ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı:1969/2
Karar Sayısı:1969/33
Karar günü:10/6/1969
Resmi Gazete tarih/sayı:18.5.1970/13497
İtirazyoluna başvuran : Danıştay Sekizinci Dairesi
İtirazınkonusu : 8/3/1950 günlü ve 5590 sayılı "Ticaret ve Sanayi Odaları","Ticaret Odaları", "Sanayi Odaları", "TicaretBorsaları" ve "Ticaret ve Sanayi Odaları", "TicaretOdaları", "Sanayi Odaları" ve "Ticaret Borsaları"Birliği Kanununun 76. maddesinin altıncı fıkrasında yer alan "yukarıfıkralardaki cezalar için kazaî mercilere başvurulamaz." hükmünün Anayasa'yaaykırı bulunduğu yolunda davacı tarafından ileri sürülen iddiayı dâvaya bakanDanıştay Sekizinci Dairesi de fıkranın tümünü kapsamak üzere benimsemiş veTürkiye Cumhuriyeti Anayasa'sının 151. maddesine dayanarak Anayasa Mahkemesinebaşvurmuştur.
I.Olay :
Tahinsatışlarının süresinde tescil ettirilmediği nedeniyle 5590 sayılı Kanunun 76.maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca borsa ücretinin yüzde elli fazlasiyletahsiline ilişkin olarak Tarsus Ticaret Borsasının verdiği kararın ve yaptığıişlemin iptali için açılan ve Danıştay Sekizinci Dairesinin 1967/624-A esassayısını alan dâvada davacı, dâva dilekçesinde, 5590 sayılı Kanunun 76.maddesinin altıncı fıkrasındaki "yukarı fıkralardaki cezalar için ......kazaî mercilere başvurulamaz" hükmünün, Anayasa'nın 118. maddesine aykırıolduğunu ileri sürmüş ve Sekizinci Daire bu hükmün idarî mercilerebaşvurulmasını önleyen bölümü ile birlikte Anayasa'nın 114. maddesine aykırıbulunduğu kanısına vararak Anayasa Mahkemesine başvurulmasına 12/10/1968gününde karar vermiştir.
III.Yasa metinleri :
l-İtiraz konusu hüküm :
Birhükmü itiraz konusu olan 5590 sayılı Kanunun 76. maddesi şöyledir :
(Madde76 - 9 uncu ve 37 nci maddelerdeki kayıt mecburiyetim bir ay içinde yerinegetirmeyenler odalar veya borsalar tarafından re'sen kaydedilirler.)
Bunlarkaydedildiklerinin kendilerine bildirilmesi tarihinden başlayarak bir ay içindekayıt ücretlerini öderler. Kayıt ücretlerini vaktinde ödemeyenlerden bu ücret %50 fazlasiyle alınır.
Yıllıkaidatım o yılın Mart ayı sonuna kadar ödemiyenlerden bu aidat % 50 fazlasiyletahsil olunur.
Borsayadahil maddelerden, borsaların, çalışma bölgesi içinde ve borsa yerinin dışındasatılmasına müsaade olunan maddelerin satışlarının bir iş günü sonuna kadar,tescil edilmemesi hallerinde yapılan muamelelere ait borsa ücreti teamüleuyularak alıcı veya satıcıdan % 50 fazlasiyle tahsil olunur.
Ancakmakbuz mazeret halleri borsa meclisinin takdirine bırakılır. Bu takdirkesindir.
Yukarıfıkralardaki cezalar için idari ve kazaî mercilere başvurulamaz.
Borsakomisyoncusu, ajanı veya simsarı olarak kayıtlı olmadığı halde borsaya dahilmaddeler üzerinde, bu unsurların yapılabileceği muameleleri yapanlardan bumuameleye ait borsa ücreti beş misli tahsil olunur.
Bucezaya karşı bulunduğu yerin ticaret mahkemesine itiraz olunabilir. Mahkemekararı kesindir.)
2-Mahkemenin dayandığı Anayasa hükmü :
TürkiyeCumhuriyeti Anayasa'sının, mahkemenin gerekçesine dayanak yaptığı 114. maddesiaşağıda gösterilmiştir:
(Madde114- idarenin hiçbir eylem ve işlemi, hiç bir halde, yargı mercilerinindenetimi dışında bırakılamaz.
İdareninişlemlerinden dolayı açılacak dâvalarda süre aşımı yazılı bildirim tarihindenbaşlar.
İdare,kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.)
IV-İlk inceleme :
AnayasaMahkemesi İçtüzüğünün 15. maddesi uyarınca 14/12/1968 gününde yapılan BaşkanVekili Lûtfi Ömerbaş, Üye İhsan Keçecioğlu, Salim Başol, Feyzullah Uslu, A.Şeref Hocaoğlu, Celâlettİn Kuralmen, Hakkı Ketenoğlu, Sait Koçak, Avni Givda,Muhittin Taylan, İhsan Ecemiş, Recai Seçkin, Ahmet Akar, Halit Zarbun veMuhittin Gürün'ün katıldıkları ilk inceleme toplantısında dosyada kanunsözcüsünün Anayasaya aykırılık iddiası üzerindeki düşüncesi bulunmadığından24/12/1964 günlü ve 521 sayılı Danıştay Kanununun 77., 84. ve 110. maddelerihükümleri karşısında bu eksiklik tamamlanmak üzere 44 sayılı Kanunun 27.maddesi uyarınca dosyanın geri çevrilmesine Başkan Vekili Lûtfi Ömerbaş,Üyelerden İhsan Ecemiş ve Halit Zarbun'un karşı oylan ve oyçokluğu ile kararverilmiştir. (1968/65-61 sayılı karan)
DanıştayBaşkanlığının 18/1/1969 günlü ve 8/967 - 624 - A sayılı yazısı ile iş yenidengelmiş ve bu kez kâğıtlara kanun sözcüsünün 18/11/1967 günlü düşüncesinineklenmiş bulunduğu ve düşüncede Anayasa aykırılık iddiasına değinilmemiş olduğugörülmüştür.
521sayılı Danıştay Kanununun 77., 84. ve 110 maddeleri uyarınca kanun sözcüsünündüşüncesinin alınmış olduğunun anlaşılmasına; bu düşüncenin de AnayasaMahkemesine gönderilmiş bulunmasına göre konu üzerinde başkaca işlem yapılamayacağındanve dosyadaki eksikliğin tamamlanmış sayılması gerekeceğinden Başkan VekiliLûtfi Ömerbaş, Üye İhsan Keçecioğlu, Salim Başol, A. Şeref Hocaoğlu, CelâlettinKuralmen, Hakkı Ketenoğlu, Fazıl Uluocak, Sait Koçak, Avni Givda, MuhittinTaylan, Recai Seçkin, Ahmet Akar, Halit Zarbun, Ziya Önel ve Muhittin Gürün'ünkatıldıkları 30/1/1969 günlü toplantıda Anayasa'nın 151. ve 22/4/1962 günlü ve44 sayılı Kanunun 27. maddelerine uygun olarak Anayasa Mahkemesine gelmişbulunduğu görülen işin esasının incelenmesi oybirliğiyle kararlaştırılmıştır
V-Esasın incelenmesi :
İtirazesasına ilişkin rapor Danıştay Başkanlığının 18/1/1969 günlü ve 8/967/624 Asayılı yazısına bağlı olarak gelen gerekçeli karar ve ekleri, Anayasa'yaaykırılığı ileri sürülen hüküm, mahkemenin dayandığı Anayasa maddesi, bunlarlailgili gerekçeler ve Meclis görüşme tutanakları ve konu ile ilişkisi bulunanöteki metinler okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü :
1-5590 sayılı Kanunun 76. maddesinin niteliği:
5590sayılı Kanunun 76. maddesi "Para zamları" başlığım taşımakta ve dörtakçalı hükmü kapsamaktadır :
a)Odalar veya borsaların üye kayıt ücretlerini vaktinde ödemeyenlerden ücretinyüzde elli fazlasiyle alınacağı (madde 76/2);
b)Yıllık aidatı vaktinde ödemeyenlerden bu aidatın yüzde elli fazlasiylealınacağı (madde 76/3);
c)Borsaya dahil maddelerden, borsaların çalışma bölgesi içinde ve borsa yerinindışında satılmasına müsaade olunan maddelerin satışlarının bir iş günü sonunakadar tescil edilmemesi halinde yapılan işlemlere ilişkin borsa ücretinin,teamüle uyularak alıcı veya satıcıdan yüzde elli fazlasiyle alınacağı (madde76/4);
d)Borsa komisyoncusu, ajanı veya simsarı olarak kaydedilmediği halde borsayadahil maddeler üzerinde bu kimselerin yapabileceği İşlemleri yapanlardan işlemeilişkin borsa ücretinin beş katının alınacağı (madde 76/7);
Yukarıdasıralananlardan ilk üç işlem İçin 76. maddede "idarî ve kazaî mercilerebaşvurulamayacağı" (altıncı fıkra); dördüncü işlem için ise, "TicaretMahkemesine itiraz edilebileceği" (Son fıkra) hükümleri yer almıştır.Mahkemenin elindeki dava 76. maddenin dördüncü fıkrasının uygulanmasındandoğmakta ve dava dolayısiyle altıncı fıkradaki "idarî ve kazaî mercilerebaşvurulamaz" hükmünün Anayasa'ya aykırılığı ileri sürülerek iptaliistenilmektedir.
5590sayılı Kanunun 76. maddesinin iki yerinde "Ceza" deyimikullanılmıştır. Bunlardan biri itiraz konusu hükme ilişkindir ve "yukarıfıkralardaki cezalar için idarî ve kazaî mercilere başvurulamaz."biçimindedir. 76. maddenin ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarındaki yüzde ellizamlı paraların niteliğine; 5590 sayılı Kanımda izlenen düzene ve maddebaşlıklarına bakıldıkta itiraz konusu fıkradaki "ceza" deyiminin hernasılsa kullanılmış bulunduğu ve borsa yerinin dışında satılmasına müsaadeedilen maddelerin satışlarının süresi içinde tescil edilmemesi halinde borsamuamele ücretinin zamlı olarak alınmasının bir ceza kesilmesi değil bir idarîişlem olduğu sonucuna varılır. 5590 sayılı Kanunda (Bölüm VI-Müşterek hükümlerdisiplin cezalan, para zamları ve para cezalan) başlığını taşıyan bir kesim vardır.Bu kesimde disiplin cezalarına (Madde 74), para zamlarına (Madde 76),para cezalarına (Madde 77) ayrı ayrı maddelerde yer verilmiş; borsa gelirlerinigösteren 55. maddede ise misil zamları (g bendi) ve para cezalan (h bendi) ayrıayrı sayılmak yoliyle para zamlarına para cezalarından başka bir nitelikverilmek istendiği açıkça belli edilmiştir. Şu duruma göre 76. maddenindördüncü fıkrasında sözü edilen zamlı para ödetilmesi eyleminin bir ceza değil,bu paranın vaktinde ödenmesini sağlamak ve gecikmeden doğabilecek zararıkarşılamak üzere bir tedbir gibi kabulü yerinde olacaktır.
2-Ticaret borsalarının niteliği :
5590sayılı Kanunun 32. maddesi, ticaret borsalarını "kanunda yazılı esaslardairesinde borsaya dahil maddelerin alım satımı ve fiyatların tespit ve ilânıişleriyle meşgul olmak üzere kurulmuş tüzel kişiliği haiz kamu kurumlan"diye tanımlamaktadır. Şu duruma göre ticaret borsalarının, kanunla kazanılmıştüzel kişilikleri ve kamu kurumu nitelikleriyle Anayasa'nın 112. maddesindesözü edilen idare bütününün yerinden yönetim kesimine giren bir parçası veböylece yine Anayasa'nın, idarenin hiçbir eylem ve işleminin hiçbir halde yargımercilerinin denetimi dışında bırakılamayacağı kuralını koyan 114. maddesininbirinci fıkrası kapsamı içinde; olarak kabul edilmesi gereklidir .
3-"İdarî ve kazaî mercilere başvurulamaz" hükmünün Anayasa'yaaykırılığı sorunu :
DanıştaySekizinci Dairesi 5590 sayılı Kanunun 76. maddesinin altıncı fıkrasındaki"idarî ve kazaî mercilere başvurulamaz" hükmünün tümünün Anayasa'yaay km olduğunu ileri sürmüş ve iptalini istemiştir. Bu hükme göre ticaretborsalarının, borsa yerinin dışında satılmasına müsaade edilen maddelerinsatışlarının kanunî süresi içinde tescil edilmemesi halinde, borsa ücretininyüzde elli fazlasiyle alınmasına ilişkin işlemleri aleyhine ne idarî ne dekazaî mercilere başvurulamayacaktır. Yargı mercilerine başvurulmasını önleyenhükümle idarî merciler başvurulmasını önleyen hüküm, aynı nitelikte bulunmadığıiçin bunların ayrı ayrı ele alınması gerekir.
a)Yargı mercilerine başvurulmasını önleyen hükmün Anayasa'ya aykırılığı sorunu:
aa)Anayasa'nın 114. maddesinin birinci fıkrası, idarenin hiçbir eylem ve işlemiminhiçbir halde yargı mercilerinin denetimi dışında bırakılamıyacağı kuralın!koymuştur. Oysa 5590 sayılı Kanunun 76. maddesinin altıncı fıkrasındaki itirazve inceleme konusu hüküm, tüzel kişiliği olan bir kamu kurumunun (ticaretborsası) bir bölüm işlemlerini yargı mercilerinin denetimi dışındabırakmaktadır. Hükmün Anayasa'ya aykırılığı apaçık ortadadır ve iptaligereklidir. Ancak iptal istemimin bir mahkemeden gelmiş olmasına ve isteminmahkemenin bakmakta olduğu davada uygulanacağı hükümle sınırlı bulunmasına(Anayasa : madde 151) göre "kazai mercilere başvurulamaz" hükmünün5590 sayılı Kanunun 76. maddesinin davada uygulama yeri olan dördüncü fıkrasıyönünden iptaline gidilmesi gerekir.
bb)Yukarıda varılan sonuca göre üyelerden Recai Seçkin ve Ziya Önel olayda 44sayılı Kanunun 28. maddesinin son fıkrasının uygulanması görüşünü ilerisürmüşlerdir .
44sayılı Kanunun 28. maddesinin son fıkrasına göre başvurma kanunun sadecebelirli madde veya hükümleri aleyhinde yapılmış olup da bu belirli madde veyahükümlerin iptali, kanunun başka kimi hükümlerinin veya tümünün uygulanmamasısoncunu doğuruyorsa, Anayasa Mahkemesi, durumu gerekçesinde belirterek, kanununsöz konusu öteki hükümlerinin veya tümünün iptaline karar verebilir. Olayda buhükmün uygulanma yeri yoktur. Çünkü "kazaî mercilere başvurulamaz"hükmü 76. maddenin dördüncü fıkrası yönünden iptal edildikte bu hüküm yine 76.maddenin ikinci ve üçüncü fıkraları yönünden yürürlüğünü ve etkisini koruyacakve böylece iptal kararı başka hükümlerin uygulanmaması sonucunu doğurmuşolmayacaktır. Şu nedenle çoğunluk yukarıda adları anılan iki üyenin görüşünübenimsememiştir .
b)İdari mercilere başvurulmasını önleyen hükmün Anayasa'ya aykırılığı
5590sayılı Kanunun 76. maddesinin altıncı fıkrasındaki bu hüküm, işin idarimercilerde dolaşıp uzamasını önlemek ereğini güder. Anayasa'da idarenin işlemve eylemlerine karşı idarî mercilere başvurma yolunun yasa ile kapatılmasınıönleyen bir kural bulunmadığından yasa koyucunun böyle bir hüküm getirmişbulunması Anayasa'ya aykırı değildir. Kaldı ki mahkemenin bu hükmü uygulamasıda söz konusu olamaz, itirazın reddi gerekir.
VI-Sonuç:
1-a) 5590 sayılı ve 8/3/1950 günlü Kanunun 76. maddesinin altıncı fıkrasındaki"kazaî mercilere başvurulamaz" hükmünün Anayasa'nın 114. maddesineaykırı olduğuna ve bu hükmün maddenin davada uygulama yeri bulunan dördüncüfıkrası yönünden iptaline oybirliğiyle;
b)44 sayılı Kanunun 28. maddesinin son fıkrasının olayda uygulama yeribulunmadığına üyelerden Recai Seçkin ve Ziya Önel'in karşı oylariyle veoyçokluğu ile;
2-5590 sayılı Kanunun 76. maddesinin altıncı fıkrasındaki idari mercilerebaşvurulmasını önleyen hükmün Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın bu hükmeyönelen bölümünün reddine oybirliğiyle;
10/6/1969gününde Anayasa'nın 151. ve 152. maddeleri gereğince karar verildi.
Başkanvekili
Lütfi Ömerbaş
Üye
İhsan Keçecioğlu
Üye
Feyzullah Uslu
Üye
Fazlı Öztan
Üye
Celâlettin Kuralmen
Üye
Fazıl Uluocak
Üye
Sait Koçak
Üye
Avni Givda
Üye
Muhittin Taylan
Üye
İhsan Ecemiş
Üye
Recai Seçkin
Üye
Ahmet Akar
Üye
Halit Zarbun
Üye
Ziya Önel
Üye
Muhittin Gürün
44SAYILI YASANIN 28. MADDESİNİN UYGULANMASINA İLÎŞKİN KARŞIOY YAZISI
AnayasaMahkemesi Anayasa'ya aykırı yasa kurallarım iptal ederek hukuk düzenindenayıklamak üzere kurulmuştur. Anayasa Mahkemesinin kuruluşuna ilişkin Yasa'nın28. maddesinin iptal konusu dışında kalan kuralların iptaline AnayasaMahkemesini yetkili kılan kuralının mahkemenin bu kuruluş ereğine göreyorumlanması gerekir. Böyle bir yorum, bir yasa kuralını iptal eden mahkemeniniptal için benimsediği gerekçenin uygun düştüğü öbür kuralların dahi iptalinemahkemenin yetkili bulunduğunu kabul etme sonucunu doğurur anılan 28. maddedekiuygulama yeri kalmayan kural sözleriyle yasa koyucu bu durumu anlatmakistemiştir. Yoksa iptal sonucunda nasıl olsa uygulanamıyacak duruma girenkuralın ayrıca iptalinde bir hukukî yarar görülemez. Burada 28. maddeuygulanarak iptal edilen karalın ilgili olduğu bütün durumlar için iptaligerekirdi.
Sonuç: Açıklanan nedenlerden ötürü kararın l/b maddesine karşıyız.
Üye
Ziya Önel
Üye
Recai Seçkin