ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı:1970/57
Karar Sayısı:1971/33
Karar Günü:23/3/1971
Resmi Gazete tarih/sayı:6.8.1971/13918
İptaldâvasını açan : Millet Meclisinin seksen üyesi.
İptaldâvasının konusu : Millet Meclisinin 13/7/1970 günlü, 126. ve 20/7/1970 günlü,131. ve Türkiye Büyük Millet Meclisinin 15/7/1970 günlü, 18. ve 22/7/1970günlü, 19. birleşimlerinde alınan üç kararın İçtüzük düzenlemesi niteliğindeolduğu ve Anayasa'nın 8., 84., 85. ve 90. maddelerine aykırı bulunduğu ilerisürülmüş; yine Anayasa'nın 147., 149. ve 150. maddelerine dayanılarak iptalleriistenilmiştir.
140sayılı Kanunun 1. maddesinde, "Yasama Meclislerinin dış münasebetlerinindüzenlenmesi" hakkındaki 16/1/1964 günlü, 378 sayılı Kanunun 1. maddesininikinci fıkrasında, "Kamu İktisadî Teşebbüslerinin Türkiye Büyük MilletMeclisince Denetlenmesinin Düzenlenmesi" hakkındaki 12/5/1964 günlü, 468sayılı Kanunun 1. maddesinde "Uzun Vadeli Planın Yürürlüğe Konması veBütünlüğünün Korunması" hakkındaki 16/10/1960 günlü, 77 sayılı Kanunun 2.maddesinde yer almış ve bütün bu hükümler Yasama Meclislerinin Anayasa'nın 85.maddesinin ikinci fıkrasının nasıl yorumlandığım göstermekte bulunmuştur. Dokuzyıl sonra uygulamaya başka bir yön verilmektedir.
Yeniuygulamanın gerekçesi Anayasa'nın 84. ve 85 inci maddelerinde partiguruplarından söz edildiği ve bağımsızlardan söz edilmediği; Anayasabağımsızlara yer vermek isteyince, 94. maddede olduğu gibi, bunu açıkçabelirttiği iddiasına dayandırılmıştır.
Anayasa'nın84. ve 85. maddelerinde siyasî parti gruplarından söz edildiği ve bunlaraöncelik tanındığı doğrudur. Ancak o maddelerde bağımsızların Meclislerinfaaliyetlerine katılmalarını yasaklayan bir hüküm de yoktur, iddianın tersineAnayasa çeşitli maddelerde bağımsızlara yer vermiş; üstelik kimi durumlardabağımsızları ve genellikle Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerini siyasî partigruplarından üstün tutmuştur. (Anayasa : madde 109, 81, 155, 149). Anayasa'dabağımsızlık yasaklanmış olsaydı bir partiden çekilmiş üyenin Meclisten deçekilmesi öngörülür ve seçim kanunlarında bağımsızların seçilmelerini sağlayanhükümler yer almazdı. Ayrıca 12/5/1964 günlü 468 sayılı, 16/1/1964 günlü 378sayılı; 26/12/1962 günlü, 140 sayılı Kanunların 1. maddelerinde "siyasîparti grubu mensubu olmayanlar" deyimiyle bağımsızlara yer verilmiş olduğugörülmektedir.
Şimdiise bağımsızların Meclislerin faaliyetlerinden uzaklaştırılması yoluna gidilmektedir.Bu, başlı başına Anayasa'ya aykırı bir durumdur.
C)Millet Meclisi Başkanlık Divanında oran değişikliği nedeniyle artırılan ve C.H. P. ye verilen yerin Divan Kâtipliği değil Başkanvekilliği olması gerektiğikonusu :
MilletMeclisinin 20/7/1970 günlü 131. birleşiminde Millet Meclisi Başkanlık Divanınınyeni orana uydurulması için on üçten on dörde çıkarılan üye sayısından artanbir üyelik "kâtip" lik olarak Cumhuriyet Halk Partisine tahsisedilmiştir. Bu karar da Anayasa'nın 84. ve 85. maddelerine aykırıdır. Esasenbirinci toplantı yılı başında Millet Meclisinin üçüncü döneminin l Kasım 1969günlü ikinci birleşiminde alınan ve C. H. P. ne tek başkanvekilliği verilmesiyolundaki kararın iptali istemiyle 28/1/1970 gününde Anayasa Mahkemesine açılandâva da derdest bulunmaktadır.
Anayasa'nın84. ve 85. maddeleri tüm olarak incelendikte görülür ki Başkanlık Divanıüyeliklerinin sadece sayı üzerinden değil görevlerin önemine ve etkisine göredeğerlendirilerek siyasî partilerin güçleri oranında dağıtılması gereklidir.Anayasa Mahkemesinin 27/2/1968 günlü, 1967/6-1968/9 sayılı kararı da buyoldadır.
C.H. P. l Kasım 1969 da iki başkanvekilliği istemekte idi. l Kasma 1968dağıtımında Güven Partisine 34 üyeye karşılık bir başkanvekilliği verilmişti.C. H. P. ise 91 milletvekilliği karşılığında bir başkanvekilligine sahipbulunuyordu. Şimdi ise 144 milletvekilliğine karşılık elinde yine birbaşkanvekilliği vardır. Durum Anayasa'nın 84. ve 85. maddelerine aykırıdır.
Ç)T. B. M. M. Soruşturma Hazırlık Komisyonlarında bağımsızlara yer verilmemesikonusu :
T.B. M. M. birleşik toplantısının 15/7/1970 günlü 18. ve 22/7/1970 günlü 19.birleşimlerinde oranların tespitinde tamsayı yerine siyasî partiler üyeleritoplamının nazara alınması, komisyon üyeliğinin sekizden ona çıkarılması vekomisyona bağımsızların alınmaması yolunda verilen kararlar yukarıda (B bölümü)gösterilen gerekçelerle Anayasa'ya aykırı olmakla birlikte bir yasama görevideğil bir adalet işini yerine getiren soruşturma hazırlık komisyonunda bağımsızlarayer verilmemesi ayrıca Anayasa'nın 90. maddesi esasları ile de çelişmektedir.
IIMetinler :
l-İptali istenen kararlar :
a)Millet Meclisinin 13/7/1970 günlü 126. birleşiminde kabul edilen karar :
".......... Bu oranların tespitinde siyasî parti gruplarının birbirine karşıkuvvet ölçüsü tayin edilmek maksadiyle siyasî parti grupları üye sayılarınıntoplam rakamı - Bütçe ve Plân Komisyonu ile 140-sayılı... Kanun ve 468 sayılı...... Kanun ve 378 sayılı Kanun hariç - oran hesabına esas tutulur."
(MilletMeclisi Tutanak Dergisi - Dönem 3, Cilt 8, Toplantı l -126 ncı birleşim -13/7/1970 sayfa 374)
b)Millet Meclisinin 20/7/1970 günlü, 131. birleşiminde kabul edilen karar:
Dahaönce sayısı on üçten on dörde çıkarılan Başkanlık Divanı üyeliğinde Ondördüncüsandalyenin Divan Kâtipliği olarak saptanmasına ilişkindir.
(MilletMeclisi Tutanak Dergisi - Dönem 3, Cilt 8, Toplantı 1-131. Birleşim - 20/7/1970sayfa 596)
c)Türkiye Büyük Millet Meclisinin 15/7/1970 günlü, 18. birleşiminde görüşülen veoylanması 22/7/1970 günlü, 19. birleşiminde tamamlanan karar :
TürkiyeBüyük Millet Meclisi soruşturma hazırlık komisyonlarına siyasî partigruplarının güçleri ölçüsündeki değişikliğin yansıtılması dolayısiyle yapılacakoran tespitinde siyasî parti gruplarının üye sayılarının toplam rakamının oranhesabına esas tutulmasına ve soruşturma hazırlık komisyonları üye sayısınınsekizden ona çıkarılmasına ilişkindir.
(T.B. M. M. tutanak Dergisi - Cilt l, toplantı 9- 18. Birleşim -15/7/ 1970 Sayfa321/342 ve 19. birleşim - 22/7/1970 sayfa 348)
2-Davacının dayandığı Anayasa hükümleri:
Anayasa'yaaykırılık iddiasını ve iptal istemini desteklemek üzere davacının ileri sürdüğüAnayasa maddeleri aşağıda gösterilmiştir:
"Madde8- Kanunlar Anayasa'ya aykırı olamaz.
Anayasahükümleri, yasama, yürütme ve yargı organlarını idare makamlarını ve kişileribağlayan temel hukuk kurallarıdır."
"Madde84- Meclislerin Başkanlık divanları, o meclisteki siyasî parti gruplarınınkuvvetleri ölçüsünde Divana katılmalarını sağlayacak şekilde kurulur.
MilletMeclisi ve Cumhuriyet Senatosu Başkanları, kendi meclislerince üye tamsayısınınüçte iki çoğunluğu ve gizli oy ile ikişer yıl için seçilirler; ilk iki oylamadabu çoğunluk sağlanamazsa, salt çoğunlukla yetinilir. Meclis Başkanlıkları içinMeclisteki siyasî parti grupları aday gösteremezler.
Başkanlarve başkan vekilleri, üyesi bulundukları siyasî partilerin veya siyasî partigruplarının Türkiye Büyük Millet Meclisinin içinde veya dışındakifaaliyetlerine ve görevlerinin yerine getirilmesini gerektiren haller dışında,Meclis tartışmalarına katılmazlar; başkan oy kullanamaz.
TürkiyeBüyük Millet Meclisinin birleşik toplantılarında Başkanlık Divanı, MilletMeclisi Başkanlık Divanıdır."
"Madde85- Türkiye Büyük Millet Meclisi ve meclisler, çalışmalarını, kendi yaptıklarıiçtüzüklerin hükümlerine göre yürütürler.
İçtüzükhükümleri, siyasî parti gruplarının, meclîslerin bütün faaliyetlerinikuvvetleri oranında katılmalarını sağlayacak yolda düzenlenir. Siyasî partigrupları en az on üyeden meydana gelir.
Meclislerkendi kolluk işlerini başkanları eliyle düzenler ve yürütürler,"
"Madde90- Başbakan veya bakanlar hakkında yapılacak soruşturma istemleri, TürkiyeBüyük Millet Meclisinin birleşik toplantısında görüşülür ve karara bağlanır.
Soruşturma,her iki meclisten eşit sayıda seçilecek üyelerden kurulu komisyonca yürütülür.
YüceDîvana sevk hususundaki karar birleşik toplantıda verilir.
Meclislerdekisiyasî parti gruplarında, Meclis soruşturması ile ilgili görüşme yapılamaz vekarar alınamaz."
III-İlk inceleme:
AnayasaMahkemesi içtüzüğünün 15. maddesi uyarınca 26/11/1970 gününde Lûtfi Ömerbaş,Celâlettin Kuralmen, Hakkı Ketenoğlu, Fazıl Uluocak, Avni Givda, Nuri Ülgenalp,Şahap Arıç, İhsan Ecemiş, Recai Seçkin, Ahmet Akar, Halit Zarbun, Kani Vrana,Muhittin Gürün, Şevket Müftügil ve Ahmet H. Boyacıoğlu'nun katılmalariyleyapılan ilk inceleme toplantısında; dâva konusu kararlardan Millet Meclisinin20/7/ 1970 günlü, 131. birleşiminde verilmiş olanının dosyada bulunmadığıanlaşıldığından onanlı bir örneğinin Millet Meclisi Başkanlığındangetirtilmesine ve işin, eksik tamamlandıktan sonra Başkanlıkça belirlenecek birgünde incelenmesine oybirliğiyle karar verilmiştir.
Eksiğintamamlanması üzerine 24/12/1970 gününde Hakkı Ketenoğlu, Lûtfi Ömerbaş,Celâlettin Kuralmen, Fazıl Uluocak, Sait Koçak,
AvniGivda, Nuri Ülgenalp, İhsan Ecemiş, Recai Seçkin, Ahmet Akar, Halit Zarbun,Kani Vrana, Muhittin Gürün, Şevket Müftügil ve Ahmet H. Boyacıoğlu'nunkatılmalarıyla yapılan ikinci ilk inceleme toplantısında:
Dâvadilekçesinin 24/9/-970 gününde Anayasa Mahkemesi Genel Sekreterliğince kalemehavale edildiği; 22/4/1962 günlü, 44 sayılı Yasanın 26. maddesine göre dâvanınbu tarihte açılmış sayılması gerektiği ve süresi içinde olduğu; dâvadilekçesinin seksen milletvekilince imzalandığı ve dilekçede seçim bölgeleri,isim ve soyadları yazılı kimselerin halen bu bölgelerin milletvekilleriolduklarının T. B. M. M. Zatişleri ve Evrak Müdürlüğünce 23/9/1970 günündeonandığı; dâvayı açanların toplamının Millet Meclisinin, Anayasa'nın 67.maddesine göre, üye tamsayısının altıda birinin üstünde olduğu; dâvadilekçesinde 44 sayılı Kanunun 25. maddesinin son fıkrası uyarınca İstanbulMilletvekili Reşit Ülker'in kendisine tebligat yapılacak üye olarakgösterildiği anlaşılmış ve dâvaya bakılıp bakılamayacağının saptanabilmesi içindâva konusu kararların niteliği üzerinde durulmuştur.
Yukarıdametinler bölümünde (II/l) belirtildiği üzere Millet Meclisi kararlarındanbirincisi siyasi parti gruplarının güçleri ölçüsü saptanırken oran hesabınaneyin esas tutulacağına; kararların ikincisi daha önce sayısı onüçten ondördeçıkarılan Başkanlık Divanı üyeliğinde ondördüncü yerin Divan Kâtipliği olarakbelirlenmesine; Türkiye Büyük Millet Meclisi birleşik toplantısı kararı isesoruşturma hazırlık komisyonlarına siyasî parti gruplarının güçleri ölçüsündekideğişikliğin yansıtılması ile ilgili saptamada oran hesabının hangi esasa göreyapılacağına ve soruşturma hazırlık komisyonları üye sayısının sekizden onaçıkarılmasına ilişkindir.
TürkiyeCumhuriyeti Anayasası'nın hükümleri arasında Türkiye Büyük Millet Meclisinin vemeclislerin çalışmalarını kendi yaptıkları içtüzüklerin hükümlerine göreyürütmeleri ve İçtüzük hükümlerinin siyasî parti gruplarının meclislerin bütünfaaliyetlerine kuvvetleri oranında katılmalarını sağlayacak yolda düzenlenmesiilkeleri de yer almaktadır (Madde 85).
Anayasa,Türkiye Büyük Millet Meclisi ve meclisler içtüzükleri hükümlerinin siyasî partigruplarının meclislerin bütün faaliyetlerine kuvvetleri oranında katılmalarınısağlayacak yolda düzenlenmesini buyurduğuna göre bu oranların hangi esasa görehesaplanacağının saptanmasının bir içtüzük konusu olduğunda kuşku yoktur.
Öteyandan bir Meclisin Başkanlık Divanının kuruluşunu ve iş görüşünü o meclisinçalışma alanı dışında, Meclis faaliyetlerinden ayrı nitelikte bir düzen olarakdüşünmeğe olanak yoktur. Başkanlık Divanının kuruluşu ve işleyişi DivanınMeclisin çalışmalarını yönetmesi dolayısiyle. Meclis faaliyetlerinin en başındagelir. Böyle olduğu içinde Başkanlık Divanına ilişkin sorunların çözüm yeriiçtüzük ve divanın bağlı olacağı düzenin saptanması bir içtüzük konusudur.Nitekim Anayasa'nın geçici 3. maddesinde yeni Anayasa'ya göre kurulan TürkiyeBüyük Millet Meclisinin, Millet Meclisinin ve Cumhuriyet Senatosunun toplantıve çalışmaları için, kendi içtüzükleri yapılıncaya dek hükümlerininuygulanacağı belirtilen ve o nedenle de yeni içtüzüğü hâla yapılmadığındanMillet Meclisi toplantı ve çalışmalarında uygulanan Türkiye Büyük MilletMeclisinin 27 Ekim 1957 tarihinden önceki İçtüzüğünde de Başkanlık Divanınınkuruluşuna, seçilişine ve görevlerine ilişkin maddeler vardır. (Madde 3 - 7 ve198-211) Millet Meclisi Başkanlık Divanının 14. üyeliğini saptayan kararınyalnızca içtüzük kapsamına girebilen bir konuyu düzenlediği ve uygulanmaktaolan içtüzüğün konuya ilişkin hükmüm" değişiklik getirdiği ortadadır.
Anayasa'nın90. maddesinde yer alan Meclis soruşturması Türkiye Büyük Millet Meclisininönemli faaliyetlerinden birini oluşturur ve bu faaliyetin de îçtüzük hükümlerinegöre yürütülmesi gerekir. Nitekim 17/2/1965 günlü Türkiye Büyük Millet MeclisiBirleşik Toplantısı İçtüzüğünün üçüncü kısmı (Madde 12-22) bu konuyaayrılmıştır. Sözü geçen İçtüzüğün 14. maddesi Türkiye Büyük Millet MeclisiSoruşturma Hazırlık Komisyonunun kuruluşunu, iş görüşünü ve yetkilerinidüzenlemektedir. 14. madde hükümlerine göre komisyon üyelerinin yarısıCumhuriyet Senatosu üyesi yarısı da milletvekili olmak üzere altı Türkiye BüyükMillet Meclisi üyesinden kurulur. Komisyonun üye sayısını ona çıkaran dâvakonusu Türkiye Büyük Millet Meclisi Birleşik Toplantısı kararının 14. maddeyideğiştirdiğinde ve böylece İçtüzük değişikliği ile varılabilecek bir sonucun bukararın alınması yolu ile sağlandığında kuşku yoktur.
Dâvakonusu üç kararın konu, erek ve sonuç bakımından birer içtüzük sorununudüzenlediğini ve bu yönden de İçtüzük hükümleri niteliğinde bulunduğunu böylecebelirttikten sonra kararların alınmasında, içtüzüklerin değiştirilmesineilişkin usule uyulmamış bulunulmasının bu niteliğe bir etkisi olup olamayacağıüzerinde kısaca durulması gerekir.
Anayasa,Yasama Meclisleri içtüzüklerinin yapılması ve değiştirilmesi için belirli biryol koymuş değildir. Buna karşılık 27 Ekim 1957 tarihinden önce yürürlüktebulunan ve Millet Meclisi toplantı ve çalışmalarında uygulana gelen TürkiyeBüyük Millet Meclisi içtüzüğünün 232. maddesinde İçtüzüğün değiştirilmesine,bir yahut daha çok maddesinin yürürlükten kaldırılmasına veya buna bir veyadaha çok madde eklenmesine ilişkin tekliflerin önce Anayasa Komisyonundainceleneceği ve sonra kanunların görüşülmesi usulüne göre Mecliste görüşülüpsonuçlandırılacağı ancak konu üzerinde tek görüşme yapılacağı ve kararınkanunlar gibi ilâna tabi olmadığı yazılıdır.
17/2/1965günlü Türkiye Büyük Millet Meclisi Birleşik Toplantısı içtüzüğünün"içtüzüğün değiştirilmesi" yan başlığım taşıyan 29. maddesine göreise "bu içtüzüğün değiştirilmesi, hükümlerinin kaldırılması ve bu içtüzüğehüküm eklenmesi hakkındaki teklifler, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinceBirleşik Toplantı Başkanlığına verilir. Bu teklifler Türkiye Büyük MilletMeclisi içtüzük Geçici Karma Komisyonunda görüşülür. Komisyonun raporu,Birleşik Toplantı Genel Kurulunda görüşülür ve karara bağlanır. Bu görüşmesırasında, içtüzük tekliflerinin görüşülmesine dair Millet Meclisi içtüzüğündeyer alan hükümler uygulanır."
İptaliistenen kararlarda yukarıda açıklanan iki içtüzük maddesine uyulmamış olmaklabirlikte kararların çözdüğü konuların, alınmalarındaki ereğin ve gördükleriişin açık ve kesin delâleti karşısında biçim, eksikliğinin bu yasamabelgelerini nitelendirmede etkisi olabileceği düşünülemez. Kararların veonların dayanaklığını ettiği uygulamaların, yukarda değinildiği üzere,içtüzüklerin konu ile ilgili hükümlerini değiştirdiğinde kuşku yoktur ve şudurum dahi bunlara içtüzük hükmü niteliğini kazandırmaya yeterlidir. Kaldı kitersine bir görüşün çeşitli içtüzük konularının tek tek kararlarla hükmebağlanması ve böylece-Anayasa'ya uygunluk denetiminden kaçınılması yolunda bireğilimi teşvik etmesi her zaman için olasılık içindedir. Anayasalda bunitelikte bir gediğin bulunabileceğim düşünmek ise, Anayasa Koyucunun ereğineaykırı tutum olur.
Yukarıdanberi açıklanan nedenlerle dâva konuşa üç kararın içtüzük düzenlemesiniteliğinde bulunduğuna; Anayasa Mahkemesi Türkiye Büyük Millet Meclisiiçtüzüklerinin Anayasa'ya uygunluğunun denetlenmesinde de görevli ve yetkiliolduğundan ve dosyanın eksiği kalmadığından Anayasa'nın 147,, 149. ve. 150. ve44 sayılı Kanunun 21., 22., 25. ve 26. maddelerine uygun olduğa görülen işinesasının incelenmesine 24/12/1970 gününde oybirliğiyle karar verilmiştir.
IV-Esasın incelenmesi :
Dâvanınesasına ilişkin rapor, dâva dilekçesi, Anayasa'ya aykırılığı ileri sürülenİçtüzük hükümü niteliğindeki Millet Meclisi ve Türkiye Büyük Millet MeclisiBirleşik Toplantısı kararlan; bu kararlara ilişkin Tutanak Dergileri; davacınındâvasına dayanak yaptığı Anayasa maddeleri ve bunlarla ilgili gerekçeler vebaşka yasama belgeleri, konu ile ilişkisi bulunan öteki metinler okunduktansonra gereği görüşülüp düşünüldü :
Dâvanınaçılmasından sonra Türkiye Büyük Millet Meclisi Birleşik Toplantısında veMillet Meclisinde, iptali istenen içtüzük düzenlemesi niteliğindeki kararlarlaaynı konuda yeni kararlar alındığı anlaşıldığından işin önce dâva konusukararların yürürlükte bulunup bulunmadığı ye elde karara bağlanacak bir dâvakalıp kalmadığı yönlerinden incelenmesi gerekecektir.
a)Millet Meclisi Tutanak Dergisinin (Dönem 3, cilt 10. toplantı 2) 22/1/1971günündeki 40. Birleşime ilişkin bölümünün 199-219. sayfalarında yer alangörüşmelerden anlaşılacağı üzere Demokratik Parti grubunun kurulmuş olmasınedeniyle siyasi partilerin başkanlık divanı ile komisyonlardaki temsiloranlarının saptanması yeniden ele alınmış, "Başkanlık Divanı Üyesayısının l başkan, 4 başkanvekili, 3 İdareci üye, 7 kâtip üye olmak üzere 15 eçıkarılması ve 4. başkan vekilliğinin Demokratik Partiye verilmesi" ve"Meclis Başkanı dışında Başkanlık Divanı üyeliklerinin Adalet Partisine 2başkan vekilliği, l idareci üyelik, 4 kâtiplik, Cumhuriyet Halk Partisine 1başkan vekilliği, l idareci üyelik, 3 kâtiplik, Demokratik Partiye l başkanvekilliği ve Güven Partisine l idareci üyelik verilmek üzere parti gruplarıarasında bölüştürülmesi" yolundaki iki önerge, (Aynı Tutanak Dergisi -Sayfa 217) oya konularak kabul edilmiştir. (Aynı Tutanak Dergisi, sayfa 218)oran hesapları yapılırken Millet Meclisinin dâva konusu 13/7/1970 günlükararında yer alan ilkenin korunduğu yani oranların saptanması da bağımsızlarınhesaba katılmadığı, yalnız siyasî parti gruplarının üye sayılan toplamınınnazara alındığı anlaşılmaktadır. (Aynı Tutanak Dergisi : Sayfa 213)
BöyleceMillet Meclisi Genel Kurulunun bir içtüzük düzenlemesi niteliğindeki 22/1/1971günlü karan dâva konusu kararlardan 13/7/1970 ve 20/7/1970 günlü iki MîlletMeclisi kararının yerine geçerek bunları 22/1/1971 gününde yani dâvanınaçılmasından sonra yürürlükten kaldırmış olmaktadır.
b)T. B. M. M. Tutanak Dergisinin (Cilt l, Toplantı 10) 6/1/1971 günündeki 2.Birleşimine ilişkin bölümünün 136-145. sayfalarında yer alan görüşmelerdenanlaşılacağı üzere Demokratik Parti grubunun kurulmuş olması nedeniyle siyasîparti gruplarının Türkiye Büyük Millet Meclisi Birleşik Toplantısındakioranlarının yeniden gözden geçirilmesi gerekli görülerek Türkiye Büyük MilletMeclisi Soruşturma Hazırlık komisyonları üye sayılarının 10 dan 14 eçıkarılması yolundaki Başkanlık sunuşu kabul edilmiştir. (Aynı Tutanak Dergisi: Sayfa 137, 144) Oran hesaplan yapılırken Türkiye Büyük Millet MeclisiBirleşik Toplantısının dâva konusu 15/7/1970 ve 22/7/1970 günlü kararında yeralan ilkenin korunduğu yani oranların saptanmasında bütün üyeler toplamınındeğil siyasî parti grupları üye sayılan toplamının esas alındığıanlaşılmaktadır. (Aynı Tutanak Dergisi : Sayfa 137)
BöyleceTürkiye Büyük Millet Meclisi Birleşik Toplantısının bir İçtüzük düzenlemesiniteliğindeki 6/1/1971 günlü karan da dâva konusu kararlardan 15/7/1970 ve22/7/1970 günlü Türkiye Büyük Millet Meclisi kararının yerine geçerek bunu6/1/1971 gününde, yani dâvanın açılmasından sonra yürürlükten kaldırmışolmaktadır.
Biriptal dâvasında dâva konusu edilmiş, ancak daha sonra yürürlükten kalkmış kanunve Türkiye Büyük Millet Meclisi içtüzükleri hükümlerinin Anayasa'ya uygunlukdenetiminin yapılması düşünülemez. Çünkü bilindiği gibi Anayasa Mahkemesininiptal kararlan geriye yürümez ve iptal edilen hükümleri ancak karar tarihindeve kararda yürürlük için karar tarihinden sonraki bir gün belirlenmişse otarihte yürürlükten kaldırır (Anayasa Madde 152). îşin incelenmesi günündeyürürlükte bulunmayan hükümlerin iptallerine ise tabiatiyle olanak yoktur.Böyle olduğuna göre de bu duruma gelmiş bir dâvanın esasının incelenmesine vekarara bağlanmasına yer kalmayacağı ortadadır. Bununla birlikte dâva konusuedilip de inceleme gününde yürürlükten kalkmış olmaları nedeniyle Anayasa'yauygunluk denetimi yapılamayan Türkiye Büyük Millet Meclisi içtüzükleri hükümlerininveya içtüzük düzenlemesi niteliğindeki kararların bunların uygulandığıdönemlerde çıkartılmış kanunların Anayasa'ya uygunluk denetimi yapılırken biçimyönünden Anayasa'ya aykırılık bulunup bulunmadığının araştırılması için elealınabileceklerinin burada belirtilmesi yerinde olur.
Yukarıdabir bir açıklandığı üzere içtüzük düzenlenmesi niteliğindeki dâva konusu üçkarar artık yürürlükte bulunmadığından konusu kalmayan 1970/57 esas sayılıdâvanın karara bağlanmasına yer yoktur.
MuhittinTaylan, Recai Seçkin, Kani Vrana, Muhittin Gürün, Lûtfİ Ömerbaş ve ŞevketMüftügil bu görüşe katılmamışlardır.
V-Sonuç :
Milletmeclisinin 13/7/1970 günlü 126., 20/7/1970 günlü 131. birleşimlerinde veTürkiye Büyük Millet Meclisi Birleşik Toplantısının I5///1970 günlü 18. ve22/7/İ970 günlü 19. birleşimlerinde kabul edilen ve İçtüzük düzenlenmesiniteliğinde bulunan dâva konusu üç karar dâva açıldıktan sonra MilletMeclisinin 22/1/1971 günlü 40. ve Türkiye Büyük Millet Meclisi BirleşikToplantısının 6/1/1971 günlü 2. birleşimlerinde kabul edilen ve yine İçtüzükdüzenlemesi niteliğinde olan iki katına yürürlükten kalktığı için konusukalmayan dâvanın karara bağlanmasına yer olmadığına Muhittin Taylan, RecaiSeçkin, Kani Vrana, Muhittin Gürün, Lûtfi Ömerbaş ve Şevket Müftügil'in karşıoylariyle ve oyçokluğu ile 23/3/1971 gününde karar verildi.
Başkan
Hakkı Ketenoğlu
Başkanvekili
Avni Givda
Üye
Celâlettin Kuralmen
Üye
Fazıl Uluocak
Üye
Sait Koçak
Üye
Muhittin Taylan
Üye
İhsan Ecemiş
Üye
Recai Seçkin
Üye
Ahmet Akar
Üye
Halit Zarbun
Üye
Kani Vrana
Üye
Muhittin Gürün
Üye
Lütfi Ömerbaş
Üye
Şevket Müftügil
Üye
Ahmet H. Boyacıoğlu
KARŞIOYYAZISI
İptaldâvasına konu yapılan kararların içtüzük niteliğinde olduğunda uyuşmazlıkyoktur. Çoğunluk görüşünde belirtilen esas, bu kararlardan sonra bunlarınyerine geçen kararlar alındığı ve iptali istenen kararlar halen geçerlibulunmadığı yönünde toplanmakta ve bu nedenle karar ittihazına yer olmadığısonucuna varılmaktadır.
Oysagerek önceki kararlarda ve gerek sonraki kararlarda benimsenen ilkenin süreklibir şekilde uygulandığı gözününe alındıkta, önceki kararın sonradan kalkıpartık hüküm ifade etmek durumunda bulunmadığı kabul edilemez. Çünkü iptaliistenen kararlarda; Meclis çalışmalarına siyası parti gruplarının kuvvetlerioranında katılmasın sağlamak için her siyasî parti grubunun kendi üyesayılarının toplam rakamı esas alınmıştır. Başkanlık Divanının teşkilinde veTürkiye Büyük Millet Meclisi soruşturma Hazırlık Komisyonlarının kurulmasındada bu kural aş tutulmuştur. Nitekim Millet Meclisinin 13/7/1970 günlü ve 126,Birleşimde aldığı karar ve yine aynı mecliste 20/7/1970 gününde, 131.Birleşimde alınan karar bu kuralı tesbit ettiği gibi Türkiye Büyük MilletMeclisinin 15/7/1970 günlü, 18. Birleşiminde görüşülüp 22/7/1970 günlü 19.Birleşiminde alman karar bu niteliktedir. Dâva konusu olan bu kararlarda kabuledilen ilke, yani siyasî parti gruplarının kendi üye sayılarının toplamrakamının orana esas tutulması, Millet Meclisinin daha sonraki 22/1/1971 günlü40. ve Türkiye Büyük Millet Meclisinin Birleşik Toplantısının 6/1/1971 günlü 2.birleşimlerinde kabul edilen ve içtüzük düzenlenmesi niteliğinde olan karardada aynen benimsenmiştir.
GerçektenMillet Meclisinin 22/1/1971 günlü 40. Birleşiminde Başkanlık Divanıüyeliklerinin dağılmasında tutulacak esasın 13/7/1970 günlü Birleşimde tasvibeiktiran etmiş karara dayanması gerektiği Başkan tarafından açıklanmış vedağıtım bu esas uyarınca yerine getirilmiştir. (Millet Meclisi Tutanak Dergisi:Dönem 3, Cilt 10, Toplantı 2, Sahife 199 ve sonra). 13/7/1970 günlü oturumdakabul olunan esas şudur : "Bu oranların tesbitinde siyasî partigruplarının birbirine karşı kuvvet ölçüsü tayin edilmek maksadiyle siyasî partigrupları üye sayılarının toplam rakamı, oran hesabına esas tutulur." OysaMillet Meclisinin şimdiye kadar ki uygulamalarında, boş üyelikler hariç olmaküzere. Millet Meclisi üye tamsayısının orana esas tutulacağı yolunda idi. Yenikabul edilen esasın, şimdiye kadarki uygulama bakımından bir yenilik olduğuoturumu idare eden Başkan tarafından ifade edilmiştir. (Millet Meclisi TutanakDergisi, Dönem 3, Cilt 8, Toplantı l, Sahife 374). Türkiye Büyük MilletMeclisinin 6/1/1971 günlü ve 2. Birleşik toplantısında, Başkan, yeni kabuledilen oran esaslarını hatırlatmış ve soruşturma hazırlık komisyonlarınınteşkili bu esaslar çerçevesinde gerçekleştirilmiştir. (Türkiye Büyük MilletMeclisi Tutanak Dergisi, Cilt l, Toplantı 10, Sahife 137).
Görülüyorki siyasî parti gruplarının kuvvet oranlan hesabında, 1970 tarihine kadar olanuygulama ile 1970 tarihinden sonraki uygulamalarda değişiklik vardır ve budeğişiklik 1971 de de sürüp gitmektedir. Böylece yeni içtüzük niteliğindekikararlarda kabul edilen ilkenin sürekli bir karakter aldığı meydandadır. Heryeni kararla eskisinin hükümden düştüğü kabul edildiği taktirde, benimsenen vesürekli bir nitelik kazanan ;yeni ilkenin Anayasa Mahkemesi denetimi dışındabırakılma olanağı ortaya çıkar. Oysa bu ilkenin Anayasa hükümleri ile bağdaşıpbağdaşmayacağını taktir, etmek ve uygulamaya Anayasa doğrultusunda yonverilmesini sağlamak mahkememizin görev ve yetkisi içinde olan bir iştir.Dâvanın esasına girişilerek karar verilecek yerde, dâva konusu kararlarınsonradan yürürlükten kalktığı gerekçesi ile karar verilmesine yer olmadığısonucuna varmak doğru değildir. Çoğunluk kararına bu nedenle katılmıyoruz.
Üye
Muhittin Taylan
Üye
Kani Vrana
Üye
Muhittin Gürün
Üye
Şevket Müftügü
KARŞIOYYAZISI
1)Anayasaya uygunluk denetiminin ereklerinden birincisi Anayasaya aykırıkuralların ayıklanması ise bu ereklerden ikincisi de Anayasa kurallarınınanlamının açıklığa kavuşturularak Anayasaya aykırı İşlem yapılmasının benzerolaylarda önlenmesidir.
2)Dâva konusu kararların doğrultusunda kararlar verildiği ve böylece bunlarınyürürlükte bulunmalarının sağlandığı yönünde bir uyuşmazlık yoktur; zira bunlardoğrultusunda kararlar verildiği, bu kararın gerekçesinde de açıklanmıştır.
3)Anayasa Mahkemesi, vereceği kararın uygulama olanağı kalıp kalmamasiyleilgilenemez. Dâva sırasında dâva konusu Yasanın değiştirilmiş olması olayı ilebu olay, özdeş (aynı) nitelikte değildir. Meclislerin bir yıllık yasa yapmalarıve yasayı sık sık değiştirmeleri olağan değilse de İçtüzük niteliğinde yıllıkkararlar verip onu da sık sık değiştirmeleri olağandır. Yasa, genellikleyurttaşla Devlet arasındaki ilişkileri düzenleyen ve herkesi bağlayan genelkuralları kapsar; oysa içtüzük yalnızca meclislerin çalışmasını düzenler ve yalnızcameclisleri bağlar.
4)Çoğunluk kararı, Anayasaya uygunluk denetiminin erekleri ile çelişmekte, yasaile içtüzük niteliğindeki yasama meclisi kararının değiştirilmelerinin Hukukîsonuçlarını özdeş saymakta sonraki uzatma kararlarını gözönünde tutmamaktaolduğundan hukuka uygun bulunmadığı görüşündeyim.
Sonuç:Esas incelenerek sonuca göre karar verilmek gerekli iken dâvanın kararabağlanmasına yer olmadığına karar verilmiş olmasına karşıyım.
Üye
Recai Seçkin