ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
E. No:1969/23
K. No:1969/41
Karar tarihi:3/7/1969
Resmi Gazete tarih/sayı:7.2.1970/13420
İtirazeden : Danıştay 9. Dairesi.
İtirazınkonusu : 5237 sayılı Belediye Gelirleri kanununun 21. maddesinin dördüncüfıkrasında yer alan "Her ne suretle ve vasıta ile olursa olsun yapılacakdiğer ilân ve reklâmlardan Belediye meclislerince düzenlenecek esas vetarifelere göre resim alınır." yolundaki hükmün ilâna ilişkin bölümününAnayasa'nın 61. maddesine aykırı olduğu ileri sürülerek iptali istenmiştir.
OLAY:
SosyalSigortalar Kurumunca ihaleye çıkarılan bir şube binası inşaatının gazetelerleilânı üzerine, o yer belediyesince daha önce düzenlenmiş olan tarife gereğinceadı geçen Kuruma 9257,88 lira ilân resmi tahakkuk ettirilmiştir.
Kurumun,bu ilân resmi aleyhine önce İtiraz Komisyonuna, daha sonra Temyiz Komisyonunayaptığı baş vurmalar reddedilmiş, bunun üzerine iş Danıştay'a gelmiştir .
Davanınyukarıda anılan kanun hükmünün Anayasaya aykırı olduğu yolundaki itirazınDanıştay 9. Dairesi, ciddi görmüş ve bu kanundaki gerekçeli karan ile ilgilievrak örneklerinin Anayasa Mahkemesine gönderilmesine ve Davanın olduğu yerdedurdurulmasına 19/2/1969 gününde karar vermiştir.
Danıştay9. Dairesinin gerekçeli kararında özetle :
"Anayasa'nın61. maddesi hükmüne göre, kanun koyucunun sadece malî yükümün konulmasına izinvermesi yeterli olmayıp, yükümün konusunu, matrahını ve nispetini veya en yükseksınırım, diğer bir deyimle çerçevesini kanunla düzenlenmesi gerektiği, Belediyegelirleri kanununun iptali istenilen hükmünde ise, sadece resmin konusununbelirtildiği ;diğer hususların belediye meclisinin takdirine bırakıldığı; busebeple anılan hükmün Anayasa'nın 61. maddesine aykırı düştüğü"belirtilmiştir.
İLKİNCELEME :
AnayasaMahkemesinin, İçtüzüğün 15. maddesi uyarınca 20/5/1969 gününde ilk incelemeiçin yaptığı ve Başkan Vekili Lütfi Ömerbaş, Üye İhsan Keçecioğlu, Salim Başol,A. Şeref Hocaoğlu, Celâlettin Kuralmen, Hakkı Ketenoğlu, Fazıl Uluocak, Sait,Koçak, Avni Givda, Muhittin Taylan, İhsan Ecemiş, Ahmet Akar, Ziya Önel,Mustafa Karaoğlu ve Muhittin Gürün'ün katıldığı toplantıda baş vurmanınAnayasa'nın 151. ve Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri hakkındaki 44 sayılı Kanunun 27. maddelerine uygun olduğuna .dosyada eksiklikbulunmadığına ve esasın incelenmesine, kağıtlar içinde aykırılık konusundakanun sözcüsünün düşüncesi bulunmadığından bu eksiklik tamamlanmak üzere dosyanıngeri çevrilmesinin gerektiğini ileri süren Üye Hakkı Ketenoğlu ve AvniGivda'nın karşı oyları ile ve oyçokluğu ile karar verilmiştir.
ESASINİNCELENMESİ :
5237sayılı Belediye Gelirleri Kanununun 21. maddesinin dördüncü fıkrası şöyledir:
"Meydan,yol ve sokaklarda ve umuma açık yerler ile nakil vasıtalarında ve herkesingörebileceği sair yerlerde açılan, gösterilen ve dağıtılan ilânlarla her nesuretle ve vasıta ile olursa olsun yapılacak diğer ilân ve reklâmlardanbelediye meclislerince düzenlenecek esas ve tarifelere göre resim alınır."
Danıştay9. Dairesi bu fıkranın "Her ne suretle ve vasıta ile olursa olsunyapılacak diğer ilânlardan belediye meclislerince düzenlenecek esas vetarifelere göre resim alınır." hükmünü Anayasa'nın 61. maddesine aykırıgörmüş ve iptalini istemiştir.
Anayasa'nın61. maddesi ise şöyledir:
"Herkes,kamu giderlerini karşılamak üzere, malî gücüne göre vergi ödemekle yükümlüdür.
Vergi,resim ve harçlar ve benzeri mali yükümler ancak Kanunla konulur."
Anayasakoyucunun her çeşit malî yükümlerin kanunla konulmasını emrederken, keyfî vetakdirî uygulamaları önleyecek ilkelerin kanunda yer almasını kastettiğişüphesizdir. Kanun koyucunun, sadede konusunu belli ederek bir vergi veya resimalınmasına izin vermesi, bunun kanunla konulmuş sayılması için yeterlideğildir. Malî yükümlerin, yükümlüleri, matrah ve oranlan, tarh ve tahakkuku,tahsil usulleri, müeyyideleri, zaman aşımı gibi çeşitli yönleri vardır. Bunlar,kişilerin sosyal ve iktisadî durumlarını ve hatta temel haklarını etkileyecekuygulamalara yol açabilirler. Bu bakımdan kanunla düzenlenmeleri zorunludur.Nitekim tarh, tahukkuk ve tahsil usulleri ile müeyyideler ve zamanaşımı, genelve müşterek hükümler halinde kanunla düzenlenmişlerdir. Öteki yönler, yaniyükümlü, matrah ve oran yönleri, her malî yükümün özelliğine göre değişikolduğundan bu düzenleme her birisi için kanunla ayrı ayrı yapılmalı ve hiçolmazsa ana çizgileri, başka bir deyimle, çerçeveli belirtilmeli ve bazılarınınniteliklerine göre matrah ve oranı, bu mümkün olmazsa, yükümlerin adaletliölçülere dayandırılan en yüksek sınırlan belli edilmelidir. Aksi halde idareye,keyfî uygulamalara meydan verebilecek çok geniş bir takdir yetkisi tanınmışolur.
Olayagelince 5237 sayılı Kanunun 21. maddesinin dördüncü fıkrasının iptali îstenenhükmünde malî yükümün, konusu ve yükümlüleri gösterilmiş, fakat, matrahı, oranıveya en çok miktarı gösterilmemiş, ilân resminin belediye meclislerincedüzenlenecek tarifeye göre alınacağının açıklanması ile yetinilmiştir.Tarifenin düzenlenmesinde belediye meclisleri, kanunun bir sınır tanımamışolmasından yararlanarak diledikleri gibi resim alınmasını öngörecekler, böyleceidareye, malî yüküm bakımından, sınırsız yetki tanınmasından doğabileceksakıncalar gerçekleşmiş olacaktır. Nitekim itirazla ilgili olayda 9257,88 lirailân resmî tahakkuk ettirilmiş bulunmaktadır.
Bunedenlerle, iptali istenilen hükmün Anayasa'nın 61. maddesine aykırı olduğuaçıkça görülmektedir.
SONUÇ:
1.5237 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun 21. maddesinin dördüncü fıkrasında yeralan "Herne suretle ve vasıta ile olursa olsun yapılacak diğer ilân vereklâmlardan belediye meclislerince düzenlenecek esas ve tarifelere göre resimalınır." yolundaki hükmün ilâna ilişkin bölümünün Anayasa'ya aykırıolduğuna ve iptaline oybirliği ile,
2.Arayasa'nın 152. ve 44 sayılı Kanunun 50. maddeleri uyarınca iptal kararının 31Aralık 1969 gününde yürürlüğe girmesine Üyelerden İhsan Keçecioğlu, CelâlettinKuralmen, Avni Givda, Muhittin Taylan, Ahmet Akar ve Muhittin Gürün'ün karşıoyları ile ve oyçokluğu ile;
3/7/1969gününde karar verildi.
Başkanvekili
Lütfi Ömerbaş
Üye
İhsan Keçecioğlu
Üye
Salim Başoy
Üye
A. Şeref Hocaoğlu
Üye
Celâlettin Kuralmen
Üye
Hakkı Ketenoğlu
Üye
Fazıl Uluocak
Üye
Sait Koçak
Üye
Avni Givda
Üye
Muhittin Taylan
Üye
İhsan Ecemiş
Üye
Ahmet Akar
Üye
Ziya Önel
Üye
Mustafa Karaoğlu
Üye
Muhittin Gürün
KARŞIOY YAZISI
1-Kâğıtlar arasında Danıştay Kanunsözcüsünün Anayasa'ya aykırılık konusuüzerindeki düşüncesi yoktur. Şu durum ya kanunsözcüsünün o konudakidüşüncesinin alınmadığını yahut alınıp da Anayasa Mahkemesine gönderilmediğinigösterir. Her iki halde de dosyanın eksiği var demektir. 24/12/1964 günlü, 521sayılı Danıştay Kanununun 77. ve 110; 22/4/1962 günlü, 44 sayılı Kanunun 27.maddeleri bu durumun nazara alınmasını, eksiklik tamamlanmak üzere dosyanınDanıştay 9. Dairesine geri çevrilmesini gerektirir. Oysa 20/5/1969 günlü ilkinceleme toplantısında dosyada eksiklik bulunmadığına ve esasın incelenmesinekarar verilmiştim. Bu karara yukarıda açıklanan nedenle karşıyım.
2-Şimdiye kadar çeşitli kararlarda iptal hükümlerinin yürürlük tarihleri ileriyebırakıldığı halde uygulanmalarda bunun bir yararı görülmemiş, iptalhükümleriyle ortaya çıkan boşlukların doldurulması için süresi içinde her hangibir yasama işleminde bulunulmamıştır. Kaldı ki malî yükümler getiren veAnayasa'ya aykırılığı sabit olmuş söz konusu hükmün daha altı ay yürürlüktebırakılması ilgililerin haksızlığa uğramalarına yol açar ve "HukukDevleti" kavramiyle bağdaşamaz.
İptalkararında Anayasa'nın 152/2. ve 44 sayılı Kanunun 50/2. maddelerininuygulanmasına bu nedenlerle karşıyım.
Üye
Avni Givda
Yukarıkikarşıoy yazısının 2 sayılı bendine katılıyorum.
Üye
Ahmet Akar
KARŞIOY YAZISI
Anayasa'nın152. maddesi ile bir kanunun veya kanunun bir hükmünün iptaline ilişkin kararınyürürlüğe girmesi için belli bir tarih tespit edebilmek yetkisinin AnayasaMahkemesine tanınmış olmasının nedeni, bu maddeye ilişkin gerekçede debelirtildiği üzere, iptal karan ile meydana gelebilecek sakıncaları ortadankaldırmak ve yasama meclislerince tedbir alınmasını sağlamak içindir. Bu olaydaiptal kararının derhal yürürlüğe girmesiyle önemli bir sakıncanın meydanagelebileceği kanısında değilim. Öte yandan kararın yürürlük tarihinin altı aysonraya bırakılması, Anayasa'ya aykırılığı sabit olan kanun hükmünün bir süredaha uygulanması ve böylece haksız işlemlerin sürdürülmesine yol açacağı içindaha da sakıncalıdır.
Çoğunluğun,kararın 2 numaralı bendindeki görüşüne bu nedenlerle karşıyım.
Üye
Muhittin Taylan
SayınMuhittin Taylan'ın yakarıda yazılı görüşüne katılıyorum.
Üye
İhsan Keçecioğlu
KARŞIOY YAZISI
Buiptal kararı sonucu olarak meydana gelecek durum ve boşluk, Anayasa'nın 152.maddesinin ikinci ve 44 sayılı Kanunun. 50. maddesinin üçüncü ve dördüncüfıkralarında belirtilen nitelikte olmadığından ve bu bakımdan Anayasa'yaaykırılığı belli olmuş bir hükmün altı ay daha yürürlükte bırakılmasını zorunlukılacak önemde bulunmadığından kararın 2 No. lu bendine muhalifim.
Yukarıkikarşıoya katılıyorum.
Üye
Muhittin Gürün