ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas No:1968/64
Karar No:1969/20
Karar günü:15/4/1969
Resmi Gazete tarih/sayı:24.12.1969/13382
İstemdebulunan mahkeme : İstanbul Asliye 17. Hukuk Mahkemesi
İsteminkonusu : 506 sayılı, 17/7/1964 günlü Sosyal Sigortalar Kanununun 82.maddesinin, Anayasa'nın 23. maddesinin birinci ve üçüncü fıkralarına aykırılığınedeni ile iptalidir.
OLAY:
Birgazete sahibinin Sosyal Sigortalar Kurumuna karşı yukarıda anılan Mahkemedeaçmış olduğu dâva sırasında davacı, dâvâlının gazetenin eski sahibinin sigortaprimi borçlarından ötürü kendisinden istemde bulunmasına temel tutulan 506sayılı Yasanın 82. maddesi hükmünün şu nedenlerle Anayasa'ya aykırılığını ilerisürmüştür.
A)Anayasa'nın 23. maddesinin birinci fıkrasında gazete veya dergi çıkarmanınönceden malî teminat yatırma koşuluna bağlanamıyacağı bildirilmekle gazeteçıkaranların herhangi bir akçalı yük altına konulması önlenmek istenmiştir.Sözü edilen maddenin üçüncü fıkrası da kanunlarla, düşüncelerin ve kanılarınserbestçe yayınlamasını engelleyici veya zorlaştırıcı siyasal, iktisadî, malîveya teknik kayıtlar konmasını yasak etmektedir. Bu iki hükümden açıkçaanlaşılıyor ki bir gazete çıkarmak isteyen veyahut bir gazeteyi devralmışbulunan kişinin, eski gazetecinin başka deyimle devredenin borçlarından sorumlututulması, işin başından ona bîr akçalı yük yüklemek demektir ve Anayasa'nınbildirilen ilkeleri ile çatışmaktadır.
B)Bir kimsenin resmî veya yan resmî bir yere olan borcundan dolayı borçlununişyerini üzerine alan kişinin, eski malikle birlikte sorumlu tutulmasına
dayanakolabilecek herhangi bir hüküm Anayasa'da yoktur. Demek ki Anayasa böyle bir sorumluluğubenimsemiş değildir. İşin özüne bakılırsa bir kimsenin, miras durumu borcuisteyerek yüklenmesi durumu dışında, başkasının borcun dan sorumlu tutulmasıhukuk ilkelerine dahi aykırıdır.
C)Miras veya borcu üzerine alma durumları dışında başkasının borcundan sorumlututulmak, bir türlü angaryadır. Angarya ise Anayasa'nın 42. maddesinin üçüncüfıkrası gereğince yasaktır. Olayımızda yeni işverene, sigorta primlerindendolayı eski iş verenin 250-300 bin lira tutarındaki borcunun yükseltilmekistenmesi, işin büyüklüğünü ve ağırlığını belirtmeye yetmektedir- Dâvâlı SosyalSigortalar Kurumu adına verilen yazıda şu savunmalar ileri sürülmektedir.
a -Davacıya uygulanacak hüküm hukukî ardalık (Haleflik) ilkesine dayanmak tadır.Oysa bu ardalığın davacının gösterdiği Anayasa ilkesine aykırı hiçbir yanyoktur.
b -Anayasa'mızın temel kurallarına göre Devlet, sosyal bir devlettir; bunun sonucuolarak sosyal adaleti gerçekleştirmek ve sosyal güvenliği sağlamak zorundadır.Sosyal güvenliği sağlayacak yollardan birisi de sosyal sigortadır. Sosyalsigortanın işlemesi ise Sosyal Sigortalar Kurumunun iyi çalışmasına bağlıbulunmaktadır. Bu da ancak prim alacaklarının olabildiğince düzgün biçimdealınması ile gerçekleşebilir. Buna göre tartışma konusu kural, Anayasa'nınsosyal devlet ilkesinin gerektirdiği tedbirlerdendir.
c -Anayasa'nın angaryaya ilişkin hükmünün tartışma konusu kuralla bir ilişkisiyoktur. Çünkü angarya yasağının zorla çalıştırma konusunda bir yasak olduğu,Anayasa'nın 42. maddesinin yazılışından anlaşılmaktadır.
Mahkeme,davacının Anayasa'ya aykırılık iddiasını, tartışma konusu madde İle gazeteyidevralana malî yük yüklemiş bulunmasının, Anayasa'nın 23. maddesinin birinci veüçüncü fıkraları gereğince gazetecilere herhangi bir malî yük yüklenmesinin yasaklanmışolması nedeni ile ciddî görmüştür.
İPTALİİSTENİLEN KANUN HÜKMÜ :
17/7/1964günlü Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununun "Prim borçlarının halefolma" başlıklı 82. maddesi şöyledir :
"Sigortalılarınçalıştırıldığı işyeri devredilir veya intikal ederse, eski işverenin kurumaolan sigorta primi ile gecikme zammı borçlarından aynı zamanda yeni işveren demüteselsilen sorumludur. Bu hükme aykırı sözleşmeler muteber değildir."
İPTALİSTEMİ İLE İLGİLİ ANAYASA HÜKÜMLERİ :
Madde23- Gazete ve dergi çıkartılması; önceden izin alma ve malî teminat yatırmaşartına bağlanamaz.
Gazeteve dergilerin çıkartılması, yayımı, malî kaynakları ve gazetecilik ile ilgilişartlar, kanunla düzenlenir. Kanun, haber, düşünce ve kanaatların serbestçeyayınlanmasını engelleyici veya zorlaştırıcı siyasî, iktisadî, malî veya teknikkayıtlar koyamaz.
Gazeteve dergiler, Devletin ve diğer kamu tüzel kişilerinin veya bunlara bağlıkuramların araç ve imkânlarından eşitlik esasına göre faydalanır."
İLKİNCELEME :
AnayasaMahkemesi içtüzüğünün 15. maddesi uyarınca Başkan Vekili Lûtfi Ömerbaş, Üyeİhsan Keçecioğlu, Salim Başol, Feyzullah Uslu, A. Şeref Hocaoğlu, CelâlettinKuralmen, Sait Koçak, Avni Givda, Muhittin Taylan, İhsan Ecemiş, Recai Seçkin,Ahmet Akar, Halit Zarbun, Mustafa Karaoğlu ve Muhittin Gürün'ün katıldıkları12/11/1968 günlü ilk inceleme toplantısında dosyada eksiklik olmadığıgörüldüğünden esasın incelenmesine oybirliği ile karar verilmiştir.
ESASINİNCELENMESİ:
Esasailişkin rapor, iptal gerekçesi ile dosyadaki belgeler, iptali istenilen yasahükmüne ilişkin yasama belgeleri ile Anayasa'nın ilgili hükümleri ve bunlarailişkin yasama belgeleri incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü :
1-a) Anayasa'nın 23. maddesinin birinci fıkrası hükmü ile ikinci fıkrasınınikinci cümlesi hükmü, gazete ve dergilerin çıkarılması işinin malî teminatyatırma koşuluna bağlanmasını yasak ettiği gibi gazete ve dergilerinçıkarılması, yayımı, malî kaynakları ile gazetecilik mesleğini ilgilendirenkoşullan düzenleyecek kanunun haber, düşünce ve kanıların serbestçeyayınlanmasını engelleyici veya yalnızca zorlaştırıcı siyasî, iktisadî, malîveya teknik sınırlamalar öngörmesini yasak etmektedir. Bu yasakların ereği,gazete ve dergi çıkaracak kimselerin bir takım iktisadî, malî veya siyasalengeller ya da zorluklar yüzünden bu işleri kolayca yapamaz duruma düşmeleriniönlemektir, başka deyimle gazete veya dergi çıkaracaklara bu girişimleriniolanak dışı bırakmak ya da zorlaştırmak üzere herhangi bir sınırlandırmaöngörülemiyecekti. Bu kuralların herhangi bir dergi veya gazeteye ilişkin birişletmeyi devralan gerçek veya tüzel kişiler bakımından da geçerli olacağıbunların konuluş amaçlarının gereğidir. Ancak bu kurallar, özellikle herhangibir gazete veya dergi işletmesini yahut sadece bunu çıkarma yetkisini devralankişilerin yukarıda anılanlardan başka ereklere dayanan bir takım iktisadî veyamalî yükümler altına konulamıyacağı anlamına gelmez; gerçekten böyle bir yorum,Anayasa'nın söz konusu kurallarını, konuluş ereklerini aşan biçimde, geniş biryorum niteliğini alır ki böyle bir anlayış dahi ereğe göre yorum kuralınaaykırı düşer ve bundan ötürü hukukça geçerli sayılamaz.
b)Tartışma konusu zincirleme sorumluluk hükmü, bir sosyal güvenlik tedbiriniteliğindedir; gerçekten çalışanların insanca yaşaması ve çalışma hayatınınkararlılık içinde gelişmesi için sosyal, iktisadî ve malî tedbirleri almaklaDevlet ödevli kılınmıştır. (Anayasa Madde 42-2). Bu tedbirler arasında sosyalsigortalar kurarak çalışanların kaza, hastalık, ihtiyarlık gibi durumlarda dahiinsanca yaşamalarım sağlamak gelmektedir. Kaldı ki Anayasa'nın 48. maddesiyalnız çalışanlar için değil, herkes için sosyal güvenlik hakkını öngörmekte vebu hakkı sağlamak üzere Sosyal Sigortalar ve Sosyal yardım örgütleri kurmayı vekurdurmayı Devletin görevleri arasında saymaktadır. Sosyal sigortaların verimliolarak işlemesi ise, ancak ve ancak Sigorta primlerinin ödenmesinin güvencealtına alınması ile olabilir. İşte tartışma konusu hüküm, bu güvenceyi sağlamaküzere konulmuş hükümlerden birisidir ve Anayasa'nın az önce anılan 42. ve 48.maddelerinin ereğini gerçekleştirecek kurallardandır. Bundan ötürü de, tartışmakonusu kuralın, Anayasa'nın 23. maddesine aykırılığı söz konusu edilemez.
2-Anayasa'nın angaryayı yasak eden 42. maddesi hükmü ile tartışma konusu hükmünilişkisi yoktur. Çünkü Anayasa hukuku açısından angaryanın bir kişiyekarşılıksız olarak ve zorla iş gördürme anlamına geldiği, Anayasa'nın 42.maddesinin tümünün incelenmesinden ve özellikle üçüncü fıkra hükmününyazılışından anlaşılmaktadır. Tartışma konusu hüküm ise herhangi bir çalışmaödevine ilişkin olmayıp para borcundan sorumluluk konusuna ilişkinbulunmaktadır.
3-Anayasa'da bir kişinin miras ve isteyerek borcu üzerine alma durumları dışındabaşkasının borcundan sorumlu tutulabileceğini gösteren herhangi bir kuralınveya ilkenin yer almamış olması dolayısiyle tartışma konusu hükmün Anayasa'yaaykırı olacağı yollu görüş dahi doğru değildir. Bir kez, borçtan sorumlulukkonusu. Anayasa ile düzenlenmiş değildir. Kaldı ki, bir kimsenin başkasınailişkin bir işletmeyi yahut mameleki isteği ile devir alması, Anayasa'nın 40.maddesinde kabul edilmiş olan sözleşme özgürlüğünün gereklerindendir. Asliyemahkemesindeki davacının Anayasa'nın sözü edilen özgürlüğünden yararlanarakgazete işletmesini isteği ile devir aldığı kendi yazdıklarından açıkça anlaşılmaktadır.Yasa koyucunun, kamu düzeni düşüncesi ile ve Anayasa'nın yukarıda, l sayılıbentte anılan hükümlerinin gereğini yerine getirmek üzere bir devir işlemindebir takım hukukî sonuçlar öngörmesi, yasama yetkisinin Anayasal sınırlarıiçinde bir işlemdir. Bu durum karşısında tartışma konusu hükmün, Anayasa'nınherhangi bir kuralına veya ilkesine aykırı olduğu ileri sürülemez. Sözleşmeözgürlüğü, kamu yararı düşüncesiyle, yasama erkince sınırlandırılabilir. Buradada devir sözleşmesinin hukukî sonuçlarının, yukarıki bentte açıklandığı gibi,kamu yararına dayanan ve bu yaran gerçekleştirmeye elverişli bulunan birsınırlandırması söz konusudur ve tartışma konusu kural, Anayasa'nın 40.maddesinin ikinci fıkrası hükmüne uygundur.
4-Asliye mahkemesindeki davacı, itiraz konusu yasadaki kurala benzer bir kuralınhukuk alanında benimsenmiş olmadığını dahi ortaya atmaktadır. Bu yön,Anayasa'ya aykırılık sorununa yabancı olmakla birlikte hukukî gerçeğe de uygundeğildir; Nitekim Borçlar Kanununun 179. maddesinde, bir isletmeyi devralankişinin, eski mâlikin borçlarından dolayı yenisi ile birlikte iki yılzincirleme olarak borçlu kalacağı hükme bağlanmıştır ve bu kural, genel birkural niteliğindedir.
5-Yukarıki bentlerde yazılı nedenlerden ötürü itiraz yersiz görüldüğündenreddolunmalıdır.
SONUÇ:
506sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 82. maddesinin Anayasa'ya aykırı olmadığınave itirazın reddine 15/4/1969 gününde oybirliği ile karar verildi.
Başkanvekili
Lütfi Ömerbaş
Üye
İhsan Keçecioğlu
Üye
Salim Başol
Üye
Feyzullah Uslu
Üye
Fazlı Öztan
Üye
Celalettin Kuralmen
Üye
Hakkı Ketenoğlu
Üye
Fazlı Uluocak
Üye
Sait Koçak
Üye
Avni Givda
Üye
İhsan Ecemiş
Üye
Recai Seçkin
Üye
Ahmet Akar
Üye
Halit Zarbun
Üye
Muhittin Gürün