ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas sayısı:1970/29
Karar sayısı:1970/48
Karar günü:22/12/1970
Resmi Gazete tarih/sayı:18.4.1971/13813
İtirazyoluna başvuran : Danıştay 9. Dairesi.
İtirazınkonusu : 5237 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun 21. maddesinin dördüncüfıkrasında yer alan "her ne suretle ve vasıta ile olursa olsan yapılacakdiğer reklamlardan belediye meclislerince düzenlenecek esas ve tarifelere göreresim alınır." yolundaki hüküm Anayasa'nın 61. maddesine aykırı görülmüşve yine Anayasa'nın 151. maddesine dayanılarak Anayasa Mahkemesinebaşvurulmuştur.
I.Olay :
Bezve karton reklamlar dolayısiyle belediyece resim salınması ve kusur cezasıkesilmesi üzerine ilgilinin İtiraz ve Temyiz Komisyonlarından sonra Danıştay'agetirdiği anlaşmazlık Dokuzuncu Dairenin 1969/ 2265 esas sayısını almış vemahkeme dâvada uygulanacak olan 5237 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun 21 ncimaddesinin dördüncü fıkrasındaki reklam resmi ile ilgili kümün Anayasa'nın 61.maddesine aykırı bulunduğu kanısına vararak Anayasa Mahkemesine başvurulmasınave işin geri bırakılmasına 13/4/1970 gününde karar vermiştir.
III.Yasa metinleri :
l-İtiraz konusu hüküm :
5237sayılı Belediye Gelirleri Kanununun 21. maddesinin itiraz konusu hükmü kapsayandördüncü fıkrası şöyledir :
(Madde21/4- Meydan, yol ve sokaklarda ve umuma açık yerler ile nakil vasıtalarında veherkesin görebileceği sair yerlerde asılan, gösterilen ve dağıtılan ilânlarlaher ne suretle ve vasıta ile olursa olsun yapılacak diğer reklamlardan belediyemeclislerince düzenlenecek esas ve tarifelere göre resim alınır.)
2-Dayanak olarak ileri sürülen Anayasa maddesi :
DanıştayDokuzuncu Dairesinin 5237 sayılı Kanunun 21. maddesinin dördüncü fıkrasındakireklam resimine ilişkin hükmün Anayasa'ya aykırı olduğu yolundaki görüşünüdesteklemek üzere ileri sürdüğü Anayasa'nın 61. maddesi aşağıdadır :
(Madde61- Herkes, kamu giderlerini karşılamak üzere, malî gücüne göre, vergi ödemekleyükümlüdür.
Vergi,resim ve harçlar ve benzeri malî yükümler ancak kanunla konulur.)
IV. İlkinceleme :
AnayasaMahkemesi içtüzüğünün 15. maddesi uyarınca 11/6/1970 gününde Lûtfi Ömerbaş,Salim Başol, Feyzullah Uslu, Faizi Öztan, Ce-lâlettin Kuralmen, HakkıKetenoğlu, Fazıl Uluocak, Sait Koçak, Avni Givda, Muhittin Taylan, Şahap Arıç,İhsan Ecemiş, Ahmet Akar, Halit Zarbun ve Muhittin Gürün'ün katılmalariyleyapılan ilk inceleme toplantısında dosyanın eksiği bulunmadığı ve başvurmanın,Anayasa'nın 151. ve Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usullerihakkındaki 22/4/1962 günlü, 44 sayılı Kanunun 27. maddelerine uyduğuanlaşılarak, işin esasının incelenmesi oybirliğiyle kararlaştırılmıştır.
V.Esasın incelenmesi :
İtirazınesasına ilişkin rapor, Danıştay Dokuzuncu Dairesinin 1969/2265 sayılı,31/5/1970 günlü yazısına bağlı olarak gelen gerekçeli karar ve ekleri,Anayasa'ya aykırılığı ileri sürülen hüküm, aykırılık görüşüne dayanaklık edenAnayasa maddesi; bunlarla ilgili gerekçeler ve başka yasama belgeleri; konu ileilişkisi bulunan öteki metinler okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü :
Anayasa'nın61. maddesinin son fıkrasına göre vergi, resim ve harçlar ve benzeri yükümlerancak kanunla konulur. Anayasa koyucunun, her çeşit malî yükümün kanunlakonulmasını buyururken, keyfî ve takdirî uygulamaları önleyecek ilkelerinkanunda yer alması ereğini güttüğünde kuşku yoktur. Kanun koyucunun, yalnızcakonusunu belli ederek malî bir yükümün ilgililere yükletilmesine izin vermesi,bunun kanunla konulmuş sayılabilmesi için yeter neden olamaz. Malî yükümlerinyükümlüleri, matrah ve oranlan, tarh, tahakkuk ve tahsil usulleri,müeyyideleri, zamanaşımı gibi çeşitli yönleri vardır. Bir malî yüküm, buyönleri dolayısiyle, kanunda yeterince çerçevelenmemişse kişilerin sosyal veiktisadî durumlarını, hatta temel haklarını etkileyecek keyfi uygulamalara yolaçabilir. Bu bakımdan yükümler belli başlı unsurları da açıklanarak veçerçeveleri kesin çizgilerle belirtilerek mutlaka kanunlarla düzenlenmelidir.Nitekim tarh, tahakkuk ve tahsil usulleri ile müeyyideler ve zaman aşımı genelve ortak kurallar halinde yasa ile düzenlenmiştir. Öteki yönlerin, yaniyükümlü, matrah, oran, belli oranların saptanmasına olanak bulunmadığı hallerdeadaletli ölçülere dayandırılan en yüksek sınırların kanunda gösterilmesigerekir. Böyle yapılmayınca idareye, keyfî uygulamalara yol açabilecek çokgeniş bir takdir yetkisi tanınmış olur.
Olayagelince : 5237 sayılı Kanunun 21. maddesinin dördüncü fıkrasının iptali istenenhükmünde malî yükümün konusu ve yükümlüleri gösterilmiştir. Ancak matraha,orana veya en yüksek sınıra ilişkin hiç bir saptama yoktur. Fıkrada reklamresminin belediye meclislerince düzenlenecek esas ve tarifelere görealınacağının açıklanması ile yetinilmiştir. Bu, malî yüküm kavramiylebağdaşmayacak sınırsız bir yetkidir.
Yukarıdanberi açıklananlardan anlaşılacağı üzere itiraz konusu hükmün Anayasa'nın 61.maddesine aykırı olduğu ortadadır; iptali gerekir.
VI.Sonuç :
l-5237 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun 21. maddesinin dördüncü fıkrasındaki"her ne suretle ve vasıta ile olursa olsun yapılacak diğer reklamlardanbelediye meclislerince düzenlenecek esas ve tarifelere göre resimalınmasına" ilişkin hükmün Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptalineoybirliğiyle,
2-Duruma göre iptal kararının yürürlük gününün ileriye bırakılmasına yerolmadığına Lûtfi Ömerbaş'ın karşıoyu ile ve oyçokluğiyle,
22/12/1970gününde Anayasa'nın 151. ve '152. maddeleri gereğince karar verildi.
Başkan
Hakkı Ketenoğlu
Başkanvekili
Lütfi ömerbaş
üye
Celalettin Kuralmen
Üye
Fazıl Uluocak
Üye
Sait Koçak
Üye
Avni Givda
Üye
Nuri Ülgenalp
Üye
Şahap Arıç
Üye
Recai Seçkin
Üye
Ahmet Akar
Üye
Halit Zarbun
Üye
Kâni Vrana
Üye
Muhittin Gürün
Üye
Şevket Müftügil
Üye
Ahmet H. Boyacıoğlu