ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı:1968/24
Karar Sayısı:1969/4
Karar günü:7/1/1969
Resmi Gazete tarih/sayı:21.2.1969/13133
Davacı: Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi
Dâvanınkonusu : 29/2/1968 günlü ve 1029 sayılı 1968 yılı Bütçe Kanununun; 657 sayılıDevlet Memurları Kanununun 237. maddesi ile 238. maddesinin dördüncüfıkrasındaki (Kanunun diğer maddeleri, kanunun yürürlüğe girdiği tarihiizli-yen malî yıl başından itibaren yürürlüğe girer) hükmünün Genel KadroKanununun yürürlüğe gireceği tarihe kadar uygulanmıyacağına ilişkin bulunan 35.maddesinin, Anayasa'nın 126. maddesinin son fıkrasına aykırılığı ilerisürülerek iptali istenilmektedir.
I-İlk inceleme :
AnayasaMahkemesi İçtüzüğünün 15. maddesi uyarınca 6/6/1968 gününde yapılan ilkinceleme toplantısında Türkiye Büyük Millet Meclisinde temsilcisi bulunansiyasi partilerin Anayasa Mahkemesinde iptal dâvası açmaları 44 sayılı kanunun25. maddesinin l sayılı bendi gereğince tüzüklerine göre en yüksek merkezorganlarının en az üye tam sayısının salt çoğunluğuyla karar vermelerine bağlıolup dosyada aslı veya onanlı örneği bulunmayan bu kararın 2 ay içindemahkememize gönderilmesi için davacıya tebligat yapılmasına oy birliği ilekarar verilmiştir.
İstenilenbelgenin gönderilmesi üzerine 2/7/1968 gününde yapılan mahkeme toplantısında daeksiğin süresinde tamamlandığı ve dosyada başkaca eksiklik bulunmadığıanlaşıldığından esasın incelenmesine oy birliği ile karar verilmiştir.
II-Metinler :
A-İptali istenen kanun hükmü : 29/2/1968 günlü ve 1209 sayılı 1968 yılı BütçeKanununun 35. maddesi şöyledir :
"Madde35- Genel Kadro Kanunu yürürlüğe girinceye kadar, 657 sayılı Kanunun 237.maddesi ile 238 inci maddesinin 4 üncü fıkrasındaki (Kanunun diğer maddelerikanunun yürürlüğe girdiği tarihi izliyen malî yıl başından itibaren yürürlüğegirer) hükmü, uygulanmaz."
B-İptal isteminin dayandırıldığı Anayasa hükmü :
Davacının,dâvasına, sadece son cümlesini dayanak yaptığı Anayasa'nın 126. maddesinin tümüşöyledir :
"Madde126- Devletin ve kamu iktisadi teşebbüsleri dışındaki kamu tüzel kişilerininharcamaları yıllık bütçelerle yapılır.
Kanun,kalkınma plânları ile ilgili yatırımlar veya bir yıldan fazla sürecek iş vehizmetler için özel süre ve usuller koyabilir.
Genelve katma bütçelerin nasıl yapılacağı ve uygulanacağı kanunla gösterilir. BütçeKanununa bütçe ile ilgili hükümler dışında hiçbir hüküm konulamaz."
C-Konu ile ilgili diğer Anayasa hükümleri :
"Madde64- Kanun koymak, değiştirmek ve kaldırmak Devletin bütçe ve kesin hesap kanuntasarılarını görüşmek ve kabul etmek, para basılmasına, genel ve özel afilânına, mahkemelerce verilip kesinleşen ölüm cezalarının yerine getirilmesinekarar vermek, Türkiye Büyük Millet Meclisinin yetkilerindendir."
"Madde92- Kanun tasarı ve teklifleri önce Millet Meclisinde görüşülür.
MilletMeclisinde kabul, değiştirilerek kabul veya reddedilen tasarı ve tekliflerCumhuriyet Senatosuna gönderilir.
MilletMeclisinde kabul edilen metin, Cumhuriyet Senatosunca değişiklik yapılmadankabul edilirse, bu metin kanunlaşır.
CumhuriyetSenatosu, kendisine gelen metni değiştirerek kabul ederse Millet Meclisinin budeğişikliği benimsemesi halinde metin kanunlaşır.
MilletMeclisi, Cumhuriyet Senatosundan gelen metni benimsemezse, her iki Meclisinilgili komisyonlarından seçilecek eşit sayıda üyelerden bir karma komisyonkurulur. Bu komisyonun hazırladığı metin Millet Meclisine sunulur. MilletMeclisi, karma komisyonca veya Cumhuriyet Senatosunca veya daha önce kendisincehazırlanmış olan metinlerden birini, olduğu gibi kabul etmek zorundadır.Cumhuriyet Senatosunda üye tamsayısının salt çoğunluğu ile kabul edilmiş olanmadde değişikliklerinde, Millet Meclisinin kendi ilk metnini benimsemesi içinüye, tamsayısının salt çoğunluğunun oyu gereklidir. Bu halde açık oyabaşvurulur.
MilletMeclisinin reddettiği bir tasarı veya teklif, Cumhuriyet Senatosunca dareddedilirse düşer.
MilletMeclisinin reddettiği bir tasarı veya teklif, Cumhuriyet Senatosunca olduğugibi veya değiştirilerek kabul edilirse, Millet Meclisi, Cumhuriyet Senatosununkabul ettiği metni yeniden görüşür. Cumhuriyet Senatosunun metni MilletMeclisince benimsenirse kanunlaşır; reddedilirse, tasarı veya teklif düşer,Cumhuriyet Senatosundan gelen metin Millet Meclisince değiştirilerek kabuledilirse, 5 inci fıkra hükümleri uygulanır.
CumhuriyetSenatosunca üye tamsayısının salt çoğunluğu ile tümü reddedilen bir metninMillet Meclisi tarafından kabulü İçirt üye tamsayısının salt çoğunluğunun oyulazımdır. Bu halde açık oya başvurulur.
CumhuriyetSenatosunca üye tamsayısının üçte iki çoğunluğu ile tümü reddedilen bir metninkanunlaşabilmesi, Millet Meclisi tarafından üye tamsayısının üçte iki çoğunluğuile kabul edilmesine bağlıdır. Bu halde açık oya başvurulur.
CumhuriyetSenatosu, kendisine gönderilen bir metni, Millet Meclisi komisyonlarında vegenel kurulundaki görüşme süresini aşmıyan bir süre içinde karara bağlar, busüre üç ayı geçemez ve ivedilik hallerinde onbeş günden, ivedi olmıyan hallerdebir aydan kısa olamaz. Bu süreler içinde karara bağlanmıyan metinler,Cumhuriyet Senatosunca, Millet Meclisinden gelen şekliyle kabul edilmişsayılır. Bu fıkrada belirtilen süreler Meclislerin tatili devamınca işlemez.
YasamaMeclislerinin ve mahalli idarelerin seçimleri ve siyasi partilerle İlgili tasanve tekliflerin kabul veya reddinde yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanır.Ancak, karma komisyon kurulmasını gerektiren hallerde. Karma Komisyonun raporu,Türkiye Büyük Millet Meclisinin birleşik toplantısında görüşülür ve kararabağlanır; Türkiye Büyük Millet Meclisinin birleşik toplantısında MilletMeclisinin ilk metninin kabulü için üye tamsayısının salt çoğunluğunun oyulâzımdır. 8 inci ve 9 uncu fıkralar hükümleri saklıdır."
"Madde94- Genel ve Katma Bütçe tasarıları ile millî bütçe tahminlerini gösterenrapor, malî yılbaşından en az üç ay önce Bakanlar Kurulu tarafından, TürkiyeBüyük Millet Meclisine sunulur.
Butasanlar ve rapor, otuzbeş milletvekiliyle onbeş Cumhuriyet Senatosu üyesindenkurulu bir karma komisyona verilir. Bu komisyonun kuruluşunda, iktidar grubunaveya gruplarına en az otuz üye verilmek şartiyle, siyasi parti gruplarının vebağımsızların oranlarına göre temsili gözönünde tutulur.
KarmaKomisyonun en çok sekiz hafta içinde kabul edeceği metin, önce CumhuriyetSenatosunda görüşülür ve en geç on gün içinde karara bağlanır.
CumhuriyetSenatosunca kabul edilen metin, en geç bir hafta içinde yeniden görüşülmeküzere, karma komisyona yerilir. Karma Komisyonun kabul ettiği son netin MilletMeclisinde görüşülür ve malî yılbaşına kadar karara bağlanır.
TürkiyeBüyük Millet Meclisi üyeleri, Meclislerinin genel kurullarında, Bakanlık vedaire bütçeleriyle katma bütçeler hakkındaki düşüncelerini, her bütçenin tümüüzerindeki görüşmeler sırasında açıklarlar; bölümler ve değişiklik önergeleri,üzerinde ayrıca görüşme yapılmaksızın okunur ve oya konur.
TürkiyeBüyük Millet Meclisi Üyeleri, Bütçe Kanunu tasarılarının genel kurullarındagörüşülmesi sırasında gider artırıcı veya belli gelirleri azaltıcı teklifler yapamazlar."
III-Davacının gerekçesi :
(Dilekçenin,Anayasa'ya aykırılık iddiasını açıklayan kısımları aynen alınmıştır)
....Kanun koyucu ... 657 sayılı Kanunun 237. ve 238. maddelerini erteleme yo-!unagitmekle, yeni kanunun yürürlüğe girmesini engellemekte ve eski sayılı kanunudolaylı olarak yeniden yürürlükte bırakmaktadırlar. Üstelik kanun koyucu buertelemeyi bütçe gibi hukukî mahiyetteki hukuk bilimi alanında tartışmalı olanbir tasarrufla yapmaktadır.
Gerçektenbütçe, 1927 tarihli ve 1050 sayılı Muhasebei Umumiye Kanununun 6. maddesinde"Bütçe, Devlet dairelerinin ve müesseselerinin senelik gelir vemasraflarına ait tahminleri gösteren ve bunların tatbik ve icrasına izin verenbir kanundur." Anayasa'nın 126. maddesine göre ise, bütçe Devletin ve kamuiktisadi teşekkülleri dışındaki kamu tüzel kişilerinin yıllık harcamalarınınyapılmasını sağlayan bir kanundur. Ancak bütçenin maddi bakımdan değil, fakatuzvi ve şekli bakımdan bir kanun olduğu ileri sürülür. Nitekim bütçe kuralolarak yasama meclislerince incelenir ve onaylanır ve genellikle kanunlarıntabi tutulduğu şekil ve usullere göre yapılır. Fakat bütçe maddi anlamda birkanun gibi genel objektif hükümleri ihtiva etmemektedir. Bu bakımdan, bütçeninbir kaide koyma işlemi olmayıp bir şart işlemi olduğu hususu aşikârdır. Dahadoğrusu "Tasarruftur." Meclisin bütçeyi, yani bu tahminleri kabulederek verdiği karar bir yandan tahmin edilen gelirlerin tahsilini, öte yandangiderlerin sarfı hususunda Hükümete verilen müsaadeyi tazammun etmektedir.Bundan başka Anayasa'nın 126. maddesinin son fıkrasında "Bütçe Kanunundabütçe ile ilgili hükümler dışında hiç bir hüküm konulamaz." dendiği halde657 sayılı Kanunun bütçeye taallûk etmeyen bir çok hükümleri de bütçe ileilgili hükümler olmadıkları halde Bütçe Kanununa konulmakta ve dolayısiyleertelenmektedir. Eğer Bütçe Kanununun 657 sayılı Kanundaki mali hükümler ileilgili hususlarda erteleyici hükümler konulsaydı, bunlar Anayasa'nın 126.madesinin son fıkrasındaki hükme aykırı düşmezdi. Amma memurların nitelikleri,atanmaları, ödev ve yetkileri v.s. bütçe ile ilgili hükümler olduklarısöylenemez. Kanaatındayız.
Kaldıki, 657 sayılı Kanun, Anayasa'nın 118. ve 117. maddelerinde öngörülen hususlarıeski mevzuattan daha ileri, modern ve reformcu bir zihniyetle düzenlendiğinden,kanun koyucunun bu yeni kanunu yürürlükten alıkoyacak şekilde erteleme yolunagideceği düşünülemez. Zira Anayasa Koyucusu bu maddelerin gerekçelerindeanlaşılacağı üzere, bu hükümlerin modern âmme hukukunun memur statüsübakımından kabul ettiği esaslara uydurmak ve ıslah etmek amacı ile sevk etmişbulunmaktadır.
Netice: [
Yukarıdaarzolunduğu veçhile, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile hayat şartlarındave seviyelerinde önemli ölçülerde bir iyileşme bekleyen ve buna hakkı da olanmemurlar, kanunun durmadan her yılki bütçe kanunlarına bir madde konulmaksuretiyle haklarının ertelenmesi karşısında hayal kırıklığına uğramaktadırlar.Bir taraftan hayat pahalığının gittikçe amansız bir şekilde artması karşısında,kendilerini maddî yönden bir nebze olsun feraha kavuşturacak imkânı beklerkenAnayasa'nın ruh ve esprisine muhalif bir şekilde yapılan ertelemelerlehaklarını alamamalarının üzüntüsü içinde oldukları bir hakikattir.
Zirakanun, Devlete yapılan hizmetin değerini ölçmeye imkân sağlayan ve bu yoldanmemurlara daha iyi bir hayat seviyesi vadeden ve kalkınma planlarının hedef vestratejisinde tesbit edilmiş olan sosyal politika ve sosyal adalet ilkelerininmemurlar yönünden uygulanmasını mümkün kılan bir reform hareketi olarak mütalâaedilmektedir. Bu itibarla 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 237. ve 238.maddelerini erteleyen 1029 sayılı 1968 yılı Bütçe Kanununun 35. maddesi,Anayasa'nın 126. maddesine aykırı olduğundan iptaline karar verilmesini saygıile arz ve talep ederim.)
IV-Esasın incelenmesi :
Dâvanınesasına ilişkin rapor, dâva dilekçesi, iptali istenen kanun hükmü ile ilgiliAnayasa hükümleri bunlara ilişkin gerekçelerle meclislerin görüşme tutanaklarıokunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü :
l-29/2/İ968 günlü ve 1029 sayılı 1968 yılı Bütçe Kanununun iptali istenen 35.maddesi, 14/7/1965 günü ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 237.maddesinin tümü ile 238. maddesinin belli bir hükmünün, Genel Kadro Kanunuyürürlüğe girinceye kadar uygulanmayacağı esasını koymak suretiyle söz konusuhükümlerin yürürlüğe girmelerini, 1968 malî yılı içinde belirsiz bir tariheertelenmiş bulunmaktadır.
Bunagöre sözü geçen 35. madde. Büyük Millet Meclisinde usulüne uygun biçimdegörüşülerek kabul edilmiş ve Anayasa'ya göre ilanı yapılmış bir kanun maddesinideğiştiren nitelikte bir hüküm koymuş olmaktadır.
Anayasa'nın64. maddesi, Büyük Millet Meclisinin yetkilerini genel olarak sayarken, kanunkoyma, değiştirme ve kaldırmayı, aynı nitelikteki bir yetki grubu olarakbelirtmekte bütçe kanunlarını görüşüp kabul etmeyi de bir başka nitelikte yetkiolarak saymaktadır. Şu halde kanun koymakla, evvelce konulmuş olan bir kanundadeğişiklik yapmak veya onu kaldırmak, Büyük Millet Meclisinin aynı niteliktekitasarruflarıdır. Bu sebeple, yeni bir hüküm getirilmesi veya eski hükümlerdedeğişiklik yapılması veya mevcut bir hükmün kaldırılması maksadiyle Hükümetçeveya meclisler üyelerince hazırlanan "tasarı veya teklifler","kanun tasarısı" veya "kanun teklifi", bunların TürkiyeBüyük Millet Meclisince kabulü sonucunda meydana gelen metinler de"kanun" adını almaktadır.
Bütçeleriçin durum değişiktir. Onlar Büyük Millet Meclisinin yetkilerinin özel niteliktaşıyan bir çeşidi olduğundan, yeni bir yıla ait Devlet gelir ve giderlerinintahmin ve tespit olunması veya yaşanılan yıla ait bütçede değişiklik yapılmasıiçin Hükümetçe hazırlanarak Meclise sunulan tasarılara "Bütçe KanunuTasarısı", Büyük Millet Meclisince kabul edilen şekline de (Bütçe Kanunu)denmektedir.
BütçeKanunlarıyla öteki kanunların bu farklı nitelikleri, Büyük Millet Meclisindekimüzakere ve kabullerinde de kendilerine özgü olan değişik usullerin uygulanmasızorunluğunu doğurmakta, yani Bütçe Kanunlarına veya Bütçe Kanunlarındakideğişikliklere ilişkin tasarıların, bütçelerin bağlı oldukları usullere uygunolarak öteki kanunlara veya bunlarda öngörülen değişikliklere ilişkintaşanların da kanunların bağlı oldukları usuller gereğince görüşülüp kabuledilmesi, Anayasa'nın 64. maddesinde, birbirinden ayrı olarak belirtilenyetkilerin tabiî bir sonucu bulunmaktadır.
Kaldıki ortada böylesine bir kanun açıklığı olmasa bile, konunun başka bir şekildedüşünülmesi ve farklı bir sonuca varılması da mümkün değildir. Zira belliusullere uyularak meydana getirilen bir belgenin değiştirilmesinin veya kaldırılmasınınaynı usullerden geçirilmek suretiyle mümkün olabilmesi, hukukun bellikurallarından birisini teşkil eder.
Bunagöre, 657 sayılı Kanunun söz konusu maddelerinin yürürlüğe girmelerininertelenmesi suretiyle kanundaki yürürlük tarihlerinin değiştirilmesi gereğiduyulduğu takdirde, bu yolda hazırlanacak bir kanun tasarısının Büyük MilletMeclisine sunulması ve orada kanun taşanlarının bağlı tutulduğu usullerdengeçirilerek Anayasa'nın 91-93. maddelerindeki esaslara göre kanunlaştırılmasıgerekirdi.
HalbukiTürkiye Büyük Millet Meclisi, 657 sayılı Kanunun 237. ve 238. maddelerindekiyürürlük tarihlerini, 1968 yılı Bütçe Kanununa konulan bir madde ile (Madde :35) değiştirmek suretiyle, Anayasa'nın 64. maddesinde yer alan kanunlarıdeğiştirmek yetkisini, yine kendi yetkilerinden olmakla beraber, değişikniteliği bulunan Bütçe Kanunu biçiminde kullanmak suretiyle söz konusu Anayasamaddesine aykırı hareket etmiştir.
Busebeple söz konusu 35. maddenin iptali gereklidir.
2-Kanunların, Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülmesi ve kabul edilmesiusulleri Anayasa'nın 92. maddesinde belirtilmiş bulunmaktadır. Bu maddeye göre:
Kanuntasarı veya tekliflerinin, ilk önce Millet Meclisinde sonra da CumhuriyetSenatosunda görüşülüp kabul olunmaları, meclislerce farklı sonuçlara varılmasıhalinde, her iki meclisin ilgili komisyonlarından seçilecek eşit sayıdakiüyelerden kurulu karma komisyonda görüşüldükten sonra işin Millet Meclisindesonuçlandırılması gerekmekte, Millet Meclisinde ve Cumhuriyet Senatosundaki oylamalardaaranacak yeter sayılar, çeşitli ihtimallere göre ayrı ayrı belirtilmişbulunmaktadır.
Busuretle kanunlaşan ve yayınlanması için kendisine gönderilen metinlerinCumhurbaşkanının, uygun bulmaması halinde, bir daha görüşülmek üzere on güniçinde Türkiye Büyük Millet Meclisine geri gönderilebileceği de Anayasa'nın 93.maddesinde yer almaktadır.
Bunakarşılık, Anayasa'nın 94. maddesinde bütçeler için farklı bir yolun çizilmişolduğu görülmektedir. Bu maddeye göre :
Bütçetasarılarının ilk önce otuzbeş milletvekili ile onbeş Cumhuriyet Senatosuüyesinden kurulu elli kişilik bir karma komisyona verilmesi, karma komisyonunkurulmasında, iktidar partisi (Veya partileri) grubuna en az otuz üye verilmekşartiyle siyasî parti gruplarınım ve bağımsızların oranlarına göre temsiliningözönünde tutulması, karma komisyondan çıkacak metnin önce Cumhuriyet Senatosundagörüşülerek karara bağlanması burada kabul edilecek şeklin yeniden Bütçe KarmaKomisyonuna verilmesi, orada hazırlanacak son metnin Millet Meclisindegörüşülerek kabul olunması gerekmektedir.
Bütçelerin,meclislerin genel kurallarındaki görüşülmesinde; Milletvekilleri ve CumhuriyetSenatosu üyeleri, bakanlık ve daire bütçeleri hakkındaki düşüncelerini, ancakilgili bütçelerin tümünün görüşülmesi sırasında acıklıyabilmek imkânına mâlikolup, bölümlerin veya değişiklik önergelerinin oylanma ve kabulleri sırasındagörüşlerini meclislere açıklayamazlar. Keza meclislerin üyeleri, bütçe kanunutasarılarının genel kurallarda görüşülmesi sırasında gider artırıcı veya belligelirleri azaltıcı teklifler yapamazlar. Yani bütçelerin görüşülmesindemeclislerin üyeleri ve dolayısiyle de meclisler, diğer kanun taşanlarındaolduğu gibi, tam bir serbestlik içinde olmayıp bazı kayıtlamalara bağlıbulunmaktadırlar.
Anayasa'nın93. maddesi de, bu suretle kanunlaşarak yayınlanmak üzere kendisine gönderilmişbulunan bütçe kanun tasarılarını, bir daha görüşülmek üzere meclise gerigönderebilme yetkisini Cumhurbaşkanına vermemiştir.
Anayasa'nınaçıklanan bu hükümleri karşısında, bir metnin, bütçe kanunu olarak kabuledebilmesi için de meclislerden bu hükümlere uygun biçimde geçmiş bulunmasınınşart olduğu meydandadır.
Halbuki1924 Anayasa'sında, bütçe kanunları ile diğer kanunların Büyük MilletMeclisinde görüşülüp kabul edilmesinde tamamiyle aynı ve tek bir usule yerverilmişti. Görüşmenin sayısı oylamanın biçimi gibi içtüzük ile konulmuşbulunan ve meclis karariyle de değişebilir nitelikte olan bazı farklıişlemlerin ise, esasa etki yapan bir yönü yoktu.
Buyüzdendir ki eski uygulamada, herhangi bir kanun içine, bütçe ile ilgili birödenek maddesi konulması mümkün olduğu gibi bütçe kanunlarına da, diğerkanunlarla ilgili bir hüküm konulması mümkün ve olağandı.
Halbuki1961 Anayasa'sı hükümleri karşısında, kanun tasarılarına bütçe ile ilgiliödenek maddesinin konulmasına imkân kalmamıştır. Zira, yukarı da açıklandığıüzere bir kanun tasarısının bütçe ile ilgili olmayan maddelerinin meclislerdekigörüşme ve kabul usulleri başka, bütçeye ilişkin olan maddeninki başkadır. Budurumda ayrı nitelikteki hükümleri bir tasarıda birleştirmek mümkün değildir.Nitekim eski uygulama artık görülmemektedir.
Bunakarşılık, 1961 Anayasa'sından sonra da, bütçe kanunlarına bütçe ile ilgisiolmayan ve görüşme ve kabul usulleri ayrı bulunan hükümlerin dahil edilegeldiğive eski alışkanlığın terk edilemediği görülmektedir. İptali istenen 35. maddede, bu alışkanlığın sonucu olarak 1968 Bütçe Kanununa girmiş bulunmaktadır.
Yukarıdada belirtildiği gibi, sözü geçen 35. madde hükmünün 657 sayılı kanuna etkiyaparak ondaki bazı hükümleri erteleyebilmesi için aynı nitelikteki bir kanungücüne sahip olması zorunludur. Halbuki bugünkü haliyle bu hüküm, Meclislerde,Anayasa'nın 92. maddesine uygun olmayan bir görüşme ve kabul usulüne bağlıtutulmuş ve sonuçta şeklen bir kanun hükmü olarak yürürlüğe konulmuşbulunmaktadır.
Bunedenlerle Anayasa'nın 92. maddesine aykırılığı açık olan söz konusu 35.maddenin iptal edilmesi gerekmektedir.
3-Sözü edilen 35. madde hükmü, Anayasa'nın 126. maddesinin son cümlesindeki hükmede aykırı bulunmaktadır.
buhüküm şöyledir:
(......BütçeKanun bütçe ile ilgili hükümler dışında hiç bir hüküm konulamaz.)
Bunagöre, Bütçe Kanunlarına ancak bütçe ile ilgili olan hükümlerin konulması mümkünolabilir.
Konuyuaçıklığa kavuşturabilmek için, cümlede yer alan (Bütçe ile ilgili hüküm) den,neyin anlaşılması gerektiğini belirtmek zorunluğu vardır.
Sözkonusu hükmün Kurucu Meclisteki görüşülmesi sırasında uğradığı değişiklikkonuya ışık tutacak niteliktedir :
GerçektenTemsilciler Meclisi Anayasa Komisyonu tarafından hazırlanan Anayasa tasarısının125. maddesinde bu hüküm, (Bütçe Kanununa malî hükümler dışında hiçbir hükümkonulamaz.) biçiminde idi. Maddenin Temsilciler Meclisindeki birincigörüşülmesinde bir üye, cümledeki (Mali hükümler) deyimine işaret ederekmaksadın bütçe tatbikatiyle ilgisi olmayan hususların bütçe kanunlarında yer almamasıolduğuna göre bu deyimin maksadı öngörmediğini belirterek komisyondan açıklamaistemiş, fakat komisyon bu konuda bir açıklama yapmadan madde ile ilgili ötekigörüşleri de gözönünde tutarak, komisyona aldığı maddeyi yeniden yazarken (Malihükümler) deyimini cümleden çıkartıp yerine (Bütçe ile ilgili hükümler)deyimini koymuş ve bu biçimde teklif olunan maddeye Temsilciler Meclisindeherhangi bir itiraz yapılmadığından oylanarak kabul edilmiştir.
Sı:halde Anayasa'nın 126. maddesinin son cümlesinde yer alan (bütçe ile ilgilihüküm) deyimini, malî nitelikteki hüküm anlamında değil, bütçenin uygulanmasıile ilgili, uygulamayı kolaylaştırıcı, tamamlayıcı veya, kanun konusuolabilecek yeni bir hüküm niteliğinde olmamak şartiyle, açıklayıcı niteliktekihükümler olarak düşünmek zorunluğu vardır.
Bunagöre, bir kanun hükmünün bütçeden harcamayı gerektirmekte olması, onun 126.maddede öngörülen (bütçe ile ilgili hüküm) olarak sayılması için bir sebepteşkil edemez. Zira hemen her kanunda bütçeden harcamayı gerektiren bir veyabir çok hükümler bulunabilir. Bu takdirde, Sağlık, Tarım, Eğitim, Maliye vebenzeri hizmetlerle ilgili hemen bütün kanunların, uygulamada bir harcamayıgerektireceklerinden, bütçe ile ilgili sayılarak değiştirilmeleri veyakaldırılmaları için bütçe kanunlarına birer madde konulmasının mümkünolabileceği düşüncesi ileri sürülebilir. Halbuki bu kanunlar, bütçenin yapısıile, uygulama usulleri ile ilgili olmayıp bütçelerden tamamen değişikusullerle, yasa koyucunun açık ve belli bir maksat güden iradesi sonucu meydanagelmiş bulunan metinlerdir. Hattâ bütçe ile en sıkı ilişkisi olan GenelMuhasebe Kanunu hükümlerini bile Anayasa'nın 126. maddesinde öngörülen"Bütçe ile ilgili hüküm" deyiminin kapsamı içinde görmek mümkündeğildir. Bütçe dışında kalan bütün kanunlardaki hükümlerin, gerekli olupolmadıklarına, ihtiyaca cevap verip vermediklerine karar verebilmesi bir bütçeyılı için bile olsa, kabul edilmelerinde uygulanan aynı usullere uymaksuretiyle mümkün olabilir.
(Bütçeile ilgili hüküm) deyimine dayanarak her kanunun giderle ilişkili hükümlerininbütçe kanunlariyle değiştirilebilme veya geri bırakılmalarının mümkün görülmesiAnayasa'nın yukarıda açıklanan 92. maddesini giderle veya gelirle ilgilikanunlar bakımından, işlemez bir hale getirmek sonucunu doğurur. Çünkü budüşünce kabul edilirse Bütçe Kanununa konulacak bir madde ile, yolluk, maaşteadül veya memurin kanunlarında istenildiği gibi değişiklikler yapılması, kezaÜniversiteler Kanununun öğretim üyelerinin aylık ve yolluklarına veya terfi vekadrolarına ilişkin hükümlerinin, Hâkimler Kanununun Yüksek Hâkimler Kuruluveya Danıştay Kanunlarının ve benzeri öteki kanunların bu yoldaki malîhükümlerinin bütçe kanunlarına konulacak birer madde ile, bir malî yıl için deolsa, değiştirilmeleri veya yeniden düzenlenmeleri mümkün olabilir.
Halbuki126. maddedeki sözü geçen hükmün amacı bu olmayıp aksine bütçe kanunlarını, buçeşit bünyesine yabancı olan hükümlerden ayıklamak bir disiplin altına alaraksadece bütçeye ilişkin konuların düzenlenmesini sağlamaktan ibarettir.
YoksaAnayasa'nın 126. maddesi hükmüne dayanarak aynı Anayasa'nın 92. maddesindebelli edilen kanun yapma usullerini başka doğrultulara yöneltmek suretiyle bumadde ile kurulmuş bulunan genel nitelikleri (Kanun yapma) düzeninde bir gedikaçmak ve Anayasa'nın sırf bütçesinin özelliğine dayanarak kabul etmiş bulunduğu94. maddesindeki pek ayrık bir yola genellik niteliği kazandırmak mümkündeğildir
Bunedenlerle 1029 sayılı 1968 yılı Bütçe Kanununun 35. maddesinin, Anayasa'nın126. maddesinin son cümlesindeki hükme de aykırı bulunduğundan iptal edilmesigerekir.
ÜyelerdenHakki Kentenoğlu ve İhsan Ecemiş, Anayasa'nın 126. maddesinin son cümlesindekihüküm, konuyu özel bir şekilde düzenlemiş olup 1968 yılı Bütçe Kanununun 35.maddesi bu hükme açık bir şekilde aykırı bulunduğundan ve bu gibi hallerde,aykırılığın belirtilmesi bakımından genel nitelikteki Anayasa hükümlerinedayanılamayacağından, iptal kararma sadece Anayasa'nın, konuya özgü olan, 126.maddesi hükmünün dayanak yapılması başkaca Anayasa'nın 64. ve 92. maddelerinedayanılmaması gerektiği görüşünü ileri sürmüşlerdir.
V-Kararın yürürlük tarihi:
Anayasa'nın152. maddesinde (...... gereken hallerde, Anayasa Mahkemesi, İptal hükmününyürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın verildiğigünden başlıyarak altı ayı geçemez.) kuralı bulunmakta, Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkındaki 44 sayılı Kanunun 50. maddesininüçüncü fıkrasında da yukarıki Anayasa hükmü tekrar edildikten sonra maddenindördüncü fıkrasında (Anayasa Mahkemesi, bir kanun veya içtüzüğün veya bunlarınbelirli hükümlerinin iptali halinde meydana gelecek olan boşluğu, kamu düzeninitehdit edici mahiyette görürse üçüncü fıkra hükmünü uygular ve boşluğundoldurulması için yasama meclisleri başkanlıkları ile Başbakanlığı durumdanhaberdar kılar) hükmü yer almaktadır.
1966yılı Bütçe Kanunu ile başlayarak üç yıldan beri sürüp gelen erteleme hükmününiptali kararının derhal yürürlüğe girmesi halinde memur kitlesinin büyük birkısmının aylık ve sair istihkaklarına ilişkin mevzuatta bazı karışıklıklar vehizmeti aksatacak boşluklar meydana geleceği anlaşıldığından, yukarıdaaçıklanan Anayasa ve 44 sayılı Kanun hükümleri gereğince iptal kararının28/2/1958 gününde yürürlüğe konulmasının uygun olacağı sonucuna varılmıştır.
VI-Sonuç:
1-1029 sayılı 1968 yılı Bütçe Kanununun 35. maddesinin, Anayasa'nın 64., 92.maddelerine ve 126. maddesinin üçüncü fıkrasının son hükmüne aykırı olduğundan,iptaline üyelerden Hakkı Ketenoğlu ve İhsan Ecemiş'in dâva konusu maddeninAnayasa'nın ancak 126. maddesinin üçüncü fıkrasının son hükmüne aykırı olduğuve bu nedenle iptali gerektiği yolundaki karşı oylarıyle ve oyçokluğu ile,
iptalkararının Anayasa'nın 152. ve 44 sayılı Kanunun 50. maddeleri uyarınca28/2/1969 gününde yürürlüğe girmesine oy birliği ile,
7/1/1969gününde karar verildi.
Başkanvekili
Lütfi Ömerbaş
Üye
İhsan Keçecioğlu
Üye
Feyzullah Uslu
Üye
Fazlı Öztan
Üye
Celalettin Kuralmen
Üye
Hakkı Ketenoğlu
Üye
Fazlı Uluocak
Üye
Sait Koçak
Üye
Avni Givda
Üye
İhsan Ecemiş
Üye
Recai Seçkin
Üye
Ahmet Akar
Üye
Halit Zarbun
Üye
Mustafa Karaoğlu
Üye
Muhittin Gürün