ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı:1970/32
Karar Sayısı:1971/22
Karar Günü:23/2/1971
Resmi Gazete tarih/sayı:8.8.1971/13920
Davacı: Cumhuriyet Senatosunun 34 üyesi.
Dâvanınkonusu : Başkanvekillerinin Cumhuriyet Senatosunda tartışmalara katılamayacaklarınailişkin 24/3/1970 günlü Cumhuriyet Senatosu kararının, bir içtüzük düzenlemesiniteliğinde olduğu ve Anayasa'ya aykırı bulunduğu ileri sürülerek iptaliistenilmiştir.
B-Konu ile ilgili metinler :
a)Cumhuriyet Senatosu Genel Kurulunun dâva konusu 24/3/1970 günlü kararla kabulettiği önerge :
"...Başkan ve Başkanvekillerinin Yüce Cumhuriyet Senatosunda tartışmalara iştirakedemiyecekleri istikametinde carî tatbikatın Anayasa'ya ve İçtüzüğe uygunolduğunun oylanmasını arz ve teklif ederiz."
b)Cumhuriyet Senatosu İçtüzüğünün 56. maddesi şöyledir :
"Madde56- Söz isteyenler, isteyiş sırasına göre kayıt edilirler ve aynı sıra ilekonuşurlar.
Başkan,söz alanların adlarını sırasiyle kurula bildirir. (......)
Sonsöz Cumhuriyet Senatosu üyesinindir. (......)."
c)Dâvada dayanılan Anayasa hükümleri :
"Madde84- (.........) Başkanlar ve Başkanvekilleri, üyesi bulundukları siyasîpartilerin ve siyasî parti gruplarının Türkiye Büyük Millet Meclisinin içindeveya dışındaki faaliyetlerine ve görevlerinin yerine getirilmesini gerektirenhaller dışında, meclis tartışmalarına katılamazlar; Başkan oy kullanamaz.(......)."
"Madde85- Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Meclisler, çalışmalarını, kendi yaptıklarıiçtüzüklerin hükümlerine göre yürütürler. (...)."
"Madde88- Soru, genel görüşme, Meclis soruşturması ve Meclis araştırması her ikiMeclisin yetkilerindendir.
Meclisaraştırması, belli bir konuda bilgi edinilmek için yapılan incelemedenibarettir."
"Madde89- Gensoru yetkisi Millet Meclisinindir.
Milletvekillerinceveya bir siyasî parti grubunca verilen gensoru önergesinin gündeme alınıpalınmıyacağı, verilişinden sonraki ilk birleşimde görüşülür. (......)."
"Madde90- Başbakan ve bakanlar hakkında yapılacak soruşturma istemleri, Türkiye BüyükMillet Meclisinin birleşik toplantısında görüşülür ve karara bağlanır.(......)."
"Madde91- Kanun teklif etmeye, Bakanlar Kurulu ve Türkiye Büyük Millet Meclisiüyeleri yetkilidirler.
Üyeler,kendi tekliflerini her iki Meclisin komisyonlarında savuna bilirler."
C-İlk inceleme :
24/3/1970günlü Cumhuriyet Senatosu kararının niteliği :
CumhuriyetSenatosunun 24/3/1970 günlü 53. birleşiminde verdiği kararın, bir içtüzükdüzenlenmesi niteliğinde olup olmadığı ve işin esasının incelenmesinegeçilmesinin gerekip gerekmediği konulan, Anayasa Mahkemesinin 30/6/1970gününde ilk inceleme için yaptığı ve Lûtfi Ömerbaş, A. Şeref Hocaoğlu, FazlıÖztan, Celâlettin Kuralmen, Hakkı Ketenoğlu, Fazıl Uluocak, Sait Koçak, AvniGivda, Muhittin Taylan, İhsan Ecemiş, Ahmet Akar, Halit Zarbun, Ziya Önel,Mustafa Karaoğlu ve Muhittin Gürün'ün katıldığı toplantıda görüşülmüş ve kararabağlanmıştır.
Dâvakonusu Cumhuriyet Senatosu kararı, Başkan ve Başkan vekillerinin CumhuriyetSenatosunda tartışmalara katılamayacaklarını öngörmektedir.
Anayasa'nın85. maddesi, Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Meclislerin çalışmalarını, kendiyaptıkları içtüzük hükümlerine göre yürüteceklerini hükme bağlamıştır.
Meclisgörüşmelerini, Meclislerin çalışmaları dışında saymaya olanak bulunmadığı sözgötürmez bir gerçektir. Bu nedenle Cumhuriyet Senatosu içtüzüğü, Anayasa'nın85. maddesi hükümleri uyarınca, görüşmeler konusunda çeşitli düzenlemeleryapmış bulunmaktadır. İçtüzüğün 56. maddesi, bunun, başkasını aratmayacakderecede açık bir örneğini vermiş bulunuyor.
Yasamameclisleri İçtüzük hükümleri, esaslarım ve güçlerini Anayasa'dan alırlar.İçtüzük hükümlerinin Anayasa'ya aykırı olamıyacağı kuralı, bunun başlıcakanıtıdır.
CumhuriyetSenatosu İçtüzüğü, görüşmelerde izlenecek yolu düzenlerken, birleşime Başkanlıketmeyen ve üye sıralarında yer alan başkanvekillerinin, genel kuruldatartışmalara katılıp katılamayacaklarından söz etmemiş, başka bir deyimleAnayasa'nın 84. maddesinin konu ile ilgili hükmü doğrultusunda bir düzenlemeyapmamıştır. İçtüzükteki bu boşluk, Cumhuriyet Senatosu Genel Kurulunda,başkanvekilliği ile de görevlendirilmiş bulunan bir üyeye görüşmeyi yönetenBaşkan tarafından söz verilmemesi üzerine kendini göstermiş ve dâva konusukararın alınması ile giderilmiştir.
Başkanvekillerininbirleşime Başkanlık etmedikleri zamanlarda da tartışmalara katılamayacaklarınısaptayan Cumhuriyet Senatosunun bu kararının, genel kurul çalışmaları ileilgili bir içtüzük düzenlenmesi niteliğinde olduğunun kabulü gerekir.
Bunedenlerle 24/3/1970 günlü Cumhuriyet Senatosu kararının bir içtüzükdüzenlemesi niteliğinde bulunduğuna ve dosyanın eksiği olmadığından işinesasının incelenmesine 30/6/1970 gününde karar verilmiştir.
İhsanEcemiş, Cumhuriyet Senatosu kararının bir içtüzük düzenlemesi niteliğindeolmayıp, Anayasanın 84. maddesinin o birleşimde uygulanmasından ibaretbulunduğunu ileri sürerek bu görüşe katılmamıştır.
Ç-Esasın incelenmesi :
Dâvanınesasına ilişkin rapor, dâva dilekçesi, Anayasaya aykırılığı ileri sürülenCumhuriyet Senatosu kararı ve konu ile ilgili Cumhuriyet Senatosu tutanakları,dâvada dayanılan Anayasa hükümleri ile gerekçeleri ve bunlara ilişkintutanaklar, Cumhuriyet Senatosu içtüzüğünün ilgili hükümleri okunduktan sonragereği görüşülüp düşünüldü :
a)Cumhuriyet Senatosu Genel Kurulunda toplanan yetersayısının sağlanmış olupolmadığı sorunu :
Davacı,dilekçesinde, kararın Cumhuriyet Senatosu Genel Kurulu salt çoğunluğu (üyetamsayısı esasına göre) aranmaksızın verildiğini ileri sürmüştür.
CumhuriyetSenatosunda dâva konusu kararın alınmasını sağlayan Önerge, işarî usulle veüyelerin ayağa kalkmaları suretiyle oylanmış ve Başkan, Önergenin 16 ya karşı75 oyla kabul edildiğini bildirmiştir. Bu bildiriden her ne kadar oylamayakatılan üye sayısının 91 olduğu ve böylece Anayasanın 86. maddesinin öngördüğütoplanma yetersayısının sağlanmadığı sonucu çıkmakta ise de, oylama sırasındaüç üyenin ayağa kalkmadıkları, ancak önerge üzerindeki görüşlerini, oturduklarıyerden red doğrultusunda açıkladıkları tutanaktaki sözlerinden anlaşılmış veböylece 94 üyenin oylarını açıkladığı belli olmuştur.
CumhuriyetSenatosu üye tam sayısı 183 olduğuna göre toplanma yetersayısı böylece gerçekleşmişbulunmakta ve dâvanın bu yöne ilişkin bölümünün reddi gerekmektedir.
b)24/3/1970 günlü Cumhuriyet Senatosu kararının esas yönünden Anayasa'ya aykırıolup olmadığı sorunu :
Anayasa,Yasama Meclisleri Başkan ve Başkanvekillerinin görüşmelerde tarafsız kalmalarımöngörmüş ve bu konuyu 84. madenin üçüncü fıkrasında yer alan "Başkanlar veBaşkanvekilleri, üyesi bulundukları siyasî partilerin veya siyasî partigruplarının Türkiye Büyük Millet Meclisinin içinde ve dışındaki faaliyetlerineve görevlerinin yerine getirilmesini gerektiren haller dışında, meclistartışmalarına katılamazlar; Başkan oy kullanamaz." hükümleriylesaptanmıştır.
Başkanvekillerinin,oturumlara Başkanlık etmedikleri zamanlarda da Meclis tartışmalarınakatılamamaları, onları yasama meclisi üyesi olmalarından gelen asıl hak veyetkilerini kullanma olanağından yoksun bırakmak demek olur ki böyle bir tutum,Anayasa'nın 88., 89., 90.-ve 91. maddeleriyle bağdaştırılamaz. Bu maddeler,Yasama Meclisleri üyelerini denetimde bulunma, kanun teklif etmek hak veyetkileriyle donatmış bulunmaktadır. Bu hak ve yetkilerin, sürekli olarakBaşkanvekillerinden alınması, onları, öteki üyeler yanında, bu yönlerden, adetakısıtlı bir duruma düşürür. Anayasa koyucusu, böyle bir durumu öngörmüş olsaidi bunu açık ve kesin bir hükümle sağlama yolunu tutardı.
Öteyandan dâva konusu karara göre, Başkanvekilliği ile de görevlendirilmiş bulunanbir Yasama Meclisi üyesi, toplanma yetersayısının aranmasında hesaba,görüşmeler sonunda oylamaya katılacak, fakat tartışmalara katılıp kendigörüşünü açıklayamayacaktır. Bundan da oy kullanmasının - hele açık oylamayabaşvurulduğunda onun tarafsızlığını bozmayacağı, vereceği oy doğrultusundakonuşmasının ise tarafsızlığını bozacağı gibi çelişik bir sonuç çıkar.
BirleşimeBaşkanlık etmeyen bir Başkanvekilinin, açık ve kesin bir Anayasa hükmü dışında- hiç bir gücün kendisinden ayıramıyacağı üyelik sıfatiyle yapacağı konuşmanın,genel kurul üzerinde öteki üyelerinkinden ayrı ve üstün tutulması gereken biryetki yaratacağından ve bu nedenle de onun üyelik hak ve yetkilerini daraltmagereğinden söz edilemez.
Yasahükümlerine, çelişki yaratmayacak doğrultuda anlam vermenin yeğ tutulmasındakiolumlu nitelik de gözden uzak bulundurulmamalıdır.
Bunedenlerle Anayasa'nın 84. maddesindeki birleşimi yöneten başkanvekillinintaraf tutmasını ve dolayısiyle görüşmeleri etkilemesini önlemek ve görüşmelerintarafsız yürütülmesi kuralına gölge düşürmemek ereği güden veBaşkanvekillerinin, görevlerinin yerine getirilmesini gerektiren haller dışında,Meclis tartışmalarına katılamıyacaklarını saptayan hükmün, onların eylemiolarak birleşimlere Başkanlık ettikleri zamanlarla sınırlı bulunduğunun veBaşkanlığını yapmadıkları birleşimlerde tartışmalara katılmalarınıengellemediğinin kabulü ve Cumhuriyet Senatosu Genel Kurulunun buna aykırıdüşen 24/3/1970 günlü kararının iptali gerekir. Başkan Hakkı Ketenoğlu veüyelerden Celâlettin Kuralmen, İhsan Ecemiş ve Halit Zarbun bu görüşekatılmamışlardır.
Sonuç:
1-Cumhuriyet Senatosu Genel Kurulunun, "Başkan ve BaşkanvekillerininCumhuriyet Senatosunda tartışmalara katılamayacakları yolundaki uygulamanınAnayasa ve içtüzüğe uygun olduğunun oylanması" hakkındaki önergeninkabulüne dair 24/3/1970 günlü 53. birleşiminde verilen ve içtüzük düzenlemesiniteliğinde görülen kararın şekil yönünden Anayasa'ya aykırı olmadığınaoybirliği ile;
2-Dâva konusu Senato Genel Kurulu kararının, Anayasa'ya aykırı olduğuna veiptaline Hakkı Ketenoğlu, Celâlettin Kuralmen, İhsan Ecemiş ve Halit Zarbun'unkarşı oylariyle ve oyçokluğu ile;
23/2/1971gününde karar verildi.
Başkan
Hakkı Ketenoğlu
Üye
Celâlettin Kuralmen
Üye
Sait Koçak
Üye
Avni Givda
Üye
Nuri Ülgenalp
Üye
Muhittin Gürün
Üye
İhsan Ecemiş
Üye
Recai Seçkin
Üye
Ahmet Akar
Üye
Halit Zarbun
Üye
Kâni Vrana
Üye
Muhittin Gürün
Üye
Lütfi Ömerbaş
Üye
Şevket Müftügil
Üye
Ahmet H. Boyacıoğlu
KARŞIOYAÇIKLAMASI
Anayasa'nın84. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "Başkanlar ve Başkan vekilleri,üyesi bulundukları siyasî partilerin veya siyasî parti gruplarının TürkiyeBüyük Millet Meclisinin içinde veya dışındaki faaliyetlerine ve görevlerininyerine getirilmesini gerektiren haller dışında, Meclis tartışmalarınakatılamazlar." hükmü yasama meclislerinin Başkan ve Başkanvekillerinintarafsızlığını sağlamak maksadiyle konulduğu ortadadır. Bu hükümdeki(Tartışmalara katılamama) durumunun bunların yalnız fiilen bir oturumabaşkanlık yaptıkları hallerde söz konusu olabileceği ve oturuma başkanlıketmedikleri zamanlarda tartışmalara katılabilecekleri anlamını çıkarmaya hükmünmetni müsait olmadığı gibi amacı bakımından da böyle bir anlayışın çokdaraltıcı bir sonuç doğuracağı da açıktır.
İncelenenfıkrada geçen Başkanlar ve Başkanvekilleri sözleriyle bir oturuma başkanlıkeden (Başkan) değil, doğrudan doğruya meclislerden her hangilerinin başkanı vebaşkanvekili sıfatını taşımakta olanlar kasdedilmiştir. Anayasa'ya, Meclislerintüzüklerine ve uygulamaya göre oturuma başkanlık edene, ister Başkan olsunister Başkanvekili olsun yalnızca Başkan denilmektedir. Buna göre, MeclislerinBaşkanları ve Başkanvekilleri, bu sıfatlarından ileri gelen bir görevin yerinegetirilmesini gerektiren haller dışında, Başkan veya Başkanvekili sıfatınıtaşıdıkları sürece, meclislerin tartışmalarına katılamıyacaklar demektir.
MeclislerinBaşkan ve Başkanvekillerinin, bir oturma başkanlık etmedikleri zaman meclistartışmalarına - görevlerinin yerine getirilmesini gerektiren haller dışındakatılamamaları onların Yasama Meclisi üyesi olmalarından ileri gelen hak veyetkilerini kullanmaktan yoksun bırakacağı ve böyle bir durumun ise Anayasa'nın88., 89., 90. ve 91. maddeleri ile bağdaşmıyacağı görüşüne katılmak mümkündeğildir. Çünkü, bir heyeti teşkil eden üyelerden bazılarına, yine o heyetinçalışmalarının gereği olarak, özel bir sıfat ve görev verilmiş ise bunlarıngörevlerini yapma, haklarım ve yetkilerini kullanma bakımından diğerlerindenfarklı olabilmeleri hukukta pek çok rastlanan, olağan ve çoğu zaman zaruri birdurumdur. Bu bakımdan Anayasa'da da, yukarıda değinilen amaçla, görevlerinimeclislerin Başkan ve Başkanvekili olarak yerine getirmekte bulunanlar içintartışmalara katılma konusunda diğer üyelerden farklı bir hüküm konulmuşbulunmaktadır. Anayasa'nın hükümleri arasında bir çelişme düşünülemeyeceğinden,inceleme konusu hükmün kendi özelliği ve konuluş amacı gözönünde tutularakyorumlanması gerekir.
Öteyandan, meclislerin Başkan ve Başkanvekillerinin bir oturuma başkanlıkedemedikleri zaman oy kullanabilmelerine bakarak tartışmalara dakatılabilecekleri sonucu çıkarılamaz. Çünkü, oy verme durumu ile tartışmalarakatılma durumu etki ve tarafsızlık bakımından aynı ölçü ve nitelikte haller değildir.Tartışmada kendi düşünce, görüş ve kanısını, daha başlangıçta ve ayrıntılıolarak açıklama olanağından başka bunları, başkanlarına da kabul ettirme, onlarüzerinde etki yapma çabası da açıktır. Oy kullanmada ise bu ölçüde etki veaçıklık söz konusu değildir.
Bunedenlerle kararın 2 sayılı bölümüne karşıyız.
Üye
Hakkı Ketenoğlu
Üye
Halit Zarbun
Üye
İhsan Ecemiş