ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas sayısı:1970/36
Karar sayısı:1970/50
Karar günü:24/12/1970
Resmi Gazete tarih/sayı:4.5.1971/13826
İtirazyoluna baş vuran : Bahçe Asliye Hukuk Mahkemesi
İtirazınkonusu: Devlet Su işleri Umum Müdürlüğü Teşkilât ve Vazifeleri hakkındaki 18Aralık 1953 günlü, 6200 sayılı Kanunun 49. maddesi mahkemece Anayasa'nın 132.maddesine ve eşitlik ilkesine aykırı görülmüş ve yine Anayasa'nın 151.maddesine dayanılarak iptal istemiyle Anayasa Mahkemesine baş vurulmuştur.
I.Olay :
DevletSu işleri Genel Müdürlüğünce kamulaştırma bedelinin indirilmesi istemiyleaçılan ve Bahçe Asliye Hukuk Mahkemesinin 1969/430 esas sayısını alan dâvanınduruşması sırasında davacı vekili 6200 sayılı Kanunun 49. maddesindeki muaflıkhükmü uyarınca dava için harç yatırılmadığını açıklamış mahkeme bu maddeyiAnayasa'ya aykırı görerek Anayasa Mahkemesine, başvurulmasına ve dâvanınbekletilmesine 18/3/ 1970 gününde karar vermiştir.
III.Yasa metinleri :
1.İtiraz konusu hüküm :
25Aralık 1953 günlü, 8592 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Devlet Su işleri UmumMüdürlüğü Teşkilât ve Vazifeleri hakkındaki 18/12/ 1953 günlü, 6200 sayılıKanunun Anayasa'ya aykırılığı ileri sürülen 49. maddesi (Üçüncü Tertip Düsturun35. cildinin 105. sayfasında yazılı olduğu üzere) şöyledir:
(Madde49- Umum Müdürlüğün varidatı kurumlar vergisinden ve muameleleri her türlüyargı, resim ve harçtan muaftır.)
2-Dayanak olarak ileri sürülen Anayasa hükümleri :
6200sayılı Kanunun 49. maddesinin Anayasaya aykırı olduğu görüşünü desteklemek üzeremahkemece ileri sürülen Anayasa'nın 132. maddesinin birinci fıkrası ve eşitlikilkesine ilişkin 12. maddesi aşağıdadır.
(Madde132/1- Hâkimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasa'ya, kanuna, hukuka vevicdanî kanaatlarına göre hüküm verirler.)
(Madde12- Herkes, dil ,ırk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç din ve mezhepayırımı gözetilmeksizin, kanun önünde eşittir.
Hiçbirkişiye .aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.)
IV.İlk inceleme :
AnayasaMahkemesi İçtüzüğünün 15. maddesi uyarınca 3/7/1970 gününde Lütfi Ömerbaş, A.Şeref Hocaoğlu, Fazlı Öztan, Celâlettin Kuralmen, Hakkı Ketenoğlu, FazılUluocak, Sait Koçak, Avni Givda, Muhittin Taylan, ihsan Ecemiş, Ahmet Akar,Halit Zarbun, Ziya Önel, Mustafa Karaoğlu ve Muhittin Gürün'ün katılmaları ileyapılan ilk inceleme toplantısında dosyanın eksiği bulunmadığı anlaşıldığındanişin esasının incelenmesi oybirliği ile kararlaştırılmıştır.
V.Esasın incelenmesi :
İtirazınesasına ilişkin rapor, mahkemenin 24/6/1970 günlü, 1969/ 430 sayılı yazısınabağlı gerekçeli karar ve ekleri, Anayasa'ya aykırılığı ileri sürülen hüküm,Anayasa'ya aykırılık görüşüne dayanaklık eden Anayasa maddeleri; bunlarlailgili gerekçeler ve başka yasama belgeleri; konu ile ilişkisi bulunan ötekimetinler okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü :
l-İnceleme konusunun sınırlandırılması :
İtirazyoluna başvuran mahkemenin bakmakta olduğu dâvada davacı Devlet Su İşleri GenelMüdürlüğü, 6200 sayılı Kanunun 49 uncu maddesinde yer alan ve Genel Müdürlüğünişlemlerini "her türlü harçtan muaf tutan" hükme dayanarak harçödemekten kaçınmıştır. 49. madde, ancak davacının harç yatırmaması dolayısiylesöz konusu olduğuna göre, mahkeme 49. maddenin tümünü değil bu maddenin harçmuaflığına ilişkin hükmünü uygulama durumundadır. Anayasa'nın 151. ve 22-4-1962günlü, 44 sayılı Kanunun 27, maddeleri uyarınca mahkemeler ancak bakmaktaoldukları dâvalarda uygulanacak hükümleri Anayasa'ya uygunluk denetimi içinAnayasa Mahkemesine getirebilirler. O halde inceleme konusunun, beliren durumagöre, sınırlandırılması gerekir.
Bunedenlere dayanılarak Bahçe Asliye Hukuk Mahkemesinin itirazı dolayısiyleAnayasa Mahkemesince esas yönünden incelenecek konunun 6200 sayılı Kanunun 49.maddesinin Devlet Su işleri Genel Müdürlüğünün işlemlerini her türlü harçtanmuaf tutan hükmü ile sınırlandırılmasına 24/12/1970 gününde oybirliğiyle kararverilmiştir.
2-İnceleme konusu hükmün dâvalara ilişkin harçları da kapsayıp kapsamadığı sorunu:
Sınırlamakararından sonra inceleme konusu hükmün dâvalara ilişkin harçları, bir başkadeyimle yargı harçlarını da kapsayıp kapsamadığı sorunu ortaya atılmış ve bukez görüş ayrılığı belirdiğinden sorunun incelenmesi ve çözümlenmesigerekmiştir.
6200sayılı Kanunun 49. maddesinde aynen "Umum Müdürlüğün... muameleleri hertürlü ......... harçtan muaftır." diye yazılıdır. Aynı kanunun 1. maddesiuyarınca katma bütçeli bir tüzel kişi olan Devlet Su işleri Genel Müdürlüğününişlemleri sırasında ve işlemleri yüzünden davacı veya dâvâlı durumuna gelmesiolağandır. Davacı veya dâvâlı olmak ve bu durumların gereklerim yerine getirmekelbette ki bir tüzel kişinin (49. maddedeki deyimle) başlıca"muamele"leri arasında yer alır. Nitekim Genel Müdürlüğe ilişkindâvalarla icra işlerini her evresinde takip etmenin bir görev olarak 6200sayılı Kanunla Devlet Su işleri Hukuk Müşavirliğine verilmiş bulunması (Madde14) bu konudaki işlerin Genel Müdürlüğün "muamele" leri kapsamınagirdiğini, teyit eylemektedir.
Aslındasorun Devlet Su İşlerinin yargı harçları muaflığından yararlanıpyararlanamayacağı değil 6200 sayılı Kanunun 49. maddesindeki harç muaflığıhükmünün hukukî değer ve uygulanma olanağı taşıyıp taşımadığıdır. Bir başkadeyimle Devlet Su İşleri bu hükme dayanarak ya yargı harçları muaflığından dayararlanacak; yahut da harç bakımından hiçbir muaflıktan yararlanamayacak vehüküm ölü doğmuş olacaktır. Çünkü bilindiği üzere harç, yasada yazılı belirlimercilerin yasaya dayanarak yaptıkları belirli işlemler için ilgililerin yineyasada yazılı tarifelere göre yerine getirmek zorunda bulundukları akçalı biryükümdür. 2/7/1964 günlü, 492 sayılı Kanunun 1. maddesiyle harç kapsamınaalınan dokuz konudan hiçbiri bu yönden ötekine göre değişik durumda değildir.Söz gelimi yargı harçları da, tapu ve kadastro harçları da, trafik harçları dayasada belirtilen mercilerin harç tarifelerine giren birtakım işlemlerindendolayı yine bu mercilerce ödetilen paralardır.
Ancakbu işlemler hiç bir vakit kendiliğinden oluşmaz; harç konusu işleminyapılmasını isteyen veya tutumu, davranışı ile böyle bir işleme yol açan birilgilinin varlığı, yani görevli merciin yapacağı işlemle gerçek veya tüzel kişiarasında bağlantı bulunması şarttır. İşte bu bağlantı o kişiye ilişkin"muamele" yi oluşturur. 6200 sayılı Kanunun 49. maddesiyle GenelMüdürlüğün muamelelerine harç muaflığı tanıdığı; oysa yargı harçlarınınmahkemelerin ve icra dairelerinin yaptıkları işlemlerden doğduğu; onun için demuaflık kapsamı dışında kaldığı yolunda bir görüş yukarıda da değinildiği üzereharç konusu işlemlerin tümü için geçerli olmak gerekir. Böyle olunca da kanunkoyucunun 49. maddedeki hükmü Devlet Su işleri Genel Müdürlüğüne harç muaflığıtanımak için değil yalnızca tanımış görünmek üzere tedvin ettiği yahut dahukukî değeri ve uygulanma olanağı bulunmayan bir buyruğa yasa içinde yerverdiği gibi bir sonuç kendiliğinden ortaya çıkar ki kanun yapıcıya böyle birtutumu yaraştırmanın yasama, kavramı ile bağdaşır yönü olamaz.
Öteyandan harç alınmaması kişiler bakımından ise "muaf", işlemlerbakımından ise "istisna" terimlerinin kullanılması herkesçe bilinenve güdülen ereğe de uygun bir anlatım tarzıdır. Nitekim 492 sayılı kanunda dabu deyimlere yer verilmiştir. Söz gelimi yargı harçlarına ilişkin BirinciKısımda 13. madde harçdan müstesna işlemleri, 14. madde ise harçtan muaf olankişileri açıklamaktadır. 6200 sayılı kanunun 49. maddesinde "istisna"dan değil "muaf" lıktan söz edilmiştir. Böyle olunca da hükmün harçmuaflığının Genel Müdürlüğün "muamele" lerine değil doğrudan doğruyaGenel Müdürlüğe yöneldiği yolunda anlaşılmaya ve konuyu bu yoldan daaydınlatmağa elverişli bulunduğu düşünülebilir.
Sonolarak 49. maddedeki "her türlü ............... harç" deyiminin demuaflık hükmünün kanunla harca bağlanan bütün konulan ve bu arada da yargıharçlarım kapsadığım ayrıca teyit eylediğine ve 492 sayılı kanunun 132.maddesiyle özel kanunlardaki harç muaflık ve istisnalarının saklı tutulduğunaişaret edilmesi yerinde olacaktır.
Yukarıdanberi açıklananlarla vanlan sonuç şudur : inceleme konusu muaflık hükmü yargıharçlarını da kapsamaktadır. Kani Vrana, Şevket Müftügil ve Ahmet H. Boyacıoğlubu görüşe katılmamışlardır.
3-İnceleme konusu hükmün Anayasa'ya aykırı olup olmadığı sorunu :
İtirazyoluna başvuran mahkeme Anayasa'ya aykırılık görüşünde özellikle Anayasa'mn132. maddesinin birinci fıkrasına dayanmakla birlikte gerekçesinde eşitlikilkesine de dokunmuş olduğundan önce bu yön üzerinde durulacaktır.
6200sayılı Kanunun 1.'maddesine göre Devlet Su işleri Genel Müdürlüğü yerüstü veyeraltı sularının zararlarım önlemek ve bunlardan çeşitli yönleriyleyararlanmak ereğini güden, tüzel kişiliği ve katma bütçesi olan bir kuruluştur.Gerek bu madde gerekse görev ve yetkileri ayrıntılariyle açıklayan 2. maddekuruluşun, gördüğü işlerin kamu hizmeti niteliğinde ve bu hizmetler bakımındanAnayasa'nın 10. ve 41. maddelerinin Devlete yüklediği iktisadî ve sosyal ödevlerinbir bölümünün yerine getirilmesi ile görevlendirilmiş olduğunda kuşkubırakmamaktadır. Genel Müdürlüğün gelirleri arasında "Devlet Bütçesindenyapılacak yardımlar" da yer almıştır. (Madde 38) Devlet Su işlerinin 1970yılı Bütçe Kanununda (30/5/1970 günlü, 1277 sayılı Kanun) Hazine yardımı2,815,461,292 genel toplamlı gelirler arasında 2,461,854,290 liradır. Demek kiidarenin başlıca gelir kaynağı Hazine yardımıdır.
Özetlemekgerekirse; yukarıda açıklananlarla da belirlendiği üzere, Devlet Su işleri idaresiDevlet görevlerinden belli bir bölümünün bu görevlere ilişkin Devletgelirleriyle birlikte genelbütçeden ayrılarak katma bütçeli bir kamu tüzelkişiliği biçiminde örgütlenmesiyle oluşmuştur. Başka deyimle bu kuruluş Devletkesiminin kendine özgü bütçesi olan bir bölümünü teşkil etmekte ve giderlerininbüyük kısmı da Hazine yardımı ile karşılanmaktadır.
12.maddenin birinci fıkrası hükmü incelendikte görülecektir ki Anayasa'nın mutlakolarak yasaklandığı gerçek kişilerin kanun karşısında dillerine, ırklarına,cinsiyetlerine, siyasî düşüncelerine, felsefî inançlarına, din ve mezheplerinegöre farklı muamele görmeleridir. Bunların dışında kanun önünde eşitlik ancakniteliklerde benzerlik halinde söz konusu olabilir. Devlet Su işleri GenelMüdürlüğünün yukarıda belirtilen bünyesine göre bu kuruluşla öteki yargı harcıyükümlüleri arasında bir nitelik benzerliği yoktur. Genel Müdürlüğe tanınanmuaflık esasen en büyük bölümünü Devletin sağladığı gelirin tümünün kuruluşungördüğü kamu hizmetine yönetilmesi ereğini gütmekte; kamu yararına, başkadeyimle haklı nedene dayanmaktadır. Şu duruma göre kuruluşa Anayasa'nın 12.maddesinin ikinci fıkrasının yasakladığı çeşitten bir imtiyaz tanındığından dasöz edilmesinin yeri olamaz. Öte yandan muaflığın bir davada Devlet Su işleriGenel Müdürlüğünün karşısında bulunan kimselerin haklanın zedeleyici bir yönüde yoktur. Çünkü Devlet yalnızca Genel Müdürlüğün ödemek zorunda kalacağıyargılama harçlarından vazgeçmiş bulunmakta; ve muaflık hükmü haklı çıkmasıhalinde, uygulamalarda da gördüğü üzere, karşı tarafın yaptığı giderleri kanunçerçevesi içinde geri almasını engellememektedir.
İncelemekonusu hükmün Anayasa'nın 132. maddesinin birinci fıkrasına aykırı olduğuiddiasına gelince : Bu fıkra hâkimlerin görevlerinde bağımsız olduklarını;hüküm verirken kendilerini yalnızca Anayasa'nın, kanunun, hukukun ve vicdanîkanaatlarının bağlayacağını belirlemektedir. Bir mahkemenin, hüküm verirkenuymak zorunda kaldığı yasalar yalnızca Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunundanibaret değildir. Dâvanın konusuna ilişkin ve anlaşmazlığı çözmeye yararlı tümyasaları, hâkim gözönünde tutmak ve uygulayacağı kanun hükümlerini başkakanunların getirdiği değişikliklerle birlikte değerlendirmek zorunluğundadır.Olayda 6200 sayılı yasa da uygulanması gerekli bir kanun olarak mahkemeyibağlar ve bu bağlılık Anayasa'nın 132. maddesinin birinci fıkrasına aykırıdüşmek şöyle dursun, o fıkradaki buyruğun bir gereği ve sonucu olarak ortayaçıkar, Kaldı ki mahkeme Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 413., 416. ve 417.maddelerini, yalnızca 6200 sayılı Kanunun 49. maddesindeki muaflık hükmünü,yani Devlet Su İşleri Genel müdürlüğünden yargı harcı alınamıyacağını gözönündetutarak uygulayabilme durumunda da bulunmaktadır.
Özetlenecekolursa : 6200 sayılı Kanunun 49. maddesinin Devlet Su işleri Genel Müdürlüğüişlemlerini her türlü harçtan muaf tutan hükmü Anayasa'ya aykırı değildir veitirazın reddi gerekir.
VI.SONUÇ :
l-Sınırlandırma karan uyarınca inceleme konusu yapılan 6200 sayılı Kanunun 49.maddesindeki Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü işlemlerinin her türlü harçtanmuaf bulunduğuna ilişkin hükmün yargı harçlarını da kapsadığına Kani Vrana,Şevket Müftügil ve Ahmet H. Boyacıoğlu'nun karşı oylariyle ve oyçokluğu ile;
2-İtiraz ve inceleme konusu hükmün Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazınreddine oybirliğiyle;
24/12/1970gününde karar verildi.
Başkan
Hakkı Ketenoğlu
Başkanvekili
Lütfi ömerbaş
üye
Celalettin Kuralmen
Üye
Fazıl Uluocak
Üye
Sait Koçak
Üye
Avni Givda
Üye
Nuri Ülgenalp
Üye
Şahap Arıç
Üye
Recai Seçkin
Üye
Ahmet Akar
Üye
Halit Zarbun
Üye
Kâni Vrana
Üye
Muhittin Gürün
Üye
Şevket Müftügil
Üye
Ahmet H. Boyacıoğlu
KARŞIOYYAZISI
"620sayılı Devlet Su işleri Umum Müdürlüğü Teşkilât ve Vazifeleri HakkındaKanun" un 49. maddesinde, "Umum Müdürlüğün varidatı kurumlarvergisinden ve muameleleri her türlü vergi, resim ve harçtan muaftır"hükmü yer almıştır.
1-Vergi, resim ve harç gibi yükümler yükleyen yasa hükümlerinin, yorum yoluylagenişletilme veya istisna yahut muaflık getiren madde kapsamlarına aynı suretleanlamlar verilerek geniş bir alanda uygulanma olanağının bulunmadığı hukukunbilinen kurallarındandır. Gerçekten 492 sayılı Harçlar Yasasının 13. maddesi,işlemleri harçtan müstesna; 14. maddesi de kişileri harçtan muaf tutmuştur. 49.maddede genel kuraldan ayrılma açıkça "muameleler" bakımındanöngörüldüğüne göre, "muaf" sözcüğünden hareket olunarak, bu ayrıcalığıngenel müdürlüğün uhdesine kanunen verilmiş görev ve ödevlerin yerinegetirilmesine ait muamelelerden başka hükmi şahsiyet olmanın tabiî sonucubulunan tasarruf ve işlemleri de kapsadığı ileri sürülemez. Şayet 49. maddeböyle bir amaç gütmüş ve Genel Müdürlüğün hükmi şahıs olması bakımındanyapabileceği bütün muameleleri de harç, resim ve vergi muafiyeti içinde mütalâaetmiş olsaydı, aynı yasanın geçici ikinci maddesi ile, genel müdürlüğün diğerhukukî muamelâtı için ayrıca harç ve resimden muafiyet hükmü getirmezdi. 49.maddenin, geniş bir şekilde anlaşılması, geçici 2. maddeyi gereksiz halegetirir kir, bu da 49. madde ile güdülen amacın genel müdürlüğün kanun ilekendisine verilen ödev ve görevleri yerine getirme hususundaki muamelelerininharçtan müstesna tutulduğunu açıkça ortaya koymaktadır.
2-Anayasa'nın 31. maddesine göre, herkes, meşru bütün vasıta ve yollardanfaydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya dâvâlı olarak, iddiave savunma hakkına sahiptir. Genel Müdürlük, hakkını veya menfaatini ihlâl edenişlem ve davranışlara karşı adlî veya idarî yargı mercilerinde dâva açma yolunagidebilir. Genel Müdürlüğün bu safhada dâva açmaya ve dâva dilekçesidüzenlemeye yönelen işlemleri, iç bünyede cereyan eden muamelelerdendir, veesasen bu gibi iç bünye muameleleri bizatihi harca da tabiî değildir. Diğertaraftan dâva dilekçesinin kaydı ameliyesi ile başlayıp hüküm ile sona eren veböylece muhtelif usulî safha ve işlemlerden oluşan dâva mefhumunu, genelmüdürlüğün muamelesi veya iç bünye işleminin devamı saymaya da hukuken imkânyoktur. Öyleyse bir dâvanın harçtan muaf olup olmadığı yasanın açık hükmü ileanlaşılır. Gerçekten 492 sayılı Harçlar Yasası'nın 125. maddesi diğerkanunların özel harç bağışıklığı hükümlerini saklı tutmuş ise de, 6200 sayılıYasa'nın sözü edilen 49. maddesi, dâva harçları yönünden ayrık bir hükümgetirmiş değildir.
3-49. maddede "her türlü" deyiminin yer almış olması genel müdürlüğeher türlü harç bağışıklığını veremez. Eğer "her türlü......... harç"deyimi içine taşınmaz malların devri ve ferağ harçları da dahil idi ise,yukarıda da açıklandığı üzere geçici ikinci madde ile getirilen harç muafiyetihükmünün ayrıca konulması sebebi izah olunamaz.
Bütünbu hususlar, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından açılan istimlâkbedelinin tenkisi dâvasında 49. maddenin uygulanma yeri olmadığını açıkçaortaya koymaktadır. Oysaki Anayasa'nın 151. maddesi uyarınca bir dâvayabakmakta olan mahkeme, o dâvada uygulanacak kanun hükmünü Anayasa'ya aykırıgörmesi halinde itiraz yolu ile işi Anayasa Mahkemesine getirebilir. 49.maddenin bu dâvada uygulanma yeri bulunmadığı ve yapılan itirazın görevnoktasından reddi gerekeceği kanaati ile 24/12/1970 günlü kararın l No. lubendinde açıklanan "sınırlandırma kararı uyarınca inceleme konusu yapılan6200 sayılı Kanunun 49. maddesindeki Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğüişlemlerinin her türlü harçtan muaf bulunduğuna ilişkin hükmün yargı harçlarınıda kapsadığı" yolundaki çokluk görüşüne karşıyız.
Üye
Kani Vrana
üye
Ahmet H. Bayacıoğlu
KARŞIOYYAZISI
6200sayÛı Kanunun 49. maddesinde : "Umum Müdürlüğün varidatı KurumlarVergisinden ve muameleleri her türlü vergi, resim ve harçtan muaftır"denilmektedir, iptali istemine konu olan iş, maddenin mahkeme harçları yönündenUmum Müdürlüğe bir muaflık tanıyıp tanımadığı noktasında toplanmaktadır.Mahkememizce işe el koyabilmek için, herşeyden önce, Anayasa'nın 151. ve 44sayılı Kanunun 27. maddesinin birinci fıkrasında açıklanan hukukî durumungerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti gerektir. Yani dâvaya bakan mahkemenin6200 sayılı Kanunun 49. maddesini uygulama durumunda olup olmadığı incelenmelive sonucuna göre gerekli karar verilmelidir. Gerçekten 6200 sayılı Kanunun 49.maddesinde Umum Müdürlüğün muamelelerinin harçtan muaf olduğu belirtilmektedir.Harca konu olan işte bu tüzel kişiliğin muamelesi yoksa, bunun sonucu olarak49. maddenin uygulanması mahkemece söz konusu edilemiyecek, dolayısiyleAnayasa'nın 151. ve 44 sayılı Kanunun 27. maddesinde öngörülen dâva şartıgerçekleşmiyecektir.
6200sayılı Kanunun 49. maddesinde sözü edilen muamele, Devlet Su İşleri GenelMüdürlüğünün hukukî muameleleridir. Doktrinde : "Hukukî muamele; usulcetaraf tanınan bir veya birkaç kişinin, bir hakkın veya bir hukuk ilişkisinintesisi, değiştirilmesi veya kaldırılması sonucuna matuf iradeaçıklamalarıdır" diye tanımlanmaktadır. (Bakınız: A. Siegwart - A. VonTarh : Allgemeiner Teildeş Schweizerischen Obligatio-nen-rechts, 1942 Zürich,sahife 133). Şu halde Umum Müdürlüğün münferiden veya hasım ya da ortakmevkiinde olan kişi ile müştereken, bir hakkı veya hukukî ilişkiyi tesisetmeleri veya değiştirmeleri ya da ortadan kaldırmaları amacım güden iradebeyanlarının varlığı gereklidir. Genel Müdürlüğün ihtilaflı olan bir meseleyimahkemeye getirmesi muhakkak ki açıklanan anlamda bir hukukî muameledir. 492sayılı Harçlar Kanuna bağlı (1) sayılı tarifede yazılı başvurma harcınınödenmesi bu nedenle söz konusu olamaz. Fakat mahkemeye başvurulmasından sonramahkemece verilen karar veya ilâmın, taallûk ettiği harçtan muaf sayılmasına imkânyoktur. Çünkü bu karar veya ilâm Genel Müdürlüğün bir hukukî muamelesi değil,mahkemenin muamelesidir. Mahkeme kendisine taraflarca getirilen ihtilaflımeseleyi, tarafları dinleyerek, fakat onların iradeleri ile asla bağlı olmadanbir çözüm şekline bağlar. Bu çözüm şeklim tespit eden ilâm taraflarınmuameleleri olmak niteliğinden yoksundur. Yukarıda açıklandığı üzere, hukukîmuamele, tarafların serbest iradelerine dayanmaktadır. Karar veya ilâm, GenelMüdürlüğün serbest iradesiyle meydana gelen bir hukukî muamele olmaktanuzaktır. Şu halde Genel Müdürlük, mahkeme karar veya ilâmının gerektirdiğiharcı ödemekle yükümlüdür. Çünkü muaflığı tespit eden 6200 sayılı Kanunun 49.maddesinde, Genel Müdürlüğün kendi muamelelerinden harç ödemekle yükümlüolmadığı belirtilmiştir. Meselâ Borçlar veya ticaret veya sair kanunlardayazılı sözleşmelerin veya düzenlenmesi öngörülen belgelerin gerektirdiğiharçları Genel Müdürlük ödemeyecektir. Çünkü bütün bu sözleşme veya belgelerGenel Müdürlüğün serbest iradesi mahsulü olarak düzenlenmektedir. Oysa çoğunlukkararı taraflarına serbest iradesi dışında mahkemece verilen karar veilâmlardan dahi Genel Müdürlüğün harç ödemekle yükümlü tutulamayacağı esasınıbenimsemiş ve bu esastan hareketle maddenin Anayasa'ya aykırı olmadığı sonucunavarmıştır. Genel Müdürlük muamelesi olmıyan bir işte 49. maddenin uygulanmasısöz konusu olamaz, ve dolayısiyle Anayasa'nın 151. ve 44 sayılı Kanunun 27.maddesi uyarınca mahkemenin dâvada uygulayabileceği bir hükmün varlığı kabuledilemez. Hâl böyle olunca dâva açmaya yetkisi bulunmıyan mahkemeninbaşvurmasının bu nedenle reddi gerekir.
Yukarıdaaçıklanan nedenlerle çoğunluk kararının 2 numaralı bendinde yazılı gerekçeyekatılmıyorum.
Üye
Şevket Müftügil