ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas No:1968/38
Karar No:1969/34
Karar günü:12/6/1969
Resmi Gazete tarih/sayı:29.1.1970/13412
İstemdebulunan mahkeme : İstanbul Asliye 19. Hukuk Hâkimliği.
İsteminkonusu : Yargıtay'ın kuruluşuna ilişkin 1221 sayılı Kanunun 21/4/1953 günlü ve6082 sayılı Kanunla değiştirilmiş olan ve içtihadı birleştirme kararlarınıdüzenliyen 8. maddesinin Anayasa'nın güçler ayrılığı ilkesini benimseyenhükümlerine, 132 ve 139. maddelerine aykırılığı nedeni ile iptaliistenilmiştir.
OLAY:
Davacıkiralayanla davalı kiracı arasındaki davada Yargıtay'ın 1965 günlü İçtihadıBirleştirme Kararına dayanılarak kira parasının tespiti istenilmiştir. Dâvâlıvekili, dâvanın dayanağı bulunan içtihadı Birleştirme Kararının Yargıtay'a butürlü kararlar verme yetkisini ve bu türlü kararlara mahkemeleri bağlayıcılıkniteliğini tanıyan Yasa hükmünün, Anayasa'ya aykırı olduğunu ileri sürmüş,mahkeme ise bu görüşü benimseyerek konunun karara bağlanması için işi, AnayasaMahkemesine göndermiştir.
Mahkemecebenimsenen Anayasa'ya aykırılık nedenleri şunlardır:
1.Anayasa'nın 5. maddesi, yasama yetkisinin yalnızca T.B.M.M. nce kullanılmasınıöngörmüşken Yargıtay'ın İçtihadı Birleştirme Kararı vererek sürekli, genel vebağlayıcı nitelikte hukuk kuralları koymasının 5. madde hükmü ile bağdaştırılmasıdüşünülemez.
2.Anayasa'nın 139. maddesi, Yargıtay'ın görevini açıklarken onun sürekli, genelve bağlayıcı nitelikte kurallar koyabilmesini öngörmüş değildir, içtihadıbirleştirmeye ilişkin yasa hükmü, bu maddeye dahi aykırıdır.
3.Anayasa'nın 132. maddesinin ikinci fıkrasına göre hiç bir makam veya yer veyakişi veya organa, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlereemir verme, genelge gönderme, herhangi bir tavsiye veya telkinde bulunmayetkisi tanınmış değilken, İçtihadı Birleştirme Kararı verme yetkisini öngörenhüküm, Yargıtay'a mahkemelere genelge niteliğinde bağlayıcı kararlar vermekolanağı sağlamıştır; bu nedenle, Anayasa'nın 132. maddesinin ikinci fıkrasınadahi aykırıdır. Bundan başka, 132. maddenin birinci fıkrası gereğince ancakAnayasa'ya kanuna, hukuka ve vicdan kanısına göre hüküm verecek olan hâkimlerinbunlar dışında kalan İçtihadı Birleştirme Kararlarına göre hüküm vermekleödevli tutulmaları, ayrıca, 132. maddenin birinci fıkrasına dahi aykırıbulunmaktadır.
4.Anayasa'nın hukuk devleti ilkesi ile güçler ayrılığı ilkesi uyarınca hiç birorganın sınırsız işlem yapma yetkisi olmadığı gibi, organların işlemleridenetime bağlanmıştır ve bütün organlar işlemlerinde kazanılmış haklara saygıgöstermekle ödevlidirler; oysa içtihadı Birleştirme Kararı denetlenemez, onuniptali için başvurma yolu yoktur, çıktığı tarihten çok önce geçmiş olanolaylara dahi herhalde uygulanır. Böylece içtihadı birleştirme kararlarınadayanak olan yasa hükmü, Anayasa'nın hukuk devleti ilkesi ile güçler ayrılığıilkesine dahi aykırı bulunmaktadır. .
İPTALİİSTENİLEN KANUN HÜKMÜ :
1221sayılı Kanunun 21/4/1953 günlü ve 6082 sayılı Kanunla değişik 8. maddesişöyledir:
Madde8- Temyiz dairelerinden biri :
A)Müstakar içtihadından dönmek isterse; .
B)Benzer hâdiselerde birbirine uymayan kararlar vermiş bulunursa;
C)Bir kısım umumî heyetine mensup iki dairenin kararlan arasında ihtilâfbulunursa;
Alâkalıdaire reisi veya ihtilâf halinde bulunan dairelerin reislerinden biri, rücuunveya uyuşmazlığın sebep ve mahiyetini izah eden raporunu karar suretleri ilebirlikte Birinci Reisliğe verir. Birinci Reislik gerektiği hallerde diğerdairenin de yazılı mütalâasını aldıktan sonra bu hususta bir karar verilmeküzere dosyayı ait olduğu kısım umumî heyetine tevdi eder. Rapor ve mütebayinkararlarla mütatâaname bir hafta içinde müzakereye iştirak edecek hâkimleredağıtılır.
Eğerihtilâf:
A)Kısım umumî heyetleri;
3)Bir daire ile mensup olduğu umumî heyet;
C)Bir kısımdaki dairelerden biri ile diğer kısım umumî heyeti;
D)Bir kısımdaki bir daire ile diğer kısımdaki bir daire arasında vücut bulmuş iseiki kısım umumî heyetlerinin birleşmesi suretiyle toplanacak büyük heyetlebirinci fıkrada gösterilen usul ve şekil dairesinde halledilir.
Kısımumumî heyetlerinin veya Büyük Heyetin içtihatların birleştirilmesi suretiyleverilmiş bir kararının değiştirilmesini veya kaldırılmasını gerekli kılacak halve vaziyetin ortaya çıkağı Birinci Reisliğe yapılacak müracaatla esbap vemüstenidatı ile bildirilirse Reislik bu talebi ihtiva eden dilekçe veya yazıyıait olduğu umumî heyete havale eder. Umumî heyetlerde bu şekildekimüracaatların. müzakere edilebilmesi için heyeti terkip eden hâkimlerin mutlakekseriyetince bir karar verilmek lâzımdır. Ancak bu takdirde esasınmüzakeresine geçilebilir .
İçtihatlarınbirleştirilmesi veya müstakar bir içtihadın kaldırılması veya değiştirilmesiiçin yapılacak müzakerelerde işi tetkik edecek olan umumî heyete mensupdairelerden her birinin hâkim sayısı altı itibar edilmek suretiyle mecmuununüçte ikisinin bulunması ve kararların da mevcudun üçte iki ekseriyetiyleverilmesi muktazidir. Birinci müzakere sonunda verilecek kararlarda, üçte ikiekseriyet vücut bulmazsa ikinci müzakereye bırakılır. Müteakip toplantılarda müzakerenisabı muhafaza edilmek şartiyle yine üçte iki ekseriyet hâsıl olamazsamüzakerede hazır bulunanların mutlak ekseriyeti ile karar verilir.
İçtihatlarınbirleştirilmesi suretiyle verilen kararlar, emsali hâdiselerde mahkemeleribağlar.
Cezaişlerine taallûk eden içtihatların birleştirilmesi müzakere ve kararlarındaCumhuriyet Başmüddeiumumisi hazır bulunur ve reye katılır.
Mütehalifkararların içtihatların birleştirilmesi şekli ile halli için Temyiz dairelerireislerinden başka kendisini alâkalı sayan herhangi bir kimse de birincifıkrada yazılı usul ve şekle riayet ederek Birinci Reisliğe müracaattabulunabilir.
İPTALİSTEMİ İLE İLGİLİ ANAYASA HÜKÜMLERİ:
"Madde2- Türkiye Cumhuriyeti insan haklarına ve başlangıçta belirtilen temel ilkeleredayanan, millî demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk devletidir."
"Madde5- Yasama yetkisi, Türkiye Büyük Millet Meclisinindir. Bu yetkidevredilemez."
"Madde6- Yürütme görevi, kanunlar çerçevesinde, Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulutarafından yerine getirilir."
"Madde132- Hâkimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasa'ya, kanuna, hukuka vevicdanî kanaatlarına göre hüküm verirler.
Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelereve hâkimlere emir ve talimat veremez, genelge gönderemez; tavsiye ve telkindebulunamaz.
..............................."
"Madde139- Yargıtay, adliye mahkemelerince verilen karar ve hükümlerin son incelememerciidir. Kanunla gösterilen belli dâvalara da ilk ve son derece mahkemesiolarak bakar.
Yargıtayüyeleri Yüksek Hâkimler Kurulunca, Yargıtay Birinci Başkanı ile İkinciBaşkanları ve Cumhuriyet Başsavcısı Yargıtay Büyük Genel Kurulunca, üyetamsayılarının salt çoğunluğu ile ve gizli oyla seçilir.
Yargıtay'ınkuruluşu, işleyişi, başkan ve üyelerinin ve diğer mensuplarının niteliklerikanunla düzenlenir."
İLKİNCELEME:
AnayasaMahkemesi İçtüzüğünün 15. maddesi uyarınca Başkan Vekili Lûtfi Ömerbaş, ÜyeSalim Başol, Feyzullah Uslu, A. Şeref Hocaoğlu, Fazlı Öztan, CelâlettinKuralmen, Hakkı Ketenoğlu, Sait Koçak, Avni Givda, Muhittin Tayları, İhsanEcemiş, Recai Seçkin, Ahmet Akar, Halit Zarbun ve Muhittin Gürün'ünkatıldıkları 24/9/1968 günlü ilk inceleme toplantısında, mahkemenin dâvadosyasında bulunan konu ile ilgili belgelerin örnekleri yerine dosyayı tümolarak Mahkememize yollamış bulunması dolayısiyle 44 sayılı Kanunun 27.maddesine göre işlem yapılması için dosyanın geri çevrilmesine evvelce kararverilmesi üzerine mahkeme, bu kez, az önce sözü edilen yasa hükümleri gereğiniyerine getirmiş olduğundan işin esasının incelenmesine oybirliğiyle kararverilmiştir.
ESASINİNCELENMESİ:
Esasailişkin rapor, iptal isteminin gerekçeleri ile dosyadaki belgeler, iptaliistenilen yasa hükmüne ilişkin yasama belgeleri Anayasa'nın konu ile ilgilihükümleri ve bunlara ilişkin yasama belgeleri incelendikten sonra, gereğigörüşülüp düşünüldü.
1.İçtihadı birleştirme karan, o zamana değin hukuk alanında hukuk kuralı olarakbulunmayan yeni bir kural koymayı erek edinmiş olan bir hukuk işlemi değildir.Gerçekten, istem konusu yasa hükmü incelendiğinde görülür ki bir olaydauygulanacak olan hukuk kuralının hangisi olduğu yönünde verilen kararlararasında çelişmeye düşülmesi veya bir olayda uygulanacak olan bir hukukkuralının başka başka dâvalarda değişik biçimde yorumlanarak uygulanması sözkonusu olur ise, ortaya atılan hukuk görüşlerinden hangisinin hukuka uygunbulunduğunu belirtmek üzere içtihadı birleştirme kararı verilmesi yolunagidilir. Demek ki içtihadı birleştirme kararı, belli bir olay için yeni birhukuk kuralı koymak ereği ile değil, ancak ve ancak belli bir olaya uygulanacakyasanın veya nesnel nitelikte, olan tüzük ve yönetmelik kuralları gibi öbürhukuk kurallarından hangisinin, hangi anlamda uygulanacağım saptamak içinverilir. Buna göre içtihadı birleştirme kararı yasa koyucu veya yetkisi içindeidare tarafından ortaya konulmuş bulunan nesnel hukuk kurallarının uygulanmabiçimini gösteren ve bu bakımdan yemlik doğurucu nitelikte bulunmayan, ancakhukukî bir durumu açıklayan nitelikte bir hukuk işlemidir. Bundan ötürü buişlem; genel, nesnel ve yenilik doğurucu nitelikte bir işlem olan yasa koymaişlemi ile bir tutulamaz ve içtihadı birleştirme karan veren Yargıtay'caTürkiye Büyük Millet Meclisine özgü yasama yetkisinin kullanılmış ve böyleceAnayasa'nın öngördüğü güçler ayrılığı ilkesinin çiğnenmiş olduğu ilerisürülemez.
2.Anayasa'nın 139. maddesi gereğince Yargıtay adliye mahkemelerince verilen kararve hükümlerin son inceleme yeridir. Hâkimler de her insan gibi yanılabilir,usule ve yasaya aykırı kararlar verebilir veya hâkimlerin verdikleri kararlar,taraflar için doyurucu olmayabilir. Bu durum, mahkeme kararına karşı mahkemeninkendisine veya başka bir mahkemeye başvurarak bu kararların yenidenincelettirilmesi zorunluğunu doğurmuştur. Yargıtay bu zorunluğu karşılamakereği ile ve özel yasa ile kurulmuştur. Anayasa da bu niteliğini belirterekYargıtay'ı Anayasa kurumlan arasına almıştır. Bundan başka Yargıtay, ülkedeiçtihat birliğini de gerçekleştirmekle görevlidir, çünkü hâkimlerin belliolaylarda uyguladıkları yasaları ve öbür hukuk kurallarını kendi kamlarına görebaşka başka biçimde yorumlamaları olanağı bulunduğundan, mahkemelerin benzerolaylarda verdikleri kararlar arasında çelişmeler doğabilmekte ve bu çelişmelerAnayasa'nın 12. maddesinde tanınan yasa önünde eşitlik ilkesini zedelemekte vebundan dolayı içtihatlar arasında birlik sağlama zorunluğu ortaya çıkmaktadır.Anayasa'nın 139. maddesi hükmü ile 12. maddesi hükmü bir arada düşünülünce,Yargıtay'ın anayasal görevleri arasında içtihat birliğini sağlama görevininbulunduğu da açıkça görülmektedir. Yargıtay'ın, gerek alt mahkemelerinverdikleri kararları denetlemek görevini, gerekse hukuk kurallarınınyorumlanmasında birliği gerçekleştirme, başka deyimle, çelişmeleri önlemegörevini yapabilmesi için, verdiği kararların hiç değilse bir bölümününmahkemeleri bağlayıcı kararlar olması gerekmektedir. Gerçekten Yargıtaykararlarının hiç değilse bir bölümüne bağlayıcı nitelik tanınmayacak olursa,Yargıtay görüşünün benimsenmesi, mahkemelerin iradesine bağlı kalacak veYargıtay'ın durumu, danışma yolu ile karar veren bir yer olmaktan ilerigidemiyecektir. Sosyal açıdan adaletin en önemli gereklerinden birisi, belliolaylara belli hükümlerin tek anlamda olmak üzere uygulanmasıdır. Demek ki aynınitelikteki olaylara başka başka hükümlerin ya da aynı hükmün başka başkabiçimlerde uygulanması, doğrudan doğruya adalet duygusunu İncitici veyurttaşların Devlete karşı güvenini azaltıcı ve yerine göre temelden sarsıcıbir etki doğurmaktadır. İşte sosyal bakımdan çok ağır olan bu sakıncayı önlemeküzere Anayasa, Yargıtay'a, adlî yargı alanında hukuk uygulamalarında birliğisağlamak görevini dahi vermiştir. Özet olarak denilebilir ki, içtihadıbirleştirme kararlan vermek yetkisi ve bu kararların bütün mahkemeler için bağlayıcıolmak niteliği, bir bakıma Anayasa'nın 139 ve 12. maddeleri hükümlerininuygulanmasını sağlamaya elverişli tedbirlerdendir.
3.Anayasa'nın 132. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarındaki yargıbağımsızlığına ilişkin hükümler açısından düşünüldüğünde Yargıtay'ın içtihadıbirleştirme kararı vermesinin ve bu kararların mahkemeleri bağlayıcı niteliktebulunmasının mahkemelerin bağımsızlığı kuralı ile bağdaşamadığı savunulamaz.Buradaki bağımsızlık hükümlerinin ereği, yargı çalışmalarını, yargı işlerineyabancı olan etkilerin dışında tutmak, başka deyimle, bu maddenin öngördüğübağımsızlığın ereği herhangi bir işi veya dâvayı yalnızca bu davanın esasınıgören hâkim veya mahkemenin kanısına göre hükme bağlatmak olmayıp, yargıişlerinin dışarıdan gelecek etkilerden uzak ve yalnız hukukî ölçülere göredeğerlendirilip hükme bağlanmasını sağlamaktır. Buna göre bir hâkim kararınınbaşka bir hâkim tarafından da denetlenmesi bu maddenin kapsamı dışında kaldığıgibi, bir hâkim kararının Yargıtay'ın görüşüne uygun olarak verilmesi ödevininhâkimlere yükletilmesi dahi bu maddenin koyduğu yasaklayıcı kuralların kapsamıdışında kalmaktadır. Az yukarıda belirtildiği üzere Türkiye'de adlî yargıalanındaki hukuk uygulamalarında görüş birliğini sağlamak için Anayasa'nın 139.maddesi ile görevlendirilen Yüksek Mahkemenin bağlayıcı nitelikteki yorumkararım 132. maddenin ikinci fıkrası kapsamına giren bîr genelge veya buyruksaymak bu yüksek mahkemeye verilen görevin gereklerine aykırı düşer.
Anayasa,Anayasa yargısından başka adlî yargı, idarî yargı, askeri yargı ayrımınıyapmakla her yargıyı kendisi içinde bir bütün saymış ve birisinin öbürününişlerine karışmasını doğru görmemiştir. Ancak, incelediğimiz işte, adlî birmahkemenin kararlarını denetleme yeri olan yüksek adlî mahkemenin kararlarınınhiç değilse bir bölümüyle alt adlî mahkemelerin bağlı tutulması söz konusuolduğundan, adlî yargı işine başka türden bir yargı yerinin karışmış olduğundanve böylece adlî yargının Anayasa'nın 132. maddesinin birinci fıkrasına dayanan(Belli davada uygulanacak hukuk kuralının hangisi olduğunu belli etme veuygulanacak kuralı yorumlama gibi) yetkilerinin Anayasa'ya aykırı biçimdesınırlandırılmış bulunduğundan dahi söz edilemez. Yüksek adlî mahkeme olanYargıtay, bir içtihadı Birleştirme Kararı ile belli olayda hangi kuralınuygulanacağını veya uygulanacak kuralın ne anlama geldiğini saptamış bulunursa,artık mahkemenin Yargıtay'ın görüşü yerine kendi görüşü ile hüküm verme yetkisisöz konusu olamaz. Çünkü mahkemenin yetkisi, Yargıtay'ın Anayasa'ya uygun yasahükmüne dayanarak vermiş olduğu içtihadı birleştirme karariyle belli olay içinsınırlandırılmış bulunmaktadır. Demek ki hâkimlerin içtihadı birleştirmekararına göre karar verme ödevi, Anayasa'nın 132. maddesinin birinci fıkrasiylekendisine yükletilen yasaya ve hukuka göre karar vermek ödevinin belli alandabir uygulamasıdır.
Birde içtihadı birleştirme kararının hâkimleri vicdan kanılarına aykırı kararlarvermeğe zorlaması bakımından Anayasa'nın 132. maddesinin birinci fıkrası hükmüneaykırılığı ileri sürülebilir. Sözü edilen 132. maddenin birinci fıkrasındakisıraya göre vicdan kanısı etkeni, en sonda anılmıştır. Bu ilke, olarak.Anayasa, yasa ve hukuk kuralları çevresinde edinilecek vicdan kanısının yargıyatemel tutulacağını göstermektedir; imdi, hâkimin Anayasa'ya, yasaya ve hukukkurallarına uymayan bir vicdan kanısından ve bunun sonucu olarak, bu yöndenAnayasa'ya aykırılıktan söz edilemez.
4.İptal konusu yasa hükmünün yorumunda da, bütün yasa hükümlerimi] yorumundaolduğu gibi, Anayasa'nın 8. maddesinde belirtilen Anayasa'nın üstünlüğüilkesinin uygulanması ve bu arada Anayasa'nın 2. maddesi uyarınca hukuk devletiolan Türk Devletinde kazanılmış hakların korunmasının zorunlu olduğunungözönünde bulundurulması gerektir, itiraz konusu 8. madde hükmünün yazılışındabu gereğin gözönünde tutulmasına engel nitelikte bir yön olmadığı gibi, hükmündayandığı düşünceler (Mahkeme kararlarının doğruluğunu ve hukuk uygulamalarındabirliği sağlama düşünceleri) dahi kazanılmış hakların korunması ilkesi ileçelişir bir durumda değildir. Demek ki, incelenen kuralda Anayasa'nın 2.maddesiyle benimsenen hukuk devleti ilkesine de aykırılık yoktur.
Bukararların hukuku kalıplaştırdığı savı dahi, doğru değildir; zira, tartışmakonusu 8. madde içinde içtihadı birleştirme kararlarının değiştirilmesi yolugösterilmiştir. (Maddenin birinci fıkrasının A bendi ve üçüncü fıkrası.) Bunagöre içtihadı birleştirme kararlarının değiştirilemiyeceği görüşü dedoğru görükmez. Gerçekten, güçlü gerekçeler gösterilerek içtihadı birleştirmekararlarının değiştirilmesi sağlanabilir ve bunun uygulanması da vardır.
Denetlemekonusuna gelince : Anayasa'mız hukuk devleti ilkesini benimsemiş olmasıdolayısiyle yasama işlemlerini ve idare işlemlerini yargı denetimine ve yine altmahkemelerin kararlarını da, kural olarak, yüksek mahkemelerin denetimine bağlıtutmuş ise de yüksek mahkeme kararlan için başka bir denetim yeri öngörmüşdeğildir. Anayasa'nın 114, 149., 151. maddeleriyle 139., 140., 141. ve 152.maddelerinin birlikte incelenmesinden çıkan sonuç budur. İmdi, Yargıtay'ıniçtihadı birleştirme kararlarını denetleyecek başka bir yerin bulunmayışınınAnayasa'ya aykırılığı savı da, doğru sayılamaz.
5.Yukarıda yazılı nedenlerle istem konusu hükümde Anayasa'ya her hangi bir aykırılıkgörülmediğinden, itirazın reddine karar verilmek gerekir.
SONUÇ:
TemyizMahkemesi Teşkilâtına dair 1221 sayılı Kanunun 21/4/1953 günlü ve 6082 sayılıKanunla değişik 8. maddesinin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın raddine12/6/1969 gününde oybirliği ile karar verildi.
Başkanvekili
Lütfi Ömerbaş
Üye
İhsan Keçecioğlu
Üye
Feyzullah Uslu
Üye
A. Şeref Hocaoğlu
Üye
Fazlı Öztan
Üye
Celâlettin Kuralmen
Üye
Hakkı Ketenoğlu
Üye
Fazıl Uluocak
Üye
Sait Koçak
Üye
Avni Givda
Üye
İhsan Ecemiş
Üye
Recai Seçkin
Üye
Ahmet Akar
Üye
Halit Zarbun
Üye
Muhittin Gürün