ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı:1968/21
Karar Sayısı:1968/18
Karar günü:6/6/1968
Resmi Gazete tarih/sayı:14.5.1969/13198
İtirazyoluna başvuran : Balya Sulh Hukuk Hâkimliği
İtirazınkonusu : 6831 sayılı Orman Kanununun 17. maddesinin ikinci fıkrasındaki(Buralara doğrudan doğruya Orman idaresince el konulur) hükmünün Anayasa'nın16. ve 114. maddelerine aykırı bulunduğu kanısı iîe ve Türkiye CumhuriyetiAnayasa'sının 151. maddesine dayanılarak Mahkememize baş vurulmuştur.
I.OLAY :
DevletOrman İşletmesi Balıkesir Müdürlüğüne izafetle Balya Orman Bölge Şefliğince,Baltalık Devlet Ormanının Gökbayır mevkiinde tarlalarla çevrilmiş 28 dönümlükyere yapılan müdahalenin Önlenmesi istemiyle 8/5/1961 gününde açılan ve BalyaSulh Hukuk Mahkemesinin 1961/58 sayısını alan dâvanın 16/4/1968 günlü 60.duruşmasında mahkeme, bu dâvada 6831 sayılı Orman Kanununun 17. maddesininuygulanması gerektiği görüşüne vararak 17. maddenin ikinci fıkrasındaki(Buralara doğrudan doğruya Orman idaresince el konulur) hükmünü Anayasa'nın 16.ve 114. maddelerine aykırı görmüş ve dosyanın Anayasa Mahkemesinegönderilmesini, Anayasa Mahkemesince bu konuda verilecek karara kadar dâvanıngeri bırakılmasını karar altına almıştır.
III.Orman Kanununun 17. maddesi:
31/8/1956günlü ve 6831 sayılı Orman Kanununun 17. maddesi şöyledir;
(Madde17- Devlet Ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ilealâkalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; herçeşit bina ve ağıl inşası ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması vetarla açılması, işlenmesi, ekilmesi ve orman içinde yerleştirilmesi yasaktır.
Devletormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veya açıklıklarındanfaydalanılarak işgal, açma veya herhangi şekilde olursa olsun kesme, sökme,budama veya boğma yollarıyle elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak hertürlü yapı ve tesisler, şahıslar adına tapuya tescil olunamaz. Buralaradoğrudan doğruya Orman İdaresince el konulur. Yanan yerlerde husule gelen enkazhiçbir suretle eşhasa satılamaz. Bunlar resmî daire ve müesseseler ihtiyacınatahsis olunur.
Ormanlardaumumî sıhhat ve emniyet ve menfaat icabı veya estetik ve turistik bakımdanyapılacak her nevi bina ve tesisat ile orman hasılatı işleyeceklerin vekullanacakların yapacakları bina ve her nevi tesisat için Ziraat Vekâletindenizin alınır.)
IV.Mahkemenin dayandığı Anayasa hükümleri:
Mahkemeningerekçesine dayanak yaptığı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 16. ve 114.maddeleri şöyledir.
(Madde16- Konuta dokunulamaz.
Kanununaçıkça gösterdiği hallerde, usulüne göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça; millîgüvenlik veya kamu düzeni bakımından gecikmede sakınca bulunan hallerde de,kanunla yetkili kılınan merciin emri bulunmadıkça, konuta girilemez, aramayapılamaz ve buradaki eşyaya el konulamaz.)
(Madde114- İdarenin hiç bir eylem ve işlemi, hiçbir halde, yargı mercilerinindenetimi dışında bırakılamaz.
İdareninişlemlerinden dolayı açılacak dâvalarda süre aşımı, yazılı bildirim tarihindenbaşlar.
İdare,kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.)
V-İLK İNCELEME :
AnayasaMahkemesi İçtüzüğünün 15. maddesi gereğince 6/6/1968 gününde yapılan ilkincelemede Balya Sulh Hukuk Mahkemesinin 22/4/1962 günlü ve 44 sayılı Kanunun27. maddesine aykırı olarak, konu ile ilgili örneklet1 yerine dâvadosyasını olduğu gibi gönderdiği anlaşılmışsa da önce yetki sorunununçözümlenmesi gerekmiş ve varılan sonuca göre de bu eksikliğintamamlattırılmasına yer görülmemiştir.
TürkiyeCumhuriyeti Anayasa'sının 151. maddesi, bir dâvaya bakmakta olan mahkemeyeancak o dâvada uygulanacak kanun hükümlerinin İptali İçin Anayasa Mahkemesinebaşvurma yetkisini tanımıştır. Aynı hüküm, 44 sayılı Kanunun 27. maddesinde devardır.
İtirazyoluna başvuran mahkemenin elindeki iş, Orman İdaresince genel hükümlere göreaçılmış bir müdahalenin önlenmesi davasıdır. Mahkeme, anlaşmazlığıçözümleyebilmek için, dâva konusu yerin Devlet ormanına mı yoksa kişilere miait olduğunu araştırıp ortaya koymak durumundadır. 6831 sayılı Orman Kanununun17. maddesinin İkinci fıkrasındaki (Buralara doğrudan doğruya Orman İdaresinceel konulur) hükmünün konu ile ilgisi ve dâvada uygulama yeri yoktur.
Kanun,bir idarî tedbir yetkisi olan bu hüküm gereğinin yerine getirilmesini, Ormanİdaresinin açacağı mülkiyet dâvaları için bir ön şart olarak zorunlu kılmışdeğildir. İdare, bu yetkiyi kullanıp kullanmama bakımından kendi takdirine vegörüşüne göre davranmakta serbesttir. Yetkinin kullanılmaması idarenin aleyhineve zararına ise bununla ilgilenecek merci, elbette ki, mülkiyet anlaşmazlığınabakan mahkeme olmayacaktır. Olayda Orman İdaresi el koyma yetkisini hiçkullanmamış bulunduğundan hükmün o yönden de dâvada söz konusu edilebilmesi veuygulama yeri bulması düşünülemez.
Şuduruma göre mahkemenin 6831 sayılı Kanunun 17. maddesinin ikinci fıkrasındaki(Buralara doğrudan doğruya Orman İdaresince el konulur) hükmünü, Anayasa'nın151. ve 44 sayılı Kanunun 27. maddeleri uyarınca Anayasa Mahkemesine getirmeyeyetkisi yoktur : İtirazın bu yönden reddî gerekir.
ÜyelerdenSalim Başol, Fazlı Öztan, Celâlettin Kuralmen, Hakkı Ketenoğlu, Halit Zarbun veZiya Önel itirazın reddi gerektiği görüşüne katılmamışlardır.
VI-SONUÇ:
Yukarıdaaçıklanan nedenler karşısında Balya Sulh Hukuk Hâkimliğinin itirazının yetkiyönünden reddine üyelerden Salim Başol, Fazlı Öztan, Celâlettin Kuralmen, HakkıKetenoğlu, Halit Zarbun ve Ziya Önel'in karşı oylarıyla ve oyçokluğu ile6/6/1968 gününde karar verildi.
Başkan
İbrahim Senil
Başkanvekili
Lütfi Ömerbaş
Üye
İhsan Keçecioğlu
Üye
Salim Başol
Üye
Feyzullah Uslu
Üye
A. Şeref Hocaoğlu
Üye
Fazlı Öztan
Üye
Celâlettin Kuralmen
Üye
Hakkı Ketenoğlu
Üye
Sait Koçak
Üye
Avni Givda
Üye
Recai Seçkin
Üye
Halit Zarbun
Üye
Ziya Önel
Üye
Muhittin Gürün
KARŞIOY AÇIKLAMASI
Dâva,Baltalık Devlet Ormanının belli bir bölümüne yapılan müdahalenin önlenmesiisteğiyle Orman idaresi tarafından açılmıştır.
6831sayılı Orman Kanununun 17/2. maddesinde (Buralara doğrudan doğruya Ormanİdaresince elkonulur) denilmektedir.
Mahkeme;ya dâvayı kabul edecek, tecavüzün önlenmesi kararı verecektir; veya bir hükmeihtiyaç yoktur, Orman İdaresi doğrudan doğruya elkoyabilir, diyecek ve dâvayıreddedecektir.
Heriki halde de itiraz konusu 17/2. maddeye dayanacaktır. Bu iki ihtimalindışında, bu maddeye dayanılmadan karar verilecek üçüncü bir ihtimal yoktur. Şuhalde, itiraz konusu madde, mahkemenin dâvada uygulayacağı bir hükümdür.
Yukarıdayazılı nedenlere göre çoğunluk kararına karşıyız.
Üye
Salim Başol
Üye
Hakkı Ketenoğlu
MUHALEFETDÜŞÜNCE
Mahkeme,Devlet Ormanına yapılan müdahaleden dolayı. Orman İdaresinin açtığı dâvada 6831sayılı Kanunun 17. maddesinin uygulanacağını kabul ettiğini karar yerindeaçıklamıştır. Ancak ikinci fıkradaki "Buralara doğrudan doğruya Ormanİdaresince el konulur- hükmüyle işin adlî yargı dışına çıkarıldığını, butasarrufların Anayasa'nın 114. maddesi çevresinde denetime tâbi tutulmasıgerektiğini belirtmekte ve ayrıca dâvayı görevi içinde görerek müdahaleyiönleme kararı verdiği takdirde bu kararın ormanın bu kısmında yerleşmişolanların konut dokunulmazlığını ortadan kaldıracağını dolayısıyla da 6831sayılı Kanunun 17. maddesinin Anayasa'nın 16. maddesine aykırı düştüğünü ilerisürmüş bulunmaktadır. Hâkimin, olayın adlî yargı dışında kaldığı yolundakiitirazı yerinde değilse de, mahkeme bu dâvada uygulanmasını gerekli bulduğu6831 sayılı Kanunun 17. maddesinin ihtiva ettiği hükümlere dayanarakmüdahalenin önlenmesi kararı verdiği takdirde, bu topraklar üstünde kurulmuşkonutların dokunulmazlığının da ihlâl edileceği, bu itibarla 6831 sayılıKanunun 17. maddesinin Anayasa'nın 16, maddesine aykırı hükümler taşıdığıgörüşündedir.
İtirazınbu yönünün mahkemenin uygulayacağı Orman Kanununun 17. maddesiniilgilendirdiğinde şüphe yoktur. Esasa girmeden bu iddianın mücerret yetkinedeniyle reddi mümkün değildir. Bu bakımdan çoğunluğun düşüncesinekatılmıyorum.
Üye
Fazlı Öztan
MUHALEFETŞERHİ
İtirazdabulunan mahkeme, bakmakta olduğu dâvada konu ile ilgili bulduğu 6831 sayılıOrman Kanununun 17. maddesini uygulama durumunda kalacağı görüşüne ve bumaddenin bir fıkrasının da Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varmıştır. Sözügeçen 17 nci maddenin dâvada uygulanmasının yerinde olup olmadığını takdir vetayin etmek, sonunda Yargıtaya ait bir husustur. Bu itibarla mahkemeninuygulama bakımından görüşü esas tutularak itiraz konusu hükmün Anayasa'yaaykırı olup olmadığının incelenmesi gerektiği düşüncesindeyim. Mahkemeninitirazının yetki yönünden reddine bu sebeple muhalifiz.
Üye
Celalettin Kuralmen
Üye
Halit Zarbun
KARŞIOY YAZISI
Anayasamızın,hukuk düzenimizde yer alan kanunları iptal ve tasfiyesini öngördüğünde hiçbirkuşkuya yer yoktur. Ancak gelişi güzel isteklerle Anayasa Mahkemesininçalışamaz duruma düşmemesi amacıyle, belli kuruluşlara, belli koşullar altındabaşvurma yetkisi tanınmıştır. O halde yetki yönü, bu ilke ve amaç gözönündetutularak çözümlenmek icabeder.
İptalisteyen mahkeme, görmekte olduğu dâvada, iptalini istediği kanun hükmünüuygulayacağını gerekçeli kararında açıkça belirtmiştir: Gerçekten de, iptalekonu hüküm, dâvaya yabancı nitelikte değildir. Bu durumda mahkememizin, budâvaya bu kanun hükmü uygulanmaz demesine yetkili olduğu düşünülemez. Böyle biryetkinin kabulü, mahkemelerin bağımsızlığı ilkesi ile bağdaştırılamaz. Bunedenlerle çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
Üye
Ziya Önel