ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 1971/16
Karar Sayısı : 1971/62
Karar Günü : 6.7.1971
İPTAL DAVASINI AÇAN: 83 Milletvekili.
İPTAL DAVASININ KONUSU: 28.2.1971 günlü, 1376sayılı (1971 Yılı Bütçe Kanunu)nun 27. maddesinin Anayasanın 64., 92.maddeleriyle 126. maddesinin son fıkrası hükmüne aykırı olduğu öne sürülerekiptaline karar verilmesi isteminden ibarettir.
I- DAVACININ GEREKÇESİ:
(1- Anayasamızın 64. maddesi T.B.M.M.nin görev ve yetkilerinigenel olarak açıklarken “Kanun koymak, değiştirmek, kaldırmak” göreviyle“Devletin bütçe ve kesin hesap kanun tasarılarını görüşmek ve kabul etmek”görevlerini ayrı ayrı saymış bulunmaktadır. Emekli, adî malül, vazife malulü,dul ve yetimlerle ilgili 8 Haziran 1949 gün ve 5434 sayılı “Türkiye CumhuriyetiEmekli Sandığı Kanunu” vardır. 1971 yılı Bütçe Kanununa eklenen 27. maddeTürkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı kanunu ile ilgili hükümlerde değişiklikgetirmektedir. Bu niteliğiyle bu değişikliğin usulü bir bütçe kanununa maddekoyarak değil, normal bir kanunun usulü içerisinde getirilmesi gerekmektedir.
Nitekim Hükümet bu konuyla ilgili bir tasarıyı Millet meclisi neyollamış, tasarı Maliye Komisyonunda görüşülmüş, Bütçe ve Plân Komisyonunagitmiş ve hükümet bu normal yolu siyasî açıdan sakıncalı görmüş olmalı ki budefa bütçe Kanuna madde eklemeyi tercih etmiştir.
Bu nedenle 1971 yılı Bütçe Kanununun 27. maddesi Anayasanın 64.maddesine aykırı bulunmaktadır.
2- Kanunların Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülmesi ve kabuledilmesi usulleri Anayasanın 92. maddesinde belirtilmiş bulunmaktadır. BütçeKanunu içinse Anayasamız 94. maddesinde değişik bir yol kabul etmiştir.Getirilen hüküm bir bütçe kanununda yer alması gerekli olmayan normal kanunhükmü olduğundan Anayasanın 92. maddesinde gösterilen usulle çıkarılmasıgerekirdi. Bunun yapılması Anayasanın 92. maddesine aykırı bulunmaktadır.
3. Anayasamızın 126. maddesinin son cümlesi “Bütçe Kanununa bütçeile ilgili hükümler dışında hiçbir hüküm konulamaz” esasını getirmiştir.
“Bütçe ile ilgili hüküm” deyimini, malî nitelikteki hükümanlamında değil, bütçenin uygulanması ile ilgili, uygulamayı kolaylaştırıcı,tamamlayıcı veya kanun konusu olabilecek yeni bir hüküm olmamak şartıylaaçıklayıcı nitelikteki hükümler olarak anlamak gerekmektedir.
1971 yılı Bütçe Kanununun 27. maddesi esas kanunda değişiklikgetiren bir hükümdür. Bu nedenle de Anayasanın 126. maddesinin son cümlesineaçıkça aykırı bulunmaktadır.)
II- METİNLER:
a) İptali istenen kamu hükmü:
1 Mart 1971 günlü, 13765 sayılı Resmî Gazetede yayınlanmış bulunan28.2.1971 günlü, 1376 sayılı (1971 Yılı Bütçe Kanunu) nun 27. maddesi aynenşöyledir:
Madde 27- Emekli, adî malullûk, vazife malullûğu, dul ve yetimaylıklariyle emekli ikrâmiyeleri; 1.3.1971 tarihinden itibaren 1327 sayılıKanunun yürürlüğünden evvelki emekli keseneğine esas aylık ve ücret tutarlarıüzerinden hesap edilmekle beraber, bu aylıklar ile, 1.3.1971 tarihinden öncebağlanmış emekli, adî malullük, vazife malullüğü, dul ve yetim aylıkları sözügeçen tarihten itibaren, sonradan mahsubu yapılmak üzere, %50 nispetinde avanseklenmek suretiyle ödenir.
b) Davanın dayandırıldığı Anayasa hükümleri:
Madde 64- Kanun koymak, değiştirmek ve kaldırmak, Devletin bütçeve kesin hesap kanun tasarılarını görüşmek ve kabûl etmek, para basılmasına,genel ve özel af ilânına, mahkemelerce verilip kesinleşen ölüm cezalarınınyerine getirilmesine karar vermek, Türkiye Büyük Millet Meclisininyetkilerindendir.
Madde 92- Kanun tasarı ve teklifleri önce Millet Meclisindegörüşülür.
Millet Meclisinde kabûl, değiştirilerek kabûl veya reddedilentasarı ve teklifler Cumhuriyet Senatosuna gönderilir.
Millet Meclisinde kabul edilen metin, Cumhuriyet Senatosuncadeğişiklik yapılmadan kabûl edilirse, bu metin kanunlaşır.
Cumhuriyet Senatosu, kendisine gelen metni değiştirerek kabûlederse, Millet Meclisinin bu değişikliği benimsemesi halinde metin kanunlaşır.
Millet Meclisi, Cumhuriyet Senatosundan gelen metni benimsemezse,her iki Meclisin ilgili komisyonlarından seçilecek eşit sayıdaki üyelerden birkarma komisyon kurulur. Bu komisyonun hazırladığı metin Millet Meclisinesunulur. Millet Meclisi, karma komisyonca veya Cumhuriyet Senatosunca veya dahaönce kendisince hazırlanmış olan metinlerden birini olduğu gibi kabûl etmekzorundadır. Cumhuriyet Senatosunda üye tamsayısının salt çoğunluğu ile kabûledilmiş olan madde değişikliklerinde, Millet Meclisinin kendi ilk metnini benimsemesiiçin, üye tamsayısının salt çoğunluğunun oyu gereklidir. Bu halde açık oyabaşvurulur.
Millet Meclisinin reddettiği bir tasarı veya teklif, CumhuriyetSenatosunca da reddedilirse, düşer.
Millet Meclisinin reddettiği bir tasarı veya teklif, CumhuriyetSenatosunca olduğu gibi veya değiştirerek kabûl edilirse, Millet Meclisi,Cumhuriyet Senatosunun kabûl ettiği metni yeniden görüşür. CumhuriyetSenatosunun metni Millet Meclisince benimsenirse, kanunlaşır; reddedilirse,tasarı veya teklif düşer; Cumhuriyet Senatosundan gelen metin Millet Meclisincedeğiştirilerek kabûl edilirse, 5 inci fıkra hükümleri uygulanır.
Cumhuriyet Senatosunca üye tamsayısının salt çoğunluğu ile tümüreddedilen bir metnin Millet Meclisi tarafından kabulü için, üye tam sayısınınsalt çoğunluğunun oyu lâzımdır. Bu halde açık oya başvurulur.
Cumhuriyet Senatosunca üye tamsayısının üçte iki çoğunluğu iletümü reddedilen bir metnin kanunlaşabilmesi, Millet Meclisi tarafından üyetamsayısının üçte iki çoğunluğu ile kabûl edilmesine bağlıdır. Bu halde açıkoya başvurulur.
Cumhuriyet Senatosu, kendisine gönderilen bir metni, MilletMeclisi komisyonlarında ve genel kurulundaki görüşme süresini aşmıyan bir süreiçinde karara bağlar; bu süre üç ayı geçemez ve ivedilik hallerinde on-beşgünden, ivedi olmıyan hallerde bir aydan kısa olamaz. Bu süreler içinde kararabağlanmıyan metinler, Cumhuriyet Senatosunca, Millet Meclisinden gelen şekliylekabûl edilmiş sayılır. bu fıkrada belirtilen süreler Meclislerin tâtilidevamınca işlemez.
Yasama Meclislerinin ve mahallî idarelerin seçimleri ve siyasîpartilerle ilgili tasarı ve tekliflerin kabûl veya reddinde yukarıdaki fıkralarhükümleri uygulanır. Ancak, karma komisyon kurulmasını gerektiren hallerde,karma komisyonun raporu, Türkiye Büyük Millet Meclisinin birleşik toplantısındagörüşülür ve karara bağlanır; Türkiye Büyük Millet Meclisinin birleşiktoplantısında Millet Meclisinin ilk metninin kabulü için üye tamsayısının saltçoğunluğunun oyu lâzımdır. 8 inci ve 9 uncu fıkralar hükümleri saklıdır.
Madde 126- Devletin ve kamu iktisadî teşebbüsleri dışındaki kamutüzel kişilerinin harcamaları yıllık bütçelerle yapılır.
Kanun, kalkınma plânları ile ilgili yatırımlar veya bir yıldanfazla sürecek iş ve hizmetler için özel süre ve usuller koyabilir.
Genel ve katma bütçelerin nasıl yapılacağı ve uygulanacağı kanunlagösterilir. Bütçe kanununa bütçe ile ilgili hükümler dışında hiçbir hükümkonulamaz.
III- İLK İNCELEME:
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğünün 15. maddesi uyarınca 16.3.1971gününde Hakkı Ketenoğlu, Avni Givda, Fazıl Uluocak, Sait Koçak, Nuri Ülgenalp,Muhittin Taylan, Şahap Arıç, Recai Seçkin, Ahmet Akar, Halit Zarbun, KâniVrana, Muhittin Gürün, Lûtfi Ömerbaş, Şevket Müftügil ve Ahmet H.Boyacıoğlu’nun katılmalariyle yapılan ilk inceleme toplantısında, ResmîGazetenin 1 Mart 1971 günlü sayısında yayınlanmış olan sözü geçen kanun hükmünekarşı Millet Meclisi üye tamsayısının altıda birinden fazla sayıdaki (83)Milletvekili tarafından açılan davaya ait dilekçenin 4.3.1971 gününde AnayasaMahkemesine verildiği ve aynı günde kaleme havale edildiği, bu suretle yetkilikişiler tarafından süresinde açılmış olan davaya ait dosyada eksiklikbulunmadığı anlaşıldığından işin esasının incelenmesine oybirliğiyle kararverilmiştir.
IV- ESASIN İNCELENMESİ:
Davanın esasına ilişkin rapor, dava dilekçesi, iptali istenenkanun hükmiyle davanın dayandırıldığı Anayasa hükümleri, bunlara ilişkingerekçelerle Yasama Meclisleri görüşme tutanakları okunduktan sonra gereğigörüşülüp düşünüldü:
1971 Yılı Bütçe Kanununun iptali istenen 27. maddesi, iki hükümgetirmektedir:
1- 1.3.1971 tarihinden sonra bağlanacak emekli, adî malullük,vazife malullüğü, dul ve yetim aylıklariyle, emekliye ayrılanlara ödenecekikramiyeler, 31.7.1970 günlü, 1327 sayılı Kanunun yürürlüğünden evvelki emekli keseneğineesas aylık ve ücret tutarları üzerinden hesap edilecektir.
2- 1.3.1971 den öncekiler de dahil olmak üzere, bağlanmış vebağlanacak tüm emekli, adî malullük, vazife malullüğü, dul ve yetimaylıklarına, mahsubu sonradan yapılmak üzere, %50 nisbetinde avanseklenecektir.
Görüldüğü gibi sözü geçen madde hükmü emeklilik aylığı konusundayürürlükteki mevzuata göre farklı bir düzenleme getirmekte, ilgili kanunun günve sayısiyle madde hükümlerini açıkça belirtmemekle birlikte, 5434 sayılı T.C.Emekli Sandığı Kanununun yürürlükteki hükümlerinde, 1971 yılına münhasır olmak,yani söz konusu bir yıl süresince geçerli bulunmak üzere değişiklikyapmaktadır. Şöyle ki:
5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununun 15. ve 41. maddelerinegöre emekli aylıklarının, kanunlarına göre emekli keseneğine esas tutulanmüktesep hak aylıklar üzerinden hesap edilmesi ve aynı kanunun 89. maddesinegöre de yine bu aylığın bir senelik tutarının emeklilik ikramiyesi olaraködenmesi gerekmekte idi.
5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununda değişiklik yapan7.2.1969 günlü, 1101 sayılı Kanunla emekli aylığı bağlanmasına esas olannisbet, 30 hizmet yılı için %50 den %70 e çıkartılmakla birlikte emeklikeseneğinin kesilmesine ve emekli aylığının bağlanmasına esas tutulacak aylıkkonusundaki yukarıda açıklanan hükümlerde bir değişiklik yapılmamış; bunamukabil, barem, teşkilât, kadro ve sâir kanunlarla aylık tutarlarınınyükseltilmeleri hallerinde eski tutarlar üzerinden bağlanmış olan emekliaylıklarının da yeni tutarlara göre yükseltilmesi gibi, memurların sosyalgüvenliği konusunda ileri ve hakkaniyete uygun bir ilke kabul edilmiş ve aynıkanunun ek 3. maddesiyle de emekli ikramiyeleri on beş aylık miktarınaçıkartılmıştı.
(657 sayılı Kanunun emekli ikramiyelerine ilişkin 191-192. maddeleriyürürlüğe girme olanağı bulamadan 1327 sayılı Kanunun 68. maddesi ilekaldırılmış olduklarından burada söz konusu edilmemişlerdir.)
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun malî hükümlerininuygulanmasına geçilmesi halinde emekliler hakkında da sözü geçen 1101 sayılıKanun hükümlerinin kendiliğinden uygulanması gerekirken 1327 sayılı Kanunun ekgeçici 33. maddesiyle 28.2.1971 tarihine kadar yapılacak intibakların sonaerdirilmesi beklenmek üzere ertelenmiş ve 1971 Yılı Bütçe Kanununun iptaliistenen 27. maddesiyle de emekli aylıklarına %50 nisbetinde bir avans zammıyapılmak suretiyle bu erteleme 1971 bütçe yılı sonuna kadar uzatılmıştır.
Yukarıdaki açıklamadan anlaşılacağı gibi 1971 Yılı Bütçe Kanunununiptali istenen 27. maddesi, daha önce kanunlarla düzenlenmiş ve 1327 sayılıKanunun ek geçici 33. maddesiyle 28.2.1971 gününü geçmemek üzere intibaklarınyapılacağı tarihe kadar askıya alınmış bir konuyu 1971 bütçe yılı için değişikbir düzenlemeye tabi tutmuş ve 28.2.1971 gününden itibaren kendiliğinden yürürlüklerinidevam ettirecek olan 5434 ve 1101 sayılı kanunların hükümlerini, bir malîyıllık süre için değişik esaslar uygulamak amaciyle askıya almış veyürürlüklerini bu süre için durdurmuştur.
Oysa benzer konuda açılmış bir iptal davası üzerine Anayasa Mahkemesinceverilmiş bulunan 7.1.1969 günlü, 1968/24-1969/4 sayılı kararda da (bak: ResmîGazete: 21 Şubat 1969 sayı: 13133) ayrıntılariyle açıklandığı gibi Anayasanın117. maddesi gereğince (kanunla) düzenlenmesi gereken memur hakları kapsamıiçinde bulunan emeklilik hakkının, (Bütçe Kanunu) ile düzenlenmesi câizolmadığı gibi daha önce emekli aylıklarına ilişkin olmak üzere yürürlüğekonulmuş bulunan kanunlarda veya bunların bir kısım hükümlerinde (Bütçe)kanunlariyle değişiklik yapılması veya yürürlüklerinin geçici bir süre için dahiolsa durdurularak yerine değişik bir düzen getirilmesi de mümkün değildir.
Anayasanın 64. maddesi, Türkiye Büyük Millet Meclisininyetkilerini sayarken (kanun koymak, değiştirmek ve kaldırmak) konuları ile(Devletin Bütçe Kanun tasarılarını görüşmek ve kabul etmek) konusunu ayrı yetkialanları olarak belirlemiş ve kanunların Meclislerdeki görüşülmelerine vekabullerine ilişkin usulleri 92. maddesinde düzenlerken, Bütçe Kanunlarınıngörüşülme e kabulüne ilişkin usulleri de 94. maddesinde tamamiyle değişik birbiçimde saptamıştır.
Öte yandan Anayasamız, kanunları, genel olarak, konu bakımındanAnayasaya aykırı olmamak şartiyle, hiçbir tahdit ve takyide tabi tutmamışolduğu halde Bütçe Kanunlarının konusunu 126. maddesinde belirlemiş ve aynımaddenin sonunda, (Bütçe Kanununa bütçe ile ilgili hükümler dışında hiç birhüküm konulamaz.) demek suretiyle bütçe kanunlarının belli konu dışınaçıkmalarını da yasaklamıştır.
Bu durumda Anayasanın genel ilkelerine göre kanun konusu olan veözellikle Anayasada kanun ile düzenlenmesi emrolunan konuların Bütçekanunlariyle düzenlenmesi mümkün olmadığı gibi yürürlükteki kanunlarda açıkveya kapalı yollarla değişiklik yapacak veya kanun hükümlerini geçici bir süreiçin de olsa askıya alarak o sürede onların yerine geçecek hükümleri koyacaknitelikteki maddelere veya hükümlere Bütçe Kanunlarında yer verilmesi de câizdeğildir.
Gün ve sayısı yukarıda belirtilen Anayasa Mahkemesi kararında bukonular geniş ölçüde açıklanmış olduğundan bir kez de buruda tekrarı gereksizgörülmüştür.
Özetlenecek olursa; 1376 sayılı 1971 Yılı Bütçe Kanununun iptaliistenen 27. maddesi ile:
1- Kanunla düzenlenmesi gereken emeklilik konusunda 1971 bütçeyılı için Bütçe Kanunu ile bir düzenleme yapıldığı,
2- Bu düzenleme ile, bir kanunun kimi hükümlerinin 1971 bütçe yılıiçinde uygulanmayarak onların yerine sözü geçen madde ile yapılan düzenlemeninuygulanmasının sağlanması suretiyle önceki kanunların yürürlük maddelerinin vebu konuya ilişkin hükümlerinin Bütçe Kanunu ile dolaylı olarak bir yıllık süreiçin değiştirilmiş bulunduğu,
3- 1971 Yılı Bütçe Kanununa (Bütçe ile ilgili hüküm) niteliğindeolmayan (Emeklilik) konusunda bir hüküm konulmuş olduğu,
anlaşıldığından söz konusu hüküm Anayasanın 64., 92., 126.maddelerine aykırıdır; bu nedenle iptaline karar verilmesi gerekir.
V- KARARIN YÜRÜRLÜK TARİHİ:
Anayasanın 152. maddesinde (… gereken hallerde, Anayasa Mahkemesi,iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih,kararın verildiği günden başlıyarak altı ayı geçemez.) denilmekte, AnayasaMahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkındaki 44 sayılı Kanunun 50.maddesinin üçüncü fıkrasında da yukarıdaki Anayasa hükmü tekrar edilmektedir.
Emeklilik konusunda 1327 sayılı Kanunun ek geçici 33. maddesiylebaşlayıp 1971 Yılı Bütçe Kanununa söz konusu 27. maddesiyle sürdürülen uygulamasekiz aydır devam edegelmekte ve konuyu yeni baştan düzenliyen bir kanuntasarısı da Yasama Meclislerinde görüşülmektedir. İptal hükmünün karar günündeyürürlüğe girmesi halinde, iptal kararları geriye yürümiyeceğinden, eskihükümlere göre bağlanan aylıklar olduğu gibi kalacak ve karar gününden sonrabağlanacak aylıklarla eskiler arasında böylece oluşacak farklı duruma, bir dekabul edilecek yeni kanun yürürlüğe girmesiyle yeni bir değişik durum dahaeklenmiş olacağından emeklilik konusunda karışık bir ortam meydana gelecektir.
Yasama Meclislerinde görüşülmekte olan yeni tasarının, konuya, hakve adalet ölçüleri içinde bir çözüm yolu getirmesinin varsayılması doğal olduğundanYasa Koyucuya sözü geçen yasanın çıkartılmasına yetecek bir süre verilmesininuygun olacağı düşüncesiyle iptal kararının 9 Eylül 1971 gününde yürürlüğegirmesi gerekli görülmüştür.
Avni Givda, Ahmet Akar, kararın derhal yürürlüğe girmesi, Şahap Arıçise yürürlük tarihinin 1.12.1971 gününe bırakılmasının uygun olacağı görüşündebulunmuşlardır.
VI- SONUÇ:
1- 1326 sayılı, 1971 Yılı Bütçe Kanununun 27. maddesininAnayasanın 64., 92. ve 126. maddelerine aykırı olduğuna ve iptaline oybirliğiile;
2- İptal kararının 9 Eylül 1971 gününde yürürlüğe girmesine AvniGivda ve Ahmet Akar’ın süre verilmesine yer olmadığı ve Şahap Arıç’ın 1 Aralık1971 gününde iptal kararının yürürlüğe girmesi yolundaki karşı oylariyle veoyçokluğu ile,
6.7.1971 gününde karar verildi.
Başkanvekili
Avni GİVDA
Karşı oy yazısı eklidir.
Üye
Fazıl ULUOCAK
Üye
Sait KOÇAK
Üye
Nuri ÜLGENALP
Üye
Muhittin TAYLAN
Üye
Şahap ARIÇ
Karşı oy yazısı eklidir.
Üye
İhsan ECEMİŞ
Üye
Recai SEÇKİN
Üye
Ahmet AKAR
Karşı oy yazısı eklidir.
Üye
Halit ZARBUN
Üye
Kâni VRANA
Üye
Muhittin GÜRÜN
Üye
Lûtfi ÖMERBAŞ
Üye
Şevket MÜFTÜGİL
Üye
Ahmet H. BOYACIOĞLU
KARŞI OY YAZISI
Bütçe Kanununa bütçe ile ilgili hükümler dışında, yasalarıdeğiştirir nitelikte hüküm koymanın, Anayasanın 64., 92. ve 126. maddelerineaykırı olduğu Anayasa Mahkemesinin 1968/24-1969/4 sayılı, 7.1.1969 günlü kararıile saptanmış ve bu karar 21.2.1969 günlü, 13133 sayılı Resmî Gazetedeyayınlanmıştı. Bu kez 28.2.1971 günlü, 1376 sayılı (1971 yılı Bütçe Kanunu) nun27. maddesiyle de ayni yola gidilmiş ve hüküm yukarıdaki 1971/16-62 sayılı,6.7.1971 günlü kararla ve tıpkı gerekçelerle iptal edilmiştir.
Davada, Anayasanın 152. ve 22.4.1962 günlü, 44 sayılı Kanununun50. maddelerindeki yetki kullanılarak iptal hükmünün yürürlüğe girme tarihiningelecekteki bir güne bırakılmasının yeri, gereği ve zorunluğu yoktur. İptaledilen hükmün, olağan biçimde, karar tarihinde yürürlükten kalkması ile değilkamu düzenini tehdit edici nitelikte bir boşluğun, herhangi bir boşluğun dahioluşması düşünülemez. Çünkü 1376 sayılı Kanunun 27. maddesi yürürlükten kalkarkalkmaz 7.2.1969 günlü, 1101 sayılı Kanun hükümleri işlemeye başlayacaktır.Anayasaya aykırılı saptanmış bu hükmün daha bir süre yürürlükte bırakılmasınınmemurların sosyal güvenliği konusunda ileri ve hakkaniyete uygun ilkelergetirdiği kararda da kabul edilen 1101 sayılı Kanun olanaklarından ilgililerinyararlanmalarını engellemek gibi açık ve ağır bir haksızlığa yol açacağıortadadır.
Kararda, iptal hükmünün karar gününde yürürlüğe girmesiyle ortayaçıkacağı ileri sürülen sakıncalara gelince; bunlar Anayasaya aykırılığısaptanmış bir hükmün daha bir süre yürürlükte bırakılması, 1101 sayılı Kanundanyararlanabilecek durumdaki yurttaşlara hak ve fırsat tanınmaması ve böyleceAnayasaya aykırı düşeceği önceden bilinen bir yasama tasarrufunun iptalinindoğuracağı olumsuz etkilerin yalnız bir bölüm yurttaşlara yüklenmesi gibisonuçlar yanında çok önemsiz kaldığı ve kolay giderilir nitelikte bulunduğu içinüzerlerinde durulmağa değer olmadığı dahi ileri sürülebilir.
1376 sayılı Yasanın 27. maddesinin iptaline ilişkin 6.7.1971günlü, 1971/16-62 sayılı kararın yürürlük tarihinin 9.9.1971 gününebırakılmasına bu nedenlerle karşıyız.
Üye
Avni GİVDA
Üye
Ahmet AKAR
KARŞIOY YAZISI
Bir kanun tasarısının hazırlanabilmesi ve yasama meclislerindekiişlerin çokluğu dolayısiyle görüşülüp kabul edilmesinin kısa süreler içinde herzaman mümkün olmadığı görülmekte olduğundan müsait bir süre sağlanmasıdüşüncesiyle iptal kararının 1.12.1971 gününde yürürlüğe girmesi reyindeyim.
Üye
Şahap ARIÇ