ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas sayısı:1970/7
Karar sayısı:1970/23
Karar günü:12/5/1970
Resmi Gasete tarih/sayı:26.10.1970/13651
İtirazyoluna başvuran : Gazipaşa Sulh Ceza Mahkemesi
İtirazınkonusu : Mahkemece 13/12/1968 günlü, 1072 sayılı rulet, tilt, langırt vebenzeri oyun alet ve makinaları hakkındaki kanunun 2. maddesinin cezanıntecilini önleyen son fıkrası hükmünün Anayasa'nın 12. maddesine aykırı olduğukanısına varılmış ve Türkiye Cumhuriyeti Anayasa'sının 151. maddesinedayanılarak Anayasa Mahkemesine başvurulmuştur.
I-OLAY :
1072sayılı Kanunun I. maddesindeki yasaklara aykırı olarak pazar yerinde oyun aletiçalıştırmak eyleminden dolayı sanıklar hakkında 10/1/1970 günlü iddianame ve3005 sayılı Kanuna göre duruşmaları yapılarak 1072 sayılı Kanunun 2. maddesigereğince cezalandırılmaları istemiyle açılan ve Gazipaşa Sulh CezaMahkemesinin 1970/4 esas sayısını alan dâvanın duruşması sırasında 4/2/1970günlü 3. oturumunda mahkeme 1072 sayılı Kanunun 2. maddesinin tecili engelleyenson fıkrası hükmünün Anayasa'nın 12. maddesine aykırı olduğu kanısına vararakAnayasa Mahkemesine başvurulmasına ve duruşmanın geri bırakılmasına kararvermiştir.
III-Yasa metinleri :
1.İtiraz konusu hüküm :
13/12/1968günlü, 1072 sayılı Kanunun itiraz konusu fıkrayı da kapsayan 2. maddesişöyledir:
(Madde2- Bu kanuna aykırı hareket edenler bir yıldan aşağı olmamak üzere hapis ve1.000 liradan 5.000 liraya kadar ağır para cezasına mahkûm edilirler. Tekerrürühalinde cezalar bir misli artırılır.
Elegeçirilen alet, makine ve bunların çalıştırılmasına yarayan tesisat ve paralarzapt ve müsadere edilir. Bu gibi oyun oynanan yerler bir daha açılmamak üzerekapatılır.
Busuçlardan mahkûm olanların cezaları tecil edilmez.)
2.Dayanak olarak ileri sürülen Anayasa hükümleri :
1072sayılı Kanunun 2. maddesinin son fıkrası hükmünün Anayasa'ya aykırı olduğukanısını desteklemek üzere mahkemece ileri sürülen Anayasa'nın 12. maddesiaşağıdadır :
(Madde12- Herkes, dil, ırk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din ve mezhepayırımı gözetilmeksizin, kanun önünde eşittir.
Hiçbirkişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.)
IV-İlk inceleme :
AnayasaMahkemesi İçtüzüğnünün 15. maddesi uyarınca 26/2/1970 gününde Lûtfi Ömerbaş,Salim Başol, A. Şeref Hocaoğlu, Fazlı Öztan, Hakkı Ketenoğlu, Sait Koçak, Avni Givda,Muhittin Taylan, Şahap Arıç, İhsan Ecemiş, Recai Seçkin, Halit Zarbun, ZiyaÖnel, Mustafa Karaoğlu ve Muhittin Gürün'ün katılmalariyle yapılan ilk incelemetoplantısında dosyanın eksiği olmadığı ve itirafın Anayasa'nın 151. ve22/4/1962 günlü, 44 sayılı Kanunun 27. maddelerine uygun bulunduğugörüldüğünden işin esasının incelenmesi oybirliğiyle kararlaştırılmıştır.
V-Esasın incelenmesi :
İtirazınesasına ilişkin rapor, mahkemenin Cumhuriyet Savcılığı aracılığı ile gelen4/2/1970 günlü, 1970/4 esas sayılı yazısına bağlı gerekçeli kararı ve ekleri,Anayasa'ya aykırılığı ileri sürülen hüküm, Anayasa'ya aykırılık kanısınadayanaklık eden Anayasa maddesi; bunlarla ilgili gerekçeler ve Meclis görüşmetutanakları; konu ile ilişkisi bulunan öteki metinler okunduktan sonra gereğigörüşülüp düşünüldü :
Hatırlanacağıüzere rulet, tilt, langırt ve benzeri oyun alet ve makinelerini çalıştıranyerler bir ara çoğalıp yaygınlaşmış; hatta birçok kahvelerin birer bolümü buoyunlara ayrılmış ve. özellikle öğrenim çağındaki çocuklar ve gençler okulsaatlerinde bile buralara devam eder olmuşlardı. Çocukların ve gençlerin bugibi yerlerde sömürüldükleri, ayartıldıkları ve kumara alıştırıldıklarıyolundaki eğitimcilerin ve ana babaların haklı sızlanışları, uyarmaları ve kaygılarıgittikçe artmakta ve .sorunun önemle ele alınması zorunluğu kendini bütünağırlığı ile duyurmakta idi. 1072 sayılı Yasa işte bu sızlanış ve kaygılarınyasama meclislerindeki tepkisinin ve sorunu çözme çabasının bir sonucudur.
Yasa,Türk Ceza Kanununun 567. maddesinin kapsamı dışında kalsa bile umuma mahsusveya umuma açık yerlerde her ne ad altında olursa olsun kazanç kastiyleoynanmasa dahi rulet, tilt, langırt ve benzeri baht ve talihe bağlı veyamaharet isteyen, otomatik, yan otomatik el veya ayakla kullanılan oyun alet vemakinaları ile benzerlerini bulundurmayı, çalıştırmayı veya yurda sokmayı,yahut imal etmeyi yasaklamakta; kanunun uygulanmasında spor kulüplerini,gençlik teşekküllerini ve dernekleri umuma açık yer saymaktadır (Madde 1).
Yasakoyucu, gençliğin ahlâkını ve geleceğini tehdit eden bu sorun üzerinde öylesinetitizce durmuştur ki yasaklama kapsamını çok geniş tutmak ve ağır sayılabilecekceza yatırımları koymakla yetinmemiş; bu suçlardan hüküm giyenlerin cezalarınıntecil edilmesini engellemiş (Madde 2- İtiraz konusu fıkra) ve konu kapsamımagiren suçlardan dolayı zaman ve mekân kaydına bakılmaksızın 3005 sayılı MeşhutSuçların Muhakeme Usulü Kanunu hükümlerinin uygulanmasını öngörmüştür. (Madde3)
Tecilkurumunu, 13/7/1965 günlü, 647 sayılı Cezaların infazı Hakkında Kanunun -geçici4. maddede öteki kanunların bu kanuna aykırı Hükümlerinin uygulanmayacağıaçıklandığına göre- 6, maddesi düzenlenmektedir. Bu madde uyarınca;"Adliye mahkemelerinde para cezasından başka bir ceza ile mahkûm olmayankimse, işlediği bir suçtan dolayı ağır veya hafif para veya altı aya kadar ağırhapis veya bir yıla kadar hapis veya hafif hapis cezalarından biri ile mahkûmolur ve geçmişteki hali ile ahlâki temayüllerine göre cezanın tecili ilerdecürüm işlemekten çekinmesine sebep olacağı hakkında mahkemece kanaat edilirsebu cezanın teciline hükmolunabilir. Bu halde tecilin sebebi hükümdeyazılır."
Tecileilişkin 6. madde genel nitelikte bir hüküm olmakla birlikte bu durumun tecildenistisna hükümlerinin kimi yasalarda yer almasına engellik edemeyeceğiortadadır. Türk Ceza Kanununun tecil konusunu yine genel nitelikte düzenleyen89. maddesinin uygulandığı dönemde de bir takım kanunlarda istisna hükümleriyer alagelmiştir. Söz gelimi Kaçakçılığın Men ve Takibine dair 1918 sayılıKanunun değişik 58. maddesinde bu kanuna göre hükmedilecek cezaların teciledilemiyeceği yazılıdır. Bunun bir ikinci örneği de Askerî Ceza Kanununundeğişik 47. maddesindedir. Maddenin A bendinde hangi cezaların teciledilemeyeceği açıklanmakta ve istisna hükmü dört fasıl içindeki cezalarıkapsamına almaktadır. İtiraz ve inceleme konusu fıkra ise 647 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden sonra bir yasada yer alan istisna hükmüdür. En ileriülkelerin yasalarında da tecilden istisna hükümlerinin bulunduğuna, sırasıgelmişken burada işaret etmek yerinde olacaktır.
Teciledilebilir cezaların kapsamı ve tecilden istisna, ceza ve infaz hukukubakımından tartışılıp eleştirilebilir. Ancak bu alandaki bir düzenlemeninAnâyasa'ya doğrudan doğruya aykırılığından söz edilemez. Çünkü Anayasa'datecile ilişkin özel bir hüküm yoktur. Şu duruma göre yasa koyucunun Anayasailkelerine aykırı olmamak üzere ülkenin ve toplumun gerek ve gerçekleriuyarınca bu alanda düzenlemede bulunmada serbest olduğunun kabulü ayıkırıdüşmez.
Mahkeme,itiraz konusu hükmün Anayasa'nın 12. maddesindeki "kanun önündeeşitlik" ilkesine aykırı olduğu kanısındadır, itirazın bu yöndenincelemesine geçilirken önce Anayasa Mahkemesinin bu kavrama ilişkin yerleşmişgörüşünün burada bir kez daha açıklanmasında yarar vardır. 12. maddenin mutlakolarak yasakladığı; kanunların uygulanmasında dil, ırk, cinsiyet, siyasîdüşünce, felsefî inanç, din ve mezhep ayrımının gözetilmesi ve bu nedenlerleeşitliğe yol açılmasıdır. Bunun dışarıda ancak birbirinin aynı olan durumlardaaynı hukuk kurallarının öngörülmesi ve ortaya imtiyazlı bir kişi veya toplulukçıkarılmaması zorunludur. Bir bölüm yurttaşların, durumlarındaki özellik veayrılık dolayısiyle haklı nedenlerle başka hükümlere bağlı tutulmaları halindekanun önünde eşitsizlikten ve bir imtiyazdan söz edilemez.
Cezayaptırımı altında bulunan iki yasak eylemin, tecilden istisna bakımındanbirbirleriyle eşdeğerde olup olmadığının isabetle ölçülmesi için kesin bir yolyoktur. Eylemin ve cezanın niteliğine bakılarak sonuca varılması yanıltıcıolur. Burada önemi olan kanun koyucuyu, hükümlüyü tecilden istisnaya yöneltennedenler, koşullar ve bunlar arasında özellikle toplumun gerek vegerekçelerinden doğmuş zorunluluklardır. 1072 sayılı kanunun çıkarılması veyasa önünde eşitlik ilkesi konularında yukarıda yeterince açıklamalaragidilmiştir. Şu duruma göre 1072 sayılı Kanuna aykırı davrananların cezalarıtecil edilemezken başka kanunlardaki yasak eylemleri işleyenlerin aynı hadleriçinde kalan cezalarının tecil edilebilmesine bakılarak kanun önünde eşitlikilkesinin bozulduğundan söz edilmesinin yeri yoktur. Öte yandan 1072 sayılıKanun bu yasaya aykırı davrananların tümünü; hiçbir ayrım yapmaksızın tecilbakımından aynı hükme bağlı tutmuş ve böylece kanun önünde eşitlik ilkesinikendi yönünden korumuştur.
Özetlenecekolursa : 27/12/1968 günlü, 13086 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 13/12/1968günlü, 1072 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin son fıkrası hükmü, Anayasa'nın 12.maddesine ve öteki ilkelerine aykırı değildir; itirazın reddi gerekir.
VI-SONUÇ :
13/12/1968günlü, 1072 sayılı Kanunun 2. maddesinin tecili önleyen son fıkrası hükmününAnayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın reddine 12/5/1970 gününde oybirliğiylekarar verildi.
Başkanvekili
Lütfü Ömerbaş
Üye
Salim Başol
Üye
Fazlı Öztan
Üye
Celalettin Kuralmen
Üye
Hakkı Ketenoğlu
Üye
Fazıl Uluocak
Üye
Sait Koçak
Üye
Avni Givda
Üye
Muhittin Taylan
Üye
Şahap Arıç
Üye
İhsan Ecemiş
Üye
Ahmet Akar
Üye
Halit Zarbun
Üye
Ziya Önel
Üye
Muhittin Gürün