ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı:1969/48
Karar Sayısı:1971/5
Karar Günü:19/1/1971
Resmi Gazete tarih/sayı:4.8.1971/13916
İptaldâvasını açan : İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü.
İptaldâvasının konusu : 8 Mayıs 1969 günlü, 13193 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan"İzmir İktisadî ve Ticarî İlimler Akademisinin İktisadî ve Ticari BilimlerFakültesi Adı Altında Ege Üniversitesine Katılması" hakkındaki 30/4/1969günlü, 1170 sayılı Kanunun geçici 1. ve 2. maddelerinin Anayasa'nın 4/2., 12/2.ve 120. maddelerine aykırı olduğu ve konunun davacı üniversitenin kendi varlıkve görevlerini doğrudan doğruya ilgilendiren bir alana girdiği ileri sürülmüş;yine Anayasa'nın 149. ve 150. maddelerine dayanılarak iptalleri istenilmiştir.
II-Yasa metinleri :
1.İptali işeten kanun hükümleri :
30/4/1969günlü, 1170 sayılı Kanunun dâva konusu geçici 1. ve 2. maddeleri şöyledir :
(GeçiciMadde l- Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihte İzmir İktisadî ve Ticarî İlimlerAkademisi profesörü, doçenti ve asistanı unvanını haiz olanların bu haklansaklıdır. Kendileri Üniversiteler Kanunundaki profesör, doçent ve asistanlarınyetki ve hakları ile görvlerine devam ederler. Yeniden tayinlerine lüzumolmayıp aylık ve ücretlerinin ödenmesine devam edilir.)
(GeçiciMadde 2- Bu kanunun yürürlüğe girmesinden önce İktisadî ve Ticari İlimlerAkademileri Kanun ve Yönetmelikleri gereğince doçentlik tezleri kabul edilenadayların kollokyum imtihanları ile deneme dersleri 7334 sayılı Kanun ve bukanun uyarınca düzenlenmiş yönetmeliklere göre yapılır.)
7.Davacının dayandığı Anayasa hükümleri':
Davacının,1170 sayılı Kanunun geçici 1. ve geçici 2. maddelerinin Anayasa'ya aykırıolduğu yolundaki iddiasını desteklemek üzere ileriye sürdüğü Anayasa'nın 4.,12. ve 120. maddeleri aşağıda gösterilmiştir :
(Madde4- Egemenlik kayıtsız şartsız Türk Milletindir.
Millet,egemenliğini, Anayasa'nın koyduğu esaslara göre, yetkili urganlar eliylekullanır.
Egemenliğinkullanılması, hiç bir suretle belli bir kişiye, zümreye veya sınıfabırakılamaz. Hiçbir kimse veya organ, kaynağını Anayasa'dan almıyan bir Devletyetkisi kullanamaz.)
(Madde12- Herkes, dil ırk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din ve mezhepayırımı gözetilmeksizin, kanun önünde eşittir.
Hiçbirkişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.)
(Madde120- Üniversiteler, ancak Devlet eliyle ve kanunla kurulur. Üniversiteler,bilimsel ve idarî özerkliğe sahip kamu tüzel kişileridir.
Üniversiteler,kendileri tarafından seçilen yetkili öğretim üyelerinden kurulu organlarıeliyle yönetilir ve denetlenir; özel kanuna göre kurulmuş Devlet Üniversitelerihakkındaki hükümler saklıdır.
Üniversiteorganları, öğretim üyeleri ve yardımcıları, Üniversite dışındaki makamlarca,her ne suretle olursa olsun, görevlerinden uzaklaştırılamazlar.
ÜniversiteÖğretim üyeleri ve yardımcıları serbestçe araştırma ve yayında bulunabilirler.
Üniversitelerinkuruluş ve işleyişleri, organları ve bunların seçimleri, görev ve yetkileri,öğretim ve araştırma görevlerinin Üniversite organlarınca denetlenmesi, buesaslara göre kanunla düzenlenir.
Siyasîpartilere üye olma yasağı, üniversite öğretim üyeleri ve yardımcıları hakkındauygulanmaz; Ancak, bunlar partilerin genel merkezleri dışında yönetim görevialamazlar.)
III-İlk inceleme :
1-Anayasa Mahkemesi İçtüzüğünün 15. maddesi uyarınca 30/9/1969 gününde LûtfiÖmerbaş, Feyzullah Uslu, A. Şeref Hocaoğlu, Fazlı Öztan, Celâlettin Kuralmen,Fazlı Uluocak, Sait Koçak, Avni Givda, Muhittin Taylan, Şahap Arıç, İhsanEcemiş, Recai Seçkin, Ahmet Akar, Mustafa Karaoğlu ve Muhittin Gürün'ünkatılmalarıyla yapılan ilk inceleme toplantısında :
a)Geçici 1. ve geçici 2. maddeleri dâva konusu edilen 30/4/1969 günlü, 1İ70sayılı Kanunun 8 Mayıs 1969 günlü, 13193 sayılı Resmî Gazete'de yayımlandığı;dâva dilekçesinin 2/8/1969 gününde Anayasa Mahkemesi Genel Sekreterliğincekaleme havale edildiği, 22/4/1962 günlü, 44 sayılı Yasa'nın 26. maddesine göredâvanın bu tarihte açılmış sayılması gerektiği ve süresi içinde olduğu; dâvanınİstanbul Üniversitesi Rektörünce açılmış bulunduğu görülmüştür.
b)Dâva konusu hükümler İzmir iktisadî ve Ticarî İlimler Akademisi profesör,doçent ve asistanlarına Üniversiteler Kanunundaki profesör, doçent veasistanların yetki ve haklarını tanıdığı ve İktisadî ve Ticarî İlimlerAkademileri Kanunu ve yönetmelikleri gereğince doçentlik tezleri kabul edilenadayların Ege Üniversitesine katıldıktan sonraki tamamlayıcı işlemlerini 7334sayılı Kanuna ve yönetmeliklerine bağlı tuttuğu için bu maddelerle düzenlenenkonuların davacı İstanbul Üniversitesinin varlık ve görevlerini ilgilendirenalana girdiği ve şu duruma göre de iptal dâvasının Anayasa'nın 149. maddesineve 44 sayılı Kanunun 21. maddesinin 10 sayılı bendine ve son fıkrasına uygunbulunduğu saptanmıştır.
c)44 sayılı Kanunun 25. maddesinin birinci fıkrasının 3 sayılı bendi uyarıncadâvanın Üniversite Senatosunun üye tamsayısının salt çoğunluğu ile alacağıkarar üzerine açılması gerektiğinden ve bu hükme uyulup uyulmadığınınanlaşılabilmesini sağlayacak belge dosyada bulunmadığından eksik tamamlanmaküzere davacıya bir ay süre verilmesi ve 44 sayılı Kanunun 26. maddesine göretebligat yapılması 30/9/1969 gününde oybirliğiyle kararlaştırılmıştır.
2-4/11/1969 gününde Lûtfi Ömerbaş, Fazlı Öztan, Celâlettin Kuralmen, HakkıKetenoğlu, Fazıl Uluocak, Sait Koçak, Avni Givda, Muhittin Taylan, Şahap Arıç,İhsan Ecemiş, Recai Seçkin, Ahmet Akar, Halit Zarbun, Ziya Önel ve MuhittinGürün'ün katılmalariyle yapılan ikinci ilk inceleme toplantısında eksiklerinsüresi içinde tamamlandığı ve İstanbul Üniversitesi Rektörlüğünün 10/10/1969günlü, 2195 sayılı yazısına ve bu yazıya ekli İstanbul Üniversitesi Senatosunun31/7/1969 günlü, 193 sayılı toplantısına ilişkin tutanak örneğine göre senatoüye tamsayısının 35 olduğu, eldeki iptal dâvasının açılmasına karar vermeküzere yapılan senato toplantısına 20 üyenin katıldığı ve kararın 20 üyeninoybirliğiyle yani üye tamsayısının salt çoğunluğu ile alındığı saptanmış veAnayasa'nın 147., 149. ve 150. ve 44 sayılı Kanunun 21., 22., 25. ve 26.maddelerine uygun olduğu anlaşılan işin esasının incelenmesine oybirliğiylekarar verilmiştir.
IV-Esasın incelenmesi :
Dâvanınesasına ilişkin rapor, dâva dilekçesi, iptali istenilen hükümler, Anayasa'yaaykırılık iddiasına dayanaklık eden Anayasa maddeleri; bunlarla ilgiligerekçeler ve başka yasama belgeleri; konu ile ilişkisi bulunan öteki metinlerokunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü :
1-Sözlü açıklama konusu :
Görüşmelerinbaşında sözlü açıklamanın gerekli olup olmadığı üzerinde durulmuş; dâvadilekçesi, Ege Üniversitesinin açıklama yazısı ve raportörce yapılan çalışmalarkonuyu yeterince aydınlattığından sözlü açıklamaları dinlenmek üzereilgililerin çağırılmasına yer olmadığına oy birliğiyle karar verilerek dâvakonusu kanun hükümlerinin Anayasa'ya uygunluk denetimine geçilmiştir.
2-1170 sayılı Kanunun geçici 1. maddesinin Anayasa'ya aykırı olup olmadığı sorunu:
A)1170 sayılı Kanunun geçici 1. maddesinin ilk cümlesi bu kanunun yürürlüğegirdiği tarihte İzmir iktisadî ve Ticarî İlimler Akademisi profesörü, doçentive asistanı unvanım haiz olanların bu haklarını saklı tutmaktadır. Akademininfakülte olarak Ege Üniversitesine katılmasının akademide kazanılmış unvanlarıngeri alınmasına yol açamıyacağı ve bunların akademiler bakımındangeçerliklerini korumaları tabii, şu duruma göre de hükümde Anayasa'ya aykırıbir yön bulunmadığı ortadadır. Dâvanın bu hükme yönelen bölümünün reddigerekir.
B)Geçici 1. maddenin öteki hükümleri İzmir İktisadî ve Ticarî ilimler Akademisiprofesör, doçent ve asistanlarının Üniversiteler Kanunundaki profesör, doçentve asistanların yetki ve haklariyle görevlerini sürdüreceklerine, yenidenatanmaları gerekmediğine, aylık ve ücretlerinin ödenmesine devam edileceğinedairdir.
Yukarıdakihükümlerin önce yazılış biçimi üzerinde durulması ve anlamları saptandıktansonra bunların hukuk yönünden değerlendirilmesi yerinde olacaktır.
1170sayılı Kanunun geçici 1. maddesinde İzmir İktisadî ve Ticarî İlimler Akademisiprofesörü, doçenti ve asistanı unvanlarını taşıyanlara üniversite profesörü,doçenti ve asistanı unvanlarının verildiği veya bunların bu görevlereatandıkları açıkça söylenmiş değildir. Yalnızca bunların ÜniversitelerKanunundaki profesör, doçent ve asistanların yetki ve haklariyle görevlerinisürdürecekleri ve yeniden atanmaları gerekmediği, aylık ve ücretlerinin deödenmesine devam edileceği belirlenmiştir. Ancak bu, aslında kimi kimselerinyasa ile doğrudan doğruya üniversite profesörü, doçenti veya asistanıolmalarını açıkça sağlayacak bir hükmün az yumuşatılmış ve hafifçe üstü kapalıbir biçiminden başka bir şey değildir ve öyle bir hükümle eşdeğerdedir. Çünküüniversite profesörü veya doçenti Üniversiteler Kanununun, bu unvanlarıusulünce kazanmış kimselere tanıdığı yetki ve hakları kullanır ve o sıfatlaüniversite içinde görev yapar. Geçici 1. maddenin kapsamına girenler deÜniversiteler Kanununun, usulünce profesör, doçent veya asistan olmuş kimseleretanıdığı yetki ve haklan, o nitelikte bulunmadıkları halde elde etmekte veüniversite içinde üniversite profesörü, doçenti veya asistanı gibi görev yapmaolanağını, üstelik herhangi bir atama ve görevlendirme işlemine de lüzumolmaksızın, doğrudan doğruya ve kendiliğinden kazanmaktadırlar.
Demekki inceleme konusu hüküm bir "üniversiteler çevresi dışında bulunan vekanunî nitellikleri olmayan kimseleri üniversite profesörlüğüne, doçentliğine,asistanlığına kanunla atama" hükmüdür. Hükmün yazılış biçimi aracılığı ileçıkarılan anlam ve bu anlamın hukukça değerlendirilmesiyle varılan sonuç başkaherhangi bir yoruma elverişli değildir
Durumböylece saptandıktan sonra aşağıda görüleceği üzere sortin Anayasa ilkeleriaçısından ele alınacaktır.
a)Anayasa'nın 120. maddesi üniversitelere bilimsel ve idarî özerklik tanımıştır.Bilimsel özerklik, en başta üniversitenin kendi öğretim üyelerinin veyardımcılarının kendi olağan usulleri ve ölçülerince yine kendisi tarafındanseçilmesi temeline dayanır. Üniversitenin yapısı bu yönden kendi iradesineyabancı iradelerin etkisine, başka bir deyimle dış müdahalelere açıksa, veya buyapıda vakit vakit böyle müdahalelere yol açabilecek çatlaklar oluşuyorsabilimsel özerkliğin korunduğundan söz edilemez ve Anayasa'nın 120. maddesineaykırı bir durum ortaya çıkar. Üniversite öğretim üyelerinin ve yardımcılarınınbir bölümünün atanmaları üzerinde üniversite organlarının söz ve yetki sahibiolamamaları giderek üniversite öğretim üyelerinin ve yardımcılarının araştırmave yayımda bulunabilme serbestliklerinin zedelenmesine de dönüşebilir. Öteyandan üniversiteye üniversite dışı mercilerce ve olağan üstü yollarlayapılacak öğretim üyesi atamaları üniversitenin Anayasa'nın güvencesi altındabulunan idarî özerkliğinin de ihlâli sonucunu doğurur. Çünkü yine Anayasa'nın120. maddesi uyarınca üniversiteler kendileri tarafından seçilen yetkiliöğretim üyelerinden kurulu organları eliyle yönetilip denetleneceğine göreüniversite dışı mercilerce atanmış öğretim üyelerinin bu organlara girmesiyoluyla üniversitenin yönetimi ve denetimi üzerinde dış müdahalenin etkilerigörülebilecektir. Kaldı ki Anayasa'nın idarî özerklik tanıdığı bir kurumunkendi bünyesi içinde görev yapacakları yine kendisinin seçip ataması idarîözerkliğin en tabiî gereği ve sonucudur.
1170sayılı Kanuna ilişkin tasarının Ege Üniversitesi ile İzmir İktisadî ve Ticarîİlimler Akademisinin ortaklaşa çalışmaları ile ve görüş birliğine varılmasısonucunda hazırlandığı ileri sürülmektedir. 1170 sayılı Kanunun geçici 1.maddesinin bu bölümde (IV-2-B) tartıcılar hükümleri, yukarıdan beriaçıklananlarla belli olduğu üzere, Anayasa'nın 120. maddesine aykırıdır, îlerisürülen durumun böyle bir aykırılığı ortadan kaldırması düşünülemez vesavunulamaz. Çünkü Ege Üniversitesine, bir Türk Üniversitesi olarak bilimsel veidarî özerkliği veren Anayasa'nın 120. maddesinin birinci fıkrası hükmüdür.Üniversite, kendi organlarının istek ve iradeleriyle bu özerkliğin birbölümünden veya tümünden vazgeçemez. Vazgeçse bile böyle bir tutumun hukukçadeğeri ve geçerliği olamaz. Öte yandan 1170 sayılı Kanuna ilişkin tasarının vebu arada tasarının daha sonra aynen kanunlaşan geçici 1. maddesinin EgeÜniversitesi Senatosunun 21/11/1968 günlü 36. toplantısında kabul edilmişolmasının bu madde kapsamına girenlerin üniversite usullerine göre seçilmiş veatanmış bulundukları anlamına da gelemeyeceği ortadadır. Kararın böyle yorumlanmasınaolanak bulunsaydı geçici 1. maddeye tasarı içinde yer verilmesinin gereğikalmayacağı tabii idi.
b)4936 sayılı Üniversiteler Kanunu ile 7334 sayılı İktisadî ve Ticarî İlimlerAkademileri Kanunu hükümleri birbirleriyle karşılaştırıldıkça görülecektir kiortada tek sorun olarak bir profesör, doçent ve asistan konusu değil iki çeşitprofesör, doçent ve asistan, başka deyimle ve kanunî unvanların da açıkçabelirlediği üzere bir yanda üniversite profesör, doçent ve asistanları biryanda Akademi profesör, doçent ve asistanları vardır. 7334 sayılı Kanundayazılı unvanların kazanılmasında ve bunlara ilişkin yetki ve haklarınkullanılmasında üniversitelerin söz ve oy sahibi olmamalarına karşılık buunvanlar ve unvanların hak ve yetkileri ancak 7334 sayılı Yasa kapsamına girenkurumlarda geçerlidir. Oysa 1170 sayılı Kanunun geçici 1. maddesi bunlardan birbölümünü yani İzmir Ticarî ve İktisadî İlimler Akademisinde çalışanlarıdoğrudan doğruya ve kendiliğinden üniversite profesörü, doçenti ve asistanıdurumuna getirmiştir. Bir yandan bu unvanları ve unvanların hak ve yetkilerinikazanmak isteyenler 4936 sayılı Üniversiteler Kanunu ve kanuna ilişkin tüzük veyönetmeliklerin koyduğu usul ve hükümlerin koşullarına ve sınırlamalarına bağlıtutulurken kimi kimseler için aynı yetki ve hakların doğrudan doğruya bir yasaile ve yalnızca o yasanın yürürlüğe girmesiyle sağlanması elbette kiAnayasa'nın 12. maddesinde yer alan kanun önünde eşitlik ilkesine de aykırıdüşer.
c)Davacı inceleme konusu hükmün, kanun aracılığı ile öğretim üyesi ihdas etmeniteliğinde olduğu için, Türkiye Büyük Millet Meclisinin yetki alanı dışınataşması sonucunu doğurduğunu ve böylece Anayasa'nın 4. maddesine de aykırıdüştüğünü ileri sürmektedir.
Bilindiğiüzere 4. madde egemenliğin kayıtsız şartsız Türk Milletinin olduğunu, Milletinegemenliğini Anayasa'nın koyduğu esaslara göre, yetkili organlar eliylekullanacağını belirlemiş; egemenliğin kullanılmasının belli bir kişiye, zümreyeveya sınıfa bırakılmasını ve kişilerin ve organların kaynağını Anayasa'danalmayan bir Devlet yetkisini kullanmalarını yasak etmiştir.
Anayasa'nın5. maddesine göre yasama yetkisi Türkiye Büyük Millet Meclisinindir. Kanunkoymak, değiştirmek ve kaldırmak ayrıca Anayasa'nın 64. maddesinde de TürkiyeBüyük Millet Meclisinin yetkileri arasında sayılmaktadır. Türkiye Büyük MilletMeclisi 1170 sayılı Kanunu bu yetkisine dayanarak koymuştur. Söz konusu kanununkimi hükümleri Anayasa'ya aykırı olabilir. Anayasa koyucu böyle bir olasılığıgözönünde bulundurduğu için Anayasa Mahkemesini kurmuş ve Anayasa'ya aykırıhükümleri iptal etme yetkisiyle donatmıştır. Şu duruma göre inceleme konusuhükümlerin Anayasa'ya aykırı oluşunun Türkiye Büyük Millet Meclisinin kaynağınıAnayasa'dan almayan bir Devlet yetkisini kullandığı yolunda nitelendirilmesi veyorumlanması düşünülemez. Hükmün Anayasa'nın 4. maddesine aykırı bir yönüyoktur.
ç)Özetlenecek olursa : 1170 sayılı Kanunun geçici 1. maddesinin birinci cümledışında kalan hükümleri Anayasa'nın 120. ve 12. maddelerine aykırıdır; iptallerigerekir.
HakkıKetenoğlu, Lûtfi Ömerbaş, Celâlettin Kuralmen, Halit Zarbun ve Muhittin Gürünbu görüşe katılmamışlardır.
KaniVrana ve Şevket Müftügil iptalde ayrıca Anayasa'nın 4. maddesine de dayanılmasıgerektiğini savunmuşlardır.
3-1170 sayılı Kanunun geçici 2. maddesinin Anayasa'ya aykırı olup olmadığı sorunu:
1170sayılı Kanunun geçici 2. maddesine göre bu kanunun yürürlüğe girmesinden önceİktisadî ve Ticarî tümler Akademileri Kanun ve yönetmelikleri gereğincedoçentlik tezleri kabul edilen adayların kollokyum sınavları ve deneme dersleri7334 sayılı Kanun ve yönetmelikleri uyarınca yapılacaktır.
Hükmünanlamı ve ereği açıktır : 7334 sayılı Kanun ve yönetmeliklerine göre doçentliktezleri kabul edilen adayların sınanmaları ve denenmeleri de aynı hükümleruyarınca yapılacak ve böylece başarı gösterenler ancak akademi doçenti unvan,hak ve yetkilerini kazandıkları halde üniversite doçenti olaraktanınacaklardır. Hükme bir başka açıdan bakılınca üniversitenin, kendi öğretimkurumlan içinde çalıştıracağı bir bölüm doçentlerin kendi mevzuatının vebünyesinin tüm dışında kalan yollardan doçentlik unvan, yetki ve haklarınıkazanmalarına göz yumulmasına kanun aracılığı ile bir çeşit zorlanmasının sözkonusu olduğu görülür. Bu kararın IV-2-B bölümünde tartışılanlar ve ortayakonulan nedenler aynen geçici 2. madde için de geçerli olduğundan bunlarınburada tekrarlanmasının yeri yoktur, inceleme konusu hüküm Anayasa'nın 120. ve12. maddelerine aykırıdır; iptali gerekir.
HakkıKetenoğlu, Lûtfi Ömerbaş, Celâlettin Kuralmen, Halit Zarbun ve Muhittin Gürünbu görüşe katılmamışlardır.
4-İptal hükmünün yürürlük tarihi :
Anayasa'nın152, maddesinin ikinci fıkrasına göre gereken hallerde, Anayasa Mahkemesi,iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih,kararın verildiği günden başlıyarak altı ayı geçemez.
Aynıhüküm 44 sayılı Kanunun 50. maddesinin üçüncü fıkrasında tekrarlanmış vedördüncü fıkrada ise Anayasa Mahkemesinin, bir kanun veya İçzüğün veya bunlarınbelirli hükümlerinin iptali halinde oluşacak boşluğu kamu düzenini tehdit edicinitelikte görürse üçüncü fıkra hükmünü uygulayacağı ve boşluğun doldurulmasıiçin yasama meclisleri başkanlıkları ile Başbakanlığı haberdar edeceğibelirlenmiştir.
1170sayılı Kanunun iptalleri öngörülen geçici 1. ve geçici 2. maddeleri karartarihinde yürürlükten kalktığı takdirde Ege Üniversitesi İktisadî ve TicarîBilimler Fakültesinde öğretimin geniş ölçüde aksayacağı ve bundan da çeşitlisakıncalar doğacağı ortadadır. Şu duruma göre Anayasa Mahkemesinin Anayasa'nın152. ve 44 sayılı Kanunun 50. maddelerinde yazılı yetkisini kullanması ve iptalhükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırması yerinde olacaktır.İptal hükmünün yürürlük tarihi için 15/7/1971 gününün saptanması uygundur.
AvniGivda, iptal dolayısiyle kamu düzenini tehdit eder nitelikte bir boşluğunoluşmasının düşünülemeyeceğini, bu güne dek çeşitli kararlarda Öngörülenyürürlük sürelerinin hiçbirinden ilgililerce yararlanma yoluna da gidilmediğini,şu duruma göre Anayasa'ya aykırılığı saptanmış iki maddeyi daha bir süreyürürlükte bırakmanın yersiz ve yararsız olacağını ileri sürerek bu görüşekatılmamıştır.
V-Sonuç :
1-a) 30/4/1969 günlü, 1170 sayılı Kanunun geçici 1. maddesinin birinci cümlesihükmünün Anayasa'ya aykırı olmadığına ve dâvanın bu hükme yönelen bölümününreddine oybirliğiyle ;
b)Aynı maddenin geriye kalan hükümlerinin Anayasa'nın 120. ve 12. maddelerineaykırı olduğuna ve iptaline Hakkı Ketenoğlu, Lûtfi Ömerbaş, Celâlettin Kuralmen,Halit Zarbun ve Muhittin Gürün'ün karşı oylariyle ve Kani Vrana ile ŞevketMüftügil'in iptalde ayrıca Anayasa'nın 4. maddesine de dayanılması gerektiğiyolundaki oylariyle;
2-Aynı kanunun geçici 2. maddesinin Anayasa'nın 120. ve 12. maddelerine aykırıolduğuna ve iptaline Hakkı Ketenoğlu, Lûtfi Ömerbaş, Celâlettin Kuralmen, HalitZarbun ve Muhittin Gürün'ün karşı oylariyle ve oyçokluğu ile;
3-İptal hükmünün 15/7/1971 gününde yürürlüğe girmesine Avni Givda'nın karşıoyuile ve oyçokluğu ile;
19/1/1971gününde Anayasa'nın 147., 149., 150. ve 152. maddeleri uyarınca karar verildi.
Başkan
Hakkı Ketenoğlu
Başkanvekili
Lütfi Ömerbaş
Üye
Celalettin Kuralmen
Üye
Sait Koçak
Üye
Avni Givda
Üye
Nuri Ülgenalp
Üye
Muhittin Taylan
Üye
Şahap Arıç
Üye
İhsan Ecemiş
Üye
Halit Zarbun
Üye
Ziya Önel
Üye
Kâni Vrana
Üye
Muhittin Gürün
Üye
Şevket Müftügil
Üye
Ahmet H. Boyacıoğlu
KARŞIOYYAZISI
Yukadıdakikararda, 1170 sayılı Kanunun geçici 1. maddesinin ikinci ve. Üçüncücümlelerinde yer alan hükümler, "üniversiteler çevresi dışında bulunan vekanunî nitelikleri olmayan kimseleri üniversite profesörlüğüne, doçentliğine,asistanlığına kanunla atama" niteliğinde olarak değerlendirilmekte ve bunoktadan hareketle bu hükümlerin Anayasa'nın 120. ve 12. maddelerine aykırıoldukları sonucuna varılmaktadır.
Budeğerlendirmenin, söz konusu maddenin yazılış biçimine, açık ifadesine vemaksadına uygun olmadığı ilk bakışta görülmektedir. Zira maddenin, Anayasa'yauygun olduğu kabul edilmiş bulunan ilk cümlesinde, bu kanunun yürürlüğe girdiğitarihte İzmir iktisadî ve Ticarî İlimler Akademisi profesörü, doçenti veasistanı unvanım haiz olanların bu haklarının saklı olduğu, yani AkademiProfesörü, Akademi Doçenti veya Akademi Asistanı unvanlarını muhafaza etmeğedevam edecekleri, kuşkuya yer bırakmıyacak açıklıkla ifade edilmiştir. Buderece açık bir hüküm karşısında, bunlara, kanunla Üniversite Profesörü, ÜniversiteDoçenti, Üniversite Asistanı unvanı verildiği ve bu görevlere yasa ile atanmışsayılmaları gerektiği görüşü ileri sürülememelidir.
Maddenin,Anayasa'ya aykırılığından söz edilen son iki cümlesindeki hükümlerin ise,Üniversiteye katılan Akademinin, kendi unvanlarını muhafaza eden öğretimüyelerinin, bu katılma ile fakülte adını alan kurumda göreve devamları vegörevlerini yapabilmeleri için gerekli olan Üniversite Profesörü, doçenti veyaasistanlarının yetki ve haklariyle donatılmalarının sağlanmasından başka birmaksat taşımadığı ortadadır"
Durumdaha açık olarak şöyle ifade edilebilir :
Fakülteolan yeni öğretim kurumunda hizmetin aksamadan yürüyebilmesi için eski öğretimüyelerinin görev almaları, Üniversitece zorunlu görülmüştür. Bu maksadınsağlanması için, eski öğretim üyelerinin başkaca bir tayin işlemine tabitutulmadan yani fakültede, müktesep haklan alan eski unvanları ilegörevlendirilmeleri esası kabul edilmiştir. Ancak uygulamanın aksaksız yürümesive gereksiz sürtüşmelere yer verilmemesi için de bunların üniversite profesörü,doçenti veya asistanı yetki ve haklarını kullanarak görev yapmaları zorunluğuduyulmuş ve söz konusu hükümler bu amaçla kanuna konulmuştur. Görüldüğü gibi buhükümler, kamu hizmetinin, gereği gibi yürüyebilmesinin zorunlu kıldığı birsonuçtur, ve kişi yararına değil, kamu yararına olarak kabul edilmiştir.
Buaçıklamadan anlaşıldığı gibi, sözü geçen hükümlerin, (Yasa ile üniversiteprofesörü, üniversite doçenti veya asistanı atama sonucunu doğurmuş olduğugörüşüne katılmak mümkün değildir.
Öteyandan söz konusu hükümler, Üniversitenin düşünce ve kanaatinin aksine ve onunisteğinin hilâfına yasa koyucu tarafından re'sen Üniversiteye yükletilmiş ve busuretle Üniversite özerkliği örselenmiş de değildir. Zira bu kanununhazırlanmasına, yürütme ve yasamadan önce, Üniversite ile sözü geçen Akademininyetkili kurullarınca lüzum görülmüş, aralarında sürdürdükleri ortak çalışmasonucunda hazırlanan kanun tasarısı Ege Üniversitesi Senatosunca kabul edilmişve bundan sonra Hükümetten ve T. B. M. M. den de aynen geçerek kanunlaşmıştır.
TasarınınÜniversite içinde hazırlanmasına ve T. B. M. M. deki görüşmelerine ve kabulüneilişkin evrelerin incelenmesi bu durumu gereken açıklıkla ortaya koymaktadır :
Dosyadakibilgilere göre; ilk önce, Ege Üniversitesi Senatosunun 1/8/1967 günlü ve 7sayılı karan ile İzmir iktisadî ve Ticarî İlimler Akademisinin Üniversiteyebağlanması işinin ele alınarak Akademi yetkilileriyle de temasa geçilmeksuretiyle konu hakkında rapor hazırlanması için bir komisyon kurulmasınaoybirliğiyle karar verildiği, keza Üniversite Senatosunun 24/9/1968, 15/10/1968günlü ve 10 ve 16 sayılı kararlariyle bu konudaki çalışmaların ilerletildiği,Akademi tarafından da aynı çalışmalara muvazi olmak üzere hem kendi içinde, hemde Ege Üniversitesiyle ortak çalışmalar yapıldığı, bu çalışmalar sonundahazırlanan kanun tasarısının Ege Üniversitesi Senatosunca görüşülerek21/11/1968 günlü ve 5 sayılı karan ile kabul edildiği, 1170 sayılı KanununAnayasa'ya aykırılığından söz edilen geçici 1. maddesinin de bu tasanda aynenmevcut olduğu ve Senatoca, l oya karşı oyçokluğuyla, geçici 2. maddenin deoybirliği ile kabul edilmiş bulunduğu, bu maddelerin T. B. M. M. de deÜniversite Senatosunca teklif edilen biçimde, hiç bir değişikliğe tabitutulmaksızın kabul edilmiş oldukları anlaşılmaktadır.
Budurum ile söz konusu kanun, Anayasa'nın 120. maddesinde yer alan özerklikilkesinin, Mahkememizin, bir başka iptal dâvası münasebetiyle daha öncebenimsenmiş olduğu tanımının tipik bir uygulama örneğini teşkil etmektedir.(Anayasa Mahkemesi kararı : Gün 4/2/1966, sayı: 1965/32-1966/3; Resmî Gazete :gün 8/6/1966, sayı : 12317, sahife :6)
Görüldüğügibi, sözü geçen kanun ve bu kanunda yer alan geçici 1. madde hükümleri, yasakoyucu tarafından Üniversite özerkliği bir tarafa itilerek re'sen ve yukarıdankonulmuş olmayıp aksine Üniversitece hazırlanarak ve Üniversite hizmetininzorunlu bir gereği sayılarak öne sürülmüş bir teklifin yasa koyucu tarafındanda benimsenmiş olmasından ibarettir.
Budurumun, Üniversitenin, özerklik hakkından kendi isteği ile vazgeçmiş olmasışeklinde değerlendirilerek ve özerklik hakkından kendi isteği ile de olsavazgeçilemiyeceği ilkesine dayanılarak Anayasa'ya aykırılık görüşüne gerekçeyapılması da doğru değildir.
GerçiAnayasa'nın tanıdığı özerklik, istekle vazgeçilebilecek bir ilke değildir.Ancak Ege Üniversitesi, söz konusu 1170 sayılı Kanunun geçici 1. maddesinikabul ve teklif etmekle "Özerkliğinden" vazgeçmiş olmamakta, aksineyürüttüğü kamu görevinin zorunlu kıldığı, fakat yürürlükteki ÜniversitelerKanununun vermediği bir imkânı yasa koyucudan istemek ve almak suretiyle 'Anayasa'nın kendisine tanıdığı özerkliğinden tam ve yerinde olarak faydalanmışbulunmaktadır.
Özetlemekgerekirse, söz konusu hüküm, Üniversite dışındaki güçler tarafından veÜniversitenin arzusu hilâfına yasaya konulmuş olmayıp, Üniversite tarafından özerkliğinedayanılarak teklif edilmiş, bir başka deyimle Üniversite, özerkliğinikullanarak ve ondan faydalanarak bu hükmün yasa haline getirilmesinisağlamıştır. Üniversite, Öğretim üyesi tayinleri konusunda kendisini bağlıyanÜniversiteler Kanunundaki kayıtlardan kendi isteği ile kurtularak adı geçenöğretim üyelerinden Üniversitede faydalanma olanağını ele geçirmiştir. Bubakımdan söz konusu kanun, Üniversite özerkliğinin, gereken hallerde mevcutkanunlardaki kayıtlardan bile kurtulma olanağını sağlaması ve bunun hukukîyollarını göstermesi bakımından ilgi çekicidir.
Buduruma göre, Anayasa'nın 120. maddesine tamamiyle uygun bir sonucun sağlanmışolduğu ortaya çıkmaktadır ve bu bakımdan geçici 1. maddenin sözü geçenhükümlerinde Anayasa'nın ne 12. ne de 120. maddelerine aykırılık bulunduğundansöz edilmesi mümkün değildir.
2-1170 sayılı Kanunun geçici 2. maddesinde, bu kanunun yürürlüğe girmesinden Önceiktisadî ve Ticarî ilimler Akademileri Kanun ve Yönetmelikleri gereğincedoçentlik tezleri kabul edilen adayların kollokyum, imtihanları ile denemederslerinin 7334 sayılı iktisadî ve Ticarî İlimler Akademileri Kanunu ve bukanun uyarınca düzenlenmiş yönetmeliklere göre yapılacağı yer almaktadır.
Yukarıdadurumu tartışılan geçici 1. madde ile kabul edilmiş bulunan ilke karşısında buhükmün haklılığından kuşku gösterilemez. Zira bunlara, sözü geçen sınavlar vedenemeler sonunda verilecek olan unvan (iktisadî ve Ticarî İlimler Akademileridoçenti) dir. Buna göre de bu kişilerin evvelce başlamış olan doçentlik işlemlerinin,kendi mesleklerini düzenleyen 7334 sayılı Kanun hükümlerine uyulmak suretiyletamamlanmış olması kadar tabiî bir sonuç düşünülemez.
Busebeple geçici 1. maddeyi ve Özellikle bu maddenin, Anayasa'ya uygun bulunduğukabul edilen birinci cümlesi hükmünü tamamlayıcı nitelikte olan söz konusugeçici 2. madde hükmünün Anayasa'ya aykırı olduğu görüşüne de katılmak mümkündeğildir.
Yukarıdaaçıklanan nedenlerle 1170 sayılı Kanunun geçici 1. maddesinin ikinci ve üçüncücümlelerinde yer alan hükümlerle geçici 2. maddesi hükümleri Anayasa'ya uygunolduklarından kararın bu konulara ilişkin bölümlerine karşıyız.
Başkan
Hakkı Ketenoğlu
Başkanvekili
Lütfi Ömerbaş
Üye
Muhittin Gürün
Üye
Halit Zarbun
KARŞIOYYAZISI
İptaliistenen geçici birinci maddede; 1170 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden önceİzmir iktisadî ve Ticarî ilimler Akademesi Profesörü, Doçenti ve Asistanıolanların, yeniden tayinlerine lüzum olmadan, Üniversiteler KanunundakiProfesör, Doçent ve Asistanların yetki ve haklariyle görev yapacakları hükmebağlanmıştır. Bu kimseler 1170 sayılı Kanundan önce Üniversiteler KanunundakiProfesör, Doçent ve Asistanların yetki ve haklarını haiz değildi. Bir kimsenin,Üniversite öğretim üyesi olarak, bir Üniversite de görev yapmak üzere atanmasıiçin yürütme organınca bu konuda bir idarî tasarrufun alınması gereklidir.Başka bîr deyimle, atama tasarrufu yürütme organına ait bir yetkidir ve buyetkinin kullanılması Anayasa'nın 114 üncü maddesi uyarınca, hiç bir haldeyargı mercilerinin denetimi dışında bırakılamaz. Oysa iptali istenen hüküm ileÜniversiteye, Üniversite Profesörü, Doçenti ve Asistanı olmayan belli kişileröğretim üyesi olarak atanmışlardır. Bu durumda Anayasa'nın 4 üncü maddesineaykırı bir davranışın varlığı kabul edilmelidir. Çünkü yasama organı, böylece,Anayasa'nın 64 üncü maddesinde öngörülen görev sınırlarını aşmış ve 88 incimaddesinde açıklanan denetim yetkilerinin ötesinde yürütme organına tanınanhakları kullanmıştır. Dâva konusu maddenin iptali nedenleri arasında bu nedeninde yer alması gereklidir. Bu düşünceyi uygun bulmayan çoğunluk gerekçesinineksik olduğu kanısındayız.
Üye
Kâni Vrana
Üye
Şevket Müftügil