ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı:1970/40
Karar Sayısı:1971/73
Karar günü:19/10/1971
Resmi Gazete tarih/sayı:2.7.1972/14233
İptaldâvasını açan : Türkiye İşçi Partisi
Dâvanınkonusu : 22 Nisan 1970 günlü, 13478 sayılı Resmî Gazetede yayımlaman "25/5/1961gün ve 306 sayılı Milletvekili Seçimi Kanununun 9 uncu maddesinin 9 uncubendinin yürürlükten kaldırılması" hakkında 1249 sayılı Kanunun tümünün,Anayasa'nın 8 inci, 68 inci, geçici 11 inci maddelerine ve 156 ncı maddesiaracılığı ile başlangıç bölümündeki ilkelere aykırılığı öne sürülerek iptaliistenilmiştir.
II-METİNLER :
a)İptali istenilen kanun hükmü :
22Nisan 1970 günlü, 13478 sayılı Resmî Gazete'de yayınlanan "25/-5/1961 günve 306 sayılı Milletvekili Seçimi Kanununun 9 uncu maddesinin 9 uncu bendininyürürlükten kaldırılması hakkında 14/4/1970 günlü, 1249 sayılı Kanun",Beşinci Tertip Düstûr, Cilt 9, Birinci Kitap, Sayfa 749 ve 750 deki metne göre,aynen şöyledir :
Maddel- 25 Mayıs 1961 tarihli ve 306 sayılı Milletvekili Seçimi Kanununun; 17 Nisan1964 tarihli 447 sayılı Kanunun l inci maddesinin l inci bendi iledeğiştirilmiş olan 24 Mayıs 1961 tarihli ve 304 sayılı Cumhuriyet SenatosuÜyelerinin Seçimi Kanununun l inci maddesi gereğince, Cumhuriyet SenatosuÜyeleri Seçiminde de uygulanan 9 uncu maddesinin 9 numaralı bendi, yürürlüktenkaldırılmıştır.
Madde2- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Madde3- Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür."
b)Davanın dayandırıldığı Anayasa hükümleri :
Anayasa'yaaykırılık iddiasını desteklemek üzere davacı tarafından öne sürülen Anayasa'nınbaşlangıç kısmı ile 8 inci, 68 inci, 156 ncı maddeleri ve 1188 sayılı Yasanınyürürlükten kalkmasını öngördüğü geçici 11 inci maddesi aşağıda gösterilmiştir.
"Başlangıç- Tarihi boyunca bağımsız yaşamış, hak ve hürriyetleri için savaşmış olan;
Anayasave hukuk dışı tutum ve davranışlarıyla meşruluğunu kaybetmiş bir iktidara karşıdirenme hakkını kullanarak 27 Mayıs 1960 Devrimini yapan Türk Milleti;
Bütünfertlerini, kaderde, kıvançta ve tasada ortak, bölünmez bîr bütün halinde,milli şuur ve ülkeler etrafında toplayan ve milletimizi dünya milletleriailesinin eşit haklara sahip şerefli bir üyesi olarak millî birlik ruhu içindedaima yüceltmeyi amaç bilen Türk Milliyetçiliğinden hız ve ilham alarak ve ;
"YurttaSulh, Cihanda Sulh" ilkesinin, Millî Mücadele ruhunun, milletegemenliğinin, Atatürk Devrimlerine bağlılığın tam şuuruna sahibolarak ;
İnsanhak ve hürriyetlerini, milli danışmayı, sosyal adaleti, ferdin ve toplumunhuzur ve refahını gerçekleştirmeyi ve teminat altına almayı mümkün kılacakdemokratik hukuk devletini bütün hukukî ve sosyal temelleriyle kurmak için;
TürkiyeCumhuriyeti Kurucu Meclisi tararından hazırlanan bu Anayasa'yı kabul ve ilân veonu, asıl teminatın vatandaşların gönüllerinde ve iradelerinde yer aldığıinancı ile, hürriyete, adalete ve fazilete âşık evlâtlarının uyanık bekçiliğineemanet eder."
"Madde8- Kanunlar Anayasa'ya aykırı olamaz.
Anayasahükümleri, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve kişileribağlayan temel hukuk kurallarıdır."
"Madde68- Otuz yaşını dolduran her Türk milletvekili seçilebilir.
Türkçeokuyup yazma bilmeyenler, kısıtlılar, yükümlü olmasına ve muaf bulunmamasınarağmen muvazzaf askerlik hizmetini yapmıyanlar veya yapmış sayılmayanlar vekamu hizmetinden yasaklılar ile ağır hapis cezasını gerektiren bir suçtan,dolayı kesin olarak hüküm giymiş olanlar ve taksirli suçlar hariç olmak üzerebeş yıldan fazla hapis cezasiyle veya zimmet, ihtilas, irtikâp, rüşvet,hırsızlık, dolandırıcılık sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflâsgibi yüz kızartıcı suçlardan biriyle kesin olarak hüküm giymiş olanlar, affauğramış olsalar da milletvekili seçilemezler.
Adayolmak, memurluktan çekilme şartına bağlanamaz. Seçim güvenliği bakımından hangimemurların ne gibi şartlarla aday olabilecekleri kanunla düzenlenir.
Hâkimlerile subay, askerî memur ve astsubaylar, mesleklerinden çekilmedikçe, adayolamazlar ve seçilemezler."
(1188sayılı Yasa ile ikinci fıkradaki "affa uğramış olsalar da" deyimininçıkarılması öngörülmüştür.)
"Madde156- Bu Anayasa'nın dayandığı temel görüş ve ilkeleri belirten başlangıç kısmı,Anayasa metnine dahildir.
Maddekenar başlıkları, sadece ilgili oldukları maddelerin konusunu ve maddeler arasındakisıralanma ve bağlantıyı gösterir. Bu başlıklar, Anayasa metnindensayılmaz."
"Geçicimadde 11- Yüz kızartıcı olmayan bir suçtan kesin hüküm giydikten sonra, buAnayasa'nın halkoyu ile kabulünden önce affedilmiş bulunanlar, 68 incimaddedeki seçilme yasağına tabi değildirler."
(1188sayılı Yasa ile bu maddenin yürürlükten kaldırılması öngörülmüştür.)
III-İLK İNCELEME:
AnayasaMahkemesi İçtüzüğünün 15 inci maddesi uyarınca 26/11/1970 gününde LûtfiÖmerbaş, Celâlettin Kuralmen, Hakkı Ketenoğlu, Fazıl Uluocak, Sait Koçak, AvniGivda, Şahap Arıç, İhsan Ecemiş, Recai Seçkin, Ahmet Akar, Halit Zarbun, KaniVrana, Muhittin Gürün, Şevket Müftügil ve Ahmet H. Boyacıoğlu'nun katıldıklarıilk inceleme toplantısında dosyanın eksiği bulunmadığı anlaşıldığından işinesasının incelenmesi oybirliğiyle kararlaştırılmıştır.
IV-ESASIN İNCELENMESİ:
Dâvanınesasına ilişkin rapor, dâva dilekçesi, Anayasa Mahkemesinin 16/6/1970 günlü,1970 - 1/13 sayılı kararı ve bu karara ilişkin olan dâva dosyası, Anayasa'yaaykırılığı ileri sürülen Yasa hükümleri, Anayasa'nın konuyu ilgilendirenmaddeleri; bunlarla ilgili gerekçeler ve başka yasama belgeleri; konu ileilişkisi görülen öteki metinler okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Anayasa'nın68 inci maddesini değiştiren ve geçici 11 inci maddesini yürürlükten kaldıran1188 sayılı Kanunun Anayasa Mahkemesince iptali üzerine, daha önce bu Kanunadayanılarak çıkarılmış bulunan 1249 sayılı Kanunun hukukî dayanaktan yoksunkaldığı, çünkü iptal kararı üzerine 68 inci ve geçici 11 inci maddelerin tekrargeçerlilik kazandığı dâvada öne sürüldüğü için konunun aydınlanması bakımındanAnayasa'nın 68 inci maddesinde yapılan değişikliği oluşturan 1188 sayılıKanunun hazırlık çalışmalarını, iptal dâvasının neyi önerdiğini ve Anayasa Mahkemesinceverilen iptal hükmünün kapsamını hiç olmazsa genel çizgileriyle belli etmekteyarar vardır.
TürkiyeBüyük Millet Meclisinin 229 üyesince verilen değiştirge teklifi şöyledir:
"Anayasa'yaek kanun
Maddel- Anayasa'nın 68 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir :
Anayasa'nınl inci fıkrası aynen.
Anayasa'nın2 nci fıkrası aynen.
Ancak12 Haziran 1960 tarih ve 1 numaralı Kanuna göre kurulmuş olan Yüksek AdaletDivanınca mahkûm edilipte affedilmiş olanlarla 38 sayılı Tetbirler kanunu ilemahkûm edilip affedilmiş olanlara yukarıdaki fıkrada yazılı milletvekiliseçilme yasağı tatbik olunmaz.
Anayasa'nın3 üncü fıkrası 4 üncü fıkrası olarak aynen,
Anayasa'nın4 üncü fıkrası 5 inci fıkrası olarak aynen,
Madde2- Anayasa'nın geçici 11 inci maddesi kaldırılmıştır."
(MilletMeclisi Tutanak Dergisi dönem 2, cilt 36, sıra sayısı 900).
MilletMeclisi Anayasa Komisyonunun 13/5/1969 günlü, esas 2/888, karar 9 sayılıraporunda "belirtildiği üzere, 68 inci madde üzerindeki düzenleme,maddenin tümü ele alınarak ve fakat ikinci fıkranın son cümlesinde yer alan(..... affa uğramış olsalar da) ibaresinin çıkarılması suretiyle yapılmış;maddenin bu haliyle tamamı Millet Meclisinde ve Cumhuriyet Senatosunda görülmüşve oya konulmuş ve böylece oluşan 6/11/1969 günlü, 1188 sayılı Kanun, aşağıdayazılı olduğu şekilde Resmî Gazete'de yayınlanmıştır. Bu Kanun bilindiği üzere,daha sonra Anayasa Mahkemesinin 16/6/1970 günlü, 1970/1-31 sayılı karariylebiçim yönünden iptal edilmiştir.
"TürkiyeCumhuriyeti Anayasa'sının 68 inci maddesinin değiştirilmesi ve 11 inci geçicimaddesinin kaldırılması hakkında Kanun.
Maddel-9 Temmuz 196i tarihli ve 334 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 68 incimaddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir :
b-Milletvekili seçilme yeterliği;
b-Maddede 68- Otuz yaşını dolduran her Türk milletvekili seçilebilir.
Türkçeokuyup yazma bilmeyenler, kısıtlılar, yükümlü olmasına ve muaf bulunmasınarağmen muvazzaf askerlik hizmetini yapmıyanlar veya yapmış sayılmayanlar vekamu hizmetlerinden yasaklılar ile ağır hapis cezasını gerektiren bir suçtandolayı kesin olarak hüküm giymiş olanlar ve - taksirli suçlar hariç olmak üzere- beş yıldan fazla hapis cezasiyle veya zimmet, ihtilas, irtikâp, rüşvet,hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflâsgibi yüz kızartıcı suçlardan biriyle kesin olarak hüküm giymiş olanlar,milletvekili seçilemezler.
Adayolmak, memurluktan çekilme şartına bağlanamaz. Seçim güvenliği bakımından hangimemurların ne gibi şartlarla aday olabilecekleri kanunla düzenlenir.
Hâkimlerile subay, askerî memur ve astsubaylar, mesleklerinden çekilmedikçe, adayolamazlar ve seçilemezler.
Madde2- 9 Temmuz 1961 tarihli ve 334 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 11inci geçici maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.
Madde3- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer."
Anayasa'nın68 inci maddesini değiştiren ve 11 inci geçici maddesini yürürlükten kaldıran1188 sayılı Kanunun şekil yönünden iptali üzerine, Anayasa'nın eskimetinlerinin yani 68 inci ve geçici 11 inci maddelerinin yasal niteliklerinitekrar kazanıp kazanmadıkları, bu maddelerin Anayasa düzeninde böyleceyerlerini koruyup korumadıkları sorununa geçmeden önce, Anayasa Mahkemesinin1188 sayılı Kanunun iptali hakkındaki, kararının, hukukça hiçbir sonuçdoğurmadığı, yok sayılması gerektiği ve bu yüzden sulh mahkemesince verilmişbir karardan nitelikçe farksız olduğu yolunda bazı çevrelerce ileri sürülengörüş ve düşüncelerin, ne denli hukuk dışı iddialar olduğunu Anayasa'nın 147nci maddesine 22/9/1971 gününde yayımlanan 1488 sayılı Kanunla eklenen hükümkendiliğinden ortaya koyduğundan konu üzerinde durulması gereksiz bulunmuştur.
Davacı,14/4/1970 günlü, 1249 sayılı Kanunun Anayasa'ya aykırılığı iddiasını,(Anayasa'nın 68 inci maddesini değiştiren 1188 sayılı Kanun iptal edilmişbulunduğuna göre Anayasa'nın 68 inci ve geçici 11 inci maddeleri yenidengeçerlilik kazanmıştır; dâva konusu Kanun ise bu iki hükme açıkça aykırıdır.Ayrıca Anayasa ve hukuk dışı tutum ve davranışları Türk Milletinin oyları iletescil edilmiş olan bir iktidarın mensuplarına yeniden siyasete dönme fırsatıverilmesi Anayasa'nın başlangıçtaki ilkelere ve temel felsefesine aykırıdır.1249 sayılı Kanunun, dayanağı olan 1188 sayılı Kanun iptal edilmişbulunduğundan, yok sayılması gerekir) yolundaki gerekçeye dayandırmaktadır.
Anayasanın68 inci maddesini değiştiren ve 11 inci geçici maddesini yürürlükten kaldıran1188 sayılı Kanun, Anayasa Mahkemesinin 16-6/1970 gününde verdiği 1970/1-33sayılı kararla şekil yönünden iptal edildiğine göre, bu durumda Anayasa'yaaykırılık sorununun çözülmesi ilk önce bir usul sorununun çözümünü zorunlukılmaktadır. Bu sorunun çözümü ayrıca 68. maddenin değişiklikten öncekimetninin Anayasa'ya uygunluk denetiminde gözönünde tutulup tutulmayacağınınsaptanması bakımından da büyük bir önem taşımaktadır.
Anayasa'nındeğişik 147 nci maddesinde "...Anayasa değişikliklerinin de Anayasa'dagösterilen şekil şartlarına uygunluğunu denetler" ilkesine yer verilmişolmasına rağmen ne 1961 Anayasasın'da, ne de son değişikliklerinin yapılmasısırasında şekil yönünden Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal olunan bir Anayasadeğişikliğinin ortaya koyacağı durum Anayasa'ca saptanmamış ve bu konudauygulanması gereken kurallara Anayasa'da yer verilmediği gibi Yasamaorganındaki görüşmeler sırasında böyle bir olasılık üzerinde de durulmamıştır.
Bubakımdan Anayasa Mahkemesindeki görüşmelerde, Anayasa değişikliğinin biçimyönünden iptali halinde, bu değişikliğin yürürlüğe konduğu tarihten başlayarakhukuksal varlığı ve değerinin ne olacağı üzerinde de özellikle durulmuştur.
Anayasadeğişikliklerinin biçim yönünden Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilmesihalinde bu kararın doğuracağı hukuksal sonuçlar konusunda temel iki görüşortaya konulmuştur :
A-Biçim yönünden iptal, Anayasaya göre çeşitli nedenlerle dayanmaktadır.Kanunların nasıl yapılacağına ilişkin usul kuralları Anayasa'da ve içtüzüklerhükümlerinde yer almıştır. Bu konuda ayrıca Anayasa'nın 155 inci maddesindeÖngörülen öteki biçim koşullarının ve Anayasa'nın 9 uncu maddesinde öngörülendeğişmezlik ilkesinin de gözönünde tutulması gereklidir. Bütün biçim koşullarıarasında en önemli etken, Kanun Koyucunun Anayasa'ya göre yetkisinin sınırlaniçinde olması şartiyle, kanun yapma idaresinin her hangi bir kuşkuya yerbırakmaksızın eksiksiz ve erişkin biçimde oluşmuş bulunmasıdır. Bu iradeAnayasa'nın aradığı koşullar çerçevesinde oluşmamış ise, bunun konusu olankanununun da baştan beri hukuksal değerinin varlığı olanak dışıdır. Hukukdilindeki tanımıyla bu gibi tasarruflar kesinlikle batıldır. Çünkü geçerlihukukî sonuçlar doğuramazlar. Geçerli olabilmeleri için Anayasa'nın veiçtüzüklerin buyurucu hükümlerine uygun olarak yeni baştan yapılmaları gerekir.Fakat bu işlem eskisinin düzeltilmesi biçiminde değil yeni bir Tasarruf olarakortaya çıkmalıdır.
Bunlarınsaptanması için herhalde yetkili merciin aracılığına ihtiyaç vardır. Bununlabirlikte kanun yapma iradesinin yetki ve erişkin bir biçimde oluştuğununsaptanamadığı hallerde, batıl olan tasarrufun ancak yetkili merciin durumubelirleyen kararından sonra hukuksal değerini yitirdiği düşünülemez; esasenbaştan beri kendisinde böyle bir değer yoktur. Yetkili merciin kararı yalnızcatasarrufun batıl olduğunun saptanmasından ibarettir.
Bugibi yasama tasarruflarını tüm yokluk ile nitelendirmek de doğru değildir.Yokluk halinde tasarruf hiç olmamış sayılır. Oysa batıl olma halinde, yetkilimerciin kararma kadar bu tasarruf sadece biçimsel olarak ortadadır. Yokluk,özellikle, yetki gasbında önem kazanmaktadır. Örneğin yargı yetkisini kullananmerci bir yasama tasarrufunda bulunmuşsa, böyle bir işlem yok sayılır ve hiç birkimsenin, bu tasarrufun koyduğu kurallara uyması veya bu kurallar çerçevesindehak kazanabilmesi beklenemez. Yokluk halinde tasarrufun batıl olduğununsaptanması için bir hukuk merciinin aracılığına da ihtiyaç yoktur. Böyle birtasarruf başlangıçtan beri var olmamıştır, doğmamıştır.
Görüldüğügibi, gerek kesin butlanın gerekse yokluğun hukukî sonuçları medenî hukuktakive idare hukukundaki bazı istisnalar dışında, aynıdır. Bu gibi sakatlıkla malulolan tasarruflar, yapıldıkları tarihten başlayarak hiç bir hukukî değer ve etkikazanamamış nitelikte sayılırlar. Eldeki dâvada kanunun sakat olduğundan hiçkuşku yoktur. Gerçi kanun ortadadır, doğmuştur: ancak ölü doğmuştur. Onaherhangi bir hukuksal yoldan canlılık verilemez, değer kazandırılamaz. Hukukçadeğer kazanabilmesi için, o tasarrufun usul ve esasına uygun olarak yenidenyapılması gerektir.
Bununlabirlikte olayda, yetki gasbına benzer bir durumun varlığı da tartışılabilir.Çünkü Anayasa değişikliklerinin kabulü için Meclislerin ayrı ayrı üyetamsayılarının üçte iki çoğunluğu şarttır. Meclislerde bir Anayasa değişikliğiüye tamsayısının üçte ikisi ile değil, mevcudun salt çoğunluğu ile kabul ederseve böylece kanun yürürlüce girse, yetki gasbının varlığı, yani sayılan yeterliolmayan bir topluluğun belirli bir çoğunluğun yetkisini gasbettiği sorunuortaya atılabilir. Olaya bu açıdan bakılınca böyle bir durumun varlığı da önesürülebilir. Çünkü Anayasa'nın 68. maddesini değiştiren 1188 sayılı Kanununüçte iki çoğunlukla kabul edildiği belli değildir. Anayasa Mahkemesi bu durumadayanarak 1188 sayılı Kanunun iptaline karar vermiştir. Hal böyle olunca; 1961Anayasası'nın 68. maddesi ilk biçimiyle ayaktadır ve Kanun Koyucunun bu maddeyideğiştirme iradesinin Anayasa'ya uygun, tam ve erişkin biçimde oluştuğu kabuledilemez.
Özetlenecekolursa : 1188 sayılı Kanun, hangi açıdan ele alınırsa alınsın, baştan berihukuksal değerden yoksun olup 1961 Anayasası'nın 68. maddesi ilkelerindeherhangi bir değişiklik meydana getirmiş değildir; maddede yer alan ilkelerarasında hiçbir kesinti olmaksızın, yürürlüğünü sürdüregelmektedir.
İptaliistenen 1249 sayılı Kanun ise Anayasa'nın 68. maddesinin 1185 sayılı Kanunladeğişmiş bulunduğu varsayımına dayanılarak kabul edilmiştir. ve kapsadığıilkeler de 1961 Anayasası'nın 68. maddesinin değîşmeksizin süregelmiş olan vehalen de yürürlükte bulunan ilkelerine açıkça aykırıdır. 1249 sayılı Kanun bunedenle iptal olunmalıdır. Bu görüşü Sait Koçak, Şahap Arıç, Ahmet Akar,Mustafa Karaoğlu, Muhittin Gürün ve Şevket Müftigil benimsemişlerdir. İhsanEcemis ise yukarıdaki gerekçenin 6/11/1969 gününde yapılan Anayasadeğişikliğinin Anayasa Mahkemesince şekil yönünden iptalinin bu değişikliğinyok sayılmasını dahi gerektireceği ve Anayasa'da herhangi bir değişiklikmeydana getirmediği yolundaki bölümüne katılmıştır.
B-Anayasa değişikliklerinin, Anayasa'da belli edilen şekil koşullarınaaykırılıkları nedeniyle Anayasa Mahkemesince iptal edilmesi, son derece önemlibir sorun olarak ortaya çıkmaktadır. Gerçekten, Kanun, kanun kuvvetinde kararnameve Yasama Meclisleri içtüzükleri hükümlerinin şekli ve muhteva bakımındanAnayasaya uygunluğunu yargısal yol ve usullerle denetleme yetkisini AnayasaMahkemesine görev olarak veren Anayasa, Anayasa değişikliklerinin sadeceAnayasa'da saptanan şekil koşulları bakımından denetime bağlı tutulacağıilkesini benimseyerek bu metinler arasında bir ayrım gözetildiğini ortayakoymuştur. O halde Anayasa Mahkemesinin Anayasa derişiklikleri üzerindekidenetim yetkisi, Anayasa'da öngörülen şekil koşulları ile sınırlıdır.
Anayasadeğişikliklerinin, Anayasa'da belli edilen şekil koşullarına aykırı bulunmasınedeniyle Anayasa Mahkemesince iptal edilmesinin ortaya koyduğu sonuç vesorunun, kanun, kanun kuvvetinde kararname ve Yasama Meclisleri içtüzüklerihükümlerinin biçim yönünden Anayasaya aykırı bulunmaları ile bir tutmamak,Anayasa'nın bu metinlere verdiği önemin doğal bir sonucu olmak gerekir. Bubakımdandır ki, Anayasa değişikliklerinin şekil yönünden iptal edilmesi sonundadoğan hukukî durumu saptarken Anayasa'nın temel görüş ve felsefesini gözönündetutarak özünün doğrultusunda bir yoruma başvurulması olağan bulunmaklabirlikte, varılacak sonucun, kanunların biçim yönünden iptal edilmesinde demutlaka geçerli olacağı öne sürülemez.
Anayasanın8. maddesi, "Kanunlar Anayasaya aykırı olamaz. Anayasa hükümleri, yasama,yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve kişileri bağlayan temelhukuk kurallarıdır." ilkesini belirlerken, Anayasa Mahkemesinin yargısaldenetim açısından Anayasanın öngördüğü şekil kuralları ile esası düzenleyenkurallar arasında bir ayrım gözetmemiştir. Anayasa Mahkemesinin, yargısaldenetimde önce biçim kurallarını ele alması, şekil koşullarının özü düzenleyenhükümlerden üstün tutulduğu anlamına gelmez; tersine, bunun usul kurallarınındoğal bir sonucu olduğunu ortaya koyar.
Diğertaraftan Anayasa, kanunların yapmasında uygulaması gereken bir bölüm şekilkoşullarına kendi içinde yer vermiş olmakla birlikte, Türkiye Büyük MilletMeclisinin ve Meclislerin çalışmalarını kendilerinin yapacakları içtüzükhükümlerine göre yürütmelerini de buyurmuştur. Bundan başka Anayasa'nındeğiştirilmesine verilen önemle orantılı olarak bu konuda ayrık durumdaki biçimkuralları, 155. maddede belli edilmiş ve bu ayrık durumlar dışında kalanyönlerde, kanunların görüşülmesi ve kabulünü düzenleyen hükümlerin uygulanacağıilke olarak belirtilmiştir.
Anayasa'daöngörülen bu usul ve şekillere uyulmaması, ilke olarak kanun, içtüzük veAnayasa değişikliklerinin batıl veya yok sayılmalarını değil, bu metinlerinAnayasa'ya aykırılıklarını ve bu yüzden de iptal edilmeleri gerektiğini ortayakoyar. Bu ilkenin doğal sonucu olarak da, Anayasa'nın tümü içinde yoktasarruflara yer verdiği ve onunla ilgilendiği öne sürülemiyeceği gibiAnayasa'da öngörülen şekil koşullarına aykırılığı nedeniyle iptal edilen birAnayasa değişikliği hükmünün, bastan beri hukuk alanında hiçbir etki yapmadığıyolundaki düşünceye Anayasa'nın belli kuralları karşısında hukuklik vegeçerlilik de tanınamaz.
Bugörüşün doğruluğunu ve geçerliliğini aşağıdaki anayasal kanıtlarla saptamakmümkündür.
a)Anayasa'nın değişik 152 inci maddesinde "Anayasa Mahkemesince, Anayasa'yaaykırı olduğundan iptaline karar verilen kanun veya içtüzük veya bunların iptaledilen hükümleri, gerekçeli kararın Resmî Gazete'de yayınlandığı tarihteyürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi, iptal hükmününyürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırılabilir. Bu tarih Resmî Gazete'deyayınlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez." ilkesi yer almaktadır.Bu düzenlemede biçim ve öz yönünden iptaller arasında bir ayrılık düşünülmemiş,tersine, iptal kararlarının hepsinin sonucu tek bir kurala bağlanmıştır.Nitekim 931 sayılı İş Kanununun tümü, 14/5/1970 gününde Anayasa Mahkemesinin1967/40-1970/26 sayılı kararı ile biçim yönünden iptal edilmiş olmasına karşın,Anayasa Mahkemesince bu kararın, Anayasa'nın 152 nci ve 44 sayılı Kanunun 50inci maddeleri uyarınca 12 Kasım 1970 gününde yürürlüğe girmesine kararverilmiştir.
Anayasa'daöngörülen biçim kurallarına uyulmaması, o metin baştan beri hukuksal değerdenyoksun kılabiliyorsa, bu halde, Anayasa'nın 152 nci maddesinde yer alan ilkeyive yukarıda tarih ve sayısı gösterilen Anayasa Mahkemesi kararını açıklamakolanağı yok demektir. Oysa Anayasa'nın böyle bir çelişki içinde bulunduğudüşünülemez.
b)Yukarıda belirtilen yön 44 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve YargılamaUsulleri hakkındaki Kanunun 50 inci maddesiyle daha da açıklık kazanmaktadır.Bu madde, "Anayasa Mahkemesi, bir kanun veya içtüzüğün veya bunlarınbelirli hükümlerinin iptali halinde meydana gelecek olan boşluğu, kamu düzeninitahdit edici mahiyette görürse 3 üncü fıkra hükmünü uygular." biçimindebuyurucu bir hüküm getirmiştir. Anayasa ve 44 sayılı Yasa hükümleri, iptal nedeniile kamu düzeninin bozulması olasılığını ortaya koyabilecek bir boşlukbırakılmamasını ve bu nedenle Yasama Organınca yeni bir düzenleme yapılmasınayetecek bir süre içinde, iptal edilen Yasa'nın yürürlükte kalmasını öngören biranlam taşımaktadır. Hükümlerin anlamı söz ve öz bakımından böyle olunca, buanlayış. Anayasa'da öngörülen biçim kurallarına uyulmadan yapılan bir metnin,ilke olarak baştan beri hukuksal değerden olduğu yolundaki düşünceyi tutarsızbir hale koyar.
c)Biçim kurallarına uyulmamasının o metni hukuksal delerden baştan beri yoksunkıldığı görüş ve düşüncesini, Anayasa'nın 152 nci maddesinin "iptal kararıgeriye yürümez" ilkesi ile bağdaştırmak olasılığı da yoktur ki bu,herhangi bir açıklamayı gerektirmeyecek ölçüde belirgindir.
Yukarıdanberi açıklanmasına çalışılan nedenler, Anayasa'da öngörülen biçim kurallarınauyulmaması durumunda, kanun, içtüzük ve Anayasa değişikliklerinin hukukça yoksayılmalarını değil bu metinlerin Anayasa'ya aykırı olarak kabul edilmişbulunduklarını ve bu yüzden de iptal edilmeleri gerektiğini ortaya koyar.Ayrıca Anayasa, iptal kararlarının geriye yürüyecek biçimde değil, ileriyeyönelmiş olarak verilmesini buyurmuştur.
Biçimyönünden verilen iptal kararlarının hukukî yapısı ve içeriği böylecesaptandıktan sonra, Anayasa değişikliklerinin, Anayasa'da öngörülen biçimkoşullarına aykırılıkları nedeni ile iptal edilmeleri halinde Anayasa'nın eskimetninin mi geri geleceği, yoksa ortada bir boşluk mu doğacağı üzerinde deayrıca durulmuştur.
Anayasa,öz ve biçim yönünden bir ayrıma girişmeksizin, Anayasa aykırılıkları AnayasaMahkemesinin kararı ile saptanmış olan bir kanunun, kamu düzeni ve yaranaçısından belli bir süre daha yürürlükte kalmasını daha az zararlı bulmaktadır.İlke olarak Anayasa değişikliklerinin Anayasa'da gösterilen biçim şartlarınauyulmaması nedeniyle iptal edilmiş olmaları sonucunda, Anayasa metni içinde birboşluk kalmasını Anayasa'nın istemediği varsayım olarak kabul edilmelidir.Çünkü Anayasa, Anayasa Mahkemesine Anayasa değişikliklerinin yalnız Anayasa'dagösterilen, şekil koşullarına uygunluğunu denetleme görevini yüklemiştir. Ohalde denetim görevinin sınırlı olarak tanınması, Anayasa değişikliğinin biçimbakımından iptal edilmesi ile değişiklikten önceki Anayasa hükmünün ortayaboşluk sorunu çıkmaması için, kendiliğinden yürürlüğe girmesini zorunlu kılar.Bununla birlikte kimi durumlarda, iptal nedeni üzerine bir boşluk sorunu daortaya çıkabilir. Böyle bir durumda Anayasa mahkemesinin Anayasa'nın 152 nci ve44 sayılı Yasa'nın 50 inci maddelerindeki yetkiyi kullanacağı tabiidir. OysaAnayasa Mahkemesi, 6/11/1969 günlü, 1188 sayılı Kanuna karşı açılan iptaldavasında böyle bir yetki kullanmamış ve 6/11/19969 günlü, 1188 sayılı Kanunailişkin teklifin Millet Meclisindeki birinci görüşülmesi sırasında yer alanmadde oylamalarında üçtü iki çoğunluk aranmamasının, kanunu şekil yönündeniptalini gerektirdiğine ve kanunun bu nedenle iptaline) 16/6/-1972 günündekarar vermiştir.
6/11/1969günlü, 1188 sayılı Kanunun teklifine ve görüşülmesine ilişkin az önce yapılanaçıklamada belirtildiği üzere, 68 inci madde üzerindeki düzenleme maddenin tümüele alınarak yapılmış; yasama tasarrufu bu biçimde sonuçlandırılarak 1188sayılı Kanun yürürlüğe konulmuştur. Dâva bu Kanunun tümüne karşı açılmış veAnayasa Mahkemesi yukarıda açıklandığı üzere Kanunun tümünü iptal etmiştir.Olayın bu yolda gelişmesi ve oluşması, Anayasa Mahkemesince verilen iptalkararının konusu ve kapsamının, maddede yer alan (affa uğramış olsalar da)yolundaki kural olmayıp, Milletvekilliği seçilme yeterliğini düzenleyen 68 incimaddenin tümü olduğu hakkındaki görüş ve düşünceyi haklı çıkarmaya yeterlidir.Anayasa ilkeleri yukarıda da açıklandığı üzere Anayasa'da böyle bir boşlukbırakmaya elverişli değildir.
Özetlemekgerekirse, 6/11/1969 günlü, 1188 sayılı Kanunun, Anayasa Mahkemesinin 16/6/1970günlü, 1970/1-31 sayılı karariyle biçim yönünden iptal edilmesi, 1188 sayılıYasa ile yapılan değişiklikten önceki Anayasa metinlerine geçerlilikkazandıracağından, 14/4/1970 günlü, 1249 sayılı Kanun Anayasa'ya aykırıdüşmüştür ve bu nedenle de iptal edilmelidir.
Bugörüşüde Muhittin Taylan, Recai Seçkin, Ziya Önel, Kani Vrana ve Ahmet H.Boyacıoğlu benimsemişlerdir.
AvniGivda üçüncü bir gerekçe ile iptalden yana olmuştur. Fazıl Uluocak ve HalitZarbun 1249 sayılı Kanunun iptali gerektiği görüşüne katılmamışlardır.
V-SONUÇ :
25/5/1961gün ve 306 sayılı Milletvekili Seçimi Kanununun 9 uncu maddesinin 9 uncubendinin yürürlükten kaldırılması hakkındaki 1249 sayılı Kanunun Anayasa'yaaykırı olduğuna ve iptaline Fazıl Uluocak ve Halit Zarbun'un esastan ve AvniGivda'nın gerekçede karşıoylariyle ve oyçokluğu ile 19/10/1971 gününde kararverildi.
Başkan
Muhittin Taylan
Başkanvekili
Avni Givda
Üye
Fazıl Uluocak
Üye
Sait Koçak
Üye
Şahap Arıç
Üye
İhsan Ecemiş
Üye
Recai Seçkin
Üye
Ahmet Akar
Üye
Halit Zarbun
Üye
Ziya Önel
Üye
Kâni Vrana
Üye
Mustafa Karaoğlu
Üye
Muhittin Gürün
Üye
Şevket Müftügil
Üye
Ahmet H. Boyacıoğlu
KARŞIOYYAZISI
"TürkiyeCumhuriyeti Anayasa'sının 68 inci maddesinin değiştirilmesi ve 11 inci geçicimaddesinin kaldırılması" hakkındaki 6/11/1969 günlü, 1188 sayılı Kanun12/11/1969 günlü, 13349 sayılı Resmî Gazete'de yayınlanmış ve 3 üncü maddesiuyarınca o tarihte yürürlüğe girerek Anayasa'nın "Milletvekili seçilmeyeterliği" ne ilişkin 68 inci maddesini değiştirdiği gibi"Afedilenlerin seçilme yeterliği" ne ilişkin geçici 11 inci maddesinide yürürlükten kaldırmıştır.
Anayasadeğişikliğinin doğrultusunda düzenlenen ve şimdi dâva konusu olan 14/4/1970,günlü, 1249 sayılı Kanun 22/4/1970 günlü, 13478 sayılı Resmi Gazete'deyayınlanmak yoliyle bu tarihte yürürlüğe konulmuştur.
AnayasaMahkemesi, 1188 sayılı Kanuna ilişkin teklifin Millet Meclisindeki birincigörüşülmesi sırasında yer alan madde oylamalarında üçte iki çoğunlukaranmamasının, şekil yönünden iptali gerektirdiğine ve Kanunun bu nedenleiptaline 16/6/1970 gününde 1970/1-31 sayı ile karar vermiştir. (7/6/1971 günlü,13858 sayılı Resmi-Gazete - Beşinci Tertip Düstur, 10 uncu cilt, ikinci kitap,sahife 2558/2575.)
Buradaaçıklamaya yer olmamakla birlikte Anayasa Mahkemesince yapılanın bir durumunsaptanması değil bir kanunun iptaline karar verilmesi olduğuna ve kanunlarınAnayasa'ya uygunluk denetimlerinde zaten başkaca bir işlem ve tutumdüşünülemeyeceğine işaret edilip geçilmesinde yarar görülmüştür.
Anayasa'nın152 nci maddesinin o zamanki metnine göre, iptaline karar verilen 1188 sayılıKanun, iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarih Anayasa Mahkemesince ayrıca kararlaştırılmadığıiçin, Anayasa Mahkemesinin 1970/1-31 sayılı kararının verildiği günde, yani16/6/1970 gününde yürürlükten kalkmıştır. İptal kararının Anayasa'nın12/11/1969 gününde değişen eski 68 inci maddesinin ve yine o gün kaldırılangeçici 11 inci maddesinin yeniden yürürlüğe girmelerine yol açabilmesi için16/-6/1970 gününden başlayarak geriye doğru yürümesi ve 12/11/1969 gününeulaşması gerekir. Buna ise 152 nci maddenin (iptal kararının geriyeyürüyemeyeceği) yolundaki kesin ve açık hüküm engeldir.
Anayasadeğişikliklerinin iptali halinde değişiklikten önceki hükümlerin, ortayaAnayasa'da boşluk sorunu çıkmaması için, kendiliğinden yürürlüğe girmesiniiptalin zorunlu kıldığı yolundaki bir kuram ise Anayasa'nın 152 nci ve22/4/1962 günlü, 44 sayılı Kanunun 50 inci maddelerinde iptal edilen hükümlerarasında iptalin biçim veya esas yönünden olması veya Yasama Meclisleriiçtüzüklerine, kanunlara ve bu arada tabiatıyle Anayasa'yı değiştiren kanunlarailişkin bulunması bakımından herhangi bir ayrım yapılmaksızın tümünü kapsayacakbiçimde ve salt olarak "gerekli görüldüğünde iptal hükmünün yürürlüğegireceği tarihin Anayasa, Mahkemesince ayrıca kararlaştırılması" konusundatanınmış bir yetkinin yer almış bulunması dayanaksız bırakır ve hukukça savunulamazduruma getirir,
22/4/1970günlü, 13478 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak 3 üncü maddesi uyarınca o günyürürlüğe giren "Türkiye Cumhuriyeti Anayasa'sının 73 üncü maddesinindeğiştirilmesine ve Anayasa'ya geçici bir madde eklenmesine dair"17/4/1970 günlü, 1254 sayılı Kanunun 2. maddesiyle Anayasa'ya 11 inci geçicimadde olarak yeni bir hüküm eklenmiş (Beşinci Tertip Düstur, cilt 9, birincikitap, sahife 757), 1234 sayılı Kanunun Anayasa'ya uygunluk denetiminden geçmişve hükümlerinin Anayasa'ya aykırı görülmemiş olması (1970/41-1971/37 sayılı,13/-4/1971 günlü Anayasa Mahkemesi kararı: 17/3/1972 günlü, 14131 sayılı ResmîGazete) durumuna tartışılan konu bakımından inginç görülebileceği, için buradaişaret edilmeden geçilememiştir.
1249sayılı Kanunun Anayasa'ya uygunluk denetimi yapılırken çıkış noktası şuolmalıdır : Anayasa koyucu milletvekili seçilme yeterliği konusunda iradesiniAnayasa'nın eski 68 inci ve geçici 11 inci maddeleriyle açıkça belirlemiş vetescil etmiştir. Daha sonra 1188 sayılı Kanunun öngördüğü düzenleme ile bukonuda değişikliğe gidilmesi yolunda kendini gösteren iradenin Anayasa'yauygun, tam ve erişkin biçimde oluşmadığı, bunun içinde Anayasa koyucununiradesi olarak kabul edilemiyeceği ve hukukça değeri bulunmadığı ortayaçıktığına göre Anayasa koyucunun eski 68 inci ve geçici 11 inci maddeleraracılığı ile belirlenen iradesinin geçerliğini koruduğunun ve milletvekiliseçilme yeterliliği konusunda ancak bu iradenin değer ve hükümtaşıyabileceğinin kabul edilmesi zorunludur. 1249 sayılı Kanun bu iradeningereklerine uymadığı için Anayasa'ya aykırıdır; iptal edilmelidir.
1249sayılı Kanunun Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline bu gerekçe ile kararverilmesi görüşündeyim.
Avni Givda
KARŞIOYYAZISI
Anayasa'nınMilletvekili seçilme yeterliğine ilişkin 68 inci maddesindeki "affauğramış olsalarda" ibaresinin ve bu hükümle ilgili geçici 11 incimaddesinin kaldırılmasını öngören 6/11/1969 günlü ve 1188 sayılı Kanun, AnayasaMahkemesince şekil yönünden iptal edilerek 16/-6/1970 gününde yürürlüktenkalkmıştır.
Anayasa'nın147 nci maddesiyle Anayasa Mahkemesine verilen görev Kanunların ve YasamaMeclisleri İçtüzüklerinin Anayasa'ya uygunluğunu denetlemektir. AnayasaMahkemesi usulü dairesinde açılan bîr iptal veya itiraz dâvası sonunda iptaliistenilen kanunu veya bazı hükümlerini Anayasa'ya aykırı görürse o Kanunun veyahükmün iptaline karar verir ve iptal konusu kanun veya hükümleri yürürlüktenkalkar. İptal kararının doğuracağı hukukî sonuçlar bakımından esas veya şekilyönünden olmasına ve şekil şartları bakımından denetime tâbi tutulan Anayasadeğişikliğine taalluk etmesinde hiçbir ayrıcalık yoktur. Yani bir kanun şekilyönünden iptal edildiği takdirde iptal olunan kanunun kaldırdığı veyadeğiştirdiği veya yerine kaim olduğu hükümlerin kendiliğinden yürürlük kazanacağınadair gerek Anayasa'da ve gerek diğer kanunlarda herhangi bir hüküm mevcutdeğildir. İptal kararı yalnız şekil şartları bakımından denetime tabi tutulanAnayasa değişikliğine ait bulunsa dahi hukukî sonuç bakımından bir ayrımyapmağa imkân yoktur. Binaenaleyh 1188 sayılı Yasa'nın şekil şartlarına uygunolarak çıkarılmamış olması bakımından baştan beri hukukî değerden mahrum olduğuve Anayasa'nın 68 inci maddesinde herhangi bir değişiklik meydana getirmediğive bu maddenin yürürlüğünü sürdüregeldiği esaslarının kabulü ile 1249 sayılıKanunun Anayasa'ya aykırılığından bahisle iptali hakkında verilen kararakarşıyız.
Üye
Fazıl Uluocak
Üye
Halit Zarbun