ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas No.:1968/5
Karar No.:1968/6
Karar tarihi:13/2/1968
Resmi Gazete tarih/sayı:8.6.1968/12919
İtirazeden : Pülümür Asliye Ceza Hâkimi
İtirazınkonusu: 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 3006 ve 3207 sayılıKanunlarla değiştirilen 124. maddesinde yer alan ve sorgu hâkimi kararlarının,asliye ceza mahkemesi başkanının veya hâkiminin onayı ile tekemmül edeceğineilişkin bulunan hükmün, Anayasa'nın 132. maddesine aykırı olduğu ilerisürülerek iptali istenilmiştir.
OLAY:
Sanıklarhakkında, şikâyetçilere ait biçilmiş ve yığın haline getirilmiş otları gecevakti yaktıkları iddiasiyle, Pülümür Sorgu Hâkimliğine kamu dâvası açılmış,Sorgu Hâkimi yaptığı ilk soruşturma sonucunda, son soruşturmanın açılmasınıhaklı gösterecek hiç bir delil elde edilmediği gerekçesiyle, bütün sanıklarınyargılanmalarının önlenmesine karar vermiş ve bu kararını, onanmak üzere, bağlıolduğu asliye ceza hâkimine göndermiştir. Asliye ceza hâkimi de CezaMuhakemeleri Usulü Kanununun olayla ilgili 124. maddesinin ikinci fıkrasıhükmünün, Anayasa'ya aykırı olduğu kanısı ile, iptali için Anayasa Mahkemesinebaşvurmuştur.
İNCELEME:
AnayasaMahkemesi İçtüzüğünün 15. maddesine göre yapılan ilk incelemede;
İşinniteliği bakımından başka güne bırakılmasına lüzum görülmeyerek Anayasa'nın vekanunun ilgili hükümleri ve asliye ceza hâkiminin gönderdiği 1966/17 sayılıdosyadaki belgeler okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü :
Anayasa'nın151. maddesinin birinci fıkrasında "bir dâvaya bakmakta olan mahkeme,uygulanacak bir kanunun hükümlerini Anayasa'ya aykırı görürse veya taraflardanbirinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına varırsa,Anayasa Mahkemesinin bu konuda vereceği karara kadar dâvayı geri bırakır"denilmektedir.
22.4.1962gün ve 44 sayılı Kanunun 27. maddesi ise, şöyledir:
"Madde27- Bir dâvaya bakmakta olan mahkeme:
1- Odava sebebiyle uygulanacak kanun hükümlerini Anayasa'ya aykırı görürse, buyoldaki gerekçeli kararı; veya
2-Taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısınavarırsa, tarafların bu konudaki iddia ve savunmalarını ve kendisini bu kanıyagötüren görüşünü açıklayan kararı,
Dosyamuhtevasının mahkemece bu konu ile ilgili görülen tasdikli suretleriylebirlikte Anayasa Mahkemesi Başkanlığına gönderir.
Mahkeme,Anayasa Mahkemesinin bu konuda vereceği karara resmen ittilâ kesbedinceyekadar, dâvayı geri bırakır.
AnayasaMahkemesi, işin kendisine gelişinden başlamak üzere üç ay içinde kararınıverir."
Bumaddeler hükümlerine göre, Anayasa Mahkemesine itiraz yolu ile ancak birmahkeme başvurabilir. Olayda ise, Anayasa Mahkemesine, sorgu hâkimi kararlarınıonamaya yetkili merci olan hâkim başvurmuş olup her şeyden önce hâkimin bunayetkili olup olmadığının yani makamının "Mahkeme" deyiminin kapsamınagirip girmediğinin incelenmesi gereklidir.
MahkememizinEsas 1967/4, Karar 1967/5 sayılı ve 7.2.1967 günlü kararında belirtildiğiüzere, ceza yargılaması, ortak bir faaliyeti gerektirir, mahkemelere özgü, herkeseaçık duruşma çevresinde gelişir ve mahkemenin uyuşmazlığı çözümleyen son sözüolan hükümle sona erer. Bu bakımdan "Mahkeme" yi, yargılamayı yapanve uyuşmazlığı kesin olarak çözümleyen organ olarak anlamak zorunluğu vardır.
İptaliistenilen hükümde ise sorgu hâkiminin kararlarını onamak yetkisi, mahkemeyedeğil, toplu mahkemelerde mahkeme başkanına, tek hakimli mahkemelerde de,mahkeme hâkimine tanınmıştır. Bu hükümden anlaşılıyor ki, kanun koyucu, buyetkiyi mahkemenin yukarıda belirtilen fonksiyonu dışında görmüş ve bunumahkeme başkanlığına veya hâkimine vermiştir.
Ayrıca,iptal dâvası açmağa yetkili olanlar, 44 sayılı Kanunun 21. maddesindebelirtilmiş ve burada başkan veya üye olarak kendisine belli bir görev verilmişhâkimlerden söz edilmemiştir.
Durumböyle olunca, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 124. maddesinin ikincifıkrasında yer alan "mahkeme reisi ve hâkimi" deyimlerinin, mahkemedeyiminin kapsamı içine girmediğini kabul etmek gerekir.
SONUÇ:
İstemdebulunan, Anayasa'nın 149., 151. ve 44. sayılı Kanunun 21, ve 27. maddelerihükümleri karşısında, Anayasa Mahkemesine başvurmağa yetkili olmadığındanİstemin reddine, Üyelerden Hakkı Ketenoğlu, Recai Seçkin ve Halit Zarbun'unkarşı oylarıyla ve oyçokluğu ile 13.2.1968 gününde karar verildi.
Başkan
İbrahim Senil
Başkanvekili
Lütfi Ömerbaş
Üye
İhsan Keçecioğlu
Üye
Salim Başol
Üye
Feyzullah Uslu
Üye
A. Şeref Hocaoğlu
Üye
Fazlı Öztan
Üye
Celâlettin Kuralmen
Üye
Hakkı Ketenoğlu
Üye
Sait Koçak
Üye
İhsan Ecemiş
Üye
Recai Seçkin
Üye
Ahmet Akar
Üye
Halit Zarbun
Üye
Muhittin Gürün
KARŞIOY YAZISI
1)Anayasa'nın mahkemelerin baktıkları dâvalarda uygulayacakları hükümlerinAnayasa'ya aykırı olup olmadığının incelenip karara bağlanmasını AnayasaMahkemesinden isteyebileceklerini bildiren 151. maddesi, hukukî durumlarıbakımından hâkim olarak nitelendirilebilecek görevlilerin gördükleri işlerdeuygulayacakları yasa hükümlerinin Anayasa'ya uygunluğunu denetlemek ve böylecebelli kişi ve kurumlarca Anayasa'nın 149. maddesi gereğince açılabilecek iptaldâvaları için Anayasa'nın 150. maddesinde öngörülen hak düşüren süreningeçmesiyle hukuk düzeninde yürürlükte kalmış bulunan Anayasa'ya aykırıhükümlerin ayıklanmasını sağlamaktır. Bu yön, mahkemelerce gönderilen işlerdeAnayasa Mahkemesince verilen iptal kararlarının dahi iptal edilen hükmünyürürlükten kalkması sonucunu doğurmasından (Anayasa Mad. 151, fık. 1 ve 3)anlaşıldığı gibi, Temsilciler Meclisi Anayasa Komisyonu raporu ile alt komisyonraporlarından ve bunlardan başka Temsilciler Meclisinde yapılan görüşmelersırasında bütün yurttaşlara iptal dâvası açma yetkisinin tanınmamış olmasındandoğan sakıncaları önlemek ve Anayasa'ya aykırı hükümlerin hukuk düzenindenayıklanmasını sağlamak üzere mahkemelere böyle bir yetkinin tanınmış olduğununbildirilmiş bulunmasından da anlaşılmaktadır. (Anayasa'nın yapılmasına ilişkinçalışmalar üzerindeki açıklamalar için bak. 15.12.1967 günlü ve 12777 sayılıResmî Gazete'de yayınlanmış olan Anayasa Mahkemesinin Esas 67/29, karar 67/68sayılı ve 15.9.1967 günlü kararına ilişkin karşı oy yazısı I ve II bentleri)
Anayasahükmünün yazılış ve konuluş amacından çıkan bu anlamı karşısında, sorguhâkiminin bir takım kararlarını onamakla yetkili kılınmış asliye hâkiminin veyamahkeme başkanının (Anayasa'nın 151. maddesi açısından) hâkim sayılamayacağıgörüşü, Anayasa'ya uygun değildir.
II)Esasını çözümlediği bir dâvada uygulayacağı bir hükmün Anayasa'ya aykırı olduğukonusunu Anayasa Mahkemesine getirebilecek olan bir hâkimin sorgu hâkiminin birkararını onamak üzere dosyayı incelemesi sırasında uygulayacağı bir hükmü veyakendisine bu inceleme ve uygulama yetkisini veren bir hükmü bu mahkemeyegetirememesi, hem genel mantık, hem de hukuk mantığı açısından yanlıştır. Birdâvayı çözümlemek gibi önemli bir işte bir hâkime tanınan bir yetkinin birhâkim kararını onamak gibi daha az önemli bîr işte öncelikle tanınması gerekir.
III)Asliye ceza hâkimlerinin yaptıkları işin ceza yargılamasının bir yönü olduğundaşüphe edilemez; gerçekten, dâvaların açılmasiyle yargı görevi başlar.Yargılama, soruşturma ve yargı (Hüküm) olmak üzere iki işlemi kapsar.Soruşturma ve araştırma olmadan hüküm verilmesi imkansızdır. Ceza dâvalarında(talepname) ile açılan kamu dâvaları üzerine sorgu hâkimleri ilk soruşturmayıyaparlar ve bu soruşturma, yargılama işlemleri içindedir.
İlksoruşturma sırasında veya sonunda verilmiş olan bazı kararları onaylamak veyaonaylamamak, asliye ceza hâkiminin yetkisine bırakılmıştır; bu yönü ile asliyeceza hâkiminin onama veya bozma kararlan ile bu kararları vermek üzere yapacağıincelemeleri de yargılama işlemleri arasındadır. Yargılamaları, mahkemelerinyapacağı şüphe götürmediğine göre bazı yetkilerle ilk soruşturmaya katılanasliye ceza hâkimleri de uygulayacakları kanunların iptal edilmesini itirazyolu ile Anayasa Mahkemesinden isteyebilirler.
Yargılamanınsoruşturma işlemlerine bir çok hâkimler katılabilir ve soruşturma görevi, usulhükümlerine göre toplu veya ayrı hâkimler tarafından yapılabilir. Zamanın,görevlilerin ve işlemlerin değişmesine rağmen dâvaya ilişkin bütün soruşturmaişlemleri mahkemece yapılmış sayılır ve hüküm (Yargı) bu soruşturmanın sonucunadayanır. Asliye ceza hâkiminin soruşturmanın bir kısım işlerini yaparkenmahkemeye özgü itiraz yetkilerini kullanması Anayasa'nın 151. maddesineuygundur.
IV)Çoğunluk görüşünün sonucu olarak istem konusu hükmün İptali yolunda Anayasa'nın149. maddesi gereğince dâva açılabilmesi için öngörülen süre çoktan geçmişolduğundan ve bu maddenin başka bir hâkimce herhangi bir dâvanın esasınıçözümleme bakımından uygulanması olanağı bulunmadığından, eğer bu hükümAnayasa'ya aykırı ise, Yasama Meclislerince kaldırılıncaya dek, yürürlüktekalacak ve böylece 151. madde hükmüyle Anayasa koyucunun önlemek istediği durumyıllarca sürüp gidecek, başka deyimle söz konusu hüküm binlerce, yüzbinlerce olayaboyuna uygulanacaktır. Bu sakınca dahi, çoğunluk görüşünün doğru olmadığınıgöstermektedir.
Sonuç: Bu nedenlerle Anayasa'ya aykırı olan çoğunluk kararına karşıyız.
Üye
Halit Zarbun
Üye
Hakkı Ketenoğlu
Üye
Recai Seçkin