ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas sayısı:1969/46
Karar sayısı:1970/2
Karar günü:6/1/1970
Resmi Gazete tarih/sayı:15.12.1970/13695
İstemdebulunan mahkeme : Kütahya 1. Sulh Ceza Mahkemesi
İsteminkonusu : Umuru belediyeye Müteallik Ahkâmı Cezaiye hakkındaki Kanunun bazımaddelerini değiştiren 1608 sayılı Kanunun 3764 sayılı Kanunla değişik 1.maddesinin, Anayasa'nın 7., 8., 31. ve 32 maddelerine aykırılığı nedeniyleiptali istenmiştir.
Olayve iptal için ileri sürülen gerekçeler: Belediye yasaklarına aykırı davranışıileri sürülerek düzenlenen tutanak üzerine belediye encümenince 1608 sayılıYasanın 3764 sayılı Yasa ile değişik l maddesi gereğince hafif para cezasınaçarptırılan bir yurttaşın bu cezaya karşı Sulh Mahkemesinde itiraz etmesiürerine mahkemece cezanın dayanağı bulunan yasa kuralının Anayasa'ya aykırılığıkanısına varılarak işin karara bağlanması Anayasa Mahkemesinden istenmiştir.
SulhCeza Mahkemesini bu itirafın incelemesinde görevli kılan hüküm, İ608 sayılıYasanın 275 sayılı Yasa ile değişik 5. maddesi kuralıdır.
Mahkemeceileri sürülen Anayasa'ya aykırılık nedenleri özetle şöyledir : Bir çekişme veyauyuşmazlığın çözümlenmesi, yargı yetkisinin kullanılması kapsamına giren birişlemdir, başka deyimle, bir uyuşmazlığın söz konusu olduğu her durum ve yerdeyargı yetkisi de söz konusu olur. Bir suçun koğuşturulması, suçluyu saptama vesuç delillerini toplama anlamına gelip yargının alanı dışında kalır; ancak,suçlunun cezalandırılması yargı yetkisinin kullanılmasıdır. Belediye Encümeniitiraz konusu kararı ile belediye kolluğunun kullandığı koğuşturma yetkisindenayrı olarak itirazcıya ceza vermekle yargı yetkisini dahi kullanmıştır. Oysayargı yetkisi, ancak ve ancak mahkemelerce kullanılabilir. İşin itiraz yolu ilemahkemeye getirilmiş olması, belediyenin kullandığı yetkinin hukukî niteliğinideğiştirmez. Kaldı ki 1608 sayılı Yasanın altıncı maddesi uyarınca belediyemeclisinin kararına karşı ileri sürülecek itirazı inceleyen mahkemenin yetkisiyalnızca sözü edilen maddede gösterilen yönlerle sınırlı bir yetkidir veböylece esas yargı yetkisinin belediye encümeni veya şube müdürlerine tanınmışolduğu belirmektedir. Bu duruma göre belediye encümeni ve şube müdürlerineyargı yetkisi veren 1608 sayılı Yasanın 3764 sayılı Yasa ile değişik 1.maddesinin, Anayasa'nın 7., 31., 32. maddelerine aykırı olduğu görülmektedir.
İlkinceleme : Anayasa Mahkemesinin, İçtüzüğünün 15. maddesi gereğince, '3/7/1969gününde ilk inceleme için yaptığı ve Lûtfi Ömerbaş, İhsan Keçecioğlu, SalimBaşol, A. Şeref Hocaoğlu, Celâlettin Kuralmen, Hakkı Ketenoğlu, Fazıl Uluocak,Sait Koçak, Avni Givda, Muhittin Taylan, İhsan Ecemiş, Ahmet Akar, Ziya Önel,Mustafa Karaoğlu ve Muhittin Gürün'ün katıldığı toplantıda:
1-Mahkemenin elinde bakmakta olduğu bir dâva bulunduğuna ve Anayasa'nın 151.maddesi uyarınca Anayasa Mahkemesine baş vurmaya yetkili olduğuna, AvniGivda'nın 1608 sayılı Kanunun değişik 5. ve 6. maddelerine göre mahkemeninbakmakta olduğu bir dâva bulunmadığı ve baş vurmanın yetki yönünden reddigerektiği yolundaki karşı oyu ile ve oyçokluğu ile;
2-Belediye Encümeni kararının itirazcıya tebliği günü ile itiraz dilekçesininmahkemeye verildiği gün belli olmadığı için itirazın süresi içinde yapılıpyapılmadığı anlaşılamadığından bu eksik giderilmek üzere kâğıtların mahkemeyegeri çevrilmesine Lûtfi Ömerbaş, Fazıl Uluocak, İhsan Ecemiş ve Ziya Önel'inkarşı oylariyle ve oyçokluğu ile karar verilmiştir. Mahkemece gerekli işlemyapılarak işin yeniden Anayasa Mahkemesine gönderilmesi üzerine 7/10/1969gününde yapılan, Lûtfi Ömerbaş, Feyzullah Uslu, A. Şeref Hocaoğlu, Fazlı Öztan,Celâlettin Kuralmen, Hakkı Ketenoğlu, Fazıl Uluocak, Sait Koçak, Avni Givda, MuhittinTaylan, İhsan Ecemiş, Recai Seçkin, Ahmet Akar, Halit Zarbun ve MuhittinGürün'ün katıldıkları ilk inceleme toplantısında :
1-Mahkemenin işi Anayasa Mahkemesine getirmeye yetkili bulunduğuna üyelerdenCelâlettin Kuralmen, Avni Givda, Ahmet Akar, Halit Zarbun ve Muhittin Gürün'ünilgiliye Encümen kararının değil, ödeme emrinin tebliği edilmiş olduğu ve ödemeemri dolayısiyle yapılan itiraza Sulh Ceza Mahkemesinde bakılamayacağıyolundaki karşı oyları ile ve oyçokluğu ile,
2-Dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmeline oybirliği ilekarar verilmiştir.
Bukararın ilk bendinde mahkemenin bu işi Anayasa Mahkemesine getirebileceğigörüşünü desteklemek üzere benimsenen gerekçe şöyledir : Belediye cezalarınakarşı yapılan itirazların inceleme yeri sulh ceza mahkemeleridir. Burada sulhceza mahkemesinin inceleyebileceği bir karar bulunup bulunmadığı yönü ise, işinesasını inceleyecek olan sulh ceza mahkemesinin çözebileceği bir sorundur.İtirazcıya yalnızca ödeme emri tebliğ olunmuş o da mahkemeye verdiği dilekçeile belediyenin para cezasının kaldırılmasını isteyerek doğrudan doğruya buceza kararına karşı itirazda bulunmuş ve mahkeme bu itirazı incelemeye değergörmüştür. Anayasa Mahkemesi, ancak Anayasa'nın 151. maddesinin birinci fıkrasıaçısından mahkemenin bakmakta olduğu bir dâva bulunup bulunmadığını anlamaküzere kendisine iş gönderen mahkemenin görev yönünü araştırabilir, yoksa onunişlemlerini denetlemek, Anayasa Mahkemesinin görevi dışındadır. Olayımızdamahkemenin kendine getirilen itirazı incelemeye görevli olmadığını gösterenkesin bir hukukî kural bulunmadığına göre mahkemenin bu konuyu AnayasaMahkemesine getirmeye yetkili olduğu sonucuna varmıştır.
İptaliistenilen yasa hükmü ve dayanılan Anayasa maddeleri :
İptaliistenilen madde metni: Umuru belediyeye müteallik ahkâmı cezaiye hakkında16/4/1340 tarihli ve 486 numaralı kanunun 3/1/1940 günlü, 3764 sayılı kanunladeğiştirilmiş birinci maddesi şöyledir:
"Maddel- Belediye meclis ve encümenlerinin kendilerine kanun nizam ve talimatnamelerinverdiği vazife ve selâhiyet dairesinde ittihaz ettikleri kararlara muhalifhareket edenlerle belediye kanun ve nizam ve talimatnamelerinin men veyaemrettiği fiilleri işleyenlere veya yapamayanlara elli liraya kadar hafif paracezası tertibine ve üç günden onbeş güne kadar ticaret ve sanat icrasındanmen'e ve TCK nun 536, 538, 557, 559 ve 577. maddeleriyle 553. maddesininbirinci fıkrasında yazılı cezaları tayine belediye encümenleri selâhiyettardır.Şubelere ayrılan belediyelerde bu cezaları encümen namına ve yerine şubemüdürleri tayin ederler."
İtirazdadayanılan Anayasa hükümleri :
"Madde7- Yargı yetkisi, Türk milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılır."
"Madde8- Kanunlar, Anayasa'ya aykırı olamaz.
Anayasahükümleri, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve kişileribağlayan temel hukuk kurallarıdır."
"Madde31- Herkes, meşru bütün vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargımercileri önünde davacı veya davalı olarak, iddia ve savunma hakkına sahiptir.
Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki dâvaya bakmaktan kaçınamaz."
"Madde32- Hiç kinişe, tabiî hâkiminden başka bir merci önüne çıkarılamaz.
Birkimseye tabiî hâkiminden başka bir merci önüne çıkarma sonucunu doğuran yargıyetkisine sahip olağanüstü merciler kurulamaz."
Esasınincelenmesi : Mahkeme başkanlığının açık ve Başkanvekili Lûtfi Ömerbaş'ınmazeretli bulunması dolayısiyle 44. sayılı Kanunun 37. maddesi uyarınca oturumuyönetmek üzere Feyzullah Uslu oybirliğiyle başkan seçildikten sonra, esasailişkin rapor, dosyadaki belgeler, iptali istenen yasa maddesi ile buna ilişkinyasama belgeleri, Anayasa'nın söz konusu edilen' maddeleriyle buna ilişkinyasama belgeleri incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü :
1-İstem konusu maddedeki Türk Ceza Kanununa gönderme yapan hükümlerin, işigönderen mahkemenin bakmakta olduğu dâvada uygulama yeri bulunmadığından,inceleme dışında bırakılmasına oybirliği ile karar verilmiştir.
2-Mahkeme, belediye encümenlerinin çekişme konusu olan bir işte ceza vererekyargı yetkisini kullandıklarını, çekişmelerin çözülmesine ilişkin yetkinin ise,ancak yargı yetkisi olabileceğini ileri sürmektedir. Sulh ceza mahkemesindekidâvada itirazcı taksi şoförü, taksisini pazar yerinde sergi aralarında sürekliolarak durdurması üzerine 1580 sayılı Belediye Kanununun 17. maddesine aykırıdavranışından dolayı verilen cezanın haksızlığını ileri sürmüş vekaldırılmasını istemiştir. Belediye kolluk memurlarınca düzenlenen tutanakta,itirazcı şoförün belediyece pazar yerinin düzeninin sağlanması için verilenkarara kolluk memurunun uyarmasını hiçe sayıp uymadığı,yazılıdır. Buna göresanığa yükletilen hukuka aykırı davranış, belediyenin pazar yerinin düzeninikorumak için vermiş olduğu bir karara aykırılık niteliğini göstermektedir veuygulanan yaptırım, hafif para cezası adını taşımakta ve böylece cezakanunundaki para cezaları ile bunun arasında bir benzerlik söz konusuolmaktadır. Ancak idare, halkın tedirgin olmasını önlemek ereği ile veyasaların kendisine, tanıdığı yetkiler çerçevesi içinde vereceği kararlarlabirtakım tedbirler alabilir ve yasaklar koyabilir. Yasalar da bu yasaklarauymayanları uyarmak ve yasaklara uyulmasını sağlamak üzere bir takımyaptırımların idare yerlerince uygulanmasını öngörebilir. Konulan yasaklarkolluk kurallarının sınırlarını aşmamak ve uygulanan yaptırımlar bunlara özgüidari yaptırımlar niteliğinde bulunmak üzere idarenin yetkileri içindesayılabilir. Burada pazar yerinin belediyece öngörülen düzenini korumak ereğiile belediyenin koyduğu yasaklara ilişkin idari nitelikte bir yaptırımınidarece uygulanması söz konusudur. Bundan ötürü olayda genel anlamda cezayasalarına aykırı davranmış olan bir kişinin ceza yasalarınca öngörülen bircezaya çarptırılması söz konusu olmadığı için yargı yetkisinin kullanılmasındanartık söz edilemez. Kolluk kurallarına aykırılık nedeni ile idarece uygulananyaptırımlarla bir ceza dâvası dolayısiyle ceza mahkemelerince uygulananyaptırımlar maddi sonuç açısından birbirlerine belli bir ölçüde benzeselerbile, hukuki sonuç açısından birbirlerinden başka konulardır.
Buradayaptırma temel olan hukuka aykırı davranış, yalnızca kolluk işleri sınıniçinde, ve uygulanan yaptırım ise, idari nitelikte bulunduğundan, yasanın böylebir yaptırımın idarece uygulanmasını öngördüş olması, yargı yetkisinin kullanılmasıolarak nitelendirilemez ve bundan ötürü, Anayasa'nın yargı yetkisine ilişkin 7.maddesine .aykırılık söz konusu olamaz.
AnayasaMahkemesine getirilen işte ceza yargısının uygulanması söz konusu olmadığı,için Anayasa'nın 31. ve 32. maddeleri kapsamına giren bir durum dahidüşünülemez. Gerçekten Anayasa'nın 31. maddesi, yargı yerleri önünde herkesiniddia ve savunma hakkına sahip olduğunu öngörmektedir. 32. madde ise hiçkimsenin tabiî hâkiminden başka bir yargı yeri önüne çıkarılamıyacağı ilkesinikoymaktadır. Bu duruma göre anılan her iki madde yargı yetkisinin kullanılmasıile ilgili kuralları kapsamaktadır. Az yukarıda açıklandığı üzere belediyeencümenlerinin, dâva konusu açısında gördükleri iş bir yargı yetkisininkullanılması değil, başka deyimle idarî bir yasağa aykırı davranan kişiye karşıidarî bir yaptırımın uygulanmasıdır. Mahkeme itirazında 1608 sayılı Yasanın 6. maddesiuyarınca belediye meclisinin kararına karşı ileri sürülecek itirazı inceleyenmahkemenin yetkisinin yalnızca sözü edilen maddede gösterilen yönlerle sınırlıbir yetki olduğu dahi ileri sürülmekte ise de, Anayasa Mahkemesine geleninceleme konusu işte bu yön incelenemez; çünkü Anayasa Mahkemesine baş vuranmahkeme, anılan 6. maddenin Anayasa'ya aykırılık yönünü ileri sürerekincelenmesini istemiş değildir. 44 sayılı Yasanın 28, maddesi uyarınca AnayasaMahkemesinde, ilke olarak, iptali istenilen kurallardan başka bir kuralıniptalinin gerekip gerekmeyeceğini inceleyerek karar verme yetkisi yoktur.
Yukarıdanberi açıklanan nedenlerle mahkemenin ileri sürdüğü itiraz, reddolunmalıdır.
SONUÇ: Umuru Belediyeye Müteallik Ahkâmı cezaiye hakkındaki 16/4/1340 günlü, 486sayılı Kanunun bazı maddelerini değiştiren 1608 sayılı Kanunun 3764 sayılıKanunla değişik l inci maddesinde sınırlama karan uyarınca Türk Ceza Kanununagönderme yapan bölümün dışında kalan hükümlerin Anayasa'ya aykırı olmadığına veitirazın reddine 6/1/1970 gününde oybirliği ile karar verildi.
Başkan
Feyzullah Uslu
Üye
Salim Başol
Üye
A. Şeref Hocaoğlu
Üye
Fazlı Öztan
Üye
Celâlettin Kuralmen
Üye
Hakkı Ketenoğlu
Üye
Fazıl Uluocak
Üye
Sait Koçak
Üye
Avni Givda
Üye
Muhittin Taylan
Üye
Şahap Arıç
Üye
İhsan Ecemiş
Üye
Recai Seçkin
Üye
Ahmet Akar
Üye
Muhittin Gürün
KARŞIOYYAZISI
I.İtiraz yoluna başvuran Kütahya 1. Sulh Ceza Mahkemesinin (1608 sayılı Kanunundeğişik 1. maddesini, Anayasa'ya aykırılık iddiasiyle Anayasa Mahkemesinegetirebilmesi için önce elinde Anayasa'nın 151 maddesi uyarınca bakmakta olduğubir dâvanın bulunması gerekir. Oysa mahkeme, bu işte evrak üzerinde incelemeyapan bir itiraz mercii görevini yerine getirmektedir.
1608sayılı Kanunun konuya ilişkin değişik 5, 6. maddeleri ve 7. maddesi mahkemeninolayda gördüğü işi nitelendirecek bir açıklıktadır: Belediye encümenlerinin vebelediye şubesi müdürlerinin ceza kararlarına tebliği tarihinden başlıyarak, 5gün içinde mahsus hâkimlere, yoksa sulh hâkimlerine başvurularak yazı ile veyasözle itiraz edilebilir. İtirazda sebep gösterilmesi şarttır. Sebep gösterilmemişseitiraz yapılmamış sayılır. İtiraz, ancak cezanın yetkisi olmayanlarcakesildiği, tutanağın sahte olduğu ve cezayı etkileyecek maddî ve ağır birhataya düşüldüğü nedenlerine dayanabilir. Mahkemece inceleme evrak üzerindeyapı ur; itirazın otuz gün içinde sonuçlandırılması zorunludur. Hâkim gerekligörürse itirazcıyı veya vekilini çağırtıp dinleyebilir. Tutanağın sahteliğininileri sürülmesi hali dışında tutanağı düzenleyen memurlar çağırılmaz. İtirazsonunda verilen kararlar kesindir; temyiz edilemez.
Şuaçıklamalardan anlaşılacağı üzere Kütahya I. Sulh Ceza Hâkimliği, bu işteAnayasa'nın 151. maddesinde öngörüldüğü gibi, "bir dâvaya bakmakta olanmahkeme" durumunda değildir. Başvurmanın yetki yönünden reddi gerekir.
1969/46esas sayılı işte ilk inceleme sırasında mahkemenin elinde bakmakta olduğu birdâva bulunduğu yolunda verilen 3/7/1969 günlü karara bu nedenle karşıyım.
II.İtirazcıya belediye encümeninin ceza kararının değil ödeme emrinin tebliğedildiği ve bunun üzerine sulh ceza mahkemesine itirazda bulunulduğuanlaşılmaktadır. Belediye cezalarına ilişkin ödeme emirlerinin itiraz merciisulh ceza mahkemesi değildir. Bu gibi durumlarda itirazın nereye ve nasılyapılacağı, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü hakkındaki 6183 sayılı Yasanın 58.maddesinde gösterilmiştir. Demek ki mahkemenin elinde bakabileceği bir dâvayoktur. 1608 sayılı Kanunun değişik 1. maddesini Anayasa Mahkemesinegetirebilmesi düşünülemez. Başvurmanın reddi gerekir.
1969/46esas sayılı işte ilk inceleme sonunda mahkemenin sorunu Anayasa Mahkemesinegetirmeğe yetkili bulunduğu yolunda verilen 7/10/1969 günlü karara bu nedenlekarşıyım.
Avni Givda
Yukardakikarşıoy yazısının II sayılı bölümüne katılıyorum
Ahmet Akar
KARŞIOYYAZISI
1608sayılı Kanunun 2575 sayılı Kanunla değişik 5. maddesine göre Sulh mahkemeleri,Kanunun 4. maddesi uyarınca belediye encümenlerince verilen ceza kararlarınakarşı yapılan itirazları incelemeğe yetkilidir. Olayda ise itirazın, böyle birkarara karşı olmayıp, belediyece düzenlenen ödeme emrine karşı yapıldığıanlaşılmaktadır. Bu duruma göre söz konusu itirazı incelemek, mahkemenin görevidışındadır. Zira ödeme emirlerine karşı itirazların yapılması usulü ve incelemeyerleri, Kamu Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanunda ayrı biçimdedüzenlenmiş bulunmaktadır.
Buaçıklamadan, belediye suçu işleyen kişi tarafından Kütahya 1. Sulh CezaMahkemesine yapılmış olan itirazın, kanunlara uygun olarak, mahkemenin yetkisiiçine giren konuda açılmış bir dâva sayılmasına imkân bulunmadığı anlaşılmaktave bu sonuca göre de, gerek görev, gerekse usul bakımından kanunlara uygunolarak açılmış bulunan dâvaları ön gören, Anayasa'nın 151. ve 44 sayılı Kanunun27. maddeleri karşısında mahkemenin, Anayasa Mahkemesine söz konusu itirazıyapmağa yetkisi olmadığı meydana çıkmaktadır; bu nedenle itirazın reddigerekir.
Yukarıkidüşünce ile kararın konuya ilişkin kısmına katılmıyorum.
Üye
Muhittin Gürün
SayınMuhittin Gürün'ün karşı oy yazısında açıklanan düşünceye katılıyorum.
Üye
Celâlettin Kuralmen