem yapıldığının burudaaçıklanması yerinde olacaktır.
II-METİNLER VE ÖZET :
1-Dâva konusu 1036 sayılı Kanunun metni :
Seçimlerle ilgili kanunların bâzı maddelerinin yürürlüktenkaldırılması ve 306 sayılı Milletvekili Seçimi Kanununa bâzı maddeler eklenmesihakkındaki 1036 sayılı ve 20.3.1968 günlü Kanunun metni şöyledir:
(Madde 1- 25 Mayıs 1961 tarihli ve 306 sayılı Milletvekili SeçimiKanununun:
32 nci maddesini değiştiren 13.2.1965 gün ve 533 sayılı Kanunun 7nci;
33 ncü maddesini değiştiren 13.2.1965 gün ve 533 sayılı Kanunun 8nci; maddesini tadil eden 14.7.1965 gün ve 656 sayılı Kanunun 12 nci;
38 nci maddesine fıkralar ekliyen 13.2.1965 gün ve 533 sayılıKanunun 9 ncu;
13.2.1965 gün ve 533 sayılı Kanunun 12 nci maddesiyle değiştirilen35 inci maddesini tadil eden 14.7.1965 gün ve 656 sayılı Kanunun 16 ncı, ve
Cumhuriyet Senatosu Üyeleri Seçimi Kanununun değiştirilmesine dairolan 17.4.1964 gün ve 447 sayılı kanunun 1 nci maddesine 2 fıkra ekliyen14.7.1965 gün ve 656 sayılı Kanunun 13 üncü;
Maddeleri yürürlükten kaldırılmış ve aşağıda yazılı 32, 33. ve 35inci maddeler, 25 Mayıs 1961 tarih ve 306 sayılı Milletvekili Seçimi Kanununa32., 33. ve 35 inci maddeler olarak eklenmiştir.
Madde 32- Siyasi partilerin ve bağımsız adayların elde ettiklerimilletvekilliği sayısı, aşağıda şekilde hesaplanır:
Seçime katılmış olan siyasi partilerin ve bağımsız adaylarınadları alt alta ve aldıkları muteber oy sayıları da hizalarına yazılır. Burakamlar, önce bire, sonra ikiye; sonra üçe….. ilâ, o çevrenin çıkaracağımilletvekili sayısına ulaşıncaya kadar bölünür. Elde edilen paylar, partiayırımı yapılmaksızın en büyükten, en küçüğe doğru sıralanır. Milletvekilleri,bu payların sahibi olan partilere ve bağımsız adaylara, rakamların büyüklüksırasına göre tahsis olunur.
Son kalan milletvekilliği için bir birine eşit rakamlar bulunduğutakdirde, bunlar arasında ad çekilmek suretiyle tahsis yapılır.
Bir seçim çevresinde, kullanılan muteber oy puslaları toplamının,o çevreden çıkacak milletvekili sayısına bölünmesiyle elde edilecek sayıdan azoy alan siyasi partilere ve bağımsız adaylara milletvekilliği tahsis edilmez.Bu gibi hallerde, milletvekilliği elde edemiyen siyasi partiler veya bağımsızadaylar ve aldıkları oylar nazara alınmaksızın milletvekilleri geriye kalanpartiler ve bağımsız adaylar arasında yukarıki fıkra gereğince paylaştırılır.
Şayet seçime katılan siyasi partilerden ve bağımsız adaylardan hiçbiri yukarıki fıkrada gösterilen sayı kadar oy almamışlarsa, milletvekillerigene ikinci fıkra hükümlerine göre paylaştırılır.
Madde 33- Siyasi parti adaylarından seçilenler, aşağıdaki şekildetesbit edilir:
32 nci madde gereğince, her partinin kazandığı milletvekilliğisayısı tesbit edildikten sonra, her parti için ayrı ayrı olmak üzere; adaylarınadları, parti aday listesindeki sıraya göre alt alta yazılır. Yüksek SeçimKuruluna verilen aday listelerindeki sıra, seçimlerde partilerin kazandıklarımilletvekillerinin sırasının tesbitinde esas olur ve her seçim çevresinde 32nci madde gereğince partilere düşen milletvekilliği sayısı kadar milletvekili,her parti listesinin başından itibaren sayılmak suretiyle seçilmiş sayılır.
Bu işlemler açık olarak yapılır ve adaylarla müşahitler hazırbulunabilirler.
İl seçim kurulu başkanı, milletvekilliğine seçilenleri gösterentutanağın bir suretini, o seçim çevresinde derhal ilân ettirir; diğer birsuretini de bir hafta süre ile il seçim kurulu kapısına astırır.
Madde 35- Yukarıki maddenin birinci fıkrası gereğince il seçimkurullarından bilgi verildikçe Yüksek Seçim Kurulu, bu bilgileri bekletmedenradyo ile derhal yayınlanır.
Yukarıki maddenin birinci fıkrası gereğince bütün illerdenverilecek bilgiler tamamlanır tamamlanmaz, tasdikli tutanak suretlerininalınması veya itiraz varsa bu itirazların incelenerek karara bağlanmasıbeklenmeksizin, her partinin kazandığı milletvekili sayısı ve milletvekiliseçilenlerin ad ve soyadları Yüksek Seçim Kurulunca Türkiye Radyoları ilederhal ilân olunur.
Seçim sonuçlarını gösteren tutanakların bütün illerdengönderilmesi üzerine, Yüksek Seçim Kurulu, en kısa zamanda Türkiye Radyoları veResmi Gazete ile ikinci bir bildiri yayınlayarak, iller itibariyle,milletvekili seçilenlerin ad ve soyadlarını, seçmen sayısını, oy kullananseçmen sayısını, seçime katılma oranını, muteber oy puslası sayısını, herpartinin ve bağımsız adayların kazandıkları oy puslası sayısını açıklar.
Devlete ait bütün ulaştırma ve haberleşme araçları, seçimkuralları arasında araç, gereç, haber, yazı ve bilgilerin ulaştırılmasındaöncelikle kullanılır.
25 Mayıs 1961 tarihli ve 306 sayılı Milletvekili Seçimi Kanununayukarıda eklenen 32., 33. ve 35 inci maddeler hükmü, Cumhuriyet Senatosuüyelerinin seçimlerinde de uygulanır.
Madde 2- Bu kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Madde 3-Bu kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.)
2- Konuya ilişkin Anayasa hükümleri:
Konuya ilişkin Anayasa hükümleri şunlardır:
(Madde 2- Türkiye Cumhuriyeti, insan haklarına ve başlangıçtabelirtilen temel ilkelere dayanan, milli, demokratik, lâik ve sosyal bir hukukdevletidir.
Madde 55- Vatandaşlar, kanunda gösterilen şartlara uygun olarak,seçme ve seçilme hakkına sahiptir.
Seçimler, serbest, eşit, gizli, tek dereceli genel oy, açık sayımve döküm esaslarına göre yapılır.
Madde 56- Vatandaşlar, siyasi parti kurma ve usulüne görepartilere girme ve çıkma hakkına sahiptir.
Siyasi partiler, önceden izin almadan kurulur ve serbestçefaaliyette bulunurlar.
Siyasi partiler, ister iktidarda ister muhalefette olsunlar,demokratik siyasi hayatın vazgeçilmez unsurlarıdır.
Madde 85- Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Meclisler,çalışmalarını, kendi yaptıkları içtüzüklerin hükümlerine göre yürütürler.
İçtüzük hükümleri, siyasi parti gruplarının, Meclislerin bütünfaaliyetlerine kuvvetleri oranında katılmalarını sağlıyacak yolda düzenlenir.Siyasi parti grupları, en az on üyeden meydana gelir.
Meclisler, kendi kolluk işlerini Başkanları eliyle düzenler veyürütürler.
Madde 147/1- Anayasa Mahkemesi, kanunların ve Türkiye BüyükMillet Meclisi İçtüzüklerinin Anayasa’ya uygunluğunu denetler.)
3- Dâvacının gerekçesi özeti :
Dâvacının gerekçesi özeti şöyledir :
a) Millet Meclisinden geçen kanun tasarısını CumhuriyetSenatosuna niyabeten görüşecek Geçici Komisyonunun kuruluşu Anayasa ve İçtüzükhükümlerine aykırıdır. Çünkü burada görev alacak milletvekillerinin, üyesioldukları komisyonlarca seçilmesi gerekirken bu usule uyulmamış ve geçicikomisyon üyeleri Anayasa ve Adalet Komisyonu ile İçişleri KomisyonuBaşkanlarınca belirtilmiştir.
b) Geçici Komisyonun toplantılarında, Cumhuriyet Senatosuİçtüzüğünün 20. maddesi hükümlerine aykırı davranılmıştır.
c) Geçici Komisyon Başkanlık Divanının seçmek ve görev bölümünüyapmak üzere toplanmadan önce, 9.3.1968 gününde, Cumhuriyet Halk Partisigurubuna mensup üç üye komsiyonun, seçimle kurulmadığı için meşru olmadığınıileri sürerek, çekilmişlerdir. Bu çekilmeler dolayısiyle parti gruplarınınkomisyondaki güç oranları değiştiği halde durum, Anayasa’nın 85. maddesineuygun olarak düzeltilmeden ve Cumhuriyet Halk Partisi gurubuna gücü oranındageçici komisyona katılma imkânı verilmeden yalnızca Adalet Partili üyelerinkatılması ile Komisyon görüşmeleri başlatılmış ve tamamlanmıştır.
Görülüyor ki geçici komisyonun kuruluşu ve işleyişi, Anayasayaaykırıdır. 1036 sayılı kanunun iptali gerekir.
III-ESASIN İNCELENMESİ :
Dâvanın esasına ilişkin rapor, dâva dilekçesi, ilgili mercilerdengetirtilen bilgi ve belgeler, Anayasa’ya aykırılığı ileri sürülen kanunhükümleri, Anayasa’nın konuyu ilgilendiren maddeleri ve bunlara ilişkingerekçeler ve meclis görüşme tutanakları okunduktan sonra gereği görüşülüpdüşünüldü:
Dâva konusunun 1968/15 ve 1968/17 esas sayılı dâvalardolayısiyle de incelenmiş bulunması durumu:
Dâva konusu 1036 sayılı kanun daha önce 1968/15 ve 1968/17 sayılıdâvalar dolayısiyle de incelenmiş ve kimi bölümlerine ilişkin iptal istemleri3,4 ve 6 Mayıs 1968 günlü ve 1968/13 sayılı ve 6.5.1968 günlü ve 1968/14 sayılıkararla reddedilmişti.
Görüşmelerin başında üyelerden Muhittin Gürün, dâva konusu 1036sayılı kanun hakkındaki iptal istemlerinin daha önce karara bağlandığını; budurum ve Anayasa Mahkemesi kararlarının kesinliğini ve bağlayıcılığınıbelirtilen Anayasa’nın 152. maddesi hükmü karşısında kanunun yeniden incelemeve karar konusu olamıyacağını ileri sürmüştür.
Anayasanın 152. maddesi uyarınca Anayasa Mahkemesinin iptalkararları karar tarihinde, ve eğer ayrıca yürürlük günü belirtilmişse o günde,iptal eylediği mevzuatı yürürlükten kaldırır. Yürürlükte bulunmayan birkanunun, Anayasa’ya aykırılığı ileri sürülemeyeceğine göre böylece çözümlenmişkonuların bir daha mahkemeye gelmesi düşünülemez. Dâvanın veya itirazın reddiile sonuçlanan kararların, birincilerden farklı nitelikte olduğu meydandadır.Bunlara konu olan hükümler yürürlükte kalmış ve kararlar belirli durumlara vekoşullara dayanmakta bulunmuştur. Durumların ve koşulların değişmesi halindesonucun da değişik olması gerekir. Böyle bir değişmenin bulunup bulunmadığı iseancak inceleme sonunda anlaşılabilir. Kaldı ki incelenecek olan eski dâva veitiraz değil, yeni bir dâva veya itirazdır. Aksini düşünmek; bir kısımhükümlere dokunulmazlık tanımak bu hükümler hakkında yargı mercilerininyetkilerini kullanmaların önlemek, hukuki görüşleri dondurup ebedileştirmekolur. Türkiye Cumhuriyeti Anayasa’sının, böyle bir ereği bulunduğu düşüncesinidestekliyecek doyurucu bir kanıtın ileri sürülmesi mümkün değildir. Şu durumagöre 1036 sayılı kanunun daha önce başka bir dâva dolayısıyle incelenmiş vekimi bölümlerine ilişkin iptal istemlerinin reddedilmiş bulunması, aynıhükümlerin yeniden incelenmesine engellik edemeyeceğine, Muhittin Gürün’ünkarşı oyu ile ve oyçokluğu ile karar verildikten sonra şekil yönünden aykırılıksorununun görüşülmesine başlandı.
A-Şekil yönünden aykırılık iddialarının incelenmesi :
1- Cumhuriyet Senatosundaki geçici komisyonun, komisyonbaşkanlarınca belirtilen üyelerden kurulmuş olması durumu:
1036 sayılı kanuna ilişkin tasarının, Millet Meclisince kabuledilerek, Cumhuriyet Senatosuna verilmesi üzerine, Anayasa ve Adalet Komisyonuile İçişleri komisyonuna havale edildiği; ancak Cumhuriyet Senatosu GenelKurulunun 5.3.1968 günlü 39. birleşiminde tasarının, “çalışmaların bir an öncebitirilmesi için” Anayasa ve Adalet komisyonu ile İçişleri komisyonundanseçilecek dokuzar üyeden kurulu geçici bir komisyonda görüşülmesinin kabuledildiği; fakat geçici komisyon üyelerinin seçilmeleri yerine bunların ilgilikomisyonların başkanlarınca belirtilmesi yoluna gidildiği ve komisyonun böylecekurulduğu anlaşılmaktadır.
Dâvacı bu durumun, bir iptal nedeni olduğunu ileri sürmüştür.
a) Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, demokratik hukuk devletiilkesini kabul etmiştir. (Madde 2.) Seçim usulünün üstün tutulması ve hergerekli yerde uygulanması bu ilkenin başlıca icaplarından biridir. NitekimAnayasada, yasama meclisleri başkanlarının, Anayasanın öngördüğü komisyonlarınbelli edilmesinde, seçime gidileceğini açıklayan hükümler vardır. (84.,90.,92., maddelerde olduğu gibi.). Meclislerin içtüzüklerinde de, gerekbaşkanlık divanlarının gerekse genel olarak komisyonların kurulmasında seçimusulü kabul edilmiştir. Anayasa’nın ve İçtüzüğün benimsendiği bu usulün daimikomisyonların bünyelerinde de uygulanması ve bu komisyonlardan, genel kurulcakurulmasına karar verilen karma veya geçici komisyonlara katılacak üyelerinseçimle belli edilmesi demokratik hukuk devleti düzeninin tabii bir sonucudur.Öte yandan Cumhuriyet Senatosu İçtüzüğünün 111. maddesinde genel kurulda vekomisyonlarda yapılacak seçimlerde nasıl davranılacağının açıklanması,komisyonların bünyelerinde de seçim usulünün benimsenmiş bulunduğunu ayrıcagösterir. Bugüne kadar geçici komisyonlara katılacak üyelerin komisyonlarınbaşkanlarınca belli edilmekte olmasının, hukuki bir dayanağı yoktur ve komisyonbaşkanlarına içtüzükte böyle bir yetki tanınmış değildir. Bu yolda biruygulama, hukukça değeri olan, geçerli bir gelenek meydana getiremez.
Şu duruma göre geçici komisyonun kuruluş biçimi, içtüzüğeaykırıdır. Ayrıca Cumhuriyet Senatosu genel kurulunun, geçici komisyonununkurulmasına ilişkin olarak 39. birleşimde verdiği karara da uymamaktadır. Ziragenel kurulca verilen karar Adalet Bakanının teklifinin kabulü şeklindeolmuştur. Adalet Bakanı teklifinde ise, “ iki komisyondan seçilecek dokuzarüye” den söz edilmektedir. (Cumhuriyet Senatosu tutanak dergisi. Cilt 46-Sayfa8 ve 12)
Sonuç, geçici komisyonun kuruluş biçiminin muallel olduğu yolundaözetlenebilir. Üyelerden Hakkı Ketenoğlu ve Halit Zarbun bu görüşekatılmamışlardır.
b) Bu konunun görüşülmesinde, geçici komisyon üyelerinin, Anayasave Adalet komisyonu ile İçişleri Komisyonunca mı yoksa Cumhuriyet SenatosuGenel Kurulunca mı seçilmesi gerektiği de tartışılmıştır.
Anayasa ve Adalet Komisyonu ile İçişleri Komisyonu üyeleri,esasen her iki yılda bir genel kurulca ve gizli oyla seçilmektedir. (CumhuriyetSenatosu İçtüzüğü-madde 17). Genel kurul, bu üyeler hakkında da önce tercihinive iradesini kullandığına göre geçici komisyonun kurulmasında, genel kurulun,kurulmaya ilişkin iradesini açıklamaktan başka bir işi olmamak gerekir vegeçici komisyona girecek üyelerin seçilmeleri mensup bulundukları komisyonlaradüşer.
Üyelerden Feyzullah Uslu, Fazlı Öztan, Celâlettin Kuralmen, HakkıKetenoğlu, Recai Seçkin, Ziya Önel ve Muhittin Gürün, geçici komisyonüyelerinin, Cumhuriyet Senatosu Genel Kurulunca seçilmeleri gerektiğini ilerisürerek bu görüşe katılmamışlardır.
C) Anayasa’da kimi hallerde kurulması öngörülen karma komisyonlardışında, kanun tasarı veya tekliflerinin önce komisyonlarda sonra meclislergenel kurullarında inceleneceği hakkında zorunluk koyan bir kural yoktur.
Her ne kadar Anayasa’nın kimi maddelerinde (madde 91 ve 92)meclislerin ilgili komisyonlardan söz edilmekte ise de bunlar kanun tasarı vetekliflerinin, mutlak surette komisyonlardan geçirilmesi zorunluluğunu koyanbirer Anayasa kuralı niteliğinde değildirler ve genellikle yasama meclislerindevaroldukları bilinen komisyonlardan, o maddelerde öngörülen hallere münhasırolmak üzere, ne biçimde yararlanılacağını belirtmekten öteye bir anlamtaşımamaktadırlar.
Komisyon çalışmalarının kanun tasarı ve tekliflerini, meclisleringenel kurulları adına inceleyerek düşüncelerini bildirmekten başka bir anlamabulunmadığı; sonunda konuya, meclislerin tüm hâkim oldukları ve kendiiradelerine göre tam bir serbestlik içinde işi karara bağladıkları bilinen birgerçek olup, bir kanun tasarısı veya teklifinin ilgili komisyondaincelenmesinin veya hiç incelenmemesinin meclis iradesinin, gereği gibibelirmesine engellik edeceğinin düşünülmesi de mümkün değildir.
Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere Anayasa’nın, kurulmasınıbuyurduğu komisyonlar dışında kalan komisyonlar, birer içtüzük düzenlemesidir.Cumhuriyet Senatosu İçtüzüğünün 36. maddesinde belirtildiği gibi, kimi hallerdekomisyon çalışmalarında vazgeçilmesi ve konunun doğruca senato genel kurulundagörüşülerek sonuçlandırılabilmesi de bunu göstermektedir. Zira komisyonçalışmaları, Anayasa kuralının gereği bulunsaydı, her hangi bir zorunlulukyüzünden dahi bu yoldan vazgeçilmesi mümkün olamazdı.
Şu sonuca göre, birer içtüzük düzenlemesi olan ve meclislercekabul edilen kanunların sıhhatı bakımından da şart bulunmayan komisyonlarınçalışmalarına veya kuruluşlarına ilişkin olarak işlenen hatalar veyausulsüzlükler, kanunların Anayasa’ya aykırı sayılabilmeleri için yeter sebepdeğildir.
Başkan Vekili Lütfi Ömerbaş, Üyelerden İhsan Keçecioğlu, SalimBaşol, Feyzullah Uslu, Celâlettin Kuralmen, Halit Zarbun ve Muhittin Gürünyukarıda ki nedenlerle 1036 sayılı kanuna ilişkin tasarının incelenmesi içinCumhuriyet Senatosunca Anayasa ve Adalet Komisyonu ile İçişleri Komisyonuüyeleri arasından seçilmek suretiyle kurulması gereken geçici komisyonunkuruluşunun İçtüzük hükümlerine aykırı bulunmasına dayanılarak dâva konusukanunun Anayasa’ya aykırı sayılmasının mümkün olmadığı görüşündebulunmuşlardır.
Öte yandan Başkan İbrahim Senil aşağıda yazılı görüşü ilerisürmüştür.
Anayasa Mahkemesinin 13.1.1966 gün ve E.1964/26- K.1966/1 sayılıkararında belirtildiği üzere (Anayasa Mahkemesi Kararlar dergisi sayı: 4,Sayfa: 21 Resmi Gazete: gün 31.5.1966. Sayı 12310.) yetkili komisyonlardangeçmeksizin veya usulünce kurulmamış bir komisyondan geçerek kabul edilmiş birkanunun, iptal nedeni olacak bir şekil eksikliği ile malul sayılması gerekir.
Ancak olayda geçici komisyonun kurulması, genel kurulun kararıüzerine olmuş; kanun tasarısı bu Komisyonun yeter sayılı toplantısındaincelenmiş ve hazırlanan rapor, genel kurulda görüşülmüştür. Muhalefet gruplarıgenel kurulda görüşlerini açıklamak imkânını bulmuşlardır. Geçici komisyonunkuruluş biçiminde bir eksiklik olmasaydı dahi, sonucun değişmeyeceği aşikârdır.Başka bir deyimle, komisyonun kuruluş biçimi, dâva konusu kanunun, CumhuriyetSenatosu genel kurulunda kabulü işlemini etkileyecek bir nitelikte olmamıştır.Bu itibarla geçici komisyonun kuruluş biçimi yüzünden kanunun iptalinegidilmemek gerekir.
Böylece bu konuda ileri sürülen nedenlerin 1036 sayılı kanununiptalini gerektirmediği sonucu üzerinde yukarıda adları yazılı Başkan, BaşkanVekili ve üyelerin tümü ve Hakkı Ketenoğlu, yani mahkeme heyetinin çoğunluğubirleşmişlerdir. Ancak Hakkı Ketenoğlu burada açıklanan gerekçelerekatılmamıştır.
Üyelerden Fazlı Öztan, Sait Koçak, Avni Givda, Recai Seçkin AhmetAkar ve Ziya Önel geçici komisyonun kuruluş biçimi yüzünden 1036 sayılı kanununiptali gerektiğini ileri sürerek yukarıda açıklanan görüşe katılmamışlardır.
2- Geçici Komisyonun içtüzükte belirtilen aralara uyulmaksızıntoplanmış olması:
Geçici komisyonun, 6.3.1968 günü toplandığı fakat üçte ikiçoğunluğun sağlanamadığı; daha sonra 9.3.1968 günü toplandığı ve yine üçte ikiçoğunluğun sağlanamadığı; bunun üzerine 14.3.1968 gününde salt çoğunluklatoplanarak önce başkanlık divanını seçtiği, sonrada kanun tasarısını görüşüpkabul ettiği anlaşılmaktadır.
Cumhuriyet Senatosu İçtüzüğünün 20. maddesine göre komisyonlar,Cumhuriyet Senatosu Başkanının üyelerden her birine yapacağı yazılı davetüzerine üye tam sayılarının en az üçte ikisiyle toplanarak kendilerine gizlioyla ve salt çoğunlukla bir başkan, bir sözcü, bir kâtip ve gerekirse birbaşkanvekili seçerler. Üçer gün ara ile yapılacak iki toplantıda yeter sayısağlanamazsa, üçüncü toplantı üye tam sayısının salt çoğunluğu ile yapılır.
Olayda üçte iki çoğunluğun sağlanamadığı 6.3.1968 ve 9.3.1968günlü toplantılar arasında İçtüzüğün zorunlu kıldığı üç gün ara yoktur. Şuduruma göre 14.3.1968 günlü toplantının içtüzüğe uygun ikinci toplantısayılması ve bu toplantıda üçte iki çoğunluk aranması gerekirdi. Oysa butoplantıda salt çoğunluk yeter görülmüş ve başkanlık divanının seçilmesine,sonra da kanun tasarısının görüşülmesine geçilmiştir. Bu davranışın İçtüzüğün20. maddesine aykırılığı apaçıktır.
Ancak Başkan Vekili Lütfi Ömerbaş, üyelerden İhsan Keçecioğlu,Salim Başol, Feyzullah Uslu, Celâlettin Kuralmen, Halit Zarbun ve MuhittinGürün yukarıda 1 sayılı bendin c işaretli fıkrasının ilk kesiminde açıklanannedenlerden ötürü geçici komisyonun içtüzükte belirtilen aralara uyulmaksızın toplanmışolması durumunun, 1036 sayılı kanunun, Anayasa’ya aykırılığından söz edilerek,iptaline gidilmesi için yeter neden sayılması mümkün olmayacağı görüşündebulunmuşlardır.
Öte yandan Başkan İbrahim Senil, Üyelerden Hakkı Ketenoğluaşağıda yazılı görüşü ileri sürmüşlerdir.
Anayasa Mahkemesinin 16.11.1965 günlü ve E-1964/38-K.1965/59sayılı kararında da belirtildiği üzere (12.1.1966 günlü ve 12200 sayılı ResmiGazete) İçtüzük hükümleri, genellikle şekle ait kurallardır. Burada hatıragelen soru, bir kanun yapılırken içtüzüklerin her hangi bir hükmüneaykırılığın, iptal nedeni sayılıp sayılmayacağıdır. Bu hükümler içinde yasamameclislerince verilen bir kararın sıhhatı üzerinde etkili olabilecek niteliktaşıyanlar bulunduğu gibi, bu derece önemli olmayanlar da vardır. Birincikategoriye girenlere aykırılığın, iptal nedeni teşkil edeceği, buna karşılıköteki şekil kurallarına riayetsizliğin, iptali gerektirmeyeceği kabuledilmelidir. Anayasa’da gösterilmeyen ve yalnız içtüzüklerde bulunan şekilkuralları arasında bu ayırımı yapmak, Anayasa’nın ereğine uygun düşer. Ziraiçtüzüklerdeki şekil kurallarına aşırı bağlılık yasama meclislerininçalışmalarını gereksizce aksatır. İçtüzük hükümlerine aykırı düşen işlemlerdenhangilerinin iptal nedeni sayılacağı, uygulanacak içtüzük hükmünün önemine veniteliğine göre çözümlenecek, ve dâva ve itirazların incelenmesi sırasındaAnayasa Mahkemesine takdir edilecek bir konudur.
İmdi olayda, içtüzüğün 20. maddesindeki sürelere uyulmamasının,kanunun iptalini gerekli kılacak derecede ağır bir aykırılık sayılamayacağıortadadır. Geçici komisyonun, başkanlık divanının seçtiği oturumda kanuntasarısını görüşmeğe başlamasına gelince; İçtüzükte bu tutumu engelleyici birhüküm bulunmadığı gibi, yine içtüzüğün 28. maddesinin ivedi işlerin hemen,ivedi olmayan işlerin havaleden 48 saat sonra görüşülmesine cevaz veren hükmükarşısında 5.3.1968 gününde geçici komisyona havale edilmiş sayılması gerekenbu işin 14.3.1968 gününde görüşülmesine başlanmasında ivedilik değil, gecikmebulunduğu bile düşünülebilir.
Özetlenecek olursa; geçici komisyonun, içtüzükte belirtilenaralara uyulmaksızın toplanmış ve çalışmış olması kanunun iptalini gerektirecekbir nitelik taşımamaktadır.
Böylece bu konuda ileri sürülen nedenlerin 1036 sayılı kanunun iptalinigerektirmediği sonucu üzerinde yukarda adları yazılı başkan, Başkan Vekili veÜyelerin tümü, yani Mahkeme heyetinin çoğunluğu birleşmişlerdir.
Üyelerden Fazlı Öztan, Sait Koçak, Avni Givda, Recai Seçkin,Ahmet Akar ve Ziya Önel geçici komisyonun içtüzükte belirtilen esaslar uyarıncaçalışmamış olduğu nedeniyle bu çalışmalar sonucunda kabul edilen 1036 sayılıkanunun iptali gerektiğini ileri sürerek yukarıda açıklanan görüşekatılmamışlardır.
3- Geçici Komisyondan üç üyenin çekilmiş olması durumu:
Geçici Komisyona üye olarak ayrılan Cumhuriyet Halk PartisiGrubuna mensup üç Cumhuriyet Senatosu Üyesinin, geçici komisyonun seçimlekurulmamış bulunduğunu ileri sürerek, geçici komisyonun 3. toplantısından önce9.3.1968 günü saat 12.45 te Cumhuriyet Senatosu Başkanlığına çekilme yazılarınıverdikleri anlaşılmaktadır.
Dâvacı, çekilme üzerine işlem yapılmamış ve Anayasa’nın 85.maddesi uyarınca, komisyonda bozulan parti güçleri oranının düzeltilmemiş bulunduğunuve kanun tasarısının böyle bir komisyonda görüşülmesinin iptal nedeni olacağınıileri sürmüştür.
Başkan Vekili Lütfi Ömerbaş, Üyelerden İhsan Keçecioğlu, SalimBaşol, Feyzullah Uslu, Celâlettin Kuralmen, Halit Zarbun ve Muhittin Gürüngeçici komisyonun kuruluşu ve çalışmaları ile ilgili olarak öne sürülen şuiddialar haklı bulunsa bile yukarda 1 sayılı bendin c işaretli fıkrasının ilkkesiminde açıklanan nedenlerden ötürü bu halin 1036 sayılı kanunun, Anayasa’yaaykırılığından söz edilerek iptaline gidilmesi için yeter sebep sayılmasımümkün olamayacağı görüşünde bulunmuşlardır.
Öte yandan Başkan İbrahim Senil, Üyelerden Hakkı Ketenoğlu veZiya Önel aşağıda yazılı görüşü ileri sürmüşlerdir:
Kimi kanun tasarılarının geçici komisyonlardan görüşülmesiyleyetinilmesi bunların ivediliği yüzünden kısa süre içinde incelenerek genelkurula bir an önce getirebilmeleri ereğine dayanır. Nitekim 1036 sayılı Kanunailişkin tasarısının Anayasa ve Adalet komisyonu ile İçişleri komisyonundanseçilerek dokuzar üyeden kurulu geçici bir komisyonda görüşülmesi CumhuriyetSenatosu genel kuruluna teklif edilirken de, tasarı üzerindeki çalışmaların biran önce bitirilmesinin sağlanması lüzumu gerekçe olarak ileri sürülmüştür.
Bu bakımdan geçici komisyonun üyeleri belli olduktan sonra ortayaçıkan çekilmelerin, komisyon çalışmalarına engel olacak nitelikte bir olaysayılmaması gerekir. Böyle durumlarda yeter sayı sağlanabildiği takdirdekomisyon çalışmalarını sürdürmesi tabiki görülmelidir. Aksi halde geçici komisyonunkurulmasındaki erek ortadan kalkacağı gibi, ivedi bir işin böylece uzun zamansürüncemede kalması daima beklenebilir.
Olayda geçici komisyonun, toplanma ve karar yeter sayısıbulunması dolayısiyle, Cumhuriyet Halk Partisi Gurubuna mensup üç üyeninçekilmelerine rağmen çalışmalarını sürdürmesi, haklı ve yerinde bir davranışolmakla birlikte, çekilen üyeler çalışmalara katılsalar bile sonucuetkileyemeyecekleri aşikâr bulunduğundan ve muhalefetin görüşü de genel kuruldaaçıklandığından kimi üyelerin komisyondan çekilmeleri yüzünden ortaya çıkan durumunkanunun iptaline yol açmaması gerekir.
Böylece bu konuda ileri sürülen 1036 sayılı kanunun iptalinigerektirmediği görüşü üzerinde yukarda adları yazılı Başkan, Başkan vekili ve üyelerintümü, yani mahkeme heyeti’nin çoğunluğu birleşmişlerdir.
Üyelerden Fazla Öztan, Sait Koçak, Avni Givda, Recai Seçkin veAhmet Akar, kimi üyelerin geçici komisyondan çekilmeleri dolayısiyle ortayaçıkan durumun, kanunun iptalini gerektirdiğini ileri sürerek, yukarıdaaçıklanan görüşe katılmamışlardır.
B- Esas yönünden aykırılık durumunun incelenmesi:
Dâvada 1036 sayılı kanunun esas bakımından iptali istenmemiştir.Ancak 44 sayılı kanunun 28. maddesinin birinci fıkrasına göre: AnayasaMahkemesi, kanunların ve yasama meclisleri içtüzüklerinin Anayasa’ya aykırılığıhususunda ilgililerce ileri sürülen gerekçelere dayanmaya mecbur değildir.Mahkeme, istemle bağlı kalmak kaydiyle, başka gerekçe ile de Anayasa’yaaykırılık kararı verebilir. Şu duruma göre Anayasa’ya aykırılık sorunun esasyönünden de ele alınması ve incelenmesi gereklidir.
1- 1036 sayılı Kanunun kapsamı :
Metnin incelenmesinden anlaşılacağı üzere, (Bu kararda: II-ı de)dâva konusu olan (Seçimlerle ilgili kanunların bâzı maddelerinin yürürlüktünkaldırılması ve 306 sayılı Milletvekili Seçimi Kanununa bâzı maddelereklenmesi) hakkındaki 20.3.1968 günlü ve 1036 sayılı kanun üç maddedir. 1. maddedeönce:
13.2.1963 günlü ve 533 sayılı Kanunun 25.5.1961 günlü ve 306sayılı Milletvekili Seçimi Kanununun 32. maddesini değiştiren ve 38. maddesinefıkralar ekleyen hükümleri;
14.7.1965 günlü ve 656 sayılı kanunun; 25.5.1961 günlü ve 306sayılı Milletvekili Seçimi Kanununun 533 sayılı Kanunla değiştirilmiş 33. ve35. maddelerini değiştiren ve 25.4.1961 günlü ve 304 sayılı Cumhuriyet SenatosuÜyelerinin Seçimi Kanununun 17.4.1964 günlü ve 447 sayılı kanunla değiştirilmiş1. maddesine iki fıkra ekleyen hükümleri;
Kaldırılmakta; sonra üç yeni madde metni konularak bunlar 32.,33. ve 35. maddeler olmak üzere 306 sayılı Milletvekili Seçimi Kanununaeklenmektedir. 1036 sayılı Kanunun 2. maddesi yürürlük tarihine, 3. maddesi isekanuna yürütecek mercie ilişkindir.
Görülüyor ki 1036 sayılı Kanun, aslında mutlak anlamda bir ilgakanunu değil, kimi kanunların kimi maddelerini değiştiren bir kanundur. BuKanun, 306 sayılı kanunun 32., 33. ve 35. maddelerini tüm olarak değiştirmekte;yine aynı kanunun 38. maddesini, buna 533 sayılı Kanuna eklenmiş fıkralarıçıkararak eski metniyle ve 304 sayılı kanunun 1. maddesini, 656 sayılı Kanunlaeklenmiş fıkraları çıkararak, 447 sayılı Kanunun getirdiği metniylebırakmaktadır. 306 sayılı Kanunun 38. maddesinin 1036 sayılı kanunladokunulmayan bölümü 30.5.1961 gününden ve 304 sayılı kanunun 1. maddesinin yine1036 sayılı kanunla dokunulmayan bölümü 22.4.1962 gününden beri yürürlüktedir.
Şu duruma göre 1036 sayılı kanunun Anayasa’ya aykırı olupolmadığını karara bağlayabilmek için sadece bu kanunun 1. maddesiyle getirilenyeni hükümlerin, yani 306 sayılı kanuna eklenen 32., 33. ve 35. maddelerinincelenmesi gerekecektir.
2- 306 sayılı Kanuna 1036 sayılı kanunla eklenen 32. madde:
a) 32. maddenin ilk üç fıkrası:
Sözü geçen maddenin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları hükümleribir seçim sonunda siyasi partilerle bağımsız adayların sağladıkları geçerlioylara göre elde ettikleri milletvekilliği sayısının nasıl hesaplanacağınıgöstermektedir.
Maddenin ikinci fıkrasiyle kabul edilmiş olan düzen nisbi temsilfikrine dayanan seçim düzenlerinden bulucusunun adiyle anılmakta olan D’Hondtdüzeninin bir biçiminden ibarettir.
Bu hesap yöntemine göre milletvekillikleri, bağımsızların siyasipartiler arasında kazandıkları geçerli oylarla orantılı olarakbölüştürülmektedir. Böylece seçmenin oyları, verildikleri doğrultudadeğerlendirilmekte ve her siyasi parti veya bağımsız aday kendisine verilenoylara sahip olmakta; onların gücüne göre milletvekilliğini kazanmakta yahutbaşkaca herhangi bir dış müdahaleye uğramaksızın, kendi gücü yetişmediğitakdirde de milletvekilliğini kazanamamaktadır.
Belirtilen şu sonuca göre düzen, Anayasa’nın 55. maddesindekiilkeleri zedelemediği gibi, Anayasa’nın başka kurallarıyla da çelişme durumundadeğildir.
b) 32. maddenin dördüncü ve beşinci fıkraları:
306 sayılı milletvekili seçimi Kanununa 1036 sayılı kanunun 1. maddesiyleeklenen 32. maddenin “Bir seçim çevresinde” diye başlayan dördüncü ve “Şayet”diye başlayan beşinci fıkraları Anayasa Mahkemesinin E.1968/15-K.1968/13 sayılıve 3,4 ve 6 Mayıs 1968 günlü kararı ile ve işbu dâvanın açılmasından sonraiptal edilmiş bulunduğundan davanın bu bölüm hakkında yeniden karar verilmesineyer olmamak gerekir.
3- 1036 sayılı Kanunla 306 sayılı Kanuna eklenen 33. madde:
Bu maddede siyasi parti adaylarından seçilenlerin nasıl tesbit edileceğibelirtilmiştir. Maddenin ikinci fıkrasına göre: Yüksek Seçim Kuruluna verilenaday listelerindeki sıra, seçimlerde partilerin kazandıkları milletvekillerinintesbiti için esas olur ve her seçim çevresinde 32. madde gereğince partileredüşen milletvekilliği sayısı kadar milletvekili her parti listesinin başındanitibaren sayılmak suretiyle seçilmiş sayılır.
Burada seçmenin, oylarının değerlendirilmesinde şahsi bir etkisiolmaması; bir başka deyimle seçmen oylarının seçilecek milletvekillerinin ancakpartisini ve sayısını ortaya koyabilmesi ve seçilmiş kimselerin bu sayıuyarınca parti aday listesindeki sıraya göre kendiliğinden belirmesi gibi birdurum vardır.
Bilindiği gibi her parti bir fikir, bir program beraberliğinin vebunları yürütebilme gücünün ifadesidir. Nispi seçimde değeri olan budur. Nispiseçim düzeninde, seçmen oylarının çoğu, kişilere değil, fikirlere programlarayönelir; yönelmesi gereklidir. Bir seçmenin oyunun, bir siyasi partinin adaylistesine yönelmesi, genel olarak, seçmenin partinin temsil ettiği fikir veprogramı yeğ tuttuğunu gösterir. Burada adayların kimlikleri ve kişilikleritabiatiyle ikinci alanda kalacaktır. Bir seçmen, fikir ve program gibi enönemli bir unsurda bir siyasi parti ile beraberse onun, ülküsünü ve tutumunubenimsediği partinin aday listesinde düzenlenen sıradaki, önceden bilinengörüşüne de katılmış bulunması beklenir. Hele siyasi partilerin demokratiksiyasi hayatın vazgeçilmiş unsurları sayıldığı bir ortamda böyle bir davranışıyadırgamak ve kınamak mümkün değildir. Bu durumun, seçme ve seçilmeserbestliğine dokunduğu da ileri sürülemez. Bir adayın bir parti listesinde yeralması, bir seçmenin bir partiye oy vermesi kendi iradeleri ile olur. Ancak buserbest davranış, eşyanın tabiatı, daha açıkçası yukarıda değinilen siyasiparti kavramının özel niteliği yüzünden, seçmenin de adayın da yöneldikleripartinin görüş ve tutumu ile bağlanmaları gibi bir sonucu kendiliğindendoğurur.
Şu duruma göre 306 sayılı kanuna 1036 sayılı kanunla eklenen 33. maddeninikinci fıkrasında Anayasa’ya aykırılık yoktur. Üyelerden Sait Koçak, RecaiSeçkin ve Muhittin Gürün bu görüşe katılmamışlardır.
Maddenin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında Anayasa’yaaykırı bir yön görülmemektedir.
4- 306 sayılı kanuna 1036 sayılı kanunla eklenen 35. Madde:
Bu maddenin birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları seçimsonuçlarının nasıl açıklanacağı hakkındadır. Anayasa’ya aykırı bir yönleriyoktur.
Maddenin son fıkrasında 306 sayılı kanuna eklenen 32., 33. ve 35.maddeler hükmünün Cumhuriyet Senatosu üyelerinin seçimlerinde de uygulanacağıaçıklanmaktadır. Bunlardan 32. maddenin iptal edilmeyen fıkralarının,Cumhuriyet Senatosu üyelerinin seçimlerinde uygulanması gerekecektir. 1036sayılı Kanunla getirilen ve Anayasa’ya aykırı olmadıkları sonucuna varılanhükümlerin, Cumhuriyet Senatosu üyelerinin seçimlerinde de uygulanmasındaAnayasa’ya bir aykırılık düşünülemez. Bu itibarla son fıkra hakkında başkacabir karar verilmesine yer olmamak gerekir.
5- 306 sayılı kanunun tümünün iptali gerektirdiği yolundakigörüşü :
Üyelerden Recai Seçkin 1036 sayılı Kanunun tümünün iptaligerektiği görüşünü ileri sürülmüştür. 1036 sayılı kanunun getirdiği hükümlerden32. maddenin dördüncü ve beşinci fıkraları iptal edilmiş ve bu kararın IIIbölümünün başında açıklanan yönlerde yapılan incelemelerde, yeri geldikçe ayrıayrı belirtildiği üzere, görüşülen öteki hükümler Anayasa’ya aykırı görülmemişolduğundan çoğunluk Recai Seçkin’in görüşünü benimsememiştir.
IV-SONUÇ :
A) 1- a) Cumhuriyet Senatosu Geçici Komisyonunu, Komisyon Başkanıncabelirtilen üyelerle kurulmasının İçtüzüğe aykırı bulunduğuna üyelerden HakkıKetenoğlu ve Halit Zarbun’un karşı oyları ile ve oyçokluğu ile;
b) Geçici Komisyonunun Anayasa ve Adalet Komisyonu ile İçişleriKomisyonunca seçilmesi gerektiğine üyelerden Feyzullah Uslu, Fazlı Öztan,Celâlettin Kuralmen, Hakkı Ketenoğlu, Recai Seçkin, Ziya Önel ve MuhittinGürün’ün, üyelerin Cumhuriyet Senatosu Genel Kurulunca seçilmeleri gerektiğiyolundaki karşı oylarıyle ve oyçokluğu ile;
c) Geçici Komisyonun Kuruluş biçiminin, kanunun iptalinigerektirmediğine Üyelerden Fazlı Öztan, Sait Koçak, Avni Givda, Recai Seçkin,Ahmet Akar ve Ziya Önel’in karşı oylarıyle ve oyçokluğu ile;
A) 2- Geçici Komisyonun, İçtüzükte belirtilen aralara uyulmaksızıntoplanmış olmasının, kanunun iptalini gerektirmediğine Üyelerden Fazlı Öztan,Sait Koçak, Avni Givda, Recai Seçkin, Ahmet Akar ve Ziya Önel’in karşıoylarıyla ve oyçokluğu ile;
A) 3- Kimi üyelerin, Geçici Komisyondan çekilmeleri dolayısiyleortaya çıkan durumun, kanunun iptalini gerektirmediğine üyelerden Fazlı Öztan,Sait Koçak, Avni Givda, Recai Seçkin ve Ahmet Akar’ın karşı oylarıyla veoyçokluğu ile;
B) 1- 306 sayılı Milletvekili Seçimi Kanununa 1036 sayılı kanunun1. maddesiyle eklenen 32. maddenin “Bir seçim çevresinde” diye başlayandördüncü ve “Şayet” diye başlayan beşinci fıkraları Anayasa MahkemesininE.1968/15-K.1968/13 sayılı ve 3.4 ve 6 Mayıs 1968 günlü kararı ile işbu dâvanınaçılmasından sonra iptal edilmiş olduğundan davanın bu bölümü hakkında yenidenkarar verilmesine yer olmadığına oybirliği ile;
B) 2- Aynı kanunla eklenen 33. maddenin ikinci fıkrası hükmünün,Anayasa’ya aykırı olmadığına üyelerden Sait Koçak, Recai Seçkin ve MuhittinGürün’ün karşı oylarıyla ve oyçokluğu ile;
B) 3- Aynı kanunla eklenen 35. maddenin son fıkrası hakkında, 32. maddeniniptal edilmeyen fıkralarının, bu fıkra hükmü uyarınca Cumhuriyet Senatosuüyelerinin seçiminde de uygulanması gerekeceğinden, başkaca karar verilmesineyer olmadığına oybirliği ile;
B) 4- Aynı kanunun yukarıda belirtilen hükümleri dışında kalanöteki hükümlerinin Anayasa’ya aykırı olmadığına üyelerden Recai Seçkin’in karşıoyu ile ve oyçokluğu ile;
6 Mayıs 1968 gününde Anayasa’nın 147., 149., 150. ve 152. maddelerigereğince karar verildi.
Başkan
İbrahim SENİL
Başkan Vekili
Lütfi ÖMERBAŞ
Üye
İhsan KEÇECİOĞLU
Üye
Salim BAŞOL
Üye
Feyzullah USLU
Üye
Fazlı ÖZTAN
Üye
Celâlettin KURALMEN
Muhalefet şerhi eklidir.
Üye
Hakkı KETENOĞLU
Muhalefet şerhi eklidir.
Üye
Sait KOÇAK
Üye
Avni GİVDA
Muhalefet şerhi eklidir.
Üye
Recai SEÇKİN
Karşıoy yazısı eklidir.
Üye
Ahmet AKAR
Üye
Halit ZARBUN
Üye
Ziya ÖNEL
Muhalefet şerhi eklidir.
Üye
Muhittin GÜRÜN
Muhalefet şerhi eklidir.
MUHALEFET ŞERHİ
1968/18-1968/15sayılı yukarıdaki kararın III işaretli kısmının A bölümünün bendinin (b)fıkrasında yer alan ve karma komisyonların ne suretle kurulması gerektiğineilişkin bulunan görüşün, 6 Mayıs 1968 günlü ve 1968/15-1968/13 sayılı AnayasaMahkemesi kararına ait muhalefet şerhimde açıklanmıştır.
Üye
Feyzullah USLU
KARŞIOYYAZISI
Mahkememiz Esas: 1968/15 Karar: 1968/13 sayılı kararı içinyazmış olduğum karşı oyun geçici komisyonun kuruluşu hakkındaki bölümündebelirtilen sebeplerle çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.
Üye
Fazlı ÖZTAN
MUHALEFET ŞERHİ
Kararın (A) bölümünün (1) nci bendinin (b) fıkrasında yer alanCumhuriyet Senatosu Karma Komisyonunun ne suretle seçilmesi gerektiği hakkındakidüşüncem, 6.Mayıs.1968 günlü ve Esas: 1968/15, Karar: 1968/13 sayılı AnayasaMahkemesi kararında bu cihete ilişkin muhalefet şerhinde açıklanmıştır.
Üye
Celâlettin KURALMEN
KARŞI OY YAZISI
MahkememizinEsas 1968/15 Karar 1968/13 sayılı ve 6.5.1968 günlü kararımızın A) 3-a bendinekarşı yazdığımız karşı oy yazısında belirtilen yönlerden çoğunluk kararınakarşıyız.
Üye
Hakkı KETENOĞLU
Üye
Halit ZARBUN
KARŞI OY YAZISI
MahkememizinEsas 1968/15 Karar 1968/13 sayılı kararı için, Geçici Komisyonun KuruluşuBiçimi hakkında sayın Avni Givda ile Ahmet Akar’ın ve gensoru hakkında da sayınMuhittin Gürün’ün yazmış oldukları karşı oy yazılarında belirtilen görüşekatılıyorum.
Üye
Sait KOÇAK
-MUHALEFET ŞERHİ-
1. CumhuriyetSenatosundaki Geçici Komisyonun kuruluş ve çalışma biçimi :
1- Çoğunluğungörüşü:
a)1036sayılı kanuna ilişkin tasarının Millet Meclisinden Cumhuriyet Senatosunagönderilmesi üzerine tasarıyı görüşmek üzere Anayasa ve Adalet Komisyonu ileİçişleri Komisyonundan seçilecek dokuzar üyeden kurulması Cumhuriyet SenatosuGenel Kurulunca kararlaştırılan Geçici Komisyon üyelerinin seçilmeleri yerinebunların ilgili komisyonların başkanlarınca belirtilmesi yoluna gidildiği ve bututumun içtüzüğe aykırı olduğu;
b)Geçici Komisyonun toplantılarının İçtüzüğe uymadığı;
Çoğunlukçada kabul edilmekte; ancak gerek bu aksaklıklar, gerekse Geçici KomisyondanC.H.P Grubuna mensup üç üyenin çekilmesi komisyonda bozulan parti güçlerioranının düzeltilmemiş bulunması durumu kanunun şekil yönünden iptalini haklıgösterecek nitelikte sayılmamaktadır.
Çoğunluk,aynı sonuca varmakla birlikte gerekçe üzerinde uyuşmamıştır. Çoğunluğun büyükbölümü; Anayasa’da kimi hallerde kurulması öngörülen karma komisyonlar dışında,kanun tasarı veya tekliflerinin önce komisyonlarda inceleneceği hakkındazorunluk koyan bir kural bulunmadığı, birer içtüzük düzenlemesi olan vemeclislerce kabul edilen kanunların sıhhati bakımından da şart bulunmayankomisyonların çalışmalarına veya kuruluşlarına ilişkin olarak işlenmişhataların veya usulsüzlüklerin kanunların Anayasa’ya aykırı sayılabilmeleriiçin yeter neden teşkil edemeyeceği görüşündedir.
2- Karşıgörüş :
Çoğunlukgerekçelerinde ağırbasan görüşe göre önce kanun tasarı ve tekliflerinin yasamameclisleri komisyonlarda görüşülmesi yönteminin niteliği ve sonuçları üzerindedurulması yerinde olacaktır.
A-Yasamameclislerindeki komisyonların, yasama işlemlerindeki yerleri ve etkileri:
Anayasa’daher kanun tasarısı veya teklifinin mutlaka bir komisyon incelenmesinden geçmesigerektiği yolunda bir kuralı doğrudan doğruya koyan hüküm yoktur. Ancak iki durumda:Millet Meclisinin Cumhuriyet Senatosundan gelen metni benimsememesi halinde;bir de bütçe tasarılarının incelenmesinde karma komisyon kurulacağı açıkçabelirtilmektedir. (Anayasa madde 92 ve 94) Bununla birlikte yasamameclislerinde komisyonlar bulunacağına ve kanun tasarısı ve tekliflerinin bukomisyonlarda görüşüleceğine işaret eden dolaylı hükümler Anayasa’da yeralmıştır. Söz gelimi, 91. maddenin 2. ve 92. maddenin 5. fıkralarında “her ikimeclisin ilgili komisyonları”ndan ve yine 92. maddenin 10. fıkrasındaCumhuriyet Senatosunun kendisine gönderilen bir metni “Millet Meclisikomisyonlarında ve genel kurulundaki görüşme süresini aşmayan bir süre içinde”karara bağlayacağından söz edilmektedir.
Dikkatedilirse görülür ki Anayasa, ancak kanun tasarı ve tekliflerinin her ikimeclisin bir karma komisyonda incelenmesi gerekli kıldığı hallerde bunlarınkurulması biçimini içtüzüklere bırakmayarak kendisi düzenlenmiş; bir de kanunteklifi getiren Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin mensubu olmadıkları meclisinkomisyonları karşısındaki durumlarının düzenlenmesini yine içtüzüklerebırakmayarak kendisi hükme bağlanmıştır. Her iki meclisin ayrı ayrı kuracaklarıkomisyonlar Cumhuriyet Senatosu ve Millet Meclisi arasında anlaşmazlık konusuolamayacağından Anayasa’nın bunlar üzerinde durmamasını tabii görmek gerekir.Öteden beri komisyonların yasama meclislerinin bölünmez parçaları oluşu vebunların çalışmalarının yasama işlerinin tabii ve zorunlu bir evresini teşkiledegelmesi karşısında Anayasa koyucudan bu konuda açık ve kesin bir buyruğunbeklenmesi yerinde olmaz. Yukarda da değinildiği üzere konuya dolaylı olarakdokunulmuştur ve bu dolaylı hükümler yasama meclisleri komisyonlarına ve kanuntasarı ve tekliflerinin bu komisyonlarda görüşülmesi usulüne bir Anayasamüessesi niteliği vermeğe yetkilidir.
Öte yandanAnayasa, Türkiye Büyük Millet Meclisinin ve meclislerin çalışmalarını kendiyaptıkları içtüzüklerin hükümlerine göre yürütmeleri kuralını da koymuştur.(Madde 85/1) Yasama meclislerinin İçtüzüklerinde ve bu arada CumhuriyetSenatosu İçtüzüğünde komisyonlara, komisyon çalışmalarına, kanun tasarı vetekliflerinin komisyonlara havalesine ve buralarda görüşülmelerine önemle yerverilmektedir.
Yukardanberi kısaca değinilen hususlar gözönünde tutulursa yetkili komisyonlardangeçmeksizin veya usulünce kurulmamış bir komisyondan geçerek kabul edilmişkanun tasarısının iptal nedeni olacak bir şekil eksikliği ile malül sayılmasıgerektiği sonucuna varılır. Böyle olunca da 1036 sayılı kanuna ilişkin tasarıyıgörüşen ve rapora bağlayan Cumhuriyet Senatosu Geçici Komisyonunun kuruluş veçalışma biçimi üzerinde önemle durulması gerekir.
B-CumhuriyetSenatosu Geçici Komisyonunun kuruluş ve çalışma biçimi :
a)Geçici komisyonunun kuruluş biçimindeki aksaklık kararda ayrıntılariylebelirtildiği için burada yeni açıklamalar gerekli değildir. Komisyon bukuruluşu ile yalnız içtüzüğe değil özellikle demokratik hukuk devlet ilkesi ilebağdaşamayacağı için; Anayasa’da aykırıdır. Böyle bir komisyonun tasarıüzerindeki çalışmalarını Anayasa’nın ve İçtüzüğün gereklerini karşılayan birhazırlık çalışması olarak saymağa imkân yoktur. Genel kurul, görüşmelerini bukomisyonunun raporu ve tasarı metni üzerinde yaptığına göre komisyonçalışmalarının hukuki niteliği ve değeri elbette ki sonucu etkileyecektir.
b)Yine kararda ayrıntılariyle belirtildiği üzere geçici komisyon CumhuriyetSenatosu İçtüzüğünün 20. maddesinde açıklanan aralara uyulmaksızıntoplanmıştır. Çoğunluğun gerekçelerinden birinde 20. maddede yazılı sürelereuyulmamasının kanunun iptalini gerekli kılacak ağırlıkta bir aykırılıksayılamıyacağı ileri sürülmektedir. Sorun sadece bir sürelere uyulmama sorunudeğildir; ortada çok ağır sonuç doğuran bir davranış vardır: Geçici komisyon14.3.1968 günlü toplantısında salt çoğunlukla toplanmış; başkanlık divanınıseçmiş, sonra da kanun tasarısını görüşerek karara bağlamıştır. İçtüzüğe görebu toplantıda üçte iki çoğunluk aranması gerekiyordu. Demek ki komisyonuntoplanması ve çalışması yeter sayı bulunmaksızın olmuştur. Böyle bir çalışmayıve sonucu hukukça geçerli saymak ve durumun görülen işin sıhhati üzerindeetkili olacak ağırlıkta bulunmadığını ileri sürmek savunulanbilir bir görüşdeğildir.
c)Geçici komisyona üye olarak ayrılan C.H.P. gurubuna mensup üç CumhuriyetSenatosu üyesi, geçici komisyon esas toplantısını yapmadan önce, 9.3.1968gününde geçici komisyonun seçimle kurulmamış bulunduğu ileri sürerek istifayazılarını Cumhuriyet Senatosu Başkanlığına vermişler ve böylece komisyondaAnayasa’nın 85. maddesinin 2. fıkrasında öngörülen parti güçleri oranınınbozulmasına yol açmışlardır. Bu çeşit çekilmeler, kabul şartına bağlıtutulmadığı için genel kurulun bilgi edinmesi gününden değil yazının merciineverilmesi tarihinden başlıyarak hüküm ifade eder. Cumhuriyet Senatosu İçtüzüğünün,Cumhuriyet Senatosu üyeliğinden çekilmenin, genel kurulun ıttılaı günündekesinleşeceği yolundaki 161. maddesinin, başkaca bir hüküm bulunmadığına göre,komisyon üyeliklerinden çekilme hallerinde de uygulanması düşünülemez.
Birkomisyonda Anayasa’nın 85. maddesinin 2. fıkrasında öngörülen siyasi partilengüçleri oranı kurulduktan sonra komisyonun içtüzükte belirtilen görev süresiiçinde bu oran bozulursa ne yapılması gerekeceği önemli bir sorundur. Orangelişi güzel yahut kötü niyetli çekilmeler yüzünden bozulmuşsa, komisyonuntoplanma ve karar yetersayısı varolduğu sürece bir düzeltmeye gidilmesiningerekmeyeceği belki ileri sürülebilir. Ancak çekilmeler, olayda olduğu gibi,haklı nedenlere dayanıyorsa yahut denge yeni bir siyasi partinin kurulması veöteki siyasi parti guruplarından yeni partiye geçişler olması gibi bir durumyüzünden bozulmuşsa derhal bir düzeltmeye gidilmesi ve siyasi parti güçlerioranının yeniden Anayasa’ya uydurulması zorunlu olur. Nitekim AnayasaMahkemesi, Güven Partisi Millet Meclisi gurubu teşekkül ettiğinde, siyasi partiguruplarının güçleri oranında kendisini gösteren değişikliği Meclisfaaliyetlerine ve bu arada komisyonların bünyelerine yansıtılmamasını vedeğişiklik için yeni toplantı yılının beklenmesine gidilmesini bir iptal nedenisaymıştır. ( 1967/22-22 sayılı ve 2.8.1967 günlü karar.)
Geçicikomisyonun, işin ivediliği yüzünden, kısa süre içinde incelenerek genel kuruldabir an önce getirilebilmesini sağlamak üzere kurulmuş bulunduğu ve komisyonununyeniden düzenlenmesinin, vakit alacağı için, sakıncalı olduğu yolundaki birdüşünüş apaçık Anayasa hükümlerine aykırı bir davranışı haklı ve yasa içigöstermeğe yetmez. Geçici Komisyonun sadece şu durumu dahi, onu Anayasa’yaaykırı bir kuruluş haline getirmeğe ve çalışmalarını değersiz ve geçersizbırakmağa kafidir.
c)Şimdison olarak Cumhuriyet Senatosu Genel Kurulunun, geçici komisyonunun getirdiğikarar tasarısını kabul etmekle bu komisyonunun kuruluşuna ve çalışmalarınahukuki nitelik kazandırıp kazandırmayacağı hususuna değinilecektir.
Birmeclisin genel kurulu ancak kendi iradesinin belirmesindeki bir sakatlığı yinekendi kararıyla önceki eksikliğinden kurtarabilir. Nitekim Anayasa Mahkemesibir kararında (1964/26-1966/1 sayılı ve 13.1.1966 günlü) Cumhuriyet Senatosu GenelKurulunun, yeter sayının bulunmadığı bir toplantıda kurulmasına karar verdiğigeçici komisyonu ve komisyonun çalışmalarını sonradan usulünce verdiği birkararla benimsediği için şekil eksikliğini ortadan kaldırdığını; komisyona veçalışmalarına hukuki nitelik kazandırdığını kabul eylemiştir.
Bukararda öngörülen durumla şimdi inceleme konusu olan olayı birbirinekarıştırmamak gerekir. 1036 sayılı kanuna ilişkin tasarıyı inceleyen geçicikomisyonun kuruluşundaki ve çalışmalarındaki sakatlığın Cumhuriyet Senatosu GenelKurulunun kendi tutumu ve davranışı ile bir ilişkisi yoktur. Genel kurulkomisyonun kurulmasına usulünce karar vermiş, komisyondaki bozukluk ise dahasonra komisyonun kendi iç bünyesindeki aksamalardan doğmuştur. CumhuriyetSenatosu Genel Kurulu, hiçbir kararıyle, geçici komisyonun, kuruluş ve çalışmabiçimindeki, genel kurul iradesi dışında kalan, bozukluğu gidermeğe vekomisyonun kuruluşuna ve çalışmalarına hukuki, yasaiçi bir nitelik kazandırmayamuktedir olamaz.
d)Özetlenecek olursa: 1036 sayılı kanuna ilişkin tasarının CumhuriyetSenatosundaki komisyon incelemeleri evresi Anayasa’ya ve İçtüzüğe uygun birkomisyonda Anayasa ve İçtüzük uyarınca geçmemiş bulunduğundan kanunun şekilyönünden iptali gerekir.
III-SONUÇ:
Yukardaaçıklanan nedenlerle ve o sınırlar içinde 1968/18-15 sayılı ve 6. Mayıs. 1968günlü kararın, 1036 sayılı kanunun şekil yönünden iptalini gerekli görmeyenbölümüne karşıyız.
Üye
Avni GİVDA
Üye
Ahmet AKAR
KARŞI OY YAZISI
MahkememizinEsas 68/15, Karar 68/13 ve 3,4 ve 6.5.1968 günlü kararı için yazmış olduğumkarşı oy yazısında gösterilen nedenlerden ötürü ve orada belirtilen yönlerden,çoğunluk kararına karşıyım.
Üye
Recai SEÇKİN
KARŞI OY YAZISI
Mahkememiz Esas: 1968/15Karar: 1968/13 sayılı kararı için, Geçici Komisyonun kuruluşu hakkındaki SayınAvni Givda ile Sayın Recai Seçkin’in karşı oylarında belirtilen görüşekatılıyorum.
Üye
Ziya ÖNEL
MUHALEFET ŞERHİ
1-Dâva konusu 1036 sayılı kanun, mahkememizin 1968/15 esas sayısına kayıtlı diğerbir dâva üzerine incelenerek kimi hükümlerinin iptaline, kimi hükümlerinin deAnayasaya aykırı bulunmadığına karar verilmiştir.
YukarıdakiKararda ise, evvelki kararda Anayasaya uygun olduğuna karar verilen konularyeni baştan incelenerek haklarında tekrar hüküm verilmek suretiyle Anayasanın152. ve Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkındaki 44sayılı kanunun 50. ve 51. maddelerinde yer alan ve Anayasa Mahkemesi kararlarınınkesin, herkesi ve her organı bağlayıcı nitelikte olduklarını belirten hükümlereaykırı bir usul tutulmuştur.
Bukonuyu açıklayan düşüncelerim, 27.6.1967 günlü ve 12632 sayılı Resmi Gazetedeyayınlanmış bulunan 28.6.1966 günlü ve 1963/132-1966/29 sayılı AnayasaMahkemesi kararına ait muhalefet şerhimde belirtilmiştir.
Açıklanansebeplerle kararda uygulanan usule muhalifim.
2-Kararın, III işaretli kısmının (A) bölümünün 1. bendinin (b) fıkrasında yeralan ve Cumhuriyet Senatosu Karma Komisyonlarının ne suretle kurulması gerektiğineilişkin bulunan düşüncelerim, 6 Mayıs 1968 günlü ve 1968/15-1968/13 sayılıAnayasa Mahkemesi kararına ait muhalefet şerhimin 3 No.lu fıkrasındaaçıklanmıştır.
3-1036 sayılı kanunun 33. maddesinde yer alan hükümlerin iptal edilmelerigerektiğini belirten düşüncelerim, yukarıda 2 No.lu fıkrada gün ve sayısıgösterilmiş bulunan Anayasa Mahkemesi kararına ait muhalefet şerhimin 5 No.lufıkrasında açıklanmıştır.
Üye
Muhittin GÜRÜN