ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas sayısı:1970/19
Karar sayısı:1971 / 9 .
Karar günü:21/1/1971
Resmi Gazete tarih/sayı:18.4.1971/13813
İtirazyoluna başvuran : Siverek Ağır Ceza Mahkemesi
İtirazınkonusu : Mahkemece, 19/3/1969 günlü, 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 38.maddesinin f bendi ve avukatların baro yönetim kurulunun iznini almadan başkabir avukat aleyhine dâva açmalarını yasaklayan fıkrası Anayasa'nın 12.maddesine aykırı görülmüş ve Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 151. maddesinedayanılarak Anayasa Mahkemesine başvurulmuştur.
I.Olay :
Kaymakamıgörevi sırasında dövmek ve tahkir etmekten sanık bir avukat hakkında 1136sayılı Kanunun 59. maddesi uyarınca Urfa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin verdiği11/11/1969 günlü son soruşturmanın açılması karan üzerine Siverek Ağır CezaMahkemesinin 969/91 esas sayısını alan dâvanın duruşmasında sanık avukatımüdahil avukatının 1136 sayılı Kanunun 38. maddesine göre barodan kararalmaksızın bir avukat aleyhine dâvaya giremiyeceğini ileri sürmüş ve mahkemesöz konusu 38. maddenin f bendinin ve avukatların baro yönetim kurulunun izninialmadan başka bir avukat aleyhine dâva açmalarını yasaklayan fıkrasınınAnayasa'nın 12. maddesine aykırı olduğu görüsüne vararak Anayasa Mahkemesinebaşvurulmasına ve dâvanın geri bırakılmasına 16/3/1970 gününde oybirliğiylekarar vermiştir.
III.Yasa metinleri :
l-İtiraz konusu hükümler :
1136sayılı Kanunun 38. maddesinin itiraz konusu hükümleri aşağıdadır :
(Madde38- Avukat;
............................
f)Görmesi istenilen iş, Türkiye Barolar Birliği tarafından tespit edilen meslekîdayanışma ve düzen gereklerine uygun değilse,
Teklifireddetmek zorunluğundadır.
...........................
Avukatlar,baro yönetim kurulunun iznini almadan başka bir avukat aleyhine dâva açamazlar.Acele durumlarda, baro yönetim kuruluna önceden bildiride bulunarak, izinverilmesini dâvayı açtıktan sonra da isteyebilirler.
2-Dayanak olarak ileri sürülen Anayasa hükümleri :
Anayasa'yaaykırılık görüşünü desteklemek üzere mahkemece ileri sürülen Anayasa'nın 12. vekonuyu ilgilendiren hak arama hürriyetine ilişkin 31. maddeleri aşağıdagösterilmiştir :
(Madde12- Herkes dil, ırk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din ve mezhepayırımı gözetilmeksizin, kanun önünde eşittir.
Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.)
(Madde31 Herkes, meşru bütün vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargımercileri önünde davacı veya dâvâlı olarak iddia ve savunma hakkına sahiptir.
Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki dâvaya bakmaktan kaçınamaz.)
IV.İlk inceleme :
AnayasaMahkemesi içtüzüğünün 15. maddesi uyarınca 7/4/1970 gününde Lûtfi Ömerbaş,Salim Başol, A. Şeref Hocaoğlu, Fazlı Öztan, Celâlettin Kuralmen, HakkıKetenoğlu, Fazıl Uluocak, Sait Koçak, Avni Givda, Muhittin Taylan, İhsanEcemiş, Recai Seçkin, Ahmet Akar, Halit Zarbun ve Muhittin Gürün'ünkatılmalariyle yapılan ilk inceleme toplantısında dosyanın eksiği bulunmadığıanlaşıldığından işin esasının incelenmesi oybirliğiyle kararlaştırılmıştır.
V.Esasın incelenmesi :
İtirazınesasına ilişkin rapor, Siverek Ağır Ceza Mahkemesinin 21/3/1970 günlü, 1969/91sayılı yazısına bağlı olarak gelen gerekçeli karar ve ekleri, Anayasa'yaaykırılığı ileri sürülen hükümler, Anayasa'nın konuyu ilgilendiren maddeleri;bunlarla ilgili gerekçeler ve başka yasama belgeleri; konu ile ilişkisi bulunanöteki metinler okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü :
l-İtirazın kapsamı :
Görüşmelerinbaşında esasın incelenmesinin itirazda bulunan mahkemenin istemi çerçevesiiçinde mi yoksa sınırlı olarak mı yapılması gerektiği tartışılmıştır.
Anayasa'nın151. ve 22/4/1962 günlü 44 sayılı Kanunun 27. maddelerine göre bir mahkemeninAnayasa'ya uygunluk denetimi için Anayasa Mahkemesine getirebileceği hükümlerancak bakmakta bulunduğu dâvada uygulanacak olanlara sınırlıdır. Bir başkadeyimle itiraz yoluna başvuran mahkemenin elinde bakmakta olduğu bir dâvabulunmalı ve Anayasa Mahkemesine getirdiği hükümleri o dâvada uygulamadurumunda olmalıdır.
SiverekAğır Ceza Mahkemesinin elinde bakmakta olduğu bir dâva bulunduğunda kuşkuyoktur. Çözümü gereken sorun mahkemenin Anayasa'ya aykırı gördüğü hükümlerinher ikisini de bu dâvada uygulayıp uygulamayacağıdır.
Mahkeme,1136 sayılı Avukatlık Kanununun 38. maddesinin :
a)Avukatı, görmesi istenilen iş Türkiye Barolar Birliği tarafından tespit edilenmeslekî dayanışma ve düzen gereklerine uygun değilse, teklifi reddetmekzorunluğunda bırakan f bendi,
b)Avukatın, baro yönetim kurulunun iznini almadan başka bir avukat aleyhine dâvaaçmasını yasaklayan, ancak acele durumlarda baro yönetim kuruluna öncedenbildiride bulunarak izin verilmesini dâvayı açtıktan sonra da işleyebilmesinecevaz veren üçüncü fıkrası,
HükümlerininAnayasa'ya uygunluk denetiminin yapılması istemiyle itiraz yoluna başvurmuştur.
SiverekAğır Ceza Mahkemesinin bakmakta olduğu dâvada ise sanık görev sırasındakaymakamı dövmek ve tahkir etmek suçlarından hakkında son soruşturma açılmışbir avukattır ve müdahil avukatının baro yönetim kurulunun iznini almadanmüdahilin vekilliğini kabul edemiyeceği ileri sürülmüştür. Böyle olduğuna göremüdahil avukatı için "Türkiye Barolar Birliğince saptanan meslekîdayanışma ve düzen gereklerine uygun olmayan bir iş" söz konusu değildir.Bir başka deyimle Avukatlık Kanununun 38. maddesinin f bendinin mahkemeninbakmakta olduğu dâvada uygulama olanağı yoktur. Şu duruma göre itiraz yolunabaşvuran mahkemenin bu hükmü Anayasa'ya uygunluk denetimi için AnayasaMahkemesine getirmesi düşünülemez; çünkü Anayasanın 151. ve 44 sayılı Kanunun27. maddeleri böyle bir başvurmaya elverişli değildir
Böyleceincelemenin itiraz yoluna başvuran mahkemenin bakmakta olduğu dâvada uygulamadurumunda bulunduğu 1136 sayılı Kanunun 38. maddesinin avukatların baro yönetimkurulunun iznini almadan başka bir avukat aleyhine dâva açmalarını yasaklamanüçüncü fıkrası ile sınırlı olarak yapılmasına 21/1/1971 gününde oybirliğiylekarar verildikten sonra bu hükmün Anayasa'ya uygunluk denetimine geçilmiştir.
2- İncelemekonusu hükmün Anayasa'ya aykırı olup olmadığı sorunu :
Hakarama hürriyeti Anayasa'nın 31. maddesiyle inanca altına alınmıştır. Bu maddeyegöre herkes, meşru bütün vasıta ve yollardan yararlanmak suretiyle yargımercileri önünde davacı veya dâvâlı olarak iddia ve savunma hakkına sahiptir.Hak arama veya savunmada başvurulacak meşru yolların ve vasıtaların başındaavukatların hukukî bilgi ve tecrübelerinden yararlanabilme gelir. Avukatlığınereği, 1136 sayılı Kanunun 2. maddesinde belirtildiği üzere, hukukî ilişkilerindüzenlenmesine, her türlü hukukî sorunların ve anlaşmazlıkların adalet vehakkaniyete uygun olarak çözülmesine, genellikle hukuk kurallarının tam olarakuygulanması hususunda yargı organlarına, hâkimlere, resmî ve özel kurul vekurumlara yardım etmektir. Avukatlar bu erekle hukukî bilgi ve tecrübelerimadalet hizmetinin ve kişilerin yararlanmasına tahsis ederler. Hak aramahürriyetinin gereği gibi işleyebilmesinde avukatlığın yeri öylesine önemlidirki bu mesleğin gördüğü iş bir kamu hizmeti sayılmıştır. (1136 sayılı Kanun -madde 1)
1136sayılı Kanunun 38. maddesinin inceleme konusu üçüncü fıkrasiyle getirilen yasakhak arama hürriyetinin sınırlandırılması niteliğini taşımaktadır. Bu hükme görebir hakkın aranmasında karşı taraf avukatlık hizmetinin doğrudan doğruyaişlemeye geçişinin olanağı yoktur. Avukat ya önceden baro yönetim kurulununiznini alacak yahut da acele durumlarda yine baro yönetim kuruluna öncedenbildiride bulunacak ve izin verilmesini dâvayı açtıktan sonra isteyecektir. Buzorunluluk, kendi başına, bir engel demektir. Kaldı ki iznin verilmememsi herzaman için söz konusu olabilir. Böyle bir durumda ise ya avukatlık hizmetindenyararlanmaktan daha o zaman vazgeçilmesi gerekecek; yahut da barolarınkararlarına itiraz edilmesi ve itiraz kesin sonuca varıncaya dek işin takibiyolu tutulursa bu arada hakkın kaybolması gibi bir durumla karşılaşılacaktır.Sınırlama hükmünün, açıkça beliren niteliğine göre, kamu yararına, başkadeyimle bir haklı nedene dayandığı da ileri sürülüp savunulamaz, incelenenhüküm şu haliyle hak arama hürriyetini zedeler niteliktedir ve Anayasa'nın 31.maddesine aykırıdır. Hükmün iptali gerekir.
VI.Sonuç :
Sınırlamakararına göre incelenen 19/3/1969 günlü, 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 38.maddesinin avukatların baro yönetim kurulunun iznini almadan başka bir avukataleyhine dâva açmalarını yasaklayan ve acele durumlarda önce baro yönetimkuruluna bildiride bulunmalarını ve dâvayı açtıktan sonra yine izinistemelerini zorunlu kılan üçüncü fıkrası hükmünün Anayasa'ya aykırı olduğunave iptaline oybirliğiyle ve Anayasa'nın 147., 151. ve 152. maddeleri uyarınca21/1/1971 gününde karar verildi.
Başkan
Hakkı Ketenoğlu
Başkanvekili
Lütfi Ömerbaş
Üye
Celalettin Kuralmen
Üye
Fazıl Uluocak
Üye
Avni Givda
Üye
Nuri Ülgenalp
Üye
Muhittin Taylan
Üye
Şahap Arıç
Üye
İhsan Ecemiş
Üye
Ahmet Akar
Üye
Ziya Önel
Üye
Kâni Vrana
Üye
Muhittin Gürün
Üye
Şevket Müftügil
Üye
Ahmet H. Boyacıoğlu